Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Tom'u özledim. / Tom'u kaçırdım.

      ✨ special word message

      Tom'u özledim. / Tom'u kaçırdım.

      I missed Tom.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • missed : özledi, kaçırdı
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'a duyulan özlemi veya onunla buluşma fırsatını kaçırdığını belirtir.
      Seni özledim. / Seni kaçırdım.

      ✨ special word message

      Seni özledim. / Seni kaçırdım.

      I missed you.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • missed : özledi, kaçırdı
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiye duyulan özlemi veya onu bir yerde bulamamayı ifade eder.
      İtalya'yı özlüyorum.

      ✨ special word message

      İtalya'yı özlüyorum.

      I miss Italy.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • italy : İtalya
      • miss : özlemek, kaçırmak, hanım

      Explanation

      • - Bir ülkeye veya orada geçirilen zamana duyulan özlemi belirtir.
      Sadece utangacım.

      ✨ special word message

      Sadece utangacım.

      I'm just shy.

      Words in the English sentence

      • just : sadece, henüz
      • shy : utangaç

      Explanation

      • - Sessiz kalmanın veya çekingenliğin nedenini açıklarken kullanılır.
      Öğreniyorum.

      ✨ special word message

      Öğreniyorum.

      I'm learning.

      Words in the English sentence

      • learning : öğrenme, öğreniyor

      Explanation

      • - Bir konuda eğitim alma veya deneyim kazanma sürecinde olduğunu ifade eder.
      Tom gibiyim.

      ✨ special word message

      Tom gibiyim.

      I'm like Tom.

      Words in the English sentence

      • like : beğenmek, sevmek, gibi
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Karakter, özellik veya durum bakımından Tom ile benzerlik taşıdığını belirtir.
      Senin gibiyim.

      ✨ special word message

      Senin gibiyim.

      I'm like you.

      Words in the English sentence

      • like : beğenmek, sevmek, gibi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiyle benzer özelliklere sahip olduğunu ifade eder.
      Yanılıyorum. / Yanılmışım.

      ✨ special word message

      Yanılıyorum. / Yanılmışım.

      I'm mistaken.

      Words in the English sentence

      • mistaken : yanılmış, yanlış anlaşılmış

      Explanation

      • - Bir konuda hatalı olduğunu kabul ettiğini belirtir.
      Burada yeniyim.

      ✨ special word message

      Burada yeniyim.

      I'm new here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • new : yeni

      Explanation

      • - Bir yere, işe veya ortama yeni geldiğini belirtmek için kullanılır.
      Melek sayılmam. / Hatasız değilim.

      ✨ special word message

      Melek sayılmam. / Hatasız değilim.

      I'm no angel.

      Words in the English sentence

      • angel : melek
      • no : hayır

      Explanation

      • - Kusursuz olmadığını belirten deyimsel bir ifade.
      Kel değilim.

      ✨ special word message

      Kel değilim.

      I'm not bald.

      Words in the English sentence

      • bald : kel
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Saç durumuyla ilgili bir yanlış anlaşılmayı düzeltirken kullanılır.
      Meşgul değilim.

      ✨ special word message

      Meşgul değilim.

      I'm not busy.

      Words in the English sentence

      • busy : meşgul
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Müsait olduğunu ve zamanı olduğunu belirtir.
      Ölmedim.

      ✨ special word message

      Ölmedim.

      I'm not dead.

      Words in the English sentence

      • dead : ölü
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Yaşadığını veya mecazi olarak hala vazgeçmediğini belirtir.
      Sağır değilim.

      ✨ special word message

      Sağır değilim.

      I'm not deaf.

      Words in the English sentence

      • deaf : sağır
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Söylenenleri duyabildiğini, genellikle ses yükseltildiğinde tepki olarak söylenir.
      Henüz bitirmedim.

      ✨ special word message

      Henüz bitirmedim.

      I'm not done.

      Words in the English sentence

      • done : yapılmış, tamam
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Bir işin veya konuşmanın henüz sonlanmadığını ifade eder.
      Aptal değilim.

      ✨ special word message

      Aptal değilim.

      I'm not dumb.

      Words in the English sentence

      • dumb : aptal, dilsiz
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Bir durumun farkında olduğunu veya zekasını savunduğunu belirtir.
      Kötü biri değilim.

      ✨ special word message

      Kötü biri değilim.

      I'm not evil.

      Words in the English sentence

      • evil : kötü, kötülük
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Kötü niyetli olmadığını ifade eden bir savunma cümlesidir.
      Müsait değilim. / Özgür değilim.

      ✨ special word message

      Müsait değilim. / Özgür değilim.

      I'm not free.

      Words in the English sentence

      • free : özgür, bedava
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Zamanının olmadığını veya bir kısıtlama altında olduğunu belirtir.
      Burada değilim.

      ✨ special word message

      Burada değilim.

      I'm not here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Genellikle "ruhen burada değilim" anlamında veya şaka yollu kullanılır.
      Evde değilim.

      ✨ special word message

      Evde değilim.

      I'm not home.

      Words in the English sentence

      • home : ev, yuva
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - O an evde bulunmadığını belirtir.
      Yaralanmadım. / Canım yanmadı.

      ✨ special word message

      Yaralanmadım. / Canım yanmadı.

      I'm not hurt.

      Words in the English sentence

      • hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Fiziksel bir olaydan zarar görmediğini ifade eder.
      Tembel değilim.

      ✨ special word message

      Tembel değilim.

      I'm not lazy.

      Words in the English sentence

      • lazy : tembel
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Çalışkan olduğunu veya bir işten kaçmadığını savunurken kullanılır.
      Kötü niyetli/kaba değilim.

      ✨ special word message

      Kötü niyetli/kaba değilim.

      I'm not mean.

      Words in the English sentence

      • mean : anlamına gelmek, kaba
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Davranışlarının sert görünse bile kötü niyet barındırmadığını ifade eder.
      Zengin değilim.

      ✨ special word message

      Zengin değilim.

      I'm not rich.

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • rich : zengin

      Explanation

      • - Maddi durumunun çok iyi olmadığını belirtir.
      Güvende değilim.

      ✨ special word message

      Güvende değilim.

      I'm not safe.

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • safe : güvenli, kasa

      Explanation

      • - Tehlikeli bir durumda olduğunu ifade eder.
      Hasta değilim.

      ✨ special word message

      Hasta değilim.

      I'm not sick.

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • sick : hasta

      Explanation

      • - Sağlık durumunun iyi olduğunu belirtir.
      Emin değilim.

      ✨ special word message

      Emin değilim.

      I'm not sure.

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • sure : emin, kesin

      Explanation

      • - Bir konuda kesin bir karara veya bilgiye sahip olmadığını belirtir.
      Boyum uzun değil.

      ✨ special word message

      Boyum uzun değil.

      I'm not tall.

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • tall : uzun

      Explanation

      • - Fiziksel boy özelliği hakkında bilgi verir.
      Zayıf değilim.

      ✨ special word message

      Zayıf değilim.

      I'm not thin.

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • thin : ince, zayıf

      Explanation

      • - Vücut yapısı hakkında bilgi verir.
      Çirkin değilim.

      ✨ special word message

      Çirkin değilim.

      I'm not ugly.

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • ugly : çirkin

      Explanation

      • - Dış görünüşüyle ilgili olumlu bir savunma.
      İyi değilim.

      ✨ special word message

      İyi değilim.

      I'm not well.

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • well : iyi, kuyu

      Explanation

      • - Kendini hasta veya huzursuz hissettiğini ifade eder.
      Birayı bıraktım.

      ✨ special word message

      Birayı bıraktım.

      I'm off beer.

      Words in the English sentence

      • beer : bira
      • off : kapalı

      Explanation

      • - Artık bira içmediğini veya ara verdiğini belirtir.
      Görevde değilim. / Mesaim bitti.

      ✨ special word message

      Görevde değilim. / Mesaim bitti.

      I'm off duty.

      Words in the English sentence

      • duty : görev
      • off : kapalı

      Explanation

      • - Çalışma saatlerinin dışında olduğunu ifade eder.
      Gücendim. / Kırıldım.

      ✨ special word message

      Gücendim. / Kırıldım.

      I'm offended.

      Words in the English sentence

      • offended : kırılmış, gücenmiş

      Explanation

      • - Yapılan bir davranıştan veya sözden dolayı alındığını belirtir.
      İzinliyim.

      ✨ special word message

      İzinliyim.

      I'm on leave.

      Words in the English sentence

      • leave : ayrılmak, terk etmek
      • on : üzerinde, açık

      Explanation

      • - İşten veya görevden resmi olarak izinli olduğunu belirtir.
      Dışarıda, buradayım.

      ✨ special word message

      Dışarıda, buradayım.

      I'm out here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • out : dışarı, dışarıda

      Explanation

      • - Bulunduğu konumu (genellikle dış mekan) belirtir.
      Seni unuttum. / Seni aştım.

      ✨ special word message

      Seni unuttum. / Seni aştım.

      I'm over you.

      Words in the English sentence

      • over : üzerinde, bitti
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birine karşı olan duygusal bağının kalmadığını ifade eder.
      Boyama yapıyorum. / Resim yapıyorum.

      ✨ special word message

      Boyama yapıyorum. / Resim yapıyorum.

      I'm painting.

      Words in the English sentence

      • painting : tablo, boyama

      Explanation

      • - Şu an bir yeri boyadığını veya resim çizdiğini belirtir.
      Eminim. / Pozitifim.

      ✨ special word message

      Eminim. / Pozitifim.

      I'm positive.

      Words in the English sentence

      • positive : pozitif, olumlu

      Explanation

      • - Bir konuda kesin konuştuğunu veya iyimser olduğunu ifade eder.
      Güçlüyüm.

      ✨ special word message

      Güçlüyüm.

      I'm powerful.

      Words in the English sentence

      • powerful : güçlü

      Explanation

      • - Fiziksel veya sosyal güce sahip olduğunu belirtir.
      Hamileyim.

      ✨ special word message

      Hamileyim.

      I'm pregnant.

      Words in the English sentence

      • pregnant : hamile

      Explanation

      • - Gebelik durumunu bildiren ifade.
      Hazırlıklıyım.

      ✨ special word message

      Hazırlıklıyım.

      I'm prepared.

      Words in the English sentence

      • prepared : hazır, hazırlanmış

      Explanation

      • - Bir durum veya olay için gerekli hazırlığı yaptığını belirtir.
      Dakik biriyimdir.

      ✨ special word message

      Dakik biriyimdir.

      I'm punctual.

      Words in the English sentence

      • punctual : dakik

      Explanation

      • - Randevularına zamanında sadık kaldığını ifade eder.
      ...ya hazırım.

      ✨ special word message

      ...ya hazırım.

      I'm ready to.

      Words in the English sentence

      • ready : hazır
      • to : -e, -a (yönelme)

      Explanation

      • - Bir eylemi gerçekleştirmek için hazır olduğunu belirtir (cümlenin devamı beklenir).
      Güvenilirim.

      ✨ special word message

      Güvenilirim.

      I'm reliable.

      Words in the English sentence

      • reliable : güvenilir

      Explanation

      • - Sözünde duran ve güvenilebilecek biri olduğunu belirtir.
      Rahatladım.

      ✨ special word message

      Rahatladım.

      I'm relieved.

      Words in the English sentence

      • relieved : rahatlamış

      Explanation

      • - Endişe verici bir durumun geçmesiyle hissedilen huzuru ifade eder.
      Şimdi zenginim.

      ✨ special word message

      Şimdi zenginim.

      I'm rich now.

      Words in the English sentence

      • now : şimdi
      • rich : zengin

      Explanation

      • - Maddi durumunun iyiye gittiğini belirtir.
      Artık güvendeyim.

      ✨ special word message

      Artık güvendeyim.

      I'm safe now.

      Words in the English sentence

      • now : şimdi
      • safe : güvenli, kasa

      Explanation

      • - Tehlikenin geçtiğini ifade eder.
      Ateş ediyorum. / Çekim yapıyorum.

      ✨ special word message

      Ateş ediyorum. / Çekim yapıyorum.

      I'm shooting.

      Words in the English sentence

      • shooting : ateş etme, çekim

      Explanation

      • - Silahla ateş etme veya kamera ile çekim yapma eylemini belirtir.
      Uyuyorum.

      ✨ special word message

      Uyuyorum.

      I'm sleeping.

      Words in the English sentence

      • sleeping : uyuyor

      Explanation

      • - Genellikle mesajlara cevap veremeyeceğini belirtmek için kullanılır.
      Çok yalnızım.

      ✨ special word message

      Çok yalnızım.

      I'm so alone.

      Words in the English sentence

      • alone : yalnız
      • so : bu yüzden, çok, öyle

      Explanation

      • - Derin bir yalnızlık hissini ifade eder.
      Çok sıkıldım.

      ✨ special word message

      Çok sıkıldım.

      I'm so bored.

      Words in the English sentence

      • bored : sıkılmış
      • so : bu yüzden, çok, öyle

      Explanation

      • - Yapacak bir şey bulamamaktan kaynaklanan can sıkıntısını belirtir.
      Çok sarhoşum.

      ✨ special word message

      Çok sarhoşum.

      I'm so drunk.

      Words in the English sentence

      • drunk : sarhoş
      • so : bu yüzden, çok, öyle

      Explanation

      • - Alkolün etkisinde olduğunu itiraf eden ifade.
      Çok mutluyum.

      ✨ special word message

      Çok mutluyum.

      I'm so happy.

      Words in the English sentence

      • happy : mutlu
      • so : bu yüzden, çok, öyle

      Explanation

      • - Büyük bir sevinç ve mutluluk halini ifade eder.
      Çok duygulandım.

      ✨ special word message

      Çok duygulandım.

      I'm so moved.

      Words in the English sentence

      • moved : hareket etti, taşındı
      • so : bu yüzden, çok, öyle

      Explanation

      • - Bir olaydan derinden etkilendiğini belirtir.
      Çok gururluyum. / Çok gurur duydum.

      ✨ special word message

      Çok gururluyum. / Çok gurur duydum.

      I'm so proud.

      Words in the English sentence

      • proud : gururlu
      • so : bu yüzden, çok, öyle

      Explanation

      • - Bir başarıdan dolayı hissedilen büyük gururu ifade eder.
      Çok üzgünüm. / Çok özür dilerim.

      ✨ special word message

      Çok üzgünüm. / Çok özür dilerim.

      I'm so sorry.

      Words in the English sentence

      • so : bu yüzden, çok, öyle
      • sorry : üzgün, pişman

      Explanation

      • - Derin pişmanlık veya taziye bildirmek için kullanılır.
      Çok yorgunum!

      ✨ special word message

      Çok yorgunum!

      I'm so tired!

      Words in the English sentence

      • so : bu yüzden, çok, öyle
      • tired : yorgun

      Explanation

      • - Fiziksel veya zihinsel bitkinliği vurgular.
      Konuşuyorum.

      ✨ special word message

      Konuşuyorum.

      I'm speaking.

      Words in the English sentence

      • speaking : konuşuyor, konuşma

      Explanation

      • - Şu an konuşma eylemini gerçekleştirdiğini veya sözünün kesilmemesini istediğini belirtir.
      Ayaktayım.

      ✨ special word message

      Ayaktayım.

      I'm standing.

      Words in the English sentence

      • standing : ayakta duruyor, ayakta

      Explanation

      • - Fiziksel olarak ayakta durma pozisyonunda olduğunu belirtir.
      Hala aynı benim. / Değişmedim.

      ✨ special word message

      Hala aynı benim. / Değişmedim.

      I'm still me.

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • still : hala, henüz, durgun

      Explanation

      • - Özünün veya karakterinin aynı kaldığını ifade eder.
      Hala ayaktayım. / Hala uyumadım.

      ✨ special word message

      Hala ayaktayım. / Hala uyumadım.

      I'm still up.

      Words in the English sentence

      • still : hala, henüz, durgun
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Geç saate rağmen henüz yatmadığını belirtir.
      İnatçıyım.

      ✨ special word message

      İnatçıyım.

      I'm stubborn.

      Words in the English sentence

      • stubborn : inatçı

      Explanation

      • - Kararlarından kolay vazgeçmeyen biri olduğunu ifade eder.
      Ders çalışıyorum.

      ✨ special word message

      Ders çalışıyorum.

      I'm studying.

      Words in the English sentence

      • studying : çalışıyor, çalışma

      Explanation

      • - Akademik veya kişisel bir öğrenme faaliyetiyle meşgul olduğunu belirtir.
      Öğretiyorum. / Ders veriyorum.

      ✨ special word message

      Öğretiyorum. / Ders veriyorum.

      I'm teaching.

      Words in the English sentence

      • teaching : öğretiyor, öğretmenlik

      Explanation

      • - Birine bir şeyler öğretme eylemi içinde olduğunu ifade eder.
      En iyisi benim.

      ✨ special word message

      En iyisi benim.

      I'm the best.

      Words in the English sentence

      • best : en iyi
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • - Bir konuda en başarılı olduğunu iddia eden ifade.
      Patron benim.

      ✨ special word message

      Patron benim.

      I'm the boss.

      Words in the English sentence

      • boss : patron
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • - Yetki ve otoritenin kendisinde olduğunu belirtir.
      Sonuncuyum. / Son kalan benim.

      ✨ special word message

      Sonuncuyum. / Son kalan benim.

      I'm the last.

      Words in the English sentence

      • last : son, geçen
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • - Sıralamada sonda olduğunu veya geriye sadece kendisinin kaldığını ifade eder.
      Ben aynıyım. / Değişmedim.

      ✨ special word message

      Ben aynıyım. / Değişmedim.

      I'm the same.

      Words in the English sentence

      • same : aynı
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • - Durumunda veya karakterinde bir değişiklik olmadığını belirtir.
      Düşünüyorum.

      ✨ special word message

      Düşünüyorum.

      I'm thinking.

      Words in the English sentence

      • thinking : düşünüyor, düşünce

      Explanation

      • - Zihinsel bir değerlendirme sürecinde olduğunu ifade eder.
      On üç yaşındayım.

      ✨ special word message

      On üç yaşındayım.

      I'm thirteen.

      Words in the English sentence

      • thirteen : on üç

      Explanation

      • - Yaşını belirtir.
      Çok heyecanlıyım. / Havalara uçuyorum.

      ✨ special word message

      Çok heyecanlıyım. / Havalara uçuyorum.

      I'm thrilled.

      Words in the English sentence

      • thrilled : heyecanlanmış

      Explanation

      • - Büyük bir sevinç ve heyecan duyduğunu belirtir.
      Suçlu benim. / Hatalı benim.

      ✨ special word message

      Suçlu benim. / Hatalı benim.

      I'm to blame.

      Words in the English sentence

      • blame : suçlamak, suç
      • to : -e, -a (yönelme)

      Explanation

      • - Bir olumsuzluğun sorumluluğunu üstlendiğini ifade eder.
      Çok meşgulüm.

      ✨ special word message

      Çok meşgulüm.

      I'm too busy.

      Words in the English sentence

      • busy : meşgul
      • too : de, da, çok fazla

      Explanation

      • - İşlerinin yoğunluğundan dolayı başka bir şeye vakit ayıramayacağını belirtir.
      Çok geç kaldım.

      ✨ special word message

      Çok geç kaldım.

      I'm too late.

      Words in the English sentence

      • late : geç
      • too : de, da, çok fazla

      Explanation

      • - Belirlenen zamanı aştığını ifade eder.
      Çok yavaşım.

      ✨ special word message

      Çok yavaşım.

      I'm too slow.

      Words in the English sentence

      • slow : yavaş
      • too : de, da, çok fazla

      Explanation

      • - Hızının yetersiz olduğunu belirtir.
      Çok zayıfım.

      ✨ special word message

      Çok zayıfım.

      I'm too thin.

      Words in the English sentence

      • thin : ince, zayıf
      • too : de, da, çok fazla

      Explanation

      • - Fiziksel yapısının normalden daha ince olduğunu ifade eder.
      Çok güçsüzüm.

      ✨ special word message

      Çok güçsüzüm.

      I'm too weak.

      Words in the English sentence

      • too : de, da, çok fazla
      • weak : zayıf, güçsüz

      Explanation

      • - Fiziksel veya duygusal olarak direncinin düşük olduğunu belirtir.
      Sıkıntılıyım. / Dertliyim.

      ✨ special word message

      Sıkıntılıyım. / Dertliyim.

      I'm troubled.

      Words in the English sentence

      • troubled : sorunlu, sıkıntılı

      Explanation

      • - Zihnini kurcalayan sorunlar olduğunu ifade eder.
      Üst kattayım.

      ✨ special word message

      Üst kattayım.

      I'm upstairs.

      Words in the English sentence

      • upstairs : üst kat

      Explanation

      • - Bulunduğu konumu binanın üst katı olarak belirtir.
      Onu yapmalıyım.

      ✨ special word message

      Onu yapmalıyım.

      I must do it.

      Words in the English sentence

      • do : yapmak
      • i : ben
      • it : o, onu
      • must : meli/malı, şart

      Explanation

      • - Bir eylemi gerçekleştirme zorunluluğunu ifade eder.
      Acele etmeliyim.

      ✨ special word message

      Acele etmeliyim.

      I must hurry.

      Words in the English sentence

      • hurry : acele etmek, acele
      • i : ben
      • must : meli/malı, şart

      Explanation

      • - Zamanın kısıtlı olduğunu ve hızlı davranması gerektiğini belirtir.
      Gitmeliyim. / Ayrılmalıyım.

      ✨ special word message

      Gitmeliyim. / Ayrılmalıyım.

      I must leave.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • leave : ayrılmak, terk etmek
      • must : meli/malı, şart

      Explanation

      • - Bir yerden ayrılma zorunluluğunu ifade eder.
      Ders çalışmalıyım.

      ✨ special word message

      Ders çalışmalıyım.

      I must study.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • must : meli/malı, şart
      • study : çalışmak, ders çalışmak

      Explanation

      • - Çalışma zorunluluğunu ve önceliğini belirtir.
      Yazmalıyım.

      ✨ special word message

      Yazmalıyım.

      I must write.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • must : meli/malı, şart
      • write : yazmak

      Explanation

      • - Yazma eylemini gerçekleştirme gerekliliğini ifade eder.
      Çok şişmanım.

      ✨ special word message

      Çok şişmanım.

      I'm very fat.

      Words in the English sentence

      • fat : şişman, yağ
      • very : çok

      Explanation

      • - Fiziksel kilosuyla ilgili bir niteleme.
      Çok sıcakladım. / Çok ateşliyim.

      ✨ special word message

      Çok sıcakladım. / Çok ateşliyim.

      I'm very hot.

      Words in the English sentence

      • hot : sıcak
      • very : çok

      Explanation

      • - Ortam sıcaklığından etkilendiğini veya vücut ısısının yüksek olduğunu belirtir.
      Çok üzgünüm.

      ✨ special word message

      Çok üzgünüm.

      I'm very sad.

      Words in the English sentence

      • sad : üzgün
      • very : çok

      Explanation

      • - Yoğun bir üzüntü içinde olduğunu ifade eder.
      Çok utangacım.

      ✨ special word message

      Çok utangacım.

      I'm very shy.

      Words in the English sentence

      • shy : utangaç
      • very : çok

      Explanation

      • - Sosyal çekingenliğinin yüksek olduğunu belirtir.
      İzliyorum. / Bakıyorum.

      ✨ special word message

      İzliyorum. / Bakıyorum.

      I'm watching.

      Words in the English sentence

      • watching : izliyor

      Explanation

      • - Bir şeyi seyretme veya gözlemleme eylemini belirtir.
      Şimdi iyiyim.

      ✨ special word message

      Şimdi iyiyim.

      I'm well now.

      Words in the English sentence

      • now : şimdi
      • well : iyi, kuyu

      Explanation

      • - Hastalık veya kötü bir ruh halinden sonra iyileştiğini belirtir.
      Durumum iyi. / Maddi halim yerinde.

      ✨ special word message

      Durumum iyi. / Maddi halim yerinde.

      I'm well off.

      Words in the English sentence

      • off : kapalı
      • well : iyi, kuyu

      Explanation

      • - Ekonomik olarak rahat bir yaşam sürdüğünü ifade eder.
      Onun yanındayım. / Onunlayım.

      ✨ special word message

      Onun yanındayım. / Onunlayım.

      I'm with him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • with : ile, beraber

      Explanation

      • - Bir erkekle birlikte olduğunu veya onu desteklediğini belirtir.
      Tom'un yanındayım. / Tom'layım.

      ✨ special word message

      Tom'un yanındayım. / Tom'layım.

      I'm with Tom.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • with : ile, beraber

      Explanation

      • - Tom ile beraber olduğunu ifade eder.
      Seninleyim. / Seni destekliyorum.

      ✨ special word message

      Seninleyim. / Seni destekliyorum.

      I'm with you.

      Words in the English sentence

      • with : ile, beraber
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin yanında olduğunu veya fikrine katıldığını belirtir.
      Çok yıprandım. / Pestilim çıktı.

      ✨ special word message

      Çok yıprandım. / Pestilim çıktı.

      I'm worn out.

      Words in the English sentence

      • out : dışarı, dışarıda
      • worn : giyilmiş, yıpranmış

      Explanation

      • - Aşırı yorgunluk veya tükenmişlik hissini ifade eden bir deyim.
      Seninle aynı yaştayım.

      ✨ special word message

      Seninle aynı yaştayım.

      I'm your age.

      Words in the English sentence

      • age : yaş, çağ
      • your : senin, sizin

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiyle yaşdaş olduğunu belirtir.
      Bir çantaya ihtiyacım var.

      ✨ special word message

      Bir çantaya ihtiyacım var.

      I need a bag.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • bag : çanta
      • i : ben
      • need : ihtiyaç duymak, gereksinim

      Explanation

      • - Eşyalarını koymak için bir çanta aradığını belirtir.
      Bir kutuya ihtiyacım var.

      ✨ special word message

      Bir kutuya ihtiyacım var.

      I need a box.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • box : kutu
      • i : ben
      • need : ihtiyaç duymak, gereksinim

      Explanation

      • - Paketleme veya saklama için kutu gerektiğini ifade eder.
      Bir taksiye ihtiyacım var.

      ✨ special word message

      Bir taksiye ihtiyacım var.

      I need a cab.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • cab : taksi
      • i : ben
      • need : ihtiyaç duymak, gereksinim

      Explanation

      • - Ulaşım için taksi çağırmak istediğini belirtir.