Hadi yukarı çıkalım.
✨ special word message
Hadi yukarı çıkalım.
Let's go up.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir binada veya merdivende yukarı yönde hareket etme teklifi.
Hadi kapıyı çalalım.
✨ special word message
Hadi kapıyı çalalım.
Let's knock.
Words in the English sentence
- knock : kapı çalmak, vurmak
Explanation
- - Bir kapıya vurma eylemini başlatma önerisi.
Hadi parti yapalım. / Eğlenelim.
✨ special word message
Hadi parti yapalım. / Eğlenelim.
Let's party.
Words in the English sentence
Explanation
- - Kutlama yapma veya eğlenme daveti.
Hadi rahatlayalım. / Dinlenelim.
✨ special word message
Hadi rahatlayalım. / Dinlenelim.
Let's relax.
Words in the English sentence
- relax : rahatlamak, gevşemek
Explanation
- - Stresten uzaklaşma veya gevşeme önerisi.
Hadi tüyelim. / Hadi ayrılalım.
✨ special word message
Hadi tüyelim. / Hadi ayrılalım.
Let's split.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir yerden hızlıca ayrılma veya bir grubu dağıtma teklifi.
Hadi başlayalım.
✨ special word message
Hadi başlayalım.
Let's start.
Words in the English sentence
- start : başlamak, başlangıç
Explanation
- - Bir işe veya sürece girişme önerisi.
Hadi ders çalışalım.
✨ special word message
Hadi ders çalışalım.
Let's study.
Words in the English sentence
- study : çalışmak, ders çalışmak
Explanation
- - Birlikte akademik bir çalışma yapma teklifi.
Bırak gitsinler.
✨ special word message
Bırak gitsinler.
Let them go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- let : izin vermek, bırakmak
- them : onları, onlara
Explanation
- - Birilerinin serbest bırakılması veya ayrılması için verilen izin.
Tom'u dışarı çıkar. / Tom'un dışarı çıkmasına izin ver.
✨ special word message
Tom'u dışarı çıkar. / Tom'un dışarı çıkmasına izin ver.
Let Tom out.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- out : dışarı, dışarıda
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un kapalı bir alandan dışarı çıkmasını istemek.
Bırak Tom denesin.
✨ special word message
Bırak Tom denesin.
Let Tom try.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- tom : Tom
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Tom'a bir şeyi yapma fırsatı verilmesi isteği.
Hadi dua edelim.
✨ special word message
Hadi dua edelim.
Let us pray.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- pray : dua etmek
- us : bize, bizi
Explanation
- - Birlikte dua etme çağrısı.
Kalmamıza izin verin. / Bırakın kalalım.
✨ special word message
Kalmamıza izin verin. / Bırakın kalalım.
Let us stay.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- stay : kalmak
- us : bize, bizi
Explanation
- - Bir yerde bulunmaya devam etmek için yapılan rica.
Hayat eğlencelidir.
✨ special word message
Hayat eğlencelidir.
Life is fun.
Words in the English sentence
- fun : eğlence, eğlenceli
- is : dır, dir
- life : hayat, yaşam
Explanation
- - Yaşamın keyifli olduğuna dair genel bir yorum.
Hayat güzel.
✨ special word message
Hayat güzel.
Life's good.
Words in the English sentence
Explanation
- - Mevcut yaşam durumundan duyulan memnuniyeti ifade eder.
Onu yak. / Aydınlat.
✨ special word message
Onu yak. / Aydınlat.
Light it up.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- light : ışık, hafif
- up : yukarı
Explanation
- - Bir nesneyi yakma veya bir yeri ışıklandırma komutu.
Sanki umurumda!
✨ special word message
Sanki umurumda!
Like I care!
Words in the English sentence
- care : bakım, önemsemek
- i : ben
- like : beğenmek, sevmek, gibi
Explanation
- - Bir duruma karşı duyulan ilgisizliği alaycı bir şekilde belirtir.
Beni iyi dinle!
✨ special word message
Beni iyi dinle!
Listen here!
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- listen : dinlemek
Explanation
- - Dikkat çekmek ve önemli bir şey söylemek için kullanılan ünlem.
İyi dinle.
✨ special word message
İyi dinle.
Listen well.
Words in the English sentence
- listen : dinlemek
- well : iyi, kuyu
Explanation
- - Söylenenlere pürdikkat odaklanılması gerektiğini belirtir.
Etrafına bak.
✨ special word message
Etrafına bak.
Look around.
Words in the English sentence
- around : etrafında, civarında
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Çevreyi inceleme veya gözlemleme talimatı.
Ona bak. (Erkek)
✨ special word message
Ona bak. (Erkek)
Look at him.
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- him : ona, onu
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Dikkatleri bir erkeğe çekmek için kullanılır.
Tom'a bak.
✨ special word message
Tom'a bak.
Look at Tom.
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- look : bakmak, bakış, görünmek
- tom : Tom
Explanation
- - Dikkatleri Tom üzerine çekmek için kullanılan ifade.
Daha yakından bak.
✨ special word message
Daha yakından bak.
Look closer.
Words in the English sentence
- closer : daha yakın
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Bir şeyi daha detaylı inceleme önerisi.
Şans döndü.
✨ special word message
Şans döndü.
Luck turned.
Words in the English sentence
- luck : şans
- turned : döndü, dönüştü
Explanation
- - Talihin değiştiğini (genelde iyiden kötüye veya tersi) belirtir.
Öğle yemeği hazır. / Öğle yemeği benden.
✨ special word message
Öğle yemeği hazır. / Öğle yemeği benden.
Lunch is on.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- lunch : öğle yemeği
- on : üzerinde, açık
Explanation
- - Yemeğin hazır olduğunu veya ısmarlanacağını bildirebilir.
Bir liste yap.
✨ special word message
Bir liste yap.
Make a list.
Words in the English sentence
- a : bir
- list : liste, listelemek
- make : yapmak
Explanation
- - Maddeleri sıralama veya plan yapma talimatı.
Bir dilek tut.
✨ special word message
Bir dilek tut.
Make a wish.
Words in the English sentence
- a : bir
- make : yapmak
- wish : dilemek, dilek
Explanation
- - Genelde kutlamalarda kullanılan bir teşvik ifadesi.
Kahve yap.
✨ special word message
Kahve yap.
Make coffee.
Words in the English sentence
- coffee : kahve
- make : yapmak
Explanation
- - Kahve hazırlama isteği veya komutu.
Çok teşekkürler.
✨ special word message
Çok teşekkürler.
Many thanks.
Words in the English sentence
- many : birçok, çok
- thanks : teşekkürler
Explanation
- - Güçlü bir minnettarlık ifadesi.
Mary kabul etti. / Mary razı oldu.
✨ special word message
Mary kabul etti. / Mary razı oldu.
Mary agreed.
Words in the English sentence
- agreed : anlaşılmış, hemfikir
- mary : Mary (Özel isim)
Explanation
- - Mary'nin bir teklifi veya fikri onayladığını bildirir.
Matematik eğlencelidir.
✨ special word message
Matematik eğlencelidir.
Math is fun.
Words in the English sentence
- fun : eğlence, eğlenceli
- is : dır, dir
- math : matematik
Explanation
- - Ders olarak matematiği sevdiğini belirten cümle.
Belki daha sonra.
✨ special word message
Belki daha sonra.
Maybe later.
Words in the English sentence
- later : daha sonra
- maybe : belki
Explanation
- - Bir teklifi nazikçe erteleme veya reddetme ifadesi.
Başlayabilir miyim?
✨ special word message
Başlayabilir miyim?
May I begin?
Words in the English sentence
- begin : başlamak
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
Explanation
- - Bir eyleme geçmek için izin isteme cümlesi.
Ayrılabilir miyim? / Çıkabilir miyim?
✨ special word message
Ayrılabilir miyim? / Çıkabilir miyim?
May I leave?
Words in the English sentence
- i : ben
- leave : ayrılmak, terk etmek
- may : Mayıs, olabilir
Explanation
- - Bir ortamdan gitmek için izin talep eder.
Sigara içebilir miyim?
✨ special word message
Sigara içebilir miyim?
May I smoke?
Words in the English sentence
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
- smoke : sigara içmek, duman
Explanation
- - Sigara içmek için çevredekilerden izin isteme sorusu.
Erkekler de ağlar.
✨ special word message
Erkekler de ağlar.
Men cry too.
Words in the English sentence
- cry : ağlamak, haykırış
- men : adamlar, erkekler
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- - Duygusallığın cinsiyetten bağımsız olduğunu belirten ifade.
Mike gülümsedi.
✨ special word message
Mike gülümsedi.
Mike smiled.
Words in the English sentence
- mike : Mike (Özel isim)
- smiled : gülümsedi
Explanation
- - Mike'ın tepkisini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
Süt? Şeker?
✨ special word message
Süt? Şeker?
Milk? Sugar?
Words in the English sentence
Explanation
- - İçecek servis ederken tercihleri sormak için kullanılan kısa soru.
Para konuşur.
✨ special word message
Para konuşur.
Money talks.
Words in the English sentence
- money : para
- talks : konuşur
Explanation
- - Paranın gücünü ve etkisini vurgulayan deyim.
Büyük ihtimalle.
✨ special word message
Büyük ihtimalle.
Most likely.
Words in the English sentence
- likely : muhtemelen, olası
- most : en çok, çoğu
Explanation
- - Bir durumun gerçekleşme olasılığının yüksek olduğunu belirtir.
Kardeşlerim! / Erkek kardeşlerim!
✨ special word message
Kardeşlerim! / Erkek kardeşlerim!
My brothers!
Words in the English sentence
- brothers : erkek kardeşler
- my : benim
Explanation
- - Bir hitap veya yakınlığı bildiren ünlem.
Kardeşlerim! (Kız-erkek karışık)
✨ special word message
Kardeşlerim! (Kız-erkek karışık)
My siblings!
Words in the English sentence
- my : benim
- siblings : kardeşler
Explanation
- - Tüm kardeşlerini kapsayan genel hitap.
Asla bir daha! / Bir daha asla!
✨ special word message
Asla bir daha! / Bir daha asla!
Never again!
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- never : asla, hiçbir zaman
Explanation
- - Bir durumun tekrarlanmayacağına dair kesin karar.
Kimse gelmedi.
✨ special word message
Kimse gelmedi.
Nobody came.
Words in the English sentence
- came : geldi
- nobody : hiç kimse
Explanation
- - Beklenen katılımın gerçekleşmediğini bildirir.
Kimse ölmedi.
✨ special word message
Kimse ölmedi.
Nobody died.
Words in the English sentence
- died : öldü
- nobody : hiç kimse
Explanation
- - Bir kazada veya olayda can kaybı olmadığını belirtir.
Kimse bilmiyordu.
✨ special word message
Kimse bilmiyordu.
Nobody knew.
Words in the English sentence
- knew : biliyordu
- nobody : hiç kimse
Explanation
- - Bir bilginin tamamen gizli kaldığını ifade eder.
Kimse yalan söylemedi.
✨ special word message
Kimse yalan söylemedi.
Nobody lied.
Words in the English sentence
- lied : yalan söyledi
- nobody : hiç kimse
Explanation
- - Herkesin dürüst davrandığını teyit eder.
Hayır, aynı fikirdeyim.
✨ special word message
Hayır, aynı fikirdeyim.
No, I agree.
Words in the English sentence
- agree : katılmak, aynı fikirde olmak
- i : ben
Explanation
- - Genelde olumsuz yapılı bir cümleye katılırken kullanılan onay.
Hayır hayır demektir.
✨ special word message
Hayır hayır demektir.
No means no.
Words in the English sentence
- means : anlamına gelir, araçlar
- no : hayır
Explanation
- - Bir reddedişin kesin olduğunu ve tartışmaya kapalı olduğunu vurgular.
Hayır, aşkım.
✨ special word message
Hayır, aşkım.
No, my love.
Words in the English sentence
- love : sevmek, aşk, sevgi
- my : benim
Explanation
- - Sevgi dolu bir hitapla yapılan reddediş.
Hayır, henüz değil.
✨ special word message
Hayır, henüz değil.
No, not yet.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- yet : henüz, hala
Explanation
- - Beklenen bir durumun henüz gerçekleşmediğini bildirir.
Hiç kimse gelmedi.
✨ special word message
Hiç kimse gelmedi.
No one came.
Words in the English sentence
- came : geldi
- no : hayır
- one : bir
Explanation
- - Katılımın sıfır olduğunu vurgular.
Hiç kimse ölmedi.
✨ special word message
Hiç kimse ölmedi.
No one died.
Words in the English sentence
- died : öldü
- no : hayır
- one : bir
Explanation
- - Can kaybı olmadığını bildiren ifade.
Kimse ayrılmadı. / Kimse kalmadı.
✨ special word message
Kimse ayrılmadı. / Kimse kalmadı.
No one left.
Words in the English sentence
- left : sol, ayrıldı
- no : hayır
- one : bir
Explanation
- - Bağlama göre herkesin orada olduğunu veya herkesin gitmiş olduğunu belirtebilir.
Bağırmak yok!
✨ special word message
Bağırmak yok!
No shouting!
Words in the English sentence
- no : hayır
- shouting : bağırıyor
Explanation
- - Sessiz olunması için verilen uyarı.
Yüzmek yasaktır.
✨ special word message
Yüzmek yasaktır.
No swimming.
Words in the English sentence
- no : hayır
- swimming : yüzüyor, yüzme
Explanation
- - Bir bölgede yüzülmemesi gerektiğini bildiren uyarı tabelası ifadesi.
Tam olarak değil.
✨ special word message
Tam olarak değil.
Not exactly.
Words in the English sentence
- exactly : tam olarak, kesinlikle
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Bir bilginin veya durumun gerçeğe yakın olduğunu ama tam uymadığını belirtir.
Bu gece değil.
✨ special word message
Bu gece değil.
Not tonight.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- tonight : bu gece
Explanation
- - Bir teklifi veya planı o gece için reddetme.
Şimdi bas git. / Hadi uza.
✨ special word message
Şimdi bas git. / Hadi uza.
Now beat it.
Words in the English sentence
- beat : vurmak, yenmek, ritim
- it : o, onu
- now : şimdi
Explanation
- - Kabaca birinden uzaklaşmasını istemek.
Şimdi dışarı çık. / Defol.
✨ special word message
Şimdi dışarı çık. / Defol.
Now get out.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- now : şimdi
- out : dışarı, dışarıda
Explanation
- - Bir mekanın terk edilmesini isteyen sert emir.
Şimdi git buradan.
✨ special word message
Şimdi git buradan.
Now go away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- go : gitmek
- now : şimdi
Explanation
- - Kişinin yanından uzaklaşmasını isteyen talep.
Şimdi eve git.
✨ special word message
Şimdi eve git.
Now go home.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- home : ev, yuva
- now : şimdi
Explanation
- - Birine evine dönmesini söyleyen yönlendirme.
Şimdi bana yardım et.
✨ special word message
Şimdi bana yardım et.
Now help me.
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- me : beni, bana
- now : şimdi
Explanation
- - Beklenen yardımın tam şu an gelmesini talep eder.
Şimdi onu tut. / Dur orda.
✨ special word message
Şimdi onu tut. / Dur orda.
Now hold it.
Words in the English sentence
- hold : tutmak, beklemek
- it : o, onu
- now : şimdi
Explanation
- - Hem bir şeyi tutmayı hem de bir eylemi durdurmayı ifade edebilir.
Şimdi bekle. / Bir dakika dur.
✨ special word message
Şimdi bekle. / Bir dakika dur.
Now hold on.
Words in the English sentence
- hold : tutmak, beklemek
- now : şimdi
- on : üzerinde, açık
Explanation
- - Karşıdakini duraksatmak için kullanılan ünlem.
Şimdi kızdım işte.
✨ special word message
Şimdi kızdım işte.
Now I'm mad.
Words in the English sentence
- mad : deli, kızgın
- now : şimdi
Explanation
- - Sabrın taştığını ve öfkelendiğini belirtir.
Şimdi üzüldüm.
✨ special word message
Şimdi üzüldüm.
Now I'm sad.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yaşanan bir şeyin üzerine moralinin bozulduğunu belirtir.
Şimdi dinle.
✨ special word message
Şimdi dinle.
Now, listen.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yeni ve önemli bir açıklamaya başlarken dikkat çeker.
Şimdi devam et. / Artık bunu aş.
✨ special word message
Şimdi devam et. / Artık bunu aş.
Now move on.
Words in the English sentence
- move : hareket etmek, taşınmak
- now : şimdi
- on : üzerinde, açık
Explanation
- - Hem fiziksel ilerlemeyi hem de bir konuyu geride bırakmayı anlatır.
Şimdi kapa çeneni.
✨ special word message
Şimdi kapa çeneni.
Now shut up.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- shut : kapatmak, kapalı
- up : yukarı
Explanation
- - Karşıdakinin susmasını isteyen kaba emir.
Şimdi bana anlat.
✨ special word message
Şimdi bana anlat.
Now tell me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- now : şimdi
- tell : söylemek, anlatmak
Explanation
- - Bir açıklamanın yapılmasını isteyen doğrudan talep.
Şimdi bekliyoruz.
✨ special word message
Şimdi bekliyoruz.
Now we wait.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- wait : beklemek
- we : biz
Explanation
- - Bir hazırlık sonrası süreci beklemeye geçtiklerini bildirir.
Şimdi sen dene.
✨ special word message
Şimdi sen dene.
Now you try.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- try : denemek, çabalamak
- you : sen, siz
Explanation
- - Sıranın karşı tarafa geçtiğini belirten teşvik.
Hadi ama. / Yapma ama.
✨ special word message
Hadi ama. / Yapma ama.
Oh, come on.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- on : üzerinde, açık
Explanation
- - İtiraz, inanmama veya ikna etme durumlarında kullanılan sitem.
Aa, o gitti.
✨ special word message
Aa, o gitti.
Oh, he left.
Words in the English sentence
- he : o
- left : sol, ayrıldı
Explanation
- - Birinin ayrıldığını fark edince verilen tepki.
Ah! Ne kadar kötü!
✨ special word message
Ah! Ne kadar kötü!
Oh! How bad!
Words in the English sentence
Explanation
- - Üzücü bir haber veya olay karşısında verilen tepki.
Ah, sırtım.
✨ special word message
Ah, sırtım.
Oh, my back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- my : benim
Explanation
- - Sırt bölgesindeki ani bir acıyı veya yorgunluğu ifade eder.
Aman, kapa çeneni!
✨ special word message
Aman, kapa çeneni!
Oh, shut up!
Words in the English sentence
- shut : kapatmak, kapalı
- up : yukarı
Explanation
- - Bıkkınlık veya kızgınlıkla karışık susturma ünlemi.
Ah! Neden ben?!
✨ special word message
Ah! Neden ben?!
Oh! Why me?!
Words in the English sentence
Explanation
- - Başa gelen talihsizlik karşısında hissedilen isyan.
Tamam, üzgünüm.
✨ special word message
Tamam, üzgünüm.
Okay. Sorry.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir hatayı kabul edip özür dileme.
Tamam, katılıyorum.
✨ special word message
Tamam, katılıyorum.
Ok, I agree.
Words in the English sentence
- agree : katılmak, aynı fikirde olmak
- i : ben
Explanation
- - Bir görüşü veya planı onaylama ifadesi.
Tamam. Kabul ediyorum.
✨ special word message
Tamam. Kabul ediyorum.
OK. I agree.
Words in the English sentence
- agree : katılmak, aynı fikirde olmak
- i : ben
Explanation
- - Mutabık kalındığını teyit eden kısa cümle.
Tamam, sen kazandın.
✨ special word message
Tamam, sen kazandın.
OK, you win.
Words in the English sentence
- win : kazanmak
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir tartışmada veya yarışta teslimiyeti/kabullenişi belirtir.
Biri mavi.
✨ special word message
Biri mavi.
One is blue.
Words in the English sentence
- blue : mavi
- is : dır, dir
- one : bir
Explanation
- - Nesnelerden birinin rengini tanımlar.
Sadece şaka yapıyorum.
✨ special word message
Sadece şaka yapıyorum.
Only joking.
Words in the English sentence
- joking : şaka yapıyor
- only : sadece, yalnızca
Explanation
- - Söylenenin ciddiye alınmaması gerektiğini belirtir.
Katıl! / İştirak et!
✨ special word message
Katıl! / İştirak et!
Participate!
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir eyleme dahil olma çağrısı.
Bir kart seç.
✨ special word message
Bir kart seç.
Pick a card.
Words in the English sentence
- a : bir
- card : kart
- pick : seçmek, toplamak
Explanation
- - Genelde oyunlarda veya sihirbazlıkta kullanılan talimat.
Bir tarih belirle.
✨ special word message
Bir tarih belirle.
Pick a date.
Words in the English sentence
- a : bir
- date : tarih, randevu
- pick : seçmek, toplamak
Explanation
- - Bir randevu veya etkinlik için gün seçme isteği.
Onu al. / Onu yerden kaldır.
✨ special word message
Onu al. / Onu yerden kaldır.
Pick him up.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- pick : seçmek, toplamak
- up : yukarı
Explanation
- - Hem fiziksel olarak kaldırmayı hem de bir yerden araçla almayı anlatabilir.
Bitkiler büyür.
✨ special word message
Bitkiler büyür.
Plants grow.
Words in the English sentence
- grow : büyümek, yetişmek
- plants : bitkiler, tesisler
Explanation
- - Doğal bir süreci ifade eden temel bilgi cümlesi.
Ağaç dikin!
✨ special word message
Ağaç dikin!
Plant trees!
Words in the English sentence
- plant : bitki, fabrika
- trees : ağaçlar
Explanation
- - Çevreci bir eylem çağrısı.
Lütfen gel.
✨ special word message
Lütfen gel.
Please come.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Nazik bir davet veya çağrı.
Lütfen yardım edin!
✨ special word message
Lütfen yardım edin!
Please help!
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Yardım talebinde bulunan nazik veya acil ünlem.
Lütfen şarkı söyle.
✨ special word message
Lütfen şarkı söyle.
Please sing.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- - Birinden şarkı söylemesini isteyen nazik rica.
Lütfen kal.
✨ special word message
Lütfen kal.
Please stay.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
- stay : kalmak
Explanation
- - Birinin gitmemesi için yapılan rica.
Lütfen dur. / Lütfen bırak.
✨ special word message
Lütfen dur. / Lütfen bırak.
Please stop.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Bir eylemin sonlandırılmasını isteyen nazik talep.
Lütfen bekleyin.
✨ special word message
Lütfen bekleyin.
Please wait.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
- wait : beklemek
Explanation
- - Sabır isteyen nazik bekleme ricası.
Benim için dua et.
✨ special word message
Benim için dua et.
Pray for me.
Words in the English sentence
- for : için
- me : beni, bana
- pray : dua etmek
Explanation
- - Kişisel bir manevi destek isteği.
Bizim için dua edin.
✨ special word message
Bizim için dua edin.
Pray for us.
Words in the English sentence
- for : için
- pray : dua etmek
- us : bize, bizi
Explanation
- - Bir grup için dua edilmesini isteyen rica.
Fiyatlar artar. / Fiyatlar yükseliyor.
✨ special word message
Fiyatlar artar. / Fiyatlar yükseliyor.
Prices rise.
Words in the English sentence
- prices : fiyatlar
- rise : yükselmek, doğmak (güneş)
Explanation
- - Ekonomik bir durumu bildiren gözlem cümlesi.
Onu koru.
✨ special word message
Onu koru.
Protect him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- protect : korumak
Explanation
- - Birine, başka birini koruma görevi veren talimat.