İyi. / Güzel.
✨ special word message
İyi. / Güzel.
It's good.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir şeyin kalitesinin veya durumunun tatmin edici olduğunu belirtir.
Zor. / Sert.
✨ special word message
Zor. / Sert.
It's hard.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hem fiziksel sertliği hem de bir işin güçlüğünü ifade edebilir.
Burada.
✨ special word message
Burada.
It's here.
Words in the English sentence
Explanation
- - Aranan veya bahsedilen nesnenin konumunu bildirmek için kullanılır.
Onun. (Dişil)
✨ special word message
Onun. (Dişil)
It's hers.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir nesnenin bir kadına ait olduğunu belirten iyelik ifadesidir.
Kocaman. / Çok büyük.
✨ special word message
Kocaman. / Çok büyük.
It's huge.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir nesnenin boyutunun normalden çok daha büyük olduğunu vurgular.
Geç oldu.
✨ special word message
Geç oldu.
It's late.
Words in the English sentence
Explanation
- - Zamanın ilerlediğini veya bir randevu saatinin geçtiğini belirtir.
Kayboldu. / Kayıp.
✨ special word message
Kayboldu. / Kayıp.
It's lost.
Words in the English sentence
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
Explanation
- - Bir nesnenin nerede olduğunun bilinmediğini ifade eder.
Kokuyor.
✨ special word message
Kokuyor.
It smells.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- smells : kokar
Explanation
- - Genellikle kötü bir kokunun yayıldığını belirtmek için kullanılır.
Gülümsedi.
✨ special word message
Gülümsedi.
It smiled.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- smiled : gülümsedi
Explanation
- - Cansız bir varlığın veya bir hayvanın gülümseme eylemini (mecazi veya gerçek) ifade eder.
Benim.
✨ special word message
Benim.
It's mine.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir nesnenin kendisine ait olduğunu vurgulayan iyelik cümlesidir.
Hoş. / Güzel.
✨ special word message
Hoş. / Güzel.
It's nice.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumun veya nesnenin göze veya kulağa hoş geldiğini belirtir.
Kar yağdı.
✨ special word message
Kar yağdı.
It snowed.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- snowed : kar yağdı
Explanation
- - Geçmişte kar yağışı eyleminin gerçekleştiğini bildiren doğa olayı cümlesidir.
Tamam. / Sorun değil.
✨ special word message
Tamam. / Sorun değil.
It's okay.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir teklifi kabul ederken veya bir hatayı affederken kullanılır.
Açık.
✨ special word message
Açık.
It's open.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir kapının, pencerenin veya dükkanın açık olma durumunu ifade eder.
Bizim.
✨ special word message
Bizim.
It's ours.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir nesnenin konuşmacı ve yanındakilere ait olduğunu belirtir.
Bitti.
✨ special word message
Bitti.
It's over.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir sürecin, ilişkinin veya olayın tamamen sona erdiğini vurgular.
Gerçek.
✨ special word message
Gerçek.
It's real.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir şeyin sahte olmadığını, hakiki olduğunu belirtir.
O kum.
✨ special word message
O kum.
It's sand.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir maddenin ne olduğunu tanımlayan basit isim cümlesidir.
O hasta. / İğrenç (Argo).
✨ special word message
O hasta. / İğrenç (Argo).
It's sick.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir canlının hastalığını veya argo kullanımda "iğrenç/sapıkça" durumları niteleyebilir.
Vakti geldi.
✨ special word message
Vakti geldi.
It's time.
Words in the English sentence
Explanation
- - Beklenen bir eylemin yapılma saatinin ulaştığını bildirir.
Doğru.
✨ special word message
Doğru.
It's true.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir bilginin veya iddianın gerçeği yansıttığını teyit eder.
Ilık. / Sıcak.
✨ special word message
Ilık. / Sıcak.
It's warm.
Words in the English sentence
Explanation
- - Rahatsız etmeyecek derecedeki sıcaklık durumunu ifade eder.
Bu iş. / Bu bir iş.
✨ special word message
Bu iş. / Bu bir iş.
It's work.
Words in the English sentence
Explanation
- - Yapılan eylemin bir eğlence değil, bir görev olduğunu belirtir.
İyiydi. / Fena değildi.
✨ special word message
İyiydi. / Fena değildi.
It was OK.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- ok : tamam
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte yaşanmış bir olayın veya durumun kabul edilebilir olduğunu belirtir.
İşe yaradı. / Çalıştı.
✨ special word message
İşe yaradı. / Çalıştı.
It worked.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- worked : çalıştı
Explanation
- - Bir yöntemin veya cihazın başarılı olduğunu bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
Kaybettim.
✨ special word message
Kaybettim.
I've lost.
Words in the English sentence
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
Explanation
- - Bir yarışmada veya oyunda yenildiğini belirten "I have lost" kalıbıdır.
Onu istiyorum.
✨ special word message
Onu istiyorum.
I want it.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- want : istemek
Explanation
- - Belirli bir nesneye veya duruma karşı duyulan isteği ifade eder.
Şişmandım.
✨ special word message
Şişmandım.
I was fat.
Words in the English sentence
- fat : şişman, yağ
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- - Kişinin geçmişteki fiziksel durumunu niteleyen cümledir.
Hastaydım.
✨ special word message
Hastaydım.
I was ill.
Words in the English sentence
- i : ben
- ill : hasta
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte sağlık durumunun kötü olduğunu bildiren cümledir.
Kızgındım. / Deliydim.
✨ special word message
Kızgındım. / Deliydim.
I was mad.
Words in the English sentence
- i : ben
- mad : deli, kızgın
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte öfkeli olma veya akıl dışı davranma durumunu belirtir.
Yeniydim.
✨ special word message
Yeniydim.
I was new.
Words in the English sentence
- i : ben
- new : yeni
- was : idi, oldu
Explanation
- - Bir yerde veya görevde acemi/yeni olunan zamanı ifade eder.
Dışarıdaydım.
✨ special word message
Dışarıdaydım.
I was out.
Words in the English sentence
- i : ben
- out : dışarı, dışarıda
- was : idi, oldu
Explanation
- - O an bulunulan yerde olmadığını, dışarıda olduğunu belirtir.
Üzgündüm.
✨ special word message
Üzgündüm.
I was sad.
Words in the English sentence
- i : ben
- sad : üzgün
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişteki mutsuzluk halini ifade eden temel cümledir.
Utangaçtım.
✨ special word message
Utangaçtım.
I was shy.
Words in the English sentence
- i : ben
- shy : utangaç
- was : idi, oldu
Explanation
- - Kişinin geçmişteki karakter yapısını veya o anki çekingenliğini belirtir.
Islaktım.
✨ special word message
Islaktım.
I was wet.
Words in the English sentence
- i : ben
- was : idi, oldu
- wet : ıslak
Explanation
- - Geçmişte vücudunun veya kıyafetlerinin ıslanmış olduğunu ifade eder.
Gideceğim.
✨ special word message
Gideceğim.
I will go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- - Gelecekte bir yere gideceğine dair kesin niyet bildirir.
Uyandım.
✨ special word message
Uyandım.
I woke up.
Words in the English sentence
- i : ben
- up : yukarı
- woke : uyandı
Explanation
- - Uyku halinin sona erdiğini bildiren geçmiş zaman eylemidir.
Aşağı atla.
✨ special word message
Aşağı atla.
Jump down.
Words in the English sentence
- down : aşağı
- jump : zıplamak, atlamak
Explanation
- - Birinden yüksek bir yerden aşağıya doğru zıplamasını isteyen emir cümlesidir.
Sadece gel.
✨ special word message
Sadece gel.
Just come.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- just : sadece, henüz
Explanation
- - Başka bir şey yapmadan veya getirmeden sadece gelmesini rica eder.
Sadece dua et.
✨ special word message
Sadece dua et.
Just pray.
Words in the English sentence
- just : sadece, henüz
- pray : dua etmek
Explanation
- - Tek çarenin veya yapılması gerekenin dua etmek olduğunu tavsiye eder.
Sadece yüz.
✨ special word message
Sadece yüz.
Just swim.
Words in the English sentence
- just : sadece, henüz
- swim : yüzmek
Explanation
- - Kişiyi başka bir şey düşünmeden yüzmeye teşvik eden komuttur.
Sadece bu mu?
✨ special word message
Sadece bu mu?
Just that?
Words in the English sentence
- just : sadece, henüz
- that : o, şu
Explanation
- - Bir şeyin miktarını veya kapsamını az bularak sorulan sorudur.
Sadece bekle!
✨ special word message
Sadece bekle!
Just wait!
Words in the English sentence
- just : sadece, henüz
- wait : beklemek
Explanation
- - Sabırlı olmayı veya bir şeyi görmeyi beklemesi gerektiğini vurgular.
Uzak dur.
✨ special word message
Uzak dur.
Keep away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- keep : tutmak, korumak
Explanation
- - Birine veya bir şeye yaklaşılmaması gerektiğini bildiren uyarıdır.
Geri dur. / Geride kal.
✨ special word message
Geri dur. / Geride kal.
Keep back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- keep : tutmak, korumak
Explanation
- - Bir tehlike veya durum karşısında mesafeyi korumasını ister.
Sakin ol. / Sakinliğini koru.
✨ special word message
Sakin ol. / Sakinliğini koru.
Keep calm.
Words in the English sentence
- calm : sakin
- keep : tutmak, korumak
Explanation
- - Heyecanlanmamayı veya panik yapmamayı tavsiye eden telkin cümlesidir.
Sakin kal. / Havalı dur.
✨ special word message
Sakin kal. / Havalı dur.
Keep cool.
Words in the English sentence
- cool : serin, havalı
- keep : tutmak, korumak
Explanation
- - Hem soğukkanlı olmayı hem de tarzını bozmamayı ifade edebilir.
Aşağıda dur. / Eğil.
✨ special word message
Aşağıda dur. / Eğil.
Keep down.
Words in the English sentence
- down : aşağı
- keep : tutmak, korumak
Explanation
- - Görülmemek veya korunmak için alçak bir seviyede kalmayı emreder.
Onu sakla. / Sende kalsın.
✨ special word message
Onu sakla. / Sende kalsın.
Keep that.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- that : o, şu
Explanation
- - Bir nesnenin karşı tarafta kalmasına izin verildiğini belirtir.
Onları sakla. / Onlar sende kalsın.
✨ special word message
Onları sakla. / Onlar sende kalsın.
Keep them.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- them : onları, onlara
Explanation
- - Birden fazla nesnenin karşı tarafta kalabileceğini ifade eder.
Bunu sakla. / Bu sende kalsın.
✨ special word message
Bunu sakla. / Bu sende kalsın.
Keep this.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- this : bu
Explanation
- - Yakındaki bir nesnenin karşı tarafa verildiğini veya emanet edildiğini belirtir.
Sıcak tut. / Üşüme.
✨ special word message
Sıcak tut. / Üşüme.
Keep warm.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- warm : ılık, sıcak
Explanation
- - Isıyı korumayı veya vücudu sıcak tutacak önlemler almayı tavsiye eder.
Onları öldür.
✨ special word message
Onları öldür.
Kill them.
Words in the English sentence
- kill : öldürmek
- them : onları, onlara
Explanation
- - Birden fazla varlığın yok edilmesini emreden çok sert bir ifadedir.
Son çağrı!
✨ special word message
Son çağrı!
Last call!
Words in the English sentence
- call : aramak, çağırmak
- last : son, geçen
Explanation
- - Genellikle uçuşlar veya etkinlikler için yapılan en son duyuruyu belirtir.
Onu bırak. / Onu terket. (Dişil)
✨ special word message
Onu bırak. / Onu terket. (Dişil)
Leave her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- leave : ayrılmak, terk etmek
Explanation
- - Bir kadını rahat bırakmasını veya ondan ayrılmasını söyleyen emir cümlesidir.
Onu bırak. / Onu terket. (Eril)
✨ special word message
Onu bırak. / Onu terket. (Eril)
Leave him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- leave : ayrılmak, terk etmek
Explanation
- - Bir erkeği rahat bırakmasını veya ondan ayrılmasını isteyen komuttur.
Şimdi git. / Hemen ayrıl.
✨ special word message
Şimdi git. / Hemen ayrıl.
Leave now.
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- now : şimdi
Explanation
- - Vakit kaybetmeden bulunulan yerden çıkılmasını emreder.
Tom'u bırak. / Tom'dan ayrıl.
✨ special word message
Tom'u bırak. / Tom'dan ayrıl.
Leave Tom.
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- tom : Tom
Explanation
- - Tom isimli kişiyi rahat bırakmasını veya onunla ilişkisini kesmesini söyler.
Bırak öyle kalsın. / Kurcalama.
✨ special word message
Bırak öyle kalsın. / Kurcalama.
Let it be.
Words in the English sentence
- be : olmak
- it : o, onu
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Bir durumu akışına bırakmayı ve müdahale etmemeyi öneren felsefi ifadedir.
Bırak gitsin. / Üstünde durma.
✨ special word message
Bırak gitsin. / Üstünde durma.
Let it go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- it : o, onu
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Bir şeyi serbest bırakmayı veya bir konuyu dert etmeyi bırakmayı ifade eder.
Beni rahat bırak. / Kendi halime bırak.
✨ special word message
Beni rahat bırak. / Kendi halime bırak.
Let me be.
Words in the English sentence
- be : olmak
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - Kişinin yalnız kalma veya müdahale edilmeme isteğini belirtir.
Bırak gideyim. / Beni sal.
✨ special word message
Bırak gideyim. / Beni sal.
Let me go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - Bir engelleme karşısında serbest kalma talebini ifade eder.
Beni içeri al.
✨ special word message
Beni içeri al.
Let me in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - Bir mekana girmek için izin isteyen veya kapıyı açmasını bekleyen kişinin cümlesidir.
Hadi soralım.
✨ special word message
Hadi soralım.
Let's ask.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir konuda bilgi almak için birine danışmayı teklif eden yapıdır.
Hadi bakalım. / Bir görelim.
✨ special word message
Hadi bakalım. / Bir görelim.
Let's see.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumu incelemek veya sonucunu beklemek için kullanılan ifadedir.
Hadi kayak yapalım.
✨ special word message
Hadi kayak yapalım.
Let's ski.
Words in the English sentence
- ski : kayak, kayak yapmak
Explanation
- - Kayak yapma aktivitesine davet eden teklif cümlesidir.
Hadi deneyelim.
✨ special word message
Hadi deneyelim.
Let's try.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir işi yapmaya girişmeyi veya test etmeyi teklif eder.
Gidmemize izin ver. / Bizi bırak.
✨ special word message
Gidmemize izin ver. / Bizi bırak.
Let us go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- let : izin vermek, bırakmak
- us : bize, bizi
Explanation
- - Birden fazla kişinin serbest bırakılma veya ayrılma talebidir.
Bizi içeri al.
✨ special word message
Bizi içeri al.
Let us in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- let : izin vermek, bırakmak
- us : bize, bizi
Explanation
- - Bir grubun içeriye girmesi için yapılan taleptir.
Kıpırdamadan yat.
✨ special word message
Kıpırdamadan yat.
Lie still.
Words in the English sentence
- lie : yalan, uzanmak
- still : hala, henüz, durgun
Explanation
- - Uzanırken hareket etmemesi gerektiğini bildiren komuttur.
Dinleyin. / Kulak verin.
✨ special word message
Dinleyin. / Kulak verin.
Listen up.
Words in the English sentence
- listen : dinlemek
- up : yukarı
Explanation
- - Dikkatleri toplamak ve önemli bir duyuru yapmak için kullanılır.
Başka yöne bak. / Bakışlarını kaçır.
✨ special word message
Başka yöne bak. / Bakışlarını kaçır.
Look away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Bir şeye bakmamasını veya gözlerini çevirmesini isteyen emir cümlesidir.
Arkana bak. / Geçmişe bak.
✨ special word message
Arkana bak. / Geçmişe bak.
Look back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Hem fiziksel olarak geriye bakmayı hem de geçmişi hatırlamayı ifade edebilir.
Buraya bak.
✨ special word message
Buraya bak.
Look here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Dikkati belirli bir noktaya veya nesneye çekmek için kullanılır.
John'u sev.
✨ special word message
John'u sev.
Love John.
Words in the English sentence
- john : John
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - John'a karşı sevgi beslemesi yönünde bir tavsiye veya komuttur.
Mary öldü.
✨ special word message
Mary öldü.
Mary died.
Words in the English sentence
- died : öldü
- mary : Mary (Özel isim)
Explanation
- - Mary isimli birinin vefat ettiğini bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
Mary yalan söyledi.
✨ special word message
Mary yalan söyledi.
Mary lied.
Words in the English sentence
- lied : yalan söyledi
- mary : Mary (Özel isim)
Explanation
- - Mary'nin gerçeği söylemediğini belirten geçmiş zaman ifadesidir.
Mary şarkı söyledi.
✨ special word message
Mary şarkı söyledi.
Mary sang.
Words in the English sentence
- mary : Mary (Özel isim)
- sang : şarkı söyledi (sing geçmiş hali)
Explanation
- - Mary'nin şarkı söyleme eylemini gerçekleştirdiğini bildirir.
Yiyebilir miyim?
✨ special word message
Yiyebilir miyim?
May I eat?
Words in the English sentence
- eat : yemek, yemek yemek
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
Explanation
- - Yemek yemek için izin isteyen nazik soru kalıbıdır.
Geri çekil. / Geriye git.
✨ special word message
Geri çekil. / Geriye git.
Move back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- move : hareket etmek, taşınmak
Explanation
- - Birinin konumunu geriye doğru değiştirmesini isteyen komuttur.
Yana kay. / Kenara çekil.
✨ special word message
Yana kay. / Kenara çekil.
Move over.
Words in the English sentence
- move : hareket etmek, taşınmak
- over : üzerinde, bitti
Explanation
- - Birine yer açmak için kenara doğru kaymasını söyleyen ifadedir.
Gelecek yıl. / Önümüzdeki sene.
✨ special word message
Gelecek yıl. / Önümüzdeki sene.
Next year.
Words in the English sentence
- next : sonraki, bitişik
- year : yıl, sene
Explanation
- - Bir olayın gerçekleşeceği zaman dilimini belirten zarf tamlamasıdır.
İyi fikir.
✨ special word message
İyi fikir.
Nice idea.
Words in the English sentence
- idea : fikir
- nice : hoş, güzel
Explanation
- - Sunulan bir önerinin beğenildiğini ifade eden onay cümlesidir.
İyi atış! / Güzel vuruş!
✨ special word message
İyi atış! / Güzel vuruş!
Nice shot!
Words in the English sentence
- nice : hoş, güzel
- shot : atış, vuruş, vuruldu
Explanation
- - Spor veya oyunlarda başarılı bir hamleyi övmek için kullanılır.
Ücretsiz. / Ücret alınmaz.
✨ special word message
Ücretsiz. / Ücret alınmaz.
No charge.
Words in the English sentence
- charge : ücret, şarj etmek, suçlamak
- no : hayır
Explanation
- - Bir hizmet veya mal için ödeme yapılması gerekmediğini belirtir.
Önemli değil. / Fark etmez.
✨ special word message
Önemli değil. / Fark etmez.
No matter.
Words in the English sentence
- matter : mesele, madde, önemli olmak
- no : hayır
Explanation
- - Bir durumun ciddiye alınmamasını veya önemsiz olduğunu belirtir.
İyice not et. / İyi belle.
✨ special word message
İyice not et. / İyi belle.
Note well.
Words in the English sentence
- note : not
- well : iyi, kuyu
Explanation
- - Bir bilginin çok önemli olduğunu ve unutulmaması gerektiğini vurgular.
Şimdi dur! / Artık kes!
✨ special word message
Şimdi dur! / Artık kes!
Now, stop!
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir eylemin o anda derhal durdurulmasını isteyen sert bir uyarıdır.
Besbelli. / Açıkçası.
✨ special word message
Besbelli. / Açıkçası.
Obviously.
Words in the English sentence
- obviously : açıkça, belli ki
Explanation
- - Bir durumun herkesçe görülebilir ve tartışmasız olduğunu ifade eder.
Tabii ki. / Elbette.
✨ special word message
Tabii ki. / Elbette.
Of course.
Words in the English sentence
- course : kurs, ders, gidişat
- of : aitlik bildiren edat, -ın/-in
Explanation
- - Bir onayı veya kesinlik bildiren cevabı ifade eden yaygın kalıptır.
Anlıyorum. / Ha, anladım.
✨ special word message
Anlıyorum. / Ha, anladım.
Oh, I see.
Words in the English sentence
- i : ben
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Yeni alınan bir bilgiyi kavradığını belirten tepki ifadesidir.
Aman Tanrım!
✨ special word message
Aman Tanrım!
Oh my God!
Words in the English sentence
- god : tanrı, Allah
- my : benim
- oh : oh, ya
Explanation
- - Şaşkınlık, korku veya heyecan anlarında kullanılan ünlemdir.
Hadi canım! / Yapma lütfen!
✨ special word message
Hadi canım! / Yapma lütfen!
Oh please!
Words in the English sentence
- oh : oh, ya
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Hem yalvarma hem de bir söze inanmadığını/saçma bulduğunu ifade edebilir.
Ah, pardon. / Üzgünüm.
✨ special word message
Ah, pardon. / Üzgünüm.
Oh, sorry.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hafif bir hata karşısında anlık özür dileme ifadesidir.
Bir kez daha!
✨ special word message
Bir kez daha!
Once more!
Words in the English sentence
- more : daha fazla
- once : bir kez
Explanation
- - Bir eylemin tekrarlanması isteğini vurgulayan ünlemdir.
Ateş aç!
✨ special word message
Ateş aç!
Open fire!
Words in the English sentence
- fire : ateş, yangın, kovmak
- open : açık, açmak
Explanation
- - Silahlı bir çatışmada saldırı emri vermek için kullanılan askeri komuttur.
Şimdi sipariş ver.
✨ special word message
Şimdi sipariş ver.
Order now.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- order : düzen, emir, sipariş
Explanation
- - Alışverişlerde veya restoranlarda eyleme geçmeye teşvik eden ifadedir.
Burada! / Tam burada!
✨ special word message
Burada! / Tam burada!
Over here!
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- over : üzerinde, bitti
Explanation
- - Birinin veya bir şeyin tam yerini işaret etmek için seslenilen ünlemdir.
Maç başlasın! / Topu oyna!
✨ special word message
Maç başlasın! / Topu oyna!
Play ball!
Words in the English sentence
- ball : top, balo
- play : oynamak, oyun
Explanation
- - Özellikle beyzbolda oyunun başladığını bildiren geleneksel komuttur.
Lütfen git.
✨ special word message
Lütfen git.
Please go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Birinden ayrılmasını nazikçe rica eden cümle kalıbıdır.