Yorum yok.
✨ special word message
Yorum yok.
No comment.
Words in the English sentence
- comment : yorum
- no : hayır
Explanation
- - Bir konu hakkında görüş bildirmek istenmediğinde kullanılan ifade.
Şaka yapmıyorum. / Ciddiyim.
✨ special word message
Şaka yapmıyorum. / Ciddiyim.
No kidding.
Words in the English sentence
- kidding : şaka yapıyor
- no : hayır
Explanation
- - Söylenenin gerçek olduğunu vurgulamak için kullanılır.
Hayır, hayır, hayır!
✨ special word message
Hayır, hayır, hayır!
No, no, no!
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumu güçlü bir şekilde reddetmek veya durdurmak için kullanılan nida.
Park edilmez.
✨ special word message
Park edilmez.
No parking.
Words in the English sentence
- no : hayır
- parking : park etme, otopark
Explanation
- - Araç park etmenin yasak olduğunu belirten uyarı levhası ifadesi.
Sorun değil. / Rica ederim.
✨ special word message
Sorun değil. / Rica ederim.
No problem.
Words in the English sentence
- no : hayır
- problem : problem, sorun
Explanation
- - Bir teşekkür karşısında veya bir hatanın önemsiz olduğunu belirtmek için kullanılır.
Sigara içilmez!
✨ special word message
Sigara içilmez!
No smoking!
Words in the English sentence
- no : hayır
- smoking : sigara içme
Explanation
- - Belirli bir alanda tütün ürünleri kullanımının yasak olduğunu bildirir.
Bir şey değil. / Hiç de bile.
✨ special word message
Bir şey değil. / Hiç de bile.
Not at all.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- at : -de, -da
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Hem teşekküre yanıt olarak hem de bir durumu tamamen reddetmek için kullanılabilir.
Hayır, teşekkürler.
✨ special word message
Hayır, teşekkürler.
No, thanks.
Words in the English sentence
Explanation
- - Sunulan bir teklifi kibarca reddetme kalıbı.
Pek sayılmaz. / Tam olarak değil.
✨ special word message
Pek sayılmaz. / Tam olarak değil.
Not really.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- really : gerçekten
Explanation
- - Bir soruya verilen hafif olumsuz veya kararsız yanıt.
Şimdi içeri gir. / Şimdi bin.
✨ special word message
Şimdi içeri gir. / Şimdi bin.
Now get in.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- in : içinde
- now : şimdi
Explanation
- - Bir araca veya mekana girilmesi için verilen o anki talimat.
Şimdi bırak.
✨ special word message
Şimdi bırak.
Now let go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- let : izin vermek, bırakmak
- now : şimdi
Explanation
- - Tutulan bir nesnenin veya durumun serbest bırakılması komutu.
Şimdi dene.
✨ special word message
Şimdi dene.
Now try it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- now : şimdi
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Bir işin yapılması veya test edilmesi için sıranın geldiğini belirtir.
Aman Tanrım!
✨ special word message
Aman Tanrım!
Oh, my God!
Words in the English sentence
- god : tanrı, Allah
- my : benim
Explanation
- - Şaşkınlık, korku veya heyecan anında kullanılan yaygın nida.
Ah, gerçekten mi?
✨ special word message
Ah, gerçekten mi?
Oh, really?
Words in the English sentence
Explanation
- - Duyulan bir şeye duyulan şüpheyi veya ilgiyi belirten soru.
Vay! Gerçekten mi?
✨ special word message
Vay! Gerçekten mi?
Oh! Really?
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir önceki ifadeye göre daha yüksek bir şaşkınlık tonu içeren tepki.
Bir kez daha.
✨ special word message
Bir kez daha.
Once again.
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- once : bir kez
Explanation
- - Bir eylemin tekrarlanması gerektiğini belirten ifade.
Şurada! / Orada!
✨ special word message
Şurada! / Orada!
Over there!
Words in the English sentence
- over : üzerinde, bitti
- there : orada
Explanation
- - Belirli bir uzaklıktaki yeri işaret etmek için kullanılır.
Parti zamanı!
✨ special word message
Parti zamanı!
Party time!
Words in the English sentence
- party : parti, taraf
- time : zaman, vakit
Explanation
- - Eğlencenin başladığını veya başlama vaktinin geldiğini duyurur.
Onu yerden al. / Onu kaldır.
✨ special word message
Onu yerden al. / Onu kaldır.
Pick it up.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- pick : seçmek, toplamak
- up : yukarı
Explanation
- - Düşen veya duran bir nesneyi yukarı kaldırma talimatı.
Orada oyna.
✨ special word message
Orada oyna.
Play there.
Words in the English sentence
- play : oynamak, oyun
- there : orada
Explanation
- - Oyun oynamak için belirli bir alanı işaret eden yönlendirme.
Lütfen yiyin.
✨ special word message
Lütfen yiyin.
Please eat.
Words in the English sentence
- eat : yemek, yemek yemek
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Yemek yenmesi için yapılan nazik davet veya rica.
Lütfen oturun.
✨ special word message
Lütfen oturun.
Please sit.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
- sit : oturmak
Explanation
- - Birine yer göstermek için kullanılan nezaket ifadesi.
Zavallı şey!
✨ special word message
Zavallı şey!
Poor thing!
Words in the English sentence
- poor : fakir, zavallı
- thing : şey
Explanation
- - Birine veya bir canlıya duyulan acıma/merhamet duygusunu belirtir.
Beni koru!
✨ special word message
Beni koru!
Protect me!
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- protect : korumak
Explanation
- - Tehlike anında yardım ve güvenlik talep eden ifade.
Onu içeri çek.
✨ special word message
Onu içeri çek.
Pull it in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- it : o, onu
- pull : çekmek
Explanation
- - Bir nesnenin içe doğru çekilmesi talimatı.
Beni içeri çek.
✨ special word message
Beni içeri çek.
Pull me in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- me : beni, bana
- pull : çekmek
Explanation
- - Konuşan kişinin içeriye çekilmesi için yardım talebi.
Beni yukarı çek.
✨ special word message
Beni yukarı çek.
Pull me up.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- pull : çekmek
- up : yukarı
Explanation
- - Aşağıda olan birinin yukarıya çıkarılması için yardım istemesi.
Sessiz olun. / Sakinleşin.
✨ special word message
Sessiz olun. / Sakinleşin.
Quiet down.
Words in the English sentence
- down : aşağı
- quiet : sessiz, sakin
Explanation
- - Gürültünün azaltılması veya heyecanın yatıştırılması için kullanılan uyarı.
Kitap oku.
✨ special word message
Kitap oku.
Read books.
Words in the English sentence
- books : kitaplar
- read : okumak, okudu
Explanation
- - Okuma eylemini teşvik eden genel tavsiye.
Onu değiştir. / Yerine koy.
✨ special word message
Onu değiştir. / Yerine koy.
Replace it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- replace : yer değiştirmek, yerine koymak
Explanation
- - Eski veya bozuk bir şeyin yenisiyle değiştirilmesi talimatı.
Saçma! / Gülünç!
✨ special word message
Saçma! / Gülünç!
Ridiculous!
Words in the English sentence
- ridiculous : saçma, gülünç
Explanation
- - Bir durumun veya fikrin mantıksız olduğunu belirten sert tepki.
Canını kurtarmak için koş! / Kaç!
✨ special word message
Canını kurtarmak için koş! / Kaç!
Run for it!
Words in the English sentence
- for : için
- it : o, onu
- run : koşmak, çalıştırmak
Explanation
- - Tehlikeli bir durumdan hızla uzaklaşılması gerektiğini bildiren uyarı.
Gülümse. (Fotoğraf çekilirken)
✨ special word message
Gülümse. (Fotoğraf çekilirken)
Say cheese.
Words in the English sentence
- cheese : peynir
- say : söylemek, demek
Explanation
- - Fotoğraf çekilirken kişilerin gülümsemesi için söylenen kalıplaşmış söz.
Lütfen de.
✨ special word message
Lütfen de.
Say please.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
- say : söylemek, demek
Explanation
- - Birinden bir şey isterken nazik olmasını hatırlatan uyarı.
Cidden mi?!
✨ special word message
Cidden mi?!
Seriously?!
Words in the English sentence
Explanation
- - Şaşkınlık ve inanmazlık içeren soru ifadesi.
O hasta. (Dişil)
✨ special word message
O hasta. (Dişil)
She is ill.
Words in the English sentence
- ill : hasta
- is : dır, dir
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının sağlık durumunun bozuk olduğunu bildirir.
O yaşlı. (Dişil)
✨ special word message
O yaşlı. (Dişil)
She is old.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- old : eski, yaşlı
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının yaşının ilerlemiş olduğunu belirten durum cümlesi.
Dua etti. (Dişil)
✨ special word message
Dua etti. (Dişil)
She prayed.
Words in the English sentence
- prayed : dua etti
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının dini eylemini gerçekleştirdiğini ifade eder.
O meşgul. (Dişil)
✨ special word message
O meşgul. (Dişil)
She's busy.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının vaktinin dolu olduğunu bildiren ifade.
O beş yaşında. (Dişil)
✨ special word message
O beş yaşında. (Dişil)
She's five.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kız çocuğunun yaşını belirtir.
O burada. (Dişil)
✨ special word message
O burada. (Dişil)
She's here.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının mekanda mevcut olduğunu teyit eder.
O tembel. (Dişil)
✨ special word message
O tembel. (Dişil)
She's lazy.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının karakter özelliği hakkında olumsuz kanı.
Gülümsedi. (Dişil)
✨ special word message
Gülümsedi. (Dişil)
She smiled.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- smiled : gülümsedi
Explanation
- - Bir kadının yüz ifadesindeki değişikliği bildiren geçmiş zaman cümlesi.
O hoştur/iyidir. (Dişil)
✨ special word message
O hoştur/iyidir. (Dişil)
She's nice.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının kişiliği veya görünüşü hakkında olumlu görüş.
O zengindir. (Dişil)
✨ special word message
O zengindir. (Dişil)
She's rich.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının maddi durumunun iyi olduğunu belirtir.
O neymiş? / O ne dedi? (Dişil)
✨ special word message
O neymiş? / O ne dedi? (Dişil)
She's what?
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadın hakkında duyulan şaşırtıcı haberi teyit etmek için sorulan soru.
Bağırdı. (Dişil)
✨ special word message
Bağırdı. (Dişil)
She yelled.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- yelled : bağırdı
Explanation
- - Bir kadının sesini yükselterek konuştuğunu ifade eder.
Ne zamandan beri?
✨ special word message
Ne zamandan beri?
Since when?
Words in the English sentence
- since : den beri, çünkü
- when : ne zaman
Explanation
- - Bir durumun başlangıç zamanını sorgulayan kalıp.
Eşlik et. (Şarkıya)
✨ special word message
Eşlik et. (Şarkıya)
Sing along.
Words in the English sentence
- along : boyunca, beraberinde
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- - Bir şarkıyı birlikte söyleme daveti.
İyi uykular!
✨ special word message
İyi uykular!
Sleep well!
Words in the English sentence
- sleep : uyumak, uyku
- well : iyi, kuyu
Explanation
- - Birine gece yatarken söylenen iyi dilek ifadesi.
Bunu kokla.
✨ special word message
Bunu kokla.
Smell this.
Words in the English sentence
- smell : koklamak, koku
- this : bu
Explanation
- - Bir nesnenin kokusuna bakılması için verilen talimat.
Ne ev ama! / Bazı evler.
✨ special word message
Ne ev ama! / Bazı evler.
Some house.
Words in the English sentence
- house : ev
- some : biraz, bazı
Explanation
- - Hem etkileyici bir evi övmek hem de belirsiz bir evi kastetmek için kullanılabilir.
Bir yer. / Ne mekan ama!
✨ special word message
Bir yer. / Ne mekan ama!
Some place.
Words in the English sentence
- place : yer, mekan
- some : biraz, bazı
Explanation
- - Belirsiz bir mekanı veya etkileyici bir yeri ifade eder.
Bir kadın. / Ne kadın ama!
✨ special word message
Bir kadın. / Ne kadın ama!
Some woman.
Words in the English sentence
- some : biraz, bazı
- woman : kadın
Explanation
- - Belirli olmayan bir kadını veya hayranlık uyandıran bir kadını anlatır.
O halde onu al.
✨ special word message
O halde onu al.
So take it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- so : bu yüzden, çok, öyle
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Bir durumun sonucu olarak bir şeyi almayı öneren ifade.
Hızlı konuş.
✨ special word message
Hızlı konuş.
Speak fast.
Words in the English sentence
- fast : hızlı, çabuk, oruç
- speak : konuşmak
Explanation
- - Konuşma hızının artırılmasına yönelik talimat.
Geri dur. / Mesafe koy.
✨ special word message
Geri dur. / Mesafe koy.
Stand back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- stand : ayakta durmak, katlanmak
Explanation
- - Güvenlik için bir yerden uzaklaşılması gerektiğini bildiren uyarı.
Buradan başla.
✨ special word message
Buradan başla.
Start here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- start : başlamak, başlangıç
Explanation
- - Bir işin veya yolun başlangıç noktasını belirten yönlendirme.
Baştan başla.
✨ special word message
Baştan başla.
Start over.
Words in the English sentence
- over : üzerinde, bitti
- start : başlamak, başlangıç
Explanation
- - Bir hata sonrası veya yenilenme için her şeyi sıfırlama talimatı.
Uyanık kal.
✨ special word message
Uyanık kal.
Stay awake.
Words in the English sentence
- awake : uyanık
- stay : kalmak
Explanation
- - Uyumaması gereken birine verilen komut.
Yakın dur.
✨ special word message
Yakın dur.
Stay close.
Words in the English sentence
- close : kapatmak, yakın
- stay : kalmak
Explanation
- - Mesafenin korunmasını ve ayrılmamayı isteyen yönlendirme.
Sarhoş kal!
✨ special word message
Sarhoş kal!
Stay drunk!
Words in the English sentence
- drunk : sarhoş
- stay : kalmak
Explanation
- - Argo veya ironik bir ifade; ayılmamasını söyleyen alışılmadık komut.
Sessiz kal.
✨ special word message
Sessiz kal.
Stay quiet.
Words in the English sentence
- quiet : sessiz, sakin
- stay : kalmak
Explanation
- - Mevcut sessizliğin korunmasını veya konuşmamasını isteyen ifade.
Dikkatli ol. / Zinde kal.
✨ special word message
Dikkatli ol. / Zinde kal.
Stay sharp.
Words in the English sentence
- sharp : keskin
- stay : kalmak
Explanation
- - Zihinsel olarak uyanık ve hazırlıklı olmayı öğütleyen kalıp.
Hareketsiz dur.
✨ special word message
Hareketsiz dur.
Stay still.
Words in the English sentence
- stay : kalmak
- still : hala, henüz, durgun
Explanation
- - Kıpırdamadan beklenmesi gerektiğini belirten komut.
Orada kal.
✨ special word message
Orada kal.
Stay there.
Words in the English sentence
- stay : kalmak
- there : orada
Explanation
- - Bulunulan konumun değiştirilmemesi talimatı.
Kenara çekil.
✨ special word message
Kenara çekil.
Step aside.
Words in the English sentence
- aside : bir kenara, kenarda
- step : adım, basamak
Explanation
- - Yol vermek için yana kayılmasını isteyen nezaketli veya sert komut.
Gazla! / Acele et!
✨ special word message
Gazla! / Acele et!
Step on it!
Words in the English sentence
- it : o, onu
- on : üzerinde, açık
- step : adım, basamak
Explanation
- - Genellikle sürüş sırasında hızlanılmasını isteyen deyimsel ifade.
Yalan söylemeyi bırak.
✨ special word message
Yalan söylemeyi bırak.
Stop lying.
Words in the English sentence
- lying : yalan söylüyor, uzanıyor
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Karşıdaki kişinin dürüst olması için yapılan uyarı.
Orada dur.
✨ special word message
Orada dur.
Stop there.
Words in the English sentence
- stop : durmak, durak
- there : orada
Explanation
- - Hem fiziksel hareketi hem de konuşmayı o noktada kesmeyi belirten komut.
Dur hırsız!
✨ special word message
Dur hırsız!
Stop thief!
Words in the English sentence
- stop : durmak, durak
- thief : hırsız
Explanation
- - Kaçan bir hırsızı durdurmak için atılan nida.
Sıkı çalış. / Çok ders çalış.
✨ special word message
Sıkı çalış. / Çok ders çalış.
Study hard.
Words in the English sentence
- hard : zor, sert, sıkı
- study : çalışmak, ders çalışmak
Explanation
- - Başarı için yoğun çaba gösterilmesi tavsiyesi.
Burada ders çalış.
✨ special word message
Burada ders çalış.
Study here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- study : çalışmak, ders çalışmak
Explanation
- - Çalışmak için uygun görülen yeri belirten yönlendirme.
Elbette tatlım.
✨ special word message
Elbette tatlım.
Sure honey.
Words in the English sentence
- honey : bal, tatlım
- sure : emin, kesin
Explanation
- - Yakınlık duyulan birine verilen onay ifadesi.
Otobüse bin.
✨ special word message
Otobüse bin.
Take a bus.
Words in the English sentence
- a : bir
- bus : otobüs
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Ulaşım için otobüs seçeneğini öneren ifade.
Kısa bir uyku uyu. / Şekerleme yap.
✨ special word message
Kısa bir uyku uyu. / Şekerleme yap.
Take a nap.
Words in the English sentence
- a : bir
- nap : şekerleme, kısa uyku
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Gün içinde kısa süreli dinlenme tavsiyesi.
Siper al!
✨ special word message
Siper al!
Take cover!
Words in the English sentence
- cover : örtmek, kapak
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Tehlike anında korunacak bir yer bulmayı emreden hayati uyarı.
Not al.
✨ special word message
Not al.
Take notes.
Words in the English sentence
- notes : notlar
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Önemli bilgilerin kaydedilmesi için verilen talimat.
Bunları al.
✨ special word message
Bunları al.
Take these.
Words in the English sentence
- take : almak, götürmek
- these : bunlar
Explanation
- - Yakındaki birden fazla nesneyi karşı tarafa verirken kullanılır.
Sırayla yapın.
✨ special word message
Sırayla yapın.
Take turns.
Words in the English sentence
- take : almak, götürmek
- turns : döner, virajlar, sıralar
Explanation
- - Bir işin sırayla, adil bir şekilde yapılması talimatı.
Benimle konuş.
✨ special word message
Benimle konuş.
Talk to me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- talk : konuşmak
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Bir sorunu veya durumu paylaşması için yapılan davet.
Bizimle konuş.
✨ special word message
Bizimle konuş.
Talk to us.
Words in the English sentence
- talk : konuşmak
- to : -e, -a (yönelme)
- us : bize, bizi
Explanation
- - Bir grubun karşıdaki kişiden bilgi veya iletişim talep etmesi.
Bunun tadına bak.
✨ special word message
Bunun tadına bak.
Taste this.
Words in the English sentence
- taste : tat, tatmak
- this : bu
Explanation
- - Bir yiyeceğin veya içeceğin test edilmesi için verilen talimat.
Aferin oğluma! / İşte böyle!
✨ special word message
Aferin oğluma! / İşte böyle!
That a boy!
Words in the English sentence
- a : bir
- boy : erkek çocuk
- that : o, şu
Explanation
- - Bir erkeği veya erkek çocuğu takdir etmek için kullanılan teşvik kalıbı.
Bu acıtıyor.
✨ special word message
Bu acıtıyor.
That hurts.
Words in the English sentence
- hurts : acıyor, incitir
- that : o, şu
Explanation
- - Hem fiziksel hem de duygusal bir acıyı belirtmek için kullanılır.
Bu yeterli. / Bu iş görür.
✨ special word message
Bu yeterli. / Bu iş görür.
That'll do.
Words in the English sentence
Explanation
- - Mevcut durumun veya nesnenin ihtiyaç için kafi olduğunu belirtir.
Hepsi bu. / Bu kadar.
✨ special word message
Hepsi bu. / Bu kadar.
That's all.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir listenin veya anlatımın bittiğini bildiren ifade.
Bu büyük!
✨ special word message
Bu büyük!
That's big!
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir nesnenin boyutuna veya bir olayın önemine duyulan şaşkınlık.
Bu eğlenceli.
✨ special word message
Bu eğlenceli.
That's fun.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yapılan bir etkinliğin keyifli olduğunu belirten görüş.
O, odur. (Dişil)
✨ special word message
O, odur. (Dişil)
That's her.
Words in the English sentence
Explanation
- - Aranan veya bahsedilen kadının o kişi olduğunu teyit eder.
O, odur. (Eril)
✨ special word message
O, odur. (Eril)
That's him.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bahsedilen erkeğin o kişi olduğunu belirten teşhis cümlesi.
O onunkidir. (Eril)
✨ special word message
O onunkidir. (Eril)
That's his.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir eşyanın bir erkeğe ait olduğunu bildiren mülkiyet ifadesi.
Bu yeni.
✨ special word message
Bu yeni.
That's new.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumun veya nesnenin daha önce görülmediğini belirtir.
Bu tuhaf.
✨ special word message
Bu tuhaf.
That's odd.
Words in the English sentence
Explanation
- - Normal olmayan, şüpheli bir durumu anlatmak için kullanılır.
Bu üzücü.
✨ special word message
Bu üzücü.
That's sad.
Words in the English sentence
Explanation
- - Duyulan bir haber veya görülen bir durum için duyulan üzüntü.
Bu Tom.
✨ special word message
Bu Tom.
That's Tom.
Words in the English sentence
Explanation
- - Birini Tom olarak tanıtan veya teşhis eden cümle.
Bu ıslak.
✨ special word message
Bu ıslak.
That's wet.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir yüzeyin veya nesnenin nemli olduğunu bildiren uyarı.
Anlaşıyorlar. / Aynı fikirdeler.
✨ special word message
Anlaşıyorlar. / Aynı fikirdeler.
They agree.
Words in the English sentence
- agree : katılmak, aynı fikirde olmak
- they : onlar
Explanation
- - Bir grup insanın bir konuda uzlaştığını bildirir.
Ağladılar.
✨ special word message
Ağladılar.
They cried.
Words in the English sentence
- cried : ağladı
- they : onlar
Explanation
- - Bir grubun geçmişte ağlama eylemini gerçekleştirdiğini ifade eder.
Hayal kurarlar. / Rüya görürler.
✨ special word message
Hayal kurarlar. / Rüya görürler.
They dream.
Words in the English sentence
- dream : rüya, hayal
- they : onlar
Explanation
- - Bir grubun genel veya o anki hayal kurma eylemini anlatır.