Onu dışarı çek. / Onu çıkar.
✨ special word message
Onu dışarı çek. / Onu çıkar.
Pull it out.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- out : dışarı, dışarıda
- pull : çekmek
Explanation
- - Bir nesneyi bulunduğu yerden çekip çıkarma komutu.
Onu geri koy.
✨ special word message
Onu geri koy.
Put it back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- it : o, onu
- put : koymak
Explanation
- - Alınan bir eşyanın eski yerine iade edilmesi talimatı.
Onu yere bırak. / Onu aşağı koy.
✨ special word message
Onu yere bırak. / Onu aşağı koy.
Put it down.
Words in the English sentence
- down : aşağı
- it : o, onu
- put : koymak
Explanation
- - Elde tutulan bir şeyin bırakılmasını söyleyen emir.
Onu buraya koy.
✨ special word message
Onu buraya koy.
Put it here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- it : o, onu
- put : koymak
Explanation
- - Bir nesnenin yerleştirileceği konumu gösteren talimat.
Bunu giy. / Bunu tak.
✨ special word message
Bunu giy. / Bunu tak.
Put this on.
Words in the English sentence
- on : üzerinde, açık
- put : koymak
- this : bu
Explanation
- - Kıyafet veya aksesuar gibi bir şeyi üzerine geçirme komutu.
Bir kitap oku.
✨ special word message
Bir kitap oku.
Read a book.
Words in the English sentence
- a : bir
- book : kitap
- read : okumak, okudu
Explanation
- - Okuma eylemini öneren veya emreden ifade.
Gerçekten iyi!
✨ special word message
Gerçekten iyi!
Really good!
Words in the English sentence
- good : iyi
- really : gerçekten
Explanation
- - Bir durumdan veya performanstan duyulan memnuniyeti belirten ünlem.
Gerçekten mi? Neden?
✨ special word message
Gerçekten mi? Neden?
Really? Why?
Words in the English sentence
Explanation
- - Şaşkınlık belirten ve arkasından sebep soran kalıp.
Onu hatırla. / Bunu unutma.
✨ special word message
Onu hatırla. / Bunu unutma.
Remember it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- remember : hatırlamak
Explanation
- - Bir bilginin hafızada tutulması gerektiğini hatırlatır.
Ateşe karşılık ver.
✨ special word message
Ateşe karşılık ver.
Return fire.
Words in the English sentence
- fire : ateş, yangın, kovmak
- return : dönmek, geri dönmek
Explanation
- - Askeri veya çatışma bağlamında saldırıya cevap verme komutu.
Bunu iade et. / Bunu geri ver.
✨ special word message
Bunu iade et. / Bunu geri ver.
Return this.
Words in the English sentence
- return : dönmek, geri dönmek
- this : bu
Explanation
- - Bir nesnenin sahibine veya mağazaya geri götürülmesi isteği.
Söylenti çabuk yayılır.
✨ special word message
Söylenti çabuk yayılır.
Rumor flies.
Words in the English sentence
- flies : sinekler, uçuyor
- rumor : söylenti, dedikodu
Explanation
- - Dedikoduların çok hızlı bir şekilde her yere ulaştığını anlatan deyim.
Yine mi salata?
✨ special word message
Yine mi salata?
Salad again?
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- salad : salata
Explanation
- - Sürekli aynı yemeğin çıkmasına duyulan bıkkınlığı ifade eden soru.
Sami kabul etti.
✨ special word message
Sami kabul etti.
Sami agreed.
Words in the English sentence
- agreed : anlaşılmış, hemfikir
- sami : Sami (isim)
Explanation
- - Sami'nin bir fikir veya teklif üzerinde mutabık kaldığını bildirir.
Sami aradı.
✨ special word message
Sami aradı.
Sami called.
Words in the English sentence
- called : aradı, denilen
- sami : Sami (isim)
Explanation
- - Sami'nin telefonla ulaştığını veya seslendiğini belirten geçmiş zaman cümlesi.
Sami yaptı.
✨ special word message
Sami yaptı.
Sami did it.
Words in the English sentence
- did : yaptı
- it : o, onu
- sami : Sami (isim)
Explanation
- - Bir eylemin veya başarının failinin Sami olduğunu belirtir.
Sami ayağa kalktı. / Sami uyandı.
✨ special word message
Sami ayağa kalktı. / Sami uyandı.
Sami got up.
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- sami : Sami (isim)
- up : yukarı
Explanation
- - Sami'nin yataktan kalktığını veya oturduğu yerden doğrulduğunu anlatır.
Sami oynadı.
✨ special word message
Sami oynadı.
Sami played.
Words in the English sentence
- played : oynadı, çalınmış
- sami : Sami (isim)
Explanation
- - Sami'nin oyun veya spor faaliyetinde bulunduğunu bildirir.
Sami dua etti.
✨ special word message
Sami dua etti.
Sami prayed.
Words in the English sentence
- prayed : dua etti
- sami : Sami (isim)
Explanation
- - Sami'nin dini bir ibadet gerçekleştirdiğini ifade eder.
Sami kaldı.
✨ special word message
Sami kaldı.
Sami stayed.
Words in the English sentence
- sami : Sami (isim)
- stayed : kaldı
Explanation
- - Sami'nin ayrılmayıp bir yerde bulunmaya devam ettiğini bildirir.
Sami bekledi.
✨ special word message
Sami bekledi.
Sami waited.
Words in the English sentence
- sami : Sami (isim)
- waited : bekledi
Explanation
- - Sami'nin bir süre sabırla durduğunu belirten geçmiş zaman cümlesi.
Sami iyiydi.
✨ special word message
Sami iyiydi.
Sami was OK.
Words in the English sentence
- ok : tamam
- sami : Sami (isim)
- was : idi, oldu
Explanation
- - Sami'nin sağlık veya durumunun geçmişteki halini tarif eder.
Kum sıcak.
✨ special word message
Kum sıcak.
Sand is hot.
Words in the English sentence
- hot : sıcak
- is : dır, dir
- sand : kum
Explanation
- - Genellikle plaj gibi yerlerde kumun sıcaklığını bildiren gözlem.
Hoşça kal de. / Vedalaş.
✨ special word message
Hoşça kal de. / Vedalaş.
Say goodbye.
Words in the English sentence
- goodbye : hoşça kal, elveda
- say : söylemek, demek
Explanation
- - Birinden ayrılırken veda etmesini isteyen talimat.
Daha fazla söyleme! / Anladım, gerisini getirme.
✨ special word message
Daha fazla söyleme! / Anladım, gerisini getirme.
Say no more!
Words in the English sentence
- more : daha fazla
- no : hayır
- say : söylemek, demek
Explanation
- - Konunun anlaşıldığını ve daha fazla açıklamaya gerek olmadığını belirtir.
Onu içeri gönder. (Kadın için)
✨ special word message
Onu içeri gönder. (Kadın için)
Send her in.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- in : içinde
- send : gönder
Explanation
- - Dışarıda bekleyen bir kadının içeri girmesine izin veren komut.
Onu yukarı gönder. (Kadın için)
✨ special word message
Onu yukarı gönder. (Kadın için)
Send her up.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- send : gönder
- up : yukarı
Explanation
- - Bir kadının üst kata veya yukarıdaki odaya yönlendirilmesi isteği.
Onu içeri gönder. (Erkek için)
✨ special word message
Onu içeri gönder. (Erkek için)
Send him in.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- in : içinde
- send : gönder
Explanation
- - Dışarıda bekleyen bir erkeğin içeri alınması talimatı.
Onu yukarı gönder. (Erkek için)
✨ special word message
Onu yukarı gönder. (Erkek için)
Send him up.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- send : gönder
- up : yukarı
Explanation
- - Bir erkeğin üst kata gönderilmesi gerektiğini belirten komut.
Tom'u içeri gönder.
✨ special word message
Tom'u içeri gönder.
Send Tom in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- send : gönder
- tom : Tom
Explanation
- - Tom isimli kişinin içeriye kabul edilmesi talimatı.
Tom'u yukarı gönder.
✨ special word message
Tom'u yukarı gönder.
Send Tom up.
Words in the English sentence
- send : gönder
- tom : Tom
- up : yukarı
Explanation
- - Tom'un yukarıdaki kata veya makama yönlendirilmesi isteği.
Sakinleş! / Durulun!
✨ special word message
Sakinleş! / Durulun!
Settle down!
Words in the English sentence
- down : aşağı
- settle : yerleşmek, halletmek
Explanation
- - Gürültülü veya hareketli bir ortamı yatıştırmak için kullanılan ünlem.
Acele et. / Hadi biraz kıpırda.
✨ special word message
Acele et. / Hadi biraz kıpırda.
Shake a leg.
Words in the English sentence
- a : bir
- leg : bacak
- shake : sallamak, el sıkışmak
Explanation
- - Birini hızlandırmak için kullanılan gayri resmi bir deyim.
Gidelim mi?
✨ special word message
Gidelim mi?
Shall we go?
Words in the English sentence
- go : gitmek
- shall : ecek/acak (gelecek zaman eki)
- we : biz
Explanation
- - Bir yerden ayrılma zamanının gelip gelmediğini soran nazik teklif.
O onu ısırdı.
✨ special word message
O onu ısırdı.
She bit him.
Words in the English sentence
- bit : biraz, parça, ısırdı
- him : ona, onu
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir dişinin bir erkeği ısırma eylemini bildiren cümle.
O pes etti. / Vazgeçti.
✨ special word message
O pes etti. / Vazgeçti.
She gave up.
Words in the English sentence
- gave : verdi
- she : o (kadın)
- up : yukarı
Explanation
- - Bir kadının bir mücadeleyi veya işi bıraktığını ifade eder.
O şişmanladı.
✨ special word message
O şişmanladı.
She got fat.
Words in the English sentence
- fat : şişman, yağ
- got : aldı, sahip oldu
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının fiziksel olarak kilo aldığını belirten ifade.
O kızdı. / Sinirlendi.
✨ special word message
O kızdı. / Sinirlendi.
She got mad.
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- mad : deli, kızgın
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının öfkelenme durumuna geçtiğini bildirir.
Tom'u o yakaladı. / Tom'u o aldı.
✨ special word message
Tom'u o yakaladı. / Tom'u o aldı.
She got Tom.
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- she : o (kadın)
- tom : Tom
Explanation
- - Bir kadının Tom'a ulaştığını veya onu elde ettiğini anlatır.
O ona vurdu.
✨ special word message
O ona vurdu.
She hit him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- hit : vurmak, çarpmak
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının bir erkeğe fiziksel şiddet uyguladığını belirtir.
O ölü.
✨ special word message
O ölü.
She is dead.
Words in the English sentence
- dead : ölü
- is : dır, dir
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir dişinin hayatını kaybettiğini bildiren durum cümlesi.
O burada.
✨ special word message
O burada.
She is here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- is : dır, dir
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının mevcut mekanda bulunduğunu bildirir.
O naziktir. / Kibardır.
✨ special word message
O naziktir. / Kibardır.
She is kind.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- kind : nazik, tür
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının karakter özelliğini tanımlayan olumlu ifade.
O geç kaldı.
✨ special word message
O geç kaldı.
She is late.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- late : geç
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının beklenen zamanda gelmediğini belirtir.
O iyidir. / Hoştur.
✨ special word message
O iyidir. / Hoştur.
She is nice.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- nice : hoş, güzel
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadın hakkında genel olarak olumlu bir kanıyı ifade eder.
O hasta.
✨ special word message
O hasta.
She is sick.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- she : o (kadın)
- sick : hasta
Explanation
- - Bir kadının sağlık durumunun kötü olduğunu bildirir.
Beni tanıyordu.
✨ special word message
Beni tanıyordu.
She knew me.
Words in the English sentence
- knew : biliyordu
- me : beni, bana
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının geçmişte özneyi tanıdığını belirten cümle.
O güldü.
✨ special word message
O güldü.
She laughed.
Words in the English sentence
- laughed : güldü
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının gülme eylemini gerçekleştirdiğini bildirir.
O öğrendi.
✨ special word message
O öğrendi.
She learned.
Words in the English sentence
- learned : öğrendi
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının bir bilgi veya beceri edindiğini ifade eder.
O onu kaybetti. / Kontrolünü yitirdi.
✨ special word message
O onu kaybetti. / Kontrolünü yitirdi.
She lost it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- she : o (kadın)
Explanation
- - Hem bir eşyayı yitirmeyi hem de sinir krizi geçirmeyi anlatabilir.
O başardı. / O yaptı.
✨ special word message
O başardı. / O yaptı.
She made it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- made : yapılmış, yaptı
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının zor bir durumun üstesinden geldiğini veya bir şeyi ürettiğini bildirir.
O bir köpek.
✨ special word message
O bir köpek.
She's a dog.
Words in the English sentence
Explanation
- - Genellikle hakaret amaçlı veya mecazi kullanılan kaba bir ifade.
O bir tilki. / Çok çekici.
✨ special word message
O bir tilki. / Çok çekici.
She's a fox.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hem kurnazlığı hem de (argo) çekiciliği ifade edebilir.
Hayır dedi.
✨ special word message
Hayır dedi.
She said no.
Words in the English sentence
- no : hayır
- said : dedi, söylenen
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının bir teklifi veya soruyu reddettiğini bildirir.
O yalnız.
✨ special word message
O yalnız.
She's alone.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının yanında kimse olmadığını belirten durum cümlesi.
O deli. / Çılgın.
✨ special word message
O deli. / Çılgın.
She's crazy.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının akli dengesine veya davranışlarına dair yorum.
O zalimdir.
✨ special word message
O zalimdir.
She's cruel.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının acımasız davranışlar sergilediğini belirtir.
O kırk yaşında.
✨ special word message
O kırk yaşında.
She's forty.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının yaşını bildiren cümle.
Beni vurdu.
✨ special word message
Beni vurdu.
She shot me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- she : o (kadın)
- shot : atış, vuruş, vuruldu
Explanation
- - Bir kadının özneyi (genelde ateşli silahla) vurduğunu bildirir.
O bağırdı.
✨ special word message
O bağırdı.
She shouted.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- shouted : bağırdı
Explanation
- - Bir kadının yüksek sesle bağırdığını belirten geçmiş zaman cümlesi.
O ayağı kayıp düştü.
✨ special word message
O ayağı kayıp düştü.
She slipped.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- slipped : kaydı
Explanation
- - Bir kadının kaygan bir zeminde dengesini kaybettiğini bildirir.
O yalan söylüyor.
✨ special word message
O yalan söylüyor.
She's lying.
Words in the English sentence
- lying : yalan söylüyor, uzanıyor
Explanation
- - Bir kadının mevcut beyanının gerçek olmadığını iddia eder.
O yorgun.
✨ special word message
O yorgun.
She's tired.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının enerjisinin tükendiğini bildiren durum cümlesi.
O uyandı.
✨ special word message
O uyandı.
She woke up.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- up : yukarı
- woke : uyandı
Explanation
- - Bir kadının uykusunun bittiğini belirten ifade.
Gitmeli miyim?
✨ special word message
Gitmeli miyim?
Should I go?
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- should : meli/malı (gereklilik)
Explanation
- - Kişinin ayrılma konusunda tavsiye veya onay istediği soru.
Onu içeri al. (Erkek için)
✨ special word message
Onu içeri al. (Erkek için)
Show him in.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- in : içinde
- show : göstermek, şov
Explanation
- - Bir erkeğin odaya girmesine rehberlik edilmesi talimatı.
Bana nasıl yapılacağını göster.
✨ special word message
Bana nasıl yapılacağını göster.
Show me how.
Words in the English sentence
- how : nasıl
- me : beni, bana
- show : göstermek, şov
Explanation
- - Bir işin yöntemini öğrenmek için yapılan talep.
Tom'u içeri al.
✨ special word message
Tom'u içeri al.
Show Tom in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- show : göstermek, şov
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un içeriye buyur edilmesi komutu.
Onu kapat.
✨ special word message
Onu kapat.
Shut it off.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- off : kapalı
- shut : kapatmak, kapalı
Explanation
- - Bir cihazın veya motorun durdurulması talimatı.
Benimle otur.
✨ special word message
Benimle otur.
Sit with me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- sit : oturmak
- with : ile, beraber
Explanation
- - Beraber vakit geçirmek için yapılan nazik davet.
İyi uykular. / Mışıl mışıl uyu.
✨ special word message
İyi uykular. / Mışıl mışıl uyu.
Sleep tight.
Words in the English sentence
- sleep : uyumak, uyku
- tight : sıkı, dar
Explanation
- - Genellikle çocuklara söylenen sevgi dolu bir iyi geceler dileği.
Dünya küçük.
✨ special word message
Dünya küçük.
Small world.
Words in the English sentence
- small : küçük
- world : dünya
Explanation
- - Beklenmedik bir karşılaşma durumunda kullanılan şaşkınlık ifadesi.
Yani özgür müyüm?
✨ special word message
Yani özgür müyüm?
So I'm free?
Words in the English sentence
- free : özgür, bedava
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Kişinin bir kısıtlamadan kurtulup kurtulmadığını sorduğu soru.
Tekrar özür dilerim!
✨ special word message
Tekrar özür dilerim!
Sorry again!
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- sorry : üzgün, pişman
Explanation
- - Yapılan bir hata için duyulan pişmanlığın yinelenmesi.
Kulağa hoş geliyor! / Tamamdır!
✨ special word message
Kulağa hoş geliyor! / Tamamdır!
Sounds good!
Words in the English sentence
- good : iyi
- sounds : sesler, ... gibi geliyor
Explanation
- - Bir öneriyi veya haberi olumlu karşıladığını belirten onay.
Benimle konuş.
✨ special word message
Benimle konuş.
Speak to me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- speak : konuşmak
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - İletişim kurmak veya bir şey anlatılmasını istemek için kullanılır.
Hızlandır şunu.
✨ special word message
Hızlandır şunu.
Speed it up.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- speed : hız
- up : yukarı
Explanation
- - Bir sürecin veya eylemin daha süratli yapılmasını isteyen komut.
Bahar geldi.
✨ special word message
Bahar geldi.
Spring came.
Words in the English sentence
- came : geldi
- spring : ilkbahar, yay
Explanation
- - Mevsim değişikliğini bildiren doğa olayı cümlesi.
Kenara çekil.
✨ special word message
Kenara çekil.
Stand aside.
Words in the English sentence
- aside : bir kenara, kenarda
- stand : ayakta durmak, katlanmak
Explanation
- - Yol açmak veya bir alanı boşaltmak için verilen emir.
Kıpırdamadan dur.
✨ special word message
Kıpırdamadan dur.
Stand still.
Words in the English sentence
- stand : ayakta durmak, katlanmak
- still : hala, henüz, durgun
Explanation
- - Hareket etmemeyi ve sabit kalmayı söyleyen talimat.
Yeniden başla.
✨ special word message
Yeniden başla.
Start again.
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- start : başlamak, başlangıç
Explanation
- - Hatalı veya bitmemiş bir işe en baştan girişme komutu.
Yatakta kal.
✨ special word message
Yatakta kal.
Stay in bed.
Words in the English sentence
- bed : yatak
- in : içinde
- stay : kalmak
Explanation
- - Genellikle hasta olan birine kalkmamasını söyleyen tavsiye.
İçeride kal.
✨ special word message
İçeride kal.
Stay inside.
Words in the English sentence
- inside : içeride, iç
- stay : kalmak
Explanation
- - Dışarı çıkmamasını ve güvenli/kapalı alanda durmasını ister.
Güçlü kal.
✨ special word message
Güçlü kal.
Stay strong.
Words in the English sentence
- stay : kalmak
- strong : güçlü, kuvvetli
Explanation
- - Zor zamanlarda dirençli olmayı öğütleyen moral ifadesi.
Para çalmak.
✨ special word message
Para çalmak.
Steal money.
Words in the English sentence
- money : para
- steal : çalmak, hırsızlık yapmak
Explanation
- - Hırsızlık eylemini tanımlayan veya emreden (kötü niyetli) ifade.
İçeri girin. / İçeri bir adım atın.
✨ special word message
İçeri girin. / İçeri bir adım atın.
Step inside.
Words in the English sentence
- inside : içeride, iç
- step : adım, basamak
Explanation
- - Birini nazikçe içeriye buyur etme kalıbı.
Ona bağlı kal. / Kararlı ol.
✨ special word message
Ona bağlı kal. / Kararlı ol.
Stick to it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- stick : sopa, yapıştırmak
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Bir plandan veya karardan vazgeçmemeyi öğütler.
Rol yapmayı bırak.
✨ special word message
Rol yapmayı bırak.
Stop acting.
Words in the English sentence
- acting : oyunculuk, hareket etme
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Karşıdakinin dürüst olmadığını düşünen kişinin uyarısı.
Sormayı bırak!
✨ special word message
Sormayı bırak!
Stop asking!
Words in the English sentence
- asking : soruyor, isteyen
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Art arda gelen sorulardan bunalan kişinin tepkisi.
Ağlamayı kes.
✨ special word message
Ağlamayı kes.
Stop crying.
Words in the English sentence
- crying : ağlıyor, ağlama
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Birini teselli etmek veya susturmak için kullanılan emir.
Dur diyorum.
✨ special word message
Dur diyorum.
Stop, I say.
Words in the English sentence
- i : ben
- say : söylemek, demek
Explanation
- - Durma emrini vurgulayarak tekrarlayan ifade.
Onu şimdi bırak. / Kes şunu hemen.
✨ special word message
Onu şimdi bırak. / Kes şunu hemen.
Stop it now.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- now : şimdi
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Yapılan bir eylemin derhal sonlandırılması talimatı.
Şaka yapmayı bırak.
✨ special word message
Şaka yapmayı bırak.
Stop joking.
Words in the English sentence
- joking : şaka yapıyor
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Ciddiyet gerektiren bir durumda verilen uyarı.
Hareket etme!
✨ special word message
Hareket etme!
Stop moving!
Words in the English sentence
- moving : hareketli, taşınma
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Birinin sabit durması için verilen sert komut.
Dur! Hırsız var!
✨ special word message
Dur! Hırsız var!
Stop! Thief!
Words in the English sentence
Explanation
- - Hırsızlık anında çevredekileri uyarmak için atılan çığlık.
Denemeyi bırak.
✨ special word message
Denemeyi bırak.
Stop trying.
Words in the English sentence
- stop : durmak, durak
- trying : deniyor, çabalıyor, yorucu
Explanation
- - Çabalamaktan vazgeçmesini söyleyen olumsuz telkin.
Çok ders çalış.
✨ special word message
Çok ders çalış.
Study a lot.
Words in the English sentence
- a : bir
- lot : çok, arazi
- study : çalışmak, ders çalışmak
Explanation
- - Başarı için yoğun çalışma tavsiyesi.
Banyo yap.
✨ special word message
Banyo yap.
Take a bath.
Words in the English sentence
- a : bir
- bath : banyo
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Kişisel temizlik veya rahatlama için banyo yapma önerisi.
Bir ısırık al.
✨ special word message
Bir ısırık al.
Take a bite.
Words in the English sentence
- a : bir
- bite : ısırmak, ısırık
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Yiyecek bir şeyin tadına bakması için yapılan teklif.
Bir kart al/seç.
✨ special word message
Bir kart al/seç.
Take a card.
Words in the English sentence
- a : bir
- card : kart
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Oyun veya sihirbazlık sırasında kullanılan talimat.