Git onu gör. / Yanına git. (Dişil)
✨ special word message
Git onu gör. / Yanına git. (Dişil)
Go see her.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- her : ona, onu, onun
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Bir kadını ziyaret etmesi veya onunla görüşmesi için verilen tavsiye.
Git onu gör. / Yanına git. (Eril)
✨ special word message
Git onu gör. / Yanına git. (Eril)
Go see him.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- him : ona, onu
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Bir erkeği ziyaret etmesi veya bir şeyi bir erkeğe sorması için yapılan yönlendirme.
Git Tom'u gör.
✨ special word message
Git Tom'u gör.
Go see Tom.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- see : görmek, anlamak
- tom : Tom
Explanation
- - Belirli bir kişi olan Tom ile görüşülmesi gerektiğini belirten komut.
Cehenneme git! / Yerine dibine gir!
✨ special word message
Cehenneme git! / Yerine dibine gir!
Go to hell!
Words in the English sentence
- go : gitmek
- hell : cehennem
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Çok kızgınlık anında kullanılan, karşı tarafa duyulan nefreti ifade eden ağır bir ünlem.
İşe git. / Çalışmaya başla.
✨ special word message
İşe git. / Çalışmaya başla.
Go to work.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- to : -e, -a (yönelme)
- work : çalışmak, iş
Explanation
- - İş yerine gitmesini veya o anki işine odaklanmasını isteyen emir.
Git ısın. / Isınmaya git.
✨ special word message
Git ısın. / Isınmaya git.
Go warm up.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- up : yukarı
- warm : ılık, sıcak
Explanation
- - Hem üşüyen birine yapılan bir tavsiye hem de spor öncesi ısınma hareketi talimatı olabilir.
Git yıkan. / Git elini yüzünü yıka.
✨ special word message
Git yıkan. / Git elini yüzünü yıka.
Go wash up.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- up : yukarı
- wash : yıkamak
Explanation
- - Temizlenmesi için verilen, genellikle yemek öncesi veya dışarıdan gelindiğinde söylenen komut.
Çim büyüdü.
✨ special word message
Çim büyüdü.
Grass grew.
Words in the English sentence
- grass : çimen, ot
- grew : büyüdü, yetişti
Explanation
- - Doğal bir sürecin gerçekleştiğini bildiren basit geçmiş zaman cümlesi.
Harika fikir.
✨ special word message
Harika fikir.
Great idea.
Words in the English sentence
- great : harika, büyük
- idea : fikir
Explanation
- - Sunulan bir öneriye duyulan yüksek beğeniyi ve onayı belirtir.
İnancını koru. / Güven.
✨ special word message
İnancını koru. / Güven.
Have faith.
Words in the English sentence
- faith : inanç, güven
- have : sahip olmak, var
Explanation
- - Zor zamanlarda umudu yitirmemeyi ve güven duymayı öğütleyen teselli ifadesi.
Öğle yemeği ye.
✨ special word message
Öğle yemeği ye.
Have lunch.
Words in the English sentence
- have : sahip olmak, var
- lunch : öğle yemeği
Explanation
- - Birine yemek yemesini söyleyen veya öğle yemeği eylemini belirten ifade.
Kuzeye yönel. / Kuzeye doğru git.
✨ special word message
Kuzeye yönel. / Kuzeye doğru git.
Head north.
Words in the English sentence
- head : kafa, baş
- north : kuzey
Explanation
- - Yön tariflerinde kuzey istikametinde ilerlemeyi bildiren talimat.
Dinleyin! Dinleyin! / Katılıyorum!
✨ special word message
Dinleyin! Dinleyin! / Katılıyorum!
Hear! Hear!
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir konuşmacının söylediklerine yüksek sesle onay vermek için kullanılan geleneksel ünlem.
Dışarıda yedi.
✨ special word message
Dışarıda yedi.
He ate out.
Words in the English sentence
- ate : yedi
- he : o
- out : dışarı, dışarıda
Explanation
- - Bir erkeğin yemeği evde değil, bir restoranda yediğini bildiren cümle.
Onu ısıt.
✨ special word message
Onu ısıt.
Heat it up.
Words in the English sentence
- heat : ısı, sıcaklık
- it : o, onu
- up : yukarı
Explanation
- - Genellikle soğumuş bir yiyeceğin tekrar sıcak hale getirilmesi için verilen komut.
Uçabilir.
✨ special word message
Uçabilir.
He can fly.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- fly : uçmak, sinek
- he : o
Explanation
- - Bir erkeğin veya eril bir canlının uçma yeteneğine sahip olduğunu belirtir.
Karar verdi.
✨ special word message
Karar verdi.
He decided.
Words in the English sentence
- decided : karar verdi
- he : o
Explanation
- - Bir erkeğin bir seçim yaptığını ve karar aşamasını tamamladığını bildirir.
Pes etti. / Razı oldu.
✨ special word message
Pes etti. / Razı oldu.
He gave in.
Words in the English sentence
- gave : verdi
- he : o
- in : içinde
Explanation
- - Direnmeyi bıraktığını veya karşı tarafın isteğini sonunda kabul ettiğini ifade eder.
Vazgeçti. / Bıraktı.
✨ special word message
Vazgeçti. / Bıraktı.
He gave up.
Words in the English sentence
- gave : verdi
- he : o
- up : yukarı
Explanation
- - Bir işi yapmaktan veya bir hedeften tamamen döndüğünü belirtir.
Tom'u yakaladı. / Tom'u vurdu.
✨ special word message
Tom'u yakaladı. / Tom'u vurdu.
He got Tom.
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- he : o
- tom : Tom
Explanation
- - Bağlama göre Tom'u ele geçirdiğini veya etkisiz hale getirdiğini anlatabilir.
Telefonu kapattı. / (Bir şeyi) astı.
✨ special word message
Telefonu kapattı. / (Bir şeyi) astı.
He hung up.
Words in the English sentence
- he : o
- hung : asılmış, astı
- up : yukarı
Explanation
- - Çoğunlukla telefon görüşmesinin sonlandırıldığını ifade etmek için kullanılır.
O meşgul.
✨ special word message
O meşgul.
He is busy.
Words in the English sentence
- busy : meşgul
- he : o
- is : dır, dir
Explanation
- - Bir erkeğin o anda bir işle uğraştığını ve müsait olmadığını bildirir.
O öldü.
✨ special word message
O öldü.
He is dead.
Words in the English sentence
- dead : ölü
- he : o
- is : dır, dir
Explanation
- - Bir erkeğin hayatını kaybettiğini bildiren kesin bilgi cümlesi.
O iyidir. / O başarılıdır.
✨ special word message
O iyidir. / O başarılıdır.
He is good.
Words in the English sentence
- good : iyi
- he : o
- is : dır, dir
Explanation
- - Hem karakter hem de bir işteki yetkinlik açısından olumlu bir niteleme.
O burada.
✨ special word message
O burada.
He is here.
Words in the English sentence
- he : o
- here : burada, buraya
- is : dır, dir
Explanation
- - Bir erkeğin bulunulan mekanda mevcut olduğunu bildirir.
O naziktir. / Kibardır.
✨ special word message
O naziktir. / Kibardır.
He is kind.
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- kind : nazik, tür
Explanation
- - Bir erkeğin centilmen ve düşünceli karakterini vurgular.
O geç kaldı.
✨ special word message
O geç kaldı.
He is late.
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- late : geç
Explanation
- - Bir erkeğin beklenen zamanda gelmediğini ifade eden durum cümlesi.
O tembel.
✨ special word message
O tembel.
He is lazy.
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- lazy : tembel
Explanation
- - Bir erkeğin çalışmayı sevmediğini belirten eleştirel ifade.
O kaba. / O cimri.
✨ special word message
O kaba. / O cimri.
He is mean.
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- mean : anlamına gelmek, kaba
Explanation
- - Bağlama göre kötü niyetli veya eli sıkı birini tanımlar.
O iyi biri. / Hoş biri.
✨ special word message
O iyi biri. / Hoş biri.
He is nice.
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- nice : hoş, güzel
Explanation
- - Bir erkeğin sempatik veya düzgün biri olduğunu belirten genel kanı.
O fakir.
✨ special word message
O fakir.
He is poor.
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- poor : fakir, zavallı
Explanation
- - Bir erkeğin maddi durumunun yetersiz olduğunu bildirir.
O zengin.
✨ special word message
O zengin.
He is rich.
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- rich : zengin
Explanation
- - Bir erkeğin varlıklı olduğunu belirten durum cümlesi.
O hasta.
✨ special word message
O hasta.
He is sick.
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- sick : hasta
Explanation
- - Bir erkeğin sağlık durumunun bozuk olduğunu ifade eder.
O Tony.
✨ special word message
O Tony.
He is Tony.
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- tony : Tony
Explanation
- - Bir erkeğin isminin Tony olduğunu belirten tanıtım cümlesi.
O çirkin.
✨ special word message
O çirkin.
He is ugly.
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- ugly : çirkin
Explanation
- - Bir erkeğin dış görünüşüne dair olumsuz bir niteleme.
Beni tanıyordu.
✨ special word message
Beni tanıyordu.
He knew me.
Words in the English sentence
- he : o
- knew : biliyordu
- me : beni, bana
Explanation
- - Bir erkeğin geçmişte özneyi tanıdığını bildiren cümle.
Güldü.
✨ special word message
Güldü.
He laughed.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir erkeğin gülme eylemini gerçekleştirdiğini belirten geçmiş zaman cümlesi.
Öğrendi.
✨ special word message
Öğrendi.
He learned.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir erkeğin yeni bir bilgi veya beceri edindiğini bildirir.
Merhaba Hanımefendi!
✨ special word message
Merhaba Hanımefendi!
Hello Miss!
Words in the English sentence
- hello : merhaba, selam
- miss : özlemek, kaçırmak, hanım
Explanation
- - Genç ve bekar olduğu düşünülen bir kadına yönelik nazik selamlaşma.
Merhaba, Tom.
✨ special word message
Merhaba, Tom.
Hello, Tom.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom isimli kişiye yönelik standart bir karşılama ifadesi.
Onu kaybetti. / Kontrolünü kaybetti (delirdi).
✨ special word message
Onu kaybetti. / Kontrolünü kaybetti (delirdi).
He lost it.
Words in the English sentence
- he : o
- it : o, onu
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
Explanation
- - Hem bir eşyayı yitirmeyi hem de sinir krizini ifade edebilir.
Kalkmama yardım et.
✨ special word message
Kalkmama yardım et.
Help me up.
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- me : beni, bana
- up : yukarı
Explanation
- - Yerden veya yataktan doğrulmak için fiziksel destek isteme ifadesi.
Başardı. / Yetişti. / Hayatta kaldı.
✨ special word message
Başardı. / Yetişti. / Hayatta kaldı.
He made it.
Words in the English sentence
- he : o
- it : o, onu
- made : yapılmış, yaptı
Explanation
- - Zor bir durumun üstesinden gelindiğini bildiren çok yönlü kalıp.
Gitmesi gerek. / Gitmeli.
✨ special word message
Gitmesi gerek. / Gitmeli.
He must go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- he : o
- must : meli/malı, şart
Explanation
- - Bir erkeğin ayrılmasının zorunlu olduğunu belirten ifade.
Reddetti.
✨ special word message
Reddetti.
He refused.
Words in the English sentence
- he : o
- refused : reddetti
Explanation
- - Bir erkeğin teklifi veya isteği geri çevirdiğini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
İşte burada! / İşte geldi!
✨ special word message
İşte burada! / İşte geldi!
Here he is!
Words in the English sentence
- he : o
- here : burada, buraya
- is : dır, dir
Explanation
- - Beklenen veya aranan bir erkeğin görüldüğü an söylenen ünlem.
İşte burada. / İşte bu.
✨ special word message
İşte burada. / İşte bu.
Here it is.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Aranan bir nesnenin bulunduğunu belirten sunum ifadesi.
Tom burada. / İşte Tom.
✨ special word message
Tom burada. / İşte Tom.
Here's Tom.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un mevcudiyetini veya geldiğini belirten cümle.
Emekli oldu.
✨ special word message
Emekli oldu.
He retired.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir erkeğin çalışma hayatını sonlandırdığını bildiren geçmiş zaman cümlesi.
İşte başlıyoruz. / Yine başladık.
✨ special word message
İşte başlıyoruz. / Yine başladık.
Here we go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- here : burada, buraya
- we : biz
Explanation
- - Bir sürecin başladığını veya tekrarlanan bir durumun oluştuğunu belirtir.
O bir çocuk. / O bir erkek çocuğu.
✨ special word message
O bir çocuk. / O bir erkek çocuğu.
He's a boy.
Words in the English sentence
- a : bir
- boy : erkek çocuk
Explanation
- - Birinin yaşını ve cinsiyetini tanımlayan temel bilgi cümlesi.
O bir kedi.
✨ special word message
O bir kedi.
He's a cat.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir hayvanı veya mecazi olarak kedi gibi davranan birini tanımlayabilir.
Hayır dedi.
✨ special word message
Hayır dedi.
He said no.
Words in the English sentence
- he : o
- no : hayır
- said : dedi, söylenen
Explanation
- - Bir erkeğin olumsuz yanıt verdiğini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
Beş parasız. / Meteliğe kurşun atıyor.
✨ special word message
Beş parasız. / Meteliğe kurşun atıyor.
He's broke.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir erkeğin o an hiç parasının kalmadığını belirten argo ifade.
O cimri. / O ucuz (kalitesiz).
✨ special word message
O cimri. / O ucuz (kalitesiz).
He's cheap.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hem karakterin zayıflığını hem de para harcamaktan kaçınan birini niteleyebilir.
O deli. / O çılgın.
✨ special word message
O deli. / O çılgın.
He's crazy.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir erkeğin akıl sağlığının yerinde olmadığını veya çok sıra dışı olduğunu söyler.
O zalim. / O acımasız.
✨ special word message
O zalim. / O acımasız.
He's cruel.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir erkeğin sert ve kötü niyetli davranışlarını eleştiren niteleme.
Beni o gönderdi.
✨ special word message
Beni o gönderdi.
He sent me.
Words in the English sentence
- he : o
- me : beni, bana
- sent : gönderildi
Explanation
- - Kişinin bir başkasının (eril) talimatıyla geldiğini belirten açıklama.
Beni vurdu.
✨ special word message
Beni vurdu.
He shot me.
Words in the English sentence
- he : o
- me : beni, bana
- shot : atış, vuruş, vuruldu
Explanation
- - Silahla yaralanma veya bazen fotoğrafın çekilmesi durumunda kullanılan geçmiş zaman cümlesi.
Yalan söylüyor.
✨ special word message
Yalan söylüyor.
He's lying.
Words in the English sentence
- lying : yalan söylüyor, uzanıyor
Explanation
- - Bir erkeğin o anda doğruyu söylemediğini iddia eden şimdiki zaman cümlesi.
O akıllı. / O zeki.
✨ special word message
O akıllı. / O zeki.
He's smart.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir erkeğin zihinsel kapasitesinin yüksek olduğunu belirten övgü.
O meşgul (ilişkisi var). / Götürüldü.
✨ special word message
O meşgul (ilişkisi var). / Götürüldü.
He's taken.
Words in the English sentence
Explanation
- - Genellikle bir erkeğin bir ilişkisi olduğunu veya yerinin ayırtıldığını belirtir.
O yorgun.
✨ special word message
O yorgun.
He's tired.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir erkeğin dinlenmeye ihtiyacı olduğunu belirten durum cümlesi.
Hey, rahatla. / Sakin ol.
✨ special word message
Hey, rahatla. / Sakin ol.
Hey, relax.
Words in the English sentence
- relax : rahatlamak, gevşemek
Explanation
- - Gergin birini sakinleştirmek için kullanılan samimi uyarı kalıbı.
Selam baba. / Selam Peder.
✨ special word message
Selam baba. / Selam Peder.
Hi, Father.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hem aile içindeki babaya hem de dini bir lidere yönelik selamlaşma.
Selam arkadaşım!
✨ special word message
Selam arkadaşım!
Hi, friend!
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir arkadaşa veya dosta yönelik samimi karşılama.
Kıpırdama. / Sabit dur.
✨ special word message
Kıpırdama. / Sabit dur.
Hold still.
Words in the English sentence
- hold : tutmak, beklemek
- still : hala, henüz, durgun
Explanation
- - Genellikle tıbbi müdahale veya fotoğraf çekimi sırasında verilen komut.
Sıkı tutun. / Sıkı sarıl.
✨ special word message
Sıkı tutun. / Sıkı sarıl.
Hold tight.
Words in the English sentence
- hold : tutmak, beklemek
- tight : sıkı, dar
Explanation
- - Düşmemek için bir yere veya birine sıkıca tutunulması gerektiğini bildiren uyarı.
Doğrusu... / Dürüst olmak gerekirse...
✨ special word message
Doğrusu... / Dürüst olmak gerekirse...
Honestly...
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir söze başlarken içtenlik ve dürüstlük vurgusu yapmak için kullanılır.
Atlar koşar.
✨ special word message
Atlar koşar.
Horses run.
Words in the English sentence
- horses : atlar
- run : koşmak, çalıştırmak
Explanation
- - Hayvanlar dünyasına ait genel bir gerçeği belirten basit geniş zaman cümlesi.
Ne kadar sıkıcı!
✨ special word message
Ne kadar sıkıcı!
How boring!
Words in the English sentence
- boring : sıkıcı
- how : nasıl
Explanation
- - Bir durumun veya etkinliğin tekdüzeliğinden duyulan memnuniyetsizlik ünlemi.
Ne kadar zekice!
✨ special word message
Ne kadar zekice!
How clever!
Words in the English sentence
- clever : zeki, akıllı
- how : nasıl
Explanation
- - Bir fikre veya davranışa duyulan takdir ve şaşkınlık ifadesi.
Ne kadar hoş! / Ne kadar güzel!
✨ special word message
Ne kadar hoş! / Ne kadar güzel!
How lovely!
Words in the English sentence
- how : nasıl
- lovely : güzel, sevimli
Explanation
- - Estetik bir güzelliğe veya nazik bir harekete karşı verilen beğeni tepkisi.
Ne kadar sevimli! / Ne kadar güzel!
✨ special word message
Ne kadar sevimli! / Ne kadar güzel!
How pretty!
Words in the English sentence
- how : nasıl
- pretty : güzel, oldukça
Explanation
- - Genellikle küçük nesneler veya kadınlar/çocuklar için kullanılan beğeni ifadesi.
John nasıl?
✨ special word message
John nasıl?
How's John?
Words in the English sentence
Explanation
- - John isimli kişinin halini ve hatırını sormak için kullanılan soru.
Hayat nasıl gidiyor?
✨ special word message
Hayat nasıl gidiyor?
How's life?
Words in the English sentence
Explanation
- - Genel yaşam durumu hakkında bilgi almak için sorulan samimi soru.
Ne kadar aptalca!
✨ special word message
Ne kadar aptalca!
How stupid!
Words in the English sentence
- how : nasıl
- stupid : aptal
Explanation
- - Yapılan bir hataya veya saçma bir duruma karşı duyulan öfke ve küçümseme ünlemi.
İşler nasıl?
✨ special word message
İşler nasıl?
How's work?
Words in the English sentence
Explanation
- - İş hayatındaki gidişatı öğrenmek amacıyla sorulan standart soru.
Nasıldı?
✨ special word message
Nasıldı?
How was it?
Words in the English sentence
- how : nasıl
- it : o, onu
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişteki bir deneyimin, olayın veya yemeğin kalitesini sorgulayan soru.
Onları idare et. / Suyuna git.
✨ special word message
Onları idare et. / Suyuna git.
Humor them.
Words in the English sentence
- humor : mizah
- them : onları, onlara
Explanation
- - Karşıdakilerin gönlünü hoş tutmak veya tartışmadan kaçınmak için uyumlu davranmayı öğütleyen deyim.
Çabuk dön.
✨ special word message
Çabuk dön.
Hurry back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- hurry : acele etmek, acele
Explanation
- - Giden birinin geri dönüşünün hızlı olmasını dileyen veya isteyen ifade.
Eve çabuk git.
✨ special word message
Eve çabuk git.
Hurry home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- hurry : acele etmek, acele
Explanation
- - Birinin eve vakit kaybetmeden ulaşması gerektiğini belirten yönlendirme.
Onu ekledim.
✨ special word message
Onu ekledim.
I added it.
Words in the English sentence
- added : eklenen, ilave edilmiş
- i : ben
- it : o, onu
Explanation
- - Bir listeye veya karışıma bir öğenin dahil edildiğini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
Kabul ediyorum. / İtiraf ediyorum.
✨ special word message
Kabul ediyorum. / İtiraf ediyorum.
I admit it.
Words in the English sentence
- admit : itiraf etmek, kabul etmek
- i : ben
- it : o, onu
Explanation
- - Bir hatayı veya gerçeği onayladığını belirten dürüstlük ifadesi.
Ben bir çocuğum.
✨ special word message
Ben bir çocuğum.
I am a boy.
Words in the English sentence
- a : bir
- am : ım/im (olmak fiili)
- boy : erkek çocuk
- i : ben
Explanation
- - Öznelliğini erkek çocuk olarak tanımlayan temel kimlik cümlesi.
Ben bir kediyim.
✨ special word message
Ben bir kediyim.
I am a cat.
Words in the English sentence
- a : bir
- am : ım/im (olmak fiili)
- cat : kedi
- i : ben
Explanation
- - Genellikle oyunlarda veya hikaye anlatımında kullanılan hayali kimlik ifadesi.
Ben bir adamım.
✨ special word message
Ben bir adamım.
I am a man.
Words in the English sentence
- a : bir
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- man : adam, erkek
Explanation
- - Yetişkin bir erkek olduğunu ve buna uygun sorumluluk taşıdığını belirten kimlik cümlesi.
Ben bir casusum.
✨ special word message
Ben bir casusum.
I am a spy.
Words in the English sentence
- a : bir
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- spy : casus
Explanation
- - Gizli bir görevi veya mesleği bildiren dramatik açıklama.
Ben Ölüm'üm.
✨ special word message
Ben Ölüm'üm.
I am Death.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- death : ölüm
- i : ben
Explanation
- - Metaforik veya edebi anlamda ölümün kendisi olduğunu belirten ağır ifade.
Sarhoşum.
✨ special word message
Sarhoşum.
I am drunk.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- drunk : sarhoş
- i : ben
Explanation
- - Alkolün etkisi altında olunduğunu dürüstçe itiraf eden durum cümlesi.
Gidiyorum.
✨ special word message
Gidiyorum.
I am going.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- going : gidiyor, gidiş
- i : ben
Explanation
- - Ayrılmak üzere olunduğunu veya bir süreci başlattığını bildiren şimdiki zaman cümlesi.
Harikayım. / Çok iyiyim.
✨ special word message
Harikayım. / Çok iyiyim.
I am great.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- great : harika, büyük
- i : ben
Explanation
- - Kişinin kendisini çok iyi hissettiğini veya çok başarılı olduğunu belirttiği ifade.
Yunanım.
✨ special word message
Yunanım.
I am Greek.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- greek : Yunanca, Yunan
- i : ben
Explanation
- - Uyruğunu Yunanistan vatandaşı veya Yunan kökenli olarak belirten cümle.
İnsanım. / Ben bir insanım.
✨ special word message
İnsanım. / Ben bir insanım.
I am human.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- human : insan
- i : ben
Explanation
- - Hata yapabileceğini veya türünü vurgulayan felsefi veya biyolojik açıklama.
Çıplağım!
✨ special word message
Çıplağım!
I am naked!
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- naked : çıplak
Explanation
- - Üzerinde kıyafet olmadığını bildiren, genellikle mahremiyet uyarısı içeren ünlem.
Hazırım.
✨ special word message
Hazırım.
I am ready.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- ready : hazır
Explanation
- - Bir eyleme başlamak için tüm hazırlıkların tamamlandığını bildirir.
Haklıyım.
✨ special word message
Haklıyım.
I am right.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- right : doğru, hak, sağ
Explanation
- - Kendi fikrinin veya tutumunun doğruluğuna duyulan inancı ifade eder.
Zekiyim.
✨ special word message
Zekiyim.
I am smart.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- smart : akıllı
Explanation
- - Kişinin kendi zekasına duyduğu özgüveni belirten niteleme cümlesi.
Tükendim. / Çok yorgunum.
✨ special word message
Tükendim. / Çok yorgunum.
I am spent.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- spent : harcanmış, harcadı
Explanation
- - Enerjisinin tamamen bittiğini belirten deyimsel bir yorgunluk ifadesi.
Oradayım.
✨ special word message
Oradayım.
I am there.
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- there : orada
Explanation
- - Belirli bir konumda bulunulduğunu veya mecazi olarak birinin yanında olunduğunu belirtir.