O sevilirdi / seviliyordu.
✨ special word message
O sevilirdi / seviliyordu.
She was liked.
Words in the English sentence
- liked : beğendi, sevdi
- she : o (kadın)
- was : idi, oldu
Explanation
- "Be + V3" (Passive Voice) yapısının geçmiş zaman halidir; öznenin başkaları tarafından sevildiğini bildirir.
Şanslıydı.
✨ special word message
Şanslıydı.
She was lucky.
Words in the English sentence
- lucky : şanslı
- she : o (kadın)
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişteki bir durumu niteleyen "was" + sıfat (lucky) yapısıdır.
Yalan söylüyordu.
✨ special word message
Yalan söylüyordu.
She was lying.
Words in the English sentence
- lying : yalan söylüyor, uzanıyor
- she : o (kadın)
- was : idi, oldu
Explanation
- "Past Continuous" (Geçmiş Zamanın Hikayesi) ile geçmişte devam eden bir eylemi bildirir.
Saftı / toydı.
✨ special word message
Saftı / toydı.
She was naive.
Words in the English sentence
- naive : saf, deneyimsiz
- she : o (kadın)
- was : idi, oldu
Explanation
- Bir karakter özelliğini geçmiş zamanla tanımlayan isim cümlesidir.
Haklıydı.
✨ special word message
Haklıydı.
She was right.
Words in the English sentence
- right : doğru, hak, sağ
- she : o (kadın)
- was : idi, oldu
Explanation
- Öznenin geçmişteki bir düşüncesinin veya durumunun doğruluğunu belirtir.
Hatalıydı / yanılıyordu.
✨ special word message
Hatalıydı / yanılıyordu.
She was wrong.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- was : idi, oldu
- wrong : yanlış
Explanation
- "Right" kelimesinin zıt anlamlısı olan "wrong" sıfatıyla kurulan durum cümlesidir.
Gençti.
✨ special word message
Gençti.
She was young.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- was : idi, oldu
- young : genç
Explanation
- Geçmişteki bir yaş dönemini belirten temel isim cümlesidir.
Eve gitti.
✨ special word message
Eve gitti.
She went home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- she : o (kadın)
- went : gitti
Explanation
- "Go" fiilinin düzensiz geçmiş zaman hali olan "went" kullanılmıştır.
Gelecek.
✨ special word message
Gelecek.
She will come.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- she : o (kadın)
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Gelecek zaman ("will") ile bir eylemin gerçekleşeceğini bildirir.
Çalışacak.
✨ special word message
Çalışacak.
She will work.
Words in the English sentence
- she : o (kadın)
- will : vasiyet, irade, -ecek
- work : çalışmak, iş
Explanation
- Üçüncü tekil şahıs için gelecek zaman bildiren eylem cümlesidir.
Gelmeli miyim?
✨ special word message
Gelmeli miyim?
Should I come?
Words in the English sentence
- come : gelmek
- i : ben
- should : meli/malı (gereklilik)
Explanation
- "Should" yardımcı fiili ile tavsiye veya gereklilik soran soru kalıbıdır.
Şarkı söylemeli miyim?
✨ special word message
Şarkı söylemeli miyim?
Should I sing?
Words in the English sentence
- i : ben
- should : meli/malı (gereklilik)
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- Bir eylemi yapıp yapmama konusunda görüş isteyen soru yapısıdır.
Kalmalı mıyım?
✨ special word message
Kalmalı mıyım?
Should I stay?
Words in the English sentence
- i : ben
- should : meli/malı (gereklilik)
- stay : kalmak
Explanation
- Mevcut konumda kalıp kalmama kararını sorgulayan sorudur.
Söylemeli miyim?
✨ special word message
Söylemeli miyim?
Should I tell?
Words in the English sentence
- i : ben
- should : meli/malı (gereklilik)
- tell : söylemek, anlatmak
Explanation
- Bilginin paylaşılıp paylaşılmaması üzerine tavsiye isteyen yapıdır.
Beklemeli miyim?
✨ special word message
Beklemeli miyim?
Should I wait?
Words in the English sentence
- i : ben
- should : meli/malı (gereklilik)
- wait : beklemek
Explanation
- Zamanlama konusunda onay veya tavsiye isteyen soru cümlesidir.
Koşmalı mıyız?
✨ special word message
Koşmalı mıyız?
Should we run?
Words in the English sentence
- run : koşmak, çalıştırmak
- should : meli/malı (gereklilik)
- we : biz
Explanation
- Bir grup için ortak eylem gerekliliğini sorgulayan "should we" yapısıdır.
Onu bana göster.
✨ special word message
Onu bana göster.
Show it to me.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- me : beni, bana
- show : göstermek, şov
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- "Show" fiili ile nesne ("it") ve dolaylı tümleç ("to me") içeren emirdir.
Onu bize göster.
✨ special word message
Onu bize göster.
Show it to us.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- show : göstermek, şov
- to : -e, -a (yönelme)
- us : bize, bizi
Explanation
- Çoğul nesne zamiri "us" (bize) ile kurulan talimat cümlesidir.
Bana tekrar göster.
✨ special word message
Bana tekrar göster.
Show me again.
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- me : beni, bana
- show : göstermek, şov
Explanation
- Eylemin yinelenmesini isteyen zarf ("again") içeren emir cümlesidir.
Seninkini bana göster!
✨ special word message
Seninkini bana göster!
Show me yours!
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- show : göstermek, şov
- yours : seninki, sizinki
Explanation
- İyelik zamiri "yours" (seninki) ile kurulan vurgulu talep cümlesidir.
Kendini göster / ortaya çık.
✨ special word message
Kendini göster / ortaya çık.
Show yourself.
Words in the English sentence
- show : göstermek, şov
- yourself : kendin
Explanation
- Dönüşlü zamir "yourself" ile kişinin gizlenmemesini isteyen emirdir.
Kitabı kapat.
✨ special word message
Kitabı kapat.
Shut the book.
Words in the English sentence
- book : kitap
- shut : kapatmak, kapalı
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- "Shut" (kapatmak) fiiliyle belirli bir nesneye yönelik talimattır.
Kapıyı kapat.
✨ special word message
Kapıyı kapat.
Shut the door.
Words in the English sentence
- door : kapı
- shut : kapatmak, kapalı
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- Günlük hayatta sıkça kullanılan temel bir emir cümlesidir.
Bahçe kapısını / geçidi kapat.
✨ special word message
Bahçe kapısını / geçidi kapat.
Shut the gate.
Words in the English sentence
- gate : kapı, geçit
- shut : kapatmak, kapalı
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- Dış mekan kapıları ("gate") için kullanılan kapatma emridir.
Emredersiniz komutanım! / Evet efendim!
✨ special word message
Emredersiniz komutanım! / Evet efendim!
Sir, yes, sir!
Words in the English sentence
Explanation
- Askeri bir onaylama veya aşırı resmiyet bildiren kalıplaşmış ifadedir.
Geri (yerine) otur.
✨ special word message
Geri (yerine) otur.
Sit back down.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- down : aşağı
- sit : oturmak
Explanation
- Ayağa kalkan birinin tekrar oturmasını isteyen yönergedir.
Yanıma otur.
✨ special word message
Yanıma otur.
Sit beside me.
Words in the English sentence
- beside : yanında
- me : beni, bana
- sit : oturmak
Explanation
- "Beside" (yanında) edatı ile konum belirten davet veya emirdir.
Otur, Tom.
✨ special word message
Otur, Tom.
Sit down, Tom.
Words in the English sentence
Explanation
- Özel bir isme hitaben söylenen oturma eylemi talimatıdır.
Buraya yakın otur.
✨ special word message
Buraya yakın otur.
Sit near here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- near : yakın
- sit : oturmak
Explanation
- "Near here" (buralarda/buraya yakın) zarf öbeği ile mesafe belirten emirdir.
Kayak yapmak eğlencelidir.
✨ special word message
Kayak yapmak eğlencelidir.
Skiing is fun.
Words in the English sentence
- fun : eğlence, eğlenceli
- is : dır, dir
- skiing : kayak yapma
Explanation
- Bir aktiviteyi (Gerund - Skiing) niteleyen genel isim cümlesidir.
Daha erken uyu.
✨ special word message
Daha erken uyu.
Sleep earlier.
Words in the English sentence
- earlier : daha önce
- sleep : uyumak, uyku
Explanation
- Kıyaslama zarfı "earlier" (daha erken) ile verilen tavsiye/emir cümlesidir.
Kar beyazdır.
✨ special word message
Kar beyazdır.
Snow is white.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- snow : kar, kar yağmak
- white : beyaz
Explanation
- Genel bir doğa gerçeğini ifade eden temel isim cümlesidir.
Birisi geldi.
✨ special word message
Birisi geldi.
Somebody came.
Words in the English sentence
- came : geldi
- somebody : birisi, biri
Explanation
- Belgisiz zamir "somebody" (birisi) ile kurulan geçmiş zaman cümlesidir.
Şu bilgisayara bak! / Ne bilgisayar ama!
✨ special word message
Şu bilgisayara bak! / Ne bilgisayar ama!
Some computer.
Words in the English sentence
- computer : bilgisayar
- some : biraz, bazı
Explanation
- Bağlama göre hayranlık veya küçümseme içeren eksiltili bir ifadedir.
Bazı balıklar uçar.
✨ special word message
Bazı balıklar uçar.
Some fish fly.
Words in the English sentence
- fish : balık
- fly : uçmak, sinek
- some : biraz, bazı
Explanation
- Genel bir biyolojik gerçeği belirten geniş zaman cümlesidir.
Bazıları hayatta kaldı.
✨ special word message
Bazıları hayatta kaldı.
Some survived.
Words in the English sentence
- some : biraz, bazı
- survived : hayatta kaldı
Explanation
- "Some" (bazıları) öznesiyle bir grubun kurtuluşunu bildiren cümledir.
Üzgünüm, benim hatam.
✨ special word message
Üzgünüm, benim hatam.
Sorry, my bad.
Words in the English sentence
Explanation
- "My bad" (benim hatam) günlük dilde yaygın kullanılan bir özür kalıbıdır.
Net / anlaşılır konuş.
✨ special word message
Net / anlaşılır konuş.
Speak clearly.
Words in the English sentence
- clearly : açıkça, net bir şekilde
- speak : konuşmak
Explanation
- "Clearly" (anlaşılır bir şekilde) zarfı ile konuşma biçimini belirleyen emirdir.
İtalyanca konuş!
✨ special word message
İtalyanca konuş!
Speak Italian!
Words in the English sentence
- italian : İtalyan, İtalyanca
- speak : konuşmak
Explanation
- Dil kullanımı için verilen doğrudan talimat cümlesidir.
Lütfen konuş.
✨ special word message
Lütfen konuş.
Speak, please.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- Konuşmaya teşvik eden nazik bir rica veya emirdir.
Sessizce konuş.
✨ special word message
Sessizce konuş.
Speak quietly.
Words in the English sentence
- quietly : sessizce
- speak : konuşmak
Explanation
- Ses tonunun düşürülmesini isteyen "quietly" zarflı talimattır.
Daha yüksek sesle konuş, Tom.
✨ special word message
Daha yüksek sesle konuş, Tom.
Speak up, Tom.
Words in the English sentence
- speak : konuşmak
- tom : Tom
Explanation
- "Speak up" (sesini yükseltmek) öbek fiili ile kurulan bir emirdir.
Benimle konuş.
✨ special word message
Benimle konuş.
Speak with me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- speak : konuşmak
- with : ile, beraber
Explanation
- İletişim kurma talebini belirten eylem cümlesidir.
Rahat! (Askeri terim)
✨ special word message
Rahat! (Askeri terim)
Stand at ease!
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- ease : kolaylık, rahatlatmak
- stand : ayakta durmak, katlanmak
Explanation
- Askerlikte hazır ol durumundan çıkmayı bildiren komuttur.
Sıraya gir.
✨ special word message
Sıraya gir.
Stand in line.
Words in the English sentence
- in : içinde
- line : satır, çizgi, hat
- stand : ayakta durmak, katlanmak
Explanation
- "In line" (sırada) edat öbeği ile kurulan düzenleme emridir.
Ayağa kalk, Tom.
✨ special word message
Ayağa kalk, Tom.
Stand up, Tom.
Words in the English sentence
- stand : ayakta durmak, katlanmak
- tom : Tom
Explanation
- Fiziksel olarak ayağa kalkılmasını isteyen doğrudan talimattır.
Koşmaya başla.
✨ special word message
Koşmaya başla.
Start running.
Words in the English sentence
- running : koşuyor, çalışan
- start : başlamak, başlangıç
Explanation
- "Start" fiilinden sonra gelen eylem "-ing" takısı alarak (Gerund) kullanılır.
Şarkı söylemeye başla.
✨ special word message
Şarkı söylemeye başla.
Start singing.
Words in the English sentence
- singing : şarkı söylüyor, şarkı söyleme
- start : başlamak, başlangıç
Explanation
- Bir eylemin başlatılmasını isteyen emir cümlesi yapısıdır.
Arabayı çalıştır.
✨ special word message
Arabayı çalıştır.
Start the car.
Words in the English sentence
- car : araba
- start : başlamak, başlangıç
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- Motorlu bir aracı faaliyete geçirme talimatıdır.
Yazmaya başla.
✨ special word message
Yazmaya başla.
Start writing.
Words in the English sentence
- start : başlamak, başlangıç
- writing : yazıyor, yazı
Explanation
- Yazma eyleminin başlatılması için verilen komuttur.
Bir an (biraz) kal.
✨ special word message
Bir an (biraz) kal.
Stay a moment.
Words in the English sentence
- a : bir
- moment : an, moment
- stay : kalmak
Explanation
- Ayrılmak üzere olan birine yapılan kısa süreli kalma ricasıdır.
Orada kal (içeride kal).
✨ special word message
Orada kal (içeride kal).
Stay in there.
Words in the English sentence
- in : içinde
- stay : kalmak
- there : orada
Explanation
- Belirli bir kapalı alan içinde kalınmasını isteyen emirdir.
İrtibatta kalalım / Haberdeşelim.
✨ special word message
İrtibatta kalalım / Haberdeşelim.
Stay in touch.
Words in the English sentence
- in : içinde
- stay : kalmak
- touch : dokunmak, temas
Explanation
- İletişimin kopmamasını dileyen kalıplaşmış bir veda ifadesidir.
Pozitif kal / Olumlu düşün.
✨ special word message
Pozitif kal / Olumlu düşün.
Stay positive.
Words in the English sentence
- positive : pozitif, olumlu
- stay : kalmak
Explanation
- Motive edici, ruh halini korumaya yönelik bir telkindir.
Birlikte kalın / Bir arada durun.
✨ special word message
Birlikte kalın / Bir arada durun.
Stay together.
Words in the English sentence
- stay : kalmak
- together : birlikte
Explanation
- Grup bütünlüğünün korunmasını isteyen talimattır.
Onunla (kadınla) kal.
✨ special word message
Onunla (kadınla) kal.
Stay with her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- stay : kalmak
- with : ile, beraber
Explanation
- Refakat etme veya yanında bulunma emridir.
Onunla (erkekle) kal.
✨ special word message
Onunla (erkekle) kal.
Stay with him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- stay : kalmak
- with : ile, beraber
Explanation
- Üçüncü tekil erkek şahıs nesne zamiri "him" kullanılmıştır.
Tom ile kal.
✨ special word message
Tom ile kal.
Stay with Tom.
Words in the English sentence
- stay : kalmak
- tom : Tom
- with : ile, beraber
Explanation
- Belirli bir kişiyle kalınmasını isteyen doğrudan emirdir.
Hayal kurmayı bırak.
✨ special word message
Hayal kurmayı bırak.
Stop dreaming.
Words in the English sentence
- dreaming : rüya görüyor, hayal kuruyor
- stop : durmak, durak
Explanation
- "Stop" fiilinden sonra gelen eylem "-ing" takısı alarak sonlandırmayı bildirir.
Kumar oynamayı bırak.
✨ special word message
Kumar oynamayı bırak.
Stop gambling.
Words in the English sentence
- gambling : kumar
- stop : durmak, durak
Explanation
- Kötü bir alışkanlığın sonlandırılması için verilen emirdir.
Gülmeyi kes!
✨ special word message
Gülmeyi kes!
Stop laughing!
Words in the English sentence
- laughing : gülüyor
- stop : durmak, durak
Explanation
- Vurgulu bir şekilde eylemin durdurulmasını isteyen ünlem cümlesidir.
Ateş etmeyi bırak.
✨ special word message
Ateş etmeyi bırak.
Stop shooting.
Words in the English sentence
- shooting : ateş etme, çekim
- stop : durmak, durak
Explanation
- Genellikle çatışma anlarında kullanılan durdurma komutudur.
Bağırmayı kes.
✨ special word message
Bağırmayı kes.
Stop shouting.
Words in the English sentence
- shouting : bağırıyor
- stop : durmak, durak
Explanation
- Gürültülü eylemin sonlandırılmasını isteyen emir yapısıdır.
Ders çalışmayı bırak!
✨ special word message
Ders çalışmayı bırak!
Stop studying!
Words in the English sentence
- stop : durmak, durak
- studying : çalışıyor, çalışma
Explanation
- Çalışma eylemine ara verilmesi veya sonlandırılması için ünlemli emir.
Şu arabayı durdur.
✨ special word message
Şu arabayı durdur.
Stop that car.
Words in the English sentence
- car : araba
- stop : durmak, durak
- that : o, şu
Explanation
- Hareket halindeki bir nesnenin ("that car") durdurulması emridir.
Bunu hemen (şimdi) bırak / kes.
✨ special word message
Bunu hemen (şimdi) bırak / kes.
Stop that now.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- stop : durmak, durak
- that : o, şu
Explanation
- Yapılan bir davranışın derhal sonlandırılması için verilen kesin emir.
Endişelenmeyi bırak.
✨ special word message
Endişelenmeyi bırak.
Stop worrying.
Words in the English sentence
- stop : durmak, durak
- worrying : endişe verici
Explanation
- Kaygı durumunun sonlandırılmasına yönelik teselli edici emir.
Bizimle çalış!
✨ special word message
Bizimle çalış!
Study with us!
Words in the English sentence
- study : çalışmak, ders çalışmak
- us : bize, bizi
- with : ile, beraber
Explanation
- Birlikte ders çalışma veya araştırma yapma davetidir.
Olur böyle şeyler / Olacağı varmış.
✨ special word message
Olur böyle şeyler / Olacağı varmış.
Stuff happens.
Words in the English sentence
- happens : olur
- stuff : şeyler, eşya
Explanation
- Kötü olayları kabullenmek için kullanılan deyimsel bir ifadedir.
Nasıl istersen / Paşa gönlün bilir.
✨ special word message
Nasıl istersen / Paşa gönlün bilir.
Suit yourself.
Words in the English sentence
- suit : takım elbise, uygun olmak
- yourself : kendin
Explanation
- Karşıdakinin seçimine (genelde biraz sitemle) karışılmayacağını bildirir.
Tabii, neden olmasın.
✨ special word message
Tabii, neden olmasın.
Sure, why not.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- why : neden, niçin
Explanation
- Bir teklifi onaylarken kullanılan günlük konuşma kalıbıdır.
Tatlı intikam.
✨ special word message
Tatlı intikam.
Sweet revenge.
Words in the English sentence
- revenge : intikam
- sweet : tatlı
Explanation
- Fiili olmayan, durumu niteleyen bir isim tamlamasıdır.
Onu kapat (şalteri/düğmeyi).
✨ special word message
Onu kapat (şalteri/düğmeyi).
Switch it off.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- off : kapalı
- switch : düğme, şalter, değiştirmek
Explanation
- Elektronik cihazlar için kullanılan "switch off" öbek fiilidir.
Bir nefes al.
✨ special word message
Bir nefes al.
Take a breath.
Words in the English sentence
- a : bir
- breath : nefes
- take : almak, götürmek
Explanation
- Sakinleşmek veya dinlenmek için verilen temel talimattır.
Bir şans ver / Risk al.
✨ special word message
Bir şans ver / Risk al.
Take a chance.
Words in the English sentence
- a : bir
- chance : şans, fırsat
- take : almak, götürmek
Explanation
- Fırsatı değerlendirmeyi veya risk almayı öneren kalıptır.
Bir kurabiye al.
✨ special word message
Bir kurabiye al.
Take a cookie.
Words in the English sentence
- a : bir
- cookie : kurabiye
- take : almak, götürmek
Explanation
- İkramda bulunurken kullanılan sunum cümlesidir.
Sıra numarası al.
✨ special word message
Sıra numarası al.
Take a number.
Words in the English sentence
- a : bir
- number : numara, sayı
- take : almak, götürmek
Explanation
- Sıra beklenen yerlerde kullanılan yönlendirme emridir.
Duş al.
✨ special word message
Duş al.
Take a shower.
Words in the English sentence
- a : bir
- shower : duş
- take : almak, götürmek
Explanation
- Kişisel temizlik eylemi için kullanılan yaygın kalıptır.
Onu (kadını) geri götür / geri al.
✨ special word message
Onu (kadını) geri götür / geri al.
Take her back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- her : ona, onu, onun
- take : almak, götürmek
Explanation
- Bağlama göre birini eski yerine götürmek veya barışmak anlamındadır.
Onu eve götür.
✨ special word message
Onu eve götür.
Take her home.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- home : ev, yuva
- take : almak, götürmek
Explanation
- Bir kadının evine ulaştırılması talimatıdır.
Onu (erkeği) götürün / uzaklaştırın.
✨ special word message
Onu (erkeği) götürün / uzaklaştırın.
Take him away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- him : ona, onu
- take : almak, götürmek
Explanation
- Birinin ortamdan çıkarılmasını isteyen emir cümlesidir.
Onu geri götür / geri al.
✨ special word message
Onu geri götür / geri al.
Take him back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- him : ona, onu
- take : almak, götürmek
Explanation
- Eski konuma veya duruma döndürme eylemidir.
Onu eve götür.
✨ special word message
Onu eve götür.
Take him home.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- home : ev, yuva
- take : almak, götürmek
Explanation
- Bir erkeğin evine bırakılması veya götürülmesi emridir.
İlaç iç / kullan.
✨ special word message
İlaç iç / kullan.
Take medicine.
Words in the English sentence
- medicine : ilaç, tıp
- take : almak, götürmek
Explanation
- Sağlık için ilaç tüketilmesi gerektiğini belirten kalıptır.
Beni oraya götür.
✨ special word message
Beni oraya götür.
Take me there.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- take : almak, götürmek
- there : orada
Explanation
- Bir yere ulaşım talebi bildiren emir cümlesidir.
Atımı al.
✨ special word message
Atımı al.
Take my horse.
Words in the English sentence
- horse : at
- my : benim
- take : almak, götürmek
Explanation
- Sahiplik sıfatı "my" (benim) ile kurulan bir sunum/emir cümlesidir.
Sadece bir tane al.
✨ special word message
Sadece bir tane al.
Take only one.
Words in the English sentence
- one : bir
- only : sadece, yalnızca
- take : almak, götürmek
Explanation
- Miktar kısıtlaması ("only one") getiren talimat cümlesidir.
Bu çantayı al.
✨ special word message
Bu çantayı al.
Take this bag.
Words in the English sentence
- bag : çanta
- take : almak, götürmek
- this : bu
Explanation
- İşaret sıfatı "this" (bu) ile yakındaki bir nesneyi almayı söyler.
Bu kutuyu al.
✨ special word message
Bu kutuyu al.
Take this box.
Words in the English sentence
- box : kutu
- take : almak, götürmek
- this : bu
Explanation
- Nesne taşıma veya alma talimatıdır.
Tom'u eve götür.
✨ special word message
Tom'u eve götür.
Take Tom home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- take : almak, götürmek
- tom : Tom
Explanation
- Özel ismi ("Tom") hedef alan eve bırakma talimatıdır.
Bizi oraya götür.
✨ special word message
Bizi oraya götür.
Take us there.
Words in the English sentence
- take : almak, götürmek
- there : orada
- us : bize, bizi
Explanation
- Çoğul nesne zamiri "us" (bizi) ile kurulan ulaşım talebidir.
Laf karın doyurmaz / Konuşmak kolaydır.
✨ special word message
Laf karın doyurmaz / Konuşmak kolaydır.
Talk is cheap.
Words in the English sentence
- cheap : ucuz
- is : dır, dir
- talk : konuşmak
Explanation
- Eylemin sözden daha önemli olduğunu belirten bir atasözü/deyimdir.
Ona (kadına) bunu söyle.
✨ special word message
Ona (kadına) bunu söyle.
Tell her that.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- tell : söylemek, anlatmak
- that : o, şu
Explanation
- Bir mesajın iletilmesini isteyen aktarma emridir.
Ona (erkeğe) bunu söyle.
✨ special word message
Ona (erkeğe) bunu söyle.
Tell him that.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- tell : söylemek, anlatmak
- that : o, şu
Explanation
- "That" zamiri ile belirli bir durumun aktarılması istenir.
Bana tekrar anlat / söyle.
✨ special word message
Bana tekrar anlat / söyle.
Tell me again.
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- me : beni, bana
- tell : söylemek, anlatmak
Explanation
- Bilginin doğrulanması veya tekrarlanması için yapılan ridadır.
Bana sonra söyle.
✨ special word message
Bana sonra söyle.
Tell me later.
Words in the English sentence
- later : daha sonra
- me : beni, bana
- tell : söylemek, anlatmak
Explanation
- "Later" (daha sonra) zaman zarfı ile eylemi erteleyen emirdir.
Onlara nedenini söyle.
✨ special word message
Onlara nedenini söyle.
Tell them why.
Words in the English sentence
- tell : söylemek, anlatmak
- them : onları, onlara
- why : neden, niçin
Explanation
- Gerekçenin ("why") başkalarıyla paylaşılmasını isteyen yapıdır.
Tom'a bunu söyle.
✨ special word message
Tom'a bunu söyle.
Tell Tom that.
Words in the English sentence
- tell : söylemek, anlatmak
- that : o, şu
- tom : Tom
Explanation
- Tom'un bir konudan haberdar edilmesini isteyen talimattır.
Yine de teşekkürler.
✨ special word message
Yine de teşekkürler.
Thanks anyway.
Words in the English sentence
- anyway : her neyse, her halükarda
- thanks : teşekkürler
Explanation
- Yardım girişimi sonuçsuz kalsa dahi gösterilen nezaket ifadesidir.
Teşekkürler, canım/tatlım.
✨ special word message
Teşekkürler, canım/tatlım.
Thanks, honey.
Words in the English sentence
Explanation
- Samimi ilişkilerde kullanılan bir teşekkür ve hitap kalıbıdır.