Tom'u özledim. / Tom'u kaçırdım.
✨ special word message
Tom'u özledim. / Tom'u kaçırdım.
I missed Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- missed : özledi, kaçırdı
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'a duyulan özlemi veya onunla buluşma fırsatını kaçırdığını belirtir.
Seni özledim. / Seni kaçırdım.
✨ special word message
Seni özledim. / Seni kaçırdım.
I missed you.
Words in the English sentence
- i : ben
- missed : özledi, kaçırdı
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiye duyulan özlemi veya onu bir yerde bulamamayı ifade eder.
İtalya'yı özlüyorum.
✨ special word message
İtalya'yı özlüyorum.
I miss Italy.
Words in the English sentence
- i : ben
- italy : İtalya
- miss : özlemek, kaçırmak, hanım
Explanation
- - Bir ülkeye veya orada geçirilen zamana duyulan özlemi belirtir.
Sadece utangacım.
✨ special word message
Sadece utangacım.
I'm just shy.
Words in the English sentence
- just : sadece, henüz
- shy : utangaç
Explanation
- - Sessiz kalmanın veya çekingenliğin nedenini açıklarken kullanılır.
Öğreniyorum.
✨ special word message
Öğreniyorum.
I'm learning.
Words in the English sentence
- learning : öğrenme, öğreniyor
Explanation
- - Bir konuda eğitim alma veya deneyim kazanma sürecinde olduğunu ifade eder.
Tom gibiyim.
✨ special word message
Tom gibiyim.
I'm like Tom.
Words in the English sentence
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- tom : Tom
Explanation
- - Karakter, özellik veya durum bakımından Tom ile benzerlik taşıdığını belirtir.
Senin gibiyim.
✨ special word message
Senin gibiyim.
I'm like you.
Words in the English sentence
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiyle benzer özelliklere sahip olduğunu ifade eder.
Yanılıyorum. / Yanılmışım.
✨ special word message
Yanılıyorum. / Yanılmışım.
I'm mistaken.
Words in the English sentence
- mistaken : yanılmış, yanlış anlaşılmış
Explanation
- - Bir konuda hatalı olduğunu kabul ettiğini belirtir.
Burada yeniyim.
✨ special word message
Burada yeniyim.
I'm new here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- new : yeni
Explanation
- - Bir yere, işe veya ortama yeni geldiğini belirtmek için kullanılır.
Melek sayılmam. / Hatasız değilim.
✨ special word message
Melek sayılmam. / Hatasız değilim.
I'm no angel.
Words in the English sentence
Explanation
- - Kusursuz olmadığını belirten deyimsel bir ifade.
Kel değilim.
✨ special word message
Kel değilim.
I'm not bald.
Words in the English sentence
- bald : kel
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Saç durumuyla ilgili bir yanlış anlaşılmayı düzeltirken kullanılır.
Meşgul değilim.
✨ special word message
Meşgul değilim.
I'm not busy.
Words in the English sentence
- busy : meşgul
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Müsait olduğunu ve zamanı olduğunu belirtir.
Ölmedim.
✨ special word message
Ölmedim.
I'm not dead.
Words in the English sentence
- dead : ölü
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Yaşadığını veya mecazi olarak hala vazgeçmediğini belirtir.
Sağır değilim.
✨ special word message
Sağır değilim.
I'm not deaf.
Words in the English sentence
- deaf : sağır
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Söylenenleri duyabildiğini, genellikle ses yükseltildiğinde tepki olarak söylenir.
Henüz bitirmedim.
✨ special word message
Henüz bitirmedim.
I'm not done.
Words in the English sentence
- done : yapılmış, tamam
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Bir işin veya konuşmanın henüz sonlanmadığını ifade eder.
Aptal değilim.
✨ special word message
Aptal değilim.
I'm not dumb.
Words in the English sentence
- dumb : aptal, dilsiz
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Bir durumun farkında olduğunu veya zekasını savunduğunu belirtir.
Kötü biri değilim.
✨ special word message
Kötü biri değilim.
I'm not evil.
Words in the English sentence
- evil : kötü, kötülük
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Kötü niyetli olmadığını ifade eden bir savunma cümlesidir.
Müsait değilim. / Özgür değilim.
✨ special word message
Müsait değilim. / Özgür değilim.
I'm not free.
Words in the English sentence
- free : özgür, bedava
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Zamanının olmadığını veya bir kısıtlama altında olduğunu belirtir.
Burada değilim.
✨ special word message
Burada değilim.
I'm not here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Genellikle "ruhen burada değilim" anlamında veya şaka yollu kullanılır.
Evde değilim.
✨ special word message
Evde değilim.
I'm not home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - O an evde bulunmadığını belirtir.
Yaralanmadım. / Canım yanmadı.
✨ special word message
Yaralanmadım. / Canım yanmadı.
I'm not hurt.
Words in the English sentence
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Fiziksel bir olaydan zarar görmediğini ifade eder.
Tembel değilim.
✨ special word message
Tembel değilim.
I'm not lazy.
Words in the English sentence
- lazy : tembel
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Çalışkan olduğunu veya bir işten kaçmadığını savunurken kullanılır.
Kötü niyetli/kaba değilim.
✨ special word message
Kötü niyetli/kaba değilim.
I'm not mean.
Words in the English sentence
- mean : anlamına gelmek, kaba
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Davranışlarının sert görünse bile kötü niyet barındırmadığını ifade eder.
Zengin değilim.
✨ special word message
Zengin değilim.
I'm not rich.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- rich : zengin
Explanation
- - Maddi durumunun çok iyi olmadığını belirtir.
Güvende değilim.
✨ special word message
Güvende değilim.
I'm not safe.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- safe : güvenli, kasa
Explanation
- - Tehlikeli bir durumda olduğunu ifade eder.
Hasta değilim.
✨ special word message
Hasta değilim.
I'm not sick.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- sick : hasta
Explanation
- - Sağlık durumunun iyi olduğunu belirtir.
Emin değilim.
✨ special word message
Emin değilim.
I'm not sure.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- sure : emin, kesin
Explanation
- - Bir konuda kesin bir karara veya bilgiye sahip olmadığını belirtir.
Boyum uzun değil.
✨ special word message
Boyum uzun değil.
I'm not tall.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- tall : uzun
Explanation
- - Fiziksel boy özelliği hakkında bilgi verir.
Zayıf değilim.
✨ special word message
Zayıf değilim.
I'm not thin.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- thin : ince, zayıf
Explanation
- - Vücut yapısı hakkında bilgi verir.
Çirkin değilim.
✨ special word message
Çirkin değilim.
I'm not ugly.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- ugly : çirkin
Explanation
- - Dış görünüşüyle ilgili olumlu bir savunma.
İyi değilim.
✨ special word message
İyi değilim.
I'm not well.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- well : iyi, kuyu
Explanation
- - Kendini hasta veya huzursuz hissettiğini ifade eder.
Birayı bıraktım.
✨ special word message
Birayı bıraktım.
I'm off beer.
Words in the English sentence
Explanation
- - Artık bira içmediğini veya ara verdiğini belirtir.
Görevde değilim. / Mesaim bitti.
✨ special word message
Görevde değilim. / Mesaim bitti.
I'm off duty.
Words in the English sentence
- duty : görev
- off : kapalı
Explanation
- - Çalışma saatlerinin dışında olduğunu ifade eder.
Gücendim. / Kırıldım.
✨ special word message
Gücendim. / Kırıldım.
I'm offended.
Words in the English sentence
- offended : kırılmış, gücenmiş
Explanation
- - Yapılan bir davranıştan veya sözden dolayı alındığını belirtir.
İzinliyim.
✨ special word message
İzinliyim.
I'm on leave.
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- on : üzerinde, açık
Explanation
- - İşten veya görevden resmi olarak izinli olduğunu belirtir.
Dışarıda, buradayım.
✨ special word message
Dışarıda, buradayım.
I'm out here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- out : dışarı, dışarıda
Explanation
- - Bulunduğu konumu (genellikle dış mekan) belirtir.
Seni unuttum. / Seni aştım.
✨ special word message
Seni unuttum. / Seni aştım.
I'm over you.
Words in the English sentence
- over : üzerinde, bitti
- you : sen, siz
Explanation
- - Birine karşı olan duygusal bağının kalmadığını ifade eder.
Boyama yapıyorum. / Resim yapıyorum.
✨ special word message
Boyama yapıyorum. / Resim yapıyorum.
I'm painting.
Words in the English sentence
Explanation
- - Şu an bir yeri boyadığını veya resim çizdiğini belirtir.
Eminim. / Pozitifim.
✨ special word message
Eminim. / Pozitifim.
I'm positive.
Words in the English sentence
- positive : pozitif, olumlu
Explanation
- - Bir konuda kesin konuştuğunu veya iyimser olduğunu ifade eder.
Güçlüyüm.
✨ special word message
Güçlüyüm.
I'm powerful.
Words in the English sentence
Explanation
- - Fiziksel veya sosyal güce sahip olduğunu belirtir.
Hamileyim.
✨ special word message
Hamileyim.
I'm pregnant.
Words in the English sentence
Explanation
- - Gebelik durumunu bildiren ifade.
Hazırlıklıyım.
✨ special word message
Hazırlıklıyım.
I'm prepared.
Words in the English sentence
- prepared : hazır, hazırlanmış
Explanation
- - Bir durum veya olay için gerekli hazırlığı yaptığını belirtir.
Dakik biriyimdir.
✨ special word message
Dakik biriyimdir.
I'm punctual.
Words in the English sentence
Explanation
- - Randevularına zamanında sadık kaldığını ifade eder.
...ya hazırım.
✨ special word message
...ya hazırım.
I'm ready to.
Words in the English sentence
- ready : hazır
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Bir eylemi gerçekleştirmek için hazır olduğunu belirtir (cümlenin devamı beklenir).
Güvenilirim.
✨ special word message
Güvenilirim.
I'm reliable.
Words in the English sentence
Explanation
- - Sözünde duran ve güvenilebilecek biri olduğunu belirtir.
Rahatladım.
✨ special word message
Rahatladım.
I'm relieved.
Words in the English sentence
Explanation
- - Endişe verici bir durumun geçmesiyle hissedilen huzuru ifade eder.
Şimdi zenginim.
✨ special word message
Şimdi zenginim.
I'm rich now.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- rich : zengin
Explanation
- - Maddi durumunun iyiye gittiğini belirtir.
Artık güvendeyim.
✨ special word message
Artık güvendeyim.
I'm safe now.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- safe : güvenli, kasa
Explanation
- - Tehlikenin geçtiğini ifade eder.
Ateş ediyorum. / Çekim yapıyorum.
✨ special word message
Ateş ediyorum. / Çekim yapıyorum.
I'm shooting.
Words in the English sentence
- shooting : ateş etme, çekim
Explanation
- - Silahla ateş etme veya kamera ile çekim yapma eylemini belirtir.
Uyuyorum.
✨ special word message
Uyuyorum.
I'm sleeping.
Words in the English sentence
Explanation
- - Genellikle mesajlara cevap veremeyeceğini belirtmek için kullanılır.
Çok yalnızım.
✨ special word message
Çok yalnızım.
I'm so alone.
Words in the English sentence
- alone : yalnız
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Derin bir yalnızlık hissini ifade eder.
Çok sıkıldım.
✨ special word message
Çok sıkıldım.
I'm so bored.
Words in the English sentence
- bored : sıkılmış
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Yapacak bir şey bulamamaktan kaynaklanan can sıkıntısını belirtir.
Çok sarhoşum.
✨ special word message
Çok sarhoşum.
I'm so drunk.
Words in the English sentence
- drunk : sarhoş
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Alkolün etkisinde olduğunu itiraf eden ifade.
Çok mutluyum.
✨ special word message
Çok mutluyum.
I'm so happy.
Words in the English sentence
- happy : mutlu
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Büyük bir sevinç ve mutluluk halini ifade eder.
Çok duygulandım.
✨ special word message
Çok duygulandım.
I'm so moved.
Words in the English sentence
- moved : hareket etti, taşındı
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Bir olaydan derinden etkilendiğini belirtir.
Çok gururluyum. / Çok gurur duydum.
✨ special word message
Çok gururluyum. / Çok gurur duydum.
I'm so proud.
Words in the English sentence
- proud : gururlu
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Bir başarıdan dolayı hissedilen büyük gururu ifade eder.
Çok üzgünüm. / Çok özür dilerim.
✨ special word message
Çok üzgünüm. / Çok özür dilerim.
I'm so sorry.
Words in the English sentence
- so : bu yüzden, çok, öyle
- sorry : üzgün, pişman
Explanation
- - Derin pişmanlık veya taziye bildirmek için kullanılır.
Çok yorgunum!
✨ special word message
Çok yorgunum!
I'm so tired!
Words in the English sentence
- so : bu yüzden, çok, öyle
- tired : yorgun
Explanation
- - Fiziksel veya zihinsel bitkinliği vurgular.
Konuşuyorum.
✨ special word message
Konuşuyorum.
I'm speaking.
Words in the English sentence
- speaking : konuşuyor, konuşma
Explanation
- - Şu an konuşma eylemini gerçekleştirdiğini veya sözünün kesilmemesini istediğini belirtir.
Ayaktayım.
✨ special word message
Ayaktayım.
I'm standing.
Words in the English sentence
- standing : ayakta duruyor, ayakta
Explanation
- - Fiziksel olarak ayakta durma pozisyonunda olduğunu belirtir.
Hala aynı benim. / Değişmedim.
✨ special word message
Hala aynı benim. / Değişmedim.
I'm still me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- still : hala, henüz, durgun
Explanation
- - Özünün veya karakterinin aynı kaldığını ifade eder.
Hala ayaktayım. / Hala uyumadım.
✨ special word message
Hala ayaktayım. / Hala uyumadım.
I'm still up.
Words in the English sentence
- still : hala, henüz, durgun
- up : yukarı
Explanation
- - Geç saate rağmen henüz yatmadığını belirtir.
İnatçıyım.
✨ special word message
İnatçıyım.
I'm stubborn.
Words in the English sentence
Explanation
- - Kararlarından kolay vazgeçmeyen biri olduğunu ifade eder.
Ders çalışıyorum.
✨ special word message
Ders çalışıyorum.
I'm studying.
Words in the English sentence
- studying : çalışıyor, çalışma
Explanation
- - Akademik veya kişisel bir öğrenme faaliyetiyle meşgul olduğunu belirtir.
Öğretiyorum. / Ders veriyorum.
✨ special word message
Öğretiyorum. / Ders veriyorum.
I'm teaching.
Words in the English sentence
- teaching : öğretiyor, öğretmenlik
Explanation
- - Birine bir şeyler öğretme eylemi içinde olduğunu ifade eder.
En iyisi benim.
✨ special word message
En iyisi benim.
I'm the best.
Words in the English sentence
- best : en iyi
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- - Bir konuda en başarılı olduğunu iddia eden ifade.
Patron benim.
✨ special word message
Patron benim.
I'm the boss.
Words in the English sentence
- boss : patron
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- - Yetki ve otoritenin kendisinde olduğunu belirtir.
Sonuncuyum. / Son kalan benim.
✨ special word message
Sonuncuyum. / Son kalan benim.
I'm the last.
Words in the English sentence
- last : son, geçen
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- - Sıralamada sonda olduğunu veya geriye sadece kendisinin kaldığını ifade eder.
Ben aynıyım. / Değişmedim.
✨ special word message
Ben aynıyım. / Değişmedim.
I'm the same.
Words in the English sentence
- same : aynı
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- - Durumunda veya karakterinde bir değişiklik olmadığını belirtir.
Düşünüyorum.
✨ special word message
Düşünüyorum.
I'm thinking.
Words in the English sentence
- thinking : düşünüyor, düşünce
Explanation
- - Zihinsel bir değerlendirme sürecinde olduğunu ifade eder.
On üç yaşındayım.
✨ special word message
On üç yaşındayım.
I'm thirteen.
Words in the English sentence
Explanation
Çok heyecanlıyım. / Havalara uçuyorum.
✨ special word message
Çok heyecanlıyım. / Havalara uçuyorum.
I'm thrilled.
Words in the English sentence
Explanation
- - Büyük bir sevinç ve heyecan duyduğunu belirtir.
Suçlu benim. / Hatalı benim.
✨ special word message
Suçlu benim. / Hatalı benim.
I'm to blame.
Words in the English sentence
- blame : suçlamak, suç
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Bir olumsuzluğun sorumluluğunu üstlendiğini ifade eder.
Çok meşgulüm.
✨ special word message
Çok meşgulüm.
I'm too busy.
Words in the English sentence
- busy : meşgul
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- - İşlerinin yoğunluğundan dolayı başka bir şeye vakit ayıramayacağını belirtir.
Çok geç kaldım.
✨ special word message
Çok geç kaldım.
I'm too late.
Words in the English sentence
- late : geç
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- - Belirlenen zamanı aştığını ifade eder.
Çok yavaşım.
✨ special word message
Çok yavaşım.
I'm too slow.
Words in the English sentence
- slow : yavaş
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- - Hızının yetersiz olduğunu belirtir.
Çok zayıfım.
✨ special word message
Çok zayıfım.
I'm too thin.
Words in the English sentence
- thin : ince, zayıf
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- - Fiziksel yapısının normalden daha ince olduğunu ifade eder.
Çok güçsüzüm.
✨ special word message
Çok güçsüzüm.
I'm too weak.
Words in the English sentence
- too : de, da, çok fazla
- weak : zayıf, güçsüz
Explanation
- - Fiziksel veya duygusal olarak direncinin düşük olduğunu belirtir.
Sıkıntılıyım. / Dertliyim.
✨ special word message
Sıkıntılıyım. / Dertliyim.
I'm troubled.
Words in the English sentence
- troubled : sorunlu, sıkıntılı
Explanation
- - Zihnini kurcalayan sorunlar olduğunu ifade eder.
Üst kattayım.
✨ special word message
Üst kattayım.
I'm upstairs.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bulunduğu konumu binanın üst katı olarak belirtir.
Onu yapmalıyım.
✨ special word message
Onu yapmalıyım.
I must do it.
Words in the English sentence
- do : yapmak
- i : ben
- it : o, onu
- must : meli/malı, şart
Explanation
- - Bir eylemi gerçekleştirme zorunluluğunu ifade eder.
Acele etmeliyim.
✨ special word message
Acele etmeliyim.
I must hurry.
Words in the English sentence
- hurry : acele etmek, acele
- i : ben
- must : meli/malı, şart
Explanation
- - Zamanın kısıtlı olduğunu ve hızlı davranması gerektiğini belirtir.
Gitmeliyim. / Ayrılmalıyım.
✨ special word message
Gitmeliyim. / Ayrılmalıyım.
I must leave.
Words in the English sentence
- i : ben
- leave : ayrılmak, terk etmek
- must : meli/malı, şart
Explanation
- - Bir yerden ayrılma zorunluluğunu ifade eder.
Ders çalışmalıyım.
✨ special word message
Ders çalışmalıyım.
I must study.
Words in the English sentence
- i : ben
- must : meli/malı, şart
- study : çalışmak, ders çalışmak
Explanation
- - Çalışma zorunluluğunu ve önceliğini belirtir.
Yazmalıyım.
✨ special word message
Yazmalıyım.
I must write.
Words in the English sentence
- i : ben
- must : meli/malı, şart
- write : yazmak
Explanation
- - Yazma eylemini gerçekleştirme gerekliliğini ifade eder.
Çok şişmanım.
✨ special word message
Çok şişmanım.
I'm very fat.
Words in the English sentence
- fat : şişman, yağ
- very : çok
Explanation
- - Fiziksel kilosuyla ilgili bir niteleme.
Çok sıcakladım. / Çok ateşliyim.
✨ special word message
Çok sıcakladım. / Çok ateşliyim.
I'm very hot.
Words in the English sentence
Explanation
- - Ortam sıcaklığından etkilendiğini veya vücut ısısının yüksek olduğunu belirtir.
Çok üzgünüm.
✨ special word message
Çok üzgünüm.
I'm very sad.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yoğun bir üzüntü içinde olduğunu ifade eder.
Çok utangacım.
✨ special word message
Çok utangacım.
I'm very shy.
Words in the English sentence
Explanation
- - Sosyal çekingenliğinin yüksek olduğunu belirtir.
İzliyorum. / Bakıyorum.
✨ special word message
İzliyorum. / Bakıyorum.
I'm watching.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir şeyi seyretme veya gözlemleme eylemini belirtir.
Şimdi iyiyim.
✨ special word message
Şimdi iyiyim.
I'm well now.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- well : iyi, kuyu
Explanation
- - Hastalık veya kötü bir ruh halinden sonra iyileştiğini belirtir.
Durumum iyi. / Maddi halim yerinde.
✨ special word message
Durumum iyi. / Maddi halim yerinde.
I'm well off.
Words in the English sentence
- off : kapalı
- well : iyi, kuyu
Explanation
- - Ekonomik olarak rahat bir yaşam sürdüğünü ifade eder.
Onun yanındayım. / Onunlayım.
✨ special word message
Onun yanındayım. / Onunlayım.
I'm with him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- with : ile, beraber
Explanation
- - Bir erkekle birlikte olduğunu veya onu desteklediğini belirtir.
Tom'un yanındayım. / Tom'layım.
✨ special word message
Tom'un yanındayım. / Tom'layım.
I'm with Tom.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- with : ile, beraber
Explanation
- - Tom ile beraber olduğunu ifade eder.
Seninleyim. / Seni destekliyorum.
✨ special word message
Seninleyim. / Seni destekliyorum.
I'm with you.
Words in the English sentence
- with : ile, beraber
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin yanında olduğunu veya fikrine katıldığını belirtir.
Çok yıprandım. / Pestilim çıktı.
✨ special word message
Çok yıprandım. / Pestilim çıktı.
I'm worn out.
Words in the English sentence
- out : dışarı, dışarıda
- worn : giyilmiş, yıpranmış
Explanation
- - Aşırı yorgunluk veya tükenmişlik hissini ifade eden bir deyim.
Seninle aynı yaştayım.
✨ special word message
Seninle aynı yaştayım.
I'm your age.
Words in the English sentence
- age : yaş, çağ
- your : senin, sizin
Explanation
- - Karşıdaki kişiyle yaşdaş olduğunu belirtir.
Bir çantaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir çantaya ihtiyacım var.
I need a bag.
Words in the English sentence
- a : bir
- bag : çanta
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Eşyalarını koymak için bir çanta aradığını belirtir.
Bir kutuya ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir kutuya ihtiyacım var.
I need a box.
Words in the English sentence
- a : bir
- box : kutu
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Paketleme veya saklama için kutu gerektiğini ifade eder.
Bir taksiye ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir taksiye ihtiyacım var.
I need a cab.
Words in the English sentence
- a : bir
- cab : taksi
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Ulaşım için taksi çağırmak istediğini belirtir.