Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      O sevilirdi / seviliyordu.

      ✨ special word message

      O sevilirdi / seviliyordu.

      She was liked.

      Words in the English sentence

      • liked : beğendi, sevdi
      • she : o (kadın)
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • "Be + V3" (Passive Voice) yapısının geçmiş zaman halidir; öznenin başkaları tarafından sevildiğini bildirir.
      Şanslıydı.

      ✨ special word message

      Şanslıydı.

      She was lucky.

      Words in the English sentence

      • lucky : şanslı
      • she : o (kadın)
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • Geçmişteki bir durumu niteleyen "was" + sıfat (lucky) yapısıdır.
      Yalan söylüyordu.

      ✨ special word message

      Yalan söylüyordu.

      She was lying.

      Words in the English sentence

      • lying : yalan söylüyor, uzanıyor
      • she : o (kadın)
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • "Past Continuous" (Geçmiş Zamanın Hikayesi) ile geçmişte devam eden bir eylemi bildirir.
      Saftı / toydı.

      ✨ special word message

      Saftı / toydı.

      She was naive.

      Words in the English sentence

      • naive : saf, deneyimsiz
      • she : o (kadın)
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • Bir karakter özelliğini geçmiş zamanla tanımlayan isim cümlesidir.
      Haklıydı.

      ✨ special word message

      Haklıydı.

      She was right.

      Words in the English sentence

      • right : doğru, hak, sağ
      • she : o (kadın)
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • Öznenin geçmişteki bir düşüncesinin veya durumunun doğruluğunu belirtir.
      Hatalıydı / yanılıyordu.

      ✨ special word message

      Hatalıydı / yanılıyordu.

      She was wrong.

      Words in the English sentence

      • she : o (kadın)
      • was : idi, oldu
      • wrong : yanlış

      Explanation

      • "Right" kelimesinin zıt anlamlısı olan "wrong" sıfatıyla kurulan durum cümlesidir.
      Gençti.

      ✨ special word message

      Gençti.

      She was young.

      Words in the English sentence

      • she : o (kadın)
      • was : idi, oldu
      • young : genç

      Explanation

      • Geçmişteki bir yaş dönemini belirten temel isim cümlesidir.
      Eve gitti.

      ✨ special word message

      Eve gitti.

      She went home.

      Words in the English sentence

      • home : ev, yuva
      • she : o (kadın)
      • went : gitti

      Explanation

      • "Go" fiilinin düzensiz geçmiş zaman hali olan "went" kullanılmıştır.
      Gelecek.

      ✨ special word message

      Gelecek.

      She will come.

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • she : o (kadın)
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • Gelecek zaman ("will") ile bir eylemin gerçekleşeceğini bildirir.
      Çalışacak.

      ✨ special word message

      Çalışacak.

      She will work.

      Words in the English sentence

      • she : o (kadın)
      • will : vasiyet, irade, -ecek
      • work : çalışmak, iş

      Explanation

      • Üçüncü tekil şahıs için gelecek zaman bildiren eylem cümlesidir.
      Gelmeli miyim?

      ✨ special word message

      Gelmeli miyim?

      Should I come?

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • i : ben
      • should : meli/malı (gereklilik)

      Explanation

      • "Should" yardımcı fiili ile tavsiye veya gereklilik soran soru kalıbıdır.
      Şarkı söylemeli miyim?

      ✨ special word message

      Şarkı söylemeli miyim?

      Should I sing?

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • should : meli/malı (gereklilik)
      • sing : şarkı söylemek

      Explanation

      • Bir eylemi yapıp yapmama konusunda görüş isteyen soru yapısıdır.
      Kalmalı mıyım?

      ✨ special word message

      Kalmalı mıyım?

      Should I stay?

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • should : meli/malı (gereklilik)
      • stay : kalmak

      Explanation

      • Mevcut konumda kalıp kalmama kararını sorgulayan sorudur.
      Söylemeli miyim?

      ✨ special word message

      Söylemeli miyim?

      Should I tell?

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • should : meli/malı (gereklilik)
      • tell : söylemek, anlatmak

      Explanation

      • Bilginin paylaşılıp paylaşılmaması üzerine tavsiye isteyen yapıdır.
      Beklemeli miyim?

      ✨ special word message

      Beklemeli miyim?

      Should I wait?

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • should : meli/malı (gereklilik)
      • wait : beklemek

      Explanation

      • Zamanlama konusunda onay veya tavsiye isteyen soru cümlesidir.
      Koşmalı mıyız?

      ✨ special word message

      Koşmalı mıyız?

      Should we run?

      Words in the English sentence

      • run : koşmak, çalıştırmak
      • should : meli/malı (gereklilik)
      • we : biz

      Explanation

      • Bir grup için ortak eylem gerekliliğini sorgulayan "should we" yapısıdır.
      Onu bana göster.

      ✨ special word message

      Onu bana göster.

      Show it to me.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • me : beni, bana
      • show : göstermek, şov
      • to : -e, -a (yönelme)

      Explanation

      • "Show" fiili ile nesne ("it") ve dolaylı tümleç ("to me") içeren emirdir.
      Onu bize göster.

      ✨ special word message

      Onu bize göster.

      Show it to us.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • show : göstermek, şov
      • to : -e, -a (yönelme)
      • us : bize, bizi

      Explanation

      • Çoğul nesne zamiri "us" (bize) ile kurulan talimat cümlesidir.
      Bana tekrar göster.

      ✨ special word message

      Bana tekrar göster.

      Show me again.

      Words in the English sentence

      • again : tekrar, yine
      • me : beni, bana
      • show : göstermek, şov

      Explanation

      • Eylemin yinelenmesini isteyen zarf ("again") içeren emir cümlesidir.
      Seninkini bana göster!

      ✨ special word message

      Seninkini bana göster!

      Show me yours!

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • show : göstermek, şov
      • yours : seninki, sizinki

      Explanation

      • İyelik zamiri "yours" (seninki) ile kurulan vurgulu talep cümlesidir.
      Kendini göster / ortaya çık.

      ✨ special word message

      Kendini göster / ortaya çık.

      Show yourself.

      Words in the English sentence

      • show : göstermek, şov
      • yourself : kendin

      Explanation

      • Dönüşlü zamir "yourself" ile kişinin gizlenmemesini isteyen emirdir.
      Kitabı kapat.

      ✨ special word message

      Kitabı kapat.

      Shut the book.

      Words in the English sentence

      • book : kitap
      • shut : kapatmak, kapalı
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • "Shut" (kapatmak) fiiliyle belirli bir nesneye yönelik talimattır.
      Kapıyı kapat.

      ✨ special word message

      Kapıyı kapat.

      Shut the door.

      Words in the English sentence

      • door : kapı
      • shut : kapatmak, kapalı
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • Günlük hayatta sıkça kullanılan temel bir emir cümlesidir.
      Bahçe kapısını / geçidi kapat.

      ✨ special word message

      Bahçe kapısını / geçidi kapat.

      Shut the gate.

      Words in the English sentence

      • gate : kapı, geçit
      • shut : kapatmak, kapalı
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • Dış mekan kapıları ("gate") için kullanılan kapatma emridir.
      Emredersiniz komutanım! / Evet efendim!

      ✨ special word message

      Emredersiniz komutanım! / Evet efendim!

      Sir, yes, sir!

      Words in the English sentence

      • sir : efendim, beyefendi

      Explanation

      • Askeri bir onaylama veya aşırı resmiyet bildiren kalıplaşmış ifadedir.
      Geri (yerine) otur.

      ✨ special word message

      Geri (yerine) otur.

      Sit back down.

      Words in the English sentence

      • back : geri, arka, sırt
      • down : aşağı
      • sit : oturmak

      Explanation

      • Ayağa kalkan birinin tekrar oturmasını isteyen yönergedir.
      Yanıma otur.

      ✨ special word message

      Yanıma otur.

      Sit beside me.

      Words in the English sentence

      • beside : yanında
      • me : beni, bana
      • sit : oturmak

      Explanation

      • "Beside" (yanında) edatı ile konum belirten davet veya emirdir.
      Otur, Tom.

      ✨ special word message

      Otur, Tom.

      Sit down, Tom.

      Words in the English sentence

      • sit : oturmak
      • tom : Tom

      Explanation

      • Özel bir isme hitaben söylenen oturma eylemi talimatıdır.
      Buraya yakın otur.

      ✨ special word message

      Buraya yakın otur.

      Sit near here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • near : yakın
      • sit : oturmak

      Explanation

      • "Near here" (buralarda/buraya yakın) zarf öbeği ile mesafe belirten emirdir.
      Kayak yapmak eğlencelidir.

      ✨ special word message

      Kayak yapmak eğlencelidir.

      Skiing is fun.

      Words in the English sentence

      • fun : eğlence, eğlenceli
      • is : dır, dir
      • skiing : kayak yapma

      Explanation

      • Bir aktiviteyi (Gerund - Skiing) niteleyen genel isim cümlesidir.
      Daha erken uyu.

      ✨ special word message

      Daha erken uyu.

      Sleep earlier.

      Words in the English sentence

      • earlier : daha önce
      • sleep : uyumak, uyku

      Explanation

      • Kıyaslama zarfı "earlier" (daha erken) ile verilen tavsiye/emir cümlesidir.
      Kar beyazdır.

      ✨ special word message

      Kar beyazdır.

      Snow is white.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • snow : kar, kar yağmak
      • white : beyaz

      Explanation

      • Genel bir doğa gerçeğini ifade eden temel isim cümlesidir.
      Birisi geldi.

      ✨ special word message

      Birisi geldi.

      Somebody came.

      Words in the English sentence

      • came : geldi
      • somebody : birisi, biri

      Explanation

      • Belgisiz zamir "somebody" (birisi) ile kurulan geçmiş zaman cümlesidir.
      Şu bilgisayara bak! / Ne bilgisayar ama!

      ✨ special word message

      Şu bilgisayara bak! / Ne bilgisayar ama!

      Some computer.

      Words in the English sentence

      • computer : bilgisayar
      • some : biraz, bazı

      Explanation

      • Bağlama göre hayranlık veya küçümseme içeren eksiltili bir ifadedir.
      Bazı balıklar uçar.

      ✨ special word message

      Bazı balıklar uçar.

      Some fish fly.

      Words in the English sentence

      • fish : balık
      • fly : uçmak, sinek
      • some : biraz, bazı

      Explanation

      • Genel bir biyolojik gerçeği belirten geniş zaman cümlesidir.
      Bazıları hayatta kaldı.

      ✨ special word message

      Bazıları hayatta kaldı.

      Some survived.

      Words in the English sentence

      • some : biraz, bazı
      • survived : hayatta kaldı

      Explanation

      • "Some" (bazıları) öznesiyle bir grubun kurtuluşunu bildiren cümledir.
      Üzgünüm, benim hatam.

      ✨ special word message

      Üzgünüm, benim hatam.

      Sorry, my bad.

      Words in the English sentence

      • bad : kötü
      • my : benim

      Explanation

      • "My bad" (benim hatam) günlük dilde yaygın kullanılan bir özür kalıbıdır.
      Net / anlaşılır konuş.

      ✨ special word message

      Net / anlaşılır konuş.

      Speak clearly.

      Words in the English sentence

      • clearly : açıkça, net bir şekilde
      • speak : konuşmak

      Explanation

      • "Clearly" (anlaşılır bir şekilde) zarfı ile konuşma biçimini belirleyen emirdir.
      İtalyanca konuş!

      ✨ special word message

      İtalyanca konuş!

      Speak Italian!

      Words in the English sentence

      • italian : İtalyan, İtalyanca
      • speak : konuşmak

      Explanation

      • Dil kullanımı için verilen doğrudan talimat cümlesidir.
      Lütfen konuş.

      ✨ special word message

      Lütfen konuş.

      Speak, please.

      Words in the English sentence

      • please : lütfen, memnun etmek

      Explanation

      • Konuşmaya teşvik eden nazik bir rica veya emirdir.
      Sessizce konuş.

      ✨ special word message

      Sessizce konuş.

      Speak quietly.

      Words in the English sentence

      • quietly : sessizce
      • speak : konuşmak

      Explanation

      • Ses tonunun düşürülmesini isteyen "quietly" zarflı talimattır.
      Daha yüksek sesle konuş, Tom.

      ✨ special word message

      Daha yüksek sesle konuş, Tom.

      Speak up, Tom.

      Words in the English sentence

      • speak : konuşmak
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Speak up" (sesini yükseltmek) öbek fiili ile kurulan bir emirdir.
      Benimle konuş.

      ✨ special word message

      Benimle konuş.

      Speak with me.

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • speak : konuşmak
      • with : ile, beraber

      Explanation

      • İletişim kurma talebini belirten eylem cümlesidir.
      Rahat! (Askeri terim)

      ✨ special word message

      Rahat! (Askeri terim)

      Stand at ease!

      Words in the English sentence

      • at : -de, -da
      • ease : kolaylık, rahatlatmak
      • stand : ayakta durmak, katlanmak

      Explanation

      • Askerlikte hazır ol durumundan çıkmayı bildiren komuttur.
      Sıraya gir.

      ✨ special word message

      Sıraya gir.

      Stand in line.

      Words in the English sentence

      • in : içinde
      • line : satır, çizgi, hat
      • stand : ayakta durmak, katlanmak

      Explanation

      • "In line" (sırada) edat öbeği ile kurulan düzenleme emridir.
      Ayağa kalk, Tom.

      ✨ special word message

      Ayağa kalk, Tom.

      Stand up, Tom.

      Words in the English sentence

      • stand : ayakta durmak, katlanmak
      • tom : Tom

      Explanation

      • Fiziksel olarak ayağa kalkılmasını isteyen doğrudan talimattır.
      Koşmaya başla.

      ✨ special word message

      Koşmaya başla.

      Start running.

      Words in the English sentence

      • running : koşuyor, çalışan
      • start : başlamak, başlangıç

      Explanation

      • "Start" fiilinden sonra gelen eylem "-ing" takısı alarak (Gerund) kullanılır.
      Şarkı söylemeye başla.

      ✨ special word message

      Şarkı söylemeye başla.

      Start singing.

      Words in the English sentence

      • singing : şarkı söylüyor, şarkı söyleme
      • start : başlamak, başlangıç

      Explanation

      • Bir eylemin başlatılmasını isteyen emir cümlesi yapısıdır.
      Arabayı çalıştır.

      ✨ special word message

      Arabayı çalıştır.

      Start the car.

      Words in the English sentence

      • car : araba
      • start : başlamak, başlangıç
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • Motorlu bir aracı faaliyete geçirme talimatıdır.
      Yazmaya başla.

      ✨ special word message

      Yazmaya başla.

      Start writing.

      Words in the English sentence

      • start : başlamak, başlangıç
      • writing : yazıyor, yazı

      Explanation

      • Yazma eyleminin başlatılması için verilen komuttur.
      Bir an (biraz) kal.

      ✨ special word message

      Bir an (biraz) kal.

      Stay a moment.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • moment : an, moment
      • stay : kalmak

      Explanation

      • Ayrılmak üzere olan birine yapılan kısa süreli kalma ricasıdır.
      Orada kal (içeride kal).

      ✨ special word message

      Orada kal (içeride kal).

      Stay in there.

      Words in the English sentence

      • in : içinde
      • stay : kalmak
      • there : orada

      Explanation

      • Belirli bir kapalı alan içinde kalınmasını isteyen emirdir.
      İrtibatta kalalım / Haberdeşelim.

      ✨ special word message

      İrtibatta kalalım / Haberdeşelim.

      Stay in touch.

      Words in the English sentence

      • in : içinde
      • stay : kalmak
      • touch : dokunmak, temas

      Explanation

      • İletişimin kopmamasını dileyen kalıplaşmış bir veda ifadesidir.
      Pozitif kal / Olumlu düşün.

      ✨ special word message

      Pozitif kal / Olumlu düşün.

      Stay positive.

      Words in the English sentence

      • positive : pozitif, olumlu
      • stay : kalmak

      Explanation

      • Motive edici, ruh halini korumaya yönelik bir telkindir.
      Birlikte kalın / Bir arada durun.

      ✨ special word message

      Birlikte kalın / Bir arada durun.

      Stay together.

      Words in the English sentence

      • stay : kalmak
      • together : birlikte

      Explanation

      • Grup bütünlüğünün korunmasını isteyen talimattır.
      Onunla (kadınla) kal.

      ✨ special word message

      Onunla (kadınla) kal.

      Stay with her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • stay : kalmak
      • with : ile, beraber

      Explanation

      • Refakat etme veya yanında bulunma emridir.
      Onunla (erkekle) kal.

      ✨ special word message

      Onunla (erkekle) kal.

      Stay with him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • stay : kalmak
      • with : ile, beraber

      Explanation

      • Üçüncü tekil erkek şahıs nesne zamiri "him" kullanılmıştır.
      Tom ile kal.

      ✨ special word message

      Tom ile kal.

      Stay with Tom.

      Words in the English sentence

      • stay : kalmak
      • tom : Tom
      • with : ile, beraber

      Explanation

      • Belirli bir kişiyle kalınmasını isteyen doğrudan emirdir.
      Hayal kurmayı bırak.

      ✨ special word message

      Hayal kurmayı bırak.

      Stop dreaming.

      Words in the English sentence

      • dreaming : rüya görüyor, hayal kuruyor
      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • "Stop" fiilinden sonra gelen eylem "-ing" takısı alarak sonlandırmayı bildirir.
      Kumar oynamayı bırak.

      ✨ special word message

      Kumar oynamayı bırak.

      Stop gambling.

      Words in the English sentence

      • gambling : kumar
      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • Kötü bir alışkanlığın sonlandırılması için verilen emirdir.
      Gülmeyi kes!

      ✨ special word message

      Gülmeyi kes!

      Stop laughing!

      Words in the English sentence

      • laughing : gülüyor
      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • Vurgulu bir şekilde eylemin durdurulmasını isteyen ünlem cümlesidir.
      Ateş etmeyi bırak.

      ✨ special word message

      Ateş etmeyi bırak.

      Stop shooting.

      Words in the English sentence

      • shooting : ateş etme, çekim
      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • Genellikle çatışma anlarında kullanılan durdurma komutudur.
      Bağırmayı kes.

      ✨ special word message

      Bağırmayı kes.

      Stop shouting.

      Words in the English sentence

      • shouting : bağırıyor
      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • Gürültülü eylemin sonlandırılmasını isteyen emir yapısıdır.
      Ders çalışmayı bırak!

      ✨ special word message

      Ders çalışmayı bırak!

      Stop studying!

      Words in the English sentence

      • stop : durmak, durak
      • studying : çalışıyor, çalışma

      Explanation

      • Çalışma eylemine ara verilmesi veya sonlandırılması için ünlemli emir.
      Şu arabayı durdur.

      ✨ special word message

      Şu arabayı durdur.

      Stop that car.

      Words in the English sentence

      • car : araba
      • stop : durmak, durak
      • that : o, şu

      Explanation

      • Hareket halindeki bir nesnenin ("that car") durdurulması emridir.
      Bunu hemen (şimdi) bırak / kes.

      ✨ special word message

      Bunu hemen (şimdi) bırak / kes.

      Stop that now.

      Words in the English sentence

      • now : şimdi
      • stop : durmak, durak
      • that : o, şu

      Explanation

      • Yapılan bir davranışın derhal sonlandırılması için verilen kesin emir.
      Endişelenmeyi bırak.

      ✨ special word message

      Endişelenmeyi bırak.

      Stop worrying.

      Words in the English sentence

      • stop : durmak, durak
      • worrying : endişe verici

      Explanation

      • Kaygı durumunun sonlandırılmasına yönelik teselli edici emir.
      Bizimle çalış!

      ✨ special word message

      Bizimle çalış!

      Study with us!

      Words in the English sentence

      • study : çalışmak, ders çalışmak
      • us : bize, bizi
      • with : ile, beraber

      Explanation

      • Birlikte ders çalışma veya araştırma yapma davetidir.
      Olur böyle şeyler / Olacağı varmış.

      ✨ special word message

      Olur böyle şeyler / Olacağı varmış.

      Stuff happens.

      Words in the English sentence

      • happens : olur
      • stuff : şeyler, eşya

      Explanation

      • Kötü olayları kabullenmek için kullanılan deyimsel bir ifadedir.
      Nasıl istersen / Paşa gönlün bilir.

      ✨ special word message

      Nasıl istersen / Paşa gönlün bilir.

      Suit yourself.

      Words in the English sentence

      • suit : takım elbise, uygun olmak
      • yourself : kendin

      Explanation

      • Karşıdakinin seçimine (genelde biraz sitemle) karışılmayacağını bildirir.
      Tabii, neden olmasın.

      ✨ special word message

      Tabii, neden olmasın.

      Sure, why not.

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • Bir teklifi onaylarken kullanılan günlük konuşma kalıbıdır.
      Tatlı intikam.

      ✨ special word message

      Tatlı intikam.

      Sweet revenge.

      Words in the English sentence

      • revenge : intikam
      • sweet : tatlı

      Explanation

      • Fiili olmayan, durumu niteleyen bir isim tamlamasıdır.
      Onu kapat (şalteri/düğmeyi).

      ✨ special word message

      Onu kapat (şalteri/düğmeyi).

      Switch it off.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • off : kapalı
      • switch : düğme, şalter, değiştirmek

      Explanation

      • Elektronik cihazlar için kullanılan "switch off" öbek fiilidir.
      Bir nefes al.

      ✨ special word message

      Bir nefes al.

      Take a breath.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • breath : nefes
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Sakinleşmek veya dinlenmek için verilen temel talimattır.
      Bir şans ver / Risk al.

      ✨ special word message

      Bir şans ver / Risk al.

      Take a chance.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • chance : şans, fırsat
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Fırsatı değerlendirmeyi veya risk almayı öneren kalıptır.
      Bir kurabiye al.

      ✨ special word message

      Bir kurabiye al.

      Take a cookie.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • cookie : kurabiye
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • İkramda bulunurken kullanılan sunum cümlesidir.
      Sıra numarası al.

      ✨ special word message

      Sıra numarası al.

      Take a number.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • number : numara, sayı
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Sıra beklenen yerlerde kullanılan yönlendirme emridir.
      Duş al.

      ✨ special word message

      Duş al.

      Take a shower.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • shower : duş
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Kişisel temizlik eylemi için kullanılan yaygın kalıptır.
      Onu (kadını) geri götür / geri al.

      ✨ special word message

      Onu (kadını) geri götür / geri al.

      Take her back.

      Words in the English sentence

      • back : geri, arka, sırt
      • her : ona, onu, onun
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Bağlama göre birini eski yerine götürmek veya barışmak anlamındadır.
      Onu eve götür.

      ✨ special word message

      Onu eve götür.

      Take her home.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • home : ev, yuva
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Bir kadının evine ulaştırılması talimatıdır.
      Onu (erkeği) götürün / uzaklaştırın.

      ✨ special word message

      Onu (erkeği) götürün / uzaklaştırın.

      Take him away.

      Words in the English sentence

      • away : uzak, uzakta
      • him : ona, onu
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Birinin ortamdan çıkarılmasını isteyen emir cümlesidir.
      Onu geri götür / geri al.

      ✨ special word message

      Onu geri götür / geri al.

      Take him back.

      Words in the English sentence

      • back : geri, arka, sırt
      • him : ona, onu
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Eski konuma veya duruma döndürme eylemidir.
      Onu eve götür.

      ✨ special word message

      Onu eve götür.

      Take him home.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • home : ev, yuva
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Bir erkeğin evine bırakılması veya götürülmesi emridir.
      İlaç iç / kullan.

      ✨ special word message

      İlaç iç / kullan.

      Take medicine.

      Words in the English sentence

      • medicine : ilaç, tıp
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Sağlık için ilaç tüketilmesi gerektiğini belirten kalıptır.
      Beni oraya götür.

      ✨ special word message

      Beni oraya götür.

      Take me there.

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • take : almak, götürmek
      • there : orada

      Explanation

      • Bir yere ulaşım talebi bildiren emir cümlesidir.
      Atımı al.

      ✨ special word message

      Atımı al.

      Take my horse.

      Words in the English sentence

      • horse : at
      • my : benim
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Sahiplik sıfatı "my" (benim) ile kurulan bir sunum/emir cümlesidir.
      Sadece bir tane al.

      ✨ special word message

      Sadece bir tane al.

      Take only one.

      Words in the English sentence

      • one : bir
      • only : sadece, yalnızca
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • Miktar kısıtlaması ("only one") getiren talimat cümlesidir.
      Bu çantayı al.

      ✨ special word message

      Bu çantayı al.

      Take this bag.

      Words in the English sentence

      • bag : çanta
      • take : almak, götürmek
      • this : bu

      Explanation

      • İşaret sıfatı "this" (bu) ile yakındaki bir nesneyi almayı söyler.
      Bu kutuyu al.

      ✨ special word message

      Bu kutuyu al.

      Take this box.

      Words in the English sentence

      • box : kutu
      • take : almak, götürmek
      • this : bu

      Explanation

      • Nesne taşıma veya alma talimatıdır.
      Tom'u eve götür.

      ✨ special word message

      Tom'u eve götür.

      Take Tom home.

      Words in the English sentence

      • home : ev, yuva
      • take : almak, götürmek
      • tom : Tom

      Explanation

      • Özel ismi ("Tom") hedef alan eve bırakma talimatıdır.
      Bizi oraya götür.

      ✨ special word message

      Bizi oraya götür.

      Take us there.

      Words in the English sentence

      • take : almak, götürmek
      • there : orada
      • us : bize, bizi

      Explanation

      • Çoğul nesne zamiri "us" (bizi) ile kurulan ulaşım talebidir.
      Laf karın doyurmaz / Konuşmak kolaydır.

      ✨ special word message

      Laf karın doyurmaz / Konuşmak kolaydır.

      Talk is cheap.

      Words in the English sentence

      • cheap : ucuz
      • is : dır, dir
      • talk : konuşmak

      Explanation

      • Eylemin sözden daha önemli olduğunu belirten bir atasözü/deyimdir.
      Ona (kadına) bunu söyle.

      ✨ special word message

      Ona (kadına) bunu söyle.

      Tell her that.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • tell : söylemek, anlatmak
      • that : o, şu

      Explanation

      • Bir mesajın iletilmesini isteyen aktarma emridir.
      Ona (erkeğe) bunu söyle.

      ✨ special word message

      Ona (erkeğe) bunu söyle.

      Tell him that.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • tell : söylemek, anlatmak
      • that : o, şu

      Explanation

      • "That" zamiri ile belirli bir durumun aktarılması istenir.
      Bana tekrar anlat / söyle.

      ✨ special word message

      Bana tekrar anlat / söyle.

      Tell me again.

      Words in the English sentence

      • again : tekrar, yine
      • me : beni, bana
      • tell : söylemek, anlatmak

      Explanation

      • Bilginin doğrulanması veya tekrarlanması için yapılan ridadır.
      Bana sonra söyle.

      ✨ special word message

      Bana sonra söyle.

      Tell me later.

      Words in the English sentence

      • later : daha sonra
      • me : beni, bana
      • tell : söylemek, anlatmak

      Explanation

      • "Later" (daha sonra) zaman zarfı ile eylemi erteleyen emirdir.
      Onlara nedenini söyle.

      ✨ special word message

      Onlara nedenini söyle.

      Tell them why.

      Words in the English sentence

      • tell : söylemek, anlatmak
      • them : onları, onlara
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • Gerekçenin ("why") başkalarıyla paylaşılmasını isteyen yapıdır.
      Tom'a bunu söyle.

      ✨ special word message

      Tom'a bunu söyle.

      Tell Tom that.

      Words in the English sentence

      • tell : söylemek, anlatmak
      • that : o, şu
      • tom : Tom

      Explanation

      • Tom'un bir konudan haberdar edilmesini isteyen talimattır.
      Yine de teşekkürler.

      ✨ special word message

      Yine de teşekkürler.

      Thanks anyway.

      Words in the English sentence

      • anyway : her neyse, her halükarda
      • thanks : teşekkürler

      Explanation

      • Yardım girişimi sonuçsuz kalsa dahi gösterilen nezaket ifadesidir.
      Teşekkürler, canım/tatlım.

      ✨ special word message

      Teşekkürler, canım/tatlım.

      Thanks, honey.

      Words in the English sentence

      • honey : bal, tatlım

      Explanation

      • Samimi ilişkilerde kullanılan bir teşekkür ve hitap kalıbıdır.