Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Onu yakaladık! / O elimizde!

      ✨ special word message

      Onu yakaladık! / O elimizde!

      We have her!

      Words in the English sentence

      • have : sahip olmak, var
      • her : ona, onu, onun
      • we : biz

      Explanation

      • - Birini bulduğunuzu veya ele geçirdiğinizi belirtir.
      Onu yakaladık! / O elimizde!

      ✨ special word message

      Onu yakaladık! / O elimizde!

      We have him!

      Words in the English sentence

      • have : sahip olmak, var
      • him : ona, onu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkeği bulduğunuzu veya kontrolünüz altında olduğunu ifade eder.
      Onu duyduk.

      ✨ special word message

      Onu duyduk.

      We heard it.

      Words in the English sentence

      • heard : duydu, duyulmuş
      • it : o, onu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir sesi veya haberi işittiğinizi bildiren geçmiş zaman cümlesi.
      Ona yardım ederiz. / Ona yardım ediyoruz.

      ✨ special word message

      Ona yardım ederiz. / Ona yardım ediyoruz.

      We help her.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • her : ona, onu, onun
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir kadına düzenli olarak veya o anda yardım edildiğini belirtir.
      Ona yardım ederiz. / Ona yardım ediyoruz.

      ✨ special word message

      Ona yardım ederiz. / Ona yardım ediyoruz.

      We help him.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • him : ona, onu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkeğe yardım edildiğini ifade eden geniş zamanlı cümle.
      Tom'a yardım ederiz.

      ✨ special word message

      Tom'a yardım ederiz.

      We help Tom.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Tom'a yönelik yardım eylemini belirten ifade.
      Henüz yeni tanıştık.

      ✨ special word message

      Henüz yeni tanıştık.

      We just met.

      Words in the English sentence

      • just : sadece, henüz
      • met : tanıştı, buluştu
      • we : biz

      Explanation

      • - Tanışmanın çok kısa bir süre önce gerçekleştiğini anlatır.
      Onu tanıyoruz.

      ✨ special word message

      Onu tanıyoruz.

      We know her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • know : bilmek, tanımak
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir kadını tanıdığınızı veya bildiğinizi ifade eder.
      Onu tanıyoruz.

      ✨ special word message

      Onu tanıyoruz.

      We know him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • know : bilmek, tanımak
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkeği tanıdığınızı bildiren durum cümlesi.
      Tom'u tanıyoruz.

      ✨ special word message

      Tom'u tanıyoruz.

      We know Tom.

      Words in the English sentence

      • know : bilmek, tanımak
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Tom ile tanışıklığınız olduğunu belirtir.
      Nedenini biliyoruz.

      ✨ special word message

      Nedenini biliyoruz.

      We know why.

      Words in the English sentence

      • know : bilmek, tanımak
      • we : biz
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - Bir durumun sebebine hakim olduğunuzu anlatır.
      Seni tanıyoruz.

      ✨ special word message

      Seni tanıyoruz.

      We know you.

      Words in the English sentence

      • know : bilmek, tanımak
      • we : biz
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiyi bildiğinizi veya tanıdığınızı ifade eder.
      Onu seviyoruz. / Ondan hoşlanıyoruz.

      ✨ special word message

      Onu seviyoruz. / Ondan hoşlanıyoruz.

      We like her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • like : beğenmek, sevmek, gibi
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir kadına karşı duyulan sempatiyi belirtir.
      Onu seviyoruz. / Ondan hoşlanıyoruz.

      ✨ special word message

      Onu seviyoruz. / Ondan hoşlanıyoruz.

      We like him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • like : beğenmek, sevmek, gibi
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkeğe karşı duyulan beğeniyi ifade eder.
      Tom'u seviyoruz.

      ✨ special word message

      Tom'u seviyoruz.

      We like Tom.

      Words in the English sentence

      • like : beğenmek, sevmek, gibi
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Tom'un sevilen biri olduğunu belirten cümle.
      Seni seviyoruz.

      ✨ special word message

      Seni seviyoruz.

      We like you.

      Words in the English sentence

      • like : beğenmek, sevmek, gibi
      • we : biz
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiye duyulan sevgiyi ifade eder.
      İyi olacağız.

      ✨ special word message

      İyi olacağız.

      We'll be OK.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • ok : tamam

      Explanation

      • - Gelecekte işlerin düzeleceğine dair verilen teselli veya güven ifadesi.
      Kontrol edeceğiz.

      ✨ special word message

      Kontrol edeceğiz.

      We'll check.

      Words in the English sentence

      • check : kontrol etmek, çek

      Explanation

      • - Bir şeyi inceleyeceğinize veya teyit edeceğinize dair söz verir.
      Dans edeceğiz.

      ✨ special word message

      Dans edeceğiz.

      We'll dance.

      Words in the English sentence

      • dance : dans, dans etmek

      Explanation

      • - Gelecekte yapılacak olan dans eylemini bildirir.
      Onu yapacağız.

      ✨ special word message

      Onu yapacağız.

      We'll do it.

      Words in the English sentence

      • do : yapmak
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir görevi üstleneceğinizi belirten kararlılık cümlesi.
      Biz süreceğiz. / Arabayla biz gideceğiz.

      ✨ special word message

      Biz süreceğiz. / Arabayla biz gideceğiz.

      We'll drive.

      Words in the English sentence

      • drive : sürmek, araç sürmek

      Explanation

      • - Ulaşımı kendi araçlarıyla sağlayacaklarını belirtir.
      Savaşacağız. / Mücadele edeceğiz.

      ✨ special word message

      Savaşacağız. / Mücadele edeceğiz.

      We'll fight.

      Words in the English sentence

      • fight : dövüşmek, kavga etmek

      Explanation

      • - Pes etmeyeceklerini ve mücadele edeceklerini anlatır.
      Acele edeceğiz.

      ✨ special word message

      Acele edeceğiz.

      We'll hurry.

      Words in the English sentence

      • hurry : acele etmek, acele

      Explanation

      • - Hızlı hareket edileceğine dair verilen söz.
      Ayrılacağız. / Gideceğiz.

      ✨ special word message

      Ayrılacağız. / Gideceğiz.

      We'll leave.

      Words in the English sentence

      • leave : ayrılmak, terk etmek

      Explanation

      • - Bir yerden ayrılma niyetini belirten gelecek zaman cümlesi.
      Paylaşacağız.

      ✨ special word message

      Paylaşacağız.

      We'll share.

      Words in the English sentence

      • share : paylaşmak, pay

      Explanation

      • - Bir şeyi bölüşeceklerini ifade eder.
      Ateş edeceğiz. / Çekeceğiz (Film/Fotoğraf).

      ✨ special word message

      Ateş edeceğiz. / Çekeceğiz (Film/Fotoğraf).

      We'll shoot.

      Words in the English sentence

      • shoot : ateş etmek, film çekmek

      Explanation

      • - Bağlama göre ateş etmeyi veya çekim yapmayı ifade edebilir.
      Ayakta duracağız.

      ✨ special word message

      Ayakta duracağız.

      We'll stand.

      Words in the English sentence

      • stand : ayakta durmak, katlanmak

      Explanation

      • - Fiziksel olarak ayakta beklemeyi veya dik durmayı anlatır.
      Başlayacağız.

      ✨ special word message

      Başlayacağız.

      We'll start.

      Words in the English sentence

      • start : başlamak, başlangıç

      Explanation

      • - Bir işe veya sürece girişileceğini bildirir.
      Sanatı severiz.

      ✨ special word message

      Sanatı severiz.

      We love art.

      Words in the English sentence

      • art : sanat
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • we : biz

      Explanation

      • - Sanata karşı duyulan genel tutkuyu ifade eder.
      Onu seviyoruz. / Ona aşığız.

      ✨ special word message

      Onu seviyoruz. / Ona aşığız.

      We love her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir kadına duyulan derin sevgiyi belirtir.
      Onu seviyoruz. / Ona aşığız.

      ✨ special word message

      Onu seviyoruz. / Ona aşığız.

      We love him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkeğe karşı hissedilen güçlü sevgiyi anlatır.
      Tom'u seviyoruz.

      ✨ special word message

      Tom'u seviyoruz.

      We love Tom.

      Words in the English sentence

      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Tom'a duyulan sevgi ve bağlılığı belirtir.
      Seni/Sizi seviyoruz.

      ✨ special word message

      Seni/Sizi seviyoruz.

      We love you.

      Words in the English sentence

      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • we : biz
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişi veya gruba yönelik sevgi beyanı.
      Ciddiydik. / Onu kasten söyledik.

      ✨ special word message

      Ciddiydik. / Onu kasten söyledik.

      We meant it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • meant : kastetti, anlamına geliyordu
      • we : biz

      Explanation

      • - Söylenen veya yapılan bir şeyin arkasında durulduğunu belirtir.
      Burada tanıştık. / Burada buluştuk.

      ✨ special word message

      Burada tanıştık. / Burada buluştuk.

      We met here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • met : tanıştı, buluştu
      • we : biz

      Explanation

      • - Mekansal bir tanışma veya buluşma anısını anlatır.
      Mary ile tanıştık.

      ✨ special word message

      Mary ile tanıştık.

      We met Mary.

      Words in the English sentence

      • mary : Mary (Özel isim)
      • met : tanıştı, buluştu
      • we : biz

      Explanation

      • - Mary ile gerçekleşen ilk karşılaşmayı belirtir.
      Onu özlüyoruz.

      ✨ special word message

      Onu özlüyoruz.

      We miss her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • miss : özlemek, kaçırmak, hanım
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir kadının eksikliğinin hissedildiğini ifade eder.
      Onu özlüyoruz.

      ✨ special word message

      Onu özlüyoruz.

      We miss him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • miss : özlemek, kaçırmak, hanım
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkeğe duyulan özlemi belirtir.
      Tom'u özlüyoruz.

      ✨ special word message

      Tom'u özlüyoruz.

      We miss Tom.

      Words in the English sentence

      • miss : özlemek, kaçırmak, hanım
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Tom'un yokluğundan duyulan üzüntüyü anlatır.
      Seni özlüyoruz.

      ✨ special word message

      Seni özlüyoruz.

      We miss you.

      Words in the English sentence

      • miss : özlemek, kaçırmak, hanım
      • we : biz
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiye duyulan hasreti ifade eder.
      Harekete geçmeliyiz.

      ✨ special word message

      Harekete geçmeliyiz.

      We must act.

      Words in the English sentence

      • act : eylem, hareket etmek, rol yapmak
      • must : meli/malı, şart
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir konuda aksiyon almanın zorunluluğunu vurgular.
      Koşmalıyız. / Kaçmalıyız.

      ✨ special word message

      Koşmalıyız. / Kaçmalıyız.

      We must run.

      Words in the English sentence

      • must : meli/malı, şart
      • run : koşmak, çalıştırmak
      • we : biz

      Explanation

      • - Hızlıca uzaklaşma veya koşma gerekliliğini belirtir.
      Denemeliyiz.

      ✨ special word message

      Denemeliyiz.

      We must try.

      Words in the English sentence

      • must : meli/malı, şart
      • try : denemek, çabalamak
      • we : biz

      Explanation

      • - Çaba göstermenin şart olduğunu ifade eden cümle.
      Ona ihtiyacımız var.

      ✨ special word message

      Ona ihtiyacımız var.

      We need him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • need : ihtiyaç duymak, gereksinim
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkeğin yardımına veya varlığına duyulan gereksinimi bildirir.
      Tom'a ihtiyacımız var.

      ✨ special word message

      Tom'a ihtiyacımız var.

      We need Tom.

      Words in the English sentence

      • need : ihtiyaç duymak, gereksinim
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Tom'un desteğinin gerekli olduğunu belirtir.
      Sana ihtiyacımız var.

      ✨ special word message

      Sana ihtiyacımız var.

      We need you.

      Words in the English sentence

      • need : ihtiyaç duymak, gereksinim
      • we : biz
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin yardımının kritik olduğunu vurgular.
      Söz verdik.

      ✨ special word message

      Söz verdik.

      We promised.

      Words in the English sentence

      • promised : söz verilmiş
      • we : biz

      Explanation

      • - Verilen bir sözün veya taahhüdün hatırlatılması.
      Hayattayız.

      ✨ special word message

      Hayattayız.

      We're alive.

      Words in the English sentence

      • alive : hayatta, canlı

      Explanation

      • - Bir tehlike sonrası sağ kalındığını bildiren rahatlama ifadesi.
      Yalnızız.

      ✨ special word message

      Yalnızız.

      We're alone.

      Words in the English sentence

      • alone : yalnız

      Explanation

      • - Yanlarında başka kimsenin olmadığını belirtir.
      Kızgınız.

      ✨ special word message

      Kızgınız.

      We're angry.

      Words in the English sentence

      • angry : kızgın, öfkeli

      Explanation

      • - Grubun öfkeli olduğunu belirten duygu durumu.
      Silahlıyız.

      ✨ special word message

      Silahlıyız.

      We're armed.

      Words in the English sentence

      • armed : silahlı

      Explanation

      • - Kendilerini savunmak için hazırlıklı olduklarını bildirir.
      Uyanığız.

      ✨ special word message

      Uyanığız.

      We're awake.

      Words in the English sentence

      • awake : uyanık

      Explanation

      • - Uykuda olunmadığını ifade eden durum cümlesi.
      Körüz. / Göremiyoruz.

      ✨ special word message

      Körüz. / Göremiyoruz.

      We're blind.

      Words in the English sentence

      • blind : kör, panjur

      Explanation

      • - Fiziksel engel veya mecazi olarak bir şeyi fark edememe durumu.
      Sıkıldık.

      ✨ special word message

      Sıkıldık.

      We're bored.

      Words in the English sentence

      • bored : sıkılmış

      Explanation

      • - Yapacak bir şey olmamasından kaynaklanan can sıkıntısı.
      Meteliksiziz. / Paramız bitti.

      ✨ special word message

      Meteliksiziz. / Paramız bitti.

      We're broke.

      Words in the English sentence

      • broke : kırdı, parasız

      Explanation

      • - Maddi imkanların tükendiğini bildiren argo/günlük ifade.
      Temiziz.

      ✨ special word message

      Temiziz.

      We're clean.

      Words in the English sentence

      • clean : temiz, temizlemek

      Explanation

      • - Hijyenik olarak veya suçsuzluk/uyuşturucu kullanmama anlamında temizlik.
      Yakınız.

      ✨ special word message

      Yakınız.

      We're close.

      Words in the English sentence

      • close : kapatmak, yakın

      Explanation

      • - Hem mesafe hem de duygusal yakınlık için kullanılabilir.
      Çılgınız. / Deliyiz.

      ✨ special word message

      Çılgınız. / Deliyiz.

      We're crazy.

      Words in the English sentence

      • crazy : çılgın, deli

      Explanation

      • - Sıra dışı davranışları veya akıl sağlığını ifade edebilir.
      Başımız dönüyor.

      ✨ special word message

      Başımız dönüyor.

      We're dizzy.

      Words in the English sentence

      • dizzy : başi dönmüş

      Explanation

      • - Fiziksel bir rahatsızlık olan baş dönmesini belirtir.
      Ölüyoruz.

      ✨ special word message

      Ölüyoruz.

      We're dying.

      Words in the English sentence

      • dying : ölüyor

      Explanation

      • - Ciddi bir tehlikeyi veya mecazi olarak aşırı bir durumu anlatır.
      Erken geldik. / Erkeniz.

      ✨ special word message

      Erken geldik. / Erkeniz.

      We're early.

      Words in the English sentence

      • early : erken

      Explanation

      • - Belirlenen vakitten önce orada olunduğunu bildirir.
      Gidiyoruz.

      ✨ special word message

      Gidiyoruz.

      We're going.

      Words in the English sentence

      • going : gidiyor, gidiş

      Explanation

      • - Ayrılma eyleminin o an başladığını veya planlandığını belirtir.
      Mutluyuz.

      ✨ special word message

      Mutluyuz.

      We're happy.

      Words in the English sentence

      • happy : mutlu

      Explanation

      • - Grubun genel memnuniyetini ve neşesini ifade eder.
      İnsanız.

      ✨ special word message

      İnsanız.

      We're human.

      Words in the English sentence

      • human : insan

      Explanation

      • - İnsani doğayı veya hata yapabilirliği hatırlatan ifade.
      Şanslıyız.

      ✨ special word message

      Şanslıyız.

      We're lucky.

      Words in the English sentence

      • lucky : şanslı

      Explanation

      • - İşlerin yolunda gittiğini belirten memnuniyet cümlesi.
      Hatırlıyoruz.

      ✨ special word message

      Hatırlıyoruz.

      We remember.

      Words in the English sentence

      • remember : hatırlamak
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir bilginin veya anının unutulmadığını teyit eder.
      Gururluyuz.

      ✨ special word message

      Gururluyuz.

      We're proud.

      Words in the English sentence

      • proud : gururlu

      Explanation

      • - Bir başarıdan dolayı duyulan kıvancı ifade eder.
      Sessiziz.

      ✨ special word message

      Sessiziz.

      We're quiet.

      Words in the English sentence

      • quiet : sessiz, sakin

      Explanation

      • - Gürültü yapmadıklarını veya sakin olduklarını belirtir.
      Hazırız.

      ✨ special word message

      Hazırız.

      We're ready.

      Words in the English sentence

      • ready : hazır

      Explanation

      • - Hazırlıkların tamamlandığını bildiren cümle.
      Haklıyız.

      ✨ special word message

      Haklıyız.

      We're right.

      Words in the English sentence

      • right : doğru, hak, sağ

      Explanation

      • - Grubun görüşünün doğru olduğunu savunan ifade.
      Kurtulduk.

      ✨ special word message

      Kurtulduk.

      We're saved.

      Words in the English sentence

      • saved : kaydedildi, kurtarıldı

      Explanation

      • - Zor bir durumdan veya tehlikeden çıkıldığını belirtir.
      Zekiyiz. / Akıllıyız.

      ✨ special word message

      Zekiyiz. / Akıllıyız.

      We're smart.

      Words in the English sentence

      • smart : akıllı

      Explanation

      • - Grubun zihinsel yeteneklerine duyduğu güveni ifade eder.
      Üzgünüz. / Özür dileriz.

      ✨ special word message

      Üzgünüz. / Özür dileriz.

      We're sorry.

      Words in the English sentence

      • sorry : üzgün, pişman

      Explanation

      • - Hem pişmanlık hem de üzüntü bildirmek için kullanılır.
      Sıkışıp kaldık. / Çıkmazdayız.

      ✨ special word message

      Sıkışıp kaldık. / Çıkmazdayız.

      We're stuck.

      Words in the English sentence

      • stuck : sıkışmış, saplanmış

      Explanation

      • - Fiziksel veya soyut bir engelden dolayı hareket edememe durumu.
      Yorgunuz.

      ✨ special word message

      Yorgunuz.

      We're tired.

      Words in the English sentence

      • tired : yorgun

      Explanation

      • - Enerjinin tükendiğini ve dinlenme ihtiyacını belirtir.
      Dayanıklıyız. / Sertiz.

      ✨ special word message

      Dayanıklıyız. / Sertiz.

      We're tough.

      Words in the English sentence

      • tough : zor, sert, dayanıklı

      Explanation

      • - Güçlü ve dirençli olduklarını ifade eder.
      İkiziz.

      ✨ special word message

      İkiziz.

      We're twins.

      Words in the English sentence

      • twins : ikizler

      Explanation

      • - Kişilerin arasındaki biyolojik bağı tanımlar.
      Üzgünüz. / Keyfimiz kaçık.

      ✨ special word message

      Üzgünüz. / Keyfimiz kaçık.

      We're upset.

      Words in the English sentence

      • upset : üzgün, keyfini kaçırmak

      Explanation

      • - Moral bozukluğunu ifade eden durum cümlesi.
      Genciz.

      ✨ special word message

      Genciz.

      We're young.

      Words in the English sentence

      • young : genç

      Explanation

      • - Yaş durumunu belirten ifade.
      Oturduk.

      ✨ special word message

      Oturduk.

      We sat down.

      Words in the English sentence

      • down : aşağı
      • sat : oturdu (sit geçmiş hali)
      • we : biz

      Explanation

      • - Oturma eyleminin gerçekleştiğini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
      Onları gördük.

      ✨ special word message

      Onları gördük.

      We saw them.

      Words in the English sentence

      • saw : gördü (see geçmiş hali), testere
      • them : onları, onlara
      • we : biz

      Explanation

      • - Üçüncü şahısları fark ettiklerini bildiren ifade.
      Onu vurduk.

      ✨ special word message

      Onu vurduk.

      We shot her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • shot : atış, vuruş, vuruldu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir kadına ateş edildiğini bildiren ciddi ifade.
      Onu vurduk.

      ✨ special word message

      Onu vurduk.

      We shot him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • shot : atış, vuruş, vuruldu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkeğe ateş edildiğini belirten cümle.
      Tom'u vurduk.

      ✨ special word message

      Tom'u vurduk.

      We shot Tom.

      Words in the English sentence

      • shot : atış, vuruş, vuruldu
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Hedefin Tom olduğunu belirten ifade.
      Ayrıldık. / Dağıldık.

      ✨ special word message

      Ayrıldık. / Dağıldık.

      We split up.

      Words in the English sentence

      • split : bölmek, ayrılmak
      • up : yukarı
      • we : biz

      Explanation

      • - Yolların ayrıldığını veya grubun dağıldığını anlatır.
      Onu biz çaldık.

      ✨ special word message

      Onu biz çaldık.

      We stole it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • stole : çaldı
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir hırsızlık eylemini itiraf eden cümle.
      Hayatta kaldık.

      ✨ special word message

      Hayatta kaldık.

      We survived.

      Words in the English sentence

      • survived : hayatta kaldı
      • we : biz

      Explanation

      • - Büyük bir olaydan sağ kurtulduklarını belirtir.
      Öyle düşünüyoruz.

      ✨ special word message

      Öyle düşünüyoruz.

      We think so.

      Words in the English sentence

      • so : bu yüzden, çok, öyle
      • think : düşünmek, sanmak
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir görüşe katıldıklarını belirten onay cümlesi.
      Ona söyledik.

      ✨ special word message

      Ona söyledik.

      We told her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • told : söyledi
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir bilginin bir kadına aktarıldığını bildirir.
      Ona söyledik.

      ✨ special word message

      Ona söyledik.

      We told him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • told : söyledi
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir bilginin bir erkeğe verildiğini belirtir.
      Yemek yedik. / Karnımız tok.

      ✨ special word message

      Yemek yedik. / Karnımız tok.

      We've eaten.

      Words in the English sentence

      • eaten : yenmiş

      Explanation

      • - Yemek yeme eyleminin tamamlandığını bildirir.
      Bir tane istiyoruz.

      ✨ special word message

      Bir tane istiyoruz.

      We want one.

      Words in the English sentence

      • one : bir
      • want : istemek
      • we : biz

      Explanation

      • - Belirli bir nesneden bir adet talep edildiğini belirtir.
      Tom'u istiyoruz.

      ✨ special word message

      Tom'u istiyoruz.

      We want Tom.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • want : istemek
      • we : biz

      Explanation

      • - Tom'un varlığını veya katılımını talep eden cümle.
      Seni istiyoruz.

      ✨ special word message

      Seni istiyoruz.

      We want you.

      Words in the English sentence

      • want : istemek
      • we : biz
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiye duyulan ihtiyacı veya isteği belirtir.
      Dışarı çıktık.

      ✨ special word message

      Dışarı çıktık.

      We went out.

      Words in the English sentence

      • out : dışarı, dışarıda
      • we : biz
      • went : gitti

      Explanation

      • - Eğlenmek için veya sadece dışarı gitmek için kullanılır.
      Ne şaka ama! / Şaka gibi!

      ✨ special word message

      Ne şaka ama! / Şaka gibi!

      What a joke!

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • joke : şaka
      • what : ne

      Explanation

      • - İnanılması güç veya komik durumlar için kullanılan ünlem.
      Ne büyük kayıp!

      ✨ special word message

      Ne büyük kayıp!

      What a loss!

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • loss : kayıp
      • what : ne

      Explanation

      • - Bir ölüm veya önemli bir kaybın ardından duyulan üzüntü.
      Ne büyük dağınıklık! / Ne rezalet!

      ✨ special word message

      Ne büyük dağınıklık! / Ne rezalet!

      What a mess.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • mess : dağınıklık, karışıklık
      • what : ne

      Explanation

      • - Hem fiziksel dağınıklık hem de karmaşık durumlar için kullanılır.
      Ne büyük karın ağrısı! / Ne zahmetli iş!

      ✨ special word message

      Ne büyük karın ağrısı! / Ne zahmetli iş!

      What a pain!

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • pain : acı, ağrı
      • what : ne

      Explanation

      • - Sıkıcı veya uğraştırıcı durumlar için kullanılan sitem.
      Ne yazık.

      ✨ special word message

      Ne yazık.

      What a pity.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • pity : acıma, merhamet
      • what : ne

      Explanation

      • - Üzücü bir durum karşısında duyulan şefkat ve esef ifadesi.