Endişeliydim.
✨ special word message
Endişeliydim.
I was anxious.
Words in the English sentence
- anxious : endişeli, kaygılı
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "Anxious" (endişeli/kaygılı) sıfatı geçmiş zaman ("was") ile kullanılmıştır.
Utanmıştım.
✨ special word message
Utanmıştım.
I was ashamed.
Words in the English sentence
- ashamed : utanmış
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- Bir durum karşısında duyulan utancı ifade eden geçmiş zamanlı sıfat cümlesidir.
Evdeydim.
✨ special word message
Evdeydim.
I was at home.
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- home : ev, yuva
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "At home" yer bildirimi geçmiş zaman ek-fiili ile çekimlenmiştir.
İşteydim.
✨ special word message
İşteydim.
I was at work.
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- i : ben
- was : idi, oldu
- work : çalışmak, iş
Explanation
- Kişinin geçmişteki konumunu ("at work" - işte) belirten cümledir.
Dikkatliydim.
✨ special word message
Dikkatliydim.
I was careful.
Words in the English sentence
- careful : dikkatli
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "Careful" (dikkatli) sıfatı geçmişteki bir tutumu açıklar.
Emindim.
✨ special word message
Emindim.
I was certain.
Words in the English sentence
- certain : kesin, belirli
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "Certain" (emin/kesin) sıfatı ile geçmişteki bir kararlılık hali bildirilir.
Aldatıldım / Kandırıldım.
✨ special word message
Aldatıldım / Kandırıldım.
I was cheated.
Words in the English sentence
- cheated : aldatılmış, kopya çekmiş
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "Cheat" fiili edilgen (passive) yapıda geçmiş zamanla kullanılmıştır.
Memnundum / Halimden memnundum.
✨ special word message
Memnundum / Halimden memnundum.
I was content.
Words in the English sentence
- content : içerik, memnun
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "Content" (memnun/hoşnut) sıfatı içsel bir huzur halini ifade eder.
Haklıydım / Doğruydu.
✨ special word message
Haklıydım / Doğruydu.
I was correct.
Words in the English sentence
- correct : doğru, düzeltmek
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- Bir düşüncenin veya cevabın doğruluğunu bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
Meraklıydım.
✨ special word message
Meraklıydım.
I was curious.
Words in the English sentence
- curious : meraklı
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "Curious" (meraklı) sıfatı geçmişteki bir ilgi halini tanımlar.
Dans ediyordum.
✨ special word message
Dans ediyordum.
I was dancing.
Words in the English sentence
- dancing : dans ediyor, dans etme
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişte devam eden bir eylemi bildiren "Past Continuous" yapısıdır.
Seçildim.
✨ special word message
Seçildim.
I was elected.
Words in the English sentence
- elected : seçilmiş
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- Bir göreve getirilme durumunu bildiren edilgen (passive) geçmiş zaman cümlesidir.
Heyecanlıydım.
✨ special word message
Heyecanlıydım.
I was excited.
Words in the English sentence
- excited : heyecanlı
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "-ed" takısı alan sıfat, kişinin o anki hissini ifade eder.
Düşüyordum.
✨ special word message
Düşüyordum.
I was falling.
Words in the English sentence
- falling : düşüyor, düşme
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "Fall" (düşmek) eyleminin geçmişteki sürekliliğini bildirir.
Odaklanmıştım.
✨ special word message
Odaklanmıştım.
I was focused.
Words in the English sentence
- focused : odaklanmış
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "Focused" (odaklı) sıfatı zihinsel bir durumu geçmiş zamanda niteler.
Aptallık ettim / Aptalcaydım.
✨ special word message
Aptallık ettim / Aptalcaydım.
I was foolish.
Words in the English sentence
- foolish : aptalca
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişteki bir davranışı "foolish" (aptalca) olarak nitelendirir.
Çok öfkeliydim.
✨ special word message
Çok öfkeliydim.
I was furious.
Words in the English sentence
- furious : öfkeli
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "Furious" (aşırı öfkeli) sıfatı kızgınlığın şiddetini belirtir.
Yıkanırım / Kendimi yıkarım.
✨ special word message
Yıkanırım / Kendimi yıkarım.
I wash myself.
Words in the English sentence
- i : ben
- myself : kendim
- wash : yıkamak
Explanation
- Dönüşlü bir yapı taşıyan geniş zaman (Present Simple) cümlesidir.
Avlanıyordum.
✨ special word message
Avlanıyordum.
I was hunting.
Words in the English sentence
- hunting : avlanma, avcılık
- i : ben
- was : idi, oldu
Explanation
- "Hunt" (avlanmak) fiili şimdiki zamanın hikayesi (-yordu) ile çekimlenmiştir.
Hapisteydim.
✨ special word message
Hapisteydim.
I was in jail.
Words in the English sentence
- i : ben
- in : içinde
- jail : hapishane
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişte bulunulan zorunlu bir yeri bildiren yer tamlamalı cümledir.
Yaralandım.
✨ special word message
Yaralandım.
I was injured.
Words in the English sentence
- i : ben
- injured : yaralı
- was : idi, oldu
Explanation
- Edilgen (passive) anlam taşıyan ve durumu niteleyen bir yapıdır.
Aşıktım.
✨ special word message
Aşıktım.
I was in love.
Words in the English sentence
- i : ben
- in : içinde
- love : sevmek, aşk, sevgi
- was : idi, oldu
Explanation
- "In love" (aşık olma hali) geçmiş zamanla ifade edilmiştir.
Roma'daydım.
✨ special word message
Roma'daydım.
I was in Rome.
Words in the English sentence
- i : ben
- in : içinde
- rome : Roma
- was : idi, oldu
Explanation
- Şehir ismiyle kurulan geçmiş zamanlı yer bildirme cümlesidir.
Davet edildim.
✨ special word message
Davet edildim.
I was invited.
Words in the English sentence
- i : ben
- invited : davetli, davet edildi
- was : idi, oldu
Explanation
- "Invite" (davet etmek) fiili edilgen halde geçmiş zamanda kullanılmıştır.
Kıskançtım / Kıskanmıştım.
✨ special word message
Kıskançtım / Kıskanmıştım.
I was jealous.
Words in the English sentence
- i : ben
- jealous : kıskanç
- was : idi, oldu
Explanation
- "Jealous" (kıskanç) sıfatı bir duygu durumunu geçmişe yönelik niteler.
Zıplıyordum.
✨ special word message
Zıplıyordum.
I was jumping.
Words in the English sentence
- i : ben
- jumping : zıplıyor, atlıyor
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişte o esnada süregelen bir hareketi ifade eder.
Şaka yapıyordum.
✨ special word message
Şaka yapıyordum.
I was kidding.
Words in the English sentence
- i : ben
- kidding : şaka yapıyor
- was : idi, oldu
Explanation
- "Kid" (şaka yapmak) fiili Past Continuous zamanla çekimlenmiştir.
Evliydim.
✨ special word message
Evliydim.
I was married.
Words in the English sentence
- i : ben
- married : evli, evlendi
- was : idi, oldu
Explanation
- Medeni durumu geçmiş zaman ekiyle ("was") belirten isim cümlesidir.
Gergindim / Heyecanlıydım.
✨ special word message
Gergindim / Heyecanlıydım.
I was nervous.
Words in the English sentence
- i : ben
- nervous : gergin, sinirli
- was : idi, oldu
Explanation
- "Nervous" (gergin) sıfatı huzursuz bir ruh halini bildirir.
Meşgul değildim.
✨ special word message
Meşgul değildim.
I wasn't busy.
Words in the English sentence
Explanation
- "Was not" (wasn't) yapısı geçmiş zaman durumunu olumsuz yapar.
Bitirmemiştim / İşim bitmemişti.
✨ special word message
Bitirmemiştim / İşim bitmemişti.
I wasn't done.
Words in the English sentence
- done : yapılmış, tamam
- i : ben
Explanation
- "Be done" (bitirmiş olmak) ifadesinin geçmiş zamanlı olumsuz halidir.
Evde değildim.
✨ special word message
Evde değildim.
I wasn't home.
Words in the English sentence
Explanation
- Geçmişte evde bulunmama durumunu bildiren olumsuz cümledir.
Kaybolmamıştım.
✨ special word message
Kaybolmamıştım.
I wasn't lost.
Words in the English sentence
- i : ben
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
Explanation
- "Lost" (kayıp) sıfatının olumsuz geçmiş zamanla kullanımıdır.
Güvende değildim.
✨ special word message
Güvende değildim.
I wasn't safe.
Words in the English sentence
- i : ben
- safe : güvenli, kasa
Explanation
- Geçmişteki bir tehlike durumuna yönelik olumsuz tespittir.
Hasta değildim.
✨ special word message
Hasta değildim.
I wasn't sick.
Words in the English sentence
Explanation
- Sağlık durumunun geçmişte kötü olmadığını ifade eder.
Emin değildim.
✨ special word message
Emin değildim.
I wasn't sure.
Words in the English sentence
- i : ben
- sure : emin, kesin
Explanation
- Belirsizlik durumunu geçmiş zamanla ifade eden olumsuz yapı.
Bana söylenmedi.
✨ special word message
Bana söylenmedi.
I wasn't told.
Words in the English sentence
Explanation
- "Be told" (söylenmek) edilgen yapısının olumsuz geçmiş zaman halidir.
İyi değildim.
✨ special word message
İyi değildim.
I wasn't well.
Words in the English sentence
Explanation
- Geçmişteki genel bir keyifsizlik veya hastalık durumunu belirtir.
Görevdeydim.
✨ special word message
Görevdeydim.
I was on duty.
Words in the English sentence
- duty : görev
- i : ben
- on : üzerinde, açık
- was : idi, oldu
Explanation
- "On duty" (görev başında) kalıbı geçmiş zamanla kullanılmıştır.
Zamanındaydım / Gecikmedim.
✨ special word message
Zamanındaydım / Gecikmedim.
I was on time.
Words in the English sentence
- i : ben
- on : üzerinde, açık
- time : zaman, vakit
- was : idi, oldu
Explanation
- "On time" (vaktinde) ifadesi dakiklik durumunu geçmişe yönelik bildirir.
Dışarıdaydım.
✨ special word message
Dışarıdaydım.
I was outside.
Words in the English sentence
- i : ben
- outside : dışarı, dışarısı
- was : idi, oldu
Explanation
- "Outside" yer zarfı ile kişinin geçmişteki konumu belirtilir.
Sabırlıydım.
✨ special word message
Sabırlıydım.
I was patient.
Words in the English sentence
- i : ben
- patient : sabırlı, hasta
- was : idi, oldu
Explanation
- "Patient" (sabırlı) sıfatı bir erdemi geçmiş zamanla nitelemektedir.
Oynuyordum.
✨ special word message
Oynuyordum.
I was playing.
Words in the English sentence
- i : ben
- playing : oynuyor, çalıyor
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişte bir aktivitenin yapıldığı anı vurgulayan süregelen zaman yapısıdır.
Memnundum / Memnun kaldım.
✨ special word message
Memnundum / Memnun kaldım.
I was pleased.
Words in the English sentence
- i : ben
- pleased : memnun
- was : idi, oldu
Explanation
- "Pleased" (memnun olmuş) sıfatı geçmişteki bir hoşnutluğu ifade eder.
Şaşkındım / Kafam karışmıştı.
✨ special word message
Şaşkındım / Kafam karışmıştı.
I was puzzled.
Words in the English sentence
- i : ben
- puzzled : şaşkın, kafası karışmış
- was : idi, oldu
Explanation
- "Puzzled" sıfatı karmaşık bir durum karşısındaki kafa karışıklığını anlatır.
Okuyordum.
✨ special word message
Okuyordum.
I was reading.
Words in the English sentence
- i : ben
- reading : okuma, okuyor
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişte o sırada kitap/gazete vb. okumakta olunduğunu bildirir.
Rahattım / Gevşemiştim.
✨ special word message
Rahattım / Gevşemiştim.
I was relaxed.
Words in the English sentence
- i : ben
- relaxed : rahat, gevşemiş
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişteki huzurlu ve gerginlikten uzak durumu tanımlar.
Koşuyordum.
✨ special word message
Koşuyordum.
I was running.
Words in the English sentence
- i : ben
- running : koşuyor, çalışan
- was : idi, oldu
Explanation
- Eylemin geçmişte devam etmekte olduğunu gösterir.
Bencildim.
✨ special word message
Bencildim.
I was selfish.
Words in the English sentence
- i : ben
- selfish : bencil
- was : idi, oldu
Explanation
- "Selfish" (bencil) sıfatı ile bir kişilik özelliği geçmiş zamanda eleştirilir.
Ciddiydim.
✨ special word message
Ciddiydim.
I was serious.
Words in the English sentence
- i : ben
- serious : ciddi
- was : idi, oldu
Explanation
- Bir sözün veya durumun şaka olmadığını geçmişe dönük vurgular.
Şoke oldum / Şaşırdım.
✨ special word message
Şoke oldum / Şaşırdım.
I was shocked.
Words in the English sentence
- i : ben
- shocked : şok olmuş
- was : idi, oldu
Explanation
- Ani ve sarsıcı bir durumun yarattığı etkiyi geçmiş zamanla bildirir.
Şarkı söylüyordum.
✨ special word message
Şarkı söylüyordum.
I was singing.
Words in the English sentence
- i : ben
- singing : şarkı söylüyor, şarkı söyleme
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişte o anda süregelen müzikal eylemi tanımlar.
Gülümseyordum.
✨ special word message
Gülümseyordum.
I was smiling.
Words in the English sentence
- i : ben
- smiling : gülümsüyor
- was : idi, oldu
Explanation
- "Smile" fiili Past Continuous zamanla kişinin o anki ifadesini anlatır.
Sigara içiyordum.
✨ special word message
Sigara içiyordum.
I was smoking.
Words in the English sentence
- i : ben
- smoking : sigara içme
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişte o sırada yapılan bir alışkanlığı veya eylemi belirtir.
Çok meşguldüm.
✨ special word message
Çok meşguldüm.
I was so busy.
Words in the English sentence
- busy : meşgul
- i : ben
- so : bu yüzden, çok, öyle
- was : idi, oldu
Explanation
- "So" pekiştirme zarfı meşguliyetin derecesini artırır.
Çok üşümüştüm / Çok soğuktu.
✨ special word message
Çok üşümüştüm / Çok soğuktu.
I was so cold.
Words in the English sentence
- cold : soğuk
- i : ben
- so : bu yüzden, çok, öyle
- was : idi, oldu
Explanation
- Kişisel hissi veya ortamın soğukluğunu geçmiş zamanla vurgular.
Bıçaklandım.
✨ special word message
Bıçaklandım.
I was stabbed.
Words in the English sentence
- i : ben
- stabbed : bıçaklanmış, bıçaklandı
- was : idi, oldu
Explanation
- "Stab" fiili edilgen (passive) yapıda şiddet içeren bir olayı bildirir.
Afallamıştım / Şoke olmuştum.
✨ special word message
Afallamıştım / Şoke olmuştum.
I was stunned.
Words in the English sentence
- i : ben
- stunned : sersemlemiş, şaşkına dönmüş
- was : idi, oldu
Explanation
- Beklenmedik bir durum karşısındaki donakalma halini ifade eder.
Konuşuyordum.
✨ special word message
Konuşuyordum.
I was talking.
Words in the English sentence
- i : ben
- talking : konuşuyor, konuşma
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişte konuşma eyleminin sürmekte olduğunu belirtir.
Susamıştım.
✨ special word message
Susamıştım.
I was thirsty.
Words in the English sentence
- i : ben
- thirsty : susuz, susamış
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişteki fiziksel bir ihtiyacı ("thirsty" - susamış) bildiren sıfat cümlesidir.
Çok utangaçtım.
✨ special word message
Çok utangaçtım.
I was too shy.
Words in the English sentence
- i : ben
- shy : utangaç
- too : de, da, çok fazla
- was : idi, oldu
Explanation
- "Too" (aşırı/fazla) zarfı utangaçlığın bir engele dönüştüğünü ima eder.
Duygulandım.
✨ special word message
Duygulandım.
I was touched.
Words in the English sentence
- i : ben
- touched : dokunmuş, duygulanmış
- was : idi, oldu
Explanation
- "Touched" (duygulanmış) sıfatı manevi bir etkilenmeyi ifade eder.
Tuzağa düştüm / Kapana kısıldım.
✨ special word message
Tuzağa düştüm / Kapana kısıldım.
I was trapped.
Words in the English sentence
- i : ben
- trapped : tuzak kurulmuş, kısılmış
- was : idi, oldu
Explanation
- Bir yerde mahsur kalma veya hileye düşme durumunu geçmiş zamanla anlatır.
Mutsuzdum.
✨ special word message
Mutsuzdum.
I was unhappy.
Words in the English sentence
- i : ben
- unhappy : mutsuz
- was : idi, oldu
Explanation
- "Un-" ön ekiyle olumsuzlaştırılmış duygu durumu sıfatıdır.
Şanssızdım.
✨ special word message
Şanssızdım.
I was unlucky.
Words in the English sentence
- i : ben
- unlucky : şanssız
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmişte şansın yaver gitmediği durumları bildirmek için kullanılır.
Bekliyordum.
✨ special word message
Bekliyordum.
I was waiting.
Words in the English sentence
- i : ben
- waiting : bekliyor, bekleme
- was : idi, oldu
Explanation
- "Wait" (beklemek) fiili geçmişte o sırada yapılan eylemi gösterir.
Çalışıyordum.
✨ special word message
Çalışıyordum.
I was working.
Words in the English sentence
- i : ben
- was : idi, oldu
- working : çalışıyor, çalışma
Explanation
- Geçmişte belirli bir anda meşgul olunan işi ifade eder.
Endişeliydim.
✨ special word message
Endişeliydim.
I was worried.
Words in the English sentence
- i : ben
- was : idi, oldu
- worried : endişeli
Explanation
- Zihinsel bir kaygı durumunu bildiren sıfat cümlesidir.
Yaralıydım / Yaralandım.
✨ special word message
Yaralıydım / Yaralandım.
I was wounded.
Words in the English sentence
- i : ben
- was : idi, oldu
- wounded : yaralı
Explanation
- Fiziksel yaralanma durumunu geçmiş zamanla niteleyen yapıdır.
Onu (kadını) izledim.
✨ special word message
Onu (kadını) izledim.
I watched her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- watched : izledi
Explanation
- Geçmiş zaman (Past Simple) ve dişi nesne zamiri ("her") kullanımıdır.
Onu (erkeği) izledim.
✨ special word message
Onu (erkeği) izledim.
I watched him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- watched : izledi
Explanation
- Gözlemleme eyleminin geçmişte erkek bir şahsa yönelik yapıldığını belirtir.
Tom'u izledim.
✨ special word message
Tom'u izledim.
I watched Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- tom : Tom
- watched : izledi
Explanation
- Özel ismin nesne konumunda olduğu geçmiş zaman fiil cümlesidir.
Seni izledim.
✨ special word message
Seni izledim.
I watched you.
Words in the English sentence
- i : ben
- watched : izledi
- you : sen, siz
Explanation
- İkinci tekil şahsa yönelik yapılmış geçmiş zamanlı eylem bildirisidir.
Yurt dışına gittim.
✨ special word message
Yurt dışına gittim.
I went abroad.
Words in the English sentence
- abroad : yurt dışı, yurt dışında
- i : ben
- went : gitti
Explanation
- "Abroad" (yurt dışı) kelimesi yönelme eki almadan doğrudan kullanılır.
Arabayla gittim.
✨ special word message
Arabayla gittim.
I went by car.
Words in the English sentence
- by : tarafından, yanında, ile
- car : araba
- i : ben
- went : gitti
Explanation
- "By car" (araba vasıtasıyla) ulaşım yöntemini belirten bir yapıdır.
Doğa yürüyüşüne gittim.
✨ special word message
Doğa yürüyüşüne gittim.
I went hiking.
Words in the English sentence
- hiking : doğa yürüyüşü, yürüyüş yapıyor
- i : ben
- went : gitti
Explanation
- "Go + V-ing" yapısı bir spor/aktivite yapmaya gitmeyi ifade eder.
İçeri girdim.
✨ special word message
İçeri girdim.
I went inside.
Words in the English sentence
- i : ben
- inside : içeride, iç
- went : gitti
Explanation
- "Go inside" (içeri girmek) eylemi geçmiş zamanda "went" ile çekimlenmiştir.
Kayağa gittim.
✨ special word message
Kayağa gittim.
I went skiing.
Words in the English sentence
- i : ben
- skiing : kayak yapma
- went : gitti
Explanation
- Kış sporu aktivitesini bildiren geçmiş zamanlı fiil cümlesidir.
Uslu duracağım / İyi davranacağım.
✨ special word message
Uslu duracağım / İyi davranacağım.
I will behave.
Words in the English sentence
- behave : davranmak
- i : ben
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Gelecek zaman ("will") ile verilen bir sözü veya niyeti bildirir.
Onu tamir edeceğim / halledeceğim.
✨ special word message
Onu tamir edeceğim / halledeceğim.
I will fix it.
Words in the English sentence
- fix : tamir etmek, düzeltmek
- i : ben
- it : o, onu
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Sorunu çözmeye yönelik gelecek zaman bildirisidir.
Dinleyeceğim.
✨ special word message
Dinleyeceğim.
I will listen.
Words in the English sentence
- i : ben
- listen : dinlemek
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Dikkat verme niyetini bildiren gelecek zaman cümlesidir.
Kalacağım / Kalmaya devam edeceğim.
✨ special word message
Kalacağım / Kalmaya devam edeceğim.
I will remain.
Words in the English sentence
- i : ben
- remain : kalmak, sürdürmek
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Mevcut durumu veya konumu koruma niyetini ifade eder.
Geri döneceğim.
✨ special word message
Geri döneceğim.
I will return.
Words in the English sentence
- i : ben
- return : dönmek, geri dönmek
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Gelecekte geri gelme sözü içeren standart gelecek zaman yapısıdır.
Onu deneyeceğim.
✨ special word message
Onu deneyeceğim.
I will try it.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- try : denemek, çabalamak
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Yeni bir şeyi tecrübe etme niyetini bildiren cümledir.
Keşke bilseydim.
✨ special word message
Keşke bilseydim.
I wish I knew.
Words in the English sentence
- i : ben
- knew : biliyordu
- wish : dilemek, dilek
Explanation
- "I wish" yapısı içinde geçmiş zaman ("knew") şimdiki zaman pişmanlığını ifade eder.
Onu (kadını) uyandırdım.
✨ special word message
Onu (kadını) uyandırdım.
I woke her up.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- up : yukarı
- woke : uyandı
Explanation
- "Wake up" (uyandırmak) ayrılabilen bir öbek fiildir; nesne araya girmiştir.
Onu (erkeği) uyandırdım.
✨ special word message
Onu (erkeği) uyandırdım.
I woke him up.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- up : yukarı
- woke : uyandı
Explanation
- Geçmiş zamanda birini uyandırma eylemini belirtir.
Tom'u uyandırdım.
✨ special word message
Tom'u uyandırdım.
I woke Tom up.
Words in the English sentence
- i : ben
- tom : Tom
- up : yukarı
- woke : uyandı
Explanation
- Özel ismin öbek fiil ("wake up") arasında kullanıldığı geçmiş zaman cümlesidir.
Seni uyandırdım.
✨ special word message
Seni uyandırdım.
I woke you up.
Words in the English sentence
- i : ben
- up : yukarı
- woke : uyandı
- you : sen, siz
Explanation
- Eylemin muhataba yönelik yapıldığını bildiren geçmiş zaman yapısıdır.
Dans etmeyeceğim.
✨ special word message
Dans etmeyeceğim.
I won't dance.
Words in the English sentence
- dance : dans, dans etmek
- i : ben
Explanation
- Gelecek zaman olumsuz ("will not" -> "won't") ile bir reddedişi bildirir.
Onu yapmayacağım.
✨ special word message
Onu yapmayacağım.
I won't do it.
Words in the English sentence
- do : yapmak
- i : ben
- it : o, onu
Explanation
- Bir eylemi gerçekleştirmeme konusundaki kararlılığı ifade eder.
İçeri girmeyeceğim.
✨ special word message
İçeri girmeyeceğim.
I won't go in.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- in : içinde
Explanation
- İçeri girme eylemini reddeden gelecek zaman cümlesidir.
Bahsi kazandım.
✨ special word message
Bahsi kazandım.
I won the bet.
Words in the English sentence
- bet : bahis, iddiaya girmek
- i : ben
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
- won : kazandı
Explanation
- "Win" (kazanmak) fiilinin geçmiş hali "won" ile kurulan fiil cümlesidir.
Gülmeyeceğim.
✨ special word message
Gülmeyeceğim.
I won't laugh.
Words in the English sentence
Explanation
- Gülmeme sözü veya kararı bildiren gelecek zaman yapısıdır.
Ayrılmayacağım / Gitmeyeceğim.
✨ special word message
Ayrılmayacağım / Gitmeyeceğim.
I won't leave.
Words in the English sentence
- i : ben
- leave : ayrılmak, terk etmek
Explanation
- Bir yerden ayrılmama niyetini ifade eder.
Uyumayacağım.
✨ special word message
Uyumayacağım.
I won't sleep.
Words in the English sentence
- i : ben
- sleep : uyumak, uyku
Explanation
- Gelecek zaman olumsuz yapısıyla bir eylemin yapılmayacağını bildirir.
Maske taktım / giydim.
✨ special word message
Maske taktım / giydim.
I wore a mask.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- mask : maske
- wore : giydi, taktı
Explanation
- "Wear" (giymek/takmak) fiili düzensizdir, geçmiş hali "wore"dur.
Eldiven giydim / taktım.
✨ special word message
Eldiven giydim / taktım.
I wore gloves.
Words in the English sentence
- gloves : eldiven
- i : ben
- wore : giydi, taktı
Explanation
- Geçmişte kullanılan bir giysiyi veya aksesuarı belirten fiil cümlesidir.
Sıkı çalıştım.
✨ special word message
Sıkı çalıştım.
I worked hard.
Words in the English sentence
- hard : zor, sert, sıkı
- i : ben
- worked : çalıştı
Explanation
- Geçmiş zaman ve "hard" (sıkı/zorlu) zarfı ile eylemin niteliği belirtilir.
Geceleri çalışırım.
✨ special word message
Geceleri çalışırım.
I work nights.
Words in the English sentence
- i : ben
- nights : geceler
- work : çalışmak, iş
Explanation
- Geniş zaman (Present Simple) ile bir çalışma düzenini/alışkanlığını ifade eder.