Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Uyumayıp bekledim.

      ✨ special word message

      Uyumayıp bekledim.

      I waited up.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • up : yukarı
      • waited : bekledi

      Explanation

      • - Birinin gelmesini beklemek için gece uyumadığını belirtir.
      Hızlı yürürüm.

      ✨ special word message

      Hızlı yürürüm.

      I walk fast.

      Words in the English sentence

      • fast : hızlı, çabuk, oruç
      • i : ben
      • walk : yürümek, yürüyüş

      Explanation

      • - Kişinin yürüme temposuna dair genel bir özellik.
      İkisini de istiyorum.

      ✨ special word message

      İkisini de istiyorum.

      I want both.

      Words in the English sentence

      • both : her ikisi, ikisi de
      • i : ben
      • want : istemek

      Explanation

      • - Sunulan iki seçenek arasında tercih yapmayıp her ikisini de talep eder.
      Nakit istiyorum.

      ✨ special word message

      Nakit istiyorum.

      I want cash.

      Words in the English sentence

      • cash : nakit
      • i : ben
      • want : istemek

      Explanation

      • - Ödemenin veya paranın fiziksel olarak nakit yapılmasını belirtir.
      Köpek istiyorum. / Köpekler istiyorum.

      ✨ special word message

      Köpek istiyorum. / Köpekler istiyorum.

      I want dogs.

      Words in the English sentence

      • dogs : köpekler
      • i : ben
      • want : istemek

      Explanation

      • - Evcil hayvan olarak köpek sahibi olma isteğini ifade eder.
      Onu istedim. / Onu istemiştim.

      ✨ special word message

      Onu istedim. / Onu istemiştim.

      I wanted it.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • it : o, onu
      • wanted : istedi, aranan

      Explanation

      • - Geçmişteki bir talebi veya arzuyu bildirir.
      Yumurta istiyorum.

      ✨ special word message

      Yumurta istiyorum.

      I want eggs.

      Words in the English sentence

      • eggs : yumurtalar
      • i : ben
      • want : istemek

      Explanation

      • - Yemek tercihi olarak yumurta istediğini belirtir.
      Çocuk istiyorum.

      ✨ special word message

      Çocuk istiyorum.

      I want kids.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • kids : çocuklar
      • want : istemek

      Explanation

      • - Gelecekte çocuk sahibi olma arzusunu ifade eder.
      Mary'yi istiyorum.

      ✨ special word message

      Mary'yi istiyorum.

      I want Mary.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • mary : Mary (Özel isim)
      • want : istemek

      Explanation

      • - Mary isimli kişiyle görüşme veya beraber olma isteği.
      Süt istiyorum.

      ✨ special word message

      Süt istiyorum.

      I want milk.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • milk : süt
      • want : istemek

      Explanation

      • - İçecek olarak süt talebini belirtir.
      Benimkini istiyorum.

      ✨ special word message

      Benimkini istiyorum.

      I want mine.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • mine : benimki, maden
      • want : istemek

      Explanation

      • - Kendisine ait olan nesnenin verilmesini talep eder.
      Daha fazla istiyorum.

      ✨ special word message

      Daha fazla istiyorum.

      I want more.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • more : daha fazla
      • want : istemek

      Explanation

      • - Mevcut miktarın yeterli olmadığını ve artırılmasını istediğini belirtir.
      Kar istiyorum.

      ✨ special word message

      Kar istiyorum.

      I want snow.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • snow : kar, kar yağmak
      • want : istemek

      Explanation

      • - Kar yağmasına duyulan özlemi veya isteği ifade eder.
      Çorba istiyorum.

      ✨ special word message

      Çorba istiyorum.

      I want soup.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • soup : çorba
      • want : istemek

      Explanation

      • - Yemek olarak çorba siparişi veya isteği.
      Onu istiyorum.

      ✨ special word message

      Onu istiyorum.

      I want that.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • that : o, şu
      • want : istemek

      Explanation

      • - Uzaktaki veya belirli bir nesneye duyulan isteği belirtir.
      Onları istiyorum.

      ✨ special word message

      Onları istiyorum.

      I want them.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • them : onları, onlara
      • want : istemek

      Explanation

      • - Çoğul nesnelere veya kişilere yönelik isteği ifade eder.
      Bunu istiyorum.

      ✨ special word message

      Bunu istiyorum.

      I want this.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • this : bu
      • want : istemek

      Explanation

      • - Yakındaki bir nesneye yönelik doğrudan isteği belirtir.
      Zaman istiyorum.

      ✨ special word message

      Zaman istiyorum.

      I want time.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • time : zaman, vakit
      • want : istemek

      Explanation

      • - Bir karar vermek veya işi bitirmek için süreye ihtiyaç duyduğunu belirtir.
      Polistim. / Bir polistim.

      ✨ special word message

      Polistim. / Bir polistim.

      I was a cop.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • cop : polis
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Geçmişteki mesleğinin polislik olduğunu bildirir.
      Yalnızdım.

      ✨ special word message

      Yalnızdım.

      I was alone.

      Words in the English sentence

      • alone : yalnız
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Geçmiş bir zamanda yanında kimse olmadığını belirtir.
      Kızgındım.

      ✨ special word message

      Kızgındım.

      I was angry.

      Words in the English sentence

      • angry : kızgın, öfkeli
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Geçmişteki bir öfke durumunu ifade eder.
      Uyanıktım.

      ✨ special word message

      Uyanıktım.

      I was awake.

      Words in the English sentence

      • awake : uyanık
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Belirli bir zamanda uyumadığını bildiren cümle.
      Sıkılmıştım.

      ✨ special word message

      Sıkılmıştım.

      I was bored.

      Words in the English sentence

      • bored : sıkılmış
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Geçmişteki bir can sıkıntısı durumunu ifade eder.
      Parasızdım. / Beş kuruşsuzdum.

      ✨ special word message

      Parasızdım. / Beş kuruşsuzdum.

      I was broke.

      Words in the English sentence

      • broke : kırdı, parasız
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Maddi olarak çok zor durumda olunan bir dönemi anlatır.
      Başım dönüyordu.

      ✨ special word message

      Başım dönüyordu.

      I was dizzy.

      Words in the English sentence

      • dizzy : başi dönmüş
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Geçmişteki bir fiziksel rahatsızlığı (baş dönmesi) belirtir.
      Sarhoştum.

      ✨ special word message

      Sarhoştum.

      I was drunk.

      Words in the English sentence

      • drunk : sarhoş
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Alkolün etkisinde olunan bir anı ifade eder.
      Kovuldum. / İşten çıkarıldım.

      ✨ special word message

      Kovuldum. / İşten çıkarıldım.

      I was fired.

      Words in the English sentence

      • fired : kovulmuş, ateşlenmiş
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - İş akdinin işveren tarafından feshedildiğini belirtir.
      Birinciydim. / İlk bendim.

      ✨ special word message

      Birinciydim. / İlk bendim.

      I was first.

      Words in the English sentence

      • first : birinci, ilk
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Bir sıralamada veya yarışta en önde olduğunu bildirir.
      Mutluydum.

      ✨ special word message

      Mutluydum.

      I was happy.

      Words in the English sentence

      • happy : mutlu
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Geçmişteki bir mutluluk halini tarif eder.
      Onu yıkadım.

      ✨ special word message

      Onu yıkadım.

      I washed it.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • it : o, onu
      • washed : yıkadı, yıkanmış

      Explanation

      • - Bir nesnenin temizlendiğini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
      İşe alındım.

      ✨ special word message

      İşe alındım.

      I was hired.

      Words in the English sentence

      • hired : işe alınmış, kiralık
      • i : ben
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Bir iş görüşmesinin olumlu sonuçlandığını ve işe başladığını bildirir.
      Şanslıydım.

      ✨ special word message

      Şanslıydım.

      I was lucky.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • lucky : şanslı
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Bir durumun yaver gittiğini ifade eder.
      Yalan söylüyordum.

      ✨ special word message

      Yalan söylüyordum.

      I was lying.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • lying : yalan söylüyor, uzanıyor
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Geçmişteki bir beyanın doğru olmadığını itiraf eder.
      Duygulandım.

      ✨ special word message

      Duygulandım.

      I was moved.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • moved : hareket etti, taşındı
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Bir olaydan dolayı derin bir duygusal etkilenme yaşandığını belirtir.
      Safça davrandım. / Toydum.

      ✨ special word message

      Safça davrandım. / Toydum.

      I was naive.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • naive : saf, deneyimsiz
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Tecrübesizlikten dolayı olaylara basit yaklaşıldığını ifade eder.
      Çıplaktım.

      ✨ special word message

      Çıplaktım.

      I was naked.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • naked : çıplak
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Üzerinde kıyafet bulunmayan bir durumu belirtir.
      Sessizdim.

      ✨ special word message

      Sessizdim.

      I was quiet.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • quiet : sessiz, sakin
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Konuşmadığı veya gürültü yapmadığı bir anı tarif eder.
      Hazırdım.

      ✨ special word message

      Hazırdım.

      I was ready.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • ready : hazır
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Hazırlıkların tamamlandığı anı belirtir.
      Haklıydım.

      ✨ special word message

      Haklıydım.

      I was right.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • right : doğru, hak, sağ
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Bir düşüncenin veya iddianın doğru çıktığını teyit eder.
      Üzgündüm.

      ✨ special word message

      Üzgündüm.

      I was sorry.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • sorry : üzgün, pişman
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Bir durumdan dolayı pişmanlık veya üzüntü duyulduğunu belirtir.
      Sıkışmıştım. / Mahsur kalmıştım.

      ✨ special word message

      Sıkışmıştım. / Mahsur kalmıştım.

      I was stuck.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • stuck : sıkışmış, saplanmış
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Bir yerden çıkamama veya bir problemde takılı kalma hali.
      Gergindim.

      ✨ special word message

      Gergindim.

      I was tense.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • tense : gergin
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Sinirsel veya bedensel bir gerginlik durumunu ifade eder.
      Oradaydım.

      ✨ special word message

      Oradaydım.

      I was there.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • there : orada
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Bir olay sırasında mekanda bulunduğunu bildiren tanıklık ifadesi.
      Üçüncüydüm.

      ✨ special word message

      Üçüncüydüm.

      I was third.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • third : üçüncü
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Sıralamada üçüncü sırada olduğunu belirtir.
      Yorgundum.

      ✨ special word message

      Yorgundum.

      I was tired.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • tired : yorgun
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Enerjinin tükendiği bir anı tarif eder.
      Keyfim kaçmıştı. / Üzgündüm.

      ✨ special word message

      Keyfim kaçmıştı. / Üzgündüm.

      I was upset.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • upset : üzgün, keyfini kaçırmak
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Moralin bozulduğu bir durumu ifade eder.
      Hatalıydım. / Yanılmışım.

      ✨ special word message

      Hatalıydım. / Yanılmışım.

      I was wrong.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • was : idi, oldu
      • wrong : yanlış

      Explanation

      • - Yapılan bir yanlışın kabul edildiğini gösteren ifade.
      Hızlı gittim.

      ✨ special word message

      Hızlı gittim.

      I went fast.

      Words in the English sentence

      • fast : hızlı, çabuk, oruç
      • i : ben
      • went : gitti

      Explanation

      • - Bir yere gidiş hızının yüksek olduğunu belirtir.
      Eve gittim.

      ✨ special word message

      Eve gittim.

      I went home.

      Words in the English sentence

      • home : ev, yuva
      • i : ben
      • went : gitti

      Explanation

      • - Ayrılıp ikametgahına yöneldiğini bildiren cümle.
      Ben de gittim.

      ✨ special word message

      Ben de gittim.

      I went, too.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • too : de, da, çok fazla

      Explanation

      • - Bir başkasına katılarak kendisinin de gittiğini belirtir.
      Fısıldadım.

      ✨ special word message

      Fısıldadım.

      I whispered.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • whispered : fısıldadı

      Explanation

      • - Çok alçak sesle konuşma eylemini bildirir.
      Geleceğim.

      ✨ special word message

      Geleceğim.

      I will come.

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • i : ben
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Geleceğe dair bir varış sözü verir.
      Yardım edeceğim.

      ✨ special word message

      Yardım edeceğim.

      I will help.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • i : ben
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Destek olma niyetini belirten gelecek zaman cümlesi.
      Yaşayacağım.

      ✨ special word message

      Yaşayacağım.

      I will live.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • live : yaşamak, canlı
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Hayatta kalma azmini veya gelecekteki yaşamı ifade eder.
      İtaat edeceğim. / Söz dinleyeceğim.

      ✨ special word message

      İtaat edeceğim. / Söz dinleyeceğim.

      I will obey.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • obey : itaat etmek
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Kurallara veya emirlere uyma sözü verir.
      Kalacağım.

      ✨ special word message

      Kalacağım.

      I will stay.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • stay : kalmak
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Bir yerden ayrılmayacağını bildiren ifade.
      Bekleyeceğim.

      ✨ special word message

      Bekleyeceğim.

      I will wait.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • wait : beklemek
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Zaman ayırıp beklemeye niyetli olduğunu belirtir.
      Yürüyeceğim.

      ✨ special word message

      Yürüyeceğim.

      I will walk.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • walk : yürümek, yürüyüş
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Ulaşım aracı yerine yürümeyi tercih edeceğini belirtir.
      Çalışacağım.

      ✨ special word message

      Çalışacağım.

      I will work.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • will : vasiyet, irade, -ecek
      • work : çalışmak, iş

      Explanation

      • - İş yapma veya çabalama niyetini ifade eder.
      Yine kazandım.

      ✨ special word message

      Yine kazandım.

      I won again.

      Words in the English sentence

      • again : tekrar, yine
      • i : ben
      • won : kazandı

      Explanation

      • - Başarının tekrarlandığını bildiren zafer ifadesi.
      Sormayacağım.

      ✨ special word message

      Sormayacağım.

      I won't ask.

      Words in the English sentence

      • ask : sormak, istemek
      • i : ben

      Explanation

      • - Soru sormama veya talepte bulunmama kararı.
      Ağlamayacağım.

      ✨ special word message

      Ağlamayacağım.

      I won't cry.

      Words in the English sentence

      • cry : ağlamak, haykırış
      • i : ben

      Explanation

      • - Duygularına hakim olma kararlılığını gösterir.
      Ölmeyeceğim.

      ✨ special word message

      Ölmeyeceğim.

      I won't die.

      Words in the English sentence

      • die : ölmek, zar
      • i : ben

      Explanation

      • - Hayatta kalma mücadelesini veya iddiasını belirtir.
      Yalan söylemeyeceğim.

      ✨ special word message

      Yalan söylemeyeceğim.

      I won't lie.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • lie : yalan, uzanmak

      Explanation

      • - Dürüst davranacağına dair verilen söz.
      Koşmayacağım. / Kaçmayacağım.

      ✨ special word message

      Koşmayacağım. / Kaçmayacağım.

      I won't run.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • run : koşmak, çalıştırmak

      Explanation

      • - Hem fiziksel koşma eylemini hem de bir durumdan kaçmayı reddeder.
      Hızlı çalışırım.

      ✨ special word message

      Hızlı çalışırım.

      I work fast.

      Words in the English sentence

      • fast : hızlı, çabuk, oruç
      • i : ben
      • work : çalışmak, iş

      Explanation

      • - İş yapma temposunun yüksekliğini ifade eder.
      Sıkı çalışırım.

      ✨ special word message

      Sıkı çalışırım.

      I work hard.

      Words in the English sentence

      • hard : zor, sert, sıkı
      • i : ben
      • work : çalışmak, iş

      Explanation

      • - Gayretli ve disiplinli bir çalışma disiplini olduğunu belirtir.
      Burada çalışıyorum.

      ✨ special word message

      Burada çalışıyorum.

      I work here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • i : ben
      • work : çalışmak, iş

      Explanation

      • - Çalıştığı güncel mekanı belirtir.
      Bir tane yazdım.

      ✨ special word message

      Bir tane yazdım.

      I wrote one.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • one : bir
      • wrote : yazdı

      Explanation

      • - Yazılı bir eser veya not oluşturulduğunu bildirir.
      Jim güvende.

      ✨ special word message

      Jim güvende.

      Jim is safe.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • jim : Jim
      • safe : güvenli, kasa

      Explanation

      • - Jim'in herhangi bir tehlike altında olmadığını bildirir.
      John üzgün.

      ✨ special word message

      John üzgün.

      John is sad.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • john : John
      • sad : üzgün

      Explanation

      • - John'un mevcut ruh halini betimler.
      Karşıya atla.

      ✨ special word message

      Karşıya atla.

      Jump across.

      Words in the English sentence

      • across : karşıdan karşıya, karşısında
      • jump : zıplamak, atlamak

      Explanation

      • - Bir engelin veya boşluğun üzerinden atlamayı söyleyen komut.
      Sadece içeri gir. / Bin sadece.

      ✨ special word message

      Sadece içeri gir. / Bin sadece.

      Just get in.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • in : içinde
      • just : sadece, henüz

      Explanation

      • - Sorgulamadan bir yere girilmesini veya araca binilmesini isteyen emir.
      Sadece al onu. / Sadece anla.

      ✨ special word message

      Sadece al onu. / Sadece anla.

      Just get it.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • it : o, onu
      • just : sadece, henüz

      Explanation

      • - Bir nesneyi almayı veya bir durumu kavramayı isteyen kısa komut.
      Sadece ayağa kalk.

      ✨ special word message

      Sadece ayağa kalk.

      Just get up.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • just : sadece, henüz
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Yataktan veya oturulan yerden kalkılmasını isteyen emir.
      Sadece bırak. / Akışına bırak.

      ✨ special word message

      Sadece bırak. / Akışına bırak.

      Just let go.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • just : sadece, henüz
      • let : izin vermek, bırakmak

      Explanation

      • - Bir şeyi tutmayı bırakmayı veya bir düşünceden vazgeçmeyi tavsiye eder.
      Sadece hayır de.

      ✨ special word message

      Sadece hayır de.

      Just say no.

      Words in the English sentence

      • just : sadece, henüz
      • no : hayır
      • say : söylemek, demek

      Explanation

      • - Reddetmenin en basit yolunu öğütleyen ifade.
      Sadece dene.

      ✨ special word message

      Sadece dene.

      Just try it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • just : sadece, henüz
      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • - Bir şeyi tecrübe etmek için cesaretlendiren ifade.
      Hareket etmeye devam et.

      ✨ special word message

      Hareket etmeye devam et.

      Keep moving.

      Words in the English sentence

      • keep : tutmak, korumak
      • moving : hareketli, taşınma

      Explanation

      • - Durmaksızın ilerlemeyi söyleyen komut.
      Denemeye devam et.

      ✨ special word message

      Denemeye devam et.

      Keep trying.

      Words in the English sentence

      • keep : tutmak, korumak
      • trying : deniyor, çabalıyor, yorucu

      Explanation

      • - Vazgeçmeden çabalamayı öğütleyen motivasyon cümlesi.
      Ken pes etti. / Vazgeçti.

      ✨ special word message

      Ken pes etti. / Vazgeçti.

      Ken gave up.

      Words in the English sentence

      • gave : verdi
      • ken : Ken
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Ken'in bir mücadeleyi bıraktığını bildirir.
      Ken, Tom'u yakaladı/aldı.

      ✨ special word message

      Ken, Tom'u yakaladı/aldı.

      Ken got Tom.

      Words in the English sentence

      • got : aldı, sahip oldu
      • ken : Ken
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Ken'in Tom'a ulaştığını veya onu ele geçirdiğini ifade eder.
      Öldür beni şimdi.

      ✨ special word message

      Öldür beni şimdi.

      Kill me now.

      Words in the English sentence

      • kill : öldürmek
      • me : beni, bana
      • now : şimdi

      Explanation

      • - Çok mahcup olunan veya zor durumlarda kullanılan dramatik ifade.
      Bırak denesin. (Kadın için)

      ✨ special word message

      Bırak denesin. (Kadın için)

      Let her try.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • let : izin vermek, bırakmak
      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • - Bir kadına deneme fırsatı verilmesini isteyen cümle.
      Bırak denesin. (Erkek için)

      ✨ special word message

      Bırak denesin. (Erkek için)

      Let him try.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • let : izin vermek, bırakmak
      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • - Bir erkeğe deneme şansı tanınması gerektiğini belirtir.
      Bırak yemeği ben yapayım! / İşi bana bırak!

      ✨ special word message

      Bırak yemeği ben yapayım! / İşi bana bırak!

      Let me cook!

      Words in the English sentence

      • cook : aşçı, yemek pişirmek
      • let : izin vermek, bırakmak
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Hem yemek yapma isteği hem de mecazen bir işi halletme talebi.
      Yardım etmeme izin ver.

      ✨ special word message

      Yardım etmeme izin ver.

      Let me help.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • let : izin vermek, bırakmak
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Nazikçe yardım teklifinde bulunan ifade.
      Bana haber ver. / Bildir.

      ✨ special word message

      Bana haber ver. / Bildir.

      Let me know.

      Words in the English sentence

      • know : bilmek, tanımak
      • let : izin vermek, bırakmak
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Bir durumdan haberdar edilmek istendiğinde kullanılır.
      Bırak yaşayayım.

      ✨ special word message

      Bırak yaşayayım.

      Let me live.

      Words in the English sentence

      • let : izin vermek, bırakmak
      • live : yaşamak, canlı
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Özgürlük veya hayatta kalma talebi.
      Bırak bakayım.

      ✨ special word message

      Bırak bakayım.

      Let me look.

      Words in the English sentence

      • let : izin vermek, bırakmak
      • look : bakmak, bakış, görünmek
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Bir şeyi incelemek veya görmek için izin ister.
      Bırak şarkı söyleyeyim.

      ✨ special word message

      Bırak şarkı söyleyeyim.

      Let me sing.

      Words in the English sentence

      • let : izin vermek, bırakmak
      • me : beni, bana
      • sing : şarkı söylemek

      Explanation

      • - Şarkı söylemek için izin veya fırsat talebi.
      Kalmama izin ver.

      ✨ special word message

      Kalmama izin ver.

      Let me stay.

      Words in the English sentence

      • let : izin vermek, bırakmak
      • me : beni, bana
      • stay : kalmak

      Explanation

      • - Bir yerde bulunmaya devam etmek için yapılan rica.
      Bırak yüzeyim.

      ✨ special word message

      Bırak yüzeyim.

      Let me swim.

      Words in the English sentence

      • let : izin vermek, bırakmak
      • me : beni, bana
      • swim : yüzmek

      Explanation

      • - Yüzmek için izin veya imkan verilmesini ister.
      Konuşmama izin ver.

      ✨ special word message

      Konuşmama izin ver.

      Let me talk.

      Words in the English sentence

      • let : izin vermek, bırakmak
      • me : beni, bana
      • talk : konuşmak

      Explanation

      • - Söz hakkı isteyen veya kendini ifade etmek isteyen kişinin cümlesi.
      Hadi başlayalım.

      ✨ special word message

      Hadi başlayalım.

      Let's begin.

      Words in the English sentence

      • begin : başlamak

      Explanation

      • - Bir eylemi veya toplantıyı başlatma önerisi.
      Hadi kontrol edelim.

      ✨ special word message

      Hadi kontrol edelim.

      Let's check.

      Words in the English sentence

      • check : kontrol etmek, çek

      Explanation

      • - Bir durumu teyit etmek için yapılan ortak teklif.
      Hadi dans edelim.

      ✨ special word message

      Hadi dans edelim.

      Let's dance.

      Words in the English sentence

      • dance : dans, dans etmek

      Explanation

      • - Beraber dans etme teklifi.
      Hadi yapalım.

      ✨ special word message

      Hadi yapalım.

      Let's do it.

      Words in the English sentence

      • do : yapmak
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir işe başlama veya teklifi kabul etme onayı.
      Hadi bir şeyler içelim.

      ✨ special word message

      Hadi bir şeyler içelim.

      Let's drink.

      Words in the English sentence

      • drink : içmek, içecek

      Explanation

      • - İçecek tüketme veya kutlama yapma önerisi.
      Hadi içeri girelim.

      ✨ special word message

      Hadi içeri girelim.

      Let's go in.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • in : içinde

      Explanation

      • - Bir binaya veya odaya girme teklifi.