Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Tom'a güven.

      ✨ special word message

      Tom'a güven.

      Trust Tom.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • trust : güvenmek, itimat

      Explanation

      • - Tom'un dürüstlüğüne veya yeteneğine inanılmasını tavsiye eden emir cümlesidir.
      Tekrar dene.

      ✨ special word message

      Tekrar dene.

      Try again.

      Words in the English sentence

      • again : tekrar, yine
      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • - Bir başarısızlık sonrası eylemi yeniden yapmaya teşvik eder.
      Onu dene. / Üstüne dene.

      ✨ special word message

      Onu dene. / Üstüne dene.

      Try it on.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • on : üzerinde, açık
      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • - Genellikle kıyafet veya ayakkabı gibi eşyaların provasını yapmak için kullanılır.
      Sola dön.

      ✨ special word message

      Sola dön.

      Turn left.

      Words in the English sentence

      • left : sol, ayrıldı
      • turn : dönmek, çevirmek, sıra

      Explanation

      • - Yön tariflerinde kullanılan temel bir komuttur.
      Burada bekle.

      ✨ special word message

      Burada bekle.

      Wait here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • wait : beklemek

      Explanation

      • - Belirli bir noktadan ayrılmadan beklemeyi bildiren talimattır.
      Onu izle. / Ona göz kulak ol. (Dişil)

      ✨ special word message

      Onu izle. / Ona göz kulak ol. (Dişil)

      Watch her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • watch : izlemek, kol saati

      Explanation

      • - Hem gözlem yapmayı hem de bir kadına dikkat etmeyi ifade edebilir.
      Onu izle. / Ona göz kulak ol. (Eril)

      ✨ special word message

      Onu izle. / Ona göz kulak ol. (Eril)

      Watch him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • watch : izlemek, kol saati

      Explanation

      • - Bir erkeği takip etmeyi veya koruma amacıyla izlemeyi belirtir.
      Tom'u izle.

      ✨ special word message

      Tom'u izle.

      Watch Tom.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • watch : izlemek, kol saati

      Explanation

      • - Dikkatleri Tom isimli kişiye veya onun yaptıklarına yöneltir.
      Aferin! / İşte böyle!

      ✨ special word message

      Aferin! / İşte böyle!

      Way to go!

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • to : -e, -a (yönelme)
      • way : yol, yöntem

      Explanation

      • - Bir başarıyı veya doğru bir davranışı kutlamak için kullanılan övgü ünlemidir.
      Anlaştık. / Karara vardık.

      ✨ special word message

      Anlaştık. / Karara vardık.

      We agreed.

      Words in the English sentence

      • agreed : anlaşılmış, hemfikir
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir konuda fikir birliğine varıldığını bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
      Gidebiliriz.

      ✨ special word message

      Gidebiliriz.

      We can go.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • go : gitmek
      • we : biz

      Explanation

      • - Ayrılmak için müsait olunduğunu veya iznin olduğunu belirtir.
      Başardık. / Yaptık.

      ✨ special word message

      Başardık. / Yaptık.

      We did it.

      Words in the English sentence

      • did : yaptı
      • it : o, onu
      • we : biz

      Explanation

      • - Zorlu bir görevin tamamlandığını bildiren kutlama ifadesidir.
      Başarısız olduk. / Kaldık.

      ✨ special word message

      Başarısız olduk. / Kaldık.

      We failed.

      Words in the English sentence

      • failed : başarısız, kaldı
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir hedefe ulaşılamadığını veya bir sınavda başarısız olunduğunu ifade eder.
      Unuttuk.

      ✨ special word message

      Unuttuk.

      We forgot.

      Words in the English sentence

      • forgot : unuttu
      • we : biz

      Explanation

      • - Hatırlanması gereken bir şeyin akıldan çıktığını bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
      Kavga ettik. / Savaştık.

      ✨ special word message

      Kavga ettik. / Savaştık.

      We fought.

      Words in the English sentence

      • fought : savaştı, kavga etti
      • we : biz

      Explanation

      • - Hem fiziksel mücadeleyi hem de fikir ayrılığından kaynaklanan tartışmayı niteleyebilir.
      Kalktık.

      ✨ special word message

      Kalktık.

      We got up.

      Words in the English sentence

      • got : aldı, sahip oldu
      • up : yukarı
      • we : biz

      Explanation

      • - Uykudan uyandığını veya fiziksel olarak ayağa kalktığını ifade eder.
      Sorsana! / Hadi sor!

      ✨ special word message

      Sorsana! / Hadi sor!

      Well, ask!

      Words in the English sentence

      • ask : sormak, istemek

      Explanation

      • - Karşıdakini bir şeyi sorması için sabırsızca teşvik eden ifadedir.
      Eline sağlık. / Aferin.

      ✨ special word message

      Eline sağlık. / Aferin.

      Well done.

      Words in the English sentence

      • done : yapılmış, tamam
      • well : iyi, kuyu

      Explanation

      • - Başarılı bir işi veya lezzetli bir yemeği takdir etmek için kullanılır.
      Ağzına sağlık! / Çok doğru söyledin!

      ✨ special word message

      Ağzına sağlık! / Çok doğru söyledin!

      Well said!

      Words in the English sentence

      • said : dedi, söylenen
      • well : iyi, kuyu

      Explanation

      • - Birinin ifade ettiği fikre güçlü bir şekilde katıldığını belirtir.
      Bakacağız. / Göreceğiz.

      ✨ special word message

      Bakacağız. / Göreceğiz.

      We'll see.

      Words in the English sentence

      • see : görmek, anlamak

      Explanation

      • - Gelecekte ne olacağının zamanla belli olacağını ifade eden kalıptır.
      Deneyeceğiz.

      ✨ special word message

      Deneyeceğiz.

      We'll try.

      Words in the English sentence

      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • - Bir işi yapmak için çaba göstereceklerine dair verilen sözdür.
      Kazanacağız.

      ✨ special word message

      Kazanacağız.

      We'll win.

      Words in the English sentence

      • win : kazanmak

      Explanation

      • - Gelecekteki bir rekabette galip gelineceğine dair inancı belirtir.
      Dua ettik.

      ✨ special word message

      Dua ettik.

      We prayed.

      Words in the English sentence

      • prayed : dua etti
      • we : biz

      Explanation

      • - Dini bir eylemin gerçekleştirildiğini bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
      Sıcakladık.

      ✨ special word message

      Sıcakladık.

      We're hot.

      Words in the English sentence

      • hot : sıcak

      Explanation

      • - Grubun hava sıcaklığından etkilendiğini ifade eden durum cümlesidir.
      Üzgünüz.

      ✨ special word message

      Üzgünüz.

      We're sad.

      Words in the English sentence

      • sad : üzgün

      Explanation

      • - Bir grubun mutsuzluk halini veya taziye bildirimini ifade eder.
      Utangacız.

      ✨ special word message

      Utangacız.

      We're shy.

      Words in the English sentence

      • shy : utangaç

      Explanation

      • - Grubun genel karakter yapısını veya o anki çekingenliğini belirtir.
      Onu gördük.

      ✨ special word message

      Onu gördük.

      We saw it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • saw : gördü (see geçmiş hali), testere
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir nesnenin veya olayın grup tarafından görüldüğünü teyit eder.
      Gülümsedik.

      ✨ special word message

      Gülümsedik.

      We smiled.

      Words in the English sentence

      • smiled : gülümsedi
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir grubun memnuniyet veya nezaket göstergesi olarak gülümsediğini bildirir.
      Konuştuk.

      ✨ special word message

      Konuştuk.

      We talked.

      Words in the English sentence

      • talked : konuştu
      • we : biz

      Explanation

      • - İletişim kurma eyleminin gerçekleştiğini belirten geçmiş zaman cümlesidir.
      Kazandık!

      ✨ special word message

      Kazandık!

      We've won!

      Words in the English sentence

      • won : kazandı

      Explanation

      • - Bir zaferin o an tescillendiğini bildiren heyecanlı ünlemdir.
      Bekledik.

      ✨ special word message

      Bekledik.

      We waited.

      Words in the English sentence

      • waited : bekledi
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir süre sabırla kalındığını ifade eden geçmiş zaman eylemidir.
      Yürüdük.

      ✨ special word message

      Yürüdük.

      We walked.

      Words in the English sentence

      • walked : yürüdü
      • we : biz

      Explanation

      • - Ulaşımı yürüyerek sağladıklarını veya gezintiye çıktıklarını bildirir.
      Ben neyim?

      ✨ special word message

      Ben neyim?

      What am I?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • what : ne

      Explanation

      • - Kişinin kendi rolünü veya doğasını sorguladığı sorudur.
      Başka ne var? / Daha ne olsun?

      ✨ special word message

      Başka ne var? / Daha ne olsun?

      What else?

      Words in the English sentence

      • else : başka
      • what : ne

      Explanation

      • - Mevcut durumun üzerine başka ne eklenebileceğini sorgulayan kalıptır.
      Ne tür? / Ne çeşit?

      ✨ special word message

      Ne tür? / Ne çeşit?

      What kind?

      Words in the English sentence

      • kind : nazik, tür
      • what : ne

      Explanation

      • - Bir nesnenin veya durumun kategorisini öğrenmek için sorulur.
      Hangi sayfa?

      ✨ special word message

      Hangi sayfa?

      What page?

      Words in the English sentence

      • page : sayfa
      • what : ne

      Explanation

      • - Bir kitap veya belgede hangi sayfanın kastedildiğini sorgular.
      Neler oluyor? / Televizyonda ne var?

      ✨ special word message

      Neler oluyor? / Televizyonda ne var?

      What's on?

      Words in the English sentence

      • on : üzerinde, açık

      Explanation

      • - Hem güncel gelişmeleri hem de yayın akışını sorgulayan bir ifadedir.
      Naber? / Ne var ne yok?

      ✨ special word message

      Naber? / Ne var ne yok?

      What's up?

      Words in the English sentence

      • up : yukarı

      Explanation

      • - Çok yaygın kullanılan gayriresmi selamlaşma ve durum sorma sorusudur.
      Saat kaçta?

      ✨ special word message

      Saat kaçta?

      What time?

      Words in the English sentence

      • time : zaman, vakit
      • what : ne

      Explanation

      • - Bir eylemin gerçekleşeceği zamanı tam olarak öğrenmek için kullanılır.
      Hangisi?

      ✨ special word message

      Hangisi?

      Which one?

      Words in the English sentence

      • one : bir
      • which : hangi

      Explanation

      • - Seçenekler arasından belirli birini işaret etmesi için sorulan sorudur.
      Kim sordu?

      ✨ special word message

      Kim sordu?

      Who asked?

      Words in the English sentence

      • asked : sordu, istedi
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir sorunun kaynağını veya yetkisini sorgulayan cümledir.
      Kimin umurunda?

      ✨ special word message

      Kimin umurunda?

      Who cares?

      Words in the English sentence

      • cares : önemser, ilgilenir
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir durumun önemsiz olduğunu belirten sitemkar veya umursamaz ifadedir.
      Arabayı kim sürdü?

      ✨ special word message

      Arabayı kim sürdü?

      Who drove?

      Words in the English sentence

      • drove : sürdü
      • who : kim

      Explanation

      • - Sürücünün kim olduğunu öğrenmek amacıyla sorulan geçmiş zaman sorusudur.
      O kim? (Eril)

      ✨ special word message

      O kim? (Eril)

      Who is he?

      Words in the English sentence

      • he : o
      • is : dır, dir
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir erkeğin kimliğini sorgulayan temel soru cümlesidir.
      Kim o?

      ✨ special word message

      Kim o?

      Who is it?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • it : o, onu
      • who : kim

      Explanation

      • - Genellikle kapı çalındığında veya telefonda karşı tarafın kim olduğunu öğrenmek için sorulur.
      Kim bilir.

      ✨ special word message

      Kim bilir.

      Who knows.

      Words in the English sentence

      • knows : bilir
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir bilginin belirsizliğini veya bilinemezliğini ifade eder.
      Kim gidecek?

      ✨ special word message

      Kim gidecek?

      Who'll go?

      Words in the English sentence

      • go : gitmek

      Explanation

      • - Bir göreve kimin gideceğini sorgulayan gelecek zaman sorusudur.
      Kim hasta?

      ✨ special word message

      Kim hasta?

      Who's ill?

      Words in the English sentence

      • ill : hasta

      Explanation

      • - Hastalık durumunda olan kişiyi teşhis etmek için sorulur.
      Kim konuştu?

      ✨ special word message

      Kim konuştu?

      Who spoke?

      Words in the English sentence

      • spoke : konuştu
      • who : kim

      Explanation

      • - Sesin veya beyanatın kime ait olduğunu bulmaya yönelik sorudur.
      O kim? (Dişil)

      ✨ special word message

      O kim? (Dişil)

      Who's she?

      Words in the English sentence

      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - Bir kadının kimliğini öğrenmek amacıyla sorulan sorudur.
      Tom kim?

      ✨ special word message

      Tom kim?

      Who's Tom?

      Words in the English sentence

      • tom : Tom

      Explanation

      • - Bahsedilen Tom isimli kişinin kim olduğunun bilinmediğini gösterir.
      Kim ayakta durdu?

      ✨ special word message

      Kim ayakta durdu?

      Who stood?

      Words in the English sentence

      • stood : durdu
      • who : kim

      Explanation

      • - Ayağa kalkan veya ayakta bekleyen kişiyi sorgular.
      Harika. / Muhteşem.

      ✨ special word message

      Harika. / Muhteşem.

      Wonderful.

      Words in the English sentence

      • wonderful : harika

      Explanation

      • - Çok büyük beğeni ve memnuniyet bildiren niteleme kelimesidir.
      Tom'a yaz.

      ✨ special word message

      Tom'a yaz.

      Write Tom.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • write : yazmak

      Explanation

      • - Tom'a mesaj veya mektup gönderilmesini isteyen emir cümlesidir.
      Evet, yani? / Eee, sonra?

      ✨ special word message

      Evet, yani? / Eee, sonra?

      Yeah, and?

      Words in the English sentence

      • and : ve

      Explanation

      • - Bir şeyi onayladıktan sonra konunun devamını veya sonucunu sorgulayan ifadedir.
      Yıllar önce.

      ✨ special word message

      Yıllar önce.

      Years ago.

      Words in the English sentence

      • ago : önce
      • years : yıllar

      Explanation

      • - Bir olayın üzerinden uzun zaman geçtiğini belirten zaman zarfıdır.
      Dün mü?

      ✨ special word message

      Dün mü?

      Yesterday?

      Words in the English sentence

      • yesterday : dün

      Explanation

      • - Bir olayın gerçekleştiği günün dün olup olmadığını teyit eden sorudur.
      Yine mi sen?

      ✨ special word message

      Yine mi sen?

      You again?

      Words in the English sentence

      • again : tekrar, yine
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birini tekrar gördüğünde duyulan şaşkınlık veya bazen hoşnutsuzluğu belirtir.
      Sen sordun.

      ✨ special word message

      Sen sordun.

      You asked.

      Words in the English sentence

      • asked : sordu, istedi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir açıklamanın, karşı tarafın isteği üzerine yapıldığını hatırlatır.
      Sen sür. / Arabayı sen kullan.

      ✨ special word message

      Sen sür. / Arabayı sen kullan.

      You drive.

      Words in the English sentence

      • drive : sürmek, araç sürmek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Sürüş sorumluluğunu karşı tarafa veren komuttur.
      Sen sürdün.

      ✨ special word message

      Sen sürdün.

      You drove.

      Words in the English sentence

      • drove : sürdü
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Araç kullanma eylemini karşı tarafın yaptığını belirten geçmiş zaman cümlesidir.
      Önce sen.

      ✨ special word message

      Önce sen.

      You first.

      Words in the English sentence

      • first : birinci, ilk
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Önceliği nezaket gereği veya başka bir nedenle karşı tarafa verir.
      Seni aptal!

      ✨ special word message

      Seni aptal!

      You idiot!

      Words in the English sentence

      • idiot : aptal, idiyot
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birine hakaret etmek veya kızgınlık belirtmek için kullanılan ünlemdir.
      Sen iyisin. / Sorun yok.

      ✨ special word message

      Sen iyisin. / Sorun yok.

      You're OK.

      Words in the English sentence

      • ok : tamam

      Explanation

      • - Karşıdakinin durumunun iyi olduğunu veya onaylandığını belirtir.
      Kabul. / İddiaya varım.

      ✨ special word message

      Kabul. / İddiaya varım.

      You're on.

      Words in the English sentence

      • on : üzerinde, açık

      Explanation

      • - Bir meydan okumayı veya teklifi kabul ettiğini bildiren kalıptır.
      Senin sıran.

      ✨ special word message

      Senin sıran.

      Your turn.

      Words in the English sentence

      • turn : dönmek, çevirmek, sıra
      • your : senin, sizin

      Explanation

      • - Bir oyunda veya iş paylaşımında sıranın karşı tarafa geçtiğini bildirir.
      Gülümserler. / Sen gülümsersin.

      ✨ special word message

      Gülümserler. / Sen gülümsersin.

      You smile.

      Words in the English sentence

      • smile : gülümsemek, gülümseme
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Hem genel bir alışkanlığı hem de bir emri ifade edebilir.
      Sen başla.

      ✨ special word message

      Sen başla.

      You start.

      Words in the English sentence

      • start : başlamak, başlangıç
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir işe veya söze ilk olarak karşı tarafın girmesini ister.
      Denedin. / Çabaladın.

      ✨ special word message

      Denedin. / Çabaladın.

      You tried.

      Words in the English sentence

      • tried : denedi, çalıştı
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Sonuç ne olursa olsun karşı tarafın emeğini takdir eden ifadedir.
      Sen yaz.

      ✨ special word message

      Sen yaz.

      You write.

      Words in the English sentence

      • write : yazmak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Yazma işini karşı tarafın yapmasını isteyen komuttur.
      Ne hakkında? / Ne ile ilgili?

      ✨ special word message

      Ne hakkında? / Ne ile ilgili?

      About what?

      Words in the English sentence

      • about : hakkında, yaklaşık
      • what : ne

      Explanation

      • - Bir konunun içeriğini daha detaylı öğrenmek için sorulan sorudur.
      Kesinlikle. / Tamamen.

      ✨ special word message

      Kesinlikle. / Tamamen.

      Absolutely.

      Words in the English sentence

      • absolutely : kesinlikle, tamamen

      Explanation

      • - Bir fikre veya soruya verilen çok güçlü onay ifadesidir.
      Daha hızlı hareket et!

      ✨ special word message

      Daha hızlı hareket et!

      Act faster!

      Words in the English sentence

      • act : eylem, hareket etmek, rol yapmak
      • faster : daha hızlı

      Explanation

      • - Çabuk olunması gerektiğini vurgulayan uyarı cümlesidir.
      Bir köpek koşar.

      ✨ special word message

      Bir köpek koşar.

      A dog runs.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • dog : köpek
      • runs : koşar, çalışır

      Explanation

      • - Geniş zamanda kurulmuş, genel bir durumu anlatan basit isim cümlesidir.
      Her şey birdir.

      ✨ special word message

      Her şey birdir.

      All is one.

      Words in the English sentence

      • all : tüm, bütün, hepsi
      • is : dır, dir
      • one : bir

      Explanation

      • - Bütünlüğü veya her şeyin birbirine bağlı olduğunu belirten felsefi ifade.
      Ben bir kedi miyim?

      ✨ special word message

      Ben bir kedi miyim?

      Am I a cat?

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • am : ım/im (olmak fiili)
      • cat : kedi
      • i : ben

      Explanation

      • - Kişinin kendi durumunu veya kendisine yapılan muameleyi sorguladığı soru.
      Anlaşıldı mı? / Açık konuştum mu?

      ✨ special word message

      Anlaşıldı mı? / Açık konuştum mu?

      Am I clear?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • clear : açık, net, temizlemek
      • i : ben

      Explanation

      • - Söylenenlerin kavranıp kavranmadığını sertçe soran otoriter kalıp.
      Deli miyim?

      ✨ special word message

      Deli miyim?

      Am I crazy?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • crazy : çılgın, deli
      • i : ben

      Explanation

      • - Kişinin kendi mantığını veya tuhaf bir durumu sorguladığı sorudur.
      Ölüyor muyum?

      ✨ special word message

      Ölüyor muyum?

      Am I dying?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • dying : ölüyor
      • i : ben

      Explanation

      • - Ciddi bir sağlık endişesini veya dramatik bir durumu ifade eden soru.
      Erken mi geldim?

      ✨ special word message

      Erken mi geldim?

      Am I early?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • early : erken
      • i : ben

      Explanation

      • - Belirlenen zamandan önce gelip gelmediğini öğrenmek için sorulur.
      Kovuldum mu?

      ✨ special word message

      Kovuldum mu?

      Am I fired?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • fired : kovulmuş, ateşlenmiş
      • i : ben

      Explanation

      • - İş akdinin feshedilip edilmediğini soran endişeli soru cümlesidir.
      Birinci miyim? / İlk ben miyim?

      ✨ special word message

      Birinci miyim? / İlk ben miyim?

      Am I first?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • first : birinci, ilk
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir sıralamada en önde olup olmadığını sorgular.
      İşe alındım mı?

      ✨ special word message

      İşe alındım mı?

      Am I hired?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • hired : işe alınmış, kiralık
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir iş başvurusunun sonucunu öğrenmek için sorulan temel sorudur.
      Hazır mıyım?

      ✨ special word message

      Hazır mıyım?

      Am I ready?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • ready : hazır

      Explanation

      • - Kişinin bir eyleme başlamak için hazırlıklarını sorguladığı sorudur.
      Haklı mıyım?

      ✨ special word message

      Haklı mıyım?

      Am I right?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • right : doğru, hak, sağ

      Explanation

      • - Bir iddianın veya fikrin doğruluğunu karşı tarafa onaylatmak için sorulur.
      Hatalı mıyım? / Yanılıyor muyum?

      ✨ special word message

      Hatalı mıyım? / Yanılıyor muyum?

      Am I wrong?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • wrong : yanlış

      Explanation

      • - Bir hata yapıp yapmadığını sorgulayan öz eleştirel sorudur.
      Ona cevap ver. (Dişil)

      ✨ special word message

      Ona cevap ver. (Dişil)

      Answer her.

      Words in the English sentence

      • answer : cevap, yanıt
      • her : ona, onu, onun

      Explanation

      • - Bir kadının sorusunu cevapsız bırakmamasını isteyen emir cümlesidir.
      Ona cevap ver. (Eril)

      ✨ special word message

      Ona cevap ver. (Eril)

      Answer him.

      Words in the English sentence

      • answer : cevap, yanıt
      • him : ona, onu

      Explanation

      • - Bir erkeğin sorusuna yanıt verilmesi gerektiğini belirten komuttur.
      Tom'a cevap ver.

      ✨ special word message

      Tom'a cevap ver.

      Answer Tom.

      Words in the English sentence

      • answer : cevap, yanıt
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un beklediği yanıtın verilmesi için yapılan yönlendirmedir.
      İçeride misin? / Var mısın?

      ✨ special word message

      İçeride misin? / Var mısın?

      Are you in?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • in : içinde
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Hem fiziksel konumu hem de bir plana dahil olup olmadığını sorgular.
      İyi misin? / Sorun var mı?

      ✨ special word message

      İyi misin? / Sorun var mı?

      Are you OK?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • ok : tamam
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdakinin sağlık veya ruhsal durumunu kontrol eden nezaket sorusudur.
      Uyanık mısın? / Ayakta mısın?

      ✨ special word message

      Uyanık mısın? / Ayakta mısın?

      Are you up?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • up : yukarı
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdakinin uyuyup uyumadığını veya meşguliyetini sorgulayan sorudur.
      Herhangi birine sor.

      ✨ special word message

      Herhangi birine sor.

      Ask anyone.

      Words in the English sentence

      • anyone : hiç kimse, herhangi biri
      • ask : sormak, istemek

      Explanation

      • - Bir gerçeğin herkes tarafından bilindiğini vurgulayan ifadedir.
      Sağa sola sor. / Çevrene danış.

      ✨ special word message

      Sağa sola sor. / Çevrene danış.

      Ask around.

      Words in the English sentence

      • around : etrafında, civarında
      • ask : sormak, istemek

      Explanation

      • - Bilgi almak için etraftaki insanlarla konuşmasını tavsiye eder.
      Dediğin gibi olsun. / Emredersiniz.

      ✨ special word message

      Dediğin gibi olsun. / Emredersiniz.

      As you say.

      Words in the English sentence

      • as : gibi, olarak, -dığı için
      • say : söylemek, demek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşı tarafın fikrini veya isteğini tartışmasız kabul ettiğini belirtir.
      Döv beni!

      ✨ special word message

      Döv beni!

      Beat me up!

      Words in the English sentence

      • beat : vurmak, yenmek, ritim
      • me : beni, bana
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Meydan okuma veya bazen absürt bir istek olarak kullanılan sert ifade.
      Memnun ol. / Yetinmeyi bil.

      ✨ special word message

      Memnun ol. / Yetinmeyi bil.

      Be content.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • content : içerik, memnun

      Explanation

      • - Mevcut durumdan hoşnut kalmayı tavsiye eden yapıdır.
      Bana inan. / Güven bana.

      ✨ special word message

      Bana inan. / Güven bana.

      Believe me.

      Words in the English sentence

      • believe : inanmak
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Söylediklerinin gerçek olduğunu vurgulamak için kullanılan ikna kalıbıdır.
      Doğal ol.

      ✨ special word message

      Doğal ol.

      Be natural.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • natural : doğal

      Explanation

      • - Yapmacık davranmamasını, kendisi gibi olmasını öğütleyen cümledir.
      Zamanında gel. / Dakik ol.

      ✨ special word message

      Zamanında gel. / Dakik ol.

      Be on time.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • on : üzerinde, açık
      • time : zaman, vakit

      Explanation

      • - Bir randevuya veya işe geç kalmaması gerektiğini bildiren uyarıdır.