Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Onu kovacağım.

      ✨ special word message

      Onu kovacağım.

      I'll fire her.

      Words in the English sentence

      • fire : ateş, yangın, kovmak
      • her : ona, onu, onun

      Explanation

      • "Fire" fiili işten çıkarmak anlamında "kovmak" olarak çevrilir.
      • "I'll" (I will) yapısı gelecek zaman eki olan "-acağım" ile karşılanır.
      Onu kovacağım.

      ✨ special word message

      Onu kovacağım.

      I'll fire him.

      Words in the English sentence

      • fire : ateş, yangın, kovmak
      • him : ona, onu

      Explanation

      • Türkçede cinsiyet ayrımı olmadığı için "him" nesnesi de "onu" olarak ifade edilir.
      Tom'u kovacağım.

      ✨ special word message

      Tom'u kovacağım.

      I'll fire Tom.

      Words in the English sentence

      • fire : ateş, yangın, kovmak
      • tom : Tom

      Explanation

      • Özel isim olan "Tom", belirtme durumu eki (-u) alarak nesneleşir.
      Onu tamir edeceğim.

      ✨ special word message

      Onu tamir edeceğim.

      I'll fix that.

      Words in the English sentence

      • fix : tamir etmek, düzeltmek
      • that : o, şu

      Explanation

      • "Fix" (tamir etmek/düzeltmek) fiili gelecek zaman ekiyle çekimlenmiştir.
      • "That" işaret zamiri "onu" olarak çevrilir.
      Bunu tamir edeceğim.

      ✨ special word message

      Bunu tamir edeceğim.

      I'll fix this.

      Words in the English sentence

      • fix : tamir etmek, düzeltmek
      • this : bu

      Explanation

      • "This" (bu) zamiri belirtme eki alarak "bunu" haline gelir.
      Yardım alacağım / Yardım çağıracağım.

      ✨ special word message

      Yardım alacağım / Yardım çağıracağım.

      I'll get help.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • help : yardım etmek, yardım

      Explanation

      • "Get help" yapısı duruma göre "yardım almak" veya "yardım çağırmak" anlamlarına gelir.
      Kaybolacağım.

      ✨ special word message

      Kaybolacağım.

      I'll get lost.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti

      Explanation

      • "Get lost" burada "kaybolmak" eylemini bildirir. (Not: Argo olarak "defol" anlamı da vardır ancak burada düz anlamıyla kullanılmıştır.)
      Biraz alacağım.

      ✨ special word message

      Biraz alacağım.

      I'll get some.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • some : biraz, bazı

      Explanation

      • "Some" (biraz/bir miktar) belgisiz zamiri nesne konumundadır.
      Onu alacağım.

      ✨ special word message

      Onu alacağım.

      I'll get that.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • that : o, şu

      Explanation

      • "Get" fiili "satın almak" veya "gidip getirmek" anlamında kullanılabilir.
      Onları alacağım.

      ✨ special word message

      Onları alacağım.

      I'll get them.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • them : onları, onlara

      Explanation

      • "Them" (onlar) çoğul nesnesi belirtme eki alarak "onları" olur.
      Bunu alacağım.

      ✨ special word message

      Bunu alacağım.

      I'll get this.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • this : bu

      Explanation

      • "This" (bu) nesnesi gelecek zaman ekiyle çekimlenmiş fiile bağlanır.
      Önden gideceğim.

      ✨ special word message

      Önden gideceğim.

      I'll go ahead.

      Words in the English sentence

      • ahead : ileride, önünde
      • go : gitmek

      Explanation

      • "Go ahead" kalıbı burada fiziksel olarak "önden gitmek" anlamında kullanılmıştır.
      Yalnız gideceğim.

      ✨ special word message

      Yalnız gideceğim.

      I'll go alone.

      Words in the English sentence

      • alone : yalnız
      • go : gitmek

      Explanation

      • "Alone" (yalnız) zarfı eylemin nasıl yapılacağını niteler.
      Eşlik edeceğim / Ben de geleceğim.

      ✨ special word message

      Eşlik edeceğim / Ben de geleceğim.

      I'll go along.

      Words in the English sentence

      • along : boyunca, beraberinde
      • go : gitmek

      Explanation

      • "Go along" birine veya bir gruba "eşlik etmek, onlarla gitmek" anlamı taşır.
      Gidip kontrol edeceğim.

      ✨ special word message

      Gidip kontrol edeceğim.

      I'll go check.

      Words in the English sentence

      • check : kontrol etmek, çek
      • go : gitmek

      Explanation

      • İngilizcede iki fiil yanyana gelmiştir; Türkçede bu yapı "gidip (zarf-fiil) kontrol etmek" şeklinde ifade edilir.
      İlk ben gideceğim.

      ✨ special word message

      İlk ben gideceğim.

      I'll go first.

      Words in the English sentence

      • first : birinci, ilk
      • go : gitmek

      Explanation

      • "First" (ilk) zarfı eylemin önceliğini belirtir.
      Oraya gideceğim.

      ✨ special word message

      Oraya gideceğim.

      I'll go there.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • there : orada

      Explanation

      • "There" (orası) yer ismi yönelme eki (-ya) almıştır.
      Ona yardım edeceğim.

      ✨ special word message

      Ona yardım edeceğim.

      I'll help her.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • her : ona, onu, onun

      Explanation

      • "Help" (yardım etmek) fiili Türkçede yönelme hali eki (-a/-e) ile kullanılır.
      Ona yardım edeceğim.

      ✨ special word message

      Ona yardım edeceğim.

      I'll help him.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • him : ona, onu

      Explanation

      • "Him" nesnesi Türkçede "ona" olarak karşılanır.
      Tom'a yardım edeceğim.

      ✨ special word message

      Tom'a yardım edeceğim.

      I'll help Tom.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Tom" özel ismine gelen yönelme eki kesme işaretiyle ayrılır.
      Sana yardım edeceğim.

      ✨ special word message

      Sana yardım edeceğim.

      I'll help you.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "You" (sen) zamiri yönelme eki alarak "sana" olur.
      Sana katılacağım.

      ✨ special word message

      Sana katılacağım.

      I'll join you.

      Words in the English sentence

      • join : katılmak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "Join" (katılmak) fiili Türkçede yönelme ekiyle kullanılır.
      Onu öldüreceğim.

      ✨ special word message

      Onu öldüreceğim.

      I'll kill him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • kill : öldürmek

      Explanation

      • "Kill" (öldürmek) fiili gelecek zamanda çekimlenmiştir.
      Tom'u öldüreceğim.

      ✨ special word message

      Tom'u öldüreceğim.

      I'll kill Tom.

      Words in the English sentence

      • kill : öldürmek
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Tom" ismi belirtme eki alarak öldürme eyleminin nesnesi olur.
      Seni öldüreceğim.

      ✨ special word message

      Seni öldüreceğim.

      I'll kill you.

      Words in the English sentence

      • kill : öldürmek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "You" (seni) nesne durumundadır.
      Çay yapacağım.

      ✨ special word message

      Çay yapacağım.

      I'll make tea.

      Words in the English sentence

      • make : yapmak
      • tea : çay

      Explanation

      • "Make" (yapmak/hazırlamak) fiili "tea" (çay) nesnesiyle kullanılmıştır.
      Onunla buluşacağım.

      ✨ special word message

      Onunla buluşacağım.

      I'll meet her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • meet : buluşmak, tanışmak

      Explanation

      • "Meet" (buluşmak/tanışmak) fiili Türkçede genellikle vasıta eki (-la/-le) ile kullanılır.
      Onunla buluşacağım.

      ✨ special word message

      Onunla buluşacağım.

      I'll meet him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • meet : buluşmak, tanışmak

      Explanation

      • "Him" nesnesi "onunla" (with him) şeklinde karşılanır.
      Tom'la buluşacağım.

      ✨ special word message

      Tom'la buluşacağım.

      I'll meet Tom.

      Words in the English sentence

      • meet : buluşmak, tanışmak
      • tom : Tom

      Explanation

      • Özel isim vasıta eki almıştır.
      Onu özleyeceğim.

      ✨ special word message

      Onu özleyeceğim.

      I'll miss her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • miss : özlemek, kaçırmak, hanım

      Explanation

      • "Miss" (özlemek) fiili gelecek zaman eki almıştır.
      Onu özleyeceğim.

      ✨ special word message

      Onu özleyeceğim.

      I'll miss him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • miss : özlemek, kaçırmak, hanım

      Explanation

      • Türkçede "onu" her iki cinsiyet için de geçerlidir.
      Tom'u özleyeceğim.

      ✨ special word message

      Tom'u özleyeceğim.

      I'll miss Tom.

      Words in the English sentence

      • miss : özlemek, kaçırmak, hanım
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Tom" ismi belirtme eki almıştır.
      Seni özleyeceğim.

      ✨ special word message

      Seni özleyeceğim.

      I'll miss you.

      Words in the English sentence

      • miss : özlemek, kaçırmak, hanım
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "You" (seni) nesnesi fiilden önce gelir.
      Tom'a çağrı bırakacağım / Tom'u arayacağım.

      ✨ special word message

      Tom'a çağrı bırakacağım / Tom'u arayacağım.

      I'll page Tom.

      Words in the English sentence

      • page : sayfa
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Page" fiili eskiden çağrı cihazıyla aramak anlamına gelse de günümüzde "birini anons etmek" veya "çağırmak" anlamında kullanılır.
      Onu kanıtlayacağım.

      ✨ special word message

      Onu kanıtlayacağım.

      I'll prove it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • prove : kanıtlamak, ispat etmek

      Explanation

      • "Prove" (kanıtlamak/ispatlamak) eylemi gelecek zamanlıdır.
      Onu kurtaracağım.

      ✨ special word message

      Onu kurtaracağım.

      I'll save her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek

      Explanation

      • "Save" (kurtarmak) fiili gelecek zaman eki almıştır.
      Onu kurtaracağım.

      ✨ special word message

      Onu kurtaracağım.

      I'll save him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek

      Explanation

      • "Him" (erkek o) nesnesi "onu" olarak çevrilir.
      Tom'u kurtaracağım.

      ✨ special word message

      Tom'u kurtaracağım.

      I'll save Tom.

      Words in the English sentence

      • save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Tom" ismi nesne olarak belirtme eki almıştır.
      Seni kurtaracağım.

      ✨ special word message

      Seni kurtaracağım.

      I'll save you.

      Words in the English sentence

      • save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "You" (seni) zamiri gelecek zamanlı fiille kullanılır.
      Onları göreceğim.

      ✨ special word message

      Onları göreceğim.

      I'll see them.

      Words in the English sentence

      • see : görmek, anlamak
      • them : onları, onlara

      Explanation

      • "Them" (onlar) çoğul zamiri belirtme eki almıştır.
      Sana göstereceğim.

      ✨ special word message

      Sana göstereceğim.

      I'll show you.

      Words in the English sentence

      • show : göstermek, şov
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "Show someone something" yapısında kişi yönelme eki (-a) alır.
      Onu durduracağım.

      ✨ special word message

      Onu durduracağım.

      I'll stop her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • "Stop" burada geçişli bir fiil (durdurmak) olarak kullanılmıştır.
      Onu durduracağım.

      ✨ special word message

      Onu durduracağım.

      I'll stop him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • "Him" nesnesi eylemin hedefidir.
      Şimdi duracağım.

      ✨ special word message

      Şimdi duracağım.

      I'll stop now.

      Words in the English sentence

      • now : şimdi
      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • "Stop" burada geçişsiz (durmak) anlamındadır. "Now" zaman zarfıdır.
      Tom'u durduracağım.

      ✨ special word message

      Tom'u durduracağım.

      I'll stop Tom.

      Words in the English sentence

      • stop : durmak, durak
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Tom" özel ismi belirtme eki almıştır.
      Seni durduracağım.

      ✨ special word message

      Seni durduracağım.

      I'll stop you.

      Words in the English sentence

      • stop : durmak, durak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "You" (seni) nesnesi cümlenin başında yer alır.
      Onu götüreceğim / Onu alacağım.

      ✨ special word message

      Onu götüreceğim / Onu alacağım.

      I'll take him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • "Take" fiili bağlama göre "birini bir yere götürmek" veya "satın almak/seçmek" anlamına gelebilir.
      Bir tane alacağım.

      ✨ special word message

      Bir tane alacağım.

      I'll take one.

      Words in the English sentence

      • one : bir
      • take : almak, götürmek

      Explanation

      • "One" (bir tane) nesne olarak kullanılmıştır.
      Tom'u götüreceğim / alacağım.

      ✨ special word message

      Tom'u götüreceğim / alacağım.

      I'll take Tom.

      Words in the English sentence

      • take : almak, götürmek
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Tom" ismi nesne konumundadır.
      İki tane alacağım.

      ✨ special word message

      İki tane alacağım.

      I'll take two.

      Words in the English sentence

      • take : almak, götürmek
      • two : iki

      Explanation

      • "Two" (iki) miktar bildiren nesnedir.
      Ona söyleyeceğim.

      ✨ special word message

      Ona söyleyeceğim.

      I'll tell her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • tell : söylemek, anlatmak

      Explanation

      • "Tell" (söylemek) fiili Türkçede yönelme eki (-a) ile kullanılır.
      Ona söyleyeceğim.

      ✨ special word message

      Ona söyleyeceğim.

      I'll tell him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • tell : söylemek, anlatmak

      Explanation

      • "Him" zamiri "ona" olarak karşılanır.
      Tom'a söyleyeceğim.

      ✨ special word message

      Tom'a söyleyeceğim.

      I'll tell Tom.

      Words in the English sentence

      • tell : söylemek, anlatmak
      • tom : Tom

      Explanation

      • Özel isim yönelme eki almıştır.
      Sana söyleyeceğim.

      ✨ special word message

      Sana söyleyeceğim.

      I'll tell you.

      Words in the English sentence

      • tell : söylemek, anlatmak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "You" zamiri "sana" olarak çevrilir.
      Biraz deneyeceğim.

      ✨ special word message

      Biraz deneyeceğim.

      I'll try some.

      Words in the English sentence

      • some : biraz, bazı
      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • "Try" (denemek/tadına bakmak) fiili gelecek zamanlıdır.
      Onu deneyeceğim.

      ✨ special word message

      Onu deneyeceğim.

      I'll try that.

      Words in the English sentence

      • that : o, şu
      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • "That" (o şey) belirtme eki alarak "onu" olur.
      Onu uyaracağım.

      ✨ special word message

      Onu uyaracağım.

      I'll warn her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • warn : uyarmak

      Explanation

      • "Warn" (uyarmak) fiili Türkçede belirtme eki (-u) gerektirir.
      Onu uyaracağım.

      ✨ special word message

      Onu uyaracağım.

      I'll warn him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • warn : uyarmak

      Explanation

      • "Him" nesnesi "onu" olarak çevrilir.
      Tom'u uyaracağım.

      ✨ special word message

      Tom'u uyaracağım.

      I'll warn Tom.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • warn : uyarmak

      Explanation

      • "Tom" ismi nesne konumundadır.
      Seni uyaracağım.

      ✨ special word message

      Seni uyaracağım.

      I'll warn you.

      Words in the English sentence

      • warn : uyarmak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "You" (seni) nesnesi ve gelecek zaman çekimi mevcuttur.
      Onu izleyeceğim.

      ✨ special word message

      Onu izleyeceğim.

      I'll watch it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • watch : izlemek, kol saati

      Explanation

      • "Watch" (izlemek/seyretmek) fiili gelecek zaman eki almıştır.
      Televizyon izleyeceğim.

      ✨ special word message

      Televizyon izleyeceğim.

      I'll watch TV.

      Words in the English sentence

      • tv : televizyon
      • watch : izlemek, kol saati

      Explanation

      • "TV" nesnesi belirtme eki almadan genel bir eylem olarak ifade edilebilir.
      Bir tane buldum / Yerini belirledim.

      ✨ special word message

      Bir tane buldum / Yerini belirledim.

      I located one.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • located : yerleşik, bulunan
      • one : bir

      Explanation

      • "Locate" (yerini belirlemek/bulmak) fiili geçmiş zamanlıdır.
      Bakışlarımı kaçırdım / Başka yöne baktım.

      ✨ special word message

      Bakışlarımı kaçırdım / Başka yöne baktım.

      I looked away.

      Words in the English sentence

      • away : uzak, uzakta
      • i : ben
      • looked : baktı, göründü

      Explanation

      • "Look away" (başka yöne bakmak) deyimsel bir kullanımdır.
      Aşağıya baktım.

      ✨ special word message

      Aşağıya baktım.

      I looked down.

      Words in the English sentence

      • down : aşağı
      • i : ben
      • looked : baktı, göründü

      Explanation

      • "Down" (aşağı) yer-yön zarfı yönelme eki (-ya) almıştır.
      Köpeğimi kaybettim.

      ✨ special word message

      Köpeğimi kaybettim.

      I lost my dog.

      Words in the English sentence

      • dog : köpek
      • i : ben
      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • my : benim

      Explanation

      • "My dog" (benim köpeğim) iyelik ve belirtme ekleri almıştır. "Lost" geçmiş zamanlıdır.
      Şapkamı kaybettim.

      ✨ special word message

      Şapkamı kaybettim.

      I lost my hat.

      Words in the English sentence

      • hat : şapka
      • i : ben
      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • my : benim

      Explanation

      • "Hat" (şapka) kelimesi iyelik eki (-m) ve belirtme eki (-ı) almıştır.
      İşimi kaybettim.

      ✨ special word message

      İşimi kaybettim.

      I lost my job.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • job : iş
      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • my : benim

      Explanation

      • "Job" (iş) kelimesine gelen eklerle sahiplik ve nesne durumu belirtilir.
      Anahtarımı kaybettim.

      ✨ special word message

      Anahtarımı kaybettim.

      I lost my key.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • key : anahtar
      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • my : benim

      Explanation

      • "Key" (anahtar) nesnesi geçmiş zamanlı fiille kullanılmıştır.
      Yolumu kaybettim.

      ✨ special word message

      Yolumu kaybettim.

      I lost my way.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • my : benim
      • way : yol, yöntem

      Explanation

      • "Lose one's way" (yolunu kaybetmek) bir kalıptır.
      Oyunculuğu seviyorum.

      ✨ special word message

      Oyunculuğu seviyorum.

      I love acting.

      Words in the English sentence

      • acting : oyunculuk, hareket etme
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • "Acting" (oyunculuk) isim-fiili belirtme eki almıştır.
      Elmayı severim / seviyorum.

      ✨ special word message

      Elmayı severim / seviyorum.

      I love apples.

      Words in the English sentence

      • apples : elmalar
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • İngilizcedeki çoğul nesne genel bir sevgiyi belirtir; Türkçede tekil kullanılabilir.
      Arapçayı seviyorum.

      ✨ special word message

      Arapçayı seviyorum.

      I love Arabic.

      Words in the English sentence

      • arabic : Arapça
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • "Arabic" (Arapça) dil ismi belirtme eki almıştır.
      Sonbaharı seviyorum.

      ✨ special word message

      Sonbaharı seviyorum.

      I love autumn.

      Words in the English sentence

      • autumn : sonbahar, güz
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • "Autumn" (sonbahar) mevsimi nesne konumundadır.
      Boston'ı seviyorum.

      ✨ special word message

      Boston'ı seviyorum.

      I love Boston.

      Words in the English sentence

      • boston : Boston
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • Şehir ismi belirtme eki almıştır.
      Peyniri seviyorum.

      ✨ special word message

      Peyniri seviyorum.

      I love cheese.

      Words in the English sentence

      • cheese : peynir
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • "Cheese" (peynir) genel bir kavram olarak belirtilmiştir.
      Sinemayı seviyorum.

      ✨ special word message

      Sinemayı seviyorum.

      I love cinema.

      Words in the English sentence

      • cinema : sinema
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • "Cinema" (sinema) kelimesi nesne durumundadır.
      Kahveyi seviyorum.

      ✨ special word message

      Kahveyi seviyorum.

      I love coffee.

      Words in the English sentence

      • coffee : kahve
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • "Coffee" nesnesi şimdiki zamanla çekimlenmiş fiile bağlanır.
      Fransa'yı seviyorum.

      ✨ special word message

      Fransa'yı seviyorum.

      I love France.

      Words in the English sentence

      • france : Fransa
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • Ülke ismi özel isim olduğu için ek kesme işaretiyle ayrılır.
      Fransızcayı seviyorum.

      ✨ special word message

      Fransızcayı seviyorum.

      I love French.

      Words in the English sentence

      • french : Fransızca, Fransız
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • Dil ismine belirtme eki gelmiştir.
      Doğa yürüyüşünü seviyorum.

      ✨ special word message

      Doğa yürüyüşünü seviyorum.

      I love hiking.

      Words in the English sentence

      • hiking : doğa yürüyüşü, yürüyüş yapıyor
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • "Hiking" (doğa yürüyüşü) bir isim-fiildir.
      Hokeyi seviyorum.

      ✨ special word message

      Hokeyi seviyorum.

      I love hockey.

      Words in the English sentence

      • hockey : hokey
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • Spor dalı belirtme eki alarak fiile bağlanır.
      Atları seviyorum.

      ✨ special word message

      Atları seviyorum.

      I love horses.

      Words in the English sentence

      • horses : atlar
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • Çoğul nesne "horses" (atlar) olarak çevrilmiştir.
      Pazartesiyi seviyorum!

      ✨ special word message

      Pazartesiyi seviyorum!

      I love Monday!

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • monday : Pazartesi

      Explanation

      • Gün ismi nesne olarak belirtme eki almıştır.
      Filmleri seviyorum.

      ✨ special word message

      Filmleri seviyorum.

      I love movies.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • movies : filmler

      Explanation

      • "Movies" (filmler) genel bir hobiyi temsil eder.
      Kedimi seviyorum.

      ✨ special word message

      Kedimi seviyorum.

      I love my cat.

      Words in the English sentence

      • cat : kedi
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • my : benim

      Explanation

      • "My cat" (benim kedim) iyelik eki almıştır.
      Babamı seviyorum.

      ✨ special word message

      Babamı seviyorum.

      I love my dad.

      Words in the English sentence

      • dad : baba
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • my : benim

      Explanation

      • Aile üyeleri iyelik ekiyle birlikte ifade edilir.
      Köpeğimi seviyorum.

      ✨ special word message

      Köpeğimi seviyorum.

      I love my dog.

      Words in the English sentence

      • dog : köpek
      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • my : benim

      Explanation

      • Sahiplik ve sevgi duygusu bir arada verilmiştir.
      İşimi seviyorum.

      ✨ special word message

      İşimi seviyorum.

      I love my job.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • job : iş
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • my : benim

      Explanation

      • "Job" (iş) kelimesi belirtme eki almıştır.
      Annemi seviyorum.

      ✨ special word message

      Annemi seviyorum.

      I love my mom.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • mom : anne
      • my : benim

      Explanation

      • "Mom" (anne) kelimesi iyelik eki almıştır.
      Kendimi seviyorum.

      ✨ special word message

      Kendimi seviyorum.

      I love myself.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • myself : kendim

      Explanation

      • "Myself" (kendimi) dönüşlülük zamiridir.
      Oğlumu seviyorum.

      ✨ special word message

      Oğlumu seviyorum.

      I love my son.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • my : benim
      • son : oğul, erkek evlat

      Explanation

      • "Son" (oğul) kelimesindeki 'u' harfi iyelik eki gelince düşmez ancak belirtme eki almıştır.
      Doğayı seviyorum.

      ✨ special word message

      Doğayı seviyorum.

      I love nature.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • nature : doğa

      Explanation

      • "Nature" (doğa) nesnesi belirtme eki almıştır.
      Lehçeyi seviyorum!

      ✨ special word message

      Lehçeyi seviyorum!

      I love Polish!

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • polish : parlatmak, cila

      Explanation

      • "Polish" (Lehçe/Polonya dili) nesne konumundadır.
      Rusya'yı seviyorum.

      ✨ special word message

      Rusya'yı seviyorum.

      I love Russia.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • russia : Rusya

      Explanation

      • Özel isim yönelme/belirtme eki almıştır.
      Kayak yapmayı seviyorum.

      ✨ special word message

      Kayak yapmayı seviyorum.

      I love skiing.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • skiing : kayak yapma

      Explanation

      • "Skiing" (kayak yapma) eylemi isimleşerek nesne olmuştur.
      Futbolu seviyorum.

      ✨ special word message

      Futbolu seviyorum.

      I love soccer.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • soccer : futbol

      Explanation

      • "Soccer" spor dalı nesne durumundadır.
      Sporu seviyorum.

      ✨ special word message

      Sporu seviyorum.

      I love sports.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • sports : spor dalları

      Explanation

      • "Sports" genel anlamda "spor" olarak tekil çevrilir.
      İlkbaharı seviyorum.

      ✨ special word message

      İlkbaharı seviyorum.

      I love spring.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • spring : ilkbahar, yay

      Explanation

      • Mevsim ismi nesneleşmiştir.
      Yazı seviyorum.

      ✨ special word message

      Yazı seviyorum.

      I love summer.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • summer : yaz

      Explanation

      • "Summer" (yaz) kelimesi belirtme eki almıştır.