Ne takım ama!
✨ special word message
Ne takım ama!
What a team!
Words in the English sentence
- a : bir
- team : takım, ekip
- what : ne
Explanation
- - Bir grubun başarısından veya uyumundan etkilenildiğinde kullanılan bir ünlem.
Hava nedir?
✨ special word message
Hava nedir?
What is air?
Words in the English sentence
- air : hava
- is : dır, dir
- what : ne
Explanation
- - Havanın tanımını veya doğasını soran temel bir soru.
Sanat nedir?
✨ special word message
Sanat nedir?
What is art?
Words in the English sentence
- art : sanat
- is : dır, dir
- what : ne
Explanation
- - Sanatın ne olduğunu sorgulayan felsefi veya genel bir soru.
Yeni olan ne? / Ne haber?
✨ special word message
Yeni olan ne? / Ne haber?
What is new?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- new : yeni
- what : ne
Explanation
- - Hem yeni gelişmeleri sormak hem de selamlaşmak için kullanılır.
Tom nedir? / Tom ne iş yapar?
✨ special word message
Tom nedir? / Tom ne iş yapar?
What is Tom?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- tom : Tom
- what : ne
Explanation
- - Tom'un mesleğini veya niteliğini sormak için kullanılır.
Ne hafıza ama!
✨ special word message
Ne hafıza ama!
What memory!
Words in the English sentence
- memory : hafıza, anı
- what : ne
Explanation
- - Birinin güçlü hatırlama yeteneğine duyulan hayranlığı belirtir.
İyi olan ne? / Naber?
✨ special word message
İyi olan ne? / Naber?
What's good?
Words in the English sentence
Explanation
- - Mevcut seçenekler arasından neyin iyi olduğunu sormak veya selamlaşmak için kullanılır.
Sırada ne var?
✨ special word message
Sırada ne var?
What's next?
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir sonraki aşamayı veya olayı sormak için kullanılır.
O nedir?
✨ special word message
O nedir?
What's that?
Words in the English sentence
Explanation
- - Konuşmacıdan uzakta olan bir nesneyi sormak için kullanılır.
Bu nedir?
✨ special word message
Bu nedir?
What's this?
Words in the English sentence
Explanation
- - Konuşmacının yakınındaki bir nesneyi sormak için kullanılır.
O neydi?
✨ special word message
O neydi?
What was it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- was : idi, oldu
- what : ne
Explanation
- - Geçmişte gerçekleşen veya az önce biten bir şeyi sormak için kullanılır.
O nerede?
✨ special word message
O nerede?
Where is he?
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- where : nerede
Explanation
- - Bir erkeğin bulunduğu yeri sormak için kullanılır.
O nerede?
✨ special word message
O nerede?
Where is it?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- where : nerede
Explanation
- - Bir nesnenin veya hayvanın yerini sormak için kullanılır.
Tom nerede?
✨ special word message
Tom nerede?
Where's Tom?
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un nerede olduğunu sormak için kullanılan soru cümlesi.
Nerede kalmıştım?
✨ special word message
Nerede kalmıştım?
Where was I?
Words in the English sentence
- i : ben
- was : idi, oldu
- where : nerede
Explanation
- - Bir anlatı sırasında nerede durduğunu hatırlamaya çalışırken kullanılır.
Hangi masa?
✨ special word message
Hangi masa?
Which table?
Words in the English sentence
- table : masa, tablo
- which : hangi
Explanation
- - Birden fazla masa arasından hangisinin kastedildiğini sormak için kullanılır.
Sen kimsin? / Siz kimsiniz?
✨ special word message
Sen kimsin? / Siz kimsiniz?
Who are you?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- who : kim
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin kimliğini sormak için kullanılan temel soru.
Kim hile yaptı?
✨ special word message
Kim hile yaptı?
Who cheated?
Words in the English sentence
- cheated : aldatılmış, kopya çekmiş
- who : kim
Explanation
- - Bir oyunda veya sınavda kural dışı davranan kişiyi sormak için kullanılır.
Onu kim çizdi?
✨ special word message
Onu kim çizdi?
Who drew it?
Words in the English sentence
- drew : çizdi
- it : o, onu
- who : kim
Explanation
- - Bir resmin veya çizimin yaratıcısını sormak için kullanılır.
Kim kaçtı?
✨ special word message
Kim kaçtı?
Who escaped?
Words in the English sentence
- escaped : kaçtı
- who : kim
Explanation
- - Kaçma eylemini gerçekleştiren kişiyi sormak için kullanılır.
Onu kim alıyor? / Kim anlıyor?
✨ special word message
Onu kim alıyor? / Kim anlıyor?
Who gets it?
Words in the English sentence
- gets : alır
- it : o, onu
- who : kim
Explanation
- - Bir şeyin kime verileceğini veya kimin kavradığını sormak için kullanılır.
Ona kim vurdu?
✨ special word message
Ona kim vurdu?
Who hit him?
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- hit : vurmak, çarpmak
- who : kim
Explanation
- - Bir erkeğe vuran kişiyi sormak için kullanılır.
Tom'a kim vurdu?
✨ special word message
Tom'a kim vurdu?
Who hit Tom?
Words in the English sentence
- hit : vurmak, çarpmak
- tom : Tom
- who : kim
Explanation
- - Tom'a vuran kişiyi belirlemek için sorulan soru.
Sana kim vurdu?
✨ special word message
Sana kim vurdu?
Who hit you?
Words in the English sentence
- hit : vurmak, çarpmak
- who : kim
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiye vuranın kim olduğunu sormak için kullanılır.
Mary kim?
✨ special word message
Mary kim?
Who is Mary?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- mary : Mary (Özel isim)
- who : kim
Explanation
- - Mary'nin kim olduğunu sormak için kullanılır.
Sıradaki kim?
✨ special word message
Sıradaki kim?
Who is next?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- next : sonraki, bitişik
- who : kim
Explanation
- - Bir sıradaki sonraki kişiyi sormak için kullanılır.
Kim hasta?
✨ special word message
Kim hasta?
Who is sick?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- sick : hasta
- who : kim
Explanation
- - Hasta olan kişiyi öğrenmek için sorulur.
O kim?
✨ special word message
O kim?
Who is that?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- that : o, şu
- who : kim
Explanation
- - Uzaktaki bir kişinin kimliğini sormak için kullanılır.
Bu kim?
✨ special word message
Bu kim?
Who is this?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- this : bu
- who : kim
Explanation
- - Yakındaki bir kişinin kimliğini sormak için kullanılır.
Kim gelecek?
✨ special word message
Kim gelecek?
Who'll come?
Words in the English sentence
Explanation
- - Gelecek olan kişiyi sormak için kullanılan gelecek zaman sorusu.
Yemeği kim yapacak?
✨ special word message
Yemeği kim yapacak?
Who'll cook?
Words in the English sentence
- cook : aşçı, yemek pişirmek
Explanation
- - Pişirme işlemini kimin üstleneceğini sormak için kullanılır.
Kim şarkı söyleyecek?
✨ special word message
Kim şarkı söyleyecek?
Who'll sing?
Words in the English sentence
Explanation
- - Şarkı söyleyecek kişiyi sormak için kullanılır.
Onu kim kaybetti?
✨ special word message
Onu kim kaybetti?
Who lost it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- who : kim
Explanation
- - Bir şeyi kaybeden kişiyi öğrenmek için sorulur.
Onu kim yaptı?
✨ special word message
Onu kim yaptı?
Who made it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- made : yapılmış, yaptı
- who : kim
Explanation
- - Bir şeyi imal eden veya başaran kişiyi sormak için kullanılır.
Onun sahibi kim?
✨ special word message
Onun sahibi kim?
Who owns it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- owns : sahip
- who : kim
Explanation
- - Bir nesnenin mülkiyetinin kime ait olduğunu sormak için kullanılır.
Onu kim söyledi?
✨ special word message
Onu kim söyledi?
Who said it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- said : dedi, söylenen
- who : kim
Explanation
- - Bir sözün kaynağını veya söyleyenini sormak için kullanılır.
Seni kim gördü?
✨ special word message
Seni kim gördü?
Who saw you?
Words in the English sentence
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
- who : kim
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiyi gören şahidi sormak için kullanılır.
Kim ölüyor?
✨ special word message
Kim ölüyor?
Who's dying?
Words in the English sentence
Explanation
- - Ölmekte olan kişiyi sormak için kullanılan şimdiki zaman sorusu.
Bu kimin?
✨ special word message
Bu kimin?
Whose is it?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- whose : kimin
Explanation
- - Bir nesnenin kime ait olduğunu sormak için kullanılan temel soru.
Emily kim?
✨ special word message
Emily kim?
Who's Emily?
Words in the English sentence
Explanation
- - Emily adındaki kişinin kim olduğunu sormak için kullanılır.
Onu kim gönderdi?
✨ special word message
Onu kim gönderdi?
Who sent it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- sent : gönderildi
- who : kim
Explanation
- - Bir gönderinin kaynağını sormak için kullanılır.
İlk sırada kim var? / Kim birinci?
✨ special word message
İlk sırada kim var? / Kim birinci?
Who's first?
Words in the English sentence
Explanation
- - Sıralamada en önde olanı sormak için kullanılır.
Kim gidiyor?
✨ special word message
Kim gidiyor?
Who's going?
Words in the English sentence
Explanation
- - Gitme eylemini gerçekleştirecek olanları sormak için kullanılır.
İçinde kim var?
✨ special word message
İçinde kim var?
Who's in it?
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir yerin veya grubun içindeki kişileri sormak için kullanılır.
Kim haklı?
✨ special word message
Kim haklı?
Who's right?
Words in the English sentence
Explanation
- - Doğru söyleyen veya haklı olan tarafı sormak için kullanılır.
Orada kim var?
✨ special word message
Orada kim var?
Who's there?
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kapı çalındığında veya bir ses duyulduğunda sorulan klasik soru.
Kim yorgun?
✨ special word message
Kim yorgun?
Who's tired?
Words in the English sentence
Explanation
- - Yorgun olan kişiyi sormak için kullanılır.
Kim durdu?
✨ special word message
Kim durdu?
Who stopped?
Words in the English sentence
- stopped : durdu, durduruldu
- who : kim
Explanation
- - Durma eylemini yapan kişiyi sormak için kullanılır.
Kim haksız? / Kim yanılıyor?
✨ special word message
Kim haksız? / Kim yanılıyor?
Who's wrong?
Words in the English sentence
Explanation
- - Hatalı olan tarafı sormak için kullanılır.
Onu kim aldı?
✨ special word message
Onu kim aldı?
Who took it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- took : aldı, götürdü
- who : kim
Explanation
- - Bir şeyi alan veya götüren kişiyi sormak için kullanılır.
Neden öyle? / Bu neden böyle?
✨ special word message
Neden öyle? / Bu neden böyle?
Why is that?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- that : o, şu
- why : neden, niçin
Explanation
- - Bir durumun nedenini sormak için kullanılır.
O ölecek mi?
✨ special word message
O ölecek mi?
Will he die?
Words in the English sentence
- die : ölmek, zar
- he : o
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- - Bir erkeğin hayatta kalıp kalmayacağını soran gelecek zaman cümlesi.
O sığacak mı? / Uyacak mı?
✨ special word message
O sığacak mı? / Uyacak mı?
Will it fit?
Words in the English sentence
- fit : uygun, zinde, sığmak
- it : o, onu
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- - Bir nesnenin bir yere sığıp sığmayacağını sormak için kullanılır.
Gidecek misin?
✨ special word message
Gidecek misin?
Will you go?
Words in the English sentence
- go : gitmek
- will : vasiyet, irade, -ecek
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin gidip gitmeyeceğini sormak için kullanılır.
Yavaş çalış.
✨ special word message
Yavaş çalış.
Work slowly.
Words in the English sentence
- slowly : yavaşça
- work : çalışmak, iş
Explanation
- - Bir işin acele etmeden yapılması gerektiğini belirten emir cümlesi.
Onu kaleme al. / Temize çek.
✨ special word message
Onu kaleme al. / Temize çek.
Write it up.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- up : yukarı
- write : yazmak
Explanation
- - Bir şeyi detaylıca yazmayı veya raporlamayı ifade eder.
Bana yaz.
✨ special word message
Bana yaz.
Write to me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- to : -e, -a (yönelme)
- write : yazmak
Explanation
- - Karşıdaki kişiden mektup veya mesaj beklediğini belirtir.
Yanni küfretti. / Yanni yemin etti.
✨ special word message
Yanni küfretti. / Yanni yemin etti.
Yanni swore.
Words in the English sentence
- swore : yemin etti, küfretti
- yanni : Yanni (özel isim)
Explanation
- - Yanni'nin küfrettiğini veya yemin ettiğini bildiren cümle.
Evet, biliyorum.
✨ special word message
Evet, biliyorum.
Yes, I know.
Words in the English sentence
- i : ben
- know : bilmek, tanımak
Explanation
- - Bir bilgiyi onaylamak için kullanılır.
Evet, efendim.
✨ special word message
Evet, efendim.
Yes, master.
Words in the English sentence
- master : usta, efendi, yüksek lisans
Explanation
- - Bir otorite figürüne verilen itaatkar yanıt.
Evet, lütfen.
✨ special word message
Evet, lütfen.
Yes, please.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Bir teklifi nazikçe kabul etmek için kullanılır.
Evet, gerçekten!
✨ special word message
Evet, gerçekten!
Yes, really!
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumu vurgulayarak onaylamak için kullanılır.
Evet. Teşekkürler.
✨ special word message
Evet. Teşekkürler.
Yes. Thanks.
Words in the English sentence
Explanation
- - Kısa ve nazik bir onay ifadesi.
Yine de yaşıyoruz.
✨ special word message
Yine de yaşıyoruz.
Yet we live.
Words in the English sentence
- live : yaşamak, canlı
- we : biz
- yet : henüz, hala
Explanation
- - Tüm zorluklara rağmen hayatta olunduğunu belirtir.
Sen büyüksün. / Siz büyüksünüz.
✨ special word message
Sen büyüksün. / Siz büyüksünüz.
You are big.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- big : büyük
- you : sen, siz
Explanation
- - Fiziksel büyüklüğü veya önemi ifade eder.
Çok çekicisin! / Çok sıcakladın!
✨ special word message
Çok çekicisin! / Çok sıcakladın!
You are hot!
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- hot : sıcak
- you : sen, siz
Explanation
- - Bağlama göre çekiciliği veya vücut ısısının yüksekliğini ifade eder.
Sen hastasın.
✨ special word message
Sen hastasın.
You are ill.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- ill : hasta
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin sağlığının bozuk olduğunu belirtir.
Sen delisin. / Çok kızgınsın.
✨ special word message
Sen delisin. / Çok kızgınsın.
You are mad.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- mad : deli, kızgın
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin çılgın olduğunu veya öfkeli olduğunu belirtir.
Deneyebilirsin.
✨ special word message
Deneyebilirsin.
You can try.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- try : denemek, çabalamak
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiye denemesi için izin veya cesaret verir.
Hile yaptın.
✨ special word message
Hile yaptın.
You cheated.
Words in the English sentence
- cheated : aldatılmış, kopya çekmiş
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiyi dürüst davranmamakla suçlar.
Yalan söyledin.
✨ special word message
Yalan söyledin.
You did lie.
Words in the English sentence
- did : yaptı
- lie : yalan, uzanmak
- you : sen, siz
Explanation
- - Geçmişte söylenen bir yalanı vurgulayarak belirtir.
Denedin. / Çaba gösterdin.
✨ special word message
Denedin. / Çaba gösterdin.
You did try.
Words in the English sentence
- did : yaptı
- try : denemek, çabalamak
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin en azından çaba sarf ettiğini kabul eder.
İçeri girdin.
✨ special word message
İçeri girdin.
You entered.
Words in the English sentence
- entered : girdi
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir yere girme eylemini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
Kaçtın. / Kurtuldun.
✨ special word message
Kaçtın. / Kurtuldun.
You escaped.
Words in the English sentence
- escaped : kaçtı
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin kaçmayı başardığını belirtir.
Pes ettin. / Vazgeçtin.
✨ special word message
Pes ettin. / Vazgeçtin.
You gave up.
Words in the English sentence
- gave : verdi
- up : yukarı
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir işten veya mücadeleden vazgeçildiğini belirtir.
Sen git. / Buradan uzaklaş.
✨ special word message
Sen git. / Buradan uzaklaş.
You go away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- go : gitmek
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiye gitmesini söyleyen emir cümlesi.
Benden nefret ediyorsun.
✨ special word message
Benden nefret ediyorsun.
You hate me.
Words in the English sentence
- hate : nefret etmek, nefret
- me : beni, bana
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin hissettiği nefreti dile getirir.
Bize yardım ediyorsun.
✨ special word message
Bize yardım ediyorsun.
You help us.
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- us : bize, bizi
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin sağladığı yardımı belirtir.
Beni incittin. / Canımı yaktın.
✨ special word message
Beni incittin. / Canımı yaktın.
You hurt me.
Words in the English sentence
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- me : beni, bana
- you : sen, siz
Explanation
- - Fiziksel veya duygusal bir acıyı dile getirir.
Bizi incittin. / Bize zarar verdin.
✨ special word message
Bizi incittin. / Bize zarar verdin.
You hurt us.
Words in the English sentence
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- us : bize, bizi
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir grubun karşıdaki kişi tarafından zarar gördüğünü belirtir.
O sende kalsın. / Onu tut.
✨ special word message
O sende kalsın. / Onu tut.
You keep it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- keep : tutmak, korumak
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir nesnenin karşıdaki kişide kalmasına izin verir.
Onu biliyorsun.
✨ special word message
Onu biliyorsun.
You know it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- know : bilmek, tanımak
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin bir konuya hakim olduğunu belirtir.
Beni tanıyorsun.
✨ special word message
Beni tanıyorsun.
You know me.
Words in the English sentence
- know : bilmek, tanımak
- me : beni, bana
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiyle olan tanışıklığı hatırlatır.
Öğrendin.
✨ special word message
Öğrendin.
You learned.
Words in the English sentence
- learned : öğrendi
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir bilginin veya becerinin kazanıldığını belirtir.
Beni terk ettin. / Beni bıraktın.
✨ special word message
Beni terk ettin. / Beni bıraktın.
You left me.
Words in the English sentence
- left : sol, ayrıldı
- me : beni, bana
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin ayrılışını duygusal bir ifadeyle belirtir.
Düşeceksin.
✨ special word message
Düşeceksin.
You'll fall.
Words in the English sentence
Explanation
- - Karşıdaki kişiyi düşme tehlikesine karşı uyarır.
Kaybedeceksin.
✨ special word message
Kaybedeceksin.
You'll lose.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir yarışmada veya durumda başarısız olunacağını öngörür.
İyi görünüyorsun.
✨ special word message
İyi görünüyorsun.
You look OK.
Words in the English sentence
- look : bakmak, bakış, görünmek
- ok : tamam
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin görünüşünün normal veya sağlıklı olduğunu belirtir.
Beni kaybettin. / Kafamı karıştırdın.
✨ special word message
Beni kaybettin. / Kafamı karıştırdın.
You lost me.
Words in the English sentence
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- me : beni, bana
- you : sen, siz
Explanation
- - Hem birini kaybetmek hem de bir anlatıyı takip edememek anlamında kullanılır.
Beni seviyorsun.
✨ special word message
Beni seviyorsun.
You love me.
Words in the English sentence
- love : sevmek, aşk, sevgi
- me : beni, bana
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin sevgisini dile getiren bir tespit cümlesi.
Bizi seviyorsun.
✨ special word message
Bizi seviyorsun.
You love us.
Words in the English sentence
- love : sevmek, aşk, sevgi
- us : bize, bizi
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin bir gruba duyduğu sevgiyi belirtir.
Başardın. / Yetiştin.
✨ special word message
Başardın. / Yetiştin.
You made it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- made : yapılmış, yaptı
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir hedefi gerçekleştirme veya bir yere zamanında varma durumunda kullanılır.
Ölebilirsin.
✨ special word message
Ölebilirsin.
You may die.
Words in the English sentence
- die : ölmek, zar
- may : Mayıs, olabilir
- you : sen, siz
Explanation
- - Ölüm olasılığını belirten uyarıcı veya tehditkar cümle.
Oturabilirsin.
✨ special word message
Oturabilirsin.
You may sit.
Words in the English sentence
- may : Mayıs, olabilir
- sit : oturmak
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiye oturması için izin verir.
Gitmelisin.
✨ special word message
Gitmelisin.
You must go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- must : meli/malı, şart
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin gitmesinin zorunlu olduğunu belirtir.
Ona ihtiyacın var.
✨ special word message
Ona ihtiyacın var.
You need it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin bir şeye gereksinim duyduğunu belirtir.
Bana ihtiyacın var.
✨ special word message
Bana ihtiyacın var.
You need me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin yardıma veya konuşmacıya muhtaç olduğunu belirtir.
Bize ihtiyacın var.
✨ special word message
Bize ihtiyacın var.
You need us.
Words in the English sentence
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- us : bize, bizi
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir grubun desteğinin gerekliliğini vurgular.
Söz veriyor musun?
✨ special word message
Söz veriyor musun?
You promise?
Words in the English sentence
- promise : söz vermek, vaat
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir sözün teyit edilmesini sormak için kullanılır.
Geri döndün.
✨ special word message
Geri döndün.
You're back.
Words in the English sentence
Explanation
- - Birinin ayrıldığı yere geri geldiğini belirtir.