Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Onu giy. / Onu (üstüne) tak.

      ✨ special word message

      Onu giy. / Onu (üstüne) tak.

      Put it on.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • on : üzerinde, açık
      • put : koymak

      Explanation

      • - Bir giysiyi giymek veya bir aksesuarı takmak için kullanılan emir cümlesidir.
      Bunu oku.

      ✨ special word message

      Bunu oku.

      Read this.

      Words in the English sentence

      • read : okumak, okudu
      • this : bu

      Explanation

      • - Belirli bir metnin okunmasını isteyen yönlendirme cümlesidir.
      Benim için de öyle. / Ben de.

      ✨ special word message

      Benim için de öyle. / Ben de.

      Same here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • same : aynı

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin fikrine veya durumuna katıldığını belirtir.
      Sami öldü.

      ✨ special word message

      Sami öldü.

      Sami died.

      Words in the English sentence

      • died : öldü
      • sami : Sami (isim)

      Explanation

      • - Sami'nin vefat ettiğini bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
      Sami biliyordu.

      ✨ special word message

      Sami biliyordu.

      Sami knew.

      Words in the English sentence

      • knew : biliyordu
      • sami : Sami (isim)

      Explanation

      • - Sami'nin bir durumdan haberdar olduğunu ifade eder.
      Sami ayrıldı. / Sami gitti.

      ✨ special word message

      Sami ayrıldı. / Sami gitti.

      Sami left.

      Words in the English sentence

      • left : sol, ayrıldı
      • sami : Sami (isim)

      Explanation

      • - Sami'nin bir mekandan çıktığını veya bir yeri terk ettiğini bildirir.
      Daha fazla biriktir. / Daha fazla tasarruf et.

      ✨ special word message

      Daha fazla biriktir. / Daha fazla tasarruf et.

      Save more.

      Words in the English sentence

      • more : daha fazla
      • save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek

      Explanation

      • - Genellikle para biriktirme veya kaynakları koruma tavsiyesidir.
      Onları kurtar. / Onları kaydet.

      ✨ special word message

      Onları kurtar. / Onları kaydet.

      Save them.

      Words in the English sentence

      • save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
      • them : onları, onlara

      Explanation

      • - Bir grubu tehlikeden kurtarmak veya verileri saklamak için kullanılır.
      Merhaba de. / Selam söyle.

      ✨ special word message

      Merhaba de. / Selam söyle.

      Say hello.

      Words in the English sentence

      • hello : merhaba, selam
      • say : söylemek, demek

      Explanation

      • - Birine selam vermesini veya birine selam iletmesini isteyen cümledir.
      Üstümü ara. / Bilmiyorum (Argo).

      ✨ special word message

      Üstümü ara. / Bilmiyorum (Argo).

      Search me.

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • search : aramak, araştırmak

      Explanation

      • - Hem fiziksel arama talebi hem de "hiçbir fikrim yok" anlamında deyimsel bir ifadedir.
      Yukarıya bakınız.

      ✨ special word message

      Yukarıya bakınız.

      See above.

      Words in the English sentence

      • above : üzerinde, yukarıda
      • see : görmek, anlamak

      Explanation

      • - Yazılı metinlerde daha önceki bir bölüme atıfta bulunmak için kullanılır.
      Aşağıya bakınız.

      ✨ special word message

      Aşağıya bakınız.

      See below.

      Words in the English sentence

      • below : altında, aşağıda
      • see : görmek, anlamak

      Explanation

      • - Metnin ilerleyen kısımlarındaki bir bilgiye yönlendirme yapar.
      Şarap mı satıyorsun?

      ✨ special word message

      Şarap mı satıyorsun?

      Sell wine?

      Words in the English sentence

      • sell : satmak
      • wine : şarap

      Explanation

      • - Birinin şarap satışı yapıp yapmadığını sorgulayan kısa sorudur.
      Cidden mi? / Şaka mı yapıyorsun?

      ✨ special word message

      Cidden mi? / Şaka mı yapıyorsun?

      Seriously?

      Words in the English sentence

      • seriously : cidden, ciddi bir şekilde

      Explanation

      • - Şaşkınlık veya inanmama durumunda verilen tepki sorusudur.
      O ağladı. (Dişil)

      ✨ special word message

      O ağladı. (Dişil)

      She cried.

      Words in the English sentence

      • cried : ağladı
      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - Bir kadının ağlama eylemini gerçekleştirdiğini bildirir.
      O biliyor. (Dişil)

      ✨ special word message

      O biliyor. (Dişil)

      She knows.

      Words in the English sentence

      • knows : bilir
      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - Üçüncü şahıs bir kadının bir konuya hakim olduğunu belirtir.
      O okur. / O okuyor. (Dişil)

      ✨ special word message

      O okur. / O okuyor. (Dişil)

      She reads.

      Words in the English sentence

      • reads : okur
      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - Bir kadının okuma alışkanlığını veya şu anki eylemini ifade eder.
      O kötü. (Dişil)

      ✨ special word message

      O kötü. (Dişil)

      She's bad.

      Words in the English sentence

      • bad : kötü

      Explanation

      • - Bir kadının karakterinin veya durumunun kötü olduğunu belirtir.
      O şarkı söyler. (Dişil)

      ✨ special word message

      O şarkı söyler. (Dişil)

      She sings.

      Words in the English sentence

      • she : o (kadın)
      • sings : şarkı söyler

      Explanation

      • - Bir kadının şarkı söyleme yeteneğini veya eylemini bildirir.
      O uyudu. (Dişil)

      ✨ special word message

      O uyudu. (Dişil)

      She slept.

      Words in the English sentence

      • she : o (kadın)
      • slept : uyudu

      Explanation

      • - Bir kadının uyuma eyleminin tamamlandığını ifade eder.
      O yaşlı! (Dişil)

      ✨ special word message

      O yaşlı! (Dişil)

      She's old!

      Words in the English sentence

      • old : eski, yaşlı

      Explanation

      • - Bir kadının yaşının ileri olduğunu vurgulayan cümledir.
      O ıslak. (Dişil)

      ✨ special word message

      O ıslak. (Dişil)

      She's wet.

      Words in the English sentence

      • wet : ıslak

      Explanation

      • - Bir kadının (veya dişi bir canlının) islandığını belirtir.
      O denedi. (Dişil)

      ✨ special word message

      O denedi. (Dişil)

      She tried.

      Words in the English sentence

      • she : o (kadın)
      • tried : denedi, çalıştı

      Explanation

      • - Bir kadının bir işi başarmak için çaba gösterdiğini bildirir.
      O dener. / O çabalıyor. (Dişil)

      ✨ special word message

      O dener. / O çabalıyor. (Dişil)

      She tries.

      Words in the English sentence

      • she : o (kadın)
      • tries : dener, denemeler

      Explanation

      • - Bir kadının sürekli veya şu anki çabasını ifade eder.
      O yürür. / O yürüyor. (Dişil)

      ✨ special word message

      O yürür. / O yürüyor. (Dişil)

      She walks.

      Words in the English sentence

      • she : o (kadın)
      • walks : yürür, yürüyüşler

      Explanation

      • - Bir kadının yürüme eylemini gerçekleştirdiğini belirtir.
      Bunu imzala.

      ✨ special word message

      Bunu imzala.

      Sign this.

      Words in the English sentence

      • sign : imzalamak, işaret, tabela
      • this : bu

      Explanation

      • - Bir belgenin imzalanmasını isteyen resmi veya gayriresmi komuttur.
      Yanıma otur.

      ✨ special word message

      Yanıma otur.

      Sit by me.

      Words in the English sentence

      • by : tarafından, yanında, ile
      • me : beni, bana
      • sit : oturmak

      Explanation

      • - Birini kendi yanındaki boş yere davet eden cümledir.
      Kıpırdamadan otur.

      ✨ special word message

      Kıpırdamadan otur.

      Sit still.

      Words in the English sentence

      • sit : oturmak
      • still : hala, henüz, durgun

      Explanation

      • - Otururken hareket edilmemesi gerektiğini bildiren uyarıdır.
      Oraya otur.

      ✨ special word message

      Oraya otur.

      Sit there.

      Words in the English sentence

      • sit : oturmak
      • there : orada

      Explanation

      • - Belirli bir yeri oturma alanı olarak gösteren komuttur.
      Beklemede kal. / Olduğun yerde dur.

      ✨ special word message

      Beklemede kal. / Olduğun yerde dur.

      Sit tight.

      Words in the English sentence

      • sit : oturmak
      • tight : sıkı, dar

      Explanation

      • - Bir durum netleşene kadar sabırla beklemeyi ifade eden deyimdir.
      Yavaşla!

      ✨ special word message

      Yavaşla!

      Slow down!

      Words in the English sentence

      • down : aşağı
      • slow : yavaş

      Explanation

      • - Hızın düşürülmesi gerektiğini bildiren ünlemdir.
      Ne bisiklet ama! / Bir bisiklet.

      ✨ special word message

      Ne bisiklet ama! / Bir bisiklet.

      Some bike.

      Words in the English sentence

      • bike : bisiklet
      • some : biraz, bazı

      Explanation

      • - Hem herhangi bir bisikleti hem de etkileyici bir bisikleti niteleyebilir.
      Bazı haberler. / Bir haber.

      ✨ special word message

      Bazı haberler. / Bir haber.

      Some news.

      Words in the English sentence

      • news : haber, haberler
      • some : biraz, bazı

      Explanation

      • - Belirli bir miktarda veya içerikteki bilgiyi ifade eder.
      Açıkça konuş! / Sesini yükselt!

      ✨ special word message

      Açıkça konuş! / Sesini yükselt!

      Speak out!

      Words in the English sentence

      • out : dışarı, dışarıda
      • speak : konuşmak

      Explanation

      • - Fikirlerini çekinmeden söylemesi için yapılan teşviktir.
      Şimdi başla.

      ✨ special word message

      Şimdi başla.

      Start now.

      Words in the English sentence

      • now : şimdi
      • start : başlamak, başlangıç

      Explanation

      • - Bir işe hemen girişilmesi gerektiğini bildiren talimattır.
      Uzak dur.

      ✨ special word message

      Uzak dur.

      Stay away.

      Words in the English sentence

      • away : uzak, uzakta
      • stay : kalmak

      Explanation

      • - Mesafeyi koruması ve yaklaşmaması gerektiğini belirten uyarıdır.
      Geri dur.

      ✨ special word message

      Geri dur.

      Stay back.

      Words in the English sentence

      • back : geri, arka, sırt
      • stay : kalmak

      Explanation

      • - Güvenlik veya başka nedenlerle geride kalmasını emreder.
      Sakin kal!

      ✨ special word message

      Sakin kal!

      Stay calm!

      Words in the English sentence

      • calm : sakin
      • stay : kalmak

      Explanation

      • - Kontrolü elden bırakmaması için verilen telkindir.
      Sakinliğini koru. / Havalı kal.

      ✨ special word message

      Sakinliğini koru. / Havalı kal.

      Stay cool.

      Words in the English sentence

      • cool : serin, havalı
      • stay : kalmak

      Explanation

      • - Hem serinkanlı olmayı hem de tarzını bozmamayı ifade eder.
      Eğil! / Kalkma!

      ✨ special word message

      Eğil! / Kalkma!

      Stay down!

      Words in the English sentence

      • down : aşağı
      • stay : kalmak

      Explanation

      • - Tehlike anında yerinde kalmasını veya başını eğmesini isteyen komuttur.
      Burada kal.

      ✨ special word message

      Burada kal.

      Stay here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • stay : kalmak

      Explanation

      • - Mevcut konumdan ayrılmamasını isteyen direktiftir.
      Evde kal.

      ✨ special word message

      Evde kal.

      Stay home.

      Words in the English sentence

      • home : ev, yuva
      • stay : kalmak

      Explanation

      • - Dışarı çıkmamasını ve evde vakit geçirmesini önerir.
      Zayıf kal.

      ✨ special word message

      Zayıf kal.

      Stay thin.

      Words in the English sentence

      • stay : kalmak
      • thin : ince, zayıf

      Explanation

      • - Formunu koruması ve kilo almaması yönünde bir temenni veya tavsiyedir.
      Geriye doğru bir adım at.

      ✨ special word message

      Geriye doğru bir adım at.

      Step back.

      Words in the English sentence

      • back : geri, arka, sırt
      • step : adım, basamak

      Explanation

      • - Fiziksel olarak bir adım geri çekilmesini isteyen komuttur.
      Burada dur.

      ✨ special word message

      Burada dur.

      Stop here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • - Tam olarak bulunulan noktada durulması gerektiğini belirtir.
      Onu bırak. / Onu yapmayı kes.

      ✨ special word message

      Onu bırak. / Onu yapmayı kes.

      Stop that.

      Words in the English sentence

      • stop : durmak, durak
      • that : o, şu

      Explanation

      • - Rahatsız edici bir eylemin sonlandırılmasını ister.
      Onları durdur.

      ✨ special word message

      Onları durdur.

      Stop them.

      Words in the English sentence

      • stop : durmak, durak
      • them : onları, onlara

      Explanation

      • - Hareket halindeki bir grubu veya olayı engelleme emridir.
      Kendine iyi bak.

      ✨ special word message

      Kendine iyi bak.

      Take care.

      Words in the English sentence

      • care : bakım, önemsemek
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • - Vedalarda kullanılan yaygın bir iyi dilek ifadesidir.
      Benimkini al.

      ✨ special word message

      Benimkini al.

      Take mine.

      Words in the English sentence

      • mine : benimki, maden
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • - Kendi eşyasını karşı tarafa teklif ederken kullanılır.
      Devral. / Yönetimi ele al.

      ✨ special word message

      Devral. / Yönetimi ele al.

      Take over.

      Words in the English sentence

      • over : üzerinde, bitti
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • - Bir işin veya sorumluluğun kontrolünün geçmesini ifade eder.
      Al bakalım! / Şunu al.

      ✨ special word message

      Al bakalım! / Şunu al.

      Take that.

      Words in the English sentence

      • take : almak, götürmek
      • that : o, şu

      Explanation

      • - Bir darbe indirirken veya bir şeyi uzatırken söylenebilir.
      Bunu al.

      ✨ special word message

      Bunu al.

      Take this.

      Words in the English sentence

      • take : almak, götürmek
      • this : bu

      Explanation

      • - Eldeki bir nesneyi karşı tarafa verirken söylenen cümledir.
      Onlara anlat. / Onlara söyle.

      ✨ special word message

      Onlara anlat. / Onlara söyle.

      Tell them.

      Words in the English sentence

      • tell : söylemek, anlatmak
      • them : onları, onlara

      Explanation

      • - Bilginin başkalarına aktarılmasını isteyen komuttur.
      Şükürler olsun. / Tanrı'ya şükür.

      ✨ special word message

      Şükürler olsun. / Tanrı'ya şükür.

      Thank God.

      Words in the English sentence

      • god : tanrı, Allah
      • thank : teşekkür etmek

      Explanation

      • - Rahatlama veya minnet anlarında kullanılan ünlemdir.
      Teşekkür ederim.

      ✨ special word message

      Teşekkür ederim.

      Thank you.

      Words in the English sentence

      • thank : teşekkür etmek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - En temel nezaket ve minnet ifadesidir.
      İşte bu kadar. / Hepsi bu.

      ✨ special word message

      İşte bu kadar. / Hepsi bu.

      That's it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir işin bittiğini veya konunun kapandığını belirtir.
      O benim.

      ✨ special word message

      O benim.

      That's me.

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Bir fotoğrafta veya tanımlamada kendini teşhis ederken kullanılır.
      Sorun değil. / Tamam.

      ✨ special word message

      Sorun değil. / Tamam.

      That's OK.

      Words in the English sentence

      • ok : tamam

      Explanation

      • - Bir hatayı affederken veya durumu onaylarken kullanılır.
      Sonra ne oldu? / Peki ya sonra?

      ✨ special word message

      Sonra ne oldu? / Peki ya sonra?

      Then what?

      Words in the English sentence

      • then : o zaman, sonra
      • what : ne

      Explanation

      • - Bir hikayenin veya planın devamını sorgulayan sorudur.
      Geldiler.

      ✨ special word message

      Geldiler.

      They came.

      Words in the English sentence

      • came : geldi
      • they : onlar

      Explanation

      • - Bir grubun ulaştığını bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
      Düştüler.

      ✨ special word message

      Düştüler.

      They fell.

      Words in the English sentence

      • fell : düştü
      • they : onlar

      Explanation

      • - Birden fazla kişinin veya nesnenin yere düştüğünü bildirir.
      Ayrıldılar. / Gittiler.

      ✨ special word message

      Ayrıldılar. / Gittiler.

      They left.

      Words in the English sentence

      • left : sol, ayrıldı
      • they : onlar

      Explanation

      • - Bir grubun mekanı terk ettiğini ifade eder.
      Yalan söylediler.

      ✨ special word message

      Yalan söylediler.

      They lied.

      Words in the English sentence

      • lied : yalan söyledi
      • they : onlar

      Explanation

      • - Bir grubun gerçeği sakladığını belirten suçlayıcı cümledir.
      Kaybettiler.

      ✨ special word message

      Kaybettiler.

      They lost.

      Words in the English sentence

      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • they : onlar

      Explanation

      • - Bir yarışmada veya mücadelede yenildiklerini bildirir.
      Şarkı söylerler. / Şarkı söylüyorlar.

      ✨ special word message

      Şarkı söylerler. / Şarkı söylüyorlar.

      They sing.

      Words in the English sentence

      • sing : şarkı söylemek
      • they : onlar

      Explanation

      • - Bir grubun müzikal eylemini ifade eder.
      Yüzdüler.

      ✨ special word message

      Yüzdüler.

      They swam.

      Words in the English sentence

      • swam : yüzdü
      • they : onlar

      Explanation

      • - Yüzme eyleminin geçmişte yapıldığını bildirir.
      Yüzerler. / Yüzüyorlar.

      ✨ special word message

      Yüzerler. / Yüzüyorlar.

      They swim.

      Words in the English sentence

      • swim : yüzmek
      • they : onlar

      Explanation

      • - Bir grubun yüzme eylemini veya genel yeteneğini belirtir.
      Bu kadar mı?

      ✨ special word message

      Bu kadar mı?

      This much?

      Words in the English sentence

      • much : çok
      • this : bu

      Explanation

      • - Miktarın azlığını veya çokluğunu hayretle sorgular.
      Zaman uçup gitti.

      ✨ special word message

      Zaman uçup gitti.

      Time flew.

      Words in the English sentence

      • flew : uçtu
      • time : zaman, vakit

      Explanation

      • - Vaktin çok hızlı geçtiğini anlatan mecazi ifadedir.
      Tom önemsedi.

      ✨ special word message

      Tom önemsedi.

      Tom cared.

      Words in the English sentence

      • cared : önemsedi, ilgilendi
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un bir konuya ilgi veya şefkat gösterdiğini bildirir.
      Tom önemser. / Tom'un umurunda.

      ✨ special word message

      Tom önemser. / Tom'un umurunda.

      Tom cares.

      Words in the English sentence

      • cares : önemser, ilgilenir
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un şu anki ilgi veya endişe durumunu belirtir.
      Tom ağladı.

      ✨ special word message

      Tom ağladı.

      Tom cried.

      Words in the English sentence

      • cried : ağladı
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un üzüntüsünü dile getiren geçmiş zaman eylemidir.
      Tom içti.

      ✨ special word message

      Tom içti.

      Tom drank.

      Words in the English sentence

      • drank : içti
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un bir sıvı tükettiğini ifade eder.
      Tom sürdü. / Tom arabayla gitti.

      ✨ special word message

      Tom sürdü. / Tom arabayla gitti.

      Tom drove.

      Words in the English sentence

      • drove : sürdü
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Araç kullanma eyleminin Tom tarafından yapıldığını bildirir.
      Tom büyüyor.

      ✨ special word message

      Tom büyüyor.

      Tom grows.

      Words in the English sentence

      • grows : büyür
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un fiziksel gelişimi veya bitki yetiştirmesini ifade edebilir.
      Tom duydu.

      ✨ special word message

      Tom duydu.

      Tom heard.

      Words in the English sentence

      • heard : duydu, duyulmuş
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un bir ses veya haberi işittiğini belirtir.
      Tom içeride.

      ✨ special word message

      Tom içeride.

      Tom is in.

      Words in the English sentence

      • in : içinde
      • is : dır, dir
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un bir mekanda veya bir oyunun/işin içinde olduğunu bildirir.
      Tom iyi.

      ✨ special word message

      Tom iyi.

      Tom is OK.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • ok : tamam
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un sağlık veya genel durumunun yolunda olduğunu belirtir.
      Tom ayakta. / Tom uyandı.

      ✨ special word message

      Tom ayakta. / Tom uyandı.

      Tom is up.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • tom : Tom
      • up : yukarı

      Explanation

      • - Tom'un uykudan kalktığını veya üst katta olduğunu ifade edebilir.
      Tom biliyor.

      ✨ special word message

      Tom biliyor.

      Tom knows.

      Words in the English sentence

      • knows : bilir
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un bilgi sahibi olduğu durumu vurgular.
      Tom hareket etti. / Tom taşındı.

      ✨ special word message

      Tom hareket etti. / Tom taşındı.

      Tom moved.

      Words in the English sentence

      • moved : hareket etti, taşındı
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Hem yer değiştirme hem de ev değiştirme anlamına gelebilir.
      Tom harika. / Tom sallar (müzik anlamında).

      ✨ special word message

      Tom harika. / Tom sallar (müzik anlamında).

      Tom rocks.

      Words in the English sentence

      • rocks : kayalar
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un çok başarılı veya etkileyici olduğunu belirten takdir ifadesidir.
      Tom şişman.

      ✨ special word message

      Tom şişman.

      Tom's fat.

      Words in the English sentence

      • fat : şişman, yağ

      Explanation

      • - Tom'un fiziksel kilosunu niteleyen cümledir.
      Tom şarkı söyler.

      ✨ special word message

      Tom şarkı söyler.

      Tom sings.

      Words in the English sentence

      • sings : şarkı söyler
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un şarkı söyleme eylemini veya yeteneğini belirtir.
      Tom uyudu.

      ✨ special word message

      Tom uyudu.

      Tom slept.

      Words in the English sentence

      • slept : uyudu
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un dinlenme eylemini gerçekleştirdiğini bildirir.
      Tom kızgın. / Tom deli.

      ✨ special word message

      Tom kızgın. / Tom deli.

      Tom's mad.

      Words in the English sentence

      • mad : deli, kızgın

      Explanation

      • - Tom'un öfkeli veya akıl sağlığının yerinde olmadığını niteleyebilir.
      Tom konuştu.

      ✨ special word message

      Tom konuştu.

      Tom spoke.

      Words in the English sentence

      • spoke : konuştu
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un sessizliğini bozduğunu veya bir beyanda bulunduğunu bildirir.
      Tom üzgün.

      ✨ special word message

      Tom üzgün.

      Tom's sad.

      Words in the English sentence

      • sad : üzgün

      Explanation

      • - Tom'un mutsuz ruh halini ifade eder.
      Tom utangaç.

      ✨ special word message

      Tom utangaç.

      Tom's shy.

      Words in the English sentence

      • shy : utangaç

      Explanation

      • - Tom'un çekingen karakter yapısını niteleyen cümledir.
      Tom ayağa kalktı. / Tom durdu.

      ✨ special word message

      Tom ayağa kalktı. / Tom durdu.

      Tom stood.

      Words in the English sentence

      • stood : durdu
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un ayakta durma eylemini gerçekleştirdiğini belirtir.
      Tom yüzer.

      ✨ special word message

      Tom yüzer.

      Tom swims.

      Words in the English sentence

      • swims : yüzer
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un yüzme bildiğini veya şu an yüzdüğünü ifade eder.
      Tom küfretti. / Tom yemin etti.

      ✨ special word message

      Tom küfretti. / Tom yemin etti.

      Tom swore.

      Words in the English sentence

      • swore : yemin etti, küfretti
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Hem kötü söz söylemek hem de resmi bir söz vermek anlamına gelebilir.
      Tom denedi.

      ✨ special word message

      Tom denedi.

      Tom tried.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • tried : denedi, çalıştı

      Explanation

      • - Tom'un çaba gösterdiğini bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
      Tom dener. / Tom çabalıyor.

      ✨ special word message

      Tom dener. / Tom çabalıyor.

      Tom tries.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • tries : dener, denemeler

      Explanation

      • - Tom'un süreklilik arz eden çabasını ifade eder.
      Tom oy kullandı.

      ✨ special word message

      Tom oy kullandı.

      Tom voted.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • voted : oy verdi

      Explanation

      • - Tom'un bir seçimde tercihini belirttiğini bildirir.
      Tom yürür.

      ✨ special word message

      Tom yürür.

      Tom walks.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • walks : yürür, yürüyüşler

      Explanation

      • - Tom'un yürüme eylemini veya alışkanlığını belirtir.
      Tom el salladı.

      ✨ special word message

      Tom el salladı.

      Tom waved.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • waved : el salladı, dalgalandı

      Explanation

      • - Tom'un birine el işaretiyle selam verdiğini bildirir.
      Tom çalışır. / Tom çalışıyor.

      ✨ special word message

      Tom çalışır. / Tom çalışıyor.

      Tom works.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • works : çalışır, eserler

      Explanation

      • - Tom'un iş hayatını veya şu anki meşguliyetini ifade eder.
      Çok tatlı.

      ✨ special word message

      Çok tatlı.

      Too sweet.

      Words in the English sentence

      • sweet : tatlı
      • too : de, da, çok fazla

      Explanation

      • - Hem lezzet olarak şekerli olmayı hem de birinin sevimliliğini niteleyebilir.
      Tercüme et. / Çevir.

      ✨ special word message

      Tercüme et. / Çevir.

      Translate.

      Words in the English sentence

      • translate : çevirmek, tercüme etmek

      Explanation

      • - Bir metnin başka bir dile çevrilmesini isteyen komuttur.