Bunu göze alacağım. / Riske gireceğim.
✨ special word message
Bunu göze alacağım. / Riske gireceğim.
I'll risk it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- risk : risk, tehlike
Explanation
- - Bir durumun tehlikesini veya olumsuz sonuçlarını bilerek kabul ettiğini belirtir.
Onu kaydedeceğim. / Onu saklayacağım.
✨ special word message
Onu kaydedeceğim. / Onu saklayacağım.
I'll save it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
Explanation
- - Bir dosyayı dijital olarak kaydetmek veya bir nesneyi sonraya saklamak anlamında kullanılır.
Onu göreceğim. / Onunla görüşeceğim.
✨ special word message
Onu göreceğim. / Onunla görüşeceğim.
I'll see her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Bir kadınla buluşacağını veya onu ziyaret edeceğini ifade eder.
Onu göreceğim. / Onunla görüşeceğim.
✨ special word message
Onu göreceğim. / Onunla görüşeceğim.
I'll see him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Bir erkekle buluşacağını veya onu ziyaret edeceğini ifade eder.
Tom'u göreceğim. / Tom'la görüşeceğim.
✨ special word message
Tom'u göreceğim. / Tom'la görüşeceğim.
I'll see Tom.
Words in the English sentence
- see : görmek, anlamak
- tom : Tom
Explanation
- - Tom ile bir araya geleceğini belirtir.
Onu imzalayacağım.
✨ special word message
Onu imzalayacağım.
I'll sign it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- sign : imzalamak, işaret, tabela
Explanation
- - Bir belgeye veya sözleşmeye imza atacağını belirtir.
Seni dava edeceğim.
✨ special word message
Seni dava edeceğim.
I'll sue you.
Words in the English sentence
- sue : dava açmak
- you : sen, siz
Explanation
- - Yasal yollara başvurarak birine dava açacağını bildiren bir uyarıdır.
Hayatta kalacağım. / Atlatacağım.
✨ special word message
Hayatta kalacağım. / Atlatacağım.
I'll survive.
Words in the English sentence
Explanation
- - Zor bir durumun üstesinden geleceğine dair inancını ifade eder.
Onu alacağım.
✨ special word message
Onu alacağım.
I'll take it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Bir teklifi kabul ederken veya alışverişte bir şeyi seçerken kullanılır.
Uyumayıp bekleyeceğim.
✨ special word message
Uyumayıp bekleyeceğim.
I'll wait up.
Words in the English sentence
- up : yukarı
- wait : beklemek
Explanation
- - Birinin gelmesi için geç saatlere kadar uyanık kalacağını belirtir.
Daha yaşlı görünüyorum.
✨ special word message
Daha yaşlı görünüyorum.
I look older.
Words in the English sentence
- i : ben
- look : bakmak, bakış, görünmek
- older : daha yaşlı, daha eski
Explanation
- - Kişinin dış görünüşünün gerçek yaşından büyük olduğunu ifade eder.
Bir iddia kaybettim.
✨ special word message
Bir iddia kaybettim.
I lost a bet.
Words in the English sentence
- a : bir
- bet : bahis, iddiaya girmek
- i : ben
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
Explanation
- - Girilen bir iddialaşma veya bahis sonucunda başarısız olduğunu belirtir.
Yine kaybettim.
✨ special word message
Yine kaybettim.
I lost again.
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- i : ben
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
Explanation
- - Tekrarlanan bir başarısızlığı veya yenilgiyi ifade eder.
Hesabı şaşırdım. / Sayısını unuttum.
✨ special word message
Hesabı şaşırdım. / Sayısını unuttum.
I lost count.
Words in the English sentence
- count : saymak, sayı
- i : ben
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
Explanation
- - Bir şeyi sayarken karıştırıldığında veya miktar çok arttığında söylenir.
Cesaretim kırıldı. / Umudumu yitirdim.
✨ special word message
Cesaretim kırıldı. / Umudumu yitirdim.
I lost heart.
Words in the English sentence
- heart : kalp, yürek
- i : ben
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
Explanation
- - Bir işe olan hevesin veya inancın kalmadığını belirten deyimsel bir ifade.
Kitapları çok severim.
✨ special word message
Kitapları çok severim.
I love books.
Words in the English sentence
- books : kitaplar
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Okumaya duyulan tutkuyu ifade eder.
Ekmeği çok severim.
✨ special word message
Ekmeği çok severim.
I love bread.
Words in the English sentence
- bread : ekmek
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Temel bir gıda maddesine olan düşkünlüğü belirtir.
Şekerlemeye bayılırım.
✨ special word message
Şekerlemeye bayılırım.
I love candy.
Words in the English sentence
- candy : şeker, şekerleme
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Tatlı yiyeceklere olan büyük sevgiyi ifade eder.
Çin'i çok seviyorum.
✨ special word message
Çin'i çok seviyorum.
I love China.
Words in the English sentence
- china : Çin
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Bir ülkeye veya kültüre duyulan derin hayranlık.
Mary'yi sevdim.
✨ special word message
Mary'yi sevdim.
I loved Mary.
Words in the English sentence
- i : ben
- loved : sevdi, sevilen
- mary : Mary (Özel isim)
Explanation
- - Geçmişte Mary'ye duyulan sevgiyi ifade eder.
Buna bayıldım.
✨ special word message
Buna bayıldım.
I loved that.
Words in the English sentence
- i : ben
- loved : sevdi, sevilen
- that : o, şu
Explanation
- - Geçmişte yaşanan bir durumdan veya bir nesneden çok memnun kaldığını belirtir.
Onları çok sevdim.
✨ special word message
Onları çok sevdim.
I loved them.
Words in the English sentence
- i : ben
- loved : sevdi, sevilen
- them : onları, onlara
Explanation
- - Birden fazla kişiye veya nesneye karşı duyulan geçmişteki sevgiyi ifade eder.
Oyunlara bayılırım.
✨ special word message
Oyunlara bayılırım.
I love games.
Words in the English sentence
- games : oyunlar
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Oyun oynamaya duyulan tutkulu ilgiyi belirtir.
Balı çok severim.
✨ special word message
Balı çok severim.
I love honey.
Words in the English sentence
- honey : bal, tatlım
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Belirli bir yiyeceğe olan düşkünlük.
Hindistan'ı çok seviyorum.
✨ special word message
Hindistan'ı çok seviyorum.
I love India.
Words in the English sentence
- i : ben
- india : Hindistan
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Hindistan'a duyulan beğeni ve sevgi ifadesi.
Şakalara bayılırım.
✨ special word message
Şakalara bayılırım.
I love jokes.
Words in the English sentence
- i : ben
- jokes : şakalar
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Mizaha ve fıkralara olan ilgiyi belirtir.
Parayı çok severim.
✨ special word message
Parayı çok severim.
I love money.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- money : para
Explanation
- - Maddiyata verilen önemi veya paranın sağladığı imkanları sevdiğini ifade eder.
Müziğe bayılırım.
✨ special word message
Müziğe bayılırım.
I love music.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- music : müzik
Explanation
- - Müzik dinleme veya icra etme tutkusunu belirtir.
Pizzayı çok severim.
✨ special word message
Pizzayı çok severim.
I love pizza.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- pizza : pizza
Explanation
- - Favori bir yiyecek tercihini ifade eder.
Yolları severim.
✨ special word message
Yolları severim.
I love roads.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- roads : yollar
Explanation
- - Yolculuk yapmayı veya genel olarak yolları sevdiğini belirtir.
Ağaçları çok severim.
✨ special word message
Ağaçları çok severim.
I love trees.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- trees : ağaçlar
Explanation
- - Doğaya ve ağaçlara duyulan sevgiyi ifade eder.
Kelimelere bayılırım.
✨ special word message
Kelimelere bayılırım.
I love words.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- words : kelimeler
Explanation
- - Dile ve sözcüklere duyulan ilgiyi belirtir.
Ben bir muzum.
✨ special word message
Ben bir muzum.
I'm a banana.
Words in the English sentence
Explanation
- - Genellikle şaka veya saçma bir bağlamda kullanılan ifade.
Yengeç burcuyum.
✨ special word message
Yengeç burcuyum.
I'm a Cancer.
Words in the English sentence
Explanation
- - Astrolojik burcunu belirtir.
Ben bir korkağım.
✨ special word message
Ben bir korkağım.
I'm a coward.
Words in the English sentence
Explanation
- - Korkak olduğunu itiraf eden bir ifade.
Ben bir dansçıyım.
✨ special word message
Ben bir dansçıyım.
I'm a dancer.
Words in the English sentence
Explanation
- - Mesleğini veya hobisini belirtir.
Bağımlıyım.
✨ special word message
Bağımlıyım.
I'm addicted.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir şeye fiziksel veya psikolojik olarak düşkün olduğunu belirtir.
İddiaya girdim.
✨ special word message
İddiaya girdim.
I made a bet.
Words in the English sentence
- a : bir
- bet : bahis, iddiaya girmek
- i : ben
- made : yapılmış, yaptı
Explanation
- - Bir konuda bahse tutuştuğunu ifade eder.
Onu uydurdum.
✨ special word message
Onu uydurdum.
I made it up.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- made : yapılmış, yaptı
- up : yukarı
Explanation
- - Bir hikayeyi veya bilgiyi kafasından uydurduğunu itiraf eder.
Planlar yaptım.
✨ special word message
Planlar yaptım.
I made plans.
Words in the English sentence
- i : ben
- made : yapılmış, yaptı
- plans : planlar
Explanation
- - Bir durum için hazırlık veya organizasyon yaptığını belirtir.
Bunları ben yaptım.
✨ special word message
Bunları ben yaptım.
I made these.
Words in the English sentence
- i : ben
- made : yapılmış, yaptı
- these : bunlar
Explanation
- - Eldeki nesnelerin kendi üretimi olduğunu ifade eder.
Ben bir doktorum.
✨ special word message
Ben bir doktorum.
I'm a doctor.
Words in the English sentence
Explanation
- - Mesleki kimliğini belirtir.
Ben bir çiftçiyim.
✨ special word message
Ben bir çiftçiyim.
I'm a farmer.
Words in the English sentence
Explanation
- - Mesleğini veya uğraşını ifade eder.
Ben bir babayım.
✨ special word message
Ben bir babayım.
I'm a father.
Words in the English sentence
Explanation
- - Ebeveynlik rolünü belirtir.
Ben bir dostum/arkadaşım.
✨ special word message
Ben bir dostum/arkadaşım.
I'm a friend.
Words in the English sentence
- a : bir
- friend : arkadaş, dost
Explanation
- - İlişki statüsünü veya niyetini belirtir.
Ben bir dahiyim.
✨ special word message
Ben bir dahiyim.
I'm a genius.
Words in the English sentence
Explanation
- - Üstün zekalı olduğunu (bazen şakayla karışık) iddia eder.
Ben bir avukatım.
✨ special word message
Ben bir avukatım.
I'm a lawyer.
Words in the English sentence
Explanation
Hepsi bitti. / İşimi tamamladım.
✨ special word message
Hepsi bitti. / İşimi tamamladım.
I'm all done.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- done : yapılmış, tamam
Explanation
- - Bir görevin tamamen sonlandığını ifade eder.
Seni dinliyorum. / Can kulağıyla dinliyorum.
✨ special word message
Seni dinliyorum. / Can kulağıyla dinliyorum.
I'm all ears.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- ears : kulaklar
Explanation
- - Birini dikkatle dinlemeye hazır olduğunu belirten deyim.
Ben bir üyeyim.
✨ special word message
Ben bir üyeyim.
I'm a member.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir topluluğa veya organizasyona dahil olduğunu belirtir.
Ben bir anneyim.
✨ special word message
Ben bir anneyim.
I'm a mother.
Words in the English sentence
Explanation
- - Ebeveynlik rolünü ifade eder.
Müslümanım.
✨ special word message
Müslümanım.
I'm a Muslim.
Words in the English sentence
- a : bir
- muslim : Müslüman
Explanation
- - Dini kimliğini belirtir.
Oyuncuyum / Aktörüm.
✨ special word message
Oyuncuyum / Aktörüm.
I'm an actor.
Words in the English sentence
- actor : erkek oyuncu, aktör
- an : bir
Explanation
Ben bir yetişkinim.
✨ special word message
Ben bir yetişkinim.
I'm an adult.
Words in the English sentence
- adult : yetişkin
- an : bir
Explanation
- - Reşit olduğunu veya olgun bir birey olduğunu belirtir.
Ben bir şarkıcıyım.
✨ special word message
Ben bir şarkıcıyım.
I'm a singer.
Words in the English sentence
Explanation
- - Mesleki uğraşını belirtir.
Tom'un evindeyim.
✨ special word message
Tom'un evindeyim.
I'm at Tom's.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bulunduğu konumu ifade eder.
Ben bir garsonum.
✨ special word message
Ben bir garsonum.
I'm a waiter.
Words in the English sentence
Explanation
Ben bir yazarım.
✨ special word message
Ben bir yazarım.
I'm a writer.
Words in the English sentence
Explanation
- - Mesleğini veya uğraşını ifade eder.
Değişebilirim. / Fikrim değişebilir.
✨ special word message
Değişebilirim. / Fikrim değişebilir.
I may change.
Words in the English sentence
- change : değişim, değiştirmek
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
Explanation
- - Gelecekte farklı bir tutum sergileyebileceğini belirtir.
Kanıyorum!
✨ special word message
Kanıyorum!
I'm bleeding!
Words in the English sentence
- bleeding : kanama, kanayan
Explanation
- - Fiziksel bir yaralanma ve kanama durumunu acil olarak bildirir.
Blöf yapıyorum.
✨ special word message
Blöf yapıyorum.
I'm bluffing.
Words in the English sentence
Explanation
- - Karşıdakini yanıltmaya çalıştığını itiraf eder.
Şu an meşgulüm.
✨ special word message
Şu an meşgulüm.
I'm busy now.
Words in the English sentence
- busy : meşgul
- now : şimdi
Explanation
- - Müsait olmadığını belirtir.
Şu an sakinim.
✨ special word message
Şu an sakinim.
I'm calm now.
Words in the English sentence
Explanation
- - Heyecanının veya öfkesinin geçtiğini belirtir.
Kanadalıyım.
✨ special word message
Kanadalıyım.
I'm Canadian.
Words in the English sentence
Explanation
Kafam karıştı.
✨ special word message
Kafam karıştı.
I'm confused.
Words in the English sentence
- confused : kafası karışmış
Explanation
- - Bir durumu anlamadığını veya kararsız olduğunu ifade eder.
Yaratıcıyım.
✨ special word message
Yaratıcıyım.
I'm creative.
Words in the English sentence
Explanation
- - Kişisel bir özelliğini vurgular.
Boşandım.
✨ special word message
Boşandım.
I'm divorced.
Words in the English sentence
Explanation
- - Medeni durumunu belirtir.
Onu yapıyorum.
✨ special word message
Onu yapıyorum.
I'm doing it.
Words in the English sentence
- doing : yapıyor, yapma
- it : o, onu
Explanation
- - Şu an bir işle meşgul olduğunu ifade eder.
Bittim ben. / Hapı yuttum.
✨ special word message
Bittim ben. / Hapı yuttum.
I'm done for.
Words in the English sentence
- done : yapılmış, tamam
- for : için
Explanation
- - Çok zor veya kurtuluşu olmayan bir durumda olduğunu belirten deyim.
Boğuluyorum.
✨ special word message
Boğuluyorum.
I'm drowning.
Words in the English sentence
Explanation
- - Suda boğulma veya mecazi olarak işler altında ezilme durumu.
Bir kızla tanıştım.
✨ special word message
Bir kızla tanıştım.
I met a girl.
Words in the English sentence
- a : bir
- girl : kız
- i : ben
- met : tanıştı, buluştu
Explanation
- - Yeni biriyle tanışma olayını anlatır.
Avrupalıyım.
✨ special word message
Avrupalıyım.
I'm European.
Words in the English sentence
Explanation
- - Kökenini veya kıtasal kimliğini belirtir.
Bekleniyorum.
✨ special word message
Bekleniyorum.
I'm expected.
Words in the English sentence
- expected : beklenen, umulan
Explanation
- - Bir yere davetli olduğunu veya birinin onu beklediğini ifade eder.
Dövüşüyorum / Mücadele ediyorum.
✨ special word message
Dövüşüyorum / Mücadele ediyorum.
I'm fighting.
Words in the English sentence
- fighting : dövüşme, kavga etme
Explanation
- - Fiziksel bir kavga veya zorluklara karşı direniş hali.
Şu an iyiyim.
✨ special word message
Şu an iyiyim.
I'm fine now.
Words in the English sentence
- fine : iyi, güzel, ceza
- now : şimdi
Explanation
- - Kötü bir durumdan sonra düzeldiğini belirtir.
Ben de iyiyim.
✨ special word message
Ben de iyiyim.
I'm fine too.
Words in the English sentence
- fine : iyi, güzel, ceza
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- - Birinin iyilik durumuna karşılık kendi durumunu belirtir.
Bitirdim. / İşim bitti.
✨ special word message
Bitirdim. / İşim bitti.
I'm finished.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir görevi tamamladığını veya yorgun düştüğünü ifade eder.
Buna varım. / Bunu destekliyorum.
✨ special word message
Buna varım. / Bunu destekliyorum.
I'm for that.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir fikre veya öneriye katıldığını belirtir.
Şu an müsaitim. / Şu an özgürüm.
✨ special word message
Şu an müsaitim. / Şu an özgürüm.
I'm free now.
Words in the English sentence
- free : özgür, bedava
- now : şimdi
Explanation
- - İşinin bittiğini veya kısıtlamasının kalktığını ifade eder.
Minnettarım.
✨ special word message
Minnettarım.
I'm grateful.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir iyilik karşısında duyulan teşekkürü ifade eder.
Safım. / Her şeye çabuk inanırım.
✨ special word message
Safım. / Her şeye çabuk inanırım.
I'm gullible.
Words in the English sentence
- gullible : saf, her şeye inanan
Explanation
- - Kolayca kandırılabileceğini belirten bir öz eleştiri.
Artık buradayım.
✨ special word message
Artık buradayım.
I'm here now.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- now : şimdi
Explanation
- - Bir yere ulaştığını veya varlığını belirtir.
Tereddüt ediyorum. / Kararsızım.
✨ special word message
Tereddüt ediyorum. / Kararsızım.
I'm hesitant.
Words in the English sentence
- hesitant : tereddütlü, kararsız
Explanation
- - Bir konuda emin olamadığını ifade eder.
Evsizim.
✨ special word message
Evsizim.
I'm homeless.
Words in the English sentence
Explanation
- - Barınma durumunu belirten ifade.
Umutsuzum. / Benden adam olmaz.
✨ special word message
Umutsuzum. / Benden adam olmaz.
I'm hopeless.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durum veya kendisi hakkında karamsarlık ifadesi.
Berbat biriyim.
✨ special word message
Berbat biriyim.
I'm horrible.
Words in the English sentence
- horrible : korkunç, berbat
Explanation
- - Kendi davranışı hakkında olumsuz bir niteleme.
Kötü yaralandım. / Canım çok yanıyor.
✨ special word message
Kötü yaralandım. / Canım çok yanıyor.
I'm hurt bad.
Words in the English sentence
- bad : kötü
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
Explanation
- - Ciddi bir fiziksel veya duygusal acıyı ifade eder.
Şarkı söyleyebilirim.
✨ special word message
Şarkı söyleyebilirim.
I might sing.
Words in the English sentence
- i : ben
- might : olabilir, güç
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- - Şarkı söyleme ihtimalinden bahseder.
Kalabilirim.
✨ special word message
Kalabilirim.
I might stay.
Words in the English sentence
- i : ben
- might : olabilir, güç
- stay : kalmak
Explanation
- - Bir yerde durma ihtimalini ifade eder.
Zor durumdayım. / Başım dertte.
✨ special word message
Zor durumdayım. / Başım dertte.
I'm in a fix.
Words in the English sentence
- a : bir
- fix : tamir etmek, düzeltmek
- in : içinde
Explanation
- - Çözülmesi güç bir sıkıntı içinde olduğunu belirten deyim.
Sıkışık durumdayım. / Başım belada.
✨ special word message
Sıkışık durumdayım. / Başım belada.
I'm in a jam.
Words in the English sentence
- a : bir
- in : içinde
- jam : reçel, sıkışıklık
Explanation
- - Zor ve içinden çıkılması güç bir durumu ifade eder.
Çin'deyim.
✨ special word message
Çin'deyim.
I’m in China.
Words in the English sentence
Explanation
- - Şu an bulunduğu ülkeyi belirtir.
Mısır'dayım.
✨ special word message
Mısır'dayım.
I'm in Egypt.
Words in the English sentence
- egypt : Mısır
- in : içinde
Explanation
- - Şu an Mısır'da bulunduğunu ifade eder.
Hindistan'dayım.
✨ special word message
Hindistan'dayım.
I'm in India.
Words in the English sentence
- in : içinde
- india : Hindistan
Explanation
- - Şu an bulunduğu konumu belirtir.
Masumum.
✨ special word message
Masumum.
I'm innocent.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir suçlamaya karşı suçsuz olduğunu beyan eder.
İspanya'dayım.
✨ special word message
İspanya'dayım.
I'm in Spain.
Words in the English sentence
- in : içinde
- spain : İspanya
Explanation
- - Şu an İspanya'da bulunduğunu belirtir.
Müdahilim. / Bu işin içindeyim.
✨ special word message
Müdahilim. / Bu işin içindeyim.
I'm involved.
Words in the English sentence
- involved : ilgili, dahil olmuş
Explanation
- - Bir olaya veya sürece dahil olduğunu ifade eder.
Onu özledim. / Onu kaçırdım.
✨ special word message
Onu özledim. / Onu kaçırdım.
I missed her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- missed : özledi, kaçırdı
Explanation
- - Bir kadına duyulan özlemi veya onu bir yerde bulamamayı ifade eder.
Onu özledim. / Onu kaçırdım.
✨ special word message
Onu özledim. / Onu kaçırdım.
I missed him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- missed : özledi, kaçırdı
Explanation
- - Bir erkeğe duyulan özlemi veya onu bulamamayı belirtir.
Bir tanesini kaçırdım.
✨ special word message
Bir tanesini kaçırdım.
I missed one.
Words in the English sentence
- i : ben
- missed : özledi, kaçırdı
- one : bir
Explanation
- - Bir hedefi vuramama veya bir fırsatı değerlendirememe durumu.