Onu giy. / Onu (üstüne) tak.
✨ special word message
Onu giy. / Onu (üstüne) tak.
Put it on.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- on : üzerinde, açık
- put : koymak
Explanation
- - Bir giysiyi giymek veya bir aksesuarı takmak için kullanılan emir cümlesidir.
Bunu oku.
✨ special word message
Bunu oku.
Read this.
Words in the English sentence
- read : okumak, okudu
- this : bu
Explanation
- - Belirli bir metnin okunmasını isteyen yönlendirme cümlesidir.
Benim için de öyle. / Ben de.
✨ special word message
Benim için de öyle. / Ben de.
Same here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- same : aynı
Explanation
- - Karşıdaki kişinin fikrine veya durumuna katıldığını belirtir.
Sami öldü.
✨ special word message
Sami öldü.
Sami died.
Words in the English sentence
- died : öldü
- sami : Sami (isim)
Explanation
- - Sami'nin vefat ettiğini bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
Sami biliyordu.
✨ special word message
Sami biliyordu.
Sami knew.
Words in the English sentence
- knew : biliyordu
- sami : Sami (isim)
Explanation
- - Sami'nin bir durumdan haberdar olduğunu ifade eder.
Sami ayrıldı. / Sami gitti.
✨ special word message
Sami ayrıldı. / Sami gitti.
Sami left.
Words in the English sentence
- left : sol, ayrıldı
- sami : Sami (isim)
Explanation
- - Sami'nin bir mekandan çıktığını veya bir yeri terk ettiğini bildirir.
Daha fazla biriktir. / Daha fazla tasarruf et.
✨ special word message
Daha fazla biriktir. / Daha fazla tasarruf et.
Save more.
Words in the English sentence
- more : daha fazla
- save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
Explanation
- - Genellikle para biriktirme veya kaynakları koruma tavsiyesidir.
Onları kurtar. / Onları kaydet.
✨ special word message
Onları kurtar. / Onları kaydet.
Save them.
Words in the English sentence
- save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
- them : onları, onlara
Explanation
- - Bir grubu tehlikeden kurtarmak veya verileri saklamak için kullanılır.
Merhaba de. / Selam söyle.
✨ special word message
Merhaba de. / Selam söyle.
Say hello.
Words in the English sentence
- hello : merhaba, selam
- say : söylemek, demek
Explanation
- - Birine selam vermesini veya birine selam iletmesini isteyen cümledir.
Üstümü ara. / Bilmiyorum (Argo).
✨ special word message
Üstümü ara. / Bilmiyorum (Argo).
Search me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- search : aramak, araştırmak
Explanation
- - Hem fiziksel arama talebi hem de "hiçbir fikrim yok" anlamında deyimsel bir ifadedir.
Yukarıya bakınız.
✨ special word message
Yukarıya bakınız.
See above.
Words in the English sentence
- above : üzerinde, yukarıda
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Yazılı metinlerde daha önceki bir bölüme atıfta bulunmak için kullanılır.
Aşağıya bakınız.
✨ special word message
Aşağıya bakınız.
See below.
Words in the English sentence
- below : altında, aşağıda
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Metnin ilerleyen kısımlarındaki bir bilgiye yönlendirme yapar.
Şarap mı satıyorsun?
✨ special word message
Şarap mı satıyorsun?
Sell wine?
Words in the English sentence
- sell : satmak
- wine : şarap
Explanation
- - Birinin şarap satışı yapıp yapmadığını sorgulayan kısa sorudur.
Cidden mi? / Şaka mı yapıyorsun?
✨ special word message
Cidden mi? / Şaka mı yapıyorsun?
Seriously?
Words in the English sentence
- seriously : cidden, ciddi bir şekilde
Explanation
- - Şaşkınlık veya inanmama durumunda verilen tepki sorusudur.
O ağladı. (Dişil)
✨ special word message
O ağladı. (Dişil)
She cried.
Words in the English sentence
- cried : ağladı
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının ağlama eylemini gerçekleştirdiğini bildirir.
O biliyor. (Dişil)
✨ special word message
O biliyor. (Dişil)
She knows.
Words in the English sentence
- knows : bilir
- she : o (kadın)
Explanation
- - Üçüncü şahıs bir kadının bir konuya hakim olduğunu belirtir.
O okur. / O okuyor. (Dişil)
✨ special word message
O okur. / O okuyor. (Dişil)
She reads.
Words in the English sentence
- reads : okur
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının okuma alışkanlığını veya şu anki eylemini ifade eder.
O kötü. (Dişil)
✨ special word message
O kötü. (Dişil)
She's bad.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının karakterinin veya durumunun kötü olduğunu belirtir.
O şarkı söyler. (Dişil)
✨ special word message
O şarkı söyler. (Dişil)
She sings.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- sings : şarkı söyler
Explanation
- - Bir kadının şarkı söyleme yeteneğini veya eylemini bildirir.
O uyudu. (Dişil)
✨ special word message
O uyudu. (Dişil)
She slept.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- slept : uyudu
Explanation
- - Bir kadının uyuma eyleminin tamamlandığını ifade eder.
O yaşlı! (Dişil)
✨ special word message
O yaşlı! (Dişil)
She's old!
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının yaşının ileri olduğunu vurgulayan cümledir.
O ıslak. (Dişil)
✨ special word message
O ıslak. (Dişil)
She's wet.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kadının (veya dişi bir canlının) islandığını belirtir.
O denedi. (Dişil)
✨ special word message
O denedi. (Dişil)
She tried.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- tried : denedi, çalıştı
Explanation
- - Bir kadının bir işi başarmak için çaba gösterdiğini bildirir.
O dener. / O çabalıyor. (Dişil)
✨ special word message
O dener. / O çabalıyor. (Dişil)
She tries.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- tries : dener, denemeler
Explanation
- - Bir kadının sürekli veya şu anki çabasını ifade eder.
O yürür. / O yürüyor. (Dişil)
✨ special word message
O yürür. / O yürüyor. (Dişil)
She walks.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- walks : yürür, yürüyüşler
Explanation
- - Bir kadının yürüme eylemini gerçekleştirdiğini belirtir.
Bunu imzala.
✨ special word message
Bunu imzala.
Sign this.
Words in the English sentence
- sign : imzalamak, işaret, tabela
- this : bu
Explanation
- - Bir belgenin imzalanmasını isteyen resmi veya gayriresmi komuttur.
Yanıma otur.
✨ special word message
Yanıma otur.
Sit by me.
Words in the English sentence
- by : tarafından, yanında, ile
- me : beni, bana
- sit : oturmak
Explanation
- - Birini kendi yanındaki boş yere davet eden cümledir.
Kıpırdamadan otur.
✨ special word message
Kıpırdamadan otur.
Sit still.
Words in the English sentence
- sit : oturmak
- still : hala, henüz, durgun
Explanation
- - Otururken hareket edilmemesi gerektiğini bildiren uyarıdır.
Oraya otur.
✨ special word message
Oraya otur.
Sit there.
Words in the English sentence
- sit : oturmak
- there : orada
Explanation
- - Belirli bir yeri oturma alanı olarak gösteren komuttur.
Beklemede kal. / Olduğun yerde dur.
✨ special word message
Beklemede kal. / Olduğun yerde dur.
Sit tight.
Words in the English sentence
- sit : oturmak
- tight : sıkı, dar
Explanation
- - Bir durum netleşene kadar sabırla beklemeyi ifade eden deyimdir.
Yavaşla!
✨ special word message
Yavaşla!
Slow down!
Words in the English sentence
- down : aşağı
- slow : yavaş
Explanation
- - Hızın düşürülmesi gerektiğini bildiren ünlemdir.
Ne bisiklet ama! / Bir bisiklet.
✨ special word message
Ne bisiklet ama! / Bir bisiklet.
Some bike.
Words in the English sentence
- bike : bisiklet
- some : biraz, bazı
Explanation
- - Hem herhangi bir bisikleti hem de etkileyici bir bisikleti niteleyebilir.
Bazı haberler. / Bir haber.
✨ special word message
Bazı haberler. / Bir haber.
Some news.
Words in the English sentence
- news : haber, haberler
- some : biraz, bazı
Explanation
- - Belirli bir miktarda veya içerikteki bilgiyi ifade eder.
Açıkça konuş! / Sesini yükselt!
✨ special word message
Açıkça konuş! / Sesini yükselt!
Speak out!
Words in the English sentence
- out : dışarı, dışarıda
- speak : konuşmak
Explanation
- - Fikirlerini çekinmeden söylemesi için yapılan teşviktir.
Şimdi başla.
✨ special word message
Şimdi başla.
Start now.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- start : başlamak, başlangıç
Explanation
- - Bir işe hemen girişilmesi gerektiğini bildiren talimattır.
Uzak dur.
✨ special word message
Uzak dur.
Stay away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- stay : kalmak
Explanation
- - Mesafeyi koruması ve yaklaşmaması gerektiğini belirten uyarıdır.
Geri dur.
✨ special word message
Geri dur.
Stay back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- stay : kalmak
Explanation
- - Güvenlik veya başka nedenlerle geride kalmasını emreder.
Sakin kal!
✨ special word message
Sakin kal!
Stay calm!
Words in the English sentence
- calm : sakin
- stay : kalmak
Explanation
- - Kontrolü elden bırakmaması için verilen telkindir.
Sakinliğini koru. / Havalı kal.
✨ special word message
Sakinliğini koru. / Havalı kal.
Stay cool.
Words in the English sentence
- cool : serin, havalı
- stay : kalmak
Explanation
- - Hem serinkanlı olmayı hem de tarzını bozmamayı ifade eder.
Eğil! / Kalkma!
✨ special word message
Eğil! / Kalkma!
Stay down!
Words in the English sentence
- down : aşağı
- stay : kalmak
Explanation
- - Tehlike anında yerinde kalmasını veya başını eğmesini isteyen komuttur.
Burada kal.
✨ special word message
Burada kal.
Stay here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- stay : kalmak
Explanation
- - Mevcut konumdan ayrılmamasını isteyen direktiftir.
Evde kal.
✨ special word message
Evde kal.
Stay home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- stay : kalmak
Explanation
- - Dışarı çıkmamasını ve evde vakit geçirmesini önerir.
Zayıf kal.
✨ special word message
Zayıf kal.
Stay thin.
Words in the English sentence
- stay : kalmak
- thin : ince, zayıf
Explanation
- - Formunu koruması ve kilo almaması yönünde bir temenni veya tavsiyedir.
Geriye doğru bir adım at.
✨ special word message
Geriye doğru bir adım at.
Step back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- step : adım, basamak
Explanation
- - Fiziksel olarak bir adım geri çekilmesini isteyen komuttur.
Burada dur.
✨ special word message
Burada dur.
Stop here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Tam olarak bulunulan noktada durulması gerektiğini belirtir.
Onu bırak. / Onu yapmayı kes.
✨ special word message
Onu bırak. / Onu yapmayı kes.
Stop that.
Words in the English sentence
- stop : durmak, durak
- that : o, şu
Explanation
- - Rahatsız edici bir eylemin sonlandırılmasını ister.
Onları durdur.
✨ special word message
Onları durdur.
Stop them.
Words in the English sentence
- stop : durmak, durak
- them : onları, onlara
Explanation
- - Hareket halindeki bir grubu veya olayı engelleme emridir.
Kendine iyi bak.
✨ special word message
Kendine iyi bak.
Take care.
Words in the English sentence
- care : bakım, önemsemek
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Vedalarda kullanılan yaygın bir iyi dilek ifadesidir.
Benimkini al.
✨ special word message
Benimkini al.
Take mine.
Words in the English sentence
- mine : benimki, maden
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Kendi eşyasını karşı tarafa teklif ederken kullanılır.
Devral. / Yönetimi ele al.
✨ special word message
Devral. / Yönetimi ele al.
Take over.
Words in the English sentence
- over : üzerinde, bitti
- take : almak, götürmek
Explanation
- - Bir işin veya sorumluluğun kontrolünün geçmesini ifade eder.
Al bakalım! / Şunu al.
✨ special word message
Al bakalım! / Şunu al.
Take that.
Words in the English sentence
- take : almak, götürmek
- that : o, şu
Explanation
- - Bir darbe indirirken veya bir şeyi uzatırken söylenebilir.
Bunu al.
✨ special word message
Bunu al.
Take this.
Words in the English sentence
- take : almak, götürmek
- this : bu
Explanation
- - Eldeki bir nesneyi karşı tarafa verirken söylenen cümledir.
Onlara anlat. / Onlara söyle.
✨ special word message
Onlara anlat. / Onlara söyle.
Tell them.
Words in the English sentence
- tell : söylemek, anlatmak
- them : onları, onlara
Explanation
- - Bilginin başkalarına aktarılmasını isteyen komuttur.
Şükürler olsun. / Tanrı'ya şükür.
✨ special word message
Şükürler olsun. / Tanrı'ya şükür.
Thank God.
Words in the English sentence
- god : tanrı, Allah
- thank : teşekkür etmek
Explanation
- - Rahatlama veya minnet anlarında kullanılan ünlemdir.
Teşekkür ederim.
✨ special word message
Teşekkür ederim.
Thank you.
Words in the English sentence
- thank : teşekkür etmek
- you : sen, siz
Explanation
- - En temel nezaket ve minnet ifadesidir.
İşte bu kadar. / Hepsi bu.
✨ special word message
İşte bu kadar. / Hepsi bu.
That's it.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir işin bittiğini veya konunun kapandığını belirtir.
O benim.
✨ special word message
O benim.
That's me.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir fotoğrafta veya tanımlamada kendini teşhis ederken kullanılır.
Sorun değil. / Tamam.
✨ special word message
Sorun değil. / Tamam.
That's OK.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir hatayı affederken veya durumu onaylarken kullanılır.
Sonra ne oldu? / Peki ya sonra?
✨ special word message
Sonra ne oldu? / Peki ya sonra?
Then what?
Words in the English sentence
- then : o zaman, sonra
- what : ne
Explanation
- - Bir hikayenin veya planın devamını sorgulayan sorudur.
Geldiler.
✨ special word message
Geldiler.
They came.
Words in the English sentence
- came : geldi
- they : onlar
Explanation
- - Bir grubun ulaştığını bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
Düştüler.
✨ special word message
Düştüler.
They fell.
Words in the English sentence
- fell : düştü
- they : onlar
Explanation
- - Birden fazla kişinin veya nesnenin yere düştüğünü bildirir.
Ayrıldılar. / Gittiler.
✨ special word message
Ayrıldılar. / Gittiler.
They left.
Words in the English sentence
- left : sol, ayrıldı
- they : onlar
Explanation
- - Bir grubun mekanı terk ettiğini ifade eder.
Yalan söylediler.
✨ special word message
Yalan söylediler.
They lied.
Words in the English sentence
- lied : yalan söyledi
- they : onlar
Explanation
- - Bir grubun gerçeği sakladığını belirten suçlayıcı cümledir.
Kaybettiler.
✨ special word message
Kaybettiler.
They lost.
Words in the English sentence
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- they : onlar
Explanation
- - Bir yarışmada veya mücadelede yenildiklerini bildirir.
Şarkı söylerler. / Şarkı söylüyorlar.
✨ special word message
Şarkı söylerler. / Şarkı söylüyorlar.
They sing.
Words in the English sentence
- sing : şarkı söylemek
- they : onlar
Explanation
- - Bir grubun müzikal eylemini ifade eder.
Yüzdüler.
✨ special word message
Yüzdüler.
They swam.
Words in the English sentence
- swam : yüzdü
- they : onlar
Explanation
- - Yüzme eyleminin geçmişte yapıldığını bildirir.
Yüzerler. / Yüzüyorlar.
✨ special word message
Yüzerler. / Yüzüyorlar.
They swim.
Words in the English sentence
- swim : yüzmek
- they : onlar
Explanation
- - Bir grubun yüzme eylemini veya genel yeteneğini belirtir.
Bu kadar mı?
✨ special word message
Bu kadar mı?
This much?
Words in the English sentence
Explanation
- - Miktarın azlığını veya çokluğunu hayretle sorgular.
Zaman uçup gitti.
✨ special word message
Zaman uçup gitti.
Time flew.
Words in the English sentence
- flew : uçtu
- time : zaman, vakit
Explanation
- - Vaktin çok hızlı geçtiğini anlatan mecazi ifadedir.
Tom önemsedi.
✨ special word message
Tom önemsedi.
Tom cared.
Words in the English sentence
- cared : önemsedi, ilgilendi
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un bir konuya ilgi veya şefkat gösterdiğini bildirir.
Tom önemser. / Tom'un umurunda.
✨ special word message
Tom önemser. / Tom'un umurunda.
Tom cares.
Words in the English sentence
- cares : önemser, ilgilenir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un şu anki ilgi veya endişe durumunu belirtir.
Tom ağladı.
✨ special word message
Tom ağladı.
Tom cried.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un üzüntüsünü dile getiren geçmiş zaman eylemidir.
Tom içti.
✨ special word message
Tom içti.
Tom drank.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un bir sıvı tükettiğini ifade eder.
Tom sürdü. / Tom arabayla gitti.
✨ special word message
Tom sürdü. / Tom arabayla gitti.
Tom drove.
Words in the English sentence
Explanation
- - Araç kullanma eyleminin Tom tarafından yapıldığını bildirir.
Tom büyüyor.
✨ special word message
Tom büyüyor.
Tom grows.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un fiziksel gelişimi veya bitki yetiştirmesini ifade edebilir.
Tom duydu.
✨ special word message
Tom duydu.
Tom heard.
Words in the English sentence
- heard : duydu, duyulmuş
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un bir ses veya haberi işittiğini belirtir.
Tom içeride.
✨ special word message
Tom içeride.
Tom is in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un bir mekanda veya bir oyunun/işin içinde olduğunu bildirir.
Tom iyi.
✨ special word message
Tom iyi.
Tom is OK.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- ok : tamam
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un sağlık veya genel durumunun yolunda olduğunu belirtir.
Tom ayakta. / Tom uyandı.
✨ special word message
Tom ayakta. / Tom uyandı.
Tom is up.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- tom : Tom
- up : yukarı
Explanation
- - Tom'un uykudan kalktığını veya üst katta olduğunu ifade edebilir.
Tom biliyor.
✨ special word message
Tom biliyor.
Tom knows.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un bilgi sahibi olduğu durumu vurgular.
Tom hareket etti. / Tom taşındı.
✨ special word message
Tom hareket etti. / Tom taşındı.
Tom moved.
Words in the English sentence
- moved : hareket etti, taşındı
- tom : Tom
Explanation
- - Hem yer değiştirme hem de ev değiştirme anlamına gelebilir.
Tom harika. / Tom sallar (müzik anlamında).
✨ special word message
Tom harika. / Tom sallar (müzik anlamında).
Tom rocks.
Words in the English sentence
- rocks : kayalar
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un çok başarılı veya etkileyici olduğunu belirten takdir ifadesidir.
Tom şişman.
✨ special word message
Tom şişman.
Tom's fat.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un fiziksel kilosunu niteleyen cümledir.
Tom şarkı söyler.
✨ special word message
Tom şarkı söyler.
Tom sings.
Words in the English sentence
- sings : şarkı söyler
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un şarkı söyleme eylemini veya yeteneğini belirtir.
Tom uyudu.
✨ special word message
Tom uyudu.
Tom slept.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un dinlenme eylemini gerçekleştirdiğini bildirir.
Tom kızgın. / Tom deli.
✨ special word message
Tom kızgın. / Tom deli.
Tom's mad.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un öfkeli veya akıl sağlığının yerinde olmadığını niteleyebilir.
Tom konuştu.
✨ special word message
Tom konuştu.
Tom spoke.
Words in the English sentence
- spoke : konuştu
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un sessizliğini bozduğunu veya bir beyanda bulunduğunu bildirir.
Tom üzgün.
✨ special word message
Tom üzgün.
Tom's sad.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un mutsuz ruh halini ifade eder.
Tom utangaç.
✨ special word message
Tom utangaç.
Tom's shy.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un çekingen karakter yapısını niteleyen cümledir.
Tom ayağa kalktı. / Tom durdu.
✨ special word message
Tom ayağa kalktı. / Tom durdu.
Tom stood.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un ayakta durma eylemini gerçekleştirdiğini belirtir.
Tom yüzer.
✨ special word message
Tom yüzer.
Tom swims.
Words in the English sentence
Explanation
- - Tom'un yüzme bildiğini veya şu an yüzdüğünü ifade eder.
Tom küfretti. / Tom yemin etti.
✨ special word message
Tom küfretti. / Tom yemin etti.
Tom swore.
Words in the English sentence
- swore : yemin etti, küfretti
- tom : Tom
Explanation
- - Hem kötü söz söylemek hem de resmi bir söz vermek anlamına gelebilir.
Tom denedi.
✨ special word message
Tom denedi.
Tom tried.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- tried : denedi, çalıştı
Explanation
- - Tom'un çaba gösterdiğini bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
Tom dener. / Tom çabalıyor.
✨ special word message
Tom dener. / Tom çabalıyor.
Tom tries.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- tries : dener, denemeler
Explanation
- - Tom'un süreklilik arz eden çabasını ifade eder.
Tom oy kullandı.
✨ special word message
Tom oy kullandı.
Tom voted.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- voted : oy verdi
Explanation
- - Tom'un bir seçimde tercihini belirttiğini bildirir.
Tom yürür.
✨ special word message
Tom yürür.
Tom walks.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- walks : yürür, yürüyüşler
Explanation
- - Tom'un yürüme eylemini veya alışkanlığını belirtir.
Tom el salladı.
✨ special word message
Tom el salladı.
Tom waved.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- waved : el salladı, dalgalandı
Explanation
- - Tom'un birine el işaretiyle selam verdiğini bildirir.
Tom çalışır. / Tom çalışıyor.
✨ special word message
Tom çalışır. / Tom çalışıyor.
Tom works.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- works : çalışır, eserler
Explanation
- - Tom'un iş hayatını veya şu anki meşguliyetini ifade eder.
Çok tatlı.
✨ special word message
Çok tatlı.
Too sweet.
Words in the English sentence
- sweet : tatlı
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- - Hem lezzet olarak şekerli olmayı hem de birinin sevimliliğini niteleyebilir.
Tercüme et. / Çevir.
✨ special word message
Tercüme et. / Çevir.
Translate.
Words in the English sentence
- translate : çevirmek, tercüme etmek
Explanation
- - Bir metnin başka bir dile çevrilmesini isteyen komuttur.