Bunu görüyorum.
✨ special word message
Bunu görüyorum.
I see this.
Words in the English sentence
- i : ben
- see : görmek, anlamak
- this : bu
Explanation
- - Bir nesnenin veya durumun o an farkında olunduğunu belirtir.
Bir tane gönderdim.
✨ special word message
Bir tane gönderdim.
I sent one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- sent : gönderildi
Explanation
- - Bir paket, mesaj veya nesnenin bir adet yollandığını ifade eder.
O meşgul mü? (Eril)
✨ special word message
O meşgul mü? (Eril)
Is he busy?
Words in the English sentence
- busy : meşgul
- he : o
- is : dır, dir
Explanation
- - Bir erkeğin müsait olup olmadığını öğrenmek için sorulan soru.
O sevimli mi? (Eril)
✨ special word message
O sevimli mi? (Eril)
Is he cute?
Words in the English sentence
- cute : sevimli, tatlı
- he : o
- is : dır, dir
Explanation
- - Bir erkeğin veya erkek hayvanın görünüşü hakkında fikir sorar.
O ölü mü? (Eril)
✨ special word message
O ölü mü? (Eril)
Is he dead?
Words in the English sentence
- dead : ölü
- he : o
- is : dır, dir
Explanation
- - Bir erkeğin hayatta olup olmadığını sorgulayan ciddi bir soru.
O uzun boylu mu? (Eril)
✨ special word message
O uzun boylu mu? (Eril)
Is he tall?
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- tall : uzun
Explanation
- - Bir erkeğin fiziksel boyu hakkında bilgi ister.
Onu vurdum. (Dişil)
✨ special word message
Onu vurdum. (Dişil)
I shot her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- shot : atış, vuruş, vuruldu
Explanation
- - Bir kadına ateş edildiğini veya okla vurulduğunu belirten ifade.
Onu vurdum. (Eril)
✨ special word message
Onu vurdum. (Eril)
I shot him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- shot : atış, vuruş, vuruldu
Explanation
- - Bir erkeğe ateş edildiğini veya vurulduğunu belirten ifade.
Tom'u vurdum.
✨ special word message
Tom'u vurdum.
I shot Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- tom : Tom
Explanation
- - Tom isimli kişinin vurulduğunu bildiren eylem cümlesi.
Şimdi şarkı söylüyorum.
✨ special word message
Şimdi şarkı söylüyorum.
I sing now.
Words in the English sentence
- i : ben
- now : şimdi
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- - Şarkı söyleme eylemine o anda başlandığını belirtir.
O mavi mi?
✨ special word message
O mavi mi?
Is it blue?
Words in the English sentence
- blue : mavi
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir nesnenin renginin mavi olup olmadığını sorgular.
O soğuk mu?
✨ special word message
O soğuk mu?
Is it cold?
Words in the English sentence
- cold : soğuk
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Hava durumu, yemek veya bir nesnenin sıcaklığı hakkında soru.
O bitti mi? / Hazır mı?
✨ special word message
O bitti mi? / Hazır mı?
Is it done?
Words in the English sentence
- done : yapılmış, tamam
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir görevin veya hazırlığın tamamlanıp tamamlanmadığını sorar.
O ücretsiz mi? / O boş mu?
✨ special word message
O ücretsiz mi? / O boş mu?
Is it free?
Words in the English sentence
- free : özgür, bedava
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir şeyin bedava olup olmadığını veya bir yerin doluluğunu sorar.
O iyi mi? / Güzel mi?
✨ special word message
O iyi mi? / Güzel mi?
Is it good?
Words in the English sentence
- good : iyi
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir şeyin kalitesi veya tadı hakkında fikir sorar.
O zor mu? / O sert mi?
✨ special word message
O zor mu? / O sert mi?
Is it hard?
Words in the English sentence
- hard : zor, sert, sıkı
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir işin zorluğunu veya bir nesnenin fiziksel sertliğini sorar.
O burada mı?
✨ special word message
O burada mı?
Is it here?
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Aranan bir nesnenin mevcut konumda olup olmadığını sorgular.
Bu aşk mı?
✨ special word message
Bu aşk mı?
Is it love?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Hissedilen duygunun aşk olup olmadığını sorgulayan derin bir soru.
O hoş mu? / Güzel mi?
✨ special word message
O hoş mu? / Güzel mi?
Is it nice?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- nice : hoş, güzel
Explanation
- - Bir şeyin estetiği veya nezaketi hakkında görüş ister.
O açık mı?
✨ special word message
O açık mı?
Is it open?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- open : açık, açmak
Explanation
- - Bir kapının, kutunun veya dükkanın açık olma durumunu sorar.
O bitti mi?
✨ special word message
O bitti mi?
Is it over?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- over : üzerinde, bitti
Explanation
- - Bir etkinliğin, filmin veya ilişkinin sona erip ermediğini sorar.
O gerçek mi?
✨ special word message
O gerçek mi?
Is it real?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- real : gerçek
Explanation
- - Bir şeyin sahte mi yoksa gerçek mi olduğunu sorgular.
O güvenli mi?
✨ special word message
O güvenli mi?
Is it safe?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- safe : güvenli, kasa
Explanation
- - Bir durumun veya yerin tehlike içerip içermediğini öğrenmek ister.
Vakti geldi mi?
✨ special word message
Vakti geldi mi?
Is it time?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- time : zaman, vakit
Explanation
- - Bir eyleme başlamak için belirlenen zamanın dolup dolmadığını sorar.
O doğru mu?
✨ special word message
O doğru mu?
Is it true?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- true : doğru, gerçek
Explanation
- - Bir bilginin veya haberin gerçekliğini teyit etmek için sorulur.
Bir tane sattım.
✨ special word message
Bir tane sattım.
I sold one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- sold : satıldı
Explanation
- - Ticari bir işlemde bir adet ürünün elden çıkarıldığını belirtir.
Sesimi yükselttim. / Konuştum.
✨ special word message
Sesimi yükselttim. / Konuştum.
I spoke up.
Words in the English sentence
- i : ben
- spoke : konuştu
- up : yukarı
Explanation
- - Bir duruma karşı fikrini belirttiğini veya daha yüksek sesle konuştuğunu ifade eder.
Hepsi bu mu? / O mu?
✨ special word message
Hepsi bu mu? / O mu?
Is that it?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- that : o, şu
Explanation
- - Beklentinin bu kadar olup olmadığını veya doğru nesneyi sorgular.
O uygun mu? / Olur mu?
✨ special word message
O uygun mu? / Olur mu?
Is that OK?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- ok : tamam
- that : o, şu
Explanation
- - Yapılan bir şey için karşı taraftan onay veya rıza ister.
Öyle mi?
✨ special word message
Öyle mi?
Is that so?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- so : bu yüzden, çok, öyle
- that : o, şu
Explanation
- - Duyulan bir şeye şaşkınlık veya ilgiyle verilen tepki sorusu.
Bu mu? / Aranan şey bu mu?
✨ special word message
Bu mu? / Aranan şey bu mu?
Is this it?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- this : bu
Explanation
- - Yakındaki bir nesnenin doğru şey olup olmadığını teyit eder.
Bu uygun mu? / Bu olur mu?
✨ special word message
Bu uygun mu? / Bu olur mu?
Is this OK?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- ok : tamam
- this : bu
Explanation
- - Elindeki veya önündeki bir durumun kabul edilebilirliğini sorar.
Tom büyük mü? / Tom iri mi?
✨ special word message
Tom büyük mü? / Tom iri mi?
Is Tom big?
Words in the English sentence
- big : büyük
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un yaşı veya fiziksel yapısı hakkında bilgi ister.
Tom şişman mı?
✨ special word message
Tom şişman mı?
Is Tom fat?
Words in the English sentence
- fat : şişman, yağ
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un kilosu hakkında sorulan doğrudan soru.
Tom eğlenceli mi?
✨ special word message
Tom eğlenceli mi?
Is Tom fun?
Words in the English sentence
- fun : eğlence, eğlenceli
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un karakterinin neşeli olup olmadığını sorgular.
Tom sıcakladı mı? / Tom çekici mi?
✨ special word message
Tom sıcakladı mı? / Tom çekici mi?
Is Tom hot?
Words in the English sentence
- hot : sıcak
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Bağlama göre Tom'un ısısını veya çekiciliğini sorabilir.
Tom hasta mı?
✨ special word message
Tom hasta mı?
Is Tom ill?
Words in the English sentence
- ill : hasta
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un sağlık durumu hakkında bilgi almak için sorulur.
Tom kızgın mı? / Tom deli mi?
✨ special word message
Tom kızgın mı? / Tom deli mi?
Is Tom mad?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- mad : deli, kızgın
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un öfke durumunu veya akıl sağlığını sorgular.
Tom dışarıda mı? / Tom çıktı mı?
✨ special word message
Tom dışarıda mı? / Tom çıktı mı?
Is Tom out?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- out : dışarı, dışarıda
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un o an mekanda bulunup bulunmadığını sorar.
Tom utangaç mı?
✨ special word message
Tom utangaç mı?
Is Tom shy?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- shy : utangaç
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un sosyal kişiliği hakkında bilgi ister.
Destek oldum. / Yanında durdum.
✨ special word message
Destek oldum. / Yanında durdum.
I stood by.
Words in the English sentence
- by : tarafından, yanında, ile
- i : ben
- stood : durdu
Explanation
- - Birine zor zamanında destek verdiğini veya eylemsizce izlediğini belirtebilir.
Ayağa kalktım.
✨ special word message
Ayağa kalktım.
I stood up.
Words in the English sentence
- i : ben
- stood : durdu
- up : yukarı
Explanation
- - Oturma pozisyonundan dikey pozisyona geçildiğini bildirir.
Hayatta kaldım. / Kurtuldum.
✨ special word message
Hayatta kaldım. / Kurtuldum.
I survived.
Words in the English sentence
- i : ben
- survived : hayatta kaldı
Explanation
- - Zorlu bir süreci veya tehlikeli bir olayı atlattığını belirtir.
Duruma göre değişir.
✨ special word message
Duruma göre değişir.
It depends.
Words in the English sentence
- depends : bağlıdır
- it : o, onu
Explanation
- - Bir kararın veya olayın başka şartlara bağlı olduğunu ifade eder.
Olur böyle şeyler. / Oluyor.
✨ special word message
Olur böyle şeyler. / Oluyor.
It happens.
Words in the English sentence
- happens : olur
- it : o, onu
Explanation
- - Olağan dışı veya talihsiz durumları normalleştirmek için kullanılır.
Bence de öyle. / Öyle sanıyorum.
✨ special word message
Bence de öyle. / Öyle sanıyorum.
I think so.
Words in the English sentence
- i : ben
- so : bu yüzden, çok, öyle
- think : düşünmek, sanmak
Explanation
- - Bir fikre katıldığını veya bir durumu onayladığını belirtir.
Kustum.
✨ special word message
Kustum.
I threw up.
Words in the English sentence
- i : ben
- threw : attı
- up : yukarı
Explanation
- - Midesinin bulandığını ve istifra ettiğini belirten sağlık ifadesi.
O soğuktur. / Hava soğuk.
✨ special word message
O soğuktur. / Hava soğuk.
It is cold.
Words in the English sentence
- cold : soğuk
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Sıcaklığın düşük olduğunu belirten kesin yargı cümlesi.
O gitti. / O bitti.
✨ special word message
O gitti. / O bitti.
It is gone.
Words in the English sentence
- gone : gitmiş
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir şeyin artık yerinde olmadığını veya tükendiğini bildirir.
O benim. / O benimkidir.
✨ special word message
O benim. / O benimkidir.
It is mine.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- mine : benimki, maden
Explanation
- - Bir nesnenin kendisine ait olduğunu vurgulayan iyelik cümlesi.
O yumuşaktır.
✨ special word message
O yumuşaktır.
It is soft.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- soft : yumuşak
Explanation
- - Bir nesnenin dokusu hakkında bilgi verir.
O ılıktır. / Hava sıcak.
✨ special word message
O ılıktır. / Hava sıcak.
It is warm.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- warm : ılık, sıcak
Explanation
- - Sıcaklığın rahatsız etmeyecek düzeyde yüksek olduğunu belirtir.
O yanacak. / O yakar.
✨ special word message
O yanacak. / O yakar.
It'll burn.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir şeyin alev alacağını veya can yakacağını belirten uyarı.
O işe yarayacak. / O çalışacak.
✨ special word message
O işe yarayacak. / O çalışacak.
It'll work.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir planın veya cihazın başarılı olacağına dair inanç.
Bu önemli. / Fark eder.
✨ special word message
Bu önemli. / Fark eder.
It matters.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- matters : meseleler, önemlidir
Explanation
- - Bir durumun ciddiye alınması gerektiğini vurgular.
Ona söyledim. (Dişil)
✨ special word message
Ona söyledim. (Dişil)
I told her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- told : söyledi
Explanation
- - Bir kadına bir bilgiyi ilettiğini belirten geçmiş zaman cümlesi.
Ona söyledim. (Eril)
✨ special word message
Ona söyledim. (Eril)
I told him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- told : söyledi
Explanation
- - Bir erkeğe bir bilgiyi aktardığını ifade eder.
Tom'a söyledim.
✨ special word message
Tom'a söyledim.
I told Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- told : söyledi
- tom : Tom
Explanation
- - Bilginin Tom'a ulaştırıldığını teyit eder.
Bir tanesini yırttım.
✨ special word message
Bir tanesini yırttım.
I tore one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- tore : yırtıldı, yırttı
Explanation
- - Bir kağıt, kumaş vb. nesneyi yanlışlıkla veya kasten yırttığını belirtir.
Onu denedim.
✨ special word message
Onu denedim.
I tried it.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- tried : denedi, çalıştı
Explanation
- - Bir yemeği, kıyafeti veya yöntemi test ettiğini belirtir.
Bahse varım. / Anlaştık.
✨ special word message
Bahse varım. / Anlaştık.
It's a bet.
Words in the English sentence
- a : bir
- bet : bahis, iddiaya girmek
Explanation
- - Bir iddiayı veya anlaşmayı onaylamak için kullanılan kalıp.
O bir erkek (bebek).
✨ special word message
O bir erkek (bebek).
It's a boy.
Words in the English sentence
- a : bir
- boy : erkek çocuk
Explanation
- - Yeni doğan bir bebeğin cinsiyetini müjdeleyen ifade.
O yaşıyor. / Canlı.
✨ special word message
O yaşıyor. / Canlı.
It's alive.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir varlığın hayatta olduğunu belirten heyecan verici veya bilgilendirici cümle.
O bir kalem.
✨ special word message
O bir kalem.
It's a pen.
Words in the English sentence
- a : bir
- pen : tükenmez kalem
Explanation
- - Bir nesneyi kalem olarak tanımlayan temel tanım cümlesi.
O berbat.
✨ special word message
O berbat.
It's awful.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumdan veya nesneden duyulan aşırı hoşnutsuzluk.
O başladı.
✨ special word message
O başladı.
It's begun.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir sürecin veya etkinliğin start aldığını bildirir.
O ucuzdur.
✨ special word message
O ucuzdur.
It's cheap.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir malın fiyatının düşük olduğunu belirtir.
O temizdir.
✨ special word message
O temizdir.
It's clean.
Words in the English sentence
- clean : temiz, temizlemek
Explanation
- - Hijyenik veya lekesiz olma durumunu ifade eder.
O nettir. / O açıktır.
✨ special word message
O nettir. / O açıktır.
It's clear.
Words in the English sentence
- clear : açık, net, temizlemek
Explanation
- - Hem havanın açıklığını hem de bir konunun anlaşılırlığını belirtebilir.
O yakındır.
✨ special word message
O yakındır.
It's close.
Words in the English sentence
Explanation
- - Mesafe olarak yakınlığı ifade eden durum cümlesi.
Vakit erken.
✨ special word message
Vakit erken.
It's early.
Words in the English sentence
Explanation
- - Zamanın henüz ilerlemediğini belirten ifade.
O boştur.
✨ special word message
O boştur.
It's empty.
Words in the English sentence
Explanation
- - İçinde bir şey bulunmadığını bildiren cümle.
O komiktir. / O garip.
✨ special word message
O komiktir. / O garip.
It's funny.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hem güldüren hem de tuhaf gelen durumlar için kullanılabilir.
O harika.
✨ special word message
O harika.
It's great.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir şeyden duyulan yüksek memnuniyeti ifade eder.
O yeşildir.
✨ special word message
O yeşildir.
It's green.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir nesnenin renginin yeşil olduğunu belirtir.
Bu bir sihir. / Büyüleyici.
✨ special word message
Bu bir sihir. / Büyüleyici.
It's magic.
Words in the English sentence
- magic : sihir, büyü, sihirli
Explanation
- - Olağanüstü bir durumu veya gerçek bir illüzyonu anlatır.
O benim CD'm.
✨ special word message
O benim CD'm.
It's my CD.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir CD'nin kendisine ait olduğunu belirten mülkiyet cümlesi.
Gece oldu. / Gece vakti.
✨ special word message
Gece oldu. / Gece vakti.
It's night.
Words in the English sentence
Explanation
- - Günün vaktini gece olarak tanımlar.
Benden olsun. / Ben ödüyorum.
✨ special word message
Benden olsun. / Ben ödüyorum.
It's on me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- on : üzerinde, açık
Explanation
- - Bir hesabın kendisi tarafından karşılanacağını belirten cömertlik ifadesi.
O sessizdir. / Burası sakin.
✨ special word message
O sessizdir. / Burası sakin.
It's quiet.
Words in the English sentence
Explanation
- - Ortamdaki gürültüsüzlüğü ifade eder.
O hazır.
✨ special word message
O hazır.
It's ready.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir yemeğin, eşyanın veya kişinin eyleme hazır olduğunu bildirir.
Bu doğrudur. / Bu haklı.
✨ special word message
Bu doğrudur. / Bu haklı.
It's right.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kararın veya bilginin doğruluğunu onaylar.
O daha güvenli.
✨ special word message
O daha güvenli.
It's safer.
Words in the English sentence
Explanation
- - İki seçenek arasında daha az tehlikeli olanı vurgular.
O korkutucu.
✨ special word message
O korkutucu.
It's scary.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir nesnenin veya durumun korku verdiğini belirtir.
O küçüktür.
✨ special word message
O küçüktür.
It's small.
Words in the English sentence
Explanation
- - Boyutun ufak olduğunu ifade eden tanım cümlesi.
O sıkıştı. / O takıldı.
✨ special word message
O sıkıştı. / O takıldı.
It's stuck.
Words in the English sentence
- stuck : sıkışmış, saplanmış
Explanation
- - Bir mekanizmanın veya nesnenin hareket edemediğini bildirir.
Hava güneşli.
✨ special word message
Hava güneşli.
It's sunny.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hava durumunun güneşli olduğunu belirten ifade.
O tatlıdır. / O sevimli.
✨ special word message
O tatlıdır. / O sevimli.
It's sweet.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hem lezzet olarak hem de karakter/görünüş olarak kullanılabilir.
Burası Tokyo. / Bu Tokyo.
✨ special word message
Burası Tokyo. / Bu Tokyo.
It's Tokyo.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir yerin veya görselin Tokyo olduğunu tanımlar.
O Tom'un. / O Tom'undur.
✨ special word message
O Tom'un. / O Tom'undur.
It's Tom's.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir nesnenin Tom'a ait olduğunu belirten mülkiyet ifadesi.
O sudur.
✨ special word message
O sudur.
It's water.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir sıvıyı su olarak tanımlayan temel cümle.
O tuhaftır. / Garip.
✨ special word message
O tuhaftır. / Garip.
It's weird.
Words in the English sentence
Explanation
- - Normal olmayan, sıra dışı bir durumu anlatır.
O beyazdır.
✨ special word message
O beyazdır.
It's white.
Words in the English sentence
Explanation
- - Rengin beyaz olduğunu belirten tanım.
Hava rüzgarlı.
✨ special word message
Hava rüzgarlı.
It's windy.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hava durumunu rüzgarlı olarak ifade eder.
Bu yanlıştır.
✨ special word message
Bu yanlıştır.
It's wrong.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir hatayı, haksızlığı veya yanlış bilgiyi belirtir.
O senin. / O senindir.
✨ special word message
O senin. / O senindir.
It's yours.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir nesnenin karşıdaki kişiye ait olduğunu belirtir.
O kötüydü.
✨ special word message
O kötüydü.
It was bad.
Words in the English sentence
- bad : kötü
- it : o, onu
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte yaşanmış olumsuz bir deneyimi ifade eder.
O büyüktü.
✨ special word message
O büyüktü.
It was big.
Words in the English sentence
- big : büyük
- it : o, onu
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişteki bir nesnenin veya durumun boyutunu/etkisini belirtir.
Eğlenceliydi.
✨ special word message
Eğlenceliydi.
It was fun.
Words in the English sentence
- fun : eğlence, eğlenceli
- it : o, onu
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte yapılan bir etkinliğin keyifli geçtiğini bildirir.
O sıcaktı. / Hava sıcaktı.
✨ special word message
O sıcaktı. / Hava sıcaktı.
It was hot.
Words in the English sentence
- hot : sıcak
- it : o, onu
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişteki sıcaklık durumunu ifade eder.