Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Ne takım ama!

      ✨ special word message

      Ne takım ama!

      What a team!

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • team : takım, ekip
      • what : ne

      Explanation

      • - Bir grubun başarısından veya uyumundan etkilenildiğinde kullanılan bir ünlem.
      Hava nedir?

      ✨ special word message

      Hava nedir?

      What is air?

      Words in the English sentence

      • air : hava
      • is : dır, dir
      • what : ne

      Explanation

      • - Havanın tanımını veya doğasını soran temel bir soru.
      Sanat nedir?

      ✨ special word message

      Sanat nedir?

      What is art?

      Words in the English sentence

      • art : sanat
      • is : dır, dir
      • what : ne

      Explanation

      • - Sanatın ne olduğunu sorgulayan felsefi veya genel bir soru.
      Yeni olan ne? / Ne haber?

      ✨ special word message

      Yeni olan ne? / Ne haber?

      What is new?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • new : yeni
      • what : ne

      Explanation

      • - Hem yeni gelişmeleri sormak hem de selamlaşmak için kullanılır.
      Tom nedir? / Tom ne iş yapar?

      ✨ special word message

      Tom nedir? / Tom ne iş yapar?

      What is Tom?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • tom : Tom
      • what : ne

      Explanation

      • - Tom'un mesleğini veya niteliğini sormak için kullanılır.
      Ne hafıza ama!

      ✨ special word message

      Ne hafıza ama!

      What memory!

      Words in the English sentence

      • memory : hafıza, anı
      • what : ne

      Explanation

      • - Birinin güçlü hatırlama yeteneğine duyulan hayranlığı belirtir.
      İyi olan ne? / Naber?

      ✨ special word message

      İyi olan ne? / Naber?

      What's good?

      Words in the English sentence

      • good : iyi

      Explanation

      • - Mevcut seçenekler arasından neyin iyi olduğunu sormak veya selamlaşmak için kullanılır.
      Sırada ne var?

      ✨ special word message

      Sırada ne var?

      What's next?

      Words in the English sentence

      • next : sonraki, bitişik

      Explanation

      • - Bir sonraki aşamayı veya olayı sormak için kullanılır.
      O nedir?

      ✨ special word message

      O nedir?

      What's that?

      Words in the English sentence

      • that : o, şu

      Explanation

      • - Konuşmacıdan uzakta olan bir nesneyi sormak için kullanılır.
      Bu nedir?

      ✨ special word message

      Bu nedir?

      What's this?

      Words in the English sentence

      • this : bu

      Explanation

      • - Konuşmacının yakınındaki bir nesneyi sormak için kullanılır.
      O neydi?

      ✨ special word message

      O neydi?

      What was it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • was : idi, oldu
      • what : ne

      Explanation

      • - Geçmişte gerçekleşen veya az önce biten bir şeyi sormak için kullanılır.
      O nerede?

      ✨ special word message

      O nerede?

      Where is he?

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • where : nerede

      Explanation

      • - Bir erkeğin bulunduğu yeri sormak için kullanılır.
      O nerede?

      ✨ special word message

      O nerede?

      Where is it?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • it : o, onu
      • where : nerede

      Explanation

      • - Bir nesnenin veya hayvanın yerini sormak için kullanılır.
      Tom nerede?

      ✨ special word message

      Tom nerede?

      Where's Tom?

      Words in the English sentence

      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un nerede olduğunu sormak için kullanılan soru cümlesi.
      Nerede kalmıştım?

      ✨ special word message

      Nerede kalmıştım?

      Where was I?

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • was : idi, oldu
      • where : nerede

      Explanation

      • - Bir anlatı sırasında nerede durduğunu hatırlamaya çalışırken kullanılır.
      Hangi masa?

      ✨ special word message

      Hangi masa?

      Which table?

      Words in the English sentence

      • table : masa, tablo
      • which : hangi

      Explanation

      • - Birden fazla masa arasından hangisinin kastedildiğini sormak için kullanılır.
      Sen kimsin? / Siz kimsiniz?

      ✨ special word message

      Sen kimsin? / Siz kimsiniz?

      Who are you?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • who : kim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin kimliğini sormak için kullanılan temel soru.
      Kim hile yaptı?

      ✨ special word message

      Kim hile yaptı?

      Who cheated?

      Words in the English sentence

      • cheated : aldatılmış, kopya çekmiş
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir oyunda veya sınavda kural dışı davranan kişiyi sormak için kullanılır.
      Onu kim çizdi?

      ✨ special word message

      Onu kim çizdi?

      Who drew it?

      Words in the English sentence

      • drew : çizdi
      • it : o, onu
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir resmin veya çizimin yaratıcısını sormak için kullanılır.
      Kim kaçtı?

      ✨ special word message

      Kim kaçtı?

      Who escaped?

      Words in the English sentence

      • escaped : kaçtı
      • who : kim

      Explanation

      • - Kaçma eylemini gerçekleştiren kişiyi sormak için kullanılır.
      Onu kim alıyor? / Kim anlıyor?

      ✨ special word message

      Onu kim alıyor? / Kim anlıyor?

      Who gets it?

      Words in the English sentence

      • gets : alır
      • it : o, onu
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir şeyin kime verileceğini veya kimin kavradığını sormak için kullanılır.
      Ona kim vurdu?

      ✨ special word message

      Ona kim vurdu?

      Who hit him?

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • hit : vurmak, çarpmak
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir erkeğe vuran kişiyi sormak için kullanılır.
      Tom'a kim vurdu?

      ✨ special word message

      Tom'a kim vurdu?

      Who hit Tom?

      Words in the English sentence

      • hit : vurmak, çarpmak
      • tom : Tom
      • who : kim

      Explanation

      • - Tom'a vuran kişiyi belirlemek için sorulan soru.
      Sana kim vurdu?

      ✨ special word message

      Sana kim vurdu?

      Who hit you?

      Words in the English sentence

      • hit : vurmak, çarpmak
      • who : kim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiye vuranın kim olduğunu sormak için kullanılır.
      Mary kim?

      ✨ special word message

      Mary kim?

      Who is Mary?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • mary : Mary (Özel isim)
      • who : kim

      Explanation

      • - Mary'nin kim olduğunu sormak için kullanılır.
      Sıradaki kim?

      ✨ special word message

      Sıradaki kim?

      Who is next?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • next : sonraki, bitişik
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir sıradaki sonraki kişiyi sormak için kullanılır.
      Kim hasta?

      ✨ special word message

      Kim hasta?

      Who is sick?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • sick : hasta
      • who : kim

      Explanation

      • - Hasta olan kişiyi öğrenmek için sorulur.
      O kim?

      ✨ special word message

      O kim?

      Who is that?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • that : o, şu
      • who : kim

      Explanation

      • - Uzaktaki bir kişinin kimliğini sormak için kullanılır.
      Bu kim?

      ✨ special word message

      Bu kim?

      Who is this?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • this : bu
      • who : kim

      Explanation

      • - Yakındaki bir kişinin kimliğini sormak için kullanılır.
      Kim gelecek?

      ✨ special word message

      Kim gelecek?

      Who'll come?

      Words in the English sentence

      • come : gelmek

      Explanation

      • - Gelecek olan kişiyi sormak için kullanılan gelecek zaman sorusu.
      Yemeği kim yapacak?

      ✨ special word message

      Yemeği kim yapacak?

      Who'll cook?

      Words in the English sentence

      • cook : aşçı, yemek pişirmek

      Explanation

      • - Pişirme işlemini kimin üstleneceğini sormak için kullanılır.
      Kim şarkı söyleyecek?

      ✨ special word message

      Kim şarkı söyleyecek?

      Who'll sing?

      Words in the English sentence

      • sing : şarkı söylemek

      Explanation

      • - Şarkı söyleyecek kişiyi sormak için kullanılır.
      Onu kim kaybetti?

      ✨ special word message

      Onu kim kaybetti?

      Who lost it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir şeyi kaybeden kişiyi öğrenmek için sorulur.
      Onu kim yaptı?

      ✨ special word message

      Onu kim yaptı?

      Who made it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • made : yapılmış, yaptı
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir şeyi imal eden veya başaran kişiyi sormak için kullanılır.
      Onun sahibi kim?

      ✨ special word message

      Onun sahibi kim?

      Who owns it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • owns : sahip
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir nesnenin mülkiyetinin kime ait olduğunu sormak için kullanılır.
      Onu kim söyledi?

      ✨ special word message

      Onu kim söyledi?

      Who said it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • said : dedi, söylenen
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir sözün kaynağını veya söyleyenini sormak için kullanılır.
      Seni kim gördü?

      ✨ special word message

      Seni kim gördü?

      Who saw you?

      Words in the English sentence

      • saw : gördü (see geçmiş hali), testere
      • who : kim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiyi gören şahidi sormak için kullanılır.
      Kim ölüyor?

      ✨ special word message

      Kim ölüyor?

      Who's dying?

      Words in the English sentence

      • dying : ölüyor

      Explanation

      • - Ölmekte olan kişiyi sormak için kullanılan şimdiki zaman sorusu.
      Bu kimin?

      ✨ special word message

      Bu kimin?

      Whose is it?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • it : o, onu
      • whose : kimin

      Explanation

      • - Bir nesnenin kime ait olduğunu sormak için kullanılan temel soru.
      Emily kim?

      ✨ special word message

      Emily kim?

      Who's Emily?

      Words in the English sentence

      • emily : Emily (isim)

      Explanation

      • - Emily adındaki kişinin kim olduğunu sormak için kullanılır.
      Onu kim gönderdi?

      ✨ special word message

      Onu kim gönderdi?

      Who sent it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • sent : gönderildi
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir gönderinin kaynağını sormak için kullanılır.
      İlk sırada kim var? / Kim birinci?

      ✨ special word message

      İlk sırada kim var? / Kim birinci?

      Who's first?

      Words in the English sentence

      • first : birinci, ilk

      Explanation

      • - Sıralamada en önde olanı sormak için kullanılır.
      Kim gidiyor?

      ✨ special word message

      Kim gidiyor?

      Who's going?

      Words in the English sentence

      • going : gidiyor, gidiş

      Explanation

      • - Gitme eylemini gerçekleştirecek olanları sormak için kullanılır.
      İçinde kim var?

      ✨ special word message

      İçinde kim var?

      Who's in it?

      Words in the English sentence

      • in : içinde
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir yerin veya grubun içindeki kişileri sormak için kullanılır.
      Kim haklı?

      ✨ special word message

      Kim haklı?

      Who's right?

      Words in the English sentence

      • right : doğru, hak, sağ

      Explanation

      • - Doğru söyleyen veya haklı olan tarafı sormak için kullanılır.
      Orada kim var?

      ✨ special word message

      Orada kim var?

      Who's there?

      Words in the English sentence

      • there : orada

      Explanation

      • - Bir kapı çalındığında veya bir ses duyulduğunda sorulan klasik soru.
      Kim yorgun?

      ✨ special word message

      Kim yorgun?

      Who's tired?

      Words in the English sentence

      • tired : yorgun

      Explanation

      • - Yorgun olan kişiyi sormak için kullanılır.
      Kim durdu?

      ✨ special word message

      Kim durdu?

      Who stopped?

      Words in the English sentence

      • stopped : durdu, durduruldu
      • who : kim

      Explanation

      • - Durma eylemini yapan kişiyi sormak için kullanılır.
      Kim haksız? / Kim yanılıyor?

      ✨ special word message

      Kim haksız? / Kim yanılıyor?

      Who's wrong?

      Words in the English sentence

      • wrong : yanlış

      Explanation

      • - Hatalı olan tarafı sormak için kullanılır.
      Onu kim aldı?

      ✨ special word message

      Onu kim aldı?

      Who took it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • took : aldı, götürdü
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir şeyi alan veya götüren kişiyi sormak için kullanılır.
      Neden öyle? / Bu neden böyle?

      ✨ special word message

      Neden öyle? / Bu neden böyle?

      Why is that?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • that : o, şu
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - Bir durumun nedenini sormak için kullanılır.
      O ölecek mi?

      ✨ special word message

      O ölecek mi?

      Will he die?

      Words in the English sentence

      • die : ölmek, zar
      • he : o
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Bir erkeğin hayatta kalıp kalmayacağını soran gelecek zaman cümlesi.
      O sığacak mı? / Uyacak mı?

      ✨ special word message

      O sığacak mı? / Uyacak mı?

      Will it fit?

      Words in the English sentence

      • fit : uygun, zinde, sığmak
      • it : o, onu
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Bir nesnenin bir yere sığıp sığmayacağını sormak için kullanılır.
      Gidecek misin?

      ✨ special word message

      Gidecek misin?

      Will you go?

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • will : vasiyet, irade, -ecek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin gidip gitmeyeceğini sormak için kullanılır.
      Yavaş çalış.

      ✨ special word message

      Yavaş çalış.

      Work slowly.

      Words in the English sentence

      • slowly : yavaşça
      • work : çalışmak, iş

      Explanation

      • - Bir işin acele etmeden yapılması gerektiğini belirten emir cümlesi.
      Onu kaleme al. / Temize çek.

      ✨ special word message

      Onu kaleme al. / Temize çek.

      Write it up.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • up : yukarı
      • write : yazmak

      Explanation

      • - Bir şeyi detaylıca yazmayı veya raporlamayı ifade eder.
      Bana yaz.

      ✨ special word message

      Bana yaz.

      Write to me.

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • to : -e, -a (yönelme)
      • write : yazmak

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiden mektup veya mesaj beklediğini belirtir.
      Yanni küfretti. / Yanni yemin etti.

      ✨ special word message

      Yanni küfretti. / Yanni yemin etti.

      Yanni swore.

      Words in the English sentence

      • swore : yemin etti, küfretti
      • yanni : Yanni (özel isim)

      Explanation

      • - Yanni'nin küfrettiğini veya yemin ettiğini bildiren cümle.
      Evet, biliyorum.

      ✨ special word message

      Evet, biliyorum.

      Yes, I know.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • know : bilmek, tanımak

      Explanation

      • - Bir bilgiyi onaylamak için kullanılır.
      Evet, efendim.

      ✨ special word message

      Evet, efendim.

      Yes, master.

      Words in the English sentence

      • master : usta, efendi, yüksek lisans

      Explanation

      • - Bir otorite figürüne verilen itaatkar yanıt.
      Evet, lütfen.

      ✨ special word message

      Evet, lütfen.

      Yes, please.

      Words in the English sentence

      • please : lütfen, memnun etmek

      Explanation

      • - Bir teklifi nazikçe kabul etmek için kullanılır.
      Evet, gerçekten!

      ✨ special word message

      Evet, gerçekten!

      Yes, really!

      Words in the English sentence

      • really : gerçekten

      Explanation

      • - Bir durumu vurgulayarak onaylamak için kullanılır.
      Evet. Teşekkürler.

      ✨ special word message

      Evet. Teşekkürler.

      Yes. Thanks.

      Words in the English sentence

      • thanks : teşekkürler

      Explanation

      • - Kısa ve nazik bir onay ifadesi.
      Yine de yaşıyoruz.

      ✨ special word message

      Yine de yaşıyoruz.

      Yet we live.

      Words in the English sentence

      • live : yaşamak, canlı
      • we : biz
      • yet : henüz, hala

      Explanation

      • - Tüm zorluklara rağmen hayatta olunduğunu belirtir.
      Sen büyüksün. / Siz büyüksünüz.

      ✨ special word message

      Sen büyüksün. / Siz büyüksünüz.

      You are big.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • big : büyük
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Fiziksel büyüklüğü veya önemi ifade eder.
      Çok çekicisin! / Çok sıcakladın!

      ✨ special word message

      Çok çekicisin! / Çok sıcakladın!

      You are hot!

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • hot : sıcak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bağlama göre çekiciliği veya vücut ısısının yüksekliğini ifade eder.
      Sen hastasın.

      ✨ special word message

      Sen hastasın.

      You are ill.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • ill : hasta
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin sağlığının bozuk olduğunu belirtir.
      Sen delisin. / Çok kızgınsın.

      ✨ special word message

      Sen delisin. / Çok kızgınsın.

      You are mad.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • mad : deli, kızgın
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin çılgın olduğunu veya öfkeli olduğunu belirtir.
      Deneyebilirsin.

      ✨ special word message

      Deneyebilirsin.

      You can try.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • try : denemek, çabalamak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiye denemesi için izin veya cesaret verir.
      Hile yaptın.

      ✨ special word message

      Hile yaptın.

      You cheated.

      Words in the English sentence

      • cheated : aldatılmış, kopya çekmiş
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiyi dürüst davranmamakla suçlar.
      Yalan söyledin.

      ✨ special word message

      Yalan söyledin.

      You did lie.

      Words in the English sentence

      • did : yaptı
      • lie : yalan, uzanmak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Geçmişte söylenen bir yalanı vurgulayarak belirtir.
      Denedin. / Çaba gösterdin.

      ✨ special word message

      Denedin. / Çaba gösterdin.

      You did try.

      Words in the English sentence

      • did : yaptı
      • try : denemek, çabalamak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin en azından çaba sarf ettiğini kabul eder.
      İçeri girdin.

      ✨ special word message

      İçeri girdin.

      You entered.

      Words in the English sentence

      • entered : girdi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir yere girme eylemini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
      Kaçtın. / Kurtuldun.

      ✨ special word message

      Kaçtın. / Kurtuldun.

      You escaped.

      Words in the English sentence

      • escaped : kaçtı
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin kaçmayı başardığını belirtir.
      Pes ettin. / Vazgeçtin.

      ✨ special word message

      Pes ettin. / Vazgeçtin.

      You gave up.

      Words in the English sentence

      • gave : verdi
      • up : yukarı
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir işten veya mücadeleden vazgeçildiğini belirtir.
      Sen git. / Buradan uzaklaş.

      ✨ special word message

      Sen git. / Buradan uzaklaş.

      You go away.

      Words in the English sentence

      • away : uzak, uzakta
      • go : gitmek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiye gitmesini söyleyen emir cümlesi.
      Benden nefret ediyorsun.

      ✨ special word message

      Benden nefret ediyorsun.

      You hate me.

      Words in the English sentence

      • hate : nefret etmek, nefret
      • me : beni, bana
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin hissettiği nefreti dile getirir.
      Bize yardım ediyorsun.

      ✨ special word message

      Bize yardım ediyorsun.

      You help us.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • us : bize, bizi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin sağladığı yardımı belirtir.
      Beni incittin. / Canımı yaktın.

      ✨ special word message

      Beni incittin. / Canımı yaktın.

      You hurt me.

      Words in the English sentence

      • hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
      • me : beni, bana
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Fiziksel veya duygusal bir acıyı dile getirir.
      Bizi incittin. / Bize zarar verdin.

      ✨ special word message

      Bizi incittin. / Bize zarar verdin.

      You hurt us.

      Words in the English sentence

      • hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
      • us : bize, bizi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir grubun karşıdaki kişi tarafından zarar gördüğünü belirtir.
      O sende kalsın. / Onu tut.

      ✨ special word message

      O sende kalsın. / Onu tut.

      You keep it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • keep : tutmak, korumak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir nesnenin karşıdaki kişide kalmasına izin verir.
      Onu biliyorsun.

      ✨ special word message

      Onu biliyorsun.

      You know it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • know : bilmek, tanımak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin bir konuya hakim olduğunu belirtir.
      Beni tanıyorsun.

      ✨ special word message

      Beni tanıyorsun.

      You know me.

      Words in the English sentence

      • know : bilmek, tanımak
      • me : beni, bana
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiyle olan tanışıklığı hatırlatır.
      Öğrendin.

      ✨ special word message

      Öğrendin.

      You learned.

      Words in the English sentence

      • learned : öğrendi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir bilginin veya becerinin kazanıldığını belirtir.
      Beni terk ettin. / Beni bıraktın.

      ✨ special word message

      Beni terk ettin. / Beni bıraktın.

      You left me.

      Words in the English sentence

      • left : sol, ayrıldı
      • me : beni, bana
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin ayrılışını duygusal bir ifadeyle belirtir.
      Düşeceksin.

      ✨ special word message

      Düşeceksin.

      You'll fall.

      Words in the English sentence

      • fall : düşmek, sonbahar

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiyi düşme tehlikesine karşı uyarır.
      Kaybedeceksin.

      ✨ special word message

      Kaybedeceksin.

      You'll lose.

      Words in the English sentence

      • lose : kaybetmek

      Explanation

      • - Bir yarışmada veya durumda başarısız olunacağını öngörür.
      İyi görünüyorsun.

      ✨ special word message

      İyi görünüyorsun.

      You look OK.

      Words in the English sentence

      • look : bakmak, bakış, görünmek
      • ok : tamam
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin görünüşünün normal veya sağlıklı olduğunu belirtir.
      Beni kaybettin. / Kafamı karıştırdın.

      ✨ special word message

      Beni kaybettin. / Kafamı karıştırdın.

      You lost me.

      Words in the English sentence

      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • me : beni, bana
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Hem birini kaybetmek hem de bir anlatıyı takip edememek anlamında kullanılır.
      Beni seviyorsun.

      ✨ special word message

      Beni seviyorsun.

      You love me.

      Words in the English sentence

      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • me : beni, bana
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin sevgisini dile getiren bir tespit cümlesi.
      Bizi seviyorsun.

      ✨ special word message

      Bizi seviyorsun.

      You love us.

      Words in the English sentence

      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • us : bize, bizi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin bir gruba duyduğu sevgiyi belirtir.
      Başardın. / Yetiştin.

      ✨ special word message

      Başardın. / Yetiştin.

      You made it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • made : yapılmış, yaptı
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir hedefi gerçekleştirme veya bir yere zamanında varma durumunda kullanılır.
      Ölebilirsin.

      ✨ special word message

      Ölebilirsin.

      You may die.

      Words in the English sentence

      • die : ölmek, zar
      • may : Mayıs, olabilir
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Ölüm olasılığını belirten uyarıcı veya tehditkar cümle.
      Oturabilirsin.

      ✨ special word message

      Oturabilirsin.

      You may sit.

      Words in the English sentence

      • may : Mayıs, olabilir
      • sit : oturmak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiye oturması için izin verir.
      Gitmelisin.

      ✨ special word message

      Gitmelisin.

      You must go.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • must : meli/malı, şart
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin gitmesinin zorunlu olduğunu belirtir.
      Ona ihtiyacın var.

      ✨ special word message

      Ona ihtiyacın var.

      You need it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • need : ihtiyaç duymak, gereksinim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin bir şeye gereksinim duyduğunu belirtir.
      Bana ihtiyacın var.

      ✨ special word message

      Bana ihtiyacın var.

      You need me.

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • need : ihtiyaç duymak, gereksinim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin yardıma veya konuşmacıya muhtaç olduğunu belirtir.
      Bize ihtiyacın var.

      ✨ special word message

      Bize ihtiyacın var.

      You need us.

      Words in the English sentence

      • need : ihtiyaç duymak, gereksinim
      • us : bize, bizi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir grubun desteğinin gerekliliğini vurgular.
      Söz veriyor musun?

      ✨ special word message

      Söz veriyor musun?

      You promise?

      Words in the English sentence

      • promise : söz vermek, vaat
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir sözün teyit edilmesini sormak için kullanılır.
      Geri döndün.

      ✨ special word message

      Geri döndün.

      You're back.

      Words in the English sentence

      • back : geri, arka, sırt

      Explanation

      • - Birinin ayrıldığı yere geri geldiğini belirtir.