Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Sabırlı ol.

      ✨ special word message

      Sabırlı ol.

      Be patient.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • patient : sabırlı, hasta

      Explanation

      • - Bir durumun düzelmesi veya sonuçlanması için beklerken metanetli olmayı öğütler.
      Ciddi ol.

      ✨ special word message

      Ciddi ol.

      Be serious.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • serious : ciddi

      Explanation

      • - Şaka yapılmamasını veya bir konunun ciddiyetle ele alınmasını isteyen uyarıdır.
      Kuşlar öter. / Kuşlar şarkı söyler.

      ✨ special word message

      Kuşlar öter. / Kuşlar şarkı söyler.

      Birds sing.

      Words in the English sentence

      • birds : kuşlar
      • sing : şarkı söylemek

      Explanation

      • - Doğadaki genel bir durumu ifade eden basit geniş zaman cümlesidir.
      Siyah kazanır.

      ✨ special word message

      Siyah kazanır.

      Black wins.

      Words in the English sentence

      • black : siyah, kara
      • wins : kazanır

      Explanation

      • - Genellikle satranç veya kumar gibi oyunlarda siyah tarafın galibiyetini belirtir.
      Nefes al.

      ✨ special word message

      Nefes al.

      Breathe in.

      Words in the English sentence

      • breathe : nefes almak
      • in : içinde

      Explanation

      • - Havayı ciğerlere çekmeyi isteyen komuttur; doktor muayenelerinde sıkça kullanılır.
      Yiyecek getir.

      ✨ special word message

      Yiyecek getir.

      Bring food.

      Words in the English sentence

      • bring : getirmek
      • food : yemek, gıda

      Explanation

      • - Yemek getirilmesini talep eden net bir emir cümlesidir.
      Yardım getir.

      ✨ special word message

      Yardım getir.

      Bring help.

      Words in the English sentence

      • bring : getirmek
      • help : yardım etmek, yardım

      Explanation

      • - Acil durumlarda başkalarından destek istenmesi gerektiğini bildiren çağrıdır.
      Şarap getir.

      ✨ special word message

      Şarap getir.

      Bring wine.

      Words in the English sentence

      • bring : getirmek
      • wine : şarap

      Explanation

      • - İçecek servisi talep eden sipariş veya emir cümlesidir.
      Ama geldim.

      ✨ special word message

      Ama geldim.

      But I came.

      Words in the English sentence

      • but : ama, fakat
      • came : geldi
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir suçlamaya veya duruma karşı, kişinin geldiğini belirterek kendini savunmasıdır.
      Satın al ya da öl!

      ✨ special word message

      Satın al ya da öl!

      Buy or die!

      Words in the English sentence

      • buy : satın almak
      • die : ölmek, zar
      • or : veya, ya da

      Explanation

      • - Oldukça sert, genellikle mecazi veya dramatik bir tehdit/pazarlık ifadesidir.
      Bir taksi çağır.

      ✨ special word message

      Bir taksi çağır.

      Call a cab.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • cab : taksi
      • call : aramak, çağırmak

      Explanation

      • - Ulaşım için ticari bir araç talep edilmesini isteyen talimattır.
      Gelebilir miyim?

      ✨ special word message

      Gelebilir miyim?

      Can I come?

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • come : gelmek
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir gruba veya mekana dahil olmak için izin isteyen soru cümlesidir.
      Yardım edebilir miyim?

      ✨ special word message

      Yardım edebilir miyim?

      Can I help?

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • help : yardım etmek, yardım
      • i : ben

      Explanation

      • - Birine destek sunmak için kullanılan en temel nezaket sorusudur.
      Katılabilir miyim?

      ✨ special word message

      Katılabilir miyim?

      Can I join?

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • i : ben
      • join : katılmak

      Explanation

      • - Devam eden bir eyleme veya gruba dahil olma isteğini belirtir.
      Şarkı söyleyebilir miyim?

      ✨ special word message

      Şarkı söyleyebilir miyim?

      Can I sing?

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • i : ben
      • sing : şarkı söylemek

      Explanation

      • - Performans sergilemek veya eşlik etmek için izin isteyen sorudur.
      Kalabilir miyim?

      ✨ special word message

      Kalabilir miyim?

      Can I stay?

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • i : ben
      • stay : kalmak

      Explanation

      • - Mevcut konumda bulunmaya devam etmek için müsaade ister.
      Bunu taşı.

      ✨ special word message

      Bunu taşı.

      Carry this.

      Words in the English sentence

      • carry : taşımak
      • this : bu

      Explanation

      • - Bir nesnenin bir yerden bir yere götürülmesini isteyen komuttur.
      Bunu yakala.

      ✨ special word message

      Bunu yakala.

      Catch this.

      Words in the English sentence

      • catch : yakalamak
      • this : bu

      Explanation

      • - Birine bir şey fırlatırken söylenen veya bir fırsatı değerlendirmesini isteyen cümledir.
      Şunu kontrol et.

      ✨ special word message

      Şunu kontrol et.

      Check that.

      Words in the English sentence

      • check : kontrol etmek, çek
      • that : o, şu

      Explanation

      • - Uzaktaki veya bahsedilen bir bilginin doğruluğuna bakılmasını ister.
      Buna bak. / Bunu kontrol et.

      ✨ special word message

      Buna bak. / Bunu kontrol et.

      Check this.

      Words in the English sentence

      • check : kontrol etmek, çek
      • this : bu

      Explanation

      • - Yakındaki bir nesneye veya yeni bir bilgiye dikkat çeker.
      Birini seç.

      ✨ special word message

      Birini seç.

      Choose one.

      Words in the English sentence

      • choose : seçmek
      • one : bir

      Explanation

      • - Seçenekler arasından bir tercih yapılmasını isteyen yönlendirmedir.
      Aşağı tırman. / Aşağı in.

      ✨ special word message

      Aşağı tırman. / Aşağı in.

      Climb down.

      Words in the English sentence

      • climb : tırmanmak
      • down : aşağı

      Explanation

      • - Yüksek bir yerden tırmanarak aşağı inilmesi gerektiğini bildirir.
      Yine gel. / Anlayamadım (Efendim?).

      ✨ special word message

      Yine gel. / Anlayamadım (Efendim?).

      Come again.

      Words in the English sentence

      • again : tekrar, yine
      • come : gelmek

      Explanation

      • - Hem bir vedalaşma hem de söylenenin tekrar edilmesini isteyen deyimsel bir sorudur.
      Yalnız gel.

      ✨ special word message

      Yalnız gel.

      Come alone.

      Words in the English sentence

      • alone : yalnız
      • come : gelmek

      Explanation

      • - Yanında kimse olmadan gelinmesi gerektiğini belirten özel bir şarttır.
      Birlikte gel. / Hadi ama.

      ✨ special word message

      Birlikte gel. / Hadi ama.

      Come along.

      Words in the English sentence

      • along : boyunca, beraberinde
      • come : gelmek

      Explanation

      • - Birine eşlik etmesi için yapılan davet veya teşviktir.
      İtiraf et. / Dürüst ol.

      ✨ special word message

      İtiraf et. / Dürüst ol.

      Come clean.

      Words in the English sentence

      • clean : temiz, temizlemek
      • come : gelmek

      Explanation

      • - Gerçeğin saklanmamasını ve her şeyin anlatılmasını isteyen deyimdir.
      Erken gel.

      ✨ special word message

      Erken gel.

      Come early.

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • early : erken

      Explanation

      • - Belirlenen saatten önce gelinmesi yönünde yapılan taleptir.
      İçeri gel. / Buyur gel.

      ✨ special word message

      İçeri gel. / Buyur gel.

      Come on in.

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • in : içinde
      • on : üzerinde, açık

      Explanation

      • - Birini kapıdan içeri buyur eden samimi davet kalıbıdır.
      Çabuk gel!

      ✨ special word message

      Çabuk gel!

      Come quick!

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • quick : hızlı, çabuk

      Explanation

      • - Aciliyet durumunda birinin hızla yanına gelmesini isteyen ünlemdir.
      Gel tadına bak!

      ✨ special word message

      Gel tadına bak!

      Come taste!

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • taste : tat, tatmak

      Explanation

      • - Bir yiyeceğin veya içeceğin denenmesi için yapılan davettir.
      Bana gel.

      ✨ special word message

      Bana gel.

      Come to me.

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • me : beni, bana
      • to : -e, -a (yönelme)

      Explanation

      • - Birinin kendi yanına yaklaşmasını isteyen komuttur.
      Bize gel.

      ✨ special word message

      Bize gel.

      Come to us.

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • to : -e, -a (yönelme)
      • us : bize, bizi

      Explanation

      • - Hem mekana davet hem de bir gruba/tarafa katılma çağrısı olabilir.
      Kes şunu. / Yapmayı bırak.

      ✨ special word message

      Kes şunu. / Yapmayı bırak.

      Cut it out.

      Words in the English sentence

      • cut : kesmek, kesik
      • it : o, onu
      • out : dışarı, dışarıda

      Explanation

      • - Rahatsız edici bir davranışı durdurmak için kullanılan argo ve sert bir ifadedir.
      Beni de dahil et.

      ✨ special word message

      Beni de dahil et.

      Deal me in.

      Words in the English sentence

      • deal : anlaşma, uğraşmak
      • in : içinde
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Özellikle kart oyunlarında veya bir iş planında yer almak istediğini belirtir.
      Onu yen. / Onu mağlup et.

      ✨ special word message

      Onu yen. / Onu mağlup et.

      Defeat him.

      Words in the English sentence

      • defeat : yenilgi, yenmek
      • him : ona, onu

      Explanation

      • - Bir mücadelede karşı tarafı yenmesi için verilen talimattır.
      Kesinlikle. / Şüphesiz.

      ✨ special word message

      Kesinlikle. / Şüphesiz.

      Definitely.

      Words in the English sentence

      • definitely : kesinlikle

      Explanation

      • - Bir soruya veya duruma verilen tam onay ifadesidir.
      Onu yok et. / Onu imha et.

      ✨ special word message

      Onu yok et. / Onu imha et.

      Destroy it.

      Words in the English sentence

      • destroy : yok etmek, yıkmak
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir nesnenin tamamen ortadan kaldırılmasını emreder.
      Tom gitti mi?

      ✨ special word message

      Tom gitti mi?

      Did Tom go?

      Words in the English sentence

      • did : yaptı
      • go : gitmek
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un ayrılıp ayrılmadığını sorgulayan geçmiş zaman sorusudur.
      Kazandık mı?

      ✨ special word message

      Kazandık mı?

      Did we win?

      Words in the English sentence

      • did : yaptı
      • we : biz
      • win : kazanmak

      Explanation

      • - Bir yarışma veya mücadele sonrası sonucu öğrenmek için sorulur.
      Yavaşça öl!

      ✨ special word message

      Yavaşça öl!

      Die slowly!

      Words in the English sentence

      • die : ölmek, zar
      • slowly : yavaşça

      Explanation

      • - Çok ağır bir beddua veya dramatik bir intikam ifadesidir.
      İğrenç!

      ✨ special word message

      İğrenç!

      Disgusting!

      Words in the English sentence

      • disgusting : iğrenç

      Explanation

      • - Mide bulandırıcı veya ahlaken kabul edilemez bir duruma verilen tepkidir.
      Lütfen içeri girin.

      ✨ special word message

      Lütfen içeri girin.

      Do come in.

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • do : yapmak
      • in : içinde

      Explanation

      • - "Do" vurgusuyla yapılan, daha nazik ve ısrarcı bir davet şeklidir.
      Var mıyım? / Ben var mıyım?

      ✨ special word message

      Var mıyım? / Ben var mıyım?

      Do I exist?

      Words in the English sentence

      • do : yapmak
      • exist : var olmak, bulunmak
      • i : ben

      Explanation

      • - Varlık sancısı veya birinin kendini yok sayılması durumunda sorduğu sorudur.
      Erkekler ağlar mı?

      ✨ special word message

      Erkekler ağlar mı?

      Do men cry?

      Words in the English sentence

      • cry : ağlamak, haykırış
      • do : yapmak
      • men : adamlar, erkekler

      Explanation

      • - Toplumsal bir algıyı veya insan doğasını sorgulayan sorudur.
      Yemeyiniz.

      ✨ special word message

      Yemeyiniz.

      Do not eat.

      Words in the English sentence

      • do : yapmak
      • eat : yemek, yemek yemek
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Bir gıdanın tüketilmemesi gerektiğini bildiren resmi uyarıdır.
      Umrumda değil.

      ✨ special word message

      Umrumda değil.

      Don't care.

      Words in the English sentence

      • care : bakım, önemsemek

      Explanation

      • - Bir konuya karşı ilgisizliği veya kayıtsızlığı belirten kısa ifadedir.
      Gelme.

      ✨ special word message

      Gelme.

      Don't come.

      Words in the English sentence

      • come : gelmek

      Explanation

      • - Birinin belirli bir yere gelmesini engelleyen olumsuz emir cümlesidir.
      Korkma.

      ✨ special word message

      Korkma.

      Don't fear.

      Words in the English sentence

      • fear : korku, korkmak

      Explanation

      • - Karşı tarafa cesaret vermek için kullanılan yatıştırıcı ifade.
      Atlama!

      ✨ special word message

      Atlama!

      Don't jump!

      Words in the English sentence

      • jump : zıplamak, atlamak

      Explanation

      • - Tehlikeli bir eylemi engellemek için kullanılan acil uyarı ünlemidir.
      Tekmeleme.

      ✨ special word message

      Tekmeleme.

      Don't kick.

      Words in the English sentence

      • kick : tekmeler, tekmelemek

      Explanation

      • - Fiziksel bir darbe vurulmamasını isteyen yasaklayıcı cümledir.
      Öldürme.

      ✨ special word message

      Öldürme.

      Don't kill.

      Words in the English sentence

      • kill : öldürmek

      Explanation

      • - Can alınmamasını emreden ahlaki veya yasal uyarıdır.
      Bakma.

      ✨ special word message

      Bakma.

      Don't look.

      Words in the English sentence

      • look : bakmak, bakış, görünmek

      Explanation

      • - Görülmemesi gereken bir şeye karşı yapılan uyarıdır.
      Kımıldama.

      ✨ special word message

      Kımıldama.

      Don't move.

      Words in the English sentence

      • move : hareket etmek, taşınmak

      Explanation

      • - Pozisyonun korunmasını isteyen, bazen tehdit bazen de fotoğraf çekimi gibi durumlar için kullanılan komuttur.
      İtme. / Üsteleme.

      ✨ special word message

      İtme. / Üsteleme.

      Don't push.

      Words in the English sentence

      • push : itmek

      Explanation

      • - Hem fiziksel itmeyi hem de bir konuda baskı yapmayı sonlandırmasını ister.
      Bırakma. / Vazgeçme.

      ✨ special word message

      Bırakma. / Vazgeçme.

      Don't quit.

      Words in the English sentence

      • quit : bırakmak, çıkmak

      Explanation

      • - Bir işe veya hedefe devam edilmesi yönünde verilen motivasyondur.
      Acele etme.

      ✨ special word message

      Acele etme.

      Don't rush.

      Words in the English sentence

      • rush : acele etmek, koşturmak

      Explanation

      • - İşin dikkatli ve sakin yapılması gerektiğini öğütler.
      Şarkı söyleme.

      ✨ special word message

      Şarkı söyleme.

      Don't sing.

      Words in the English sentence

      • sing : şarkı söylemek

      Explanation

      • - O anki gürültüyü engellemek veya sessizlik sağlamak için söylenir.
      Durma. / Devam et.

      ✨ special word message

      Durma. / Devam et.

      Don't stop.

      Words in the English sentence

      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • - Eylemin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini bildiren teşviktir.
      Yüzme.

      ✨ special word message

      Yüzme.

      Don't swim.

      Words in the English sentence

      • swim : yüzmek

      Explanation

      • - Suya girmenin tehlikeli veya yasak olduğu durumlarda kullanılır.
      Konuşma!

      ✨ special word message

      Konuşma!

      Don't talk!

      Words in the English sentence

      • talk : konuşmak

      Explanation

      • - Sessizliğin sağlanması için verilen sert bir emirdir.
      Bekleme.

      ✨ special word message

      Bekleme.

      Don't wait.

      Words in the English sentence

      • wait : beklemek

      Explanation

      • - Karşı tarafın vaktini harcamaması için söylenen yönlendirmedir.
      Umurumuzda mı? / Umursuyor muyuz?

      ✨ special word message

      Umurumuzda mı? / Umursuyor muyuz?

      Do we care?

      Words in the English sentence

      • care : bakım, önemsemek
      • do : yapmak
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir durumun grup için önemsiz olduğunu sorgulayan retorik sorudur.
      Görüyor musun? / Anlıyor musun?

      ✨ special word message

      Görüyor musun? / Anlıyor musun?

      Do you see?

      Words in the English sentence

      • do : yapmak
      • see : görmek, anlamak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Hem fiziksel görüşü hem de bir fikrin kavranıp kavranmadığını sorgular.
      Kayak yapar mısın?

      ✨ special word message

      Kayak yapar mısın?

      Do you ski?

      Words in the English sentence

      • do : yapmak
      • ski : kayak, kayak yapmak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin spor alışkanlığını öğrenmek için sorulan genel sorudur.
      Süt iç!

      ✨ special word message

      Süt iç!

      Drink milk!

      Words in the English sentence

      • drink : içmek, içecek
      • milk : süt

      Explanation

      • - Sağlık veya beslenme amaçlı verilen bir tavsiye veya emir.
      Bunu iç.

      ✨ special word message

      Bunu iç.

      Drink this.

      Words in the English sentence

      • drink : içmek, içecek
      • this : bu

      Explanation

      • - Bir içeceğin veya ilacın tüketilmesini sağlayan yönlendirmedir.
      Görev çağırıyor.

      ✨ special word message

      Görev çağırıyor.

      Duty calls.

      Words in the English sentence

      • calls : aramalar, çağrılar
      • duty : görev

      Explanation

      • - Kişinin sorumlulukları nedeniyle gitmesi gerektiğini belirten kalıplaşmış ifade.
      Yavaş ye.

      ✨ special word message

      Yavaş ye.

      Eat slowly.

      Words in the English sentence

      • eat : yemek, yemek yemek
      • slowly : yavaşça

      Explanation

      • - Sağlık veya görgü kuralları gereği yemeğin acele edilmeden yenmesi gerektiğini belirtir.
      Affedersiniz?! / Ne dediniz?!

      ✨ special word message

      Affedersiniz?! / Ne dediniz?!

      Excuse me?!

      Words in the English sentence

      • excuse : bahane, mazeret, affetmek

      Explanation

      • - Hem yol istemek için hem de duyulan bir şeye karşı şaşkınlık/tepki göstermek için kullanılır.
      Gerçeklerle yüzleş!

      ✨ special word message

      Gerçeklerle yüzleş!

      Face facts!

      Words in the English sentence

      • face : yüz, surat, yüzleşmek
      • facts : gerçekler, olgular

      Explanation

      • - Birinin hayal dünyasından çıkıp durumu olduğu gibi görmesi gerektiğini sertçe belirtir.
      Zor biraz. / Çok düşük ihtimal.

      ✨ special word message

      Zor biraz. / Çok düşük ihtimal.

      Fat chance.

      Words in the English sentence

      • chance : şans, fırsat
      • fat : şişman, yağ

      Explanation

      • - Bir olayın gerçekleşme olasılığının neredeyse imkansız olduğunu belirten alaycı deyimdir.
      Doldur şunu. / Depoyu doldur.

      ✨ special word message

      Doldur şunu. / Depoyu doldur.

      Fill it up.

      Words in the English sentence

      • fill : doldurmak
      • it : o, onu
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Genellikle akaryakıt istasyonlarında veya bir kabın doldurulması istenirken kullanılır.
      Beni bilgilendir. / Detayları anlat.

      ✨ special word message

      Beni bilgilendir. / Detayları anlat.

      Fill me in.

      Words in the English sentence

      • fill : doldurmak
      • in : içinde
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Bir konuda kaçırılan bilgilerin özetlenmesini isteyen deyimsel ifadedir.
      Bir iş bul.

      ✨ special word message

      Bir iş bul.

      Find a job.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • find : bulmak
      • job : iş

      Explanation

      • - Çalışmaya başlaması yönünde verilen net bir tavsiye veya emirdir.
      Ateş et, Ziri!

      ✨ special word message

      Ateş et, Ziri!

      Fire, Ziri!

      Words in the English sentence

      • ziri : Ziri (özel isim/nadir)

      Explanation

      • - Birine (burada Ziri'ye) ateş açması için verilen saldırı emridir.
      Yine mi balık?

      ✨ special word message

      Yine mi balık?

      Fish again?

      Words in the English sentence

      • again : tekrar, yine
      • fish : balık

      Explanation

      • - Aynı yemeğin tekrar sunulmasından duyulan hafif bıkkınlığı ifade eder.
      Onu takip et. (Eril)

      ✨ special word message

      Onu takip et. (Eril)

      Follow him.

      Words in the English sentence

      • follow : takip etmek, izlemek
      • him : ona, onu

      Explanation

      • - Bir erkeğin arkasından gitmesi veya onu izlemesi için verilen talimattır.
      Tom'u takip et.

      ✨ special word message

      Tom'u takip et.

      Follow Tom.

      Words in the English sentence

      • follow : takip etmek, izlemek
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un peşinden gidilmesini veya onun liderliğini izlemesini ister.
      Onu unut. (Dişil)

      ✨ special word message

      Onu unut. (Dişil)

      Forget her.

      Words in the English sentence

      • forget : unutmak
      • her : ona, onu, onun

      Explanation

      • - Bir kadına dair anıları veya düşünceleri kafadan atmayı öğütler.
      Onu unut. (Eril)

      ✨ special word message

      Onu unut. (Eril)

      Forget him.

      Words in the English sentence

      • forget : unutmak
      • him : ona, onu

      Explanation

      • - Bir erkeği artık düşünmemesi gerektiğini bildiren tavsiyedir.
      Tom'u unut.

      ✨ special word message

      Tom'u unut.

      Forget Tom.

      Words in the English sentence

      • forget : unutmak
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom ile ilgili planların veya düşüncelerin iptal edilmesini ister.
      Beni affet!

      ✨ special word message

      Beni affet!

      Forgive me!

      Words in the English sentence

      • forgive : affetmek
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Yapılan bir hata sonrası duyulan pişmanlığı ve özrü dile getirir.
      Bizi affet.

      ✨ special word message

      Bizi affet.

      Forgive us.

      Words in the English sentence

      • forgive : affetmek
      • us : bize, bizi

      Explanation

      • - Bir grup adına yapılan hatanın bağışlanması talebidir.
      Nereden?

      ✨ special word message

      Nereden?

      From where?

      Words in the English sentence

      • from : -den/-dan
      • where : nerede

      Explanation

      • - Bir kaynağın veya başlangıç noktasının sorgulandığı sorudur.
      Kendi işine bak. / Hayatını yaşa.

      ✨ special word message

      Kendi işine bak. / Hayatını yaşa.

      Get a life.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • get : almak, elde etmek, binmek
      • life : hayat, yaşam

      Explanation

      • - Başkalarının hayatına çok karışan kişilere söylenen aşağılayıcı deyimdir.
      İçeri gir.

      ✨ special word message

      İçeri gir.

      Get inside.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • inside : içeride, iç

      Explanation

      • - Dışarıdan kapalı bir mekana geçilmesini isteyen komuttur.
      Harekete geç. / Kımılda.

      ✨ special word message

      Harekete geç. / Kımılda.

      Get moving.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • moving : hareketli, taşınma

      Explanation

      • - Bir işe başlanması veya fiziksel olarak yürünmesi için yapılan uyarıdır.
      Üzerimden çekil. / Bırak beni.

      ✨ special word message

      Üzerimden çekil. / Bırak beni.

      Get off me.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • me : beni, bana
      • off : kapalı

      Explanation

      • - Fiziksel temastan duyulan rahatsızlığı belirten sert çıkıştır.
      Yatağa git. / Yat artık.

      ✨ special word message

      Yatağa git. / Yat artık.

      Get to bed.

      Words in the English sentence

      • bed : yatak
      • get : almak, elde etmek, binmek
      • to : -e, -a (yönelme)

      Explanation

      • - Uyuma vaktinin geldiğini bildiren, genellikle çocuklara söylenen emir.
      Vazgeç. / Bırak şunu.

      ✨ special word message

      Vazgeç. / Bırak şunu.

      Give it up.

      Words in the English sentence

      • give : vermek
      • it : o, onu
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Bir alışkanlıktan veya beyhude bir çabadan dönülmesini söyler.
      Tanrı vardır.

      ✨ special word message

      Tanrı vardır.

      God exists.

      Words in the English sentence

      • exists : var, mevcut
      • god : tanrı, Allah

      Explanation

      • - Tanrı'nın varlığına dair inancı belirten kesin ifade cümlesidir.
      Tanrı kötüdür.

      ✨ special word message

      Tanrı kötüdür.

      God is bad.

      Words in the English sentence

      • bad : kötü
      • god : tanrı, Allah
      • is : dır, dir

      Explanation

      • - Teolojik bir iddia veya kişisel bir sitem içeren cümledir.
      Tanrı tektir.

      ✨ special word message

      Tanrı tektir.

      God is one.

      Words in the English sentence

      • god : tanrı, Allah
      • is : dır, dir
      • one : bir

      Explanation

      • - Tek tanrılı inancı (tevhid) vurgulayan ifadedir.
      Git Tom'u getir.

      ✨ special word message

      Git Tom'u getir.

      Go get Tom.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • go : gitmek
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un bulunduğu yerden alınıp getirilmesini isteyen talimattır.
      Güzel yakalama. / İyi tespit.

      ✨ special word message

      Güzel yakalama. / İyi tespit.

      Good catch.

      Words in the English sentence

      • catch : yakalamak
      • good : iyi

      Explanation

      • - Hem fiziksel bir yakalamayı hem de zekice bir farkındalığı takdir eder.
      İyi geceler.

      ✨ special word message

      İyi geceler.

      Good night.

      Words in the English sentence

      • good : iyi
      • night : gece

      Explanation

      • - Gece vedalaşırken veya uyumadan önce kullanılan iyi dilek kalıbıdır.
      Hadi evine git.

      ✨ special word message

      Hadi evine git.

      Go on home.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • home : ev, yuva
      • on : üzerinde, açık

      Explanation

      • - Birinin artık eve dönmesi gerektiğini belirten yönlendirme.
      Hadi öyleyse! / Devam et o zaman!

      ✨ special word message

      Hadi öyleyse! / Devam et o zaman!

      Go on then!

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • on : üzerinde, açık
      • then : o zaman, sonra

      Explanation

      • - Beklenen bir eylemin yapılması için verilen sabırsız onaydır.
      Devam et Tom.

      ✨ special word message

      Devam et Tom.

      Go on, Tom.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un sözünü veya eylemini sürdürmesi için yapılan teşviktir.
      Dışarı çık.

      ✨ special word message

      Dışarı çık.

      Go outside.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • outside : dışarı, dışarısı

      Explanation

      • - Kapalı alandan açık havaya çıkılmasını emreden basit cümledir.