Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Git onu gör. / Yanına git. (Dişil)

      ✨ special word message

      Git onu gör. / Yanına git. (Dişil)

      Go see her.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • her : ona, onu, onun
      • see : görmek, anlamak

      Explanation

      • - Bir kadını ziyaret etmesi veya onunla görüşmesi için verilen tavsiye.
      Git onu gör. / Yanına git. (Eril)

      ✨ special word message

      Git onu gör. / Yanına git. (Eril)

      Go see him.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • him : ona, onu
      • see : görmek, anlamak

      Explanation

      • - Bir erkeği ziyaret etmesi veya bir şeyi bir erkeğe sorması için yapılan yönlendirme.
      Git Tom'u gör.

      ✨ special word message

      Git Tom'u gör.

      Go see Tom.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • see : görmek, anlamak
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Belirli bir kişi olan Tom ile görüşülmesi gerektiğini belirten komut.
      Cehenneme git! / Yerine dibine gir!

      ✨ special word message

      Cehenneme git! / Yerine dibine gir!

      Go to hell!

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • hell : cehennem
      • to : -e, -a (yönelme)

      Explanation

      • - Çok kızgınlık anında kullanılan, karşı tarafa duyulan nefreti ifade eden ağır bir ünlem.
      İşe git. / Çalışmaya başla.

      ✨ special word message

      İşe git. / Çalışmaya başla.

      Go to work.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • to : -e, -a (yönelme)
      • work : çalışmak, iş

      Explanation

      • - İş yerine gitmesini veya o anki işine odaklanmasını isteyen emir.
      Git ısın. / Isınmaya git.

      ✨ special word message

      Git ısın. / Isınmaya git.

      Go warm up.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • up : yukarı
      • warm : ılık, sıcak

      Explanation

      • - Hem üşüyen birine yapılan bir tavsiye hem de spor öncesi ısınma hareketi talimatı olabilir.
      Git yıkan. / Git elini yüzünü yıka.

      ✨ special word message

      Git yıkan. / Git elini yüzünü yıka.

      Go wash up.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • up : yukarı
      • wash : yıkamak

      Explanation

      • - Temizlenmesi için verilen, genellikle yemek öncesi veya dışarıdan gelindiğinde söylenen komut.
      Çim büyüdü.

      ✨ special word message

      Çim büyüdü.

      Grass grew.

      Words in the English sentence

      • grass : çimen, ot
      • grew : büyüdü, yetişti

      Explanation

      • - Doğal bir sürecin gerçekleştiğini bildiren basit geçmiş zaman cümlesi.
      Harika fikir.

      ✨ special word message

      Harika fikir.

      Great idea.

      Words in the English sentence

      • great : harika, büyük
      • idea : fikir

      Explanation

      • - Sunulan bir öneriye duyulan yüksek beğeniyi ve onayı belirtir.
      İnancını koru. / Güven.

      ✨ special word message

      İnancını koru. / Güven.

      Have faith.

      Words in the English sentence

      • faith : inanç, güven
      • have : sahip olmak, var

      Explanation

      • - Zor zamanlarda umudu yitirmemeyi ve güven duymayı öğütleyen teselli ifadesi.
      Öğle yemeği ye.

      ✨ special word message

      Öğle yemeği ye.

      Have lunch.

      Words in the English sentence

      • have : sahip olmak, var
      • lunch : öğle yemeği

      Explanation

      • - Birine yemek yemesini söyleyen veya öğle yemeği eylemini belirten ifade.
      Kuzeye yönel. / Kuzeye doğru git.

      ✨ special word message

      Kuzeye yönel. / Kuzeye doğru git.

      Head north.

      Words in the English sentence

      • head : kafa, baş
      • north : kuzey

      Explanation

      • - Yön tariflerinde kuzey istikametinde ilerlemeyi bildiren talimat.
      Dinleyin! Dinleyin! / Katılıyorum!

      ✨ special word message

      Dinleyin! Dinleyin! / Katılıyorum!

      Hear! Hear!

      Words in the English sentence

      • hear : duymak, işitmek

      Explanation

      • - Bir konuşmacının söylediklerine yüksek sesle onay vermek için kullanılan geleneksel ünlem.
      Dışarıda yedi.

      ✨ special word message

      Dışarıda yedi.

      He ate out.

      Words in the English sentence

      • ate : yedi
      • he : o
      • out : dışarı, dışarıda

      Explanation

      • - Bir erkeğin yemeği evde değil, bir restoranda yediğini bildiren cümle.
      Onu ısıt.

      ✨ special word message

      Onu ısıt.

      Heat it up.

      Words in the English sentence

      • heat : ısı, sıcaklık
      • it : o, onu
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Genellikle soğumuş bir yiyeceğin tekrar sıcak hale getirilmesi için verilen komut.
      Uçabilir.

      ✨ special word message

      Uçabilir.

      He can fly.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • fly : uçmak, sinek
      • he : o

      Explanation

      • - Bir erkeğin veya eril bir canlının uçma yeteneğine sahip olduğunu belirtir.
      Karar verdi.

      ✨ special word message

      Karar verdi.

      He decided.

      Words in the English sentence

      • decided : karar verdi
      • he : o

      Explanation

      • - Bir erkeğin bir seçim yaptığını ve karar aşamasını tamamladığını bildirir.
      Pes etti. / Razı oldu.

      ✨ special word message

      Pes etti. / Razı oldu.

      He gave in.

      Words in the English sentence

      • gave : verdi
      • he : o
      • in : içinde

      Explanation

      • - Direnmeyi bıraktığını veya karşı tarafın isteğini sonunda kabul ettiğini ifade eder.
      Vazgeçti. / Bıraktı.

      ✨ special word message

      Vazgeçti. / Bıraktı.

      He gave up.

      Words in the English sentence

      • gave : verdi
      • he : o
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Bir işi yapmaktan veya bir hedeften tamamen döndüğünü belirtir.
      Tom'u yakaladı. / Tom'u vurdu.

      ✨ special word message

      Tom'u yakaladı. / Tom'u vurdu.

      He got Tom.

      Words in the English sentence

      • got : aldı, sahip oldu
      • he : o
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Bağlama göre Tom'u ele geçirdiğini veya etkisiz hale getirdiğini anlatabilir.
      Telefonu kapattı. / (Bir şeyi) astı.

      ✨ special word message

      Telefonu kapattı. / (Bir şeyi) astı.

      He hung up.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • hung : asılmış, astı
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Çoğunlukla telefon görüşmesinin sonlandırıldığını ifade etmek için kullanılır.
      O meşgul.

      ✨ special word message

      O meşgul.

      He is busy.

      Words in the English sentence

      • busy : meşgul
      • he : o
      • is : dır, dir

      Explanation

      • - Bir erkeğin o anda bir işle uğraştığını ve müsait olmadığını bildirir.
      O öldü.

      ✨ special word message

      O öldü.

      He is dead.

      Words in the English sentence

      • dead : ölü
      • he : o
      • is : dır, dir

      Explanation

      • - Bir erkeğin hayatını kaybettiğini bildiren kesin bilgi cümlesi.
      O iyidir. / O başarılıdır.

      ✨ special word message

      O iyidir. / O başarılıdır.

      He is good.

      Words in the English sentence

      • good : iyi
      • he : o
      • is : dır, dir

      Explanation

      • - Hem karakter hem de bir işteki yetkinlik açısından olumlu bir niteleme.
      O burada.

      ✨ special word message

      O burada.

      He is here.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • here : burada, buraya
      • is : dır, dir

      Explanation

      • - Bir erkeğin bulunulan mekanda mevcut olduğunu bildirir.
      O naziktir. / Kibardır.

      ✨ special word message

      O naziktir. / Kibardır.

      He is kind.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • kind : nazik, tür

      Explanation

      • - Bir erkeğin centilmen ve düşünceli karakterini vurgular.
      O geç kaldı.

      ✨ special word message

      O geç kaldı.

      He is late.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • late : geç

      Explanation

      • - Bir erkeğin beklenen zamanda gelmediğini ifade eden durum cümlesi.
      O tembel.

      ✨ special word message

      O tembel.

      He is lazy.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • lazy : tembel

      Explanation

      • - Bir erkeğin çalışmayı sevmediğini belirten eleştirel ifade.
      O kaba. / O cimri.

      ✨ special word message

      O kaba. / O cimri.

      He is mean.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • mean : anlamına gelmek, kaba

      Explanation

      • - Bağlama göre kötü niyetli veya eli sıkı birini tanımlar.
      O iyi biri. / Hoş biri.

      ✨ special word message

      O iyi biri. / Hoş biri.

      He is nice.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • nice : hoş, güzel

      Explanation

      • - Bir erkeğin sempatik veya düzgün biri olduğunu belirten genel kanı.
      O fakir.

      ✨ special word message

      O fakir.

      He is poor.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • poor : fakir, zavallı

      Explanation

      • - Bir erkeğin maddi durumunun yetersiz olduğunu bildirir.
      O zengin.

      ✨ special word message

      O zengin.

      He is rich.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • rich : zengin

      Explanation

      • - Bir erkeğin varlıklı olduğunu belirten durum cümlesi.
      O hasta.

      ✨ special word message

      O hasta.

      He is sick.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • sick : hasta

      Explanation

      • - Bir erkeğin sağlık durumunun bozuk olduğunu ifade eder.
      O Tony.

      ✨ special word message

      O Tony.

      He is Tony.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • tony : Tony

      Explanation

      • - Bir erkeğin isminin Tony olduğunu belirten tanıtım cümlesi.
      O çirkin.

      ✨ special word message

      O çirkin.

      He is ugly.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • ugly : çirkin

      Explanation

      • - Bir erkeğin dış görünüşüne dair olumsuz bir niteleme.
      Beni tanıyordu.

      ✨ special word message

      Beni tanıyordu.

      He knew me.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • knew : biliyordu
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Bir erkeğin geçmişte özneyi tanıdığını bildiren cümle.
      Güldü.

      ✨ special word message

      Güldü.

      He laughed.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • laughed : güldü

      Explanation

      • - Bir erkeğin gülme eylemini gerçekleştirdiğini belirten geçmiş zaman cümlesi.
      Öğrendi.

      ✨ special word message

      Öğrendi.

      He learned.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • learned : öğrendi

      Explanation

      • - Bir erkeğin yeni bir bilgi veya beceri edindiğini bildirir.
      Merhaba Hanımefendi!

      ✨ special word message

      Merhaba Hanımefendi!

      Hello Miss!

      Words in the English sentence

      • hello : merhaba, selam
      • miss : özlemek, kaçırmak, hanım

      Explanation

      • - Genç ve bekar olduğu düşünülen bir kadına yönelik nazik selamlaşma.
      Merhaba, Tom.

      ✨ special word message

      Merhaba, Tom.

      Hello, Tom.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom isimli kişiye yönelik standart bir karşılama ifadesi.
      Onu kaybetti. / Kontrolünü kaybetti (delirdi).

      ✨ special word message

      Onu kaybetti. / Kontrolünü kaybetti (delirdi).

      He lost it.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • it : o, onu
      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti

      Explanation

      • - Hem bir eşyayı yitirmeyi hem de sinir krizini ifade edebilir.
      Kalkmama yardım et.

      ✨ special word message

      Kalkmama yardım et.

      Help me up.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • me : beni, bana
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Yerden veya yataktan doğrulmak için fiziksel destek isteme ifadesi.
      Başardı. / Yetişti. / Hayatta kaldı.

      ✨ special word message

      Başardı. / Yetişti. / Hayatta kaldı.

      He made it.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • it : o, onu
      • made : yapılmış, yaptı

      Explanation

      • - Zor bir durumun üstesinden gelindiğini bildiren çok yönlü kalıp.
      Gitmesi gerek. / Gitmeli.

      ✨ special word message

      Gitmesi gerek. / Gitmeli.

      He must go.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • he : o
      • must : meli/malı, şart

      Explanation

      • - Bir erkeğin ayrılmasının zorunlu olduğunu belirten ifade.
      Reddetti.

      ✨ special word message

      Reddetti.

      He refused.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • refused : reddetti

      Explanation

      • - Bir erkeğin teklifi veya isteği geri çevirdiğini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
      İşte burada! / İşte geldi!

      ✨ special word message

      İşte burada! / İşte geldi!

      Here he is!

      Words in the English sentence

      • he : o
      • here : burada, buraya
      • is : dır, dir

      Explanation

      • - Beklenen veya aranan bir erkeğin görüldüğü an söylenen ünlem.
      İşte burada. / İşte bu.

      ✨ special word message

      İşte burada. / İşte bu.

      Here it is.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • is : dır, dir
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Aranan bir nesnenin bulunduğunu belirten sunum ifadesi.
      Tom burada. / İşte Tom.

      ✨ special word message

      Tom burada. / İşte Tom.

      Here's Tom.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un mevcudiyetini veya geldiğini belirten cümle.
      Emekli oldu.

      ✨ special word message

      Emekli oldu.

      He retired.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • retired : emekli

      Explanation

      • - Bir erkeğin çalışma hayatını sonlandırdığını bildiren geçmiş zaman cümlesi.
      İşte başlıyoruz. / Yine başladık.

      ✨ special word message

      İşte başlıyoruz. / Yine başladık.

      Here we go.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • here : burada, buraya
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir sürecin başladığını veya tekrarlanan bir durumun oluştuğunu belirtir.
      O bir çocuk. / O bir erkek çocuğu.

      ✨ special word message

      O bir çocuk. / O bir erkek çocuğu.

      He's a boy.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • boy : erkek çocuk

      Explanation

      • - Birinin yaşını ve cinsiyetini tanımlayan temel bilgi cümlesi.
      O bir kedi.

      ✨ special word message

      O bir kedi.

      He's a cat.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • cat : kedi

      Explanation

      • - Bir hayvanı veya mecazi olarak kedi gibi davranan birini tanımlayabilir.
      Hayır dedi.

      ✨ special word message

      Hayır dedi.

      He said no.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • no : hayır
      • said : dedi, söylenen

      Explanation

      • - Bir erkeğin olumsuz yanıt verdiğini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
      Beş parasız. / Meteliğe kurşun atıyor.

      ✨ special word message

      Beş parasız. / Meteliğe kurşun atıyor.

      He's broke.

      Words in the English sentence

      • broke : kırdı, parasız

      Explanation

      • - Bir erkeğin o an hiç parasının kalmadığını belirten argo ifade.
      O cimri. / O ucuz (kalitesiz).

      ✨ special word message

      O cimri. / O ucuz (kalitesiz).

      He's cheap.

      Words in the English sentence

      • cheap : ucuz

      Explanation

      • - Hem karakterin zayıflığını hem de para harcamaktan kaçınan birini niteleyebilir.
      O deli. / O çılgın.

      ✨ special word message

      O deli. / O çılgın.

      He's crazy.

      Words in the English sentence

      • crazy : çılgın, deli

      Explanation

      • - Bir erkeğin akıl sağlığının yerinde olmadığını veya çok sıra dışı olduğunu söyler.
      O zalim. / O acımasız.

      ✨ special word message

      O zalim. / O acımasız.

      He's cruel.

      Words in the English sentence

      • cruel : zalim

      Explanation

      • - Bir erkeğin sert ve kötü niyetli davranışlarını eleştiren niteleme.
      Beni o gönderdi.

      ✨ special word message

      Beni o gönderdi.

      He sent me.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • me : beni, bana
      • sent : gönderildi

      Explanation

      • - Kişinin bir başkasının (eril) talimatıyla geldiğini belirten açıklama.
      Beni vurdu.

      ✨ special word message

      Beni vurdu.

      He shot me.

      Words in the English sentence

      • he : o
      • me : beni, bana
      • shot : atış, vuruş, vuruldu

      Explanation

      • - Silahla yaralanma veya bazen fotoğrafın çekilmesi durumunda kullanılan geçmiş zaman cümlesi.
      Yalan söylüyor.

      ✨ special word message

      Yalan söylüyor.

      He's lying.

      Words in the English sentence

      • lying : yalan söylüyor, uzanıyor

      Explanation

      • - Bir erkeğin o anda doğruyu söylemediğini iddia eden şimdiki zaman cümlesi.
      O akıllı. / O zeki.

      ✨ special word message

      O akıllı. / O zeki.

      He's smart.

      Words in the English sentence

      • smart : akıllı

      Explanation

      • - Bir erkeğin zihinsel kapasitesinin yüksek olduğunu belirten övgü.
      O meşgul (ilişkisi var). / Götürüldü.

      ✨ special word message

      O meşgul (ilişkisi var). / Götürüldü.

      He's taken.

      Words in the English sentence

      • taken : alınmış

      Explanation

      • - Genellikle bir erkeğin bir ilişkisi olduğunu veya yerinin ayırtıldığını belirtir.
      O yorgun.

      ✨ special word message

      O yorgun.

      He's tired.

      Words in the English sentence

      • tired : yorgun

      Explanation

      • - Bir erkeğin dinlenmeye ihtiyacı olduğunu belirten durum cümlesi.
      Hey, rahatla. / Sakin ol.

      ✨ special word message

      Hey, rahatla. / Sakin ol.

      Hey, relax.

      Words in the English sentence

      • relax : rahatlamak, gevşemek

      Explanation

      • - Gergin birini sakinleştirmek için kullanılan samimi uyarı kalıbı.
      Selam baba. / Selam Peder.

      ✨ special word message

      Selam baba. / Selam Peder.

      Hi, Father.

      Words in the English sentence

      • father : baba

      Explanation

      • - Hem aile içindeki babaya hem de dini bir lidere yönelik selamlaşma.
      Selam arkadaşım!

      ✨ special word message

      Selam arkadaşım!

      Hi, friend!

      Words in the English sentence

      • friend : arkadaş, dost

      Explanation

      • - Bir arkadaşa veya dosta yönelik samimi karşılama.
      Kıpırdama. / Sabit dur.

      ✨ special word message

      Kıpırdama. / Sabit dur.

      Hold still.

      Words in the English sentence

      • hold : tutmak, beklemek
      • still : hala, henüz, durgun

      Explanation

      • - Genellikle tıbbi müdahale veya fotoğraf çekimi sırasında verilen komut.
      Sıkı tutun. / Sıkı sarıl.

      ✨ special word message

      Sıkı tutun. / Sıkı sarıl.

      Hold tight.

      Words in the English sentence

      • hold : tutmak, beklemek
      • tight : sıkı, dar

      Explanation

      • - Düşmemek için bir yere veya birine sıkıca tutunulması gerektiğini bildiren uyarı.
      Doğrusu... / Dürüst olmak gerekirse...

      ✨ special word message

      Doğrusu... / Dürüst olmak gerekirse...

      Honestly...

      Words in the English sentence

      Explanation

      • - Bir söze başlarken içtenlik ve dürüstlük vurgusu yapmak için kullanılır.
      Atlar koşar.

      ✨ special word message

      Atlar koşar.

      Horses run.

      Words in the English sentence

      • horses : atlar
      • run : koşmak, çalıştırmak

      Explanation

      • - Hayvanlar dünyasına ait genel bir gerçeği belirten basit geniş zaman cümlesi.
      Ne kadar sıkıcı!

      ✨ special word message

      Ne kadar sıkıcı!

      How boring!

      Words in the English sentence

      • boring : sıkıcı
      • how : nasıl

      Explanation

      • - Bir durumun veya etkinliğin tekdüzeliğinden duyulan memnuniyetsizlik ünlemi.
      Ne kadar zekice!

      ✨ special word message

      Ne kadar zekice!

      How clever!

      Words in the English sentence

      • clever : zeki, akıllı
      • how : nasıl

      Explanation

      • - Bir fikre veya davranışa duyulan takdir ve şaşkınlık ifadesi.
      Ne kadar hoş! / Ne kadar güzel!

      ✨ special word message

      Ne kadar hoş! / Ne kadar güzel!

      How lovely!

      Words in the English sentence

      • how : nasıl
      • lovely : güzel, sevimli

      Explanation

      • - Estetik bir güzelliğe veya nazik bir harekete karşı verilen beğeni tepkisi.
      Ne kadar sevimli! / Ne kadar güzel!

      ✨ special word message

      Ne kadar sevimli! / Ne kadar güzel!

      How pretty!

      Words in the English sentence

      • how : nasıl
      • pretty : güzel, oldukça

      Explanation

      • - Genellikle küçük nesneler veya kadınlar/çocuklar için kullanılan beğeni ifadesi.
      John nasıl?

      ✨ special word message

      John nasıl?

      How's John?

      Words in the English sentence

      • john : John

      Explanation

      • - John isimli kişinin halini ve hatırını sormak için kullanılan soru.
      Hayat nasıl gidiyor?

      ✨ special word message

      Hayat nasıl gidiyor?

      How's life?

      Words in the English sentence

      • life : hayat, yaşam

      Explanation

      • - Genel yaşam durumu hakkında bilgi almak için sorulan samimi soru.
      Ne kadar aptalca!

      ✨ special word message

      Ne kadar aptalca!

      How stupid!

      Words in the English sentence

      • how : nasıl
      • stupid : aptal

      Explanation

      • - Yapılan bir hataya veya saçma bir duruma karşı duyulan öfke ve küçümseme ünlemi.
      İşler nasıl?

      ✨ special word message

      İşler nasıl?

      How's work?

      Words in the English sentence

      • work : çalışmak, iş

      Explanation

      • - İş hayatındaki gidişatı öğrenmek amacıyla sorulan standart soru.
      Nasıldı?

      ✨ special word message

      Nasıldı?

      How was it?

      Words in the English sentence

      • how : nasıl
      • it : o, onu
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Geçmişteki bir deneyimin, olayın veya yemeğin kalitesini sorgulayan soru.
      Onları idare et. / Suyuna git.

      ✨ special word message

      Onları idare et. / Suyuna git.

      Humor them.

      Words in the English sentence

      • humor : mizah
      • them : onları, onlara

      Explanation

      • - Karşıdakilerin gönlünü hoş tutmak veya tartışmadan kaçınmak için uyumlu davranmayı öğütleyen deyim.
      Çabuk dön.

      ✨ special word message

      Çabuk dön.

      Hurry back.

      Words in the English sentence

      • back : geri, arka, sırt
      • hurry : acele etmek, acele

      Explanation

      • - Giden birinin geri dönüşünün hızlı olmasını dileyen veya isteyen ifade.
      Eve çabuk git.

      ✨ special word message

      Eve çabuk git.

      Hurry home.

      Words in the English sentence

      • home : ev, yuva
      • hurry : acele etmek, acele

      Explanation

      • - Birinin eve vakit kaybetmeden ulaşması gerektiğini belirten yönlendirme.
      Onu ekledim.

      ✨ special word message

      Onu ekledim.

      I added it.

      Words in the English sentence

      • added : eklenen, ilave edilmiş
      • i : ben
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir listeye veya karışıma bir öğenin dahil edildiğini bildiren geçmiş zaman cümlesi.
      Kabul ediyorum. / İtiraf ediyorum.

      ✨ special word message

      Kabul ediyorum. / İtiraf ediyorum.

      I admit it.

      Words in the English sentence

      • admit : itiraf etmek, kabul etmek
      • i : ben
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir hatayı veya gerçeği onayladığını belirten dürüstlük ifadesi.
      Ben bir çocuğum.

      ✨ special word message

      Ben bir çocuğum.

      I am a boy.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • am : ım/im (olmak fiili)
      • boy : erkek çocuk
      • i : ben

      Explanation

      • - Öznelliğini erkek çocuk olarak tanımlayan temel kimlik cümlesi.
      Ben bir kediyim.

      ✨ special word message

      Ben bir kediyim.

      I am a cat.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • am : ım/im (olmak fiili)
      • cat : kedi
      • i : ben

      Explanation

      • - Genellikle oyunlarda veya hikaye anlatımında kullanılan hayali kimlik ifadesi.
      Ben bir adamım.

      ✨ special word message

      Ben bir adamım.

      I am a man.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • man : adam, erkek

      Explanation

      • - Yetişkin bir erkek olduğunu ve buna uygun sorumluluk taşıdığını belirten kimlik cümlesi.
      Ben bir casusum.

      ✨ special word message

      Ben bir casusum.

      I am a spy.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • spy : casus

      Explanation

      • - Gizli bir görevi veya mesleği bildiren dramatik açıklama.
      Ben Ölüm'üm.

      ✨ special word message

      Ben Ölüm'üm.

      I am Death.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • death : ölüm
      • i : ben

      Explanation

      • - Metaforik veya edebi anlamda ölümün kendisi olduğunu belirten ağır ifade.
      Sarhoşum.

      ✨ special word message

      Sarhoşum.

      I am drunk.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • drunk : sarhoş
      • i : ben

      Explanation

      • - Alkolün etkisi altında olunduğunu dürüstçe itiraf eden durum cümlesi.
      Gidiyorum.

      ✨ special word message

      Gidiyorum.

      I am going.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • going : gidiyor, gidiş
      • i : ben

      Explanation

      • - Ayrılmak üzere olunduğunu veya bir süreci başlattığını bildiren şimdiki zaman cümlesi.
      Harikayım. / Çok iyiyim.

      ✨ special word message

      Harikayım. / Çok iyiyim.

      I am great.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • great : harika, büyük
      • i : ben

      Explanation

      • - Kişinin kendisini çok iyi hissettiğini veya çok başarılı olduğunu belirttiği ifade.
      Yunanım.

      ✨ special word message

      Yunanım.

      I am Greek.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • greek : Yunanca, Yunan
      • i : ben

      Explanation

      • - Uyruğunu Yunanistan vatandaşı veya Yunan kökenli olarak belirten cümle.
      İnsanım. / Ben bir insanım.

      ✨ special word message

      İnsanım. / Ben bir insanım.

      I am human.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • human : insan
      • i : ben

      Explanation

      • - Hata yapabileceğini veya türünü vurgulayan felsefi veya biyolojik açıklama.
      Çıplağım!

      ✨ special word message

      Çıplağım!

      I am naked!

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • naked : çıplak

      Explanation

      • - Üzerinde kıyafet olmadığını bildiren, genellikle mahremiyet uyarısı içeren ünlem.
      Hazırım.

      ✨ special word message

      Hazırım.

      I am ready.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • ready : hazır

      Explanation

      • - Bir eyleme başlamak için tüm hazırlıkların tamamlandığını bildirir.
      Haklıyım.

      ✨ special word message

      Haklıyım.

      I am right.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • right : doğru, hak, sağ

      Explanation

      • - Kendi fikrinin veya tutumunun doğruluğuna duyulan inancı ifade eder.
      Zekiyim.

      ✨ special word message

      Zekiyim.

      I am smart.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • smart : akıllı

      Explanation

      • - Kişinin kendi zekasına duyduğu özgüveni belirten niteleme cümlesi.
      Tükendim. / Çok yorgunum.

      ✨ special word message

      Tükendim. / Çok yorgunum.

      I am spent.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • spent : harcanmış, harcadı

      Explanation

      • - Enerjisinin tamamen bittiğini belirten deyimsel bir yorgunluk ifadesi.
      Oradayım.

      ✨ special word message

      Oradayım.

      I am there.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • there : orada

      Explanation

      • - Belirli bir konumda bulunulduğunu veya mecazi olarak birinin yanında olunduğunu belirtir.