Bir arabaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir arabaya ihtiyacım var.
I need a car.
Words in the English sentence
- a : bir
- car : araba
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Ulaşım için bir araca gereksinim duyulduğunu belirtir.
Bir şapkaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir şapkaya ihtiyacım var.
I need a hat.
Words in the English sentence
- a : bir
- hat : şapka
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Başını örtmek veya aksesuar olarak bir şapka gerektiğini ifade eder.
Sarılamaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Sarılamaya ihtiyacım var.
I need a hug.
Words in the English sentence
- a : bir
- hug : sarılmak, kucaklamak
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Duygusal destek veya sevgi göstergesi olarak kucaklaşma isteğini belirtir.
Bir işe ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir işe ihtiyacım var.
I need a job.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- job : iş
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Çalışmak ve gelir elde etmek için bir iş arayışını ifade eder.
Bir haritaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir haritaya ihtiyacım var.
I need a map.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- map : harita
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Yol bulmak veya bir yeri incelemek için harita gerektiğini belirtir.
Kısa bir uykuya ihtiyacım var.
✨ special word message
Kısa bir uykuya ihtiyacım var.
I need a nap.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- nap : şekerleme, kısa uyku
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Dinlenmek için kısa süreli uyuma isteğini ifade eder.
Bir kaleme ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir kaleme ihtiyacım var.
I need a pen.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- pen : tükenmez kalem
Explanation
- - Yazı yazmak için bir kalem gerektiğini belirtir.
Bir testereye ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir testereye ihtiyacım var.
I need a saw.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
Explanation
- - Kesme işlemi yapmak için alet gerektiğini ifade eder.
Bir taneye ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Bir taneye ihtiyacım vardı.
I needed one.
Words in the English sentence
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
- one : bir
Explanation
- - Geçmişte belirli bir nesneye duyulan gereksinimi belirtir.
Tom'a ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Tom'a ihtiyacım vardı.
I needed Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
- tom : Tom
Explanation
- - Geçmişte Tom'un yardımına veya varlığına ihtiyaç duyulduğunu ifade eder.
Sana ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Sana ihtiyacım vardı.
I needed you.
Words in the English sentence
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
- you : sen, siz
Explanation
- - Geçmişte karşıdaki kişinin desteğine gereksinim duyulduğunu belirtir.
Paraya ihtiyacım var.
✨ special word message
Paraya ihtiyacım var.
I need money.
Words in the English sentence
- i : ben
- money : para
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Maddi bir gereksinimi doğrudan ifade eder.
Boyaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Boyaya ihtiyacım var.
I need paint.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- paint : boya, boyamak
Explanation
- - Boyama işlemi için malzeme gerektiğini belirtir.
Kanıta ihtiyacım var.
✨ special word message
Kanıta ihtiyacım var.
I need proof.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- proof : kanıt, ispat
Explanation
- - Bir durumun doğruluğunu belgelemek için delil istendiğini ifade eder.
Uykuya ihtiyacım var.
✨ special word message
Uykuya ihtiyacım var.
I need sleep.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- sleep : uyumak, uyku
Explanation
- - Yorgunluk durumunda dinlenme gereksinimini belirtir.
Alana/Mesafeye ihtiyacım var.
✨ special word message
Alana/Mesafeye ihtiyacım var.
I need space.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- space : uzay, boşluk
Explanation
- - Hem fiziksel yer hem de ilişkilerde kişisel zaman isteği için kullanılır.
Şekere ihtiyacım var.
✨ special word message
Şekere ihtiyacım var.
I need sugar.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- sugar : şeker
Explanation
- - Gıda maddesi olarak şeker istendiğini belirtir.
Onlara ihtiyacım var.
✨ special word message
Onlara ihtiyacım var.
I need those.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- those : onlar, şunlar
Explanation
- - Çoğul nesnelere duyulan gereksinimi ifade eder.
Gitmem gerekiyor.
✨ special word message
Gitmem gerekiyor.
I need to go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Bir yerden ayrılma zorunluluğunu belirtir.
Aletlere ihtiyacım var.
✨ special word message
Aletlere ihtiyacım var.
I need tools.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- tools : araçlar, aletler
Explanation
- - Bir işi yapmak için gerekli ekipman isteğini ifade eder.
Suya ihtiyacım var.
✨ special word message
Suya ihtiyacım var.
I need water.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- water : su, sulamak
Explanation
- - Susuzluk veya başka bir amaçla su gerektiğini belirtir.
Asla kaybetmem.
✨ special word message
Asla kaybetmem.
I never lose.
Words in the English sentence
- i : ben
- lose : kaybetmek
- never : asla, hiçbir zaman
Explanation
- - Yenilmezlik veya iddialı olma durumunu ifade eder.
Asla şarkı söylemem.
✨ special word message
Asla şarkı söylemem.
I never sing.
Words in the English sentence
- i : ben
- never : asla, hiçbir zaman
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- - Şarkı söyleme eylemini hiç yapmadığını belirtir.
Asla yüzmem.
✨ special word message
Asla yüzmem.
I never swim.
Words in the English sentence
- i : ben
- never : asla, hiçbir zaman
- swim : yüzmek
Explanation
- - Yüzme eylemini hiç gerçekleştirmediğini ifade eder.
Sık sık okurum.
✨ special word message
Sık sık okurum.
I often read.
Words in the English sentence
- i : ben
- often : sık sık
- read : okumak, okudu
Explanation
- - Okuma eyleminin bir alışkanlık olduğunu belirtir.
Sık sık şarkı söylerim.
✨ special word message
Sık sık şarkı söylerim.
I often sing.
Words in the English sentence
- i : ben
- often : sık sık
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- - Şarkı söyleme eylemini sıkça yaptığını ifade eder.
Bir tanesini açtım.
✨ special word message
Bir tanesini açtım.
I opened one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- opened : açtı, açıldı
Explanation
- - Geçmişte bir nesneyi (kutu, kapı vb.) açtığını belirtir.
Bayıldım. / Bilincimi kaybettim.
✨ special word message
Bayıldım. / Bilincimi kaybettim.
I passed out.
Words in the English sentence
- i : ben
- out : dışarı, dışarıda
- passed : geçti, geçmiş
Explanation
- - Fiziksel olarak bayılma durumunu ifade eder.
Onu aradım.
✨ special word message
Onu aradım.
I phoned him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- phoned : telefon etti
Explanation
- - Bir erkeğe telefonla ulaştığını belirtir.
Bir tane seçtim. / Bir tane topladım.
✨ special word message
Bir tane seçtim. / Bir tane topladım.
I picked one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- picked : seçilmiş, topladı
Explanation
- - Bir şeyi seçmek veya toplamak anlamında kullanılır.
Piyano çalarım.
✨ special word message
Piyano çalarım.
I play piano.
Words in the English sentence
- i : ben
- piano : piyano
- play : oynamak, oyun
Explanation
- - Piyano çalma yeteneğini veya uğraşını belirtir.
Kırmızıyı tercih ederim.
✨ special word message
Kırmızıyı tercih ederim.
I prefer red.
Words in the English sentence
- i : ben
- prefer : tercih etmek
- red : kırmızı
Explanation
- - Renk seçimindeki önceliği ifade eder.
Bir tanesini ittim.
✨ special word message
Bir tanesini ittim.
I pushed one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- pushed : itti, itilmiş
Explanation
- - Bir nesneye itme kuvveti uyguladığını belirtir.
Tom'u ben yetiştirdim. / Tom'u ben büyüttüm.
✨ special word message
Tom'u ben yetiştirdim. / Tom'u ben büyüttüm.
I raised Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- raised : yükseltilmiş, büyütülmüş
- tom : Tom
Explanation
- - Birinin büyümesinde veya eğitiminde rol aldığını ifade eder.
İçeri koştum.
✨ special word message
İçeri koştum.
I ran inside.
Words in the English sentence
- i : ben
- inside : içeride, iç
- ran : koştu
Explanation
- - Koşarak kapalı bir alana girdiğini belirtir.
Nadiren ağlarım.
✨ special word message
Nadiren ağlarım.
I rarely cry.
Words in the English sentence
- cry : ağlamak, haykırış
- i : ben
- rarely : nadiren, seyrek
Explanation
- - Ağlama eyleminin çok az gerçekleştiğini ifade eder.
Çok okurum.
✨ special word message
Çok okurum.
I read a lot.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- lot : çok, arazi
- read : okumak, okudu
Explanation
- - Okuma miktarının fazla olduğunu belirtir.
Kitap okurum.
✨ special word message
Kitap okurum.
I read books.
Words in the English sentence
- books : kitaplar
- i : ben
- read : okumak, okudu
Explanation
- - Genel bir alışkanlık olarak kitap okuduğunu ifade eder.
Demir serttir.
✨ special word message
Demir serttir.
Iron is hard.
Words in the English sentence
- hard : zor, sert, sıkı
- iron : demir, ütü
- is : dır, dir
Explanation
- - Maddenin fiziksel özelliğini belirten genel bir doğrudur.
Belki dedim.
✨ special word message
Belki dedim.
I said maybe.
Words in the English sentence
- i : ben
- maybe : belki
- said : dedi, söylenen
Explanation
- - Geçmişte verilen ihtimalli cevabı hatırlatır.
Bob haklı mı?
✨ special word message
Bob haklı mı?
Is Bob right?
Words in the English sentence
- bob : Bob
- is : dır, dir
- right : doğru, hak, sağ
Explanation
- - Bob'un ifadesinin doğruluğunu sorgular.
Tom'u korkuttum.
✨ special word message
Tom'u korkuttum.
I scared Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- scared : korkmuş
- tom : Tom
Explanation
- - Birini korkutma eylemini gerçekleştirdiğini belirtir.
Bir kitap görüyorum.
✨ special word message
Bir kitap görüyorum.
I see a book.
Words in the English sentence
- a : bir
- book : kitap
- i : ben
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Görüş alanında bir kitap olduğunu ifade eder.
Bir kız görüyorum.
✨ special word message
Bir kız görüyorum.
I see a girl.
Words in the English sentence
- a : bir
- girl : kız
- i : ben
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Bir kız çocuğunu veya kadını fark ettiğini belirtir.
Bir aslan görüyorum.
✨ special word message
Bir aslan görüyorum.
I see a lion.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- lion : aslan
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Görüş alanındaki hayvanı tanımlar.
Bir gül görüyorum.
✨ special word message
Bir gül görüyorum.
I see a rose.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- rose : gül, yükseldi (rise geçmiş hali)
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Bir çiçeği fark ettiğini belirtir.
Bir yıldız görüyorum.
✨ special word message
Bir yıldız görüyorum.
I see a star.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- see : görmek, anlamak
- star : yıldız
Explanation
- - Gökyüzünde veya başka bir yerde bir yıldız fark ettiğini ifade eder.
Şimdi görüyorum. / Şimdi anlıyorum.
✨ special word message
Şimdi görüyorum. / Şimdi anlıyorum.
I see it now.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- now : şimdi
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Hem görsel farkındalık hem de zihinsel kavrayış için kullanılır.
Nadiren ağlarım.
✨ special word message
Nadiren ağlarım.
I seldom cry.
Words in the English sentence
- cry : ağlamak, haykırış
- i : ben
- seldom : nadiren, seyrek
Explanation
- - "Rarely" ile benzer şekilde düşük sıklık belirtir.
Meyve satarım.
✨ special word message
Meyve satarım.
I sell fruit.
Words in the English sentence
- fruit : meyve
- i : ben
- sell : satmak
Explanation
- - Mesleki veya ticari faaliyetini belirtir.
Ayakkabı satarım.
✨ special word message
Ayakkabı satarım.
I sell shoes.
Words in the English sentence
- i : ben
- sell : satmak
- shoes : ayakkabılar
Explanation
- - Ticari olarak ayakkabı satışı yaptığını ifade eder.
Tuzak kurdum.
✨ special word message
Tuzak kurdum.
I set a trap.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- set : kurmak, ayarlamak, set
- trap : tuzak, hapsetmek
Explanation
- - Birini yakalamak veya engellemek için hazırlık yaptığını belirtir.
O uyuyor mu?
✨ special word message
O uyuyor mu?
Is he asleep?
Words in the English sentence
- asleep : uykuda
- he : o
- is : dır, dir
Explanation
- - Bir erkeğin uyku durumunu sorgulayan soru cümlesi.
O geliyor mu?
✨ special word message
O geliyor mu?
Is he coming?
Words in the English sentence
- coming : geliyor, gelen
- he : o
- is : dır, dir
Explanation
- - Bir erkeğin varış durumunu sorgular.
Koşmalıyım. / Kaçmalıyım.
✨ special word message
Koşmalıyım. / Kaçmalıyım.
I should run.
Words in the English sentence
- i : ben
- run : koşmak, çalıştırmak
- should : meli/malı (gereklilik)
Explanation
- - Yapılması gereken eylemin koşmak olduğunu ifade eder.
Bir tanesini gösterdim.
✨ special word message
Bir tanesini gösterdim.
I showed one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- showed : gösterdi
Explanation
- - Bir nesneyi sergilediğini veya işaret ettiğini belirtir.
Çok şarkı söylerim.
✨ special word message
Çok şarkı söylerim.
I sing a lot.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- lot : çok, arazi
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- - Şarkı söyleme eyleminin sıklığını vurgular.
O bir ayı mı?
✨ special word message
O bir ayı mı?
Is it a bear?
Words in the English sentence
- a : bir
- bear : ayı, katlanmak, taşımak
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Görülen bir canlının ayı olup olmadığını sorgular.
O bir kuş mu?
✨ special word message
O bir kuş mu?
Is it a bird?
Words in the English sentence
- a : bir
- bird : kuş
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Havada veya yerde görülen nesnenin kuş olup olmadığını sorar.
O bir bomba mı?
✨ special word message
O bir bomba mı?
Is it a bomb?
Words in the English sentence
- a : bir
- bomb : bomba
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Tehlikeli olabilecek bir nesneyi sorgular.
Bu bir randevu mu?
✨ special word message
Bu bir randevu mu?
Is it a date?
Words in the English sentence
- a : bir
- date : tarih, randevu
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir buluşmanın romantik veya özel bir anlam taşıyıp taşımadığını sorar.
Anlaştık mı? / Bu bir anlaşma mı?
✨ special word message
Anlaştık mı? / Bu bir anlaşma mı?
Is it a deal?
Words in the English sentence
- a : bir
- deal : anlaşma, uğraşmak
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir teklif sonrası mutabık kalınıp kalınmadığını sorgular.
O bir geyik mi?
✨ special word message
O bir geyik mi?
Is it a deer?
Words in the English sentence
- a : bir
- deer : geyik
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Hayvanın türünü teyit etmek için sorulur.
Bu bir şaka mı?
✨ special word message
Bu bir şaka mı?
Is it a joke?
Words in the English sentence
- a : bir
- is : dır, dir
- it : o, onu
- joke : şaka
Explanation
- - Durumun ciddiyetini veya mizahi olup olmadığını sorgular.
Bu bir tuzak mı?
✨ special word message
Bu bir tuzak mı?
Is it a trap?
Words in the English sentence
- a : bir
- is : dır, dir
- it : o, onu
- trap : tuzak, hapsetmek
Explanation
- - Şüphelenilen bir durumun tehlikesini sorgular.
O bir kurt mu?
✨ special word message
O bir kurt mu?
Is it a wolf?
Words in the English sentence
- a : bir
- is : dır, dir
- it : o, onu
- wolf : kurt
Explanation
- - Görülen hayvanın kurt olup olmadığını sorar.
O bozuk mu? / O kırık mı?
✨ special word message
O bozuk mu? / O kırık mı?
Is it broken?
Words in the English sentence
- broken : kırık, bozuk
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir nesnenin fiziksel veya işlevsel durumunu sorgular.
O kanser mi?
✨ special word message
O kanser mi?
Is it cancer?
Words in the English sentence
- cancer : kanser
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Tıbbi bir teşhis hakkında soru sorar.
O kapalı mı?
✨ special word message
O kapalı mı?
Is it closed?
Words in the English sentence
- closed : kapalı, kapattı
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir mekanın veya nesnenin açıklık durumunu sorgular.
Hava bulutlu mu?
✨ special word message
Hava bulutlu mu?
Is it cloudy?
Words in the English sentence
- cloudy : bulutlu
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Hava durumunu sorgulayan soru.
Yeterli mi?
✨ special word message
Yeterli mi?
Is it enough?
Words in the English sentence
- enough : yeterli
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
O benim için mi?
✨ special word message
O benim için mi?
Is it for me?
Words in the English sentence
- for : için
- is : dır, dir
- it : o, onu
- me : beni, bana
Explanation
- - Bir şeyin kendisine ayrılıp ayrılmadığını sorgular.
Bugün Cuma mı?
✨ special word message
Bugün Cuma mı?
Is it Friday?
Words in the English sentence
- friday : Cuma
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Haftanın gününü teyit etmek için sorulur.
Yakında mı?
✨ special word message
Yakında mı?
Is it nearby?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- nearby : yakınlarda
Explanation
- - Mesafe hakkında bilgi almak için sorulur.
Bu normal mi?
✨ special word message
Bu normal mi?
Is it normal?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- normal : normal
Explanation
- - Bir durumun olağan olup olmadığını sorgular.
Acil mi?
✨ special word message
Acil mi?
Is it urgent?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- urgent : acil
Explanation
- - Durumun ivedilik gerektirip gerektirmediğini sorar.
İyi uyudum.
✨ special word message
İyi uyudum.
I slept fine.
Words in the English sentence
- fine : iyi, güzel, ceza
- i : ben
- slept : uyudu
Explanation
- - Uyku kalitesinin iyi olduğunu belirtir.
Geç uyandım. / Geç uyudum.
✨ special word message
Geç uyandım. / Geç uyudum.
I slept late.
Words in the English sentence
- i : ben
- late : geç
- slept : uyudu
Explanation
- - Bağlama göre uyanma veya uyuma vaktinin geç olduğunu belirtir.
Mary iyi mi?
✨ special word message
Mary iyi mi?
Is Mary well?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- mary : Mary (Özel isim)
- well : iyi, kuyu
Explanation
- - Mary'nin sağlık veya genel durumunu sorar.
Pazartesi uygun mu?
✨ special word message
Pazartesi uygun mu?
Is Monday OK?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- monday : Pazartesi
- ok : tamam
Explanation
- - Belirli bir gün için onay ister.
Eğlenceli değil mi?
✨ special word message
Eğlenceli değil mi?
Isn't it fun?
Words in the English sentence
- fun : eğlence, eğlenceli
- it : o, onu
Explanation
- - Bir durumun keyifli olduğuna dair onay bekleyen soru.
Hızlı konuşurum.
✨ special word message
Hızlı konuşurum.
I speak fast.
Words in the English sentence
- fast : hızlı, çabuk, oruç
- i : ben
- speak : konuşmak
Explanation
- - Konuşma hızını ifade eder.
Onu ben başlattım.
✨ special word message
Onu ben başlattım.
I started it.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- started : başladı
Explanation
- - Bir sürecin veya olayın başlangıcından sorumlu olduğunu belirtir.
Kıpırdamadan durdum. / Yerimden ayrılmadım.
✨ special word message
Kıpırdamadan durdum. / Yerimden ayrılmadım.
I stayed put.
Words in the English sentence
- i : ben
- put : koymak
- stayed : kaldı
Explanation
- - Mevcut konumu koruduğunu ifade eder.
Bu bir "hayır" mı demek?
✨ special word message
Bu bir "hayır" mı demek?
Is that a no?
Words in the English sentence
- a : bir
- is : dır, dir
- no : hayır
- that : o, şu
Explanation
- - Alınan tepkinin olumsuz olup olmadığını sorgular.
O pasta mı? / O kek mi?
✨ special word message
O pasta mı? / O kek mi?
Is that cake?
Words in the English sentence
- cake : kek, pasta
- is : dır, dir
- that : o, şu
Explanation
- - Bir yiyeceği tanımlamak için sorulur.
Bu adil mi?
✨ special word message
Bu adil mi?
Is that fair?
Words in the English sentence
- fair : adil, fuar, panayır
- is : dır, dir
- that : o, şu
Explanation
- - Bir durumun adaletli olup olmadığını sorgular.
O balık mı?
✨ special word message
O balık mı?
Is that fish?
Words in the English sentence
- fish : balık
- is : dır, dir
- that : o, şu
Explanation
- - Bir yiyeceğin veya nesnenin balık olup olmadığını sorar.
O süt mü?
✨ special word message
O süt mü?
Is that milk?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- milk : süt
- that : o, şu
Explanation
- - Bir sıvının süt olup olmadığını teyit etmek için sorulur.
O benim mi?
✨ special word message
O benim mi?
Is that mine?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- mine : benimki, maden
- that : o, şu
Explanation
- - Aidiyet durumunu sorgulayan soru.
Bu tamam mı? / Bu uygun mu?
✨ special word message
Bu tamam mı? / Bu uygun mu?
Is that okay?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- okay : tamam
- that : o, şu
Explanation
- - Bir durum veya teklif için onay ister.
O gerçek mi?
✨ special word message
O gerçek mi?
Is that real?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- real : gerçek
- that : o, şu
Explanation
- - Bir şeyin sahte mi yoksa gerçek mi olduğunu sorgular.
O tuz mu?
✨ special word message
O tuz mu?
Is that salt?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- salt : tuz
- that : o, şu
Explanation
- - Maddenin tuz olup olmadığını sorar.
O kar mı?
✨ special word message
O kar mı?
Is that snow?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- snow : kar, kar yağmak
- that : o, şu
Explanation
- - Dışarıdaki yağışın türünü sorgular.
Onlar mı?
✨ special word message
Onlar mı?
Is that them?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- that : o, şu
- them : onları, onlara
Explanation
- - Belirli bir grubun kimliğini sorgular.
Bu doğru mu?
✨ special word message
Bu doğru mu?
Is that true?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- that : o, şu
- true : doğru, gerçek
Explanation
- - Bir bilginin gerçekliğini sorgulayan yaygın soru.
Bu akıllıca mı?
✨ special word message
Bu akıllıca mı?
Is that wise?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- that : o, şu
- wise : bilge, akıllı
Explanation
- - Bir kararın mantıklı olup olmadığını sorgular.
Bu mavi mi?
✨ special word message
Bu mavi mi?
Is this blue?
Words in the English sentence
- blue : mavi
- is : dır, dir
- this : bu
Explanation
- - Renk teyidi için sorulur.
Bu havalı mı? / Bu serin mi?
✨ special word message
Bu havalı mı? / Bu serin mi?
Is this cool?
Words in the English sentence
- cool : serin, havalı
- is : dır, dir
- this : bu
Explanation
- - Bağlama göre tarzı veya sıcaklığı sorgular.
Bu sahte mi?
✨ special word message
Bu sahte mi?
Is this fake?
Words in the English sentence
- fake : sahte, yapay
- is : dır, dir
- this : bu
Explanation
- - Bir nesnenin orijinalliğini sorgular.