Uyumuşum. / Uyudum.
✨ special word message
Uyumuşum. / Uyudum.
I have slept.
Words in the English sentence
- have : sahip olmak, var
- i : ben
- slept : uyudu
Explanation
- - Yakın zamanda uykusunu aldığını veya farkında olmadan uyuduğunu belirtir.
Gitmem lazım. / Gitmeliyim.
✨ special word message
Gitmem lazım. / Gitmeliyim.
I have to go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- have : sahip olmak, var
- i : ben
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Ayrılma veya bir yere yetişme zorunluluğunu ifade eder.
İkizlerim var.
✨ special word message
İkizlerim var.
I have twins.
Words in the English sentence
- have : sahip olmak, var
- i : ben
- twins : ikizler
Explanation
- - İkiz çocuk sahibi olduğunu belirtir.
Onu duydum.
✨ special word message
Onu duydum.
I heard that.
Words in the English sentence
- heard : duydu, duyulmuş
- i : ben
- that : o, şu
Explanation
- - Bir sesi, haberi veya söylenmiş bir sözü işittiğini onaylar.
Onları duydum.
✨ special word message
Onları duydum.
I heard them.
Words in the English sentence
- heard : duydu, duyulmuş
- i : ben
- them : onları, onlara
Explanation
- - Birden fazla kişinin sesini veya belirli sesleri işittiğini ifade eder.
Müzik duyuyorum.
✨ special word message
Müzik duyuyorum.
I hear music.
Words in the English sentence
- hear : duymak, işitmek
- i : ben
- music : müzik
Explanation
- - O an bir yerlerden müzik sesi geldiğini fark ettiğinde söylenir.
Ona yardım ettim.
✨ special word message
Ona yardım ettim.
I helped her.
Words in the English sentence
- helped : yardım etti, yardım edilmiş
- her : ona, onu, onun
- i : ben
Explanation
- - Bir kadına yardımda bulunduğunu anlatır.
Ona yardım ettim.
✨ special word message
Ona yardım ettim.
I helped him.
Words in the English sentence
- helped : yardım etti, yardım edilmiş
- him : ona, onu
- i : ben
Explanation
- - Bir erkeğe yardımda bulunduğunu anlatır.
Yardımcı oldum. / Katkıda bulundum.
✨ special word message
Yardımcı oldum. / Katkıda bulundum.
I helped out.
Words in the English sentence
- helped : yardım etti, yardım edilmiş
- i : ben
- out : dışarı, dışarıda
Explanation
- - Bir işin veya durumun çözülmesine genel bir destek verdiğini belirtir.
Tom'a yardım ettim.
✨ special word message
Tom'a yardım ettim.
I helped Tom.
Words in the English sentence
- helped : yardım etti, yardım edilmiş
- i : ben
- tom : Tom
Explanation
- - Tom isimli kişiye sağlanan desteği ifade eder.
Sana yardım ettim.
✨ special word message
Sana yardım ettim.
I helped you.
Words in the English sentence
- helped : yardım etti, yardım edilmiş
- i : ben
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiye geçmişte destek verdiğini hatırlatır.
Onları işe aldım.
✨ special word message
Onları işe aldım.
I hired them.
Words in the English sentence
- hired : işe alınmış, kiralık
- i : ben
- them : onları, onlara
Explanation
- - Bir grup insanı istihdam ettiğini belirtir.
Buna saygı duyuyorum. / Bunu onurlandırıyorum.
✨ special word message
Buna saygı duyuyorum. / Bunu onurlandırıyorum.
I honor that.
Words in the English sentence
- honor : onur, şeref
- i : ben
- that : o, şu
Explanation
- - Bir ilkeye veya karara duyulan derin saygıyı ifade eder.
Umarım kazanırım.
✨ special word message
Umarım kazanırım.
I hope I win.
Words in the English sentence
- hope : umut etmek, umut
- i : ben
- win : kazanmak
Explanation
- - Bir yarışma veya mücadelede galip gelme dileğini belirtir.
Ona sarıldım.
✨ special word message
Ona sarıldım.
I hugged her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- hugged : sarıldı
- i : ben
Explanation
- - Bir kadına sarılma eylemini gerçekleştirdiğini anlatır.
Tom'a sarıldım.
✨ special word message
Tom'a sarıldım.
I hugged Tom.
Words in the English sentence
- hugged : sarıldı
- i : ben
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'a sarılarak sevgisini veya desteğini gösterdiğini ifade eder.
Onu görmezden geldim. / Onu ihmal ettim.
✨ special word message
Onu görmezden geldim. / Onu ihmal ettim.
I ignored it.
Words in the English sentence
- i : ben
- ignored : görmezden gelinen, takmadı
- it : o, onu
Explanation
- - Bir şeyi bilerek dikkate almadığını belirtir.
Henüz taşındım. / Yeni taşındım.
✨ special word message
Henüz taşındım. / Yeni taşındım.
I just moved.
Words in the English sentence
- i : ben
- just : sadece, henüz
- moved : hareket etti, taşındı
Explanation
- - Bir yere yeni yerleştiğini veya yeni bir konuma geçtiğini ifade eder.
Köpek besliyorum. / Köpek tutuyorum.
✨ special word message
Köpek besliyorum. / Köpek tutuyorum.
I keep a dog.
Words in the English sentence
- a : bir
- dog : köpek
- i : ben
- keep : tutmak, korumak
Explanation
- - Evde veya bahçede bir köpek bulundurduğunu belirtir.
Sessiz kaldım. / Sustum.
✨ special word message
Sessiz kaldım. / Sustum.
I kept quiet.
Words in the English sentence
- i : ben
- kept : sakladı, tuttu
- quiet : sessiz, sakin
Explanation
- - Bir durum karşısında konuşmadığını veya tepki vermediğini anlatır.
Kıpırdamadan durdum.
✨ special word message
Kıpırdamadan durdum.
I kept still.
Words in the English sentence
- i : ben
- kept : sakladı, tuttu
- still : hala, henüz, durgun
Explanation
- - Hareket etmeksizin beklediğini ifade eder.
Tom'u tekmeledim.
✨ special word message
Tom'u tekmeledim.
I kicked Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- kicked : tekmeledi
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'a yapılan fiziksel bir darbeyi ifade eder.
Tanrı'yı öldürdüm.
✨ special word message
Tanrı'yı öldürdüm.
I killed God.
Words in the English sentence
- god : tanrı, Allah
- i : ben
- killed : öldürüldü
Explanation
- - Felsefi veya dramatik bağlamlarda kullanılan uç bir ifade.
Bir tanesini öldürdüm.
✨ special word message
Bir tanesini öldürdüm.
I killed one.
Words in the English sentence
- i : ben
- killed : öldürüldü
- one : bir
Explanation
- - Bir canlıyı veya (bağlama göre) bir hedefi etkisiz hale getirdiğini belirtir.
Onu öptüm.
✨ special word message
Onu öptüm.
I kissed her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- kissed : öptü
Explanation
- - Bir kadını öptüğünü ifade eder.
Onu öptüm.
✨ special word message
Onu öptüm.
I kissed him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- kissed : öptü
Explanation
- - Bir erkeği öptüğünü ifade eder.
Tom'u öptüm.
✨ special word message
Tom'u öptüm.
I kissed Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- kissed : öptü
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'u öptüğünü belirtir.
Çok şey biliyorum.
✨ special word message
Çok şey biliyorum.
I know a lot.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- know : bilmek, tanımak
- lot : çok, arazi
Explanation
- - Bilgi birikiminin geniş olduğunu ifade eder.
Bir yol biliyorum.
✨ special word message
Bir yol biliyorum.
I know a way.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- know : bilmek, tanımak
- way : yol, yöntem
Explanation
- - Bir sorunu çözmek veya bir yere gitmek için bir yöntem bildiğini belirtir.
Latince biliyorum.
✨ special word message
Latince biliyorum.
I know Latin.
Words in the English sentence
- i : ben
- know : bilmek, tanımak
- latin : Latince
Explanation
- - Bir dil yetkinliğini ifade eder.
Hızlı öğrenirim.
✨ special word message
Hızlı öğrenirim.
I learn fast.
Words in the English sentence
- fast : hızlı, çabuk, oruç
- i : ben
- learn : öğrenmek
Explanation
- - Yeni bilgileri kavrama yeteneğinin yüksek olduğunu belirtir.
Erken ayrıldım.
✨ special word message
Erken ayrıldım.
I left early.
Words in the English sentence
- early : erken
- i : ben
- left : sol, ayrıldı
Explanation
- - Bir yerden planlanandan veya vaktinden önce gittiğini belirtir.
Borç para veririm.
✨ special word message
Borç para veririm.
I lend money.
Words in the English sentence
- i : ben
- lend : ödünç vermek
- money : para
Explanation
- - Başkalarına para ödünç verme alışkanlığını veya işini ifade eder.
Gitmesine izin verdim. / Onu serbest bıraktım.
✨ special word message
Gitmesine izin verdim. / Onu serbest bıraktım.
I let him go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- him : ona, onu
- i : ben
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Bir erkeğin ayrılmasına veya kurtulmasına müsade ettiğini anlatır.
Tom'un gitmesine izin verdim.
✨ special word message
Tom'un gitmesine izin verdim.
I let Tom go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- let : izin vermek, bırakmak
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'u tutmadığını veya serbest bıraktığını belirtir.
Tom'u içeri aldım.
✨ special word message
Tom'u içeri aldım.
I let Tom in.
Words in the English sentence
- i : ben
- in : içinde
- let : izin vermek, bırakmak
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un girmesine izin verdiğini anlatır.
Fasulye severim.
✨ special word message
Fasulye severim.
I like beans.
Words in the English sentence
- beans : fasulye
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Bir yemek tercihini belirtir.
Siyahı severim.
✨ special word message
Siyahı severim.
I like black.
Words in the English sentence
- black : siyah, kara
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Renk tercihini ifade eder.
Kitapları severim.
✨ special word message
Kitapları severim.
I like books.
Words in the English sentence
- books : kitaplar
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Okuma alışkanlığına dair pozitif ilgi.
Ekmeği severim.
✨ special word message
Ekmeği severim.
I like bread.
Words in the English sentence
- bread : ekmek
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Temel bir gıdayı sevdiğini belirtir.
Şekeri/Şekerlemeleri severim.
✨ special word message
Şekeri/Şekerlemeleri severim.
I like candy.
Words in the English sentence
- candy : şeker, şekerleme
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
Satrancı severim.
✨ special word message
Satrancı severim.
I like chess.
Words in the English sentence
- chess : satranç
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Bir oyun veya spor dalına duyulan ilgi.
Çin'i seviyorum.
✨ special word message
Çin'i seviyorum.
I like China.
Words in the English sentence
- china : Çin
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Bir ülkeye veya kültüre duyulan beğeniyi ifade eder.
Hoşuma gitti. / Onu beğendim.
✨ special word message
Hoşuma gitti. / Onu beğendim.
I liked that.
Words in the English sentence
- i : ben
- liked : beğendi, sevdi
- that : o, şu
Explanation
- - Belirli bir olaydan veya nesneden memnun kaldığını belirtir.
Onları beğendim. / Onları sevdim.
✨ special word message
Onları beğendim. / Onları sevdim.
I liked them.
Words in the English sentence
- i : ben
- liked : beğendi, sevdi
- them : onları, onlara
Explanation
- - Bir grubu veya nesne kümesini beğendiğini anlatır.
Tony'yi sevdim. / Tony hoşuma gitti.
✨ special word message
Tony'yi sevdim. / Tony hoşuma gitti.
I liked Tony.
Words in the English sentence
- i : ben
- liked : beğendi, sevdi
- tony : Tony
Explanation
- - Tony isimli kişi hakkında olumlu bir izlenime sahip olduğunu belirtir.
Meyve severim.
✨ special word message
Meyve severim.
I like fruit.
Words in the English sentence
- fruit : meyve
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Meyve tüketimine olan ilgiyi ifade eder.
Oyunları severim.
✨ special word message
Oyunları severim.
I like games.
Words in the English sentence
- games : oyunlar
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Eğlence veya oyunlara duyulan genel ilgi.
Kızları severim.
✨ special word message
Kızları severim.
I like girls.
Words in the English sentence
- girls : kızlar
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Genel bir beğeni veya sevgi ifadesi.
Bal severim.
✨ special word message
Bal severim.
I like honey.
Words in the English sentence
- honey : bal, tatlım
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Belirli bir yiyecek tercihini belirtir.
Parayı severim.
✨ special word message
Parayı severim.
I like money.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- money : para
Explanation
- - Maddi varlıklara duyulan ilgiyi veya ihtiyacı ifade eder.
Müziği severim.
✨ special word message
Müziği severim.
I like music.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- music : müzik
Explanation
- - Sanat ve eğlence tercihini belirtir.
Operayı severim.
✨ special word message
Operayı severim.
I like opera.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- opera : opera
Explanation
- - Bir sanat dalına duyulan beğeniyi ifade eder.
Pizzayı severim.
✨ special word message
Pizzayı severim.
I like pizza.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- pizza : pizza
Explanation
- - Popüler bir yemek tercihini belirtir.
Gülleri severim.
✨ special word message
Gülleri severim.
I like roses.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- roses : güller
Explanation
- - Çiçek tercihini ifade eder.
Bonfileyi/Bifteği severim.
✨ special word message
Bonfileyi/Bifteği severim.
I like steak.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- steak : biftek
Explanation
- - Etli yemek tercihini belirtir.
Suşiyi severim.
✨ special word message
Suşiyi severim.
I like sushi.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- sushi : suşi
Explanation
- - Bir mutfak tercihini ifade eder.
Bunları beğendim. / Bunları severim.
✨ special word message
Bunları beğendim. / Bunları severim.
I like these.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- these : bunlar
Explanation
- - Yakındaki nesneleri beğendiğini belirtir.
Suyu severim.
✨ special word message
Suyu severim.
I like water.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- water : su, sulamak
Explanation
- - İçecek olarak veya su aktivitelerini sevdiğini ifade edebilir.
Kadınları severim.
✨ special word message
Kadınları severim.
I like women.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- women : kadınlar
Explanation
- - Genel bir beğeni veya takdir ifadesi.
Kelimeleri severim.
✨ special word message
Kelimeleri severim.
I like words.
Words in the English sentence
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- words : kelimeler
Explanation
- - Dile veya edebiyata duyulan ilgiyi belirtir.
Yalnız yaşıyorum.
✨ special word message
Yalnız yaşıyorum.
I live alone.
Words in the English sentence
- alone : yalnız
- i : ben
- live : yaşamak, canlı
Explanation
- - Evdeki yaşam düzenini ifade eder.
Ona soracağım.
✨ special word message
Ona soracağım.
I'll ask her.
Words in the English sentence
- ask : sormak, istemek
- her : ona, onu, onun
Explanation
- - Bir kadınla konuşup bilgi alacağını belirtir.
Ona soracağım.
✨ special word message
Ona soracağım.
I'll ask him.
Words in the English sentence
- ask : sormak, istemek
- him : ona, onu
Explanation
- - Bir erkekle konuşup bilgi alacağını belirtir.
Tom'a soracağım.
✨ special word message
Tom'a soracağım.
I'll ask Tom.
Words in the English sentence
- ask : sormak, istemek
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'dan bilgi alacağını ifade eder.
Geri döneceğim.
✨ special word message
Geri döneceğim.
I'll be back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- be : olmak
Explanation
- - Bir yerden ayrılırken tekrar geleceğini belirten ünlü ifade.
İyi olacağım. / Sorun yok.
✨ special word message
İyi olacağım. / Sorun yok.
I'll be fine.
Words in the English sentence
- be : olmak
- fine : iyi, güzel, ceza
Explanation
- - Karşıdakini rahatlatmak için kendisinin iyi olacağını belirtir.
Müsait olacağım. / Özgür olacağım.
✨ special word message
Müsait olacağım. / Özgür olacağım.
I'll be free.
Words in the English sentence
- be : olmak
- free : özgür, bedava
Explanation
- - Gelecekteki boş vaktini veya bağımsızlığını ifade eder.
İyi (uslu) olacağım.
✨ special word message
İyi (uslu) olacağım.
I'll be good.
Words in the English sentence
Explanation
- - Uslu duracağına veya başarılı olacağına dair söz verir.
Burada olacağım.
✨ special word message
Burada olacağım.
I'll be here.
Words in the English sentence
- be : olmak
- here : burada, buraya
Explanation
- - Gelecekteki konumunu belirtir.
Gecikeceğim.
✨ special word message
Gecikeceğim.
I'll be late.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir yere vaktinde gelemeyeceğini bildirir.
Sıradaki ben olacağım.
✨ special word message
Sıradaki ben olacağım.
I'll be next.
Words in the English sentence
- be : olmak
- next : sonraki, bitişik
Explanation
- - Sıranın kendisine geleceğini belirtir.
Nazik olacağım.
✨ special word message
Nazik olacağım.
I'll be nice.
Words in the English sentence
- be : olmak
- nice : hoş, güzel
Explanation
- - İyi davranacağına dair söz verir.
Güvende olacağım.
✨ special word message
Güvende olacağım.
I'll be safe.
Words in the English sentence
- be : olmak
- safe : güvenli, kasa
Explanation
- - Bir tehlike olmadığını veya kendisini koruyacağını belirtir.
Bir tane satın alacağım.
✨ special word message
Bir tane satın alacağım.
I'll buy one.
Words in the English sentence
- buy : satın almak
- one : bir
Explanation
- - Bir nesneden bir adet alacağını ifade eder.
Uğrayacağım. / Yanına geleceğim.
✨ special word message
Uğrayacağım. / Yanına geleceğim.
I'll come by.
Words in the English sentence
- by : tarafından, yanında, ile
- come : gelmek
Explanation
- - Kısa süreliğine bir yere gideceğini belirtir.
Onu yapacağım.
✨ special word message
Onu yapacağım.
I'll do that.
Words in the English sentence
Explanation
- - Önerilen veya planlanan bir işi gerçekleştireceğini söyler.
Bunu yapacağım.
✨ special word message
Bunu yapacağım.
I'll do this.
Words in the English sentence
Explanation
- - Mevcut bir işi üstlendiğini belirtir.
Açıklayacağım.
✨ special word message
Açıklayacağım.
I'll explain.
Words in the English sentence
- explain : açıklamak, izah etmek
Explanation
- - Bir durumu izah edeceğini bildirir.
Onu bulacağım.
✨ special word message
Onu bulacağım.
I'll find it.
Words in the English sentence
- find : bulmak
- it : o, onu
Explanation
- - Kayıp bir nesneyi arayıp bulacağına dair söz verir.
Onu alacağım. / Onu yakalayacağım.
✨ special word message
Onu alacağım. / Onu yakalayacağım.
I'll get her.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- her : ona, onu, onun
Explanation
- - Bir kadını getireceğini veya onu durduracağını belirtir.
Onu alacağım. / Onu yakalayacağım.
✨ special word message
Onu alacağım. / Onu yakalayacağım.
I'll get him.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- him : ona, onu
Explanation
- - Bir erkeği getireceğini veya onu cezalandıracağını anlatır.
Buz alacağım/getireceğim.
✨ special word message
Buz alacağım/getireceğim.
I'll get ice.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- ice : buz
Explanation
- - Buz temin edeceğini belirtir.
Bir tane alacağım.
✨ special word message
Bir tane alacağım.
I'll get one.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- one : bir
Explanation
- - Kendisine veya başkasına bir adet bir şey alacağını ifade eder.
Tom'u çağıracağım/getireceğim.
✨ special word message
Tom'u çağıracağım/getireceğim.
I'll get Tom.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'a ulaşacağını belirtir.
Seni yakalayacağım. / Gününü göstereceğim.
✨ special word message
Seni yakalayacağım. / Gününü göstereceğim.
I'll get you.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- you : sen, siz
Explanation
- - Hem oyun amaçlı hem de tehditkar bir ifade olabilir.
Geri döneceğim. / Geri gideceğim.
✨ special word message
Geri döneceğim. / Geri gideceğim.
I'll go back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- go : gitmek
Explanation
- - Bir önceki konumuna döneceğini ifade eder.
Eve gideceğim.
✨ special word message
Eve gideceğim.
I'll go home.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- home : ev, yuva
Explanation
- - Kendi evine döneceğini belirtir.
Gidip bakacağım.
✨ special word message
Gidip bakacağım.
I'll go look.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Bir şeyi kontrol etmek için oraya gideceğini söyler.
Sırada ben gideceğim.
✨ special word message
Sırada ben gideceğim.
I'll go next.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- next : sonraki, bitişik
Explanation
- - Bir eylemde sıranın kendisinde olduğunu belirtir.
Onu kapacağım. / Onu alacağım.
✨ special word message
Onu kapacağım. / Onu alacağım.
I'll grab it.
Words in the English sentence
- grab : kapmak, yakalamak
- it : o, onu
Explanation
- - Bir şeyi hızlıca alacağını ifade eder.
İçine atlayacağım.
✨ special word message
İçine atlayacağım.
I'll jump in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- jump : zıplamak, atlamak
Explanation
- - Bir tartışmaya veya suya girmeyi ifade edebilir.
Sadece gideceğim. / Gidivereyim.
✨ special word message
Sadece gideceğim. / Gidivereyim.
I'll just go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- just : sadece, henüz
Explanation
- - Başka bir işlem yapmadan ayrılacağını belirtir.
Onu saklayacağım. / Bende kalsın.
✨ special word message
Onu saklayacağım. / Bende kalsın.
I'll keep it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- keep : tutmak, korumak
Explanation
- - Bir şeyi geri vermeyeceğini veya muhafaza edeceğini söyler.
Onu öldüreceğim.
✨ special word message
Onu öldüreceğim.
I'll kill it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- kill : öldürmek
Explanation
- - Bir haşereyi veya mecazi bir durumu sonlandıracağını belirtir.
Onu yapacağım. / Başaracağım.
✨ special word message
Onu yapacağım. / Başaracağım.
I'll make it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- make : yapmak
Explanation
- - Bir işi tamamlayacağını veya başarılı olacağını ifade eder.
Ona ihtiyacım olacak.
✨ special word message
Ona ihtiyacım olacak.
I'll need it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Bir şeyin gelecekte gerekli olacağını belirtir.
Onu açacağım.
✨ special word message
Onu açacağım.
I'll open it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- open : açık, açmak
Explanation
- - Kapı, pencere veya paket gibi bir şeyi açacağını belirtir.
Sana ödeme yapacağım. / Borcumu ödeyeceğim.
✨ special word message
Sana ödeme yapacağım. / Borcumu ödeyeceğim.
I'll pay you.
Words in the English sentence
- pay : ödemek, maaş
- you : sen, siz
Explanation
- - Maddi bir karşılık vereceğine dair söz verir.
Onu okuyacağım.
✨ special word message
Onu okuyacağım.
I'll read it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- read : okumak, okudu
Explanation
- - Bir metni veya kitabı inceleyeceğini belirtir.