Üzücüydü.
✨ special word message
Üzücüydü.
It was sad.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- sad : üzgün
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte yaşanan bir olayın veya durumun kederli olduğunu belirtir.
O Tom'du.
✨ special word message
O Tom'du.
It was Tom.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Bir eylemi yapanın veya sözü edilen kişinin Tom olduğunu teyit eder.
Islaktı.
✨ special word message
Islaktı.
It was wet.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- was : idi, oldu
- wet : ıslak
Explanation
- - Bir nesnenin veya yerin geçmişteki ıslaklık durumunu bildirir.
İyi gitti. / Sorun çıkmadı.
✨ special word message
İyi gitti. / Sorun çıkmadı.
It went OK.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- ok : tamam
- went : gitti
Explanation
- - Bir sürecin veya randevunun beklendiği gibi, makul bir şekilde geçtiğini ifade eder.
Bir tane kullandım.
✨ special word message
Bir tane kullandım.
I used one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- used : kullanılmış, alışkın
Explanation
- - Mevcut seçeneklerden bir adet nesneyi kullandığını belirtir.
Bunu kullanıyorum. / Bunu kullanırım.
✨ special word message
Bunu kullanıyorum. / Bunu kullanırım.
I use this.
Words in the English sentence
- i : ben
- this : bu
- use : kullanmak, kullanım
Explanation
- - Bir aleti veya yöntemi alışkanlık olarak veya o an kullandığını bildirir.
Yemek yedim. / Karnım tok.
✨ special word message
Yemek yedim. / Karnım tok.
I've eaten.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yakın zamanda yemek yeme eylemini tamamladığını belirtir.
Denedim. / Çabaladım.
✨ special word message
Denedim. / Çabaladım.
I've tried.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir şeyi başarmak için girişimde bulunulduğunu ifade eder.
Onu istiyorum. (Dişil)
✨ special word message
Onu istiyorum. (Dişil)
I want her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- want : istemek
Explanation
- - Bir kadına duyulan isteği veya ihtiyacı belirtir.
Onu istiyorum. (Eril)
✨ special word message
Onu istiyorum. (Eril)
I want him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- want : istemek
Explanation
- - Bir erkeğe duyulan isteği veya ihtiyacı belirtir.
Bir tane istiyorum.
✨ special word message
Bir tane istiyorum.
I want one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- want : istemek
Explanation
- - Sunulan bir şeyden bir adet talep edildiğini ifade eder.
Tom'u istiyorum.
✨ special word message
Tom'u istiyorum.
I want Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- tom : Tom
- want : istemek
Explanation
- - Tom'un yanına gelmesini veya Tom ile görüşmeyi talep eder.
Seni istiyorum.
✨ special word message
Seni istiyorum.
I want you.
Words in the English sentence
- i : ben
- want : istemek
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiye duyulan ihtiyacı veya arzuyu belirten doğrudan cümle.
Uzaklardaydım. / Burada değildim.
✨ special word message
Uzaklardaydım. / Burada değildim.
I was away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte bir süre boyunca mevcut konumda bulunmadığını bildirir.
Meşguldüm.
✨ special word message
Meşguldüm.
I was busy.
Words in the English sentence
- busy : meşgul
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişteki bir zaman diliminde vaktinin dolu olduğunu belirtir.
Üşümüştüm.
✨ special word message
Üşümüştüm.
I was cold.
Words in the English sentence
- cold : soğuk
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte hissedilen soğukluk durumunu ifade eder.
Adil davrandım.
✨ special word message
Adil davrandım.
I was fair.
Words in the English sentence
- fair : adil, fuar, panayır
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Bir karar verirken veya davranırken adaletli olduğunu savunur.
İyiydim.
✨ special word message
İyiydim.
I was fine.
Words in the English sentence
- fine : iyi, güzel, ceza
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişteki sağlık veya moral durumunun iyi olduğunu belirtir.
Aptallık ettim. / Budalaydım.
✨ special word message
Aptallık ettim. / Budalaydım.
I was fool.
Words in the English sentence
- fool : aptal, kandırmak
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte yapılan bir hata için duyulan pişmanlık ifadesi.
Toktum.
✨ special word message
Toktum.
I was full.
Words in the English sentence
- full : dolu, tok
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Yemek yeme ihtiyacı duymadığı bir anı anlatır.
İyiydim. / Usluydum.
✨ special word message
İyiydim. / Usluydum.
I was good.
Words in the English sentence
- good : iyi
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Hem beceri olarak başarılı olduğunu hem de davranış olarak düzgün olduğunu belirtebilir.
Buradaydım.
✨ special word message
Buradaydım.
I was here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte belirli bir konumda bulunduğunu teyit eder.
Evdeydim.
✨ special word message
Evdeydim.
I was home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişteki vaktini evde geçirdiğini belirtir.
Yaralandım. / İncinmiştim.
✨ special word message
Yaralandım. / İncinmiştim.
I was hurt.
Words in the English sentence
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Hem fiziksel yaralanma hem de duygusal kırgınlık için kullanılır.
Gecikmiştim.
✨ special word message
Gecikmiştim.
I was late.
Words in the English sentence
- i : ben
- late : geç
- was : idi, oldu
Explanation
- - Bir yere veya bir randevuya zamanında gidemediğini bildirir.
Kaybolmuştum.
✨ special word message
Kaybolmuştum.
I was lost.
Words in the English sentence
- i : ben
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- was : idi, oldu
Explanation
- - Yolunu bulamadığı veya ne yapacağını bilemediği bir anı anlatır.
Sıradaki bendim.
✨ special word message
Sıradaki bendim.
I was next.
Words in the English sentence
- i : ben
- next : sonraki, bitişik
- was : idi, oldu
Explanation
- - Bir kuyrukta veya görevde sıranın kendisine geldiğini belirtir.
İyiydim. / Sorun yoktu.
✨ special word message
İyiydim. / Sorun yoktu.
I was okay.
Words in the English sentence
- i : ben
- okay : tamam
- was : idi, oldu
Explanation
- - Durumunun makul veya yeterince iyi olduğunu ifade eder.
Kabaydım.
✨ special word message
Kabaydım.
I was rude.
Words in the English sentence
- i : ben
- rude : kaba, nezaketsiz
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişteki nezaketsiz davranışı için yapılan bir itiraf.
Vuruldum.
✨ special word message
Vuruldum.
I was shot.
Words in the English sentence
- i : ben
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- was : idi, oldu
Explanation
- - Bir silahla veya okla vurulduğunu belirten pasif cümle.
Hastaydım.
✨ special word message
Hastaydım.
I was sick.
Words in the English sentence
- i : ben
- sick : hasta
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişteki bir rahatsızlığı veya hastalığı ifade eder.
Emindim.
✨ special word message
Emindim.
I was sure.
Words in the English sentence
- i : ben
- sure : emin, kesin
- was : idi, oldu
Explanation
- - Bir konuda kesin bir inanca sahip olduğunu belirtir.
Güçsüzdüm.
✨ special word message
Güçsüzdüm.
I was weak.
Words in the English sentence
- i : ben
- was : idi, oldu
- weak : zayıf, güçsüz
Explanation
- - Fiziksel veya irade olarak zayıf düşülen bir anı anlatır.
Deneceğim.
✨ special word message
Deneceğim.
I will try.
Words in the English sentence
- i : ben
- try : denemek, çabalamak
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- - Gelecekte bir şeyi yapmak için çaba göstereceğine dair verilen söz.
Gitmiyeceğim.
✨ special word message
Gitmiyeceğim.
I won't go.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir yere gitmeyi reddettiğini veya gitme niyetinin olmadığını belirtir.
Bir tane taktım/giydim.
✨ special word message
Bir tane taktım/giydim.
I wore one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- wore : giydi, taktı
Explanation
- - Bir kıyafeti veya aksesuarı geçmişte kullandığını ifade eder.
Spor yapıyorum. / Antrenman yaparım.
✨ special word message
Spor yapıyorum. / Antrenman yaparım.
I work out.
Words in the English sentence
- i : ben
- out : dışarı, dışarıda
- work : çalışmak, iş
Explanation
- - Fiziksel egzersiz yapma alışkanlığını belirtir.
Onu ben yazdım.
✨ special word message
Onu ben yazdım.
I wrote it.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- wrote : yazdı
Explanation
- - Bir metnin veya yazının yazarı olduğunu teyit eder.
Kenara atla!
✨ special word message
Kenara atla!
Jump aside!
Words in the English sentence
- aside : bir kenara, kenarda
- jump : zıplamak, atlamak
Explanation
- - Tehlikeden kaçınmak için birinin yana doğru zıplamasını isteyen komut.
Sadece yap.
✨ special word message
Sadece yap.
Just do it.
Words in the English sentence
- do : yapmak
- it : o, onu
- just : sadece, henüz
Explanation
- - Fazla düşünmeden eyleme geçilmesini teşvik eden ifade.
Sadece git. / Ayrıl yeter.
✨ special word message
Sadece git. / Ayrıl yeter.
Just leave.
Words in the English sentence
- just : sadece, henüz
- leave : ayrılmak, terk etmek
Explanation
- - Tartışma veya benzeri durumda karşıdakinin gitmesini isteyen kesin talep.
Sadece rahatla.
✨ special word message
Sadece rahatla.
Just relax.
Words in the English sentence
- just : sadece, henüz
- relax : rahatlamak, gevşemek
Explanation
- - Birini sakinleştirmek veya gerginliğini azaltmak için kullanılan tavsiye.
Uzak durun. / Açık tutun.
✨ special word message
Uzak durun. / Açık tutun.
Keep clear.
Words in the English sentence
- clear : açık, net, temizlemek
- keep : tutmak, korumak
Explanation
- - Genellikle geçiş yollarının boş bırakılması için kullanılan uyarı.
Devam et.
✨ special word message
Devam et.
Keep going.
Words in the English sentence
- going : gidiyor, gidiş
- keep : tutmak, korumak
Explanation
- - Bir eylemin veya yürüyüşün sürdürülmesini isteyen teşvik.
Böyle devam et.
✨ special word message
Böyle devam et.
Keep it up.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- keep : tutmak, korumak
- up : yukarı
Explanation
- - Başarılı bir işin sürdürülmesi için verilen motivasyon.
Not tut.
✨ special word message
Not tut.
Keep notes.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- notes : notlar
Explanation
- - Bilgilerin unutulmaması için kaydedilmesini söyleyen talimat.
Sessiz ol.
✨ special word message
Sessiz ol.
Keep quiet.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- quiet : sessiz, sakin
Explanation
- - Gürültü yapılmamasını isteyen uyarı cümlesi.
Kıpırdama.
✨ special word message
Kıpırdama.
Keep still.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- still : hala, henüz, durgun
Explanation
- - Fiziksel olarak hareketsiz kalınması gerektiğini belirten komut.
Layla kaçtı.
✨ special word message
Layla kaçtı.
Layla fled.
Words in the English sentence
- fled : kaçtı
- layla : Layla
Explanation
- - Layla'nın bir yerden gizlice veya hızla ayrıldığını bildirir.
Onları bırak.
✨ special word message
Onları bırak.
Leave them.
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- them : onları, onlara
Explanation
- - Nesneleri veya kişileri oldukları yerde bırakma talimatı.
Şehirden ayrıl.
✨ special word message
Şehirden ayrıl.
Leave town.
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- town : kasaba, şehir
Explanation
- - Birine bulunduğu şehri terk etmesini söyleyen talimat.
Bırak gitsin. / Onu serbest bırak. (Dişil)
✨ special word message
Bırak gitsin. / Onu serbest bırak. (Dişil)
Let her go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- her : ona, onu, onun
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Bir kadının gitmesine izin verilmesini isteyen rica veya komut.
Bırak gitsin. / Onu serbest bırak. (Eril)
✨ special word message
Bırak gitsin. / Onu serbest bırak. (Eril)
Let him go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- him : ona, onu
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Bir erkeğin gitmesine izin verilmesini isteyen rica veya komut.
Onu içeri al. (Eril)
✨ special word message
Onu içeri al. (Eril)
Let him in.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- in : içinde
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Bir erkeğin içeri girmesine izin verilmesi talimatı.
Kurumaya bırak.
✨ special word message
Kurumaya bırak.
Let it dry.
Words in the English sentence
- dry : kuru, kurutmak
- it : o, onu
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Bir nesnenin kuruması için zamana ihtiyacı olduğunu belirtir.
Bırak öleyim.
✨ special word message
Bırak öleyim.
Let me die.
Words in the English sentence
- die : ölmek, zar
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - Aşırı acı veya çaresizlik anında söylenen dramatik ifade.
Beni dışarı çıkar. / Bırak çıkayım.
✨ special word message
Beni dışarı çıkar. / Bırak çıkayım.
Let me out.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- out : dışarı, dışarıda
Explanation
- - Kapalı bir yerden çıkmak için istenen izin veya yardım.
Bırak ben ödeyeyim.
✨ special word message
Bırak ben ödeyeyim.
Let me pay.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- pay : ödemek, maaş
Explanation
- - Hesabı ödeme isteğini belirten nezaket cümlesi.
Bırak söyleyeyim.
✨ special word message
Bırak söyleyeyim.
Let me say.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- say : söylemek, demek
Explanation
- - Bir şeyi ifade etmek veya fikrini belirtmek için istenen izin.
Bakayım. / Bir göreyim.
✨ special word message
Bakayım. / Bir göreyim.
Let me see.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Bir şeyi incelemek veya düşünmek için zaman istemek.
Bırak deneyeyim.
✨ special word message
Bırak deneyeyim.
Let me try.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Bir işi yapma sırasının kendisine verilmesini isteyen talep.
Sohbet edelim.
✨ special word message
Sohbet edelim.
Let's chat.
Words in the English sentence
- chat : sohbet, sohbet etmek
Explanation
- - Gayri resmi bir konuşma başlatma önerisi.
Öpüşelim.
✨ special word message
Öpüşelim.
Let's kiss.
Words in the English sentence
Explanation
- - Karşı tarafa yapılan romantik bir yakınlaşma teklifi.
Hadi gidelim. / Kıpırdayalım.
✨ special word message
Hadi gidelim. / Kıpırdayalım.
Let's move.
Words in the English sentence
- move : hareket etmek, taşınmak
Explanation
- - Bir yerden ayrılma veya harekete geçme önerisi.
Oyun oynayalım.
✨ special word message
Oyun oynayalım.
Let's play.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir oyun veya eğlence etkinliğine başlama daveti.
Dua edelim.
✨ special word message
Dua edelim.
Let's pray.
Words in the English sentence
Explanation
- - Dini bir eylemde bulunma veya dilekte bulunma önerisi.
Bırakalım. / İstifa edelim.
✨ special word message
Bırakalım. / İstifa edelim.
Let's quit.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yapılan bir işi veya görevi sonlandırma kararı.
Yarışalım.
✨ special word message
Yarışalım.
Let's race.
Words in the English sentence
Explanation
- - Karşılıklı bir rekabete veya yarışa davet.
Dinlenelim.
✨ special word message
Dinlenelim.
Let's rest.
Words in the English sentence
- rest : dinlenmek, geri kalan
Explanation
- - Yorgunluk sonrası mola verme teklifi.
Şarkı söyleyelim.
✨ special word message
Şarkı söyleyelim.
Let's sing.
Words in the English sentence
Explanation
- - Birlikte şarkı söyleme eylemine başlama daveti.
Duralım!
✨ special word message
Duralım!
Let's stop!
Words in the English sentence
Explanation
- - Hareketin veya eylemin o anda kesilmesini isteyen teklif.
Yüzelim.
✨ special word message
Yüzelim.
Let's swim.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yüzme etkinliği yapma önerisi.
Konuşalım.
✨ special word message
Konuşalım.
Let's talk.
Words in the English sentence
Explanation
- - Ciddi veya genel bir diyalog başlatma isteği.
Oylayalım.
✨ special word message
Oylayalım.
Let's vote.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir karar vermek için oylama yapma önerisi.
Yürüyelim.
✨ special word message
Yürüyelim.
Let's walk.
Words in the English sentence
Explanation
- - Araç yerine yürümeyi tercih etme veya yürüyüşe çıkma teklifi.
Çalışalım.
✨ special word message
Çalışalım.
Let's work.
Words in the English sentence
Explanation
- - İşe veya göreve başlama zamanının geldiğini belirten öneri.
Bırak Tom gitsin.
✨ special word message
Bırak Tom gitsin.
Let Tom go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- let : izin vermek, bırakmak
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un serbest bırakılması veya gitmesine izin verilmesi talebi.
Tom'u içeri al.
✨ special word message
Tom'u içeri al.
Let Tom in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- let : izin vermek, bırakmak
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un içeri girmesine izin verilmesi talimatı.
Bizi dışarı çıkarın.
✨ special word message
Bizi dışarı çıkarın.
Let us out.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- out : dışarı, dışarıda
- us : bize, bizi
Explanation
- - Bir grubun kapalı bir yerden çıkma talebi.
Onu yukarı kaldır.
✨ special word message
Onu yukarı kaldır.
Lift it up.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- lift : kaldırmak, asansör
- up : yukarı
Explanation
- - Bir nesnenin fiziksel olarak yükseltilmesi talimatı.
Tekrar bak.
✨ special word message
Tekrar bak.
Look again.
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Bir şeyin gözden kaçmış olabileceği ihtimaline karşı uyarı.
Önüne bak. / İleriye bak.
✨ special word message
Önüne bak. / İleriye bak.
Look ahead.
Words in the English sentence
- ahead : ileride, önünde
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Hem yürürken önüne bakmayı hem de geleceğe odaklanmayı ifade edebilir.
Canlan biraz. / Hareketlen.
✨ special word message
Canlan biraz. / Hareketlen.
Look alive.
Words in the English sentence
- alive : hayatta, canlı
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Birinin daha enerjik veya dikkatli olmasını isteyen argo/samimi uyarı.
Ona bak.
✨ special word message
Ona bak.
Look at it.
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- it : o, onu
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Belirli bir nesneye dikkat çekmek için kullanılır.
Bana bak.
✨ special word message
Bana bak.
Look at me.
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- look : bakmak, bakış, görünmek
- me : beni, bana
Explanation
- - Dikkatini konuşan kişiye vermesini isteyen talep.
Bize bak.
✨ special word message
Bize bak.
Look at us.
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- look : bakmak, bakış, görünmek
- us : bize, bizi
Explanation
- - Bir gruba veya mevcut duruma dikkat çekmek için kullanılır.
Onu araştır. / Sözlüğe bak.
✨ special word message
Onu araştır. / Sözlüğe bak.
Look it up.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- look : bakmak, bakış, görünmek
- up : yukarı
Explanation
- - Bir bilgiyi kaynaktan kontrol etme önerisi.
Bak, bak!
✨ special word message
Bak, bak!
Look, look!
Words in the English sentence
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Heyecanla bir şeyi göstermek için yapılan nida.
Oraya bak.
✨ special word message
Oraya bak.
Look there.
Words in the English sentence
- look : bakmak, bakış, görünmek
- there : orada
Explanation
- - Belirli bir noktaya yönlendirme yapmak için kullanılır.
Aşk acıtır.
✨ special word message
Aşk acıtır.
Love hurts.
Words in the English sentence
- hurts : acıyor, incitir
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Sevginin bazen üzüntü ve acı getirdiğini belirten genel yargı.
Mary başladı.
✨ special word message
Mary başladı.
Mary began.
Words in the English sentence
- began : başladı
- mary : Mary (Özel isim)
Explanation
- - Bir eylemin veya sürecin Mary tarafından başlatıldığını bildirir.
Arabayı Mary sürdü.
✨ special word message
Arabayı Mary sürdü.
Mary drove.
Words in the English sentence
- drove : sürdü
- mary : Mary (Özel isim)
Explanation
- - Sürüş eylemini gerçekleştirenin Mary olduğunu belirtir.
Şarkı söyleyebilir miyim?
✨ special word message
Şarkı söyleyebilir miyim?
May I sing?
Words in the English sentence
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- - Şarkı söylemek için kibarca istenen izin sorusu.
Yüzebilir miyim?
✨ special word message
Yüzebilir miyim?
May I swim?
Words in the English sentence
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
- swim : yüzmek
Explanation
- - Yüzmek için izin isteyen soru cümlesi.
Ben de (yapmam/değilim).
✨ special word message
Ben de (yapmam/değilim).
Me neither.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- neither : ne o ne diğeri, hiçbirisi
Explanation
- - Olumsuz bir fikre veya duruma katıldığını belirten kalıp.
Benim hatam.
✨ special word message
Benim hatam.
My mistake.
Words in the English sentence
- mistake : hata
- my : benim
Explanation
- - Bir hatayı üstlenmek için kullanılan kısa ifade.
Kız kardeşlerim!
✨ special word message
Kız kardeşlerim!
My sisters!
Words in the English sentence
- my : benim
- sisters : kız kardeşler
Explanation
- - Kız kardeşlerine seslenirken veya onları tanıtırken kullanılır.
Boşver. / Önemi yok.
✨ special word message
Boşver. / Önemi yok.
Never mind.
Words in the English sentence
- mind : zihin, akıl, önemsemek
- never : asla, hiçbir zaman
Explanation
- - Bir konunun üzerinde durulmamasını isteyen rahatlatıcı ifade.
Güzel elbise.
✨ special word message
Güzel elbise.
Nice dress.
Words in the English sentence
- dress : elbise, giyinmek
- nice : hoş, güzel
Explanation
- - Birinin giydiği elbiseye yapılan iltifat.
Kimse koşmadı.
✨ special word message
Kimse koşmadı.
Nobody ran.
Words in the English sentence
- nobody : hiç kimse
- ran : koştu
Explanation
- - Bir olay sırasında kimsenin kaçmadığını veya koşma eylemi yapmadığını belirtir.