Tom onu gönderdi.
✨ special word message
Tom onu gönderdi.
Tom sent it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- sent : gönderildi
- tom : Tom
Explanation
- - Bir nesnenin veya mesajın Tom tarafından yollandığını belirtir.
Tom komiktir. / Tom eğlencelidir.
✨ special word message
Tom komiktir. / Tom eğlencelidir.
Tom's funny.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un insanları güldüren veya şakacı biri olduğunu ifade eder.
Tom harikadır.
✨ special word message
Tom harikadır.
Tom's great.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom hakkında duyulan büyük hayranlığı veya memnuniyeti belirtir.
Tom mutlu.
✨ special word message
Tom mutlu.
Tom's happy.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un o anki veya genel ruh halinin neşeli olduğunu bildirir.
Tom beni vurdu.
✨ special word message
Tom beni vurdu.
Tom shot me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un bir silahla veya nesneyle özneyi hedef aldığını belirtir.
Tom bizi vurdu.
✨ special word message
Tom bizi vurdu.
Tom shot us.
Words in the English sentence
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- tom : Tom
- us : bize, bizi
Explanation
- - Tom'un bir grubu vurduğunu bildiren ciddi bir ifade.
Tom bağırdı.
✨ special word message
Tom bağırdı.
Tom shouted.
Words in the English sentence
- shouted : bağırdı
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un yüksek sesle haykırdığını veya seslendiğini anlatır.
Tom sustu.
✨ special word message
Tom sustu.
Tom shut up.
Words in the English sentence
- shut : kapatmak, kapalı
- tom : Tom
- up : yukarı
Explanation
- - Tom'un konuşmayı kestiğini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
Tom ayağı kaydı. / Tom kaydı.
✨ special word message
Tom ayağı kaydı. / Tom kaydı.
Tom slipped.
Words in the English sentence
- slipped : kaydı
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un dengesini kaybedip kaydığını belirtir.
Tom şanslı.
✨ special word message
Tom şanslı.
Tom's lucky.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un işlerinin rast gittiğini ifade eden cümle.
Tom daha yaşlı. / Tom daha büyük.
✨ special word message
Tom daha yaşlı. / Tom daha büyük.
Tom's older.
Words in the English sentence
- older : daha yaşlı, daha eski
Explanation
- - Tom'un yaşça başkasından büyük olduğunu belirten karşılaştırma.
Tom haklı.
✨ special word message
Tom haklı.
Tom's right.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un savunduğu fikrin veya bilginin doğru olduğunu onaylar.
Tom akıllıdır. / Tom zekidir.
✨ special word message
Tom akıllıdır. / Tom zekidir.
Tom's smart.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un zihinsel becerilerini öven bir ifade.
Tom üzgün. / Tom pişman.
✨ special word message
Tom üzgün. / Tom pişman.
Tom's sorry.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un yaptığı bir şeyden dolayı özür dilediğini veya üzüntü duyduğunu belirtir.
Tom yorgun.
✨ special word message
Tom yorgun.
Tom's tired.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu bildiren durum cümlesi.
Tom durdu. / Tom bıraktı.
✨ special word message
Tom durdu. / Tom bıraktı.
Tom stopped.
Words in the English sentence
- stopped : durdu, durduruldu
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un bir hareketi veya bir alışkanlığı sonlandırdığını anlatır.
Tom dayanıklıdır. / Tom serttir.
✨ special word message
Tom dayanıklıdır. / Tom serttir.
Tom's tough.
Words in the English sentence
- tough : zor, sert, dayanıklı
Explanation
- - Tom'un fiziksel veya ruhsal olarak güçlü olduğunu ifade eder.
Tom'un canı sıkkın. / Tom üzgün.
✨ special word message
Tom'un canı sıkkın. / Tom üzgün.
Tom's upset.
Words in the English sentence
- upset : üzgün, keyfini kaçırmak
Explanation
- - Tom'un moralinin bozuk olduğunu belirten ifade.
Tom tuhaf. / Tom garip biri.
✨ special word message
Tom tuhaf. / Tom garip biri.
Tom's weird.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un davranışlarının alışılagelmişin dışında olduğunu belirtir.
Tom haksız. / Tom yanılıyor.
✨ special word message
Tom haksız. / Tom yanılıyor.
Tom's wrong.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un bir konuda hatalı olduğunu ifade eden cümle.
Tom genç.
✨ special word message
Tom genç.
Tom's young.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un yaşının küçük olduğunu belirten fiziksel özellik.
Tom öğretmenlik yapıyor. / Tom öğretir.
✨ special word message
Tom öğretmenlik yapıyor. / Tom öğretir.
Tom teaches.
Words in the English sentence
- teaches : öğretir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un mesleğini veya düzenli eylemini belirtir.
Tom bana söyledi.
✨ special word message
Tom bana söyledi.
Tom told me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- told : söyledi
- tom : Tom
Explanation
- - Bir bilginin Tom tarafından özneye aktarıldığını bildirir.
Tom bize söyledi.
✨ special word message
Tom bize söyledi.
Tom told us.
Words in the English sentence
- told : söyledi
- tom : Tom
- us : bize, bizi
Explanation
- - Tom'un bir grubu bilgilendirdiğini ifade eder.
Tom onu aldı.
✨ special word message
Tom onu aldı.
Tom took it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- tom : Tom
- took : aldı, götürdü
Explanation
- - Tom'un bir nesneyi yanına aldığını veya götürdüğünü anlatır.
Tom büyüktü.
✨ special word message
Tom büyüktü.
Tom was big.
Words in the English sentence
- big : büyük
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un geçmişteki fiziksel boyutunu veya önemini tarif eder.
Tom şişmandı.
✨ special word message
Tom şişmandı.
Tom was fat.
Words in the English sentence
- fat : şişman, yağ
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un geçmişte kilolu olduğunu belirten cümle.
Tom eğlenceliydi.
✨ special word message
Tom eğlenceliydi.
Tom was fun.
Words in the English sentence
- fun : eğlence, eğlenceli
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom ile vakit geçirmenin geçmişte keyifli olduğunu anlatır.
Tom darbe aldı. / Tom'a vuruldu.
✨ special word message
Tom darbe aldı. / Tom'a vuruldu.
Tom was hit.
Words in the English sentence
- hit : vurmak, çarpmak
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un fiziksel bir saldırıya veya kazaya maruz kaldığını bildirir.
Tom terlemişti. / Tom çekiciydi.
✨ special word message
Tom terlemişti. / Tom çekiciydi.
Tom was hot.
Words in the English sentence
- hot : sıcak
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Hem vücut ısısını hem de mecazi olarak çekiciliği ifade edebilir.
Tom hastaydı.
✨ special word message
Tom hastaydı.
Tom was ill.
Words in the English sentence
- ill : hasta
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un geçmişteki sağlık durumunu belirten ifade.
Tom kızgındı. / Tom deliydi.
✨ special word message
Tom kızgındı. / Tom deliydi.
Tom was mad.
Words in the English sentence
- mad : deli, kızgın
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un geçmişteki öfkesini veya akıl sağlığı durumunu anlatabilir.
Tom yaşlıydı.
✨ special word message
Tom yaşlıydı.
Tom was old.
Words in the English sentence
- old : eski, yaşlı
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un geçmişte ileri yaşta olduğunu belirten tanım.
Tom dışarıdaydı.
✨ special word message
Tom dışarıdaydı.
Tom was out.
Words in the English sentence
- out : dışarı, dışarıda
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un o an mekanda bulunmadığını bildirir.
Tom üzgündü.
✨ special word message
Tom üzgündü.
Tom was sad.
Words in the English sentence
- sad : üzgün
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un geçmişteki mutsuz ruh halini ifade eder.
Tom utangaçtı.
✨ special word message
Tom utangaçtı.
Tom was shy.
Words in the English sentence
- shy : utangaç
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un geçmişteki kişilik özelliğini tarif eder.
Tom ıslaktı.
✨ special word message
Tom ıslaktı.
Tom was wet.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- was : idi, oldu
- wet : ıslak
Explanation
- - Tom'un üzerine su geldiğini veya ıslandığını belirtir.
Tom gidecek.
✨ special word message
Tom gidecek.
Tom will go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- - Tom'un gelecekte bir yere gideceğini bildiren plan cümlesi.
Tom uyandı.
✨ special word message
Tom uyandı.
Tom woke up.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- up : yukarı
- woke : uyandı
Explanation
- - Tom'un uykusunun bittiğini belirten eylem cümlesi.
Bana güven.
✨ special word message
Bana güven.
Trust in me.
Words in the English sentence
- in : içinde
- me : beni, bana
- trust : güvenmek, itimat
Explanation
- - Birinden kendisine inanmasını isteyen talep.
Gerçekler acıtır.
✨ special word message
Gerçekler acıtır.
Truth hurts.
Words in the English sentence
- hurts : acıyor, incitir
- truth : gerçek, hakikat
Explanation
- - Doğru olanın bazen insanı üzebileceğini belirten genel bir kanı.
Şunu dene.
✨ special word message
Şunu dene.
Try that on.
Words in the English sentence
- on : üzerinde, açık
- that : o, şu
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Bir kıyafeti veya ayakkabıyı denemesi için verilen öneri.
Bunu dene.
✨ special word message
Bunu dene.
Try this on.
Words in the English sentence
- on : üzerinde, açık
- this : bu
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Yakındaki bir giysiyi denemesi için kullanılan kalıp.
Dinlenmeye çalış.
✨ special word message
Dinlenmeye çalış.
Try to rest.
Words in the English sentence
- rest : dinlenmek, geri kalan
- to : -e, -a (yönelme)
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Birine sakinleşmesi veya uyuması için verilen tavsiye.
Arkanı dön. / Dön.
✨ special word message
Arkanı dön. / Dön.
Turn around.
Words in the English sentence
- around : etrafında, civarında
- turn : dönmek, çevirmek, sıra
Explanation
- - Birinden kendi ekseninde dönmesini isteyen komut.
Onu kapat.
✨ special word message
Onu kapat.
Turn it off.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- off : kapalı
- turn : dönmek, çevirmek, sıra
Explanation
- - Bir cihazı veya ışığı kapatması için verilen talimat.
Tatoeba'yı kullan.
✨ special word message
Tatoeba'yı kullan.
Use Tatoeba.
Words in the English sentence
- tatoeba : Tatoeba
- use : kullanmak, kullanım
Explanation
- - Bir dil platformu olan Tatoeba'yı kullanma önerisi.
Twitter kullan.
✨ special word message
Twitter kullan.
Use Twitter.
Words in the English sentence
- twitter : cıvıldamak, Twitter
- use : kullanmak, kullanım
Explanation
- - Bir sosyal medya platformunu kullanmaya yönelik yönlendirme.
Bana oy ver!
✨ special word message
Bana oy ver!
Vote for me!
Words in the English sentence
- for : için
- me : beni, bana
- vote : oy, oy vermek
Explanation
- - Seçimlerde kendisi için destek isteyen çağrı.
Bize oy verin.
✨ special word message
Bize oy verin.
Vote for us.
Words in the English sentence
- for : için
- us : bize, bizi
- vote : oy, oy vermek
Explanation
- - Bir grup veya parti adına destek talebi.
Beni bekle.
✨ special word message
Beni bekle.
Wait for me.
Words in the English sentence
- for : için
- me : beni, bana
- wait : beklemek
Explanation
- - Birinden kendisi gelene kadar durmasını isteme.
Bizi bekleyin.
✨ special word message
Bizi bekleyin.
Wait for us.
Words in the English sentence
- for : için
- us : bize, bizi
- wait : beklemek
Explanation
- - Bir gruptan yavaşlamasını veya beklemesini isteyen rica.
Onu uyandır. (Kadın)
✨ special word message
Onu uyandır. (Kadın)
Wake her up.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- up : yukarı
- wake : uyanmak, uyandırmak
Explanation
- - Bir kadının uykusuna son verilmesi talimatı.
Onu uyandır. (Erkek)
✨ special word message
Onu uyandır. (Erkek)
Wake him up.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- up : yukarı
- wake : uyanmak, uyandırmak
Explanation
- - Bir erkeğin uyandırılmasını isteyen komut.
Tom'u uyandır.
✨ special word message
Tom'u uyandır.
Wake Tom up.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- up : yukarı
- wake : uyanmak, uyandırmak
Explanation
- - Tom'un uyandırılmasına yönelik doğrudan talimat.
Uyan Tom. / Tom'u uyandır.
✨ special word message
Uyan Tom. / Tom'u uyandır.
Wake up Tom.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- up : yukarı
- wake : uyanmak, uyandırmak
Explanation
- - Hem Tom'a sesleniş hem de birinden Tom'u uyandırmasını istemek olabilir.
Yavaşça yürü.
✨ special word message
Yavaşça yürü.
Walk slowly.
Words in the English sentence
- slowly : yavaşça
- walk : yürümek, yürüyüş
Explanation
- - Hareket hızının azaltılmasını isteyen komut.
Savaş kötülüktür.
✨ special word message
Savaş kötülüktür.
War is evil.
Words in the English sentence
- evil : kötü, kötülük
- is : dır, dir
- war : savaş
Explanation
- - Savaşın ahlaki olarak yanlış olduğunu belirten ifade.
Savaş cehennemdir.
✨ special word message
Savaş cehennemdir.
War is hell.
Words in the English sentence
- hell : cehennem
- is : dır, dir
- war : savaş
Explanation
- - Savaşın dehşetini ve acısını vurgulayan güçlü bir deyim.
Sıcak dilekler. / En içten dileklerimle.
✨ special word message
Sıcak dilekler. / En içten dileklerimle.
Warm wishes.
Words in the English sentence
- warm : ılık, sıcak
- wishes : dilekler, diler
Explanation
- - Mektup veya mesajların sonunda kullanılan nazik bir kapanış.
Soğuk muydu?
✨ special word message
Soğuk muydu?
Was it cold?
Words in the English sentence
- cold : soğuk
- it : o, onu
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişteki hava veya ortam sıcaklığını soran soru.
İyi miydi?
✨ special word message
İyi miydi?
Was it good?
Words in the English sentence
- good : iyi
- it : o, onu
- was : idi, oldu
Explanation
- - Bir deneyimin kalitesini merak eden soru kalıbı.
Doğru muydu?
✨ special word message
Doğru muydu?
Was it true?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- true : doğru, gerçek
- was : idi, oldu
Explanation
- - Bir bilginin gerçekliğini sorgulayan ifade.
Hatalı mıydım? / Yanıldım mı?
✨ special word message
Hatalı mıydım? / Yanıldım mı?
Was I wrong?
Words in the English sentence
- i : ben
- was : idi, oldu
- wrong : yanlış
Explanation
- - Kişinin kendi hatasını sorguladığı soru.
Hepimiz biliyoruz.
✨ special word message
Hepimiz biliyoruz.
We all know.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- know : bilmek, tanımak
- we : biz
Explanation
- - Bir bilginin tüm grup tarafından paylaşıldığını bildirir.
Hepimiz bıraktık. / Hepimiz istifa ettik.
✨ special word message
Hepimiz bıraktık. / Hepimiz istifa ettik.
We all quit.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- quit : bırakmak, çıkmak
- we : biz
Explanation
- - Bir grubun toplu olarak bir eylemi sonlandırdığını belirtir.
Hepimiz şarkı söyleriz.
✨ special word message
Hepimiz şarkı söyleriz.
We all sing.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- sing : şarkı söylemek
- we : biz
Explanation
- - Grubun ortak bir aktivitesini ifade eder.
Hepimiz çalışıyoruz.
✨ special word message
Hepimiz çalışıyoruz.
We all work.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- we : biz
- work : çalışmak, iş
Explanation
- - Grubun aktif bir işle meşgul olduğunu belirtir.
Biz erkek çocuklarıyız.
✨ special word message
Biz erkek çocuklarıyız.
We are boys.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- boys : erkek çocuklar
- we : biz
Explanation
- - Grubun cinsiyetini ve yaş kategorisini tanımlar.
Ödeştik.
✨ special word message
Ödeştik.
We are even.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- even : bile, hatta, çift sayı
- we : biz
Explanation
- - Aradaki borç veya hesap durumunun kapandığını bildirir.
Özgürüz! / Boştayız!
✨ special word message
Özgürüz! / Boştayız!
We are free!
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- free : özgür, bedava
- we : biz
Explanation
- - Hem kısıtlamaların kalktığını hem de müsait olunduğunu anlatabilir.
Buradayız.
✨ special word message
Buradayız.
We are here.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- here : burada, buraya
- we : biz
Explanation
- - Grubun varış noktasında olduğunu bildiren ifade.
Evdeyiz.
✨ special word message
Evdeyiz.
We are home.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- home : ev, yuva
- we : biz
Explanation
- - Eve varıldığını teyit eden cümle.
Geç kaldık.
✨ special word message
Geç kaldık.
We are late.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- late : geç
- we : biz
Explanation
- - Beklenen vakitten sonra gelindiğini bildiren ifade.
Kaybolduk.
✨ special word message
Kaybolduk.
We are lost.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- we : biz
Explanation
- - Yolun şaşırıldığını belirten çaresizlik ifadesi.
Hastayız.
✨ special word message
Hastayız.
We are sick.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- sick : hasta
- we : biz
Explanation
- - Grubun sağlık durumunun iyi olmadığını bildirir.
Yumurta yedik.
✨ special word message
Yumurta yedik.
We ate eggs.
Words in the English sentence
- ate : yedi
- eggs : yumurtalar
- we : biz
Explanation
- - Geçmişte ne tüketildiğini bildiren basit bir cümle.
İkimiz de kazandık.
✨ special word message
İkimiz de kazandık.
We both won.
Words in the English sentence
- both : her ikisi, ikisi de
- we : biz
- won : kazandı
Explanation
- - İki kişinin de başarılı olduğunu vurgular.
Ayrıldık.
✨ special word message
Ayrıldık.
We broke up.
Words in the English sentence
- broke : kırdı, parasız
- up : yukarı
- we : biz
Explanation
- - Genellikle romantik bir ilişkinin sonlandığını bildirir.
Onu biz inşa ettik.
✨ special word message
Onu biz inşa ettik.
We built it.
Words in the English sentence
- built : inşa edilmiş, yapılmış
- it : o, onu
- we : biz
Explanation
- - Bir şeyin grup tarafından yapıldığını belirten ifade.
Duyabiliyoruz.
✨ special word message
Duyabiliyoruz.
We can hear.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- hear : duymak, işitmek
- we : biz
Explanation
- - İşitme yetisinin veya bağlantının iyi olduğunu teyit eder.
Yardım edebiliriz.
✨ special word message
Yardım edebiliriz.
We can help.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- help : yardım etmek, yardım
- we : biz
Explanation
- - Grubun yardım etmeye gönüllü olduğunu bildirir.
Buluşabiliriz.
✨ special word message
Buluşabiliriz.
We can meet.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- meet : buluşmak, tanışmak
- we : biz
Explanation
- - Görüşme imkanının olduğunu belirten öneri.
Dinlenebiliriz.
✨ special word message
Dinlenebiliriz.
We can rest.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- rest : dinlenmek, geri kalan
- we : biz
Explanation
- - Mola verme imkanının olduğunu ifade eder.
Yüzebiliriz.
✨ special word message
Yüzebiliriz.
We can swim.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- swim : yüzmek
- we : biz
Explanation
- - Yüzme becerisini veya buna izni ifade eder.
Konuşabiliriz.
✨ special word message
Konuşabiliriz.
We can talk.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- talk : konuşmak
- we : biz
Explanation
- - İletişim kurmak için müsait olunduğunu bildirir.
Gidemeyiz.
✨ special word message
Gidemeyiz.
We can't go.
Words in the English sentence
Explanation
- - Gitme eyleminin önündeki bir engeli belirtir.
Bekleyebiliriz.
✨ special word message
Bekleyebiliriz.
We can wait.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- wait : beklemek
- we : biz
Explanation
- - Bekleme imkanının veya sabrının olduğunu ifade eder.
İyi iş çıkardık.
✨ special word message
İyi iş çıkardık.
We did fine.
Words in the English sentence
- did : yaptı
- fine : iyi, güzel, ceza
- we : biz
Explanation
- - Bir görevin başarıyla tamamlandığını belirtir.
Bunu biz yaptık.
✨ special word message
Bunu biz yaptık.
We did that.
Words in the English sentence
- did : yaptı
- that : o, şu
- we : biz
Explanation
- - Bir eylemin sorumluluğunu üstlenen grup ifadesi.
Yumurta yeriz.
✨ special word message
Yumurta yeriz.
We eat eggs.
Words in the English sentence
- eat : yemek, yemek yemek
- eggs : yumurtalar
- we : biz
Explanation
- - Genel bir alışkanlığı bildiren geniş zaman cümlesi.
Burada yeriz. / Burada yemek yiyoruz.
✨ special word message
Burada yeriz. / Burada yemek yiyoruz.
We eat here.
Words in the English sentence
- eat : yemek, yemek yemek
- here : burada, buraya
- we : biz
Explanation
- - Düzenli olarak bulunulan yeri belirtir.
Pirinç (pilav) yeriz.
✨ special word message
Pirinç (pilav) yeriz.
We eat rice.
Words in the English sentence
- eat : yemek, yemek yemek
- rice : pirinç, pilav
- we : biz
Explanation
- - Beslenme alışkanlığını belirten basit cümle.
Kötü hissediyoruz.
✨ special word message
Kötü hissediyoruz.
We feel bad.
Words in the English sentence
- bad : kötü
- feel : hissetmek, duymak
- we : biz
Explanation
- - Grubun duygusal veya fiziksel rahatsızlığını belirtir.
Onu tamir ettik. / Onu çözdük.
✨ special word message
Onu tamir ettik. / Onu çözdük.
We fixed it.
Words in the English sentence
- fixed : sabit, tamir edilmiş
- it : o, onu
- we : biz
Explanation
- - Bir sorunun veya eşyanın düzeltildiğini bildirir.
Onu bulduk.
✨ special word message
Onu bulduk.
We found it.
Words in the English sentence
- found : buldu, kurulmuş
- it : o, onu
- we : biz
Explanation
- - Aranan bir şeyin ele geçirildiğini ifade eder.
Kurtulduk. / Uzaklaştık.
✨ special word message
Kurtulduk. / Uzaklaştık.
We got away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- got : aldı, sahip oldu
- we : biz
Explanation
- - Bir tehlikeden kaçmayı veya bir yerden ayrılmayı anlatır.
Yolumuzu kaybettik.
✨ special word message
Yolumuzu kaybettik.
We got lost.
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- we : biz
Explanation
- - Geçmişte kaybolma durumunu bildiren ifade.
Biraz aldık/yedik.
✨ special word message
Biraz aldık/yedik.
We had some.
Words in the English sentence
- had : vardı, sahipti
- some : biraz, bazı
- we : biz
Explanation
- - Mevcut olan şeyden bir miktar tüketildiğini belirtir.
Tom'dan nefret ediyoruz.
✨ special word message
Tom'dan nefret ediyoruz.
We hate Tom.
Words in the English sentence
- hate : nefret etmek, nefret
- tom : Tom
- we : biz
Explanation
- - Bir grubun Tom'a karşı duyduğu güçlü olumsuz hissi belirtir.