Yazacağım.
✨ special word message
Yazacağım.
I'll write.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir mektup, mesaj veya not yazacağına dair verilen söz.
Sanatı severim. / Sanata bayılırım.
✨ special word message
Sanatı severim. / Sanata bayılırım.
I love art.
Words in the English sentence
- art : sanat
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Sanata karşı duyulan derin ilgi ve tutkuyu ifade eder.
Onu sevdim. / Çok beğendim.
✨ special word message
Onu sevdim. / Çok beğendim.
I loved it.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- loved : sevdi, sevilen
Explanation
- - Geçmişte deneyimlenen bir şeyden (yemek, film, olay) duyulan büyük memnuniyet.
Onu seviyorum. (Dişil)
✨ special word message
Onu seviyorum. (Dişil)
I love her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Bir kadına duyulan sevgi veya aşk ifadesi.
Onu seviyorum. (Eril)
✨ special word message
Onu seviyorum. (Eril)
I love him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Bir erkeğe duyulan sevgi veya aşk ifadesi.
Çayı severim.
✨ special word message
Çayı severim.
I love tea.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- tea : çay
Explanation
- - Bir içecek tercihi olarak çaya duyulan düşkünlük.
Tom'u seviyorum.
✨ special word message
Tom'u seviyorum.
I love Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- tom : Tom
Explanation
- - Tom isimli kişiye duyulan sevgiyi belirtir.
Seni seviyorum.
✨ special word message
Seni seviyorum.
I love you.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiye yönelik en temel sevgi ve bağlılık cümlesi.
Ben bir kuşum!
✨ special word message
Ben bir kuşum!
I'm a bird!
Words in the English sentence
Explanation
- - Metaforik bir ifade veya bir oyun/rol yapma sırasında kullanılan cümle.
Ben bir aşçıyım.
✨ special word message
Ben bir aşçıyım.
I'm a cook.
Words in the English sentence
- a : bir
- cook : aşçı, yemek pişirmek
Explanation
- - Mesleğinin veya o anki görevinin yemek yapmak olduğunu belirtir.
Çay yaptım.
✨ special word message
Çay yaptım.
I made tea.
Words in the English sentence
- i : ben
- made : yapılmış, yaptı
- tea : çay
Explanation
- - Çay demleme veya hazırlama eyleminin tamamlandığını bildirir.
İki tane yaptım.
✨ special word message
İki tane yaptım.
I made two.
Words in the English sentence
- i : ben
- made : yapılmış, yaptı
- two : iki
Explanation
- - Bir nesneden veya yiyecekten iki adet üretildiğini belirtir.
Ben bir balığım.
✨ special word message
Ben bir balığım.
I'm a fish.
Words in the English sentence
Explanation
- - Genellikle çok iyi yüzdüğünü belirtmek için veya hayali bir bağlamda kullanılır.
Ben bir kızım.
✨ special word message
Ben bir kızım.
I'm a girl.
Words in the English sentence
Explanation
- - Cinsiyet ve yaş kategorisini belirten temel kimlik cümlesi.
Ben bir kahramanım.
✨ special word message
Ben bir kahramanım.
I'm a hero.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir başarıdan sonra veya özgüvenle söylenen niteleme cümlesi.
Ben bir yalancıyım.
✨ special word message
Ben bir yalancıyım.
I'm a liar.
Words in the English sentence
Explanation
- - Kişinin doğruyu söylemediğine dair yaptığı öz-eleştiri veya itiraf.
Ben bir aslanım.
✨ special word message
Ben bir aslanım.
I'm a lion.
Words in the English sentence
Explanation
- - Cesaretini veya gücünü vurgulayan metaforik bir tanım.
Şaşkınım. / Hayretler içindeyim.
✨ special word message
Şaşkınım. / Hayretler içindeyim.
I'm amazed.
Words in the English sentence
- amazed : şaşırmış, hayran kalmış
Explanation
- - Gördüğü veya duyduğu bir şey karşısında duyulan büyük şaşkınlık.
Eğleniyorum. / Keyfim yerinde.
✨ special word message
Eğleniyorum. / Keyfim yerinde.
I'm amused.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumun kişiyi eğlendirdiğini veya komik geldiğini belirtir.
Ben bir şairim.
✨ special word message
Ben bir şairim.
I'm a poet.
Words in the English sentence
Explanation
- - Mesleğini veya ilgi alanını şiir yazmak olarak tanımlar.
Ben bir ikizim.
✨ special word message
Ben bir ikizim.
I'm a twin.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir ikiz kardeşi olduğunu belirten ailevi durum bilgisi.
Ben bir kurdum.
✨ special word message
Ben bir kurdum.
I'm a wolf.
Words in the English sentence
Explanation
- - Genellikle yalnızlığı veya sert mizaçlı olmayı simgeleyen metafor.
Gelebilirim.
✨ special word message
Gelebilirim.
I may come.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
Explanation
- - Kesin olmamakla birlikte bir yere gitme ihtimalinin olduğunu belirtir.
İşi bırakabilirim. / İstifa edebilirim.
✨ special word message
İşi bırakabilirim. / İstifa edebilirim.
I may quit.
Words in the English sentence
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
- quit : bırakmak, çıkmak
Explanation
- - Mevcut bir işi veya etkinliği sonlandırma ihtimalini ifade eder.
Şarkı söyleyebilirim.
✨ special word message
Şarkı söyleyebilirim.
I may sing.
Words in the English sentence
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- - Bir etkinlikte şarkı söyleme olasılığını belirten cümle.
Daha iyiyim.
✨ special word message
Daha iyiyim.
I'm better.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hastalıktan sonra iyileştiğini veya bir konuda gelişme gösterdiğini belirtir.
Ben ısmarlıyorum. / Satın alıyorum.
✨ special word message
Ben ısmarlıyorum. / Satın alıyorum.
I'm buying.
Words in the English sentence
- buying : satın alıyor, satın almak
Explanation
- - Genellikle bir hesabın kendisi tarafından ödeneceğini belirtir.
Zekiyim.
✨ special word message
Zekiyim.
I'm clever.
Words in the English sentence
Explanation
- - Kişinin kendi zihinsel becerisini övdüğü bir ifade.
Geliyorum.
✨ special word message
Geliyorum.
I'm coming.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yolda olduğunu veya çağrılan yere doğru hareket ettiğini bildirir.
Açık sözlüyümdür. / Doğrudan konuşurum.
✨ special word message
Açık sözlüyümdür. / Doğrudan konuşurum.
I'm direct.
Words in the English sentence
- direct : doğrudan, yönetmek
Explanation
- - Lafı dolandırmadan söyleyen bir karakter yapısına sahip olduğunu belirtir.
Ciddiydim. / Onu kasten söyledim.
✨ special word message
Ciddiydim. / Onu kasten söyledim.
I meant it.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- meant : kastetti, anlamına geliyordu
Explanation
- - Söylenen bir sözün şaka olmadığını, gerçek niyetini yansıttığını vurgular.
Yemek yiyorum.
✨ special word message
Yemek yiyorum.
I'm eating.
Words in the English sentence
- eating : yiyor, yemek yeme
Explanation
- - O anda yemek yeme eylemiyle meşgul olduğunu bildirir.
Mary ile tanıştım. / Mary ile buluştum.
✨ special word message
Mary ile tanıştım. / Mary ile buluştum.
I met Mary.
Words in the English sentence
- i : ben
- mary : Mary (Özel isim)
- met : tanıştı, buluştu
Explanation
- - Mary isimli kişiyle ilk kez bir araya gelindiğini veya görüşüldüğünü bildirir.
Onlarla tanıştım.
✨ special word message
Onlarla tanıştım.
I met them.
Words in the English sentence
- i : ben
- met : tanıştı, buluştu
- them : onları, onlara
Explanation
- - Bir grupla tanışma veya görüşme eyleminin gerçekleştiğini ifade eder.
Ünlüyüm.
✨ special word message
Ünlüyüm.
I'm famous.
Words in the English sentence
Explanation
- - Geniş kitleler tarafından tanındığını belirten durum cümlesi.
Daha hızlıyım.
✨ special word message
Daha hızlıyım.
I'm faster.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hız konusunda bir başkasından veya önceki halinden üstün olduğunu belirtir.
Canıma tak etti! / Bıktım artık!
✨ special word message
Canıma tak etti! / Bıktım artık!
I'm fed up!
Words in the English sentence
- fed : beslenmiş, yedirdi
- up : yukarı
Explanation
- - Bir durumdan veya kişiden duyulan aşırı bıkkınlık ve sabırsızlık.
Buna varım. / Bunu destekliyorum.
✨ special word message
Buna varım. / Bunu destekliyorum.
I'm for it.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir öneriyi veya fikri onayladığını belirten kalıp.
Fransızım.
✨ special word message
Fransızım.
I'm French.
Words in the English sentence
- french : Fransızca, Fransız
Explanation
- - Milliyetini Fransız olarak tanımlayan bilgi cümlesi.
Almanım.
✨ special word message
Almanım.
I'm German.
Words in the English sentence
Explanation
- - Milliyetini Alman olarak tanımlayan bilgi cümlesi.
Açgözlüyüm.
✨ special word message
Açgözlüyüm.
I'm greedy.
Words in the English sentence
Explanation
- - Daha fazlasını isteme konusundaki aşırı tutkusunu belirten öz-eleştiri.
Suçluyum.
✨ special word message
Suçluyum.
I'm guilty.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir hata veya suç işlediğini kabul eden itiraf.
Saklanıyorum.
✨ special word message
Saklanıyorum.
I'm hiding.
Words in the English sentence
- hiding : saklanma, saklanıyor
Explanation
- - Birilerinden veya bir durumdan gizlendiğini bildiren şimdiki zaman cümlesi.
Dürüstüm.
✨ special word message
Dürüstüm.
I'm honest.
Words in the English sentence
Explanation
- - Doğruluğa ve dürüstlüğe önem veren bir yapısı olduğunu belirtir.
Acıktım.
✨ special word message
Acıktım.
I'm hungry.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yemek yeme ihtiyacı hissedildiğini bildiren temel durum cümlesi.
Yataktayım.
✨ special word message
Yataktayım.
I'm in bed.
Words in the English sentence
Explanation
- - O anki konumunun yatak olduğunu (uyumak üzere veya dinlenirken) belirtir.
Deliyim.
✨ special word message
Deliyim.
I'm insane.
Words in the English sentence
Explanation
- - Akıl sağlığıyla ilgili veya yapılan bir çılgınlıkla ilgili niteleme.
İçerideyim.
✨ special word message
İçerideyim.
I'm inside.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir binanın veya mekanın içinde bulunulduğunu bildirir.
Onu özlüyorum. (Dişil)
✨ special word message
Onu özlüyorum. (Dişil)
I miss her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- miss : özlemek, kaçırmak, hanım
Explanation
- - Bir kadına karşı duyulan özlem duygusu.
Onu özlüyorum. (Eril)
✨ special word message
Onu özlüyorum. (Eril)
I miss him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- miss : özlemek, kaçırmak, hanım
Explanation
- - Bir erkeğe karşı duyulan özlem duygusu.
Tom'u özlüyorum.
✨ special word message
Tom'u özlüyorum.
I miss Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- miss : özlemek, kaçırmak, hanım
- tom : Tom
Explanation
- - Tom isimli kişiye duyulan hasreti belirtir.
Seni özlüyorum.
✨ special word message
Seni özlüyorum.
I miss you.
Words in the English sentence
- i : ben
- miss : özlemek, kaçırmak, hanım
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiye duyulan özlemi ifade eden kalıp.
Şaka yapıyorum.
✨ special word message
Şaka yapıyorum.
I'm joking.
Words in the English sentence
Explanation
- - Söylenenlerin gerçek olmadığını, espri amaçlı olduğunu açıklar.
Koreliyim.
✨ special word message
Koreliyim.
I'm Korean.
Words in the English sentence
Explanation
- - Milliyetini Koreli olarak tanımlayan bilgi cümlesi.
Çok zenginim. / Paraya para demiyorum.
✨ special word message
Çok zenginim. / Paraya para demiyorum.
I'm loaded.
Words in the English sentence
Explanation
- - Maddi durumun çok iyi olduğunu belirten argo/samimi ifade.
Yalnızım.
✨ special word message
Yalnızım.
I'm lonely.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yanında kimse olmadığını veya kendini yalnız hissettiğini belirtir.
Kaybediyorum.
✨ special word message
Kaybediyorum.
I'm losing.
Words in the English sentence
- losing : kaybediyor, kaybetme
Explanation
- - Bir oyunda veya durumda başarısızlığa doğru gidildiğini bildirir.
Taşınıyorum. / Hareket ediyorum.
✨ special word message
Taşınıyorum. / Hareket ediyorum.
I'm moving.
Words in the English sentence
- moving : hareketli, taşınma
Explanation
- - Genellikle ev değiştirmeyi veya fiziksel olarak kıpırdamayı ifade eder.
Normalim.
✨ special word message
Normalim.
I'm normal.
Words in the English sentence
Explanation
- - Sıra dışı bir durumunun olmadığını belirten ifade.
Burada değilim. / Evde değilim.
✨ special word message
Burada değilim. / Evde değilim.
I'm not in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Bir mekanda bulunmadığını (genellikle telefon mesajlarında) belirtir.
Şimdi iyiyim.
✨ special word message
Şimdi iyiyim.
I'm OK now.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir sıkıntı veya rahatsızlık sonrası durumun düzeldiğini bildirir.
Ben ödüyorum.
✨ special word message
Ben ödüyorum.
I'm paying.
Words in the English sentence
Explanation
- - Ödemeyi kendisinin yapacağını belirten net karar.
Polonyalıyım.
✨ special word message
Polonyalıyım.
I'm Polish.
Words in the English sentence
Explanation
- - Uyruğunu Polonyalı olarak belirten cümle.
İmkansız.
✨ special word message
İmkansız.
Impossible.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumun gerçekleşmesinin mümkün olmadığını belirten kesin yargı.
Mahvoldum. / Bittim.
✨ special word message
Mahvoldum. / Bittim.
I'm ruined.
Words in the English sentence
- ruined : mahvolmuş, yıkılmış
Explanation
- - Büyük bir kayıp veya başarısızlık sonrası hissedilen çaresizlik.
Korkuyorum.
✨ special word message
Korkuyorum.
I'm scared.
Words in the English sentence
Explanation
- - Korku ve endişe içinde olunduğunu ifade eden durum cümlesi.
Bekarım.
✨ special word message
Bekarım.
I'm single.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir ilişkisinin veya evliliğinin olmadığını belirtir.
Zayıfım. / Sıskayım.
✨ special word message
Zayıfım. / Sıskayım.
I'm skinny.
Words in the English sentence
Explanation
- - Fiziksel olarak çok ince yapılı olunduğunu belirtir.
Uykum var.
✨ special word message
Uykum var.
I'm sleepy.
Words in the English sentence
Explanation
- - Uyumak istediğini veya uykulu hissettiğini ifade eder.
Çok kötüyüm.
✨ special word message
Çok kötüyüm.
I'm so bad.
Words in the English sentence
- bad : kötü
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Bir konuda çok başarısız olduğunu veya sağlık/moral olarak çöktüğünü belirtir.
Çok şişmanım.
✨ special word message
Çok şişmanım.
I'm so fat.
Words in the English sentence
- fat : şişman, yağ
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Kendi kilosuyla ilgili hoşnutsuzluk belirten ifade.
Çok kızgınım. / Çok deliyim.
✨ special word message
Çok kızgınım. / Çok deliyim.
I'm so mad.
Words in the English sentence
- mad : deli, kızgın
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Genellikle bir olaya duyulan büyük öfkeyi anlatır.
Sertimdir. / Kurallarım vardır.
✨ special word message
Sertimdir. / Kurallarım vardır.
I'm strict.
Words in the English sentence
- strict : katı, sert, disiplinli
Explanation
- - Disiplinli ve taviz vermeyen bir yapısı olduğunu belirtir.
Güçlüyüm.
✨ special word message
Güçlüyüm.
I'm strong.
Words in the English sentence
Explanation
- - Fiziksel veya duygusal dayanıklılığı vurgular.
Aptalım.
✨ special word message
Aptalım.
I'm stupid.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yapılan bir hata sonrası kişinin kendisini eleştirdiği ifade.
Otuz yaşındayım.
✨ special word message
Otuz yaşındayım.
I'm thirty.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yaşını belirten standart bilgi cümlesi.
Deniyeceğim. / Çabalıyorum.
✨ special word message
Deniyeceğim. / Çabalıyorum.
I'm trying.
Words in the English sentence
- trying : deniyor, çabalıyor, yorucu
Explanation
- - Bir şeyi başarmak için uğraş verdiğini belirtir.
Ölmeliyim.
✨ special word message
Ölmeliyim.
I must die.
Words in the English sentence
- die : ölmek, zar
- i : ben
- must : meli/malı, şart
Explanation
- - Dramatik bir durum veya ağır bir pişmanlık içeren ifade.
Koşmalıyım. / Çabuk gitmeliyim.
✨ special word message
Koşmalıyım. / Çabuk gitmeliyim.
I must run.
Words in the English sentence
- i : ben
- must : meli/malı, şart
- run : koşmak, çalıştırmak
Explanation
- - Acele etmesi gerektiğini veya kaçması gerektiğini belirtir.
Mahvoldum. / Çok sarhoşum.
✨ special word message
Mahvoldum. / Çok sarhoşum.
I'm wasted.
Words in the English sentence
- wasted : boşa gitti, israf edildi
Explanation
- - Hem aşırı yorgunluğu hem de alkolün etkisini anlatabilir.
Hava almam lazım.
✨ special word message
Hava almam lazım.
I need air.
Words in the English sentence
- air : hava
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Daraldığını ve dışarı çıkma ihtiyacı duyduğunu belirtir.
Ona ihtiyacım var. (Dişil)
✨ special word message
Ona ihtiyacım var. (Dişil)
I need her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Bir kadının desteğine veya varlığına duyulan gereksinim.
Ona ihtiyacım var. (Eril)
✨ special word message
Ona ihtiyacım var. (Eril)
I need him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Bir erkeğin desteğine veya varlığına duyulan gereksinim.
Buza ihtiyacım var.
✨ special word message
Buza ihtiyacım var.
I need ice.
Words in the English sentence
- i : ben
- ice : buz
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Genellikle içecekler veya bir yaralanma için buz isteme.
Tom'a ihtiyacım var.
✨ special word message
Tom'a ihtiyacım var.
I need Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un yardımına veya varlığına duyulan ihtiyaç.
Sana ihtiyacım var.
✨ special word message
Sana ihtiyacım var.
I need you.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin desteğini talep eden duygu dolu ifade.
Tom'a ödeme yaptım. / Parayı Tom'a verdim.
✨ special word message
Tom'a ödeme yaptım. / Parayı Tom'a verdim.
I paid Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- paid : ödenmiş, ödedi
- tom : Tom
Explanation
- - Borcun veya ücretin Tom'a teslim edildiğini bildirir.
Söz verdim.
✨ special word message
Söz verdim.
I promised.
Words in the English sentence
- i : ben
- promised : söz verilmiş
Explanation
- - Bir konuda taahhütte bulunulduğunu hatırlatan cümle.
Kaçtım.
✨ special word message
Kaçtım.
I ran away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- i : ben
- ran : koştu
Explanation
- - Bir yerden veya sorumluluktan uzaklaşıldığını bildiren geçmiş zaman cümlesi.
Eve koştum.
✨ special word message
Eve koştum.
I ran home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- i : ben
- ran : koştu
Explanation
- - Eve hızlıca, koşarak gidildiğini belirtir.
Bir tanesini okudum.
✨ special word message
Bir tanesini okudum.
I read one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- read : okumak, okudu
Explanation
- - Seçenekler arasından bir kitabı veya yazıyı bitirdiğini söyler.
İstifa ettim.
✨ special word message
İstifa ettim.
I resigned.
Words in the English sentence
- i : ben
- resigned : istifa etti
Explanation
- - İşten kendi isteğiyle ayrıldığını bildiren resmi ifade.
Evet dedim.
✨ special word message
Evet dedim.
I said yes.
Words in the English sentence
- i : ben
- said : dedi, söylenen
- yes : evet
Explanation
- - Bir teklifi veya soruyu onayladığını bildiren geçmiş zaman cümlesi.
Bir tane (şarkı) söyledim.
✨ special word message
Bir tane (şarkı) söyledim.
I sang one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- sang : şarkı söyledi (sing geçmiş hali)
Explanation
- - Bir şarkı söyleme eyleminin gerçekleştiğini belirtir.
Oturdum.
✨ special word message
Oturdum.
I sat down.
Words in the English sentence
- down : aşağı
- i : ben
- sat : oturdu (sit geçmiş hali)
Explanation
- - Oturma eyleminin tamamlandığını bildiren ifade.
Onu gördüm.
✨ special word message
Onu gördüm.
I saw that.
Words in the English sentence
- i : ben
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
- that : o, şu
Explanation
- - Bir olayın veya nesnenin fark edildiğini onaylayan cümle.
Onları gördüm.
✨ special word message
Onları gördüm.
I saw them.
Words in the English sentence
- i : ben
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
- them : onları, onlara
Explanation
- - Bir grubu veya nesneleri gördüğünü bildiren ifade.
Çığlık attım.
✨ special word message
Çığlık attım.
I screamed.
Words in the English sentence
- i : ben
- screamed : çığlık attı
Explanation
- - Korku, heyecan veya acıdan dolayı yüksek ses çıkardığını belirtir.
Bunu görüyorum. / Anlıyorum.
✨ special word message
Bunu görüyorum. / Anlıyorum.
I see that.
Words in the English sentence
- i : ben
- see : görmek, anlamak
- that : o, şu
Explanation
- - Hem görsel farkındalığı hem de bir durumu kavramayı ifade eder.
Onları görüyorum.
✨ special word message
Onları görüyorum.
I see them.
Words in the English sentence
- i : ben
- see : görmek, anlamak
- them : onları, onlara
Explanation
- - O anda bir grubu veya nesneleri görebildiğini bildirir.