Onu kovacağım.
✨ special word message
Onu kovacağım.
I'll fire her.
Words in the English sentence
- fire : ateş, yangın, kovmak
- her : ona, onu, onun
Explanation
- "Fire" fiili işten çıkarmak anlamında "kovmak" olarak çevrilir.
-
"I'll" (I will) yapısı gelecek zaman eki olan "-acağım" ile karşılanır.
Onu kovacağım.
✨ special word message
Onu kovacağım.
I'll fire him.
Words in the English sentence
- fire : ateş, yangın, kovmak
- him : ona, onu
Explanation
- Türkçede cinsiyet ayrımı olmadığı için "him" nesnesi de "onu" olarak ifade edilir.
Tom'u kovacağım.
✨ special word message
Tom'u kovacağım.
I'll fire Tom.
Words in the English sentence
- fire : ateş, yangın, kovmak
- tom : Tom
Explanation
- Özel isim olan "Tom", belirtme durumu eki (-u) alarak nesneleşir.
Onu tamir edeceğim.
✨ special word message
Onu tamir edeceğim.
I'll fix that.
Words in the English sentence
- fix : tamir etmek, düzeltmek
- that : o, şu
Explanation
- "Fix" (tamir etmek/düzeltmek) fiili gelecek zaman ekiyle çekimlenmiştir.
-
"That" işaret zamiri "onu" olarak çevrilir.
Bunu tamir edeceğim.
✨ special word message
Bunu tamir edeceğim.
I'll fix this.
Words in the English sentence
- fix : tamir etmek, düzeltmek
- this : bu
Explanation
- "This" (bu) zamiri belirtme eki alarak "bunu" haline gelir.
Yardım alacağım / Yardım çağıracağım.
✨ special word message
Yardım alacağım / Yardım çağıracağım.
I'll get help.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- help : yardım etmek, yardım
Explanation
- "Get help" yapısı duruma göre "yardım almak" veya "yardım çağırmak" anlamlarına gelir.
Kaybolacağım.
✨ special word message
Kaybolacağım.
I'll get lost.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
Explanation
- "Get lost" burada "kaybolmak" eylemini bildirir. (Not: Argo olarak "defol" anlamı da vardır ancak burada düz anlamıyla kullanılmıştır.)
Biraz alacağım.
✨ special word message
Biraz alacağım.
I'll get some.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- some : biraz, bazı
Explanation
- "Some" (biraz/bir miktar) belgisiz zamiri nesne konumundadır.
Onu alacağım.
✨ special word message
Onu alacağım.
I'll get that.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- that : o, şu
Explanation
- "Get" fiili "satın almak" veya "gidip getirmek" anlamında kullanılabilir.
Onları alacağım.
✨ special word message
Onları alacağım.
I'll get them.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- them : onları, onlara
Explanation
- "Them" (onlar) çoğul nesnesi belirtme eki alarak "onları" olur.
Bunu alacağım.
✨ special word message
Bunu alacağım.
I'll get this.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- this : bu
Explanation
- "This" (bu) nesnesi gelecek zaman ekiyle çekimlenmiş fiile bağlanır.
Önden gideceğim.
✨ special word message
Önden gideceğim.
I'll go ahead.
Words in the English sentence
- ahead : ileride, önünde
- go : gitmek
Explanation
- "Go ahead" kalıbı burada fiziksel olarak "önden gitmek" anlamında kullanılmıştır.
Yalnız gideceğim.
✨ special word message
Yalnız gideceğim.
I'll go alone.
Words in the English sentence
- alone : yalnız
- go : gitmek
Explanation
- "Alone" (yalnız) zarfı eylemin nasıl yapılacağını niteler.
Eşlik edeceğim / Ben de geleceğim.
✨ special word message
Eşlik edeceğim / Ben de geleceğim.
I'll go along.
Words in the English sentence
- along : boyunca, beraberinde
- go : gitmek
Explanation
- "Go along" birine veya bir gruba "eşlik etmek, onlarla gitmek" anlamı taşır.
Gidip kontrol edeceğim.
✨ special word message
Gidip kontrol edeceğim.
I'll go check.
Words in the English sentence
- check : kontrol etmek, çek
- go : gitmek
Explanation
- İngilizcede iki fiil yanyana gelmiştir; Türkçede bu yapı "gidip (zarf-fiil) kontrol etmek" şeklinde ifade edilir.
İlk ben gideceğim.
✨ special word message
İlk ben gideceğim.
I'll go first.
Words in the English sentence
- first : birinci, ilk
- go : gitmek
Explanation
- "First" (ilk) zarfı eylemin önceliğini belirtir.
Oraya gideceğim.
✨ special word message
Oraya gideceğim.
I'll go there.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- there : orada
Explanation
- "There" (orası) yer ismi yönelme eki (-ya) almıştır.
Ona yardım edeceğim.
✨ special word message
Ona yardım edeceğim.
I'll help her.
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- her : ona, onu, onun
Explanation
- "Help" (yardım etmek) fiili Türkçede yönelme hali eki (-a/-e) ile kullanılır.
Ona yardım edeceğim.
✨ special word message
Ona yardım edeceğim.
I'll help him.
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- him : ona, onu
Explanation
- "Him" nesnesi Türkçede "ona" olarak karşılanır.
Tom'a yardım edeceğim.
✨ special word message
Tom'a yardım edeceğim.
I'll help Tom.
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- tom : Tom
Explanation
- "Tom" özel ismine gelen yönelme eki kesme işaretiyle ayrılır.
Sana yardım edeceğim.
✨ special word message
Sana yardım edeceğim.
I'll help you.
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- you : sen, siz
Explanation
- "You" (sen) zamiri yönelme eki alarak "sana" olur.
Sana katılacağım.
✨ special word message
Sana katılacağım.
I'll join you.
Words in the English sentence
- join : katılmak
- you : sen, siz
Explanation
- "Join" (katılmak) fiili Türkçede yönelme ekiyle kullanılır.
Onu öldüreceğim.
✨ special word message
Onu öldüreceğim.
I'll kill him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- kill : öldürmek
Explanation
- "Kill" (öldürmek) fiili gelecek zamanda çekimlenmiştir.
Tom'u öldüreceğim.
✨ special word message
Tom'u öldüreceğim.
I'll kill Tom.
Words in the English sentence
- kill : öldürmek
- tom : Tom
Explanation
- "Tom" ismi belirtme eki alarak öldürme eyleminin nesnesi olur.
Seni öldüreceğim.
✨ special word message
Seni öldüreceğim.
I'll kill you.
Words in the English sentence
- kill : öldürmek
- you : sen, siz
Explanation
- "You" (seni) nesne durumundadır.
Çay yapacağım.
✨ special word message
Çay yapacağım.
I'll make tea.
Words in the English sentence
Explanation
- "Make" (yapmak/hazırlamak) fiili "tea" (çay) nesnesiyle kullanılmıştır.
Onunla buluşacağım.
✨ special word message
Onunla buluşacağım.
I'll meet her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- meet : buluşmak, tanışmak
Explanation
- "Meet" (buluşmak/tanışmak) fiili Türkçede genellikle vasıta eki (-la/-le) ile kullanılır.
Onunla buluşacağım.
✨ special word message
Onunla buluşacağım.
I'll meet him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- meet : buluşmak, tanışmak
Explanation
- "Him" nesnesi "onunla" (with him) şeklinde karşılanır.
Tom'la buluşacağım.
✨ special word message
Tom'la buluşacağım.
I'll meet Tom.
Words in the English sentence
- meet : buluşmak, tanışmak
- tom : Tom
Explanation
- Özel isim vasıta eki almıştır.
Onu özleyeceğim.
✨ special word message
Onu özleyeceğim.
I'll miss her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- miss : özlemek, kaçırmak, hanım
Explanation
- "Miss" (özlemek) fiili gelecek zaman eki almıştır.
Onu özleyeceğim.
✨ special word message
Onu özleyeceğim.
I'll miss him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- miss : özlemek, kaçırmak, hanım
Explanation
- Türkçede "onu" her iki cinsiyet için de geçerlidir.
Tom'u özleyeceğim.
✨ special word message
Tom'u özleyeceğim.
I'll miss Tom.
Words in the English sentence
- miss : özlemek, kaçırmak, hanım
- tom : Tom
Explanation
- "Tom" ismi belirtme eki almıştır.
Seni özleyeceğim.
✨ special word message
Seni özleyeceğim.
I'll miss you.
Words in the English sentence
- miss : özlemek, kaçırmak, hanım
- you : sen, siz
Explanation
- "You" (seni) nesnesi fiilden önce gelir.
Tom'a çağrı bırakacağım / Tom'u arayacağım.
✨ special word message
Tom'a çağrı bırakacağım / Tom'u arayacağım.
I'll page Tom.
Words in the English sentence
Explanation
- "Page" fiili eskiden çağrı cihazıyla aramak anlamına gelse de günümüzde "birini anons etmek" veya "çağırmak" anlamında kullanılır.
Onu kanıtlayacağım.
✨ special word message
Onu kanıtlayacağım.
I'll prove it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- prove : kanıtlamak, ispat etmek
Explanation
- "Prove" (kanıtlamak/ispatlamak) eylemi gelecek zamanlıdır.
Onu kurtaracağım.
✨ special word message
Onu kurtaracağım.
I'll save her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
Explanation
- "Save" (kurtarmak) fiili gelecek zaman eki almıştır.
Onu kurtaracağım.
✨ special word message
Onu kurtaracağım.
I'll save him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
Explanation
- "Him" (erkek o) nesnesi "onu" olarak çevrilir.
Tom'u kurtaracağım.
✨ special word message
Tom'u kurtaracağım.
I'll save Tom.
Words in the English sentence
- save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
- tom : Tom
Explanation
- "Tom" ismi nesne olarak belirtme eki almıştır.
Seni kurtaracağım.
✨ special word message
Seni kurtaracağım.
I'll save you.
Words in the English sentence
- save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
- you : sen, siz
Explanation
- "You" (seni) zamiri gelecek zamanlı fiille kullanılır.
Onları göreceğim.
✨ special word message
Onları göreceğim.
I'll see them.
Words in the English sentence
- see : görmek, anlamak
- them : onları, onlara
Explanation
- "Them" (onlar) çoğul zamiri belirtme eki almıştır.
Sana göstereceğim.
✨ special word message
Sana göstereceğim.
I'll show you.
Words in the English sentence
- show : göstermek, şov
- you : sen, siz
Explanation
- "Show someone something" yapısında kişi yönelme eki (-a) alır.
Onu durduracağım.
✨ special word message
Onu durduracağım.
I'll stop her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- stop : durmak, durak
Explanation
- "Stop" burada geçişli bir fiil (durdurmak) olarak kullanılmıştır.
Onu durduracağım.
✨ special word message
Onu durduracağım.
I'll stop him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- stop : durmak, durak
Explanation
- "Him" nesnesi eylemin hedefidir.
Şimdi duracağım.
✨ special word message
Şimdi duracağım.
I'll stop now.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- stop : durmak, durak
Explanation
- "Stop" burada geçişsiz (durmak) anlamındadır. "Now" zaman zarfıdır.
Tom'u durduracağım.
✨ special word message
Tom'u durduracağım.
I'll stop Tom.
Words in the English sentence
- stop : durmak, durak
- tom : Tom
Explanation
- "Tom" özel ismi belirtme eki almıştır.
Seni durduracağım.
✨ special word message
Seni durduracağım.
I'll stop you.
Words in the English sentence
- stop : durmak, durak
- you : sen, siz
Explanation
- "You" (seni) nesnesi cümlenin başında yer alır.
Onu götüreceğim / Onu alacağım.
✨ special word message
Onu götüreceğim / Onu alacağım.
I'll take him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- take : almak, götürmek
Explanation
- "Take" fiili bağlama göre "birini bir yere götürmek" veya "satın almak/seçmek" anlamına gelebilir.
Bir tane alacağım.
✨ special word message
Bir tane alacağım.
I'll take one.
Words in the English sentence
- one : bir
- take : almak, götürmek
Explanation
- "One" (bir tane) nesne olarak kullanılmıştır.
Tom'u götüreceğim / alacağım.
✨ special word message
Tom'u götüreceğim / alacağım.
I'll take Tom.
Words in the English sentence
- take : almak, götürmek
- tom : Tom
Explanation
- "Tom" ismi nesne konumundadır.
İki tane alacağım.
✨ special word message
İki tane alacağım.
I'll take two.
Words in the English sentence
- take : almak, götürmek
- two : iki
Explanation
- "Two" (iki) miktar bildiren nesnedir.
Ona söyleyeceğim.
✨ special word message
Ona söyleyeceğim.
I'll tell her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- tell : söylemek, anlatmak
Explanation
- "Tell" (söylemek) fiili Türkçede yönelme eki (-a) ile kullanılır.
Ona söyleyeceğim.
✨ special word message
Ona söyleyeceğim.
I'll tell him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- tell : söylemek, anlatmak
Explanation
- "Him" zamiri "ona" olarak karşılanır.
Tom'a söyleyeceğim.
✨ special word message
Tom'a söyleyeceğim.
I'll tell Tom.
Words in the English sentence
- tell : söylemek, anlatmak
- tom : Tom
Explanation
- Özel isim yönelme eki almıştır.
Sana söyleyeceğim.
✨ special word message
Sana söyleyeceğim.
I'll tell you.
Words in the English sentence
- tell : söylemek, anlatmak
- you : sen, siz
Explanation
- "You" zamiri "sana" olarak çevrilir.
Biraz deneyeceğim.
✨ special word message
Biraz deneyeceğim.
I'll try some.
Words in the English sentence
- some : biraz, bazı
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- "Try" (denemek/tadına bakmak) fiili gelecek zamanlıdır.
Onu deneyeceğim.
✨ special word message
Onu deneyeceğim.
I'll try that.
Words in the English sentence
- that : o, şu
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- "That" (o şey) belirtme eki alarak "onu" olur.
Onu uyaracağım.
✨ special word message
Onu uyaracağım.
I'll warn her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- warn : uyarmak
Explanation
- "Warn" (uyarmak) fiili Türkçede belirtme eki (-u) gerektirir.
Onu uyaracağım.
✨ special word message
Onu uyaracağım.
I'll warn him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- warn : uyarmak
Explanation
- "Him" nesnesi "onu" olarak çevrilir.
Tom'u uyaracağım.
✨ special word message
Tom'u uyaracağım.
I'll warn Tom.
Words in the English sentence
Explanation
- "Tom" ismi nesne konumundadır.
Seni uyaracağım.
✨ special word message
Seni uyaracağım.
I'll warn you.
Words in the English sentence
- warn : uyarmak
- you : sen, siz
Explanation
- "You" (seni) nesnesi ve gelecek zaman çekimi mevcuttur.
Onu izleyeceğim.
✨ special word message
Onu izleyeceğim.
I'll watch it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- watch : izlemek, kol saati
Explanation
- "Watch" (izlemek/seyretmek) fiili gelecek zaman eki almıştır.
Televizyon izleyeceğim.
✨ special word message
Televizyon izleyeceğim.
I'll watch TV.
Words in the English sentence
- tv : televizyon
- watch : izlemek, kol saati
Explanation
- "TV" nesnesi belirtme eki almadan genel bir eylem olarak ifade edilebilir.
Bir tane buldum / Yerini belirledim.
✨ special word message
Bir tane buldum / Yerini belirledim.
I located one.
Words in the English sentence
- i : ben
- located : yerleşik, bulunan
- one : bir
Explanation
- "Locate" (yerini belirlemek/bulmak) fiili geçmiş zamanlıdır.
Bakışlarımı kaçırdım / Başka yöne baktım.
✨ special word message
Bakışlarımı kaçırdım / Başka yöne baktım.
I looked away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- i : ben
- looked : baktı, göründü
Explanation
- "Look away" (başka yöne bakmak) deyimsel bir kullanımdır.
Aşağıya baktım.
✨ special word message
Aşağıya baktım.
I looked down.
Words in the English sentence
- down : aşağı
- i : ben
- looked : baktı, göründü
Explanation
- "Down" (aşağı) yer-yön zarfı yönelme eki (-ya) almıştır.
Köpeğimi kaybettim.
✨ special word message
Köpeğimi kaybettim.
I lost my dog.
Words in the English sentence
- dog : köpek
- i : ben
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- my : benim
Explanation
- "My dog" (benim köpeğim) iyelik ve belirtme ekleri almıştır. "Lost" geçmiş zamanlıdır.
Şapkamı kaybettim.
✨ special word message
Şapkamı kaybettim.
I lost my hat.
Words in the English sentence
- hat : şapka
- i : ben
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- my : benim
Explanation
- "Hat" (şapka) kelimesi iyelik eki (-m) ve belirtme eki (-ı) almıştır.
İşimi kaybettim.
✨ special word message
İşimi kaybettim.
I lost my job.
Words in the English sentence
- i : ben
- job : iş
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- my : benim
Explanation
- "Job" (iş) kelimesine gelen eklerle sahiplik ve nesne durumu belirtilir.
Anahtarımı kaybettim.
✨ special word message
Anahtarımı kaybettim.
I lost my key.
Words in the English sentence
- i : ben
- key : anahtar
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- my : benim
Explanation
- "Key" (anahtar) nesnesi geçmiş zamanlı fiille kullanılmıştır.
Yolumu kaybettim.
✨ special word message
Yolumu kaybettim.
I lost my way.
Words in the English sentence
- i : ben
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- my : benim
- way : yol, yöntem
Explanation
- "Lose one's way" (yolunu kaybetmek) bir kalıptır.
Oyunculuğu seviyorum.
✨ special word message
Oyunculuğu seviyorum.
I love acting.
Words in the English sentence
- acting : oyunculuk, hareket etme
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- "Acting" (oyunculuk) isim-fiili belirtme eki almıştır.
Elmayı severim / seviyorum.
✨ special word message
Elmayı severim / seviyorum.
I love apples.
Words in the English sentence
- apples : elmalar
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- İngilizcedeki çoğul nesne genel bir sevgiyi belirtir; Türkçede tekil kullanılabilir.
Arapçayı seviyorum.
✨ special word message
Arapçayı seviyorum.
I love Arabic.
Words in the English sentence
- arabic : Arapça
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- "Arabic" (Arapça) dil ismi belirtme eki almıştır.
Sonbaharı seviyorum.
✨ special word message
Sonbaharı seviyorum.
I love autumn.
Words in the English sentence
- autumn : sonbahar, güz
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- "Autumn" (sonbahar) mevsimi nesne konumundadır.
Boston'ı seviyorum.
✨ special word message
Boston'ı seviyorum.
I love Boston.
Words in the English sentence
- boston : Boston
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- Şehir ismi belirtme eki almıştır.
Peyniri seviyorum.
✨ special word message
Peyniri seviyorum.
I love cheese.
Words in the English sentence
- cheese : peynir
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- "Cheese" (peynir) genel bir kavram olarak belirtilmiştir.
Sinemayı seviyorum.
✨ special word message
Sinemayı seviyorum.
I love cinema.
Words in the English sentence
- cinema : sinema
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- "Cinema" (sinema) kelimesi nesne durumundadır.
Kahveyi seviyorum.
✨ special word message
Kahveyi seviyorum.
I love coffee.
Words in the English sentence
- coffee : kahve
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- "Coffee" nesnesi şimdiki zamanla çekimlenmiş fiile bağlanır.
Fransa'yı seviyorum.
✨ special word message
Fransa'yı seviyorum.
I love France.
Words in the English sentence
- france : Fransa
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- Ülke ismi özel isim olduğu için ek kesme işaretiyle ayrılır.
Fransızcayı seviyorum.
✨ special word message
Fransızcayı seviyorum.
I love French.
Words in the English sentence
- french : Fransızca, Fransız
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- Dil ismine belirtme eki gelmiştir.
Doğa yürüyüşünü seviyorum.
✨ special word message
Doğa yürüyüşünü seviyorum.
I love hiking.
Words in the English sentence
- hiking : doğa yürüyüşü, yürüyüş yapıyor
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- "Hiking" (doğa yürüyüşü) bir isim-fiildir.
Hokeyi seviyorum.
✨ special word message
Hokeyi seviyorum.
I love hockey.
Words in the English sentence
- hockey : hokey
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- Spor dalı belirtme eki alarak fiile bağlanır.
Atları seviyorum.
✨ special word message
Atları seviyorum.
I love horses.
Words in the English sentence
- horses : atlar
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- Çoğul nesne "horses" (atlar) olarak çevrilmiştir.
Pazartesiyi seviyorum!
✨ special word message
Pazartesiyi seviyorum!
I love Monday!
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- monday : Pazartesi
Explanation
- Gün ismi nesne olarak belirtme eki almıştır.
Filmleri seviyorum.
✨ special word message
Filmleri seviyorum.
I love movies.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- movies : filmler
Explanation
- "Movies" (filmler) genel bir hobiyi temsil eder.
Kedimi seviyorum.
✨ special word message
Kedimi seviyorum.
I love my cat.
Words in the English sentence
- cat : kedi
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- my : benim
Explanation
- "My cat" (benim kedim) iyelik eki almıştır.
Babamı seviyorum.
✨ special word message
Babamı seviyorum.
I love my dad.
Words in the English sentence
- dad : baba
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- my : benim
Explanation
- Aile üyeleri iyelik ekiyle birlikte ifade edilir.
Köpeğimi seviyorum.
✨ special word message
Köpeğimi seviyorum.
I love my dog.
Words in the English sentence
- dog : köpek
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- my : benim
Explanation
- Sahiplik ve sevgi duygusu bir arada verilmiştir.
İşimi seviyorum.
✨ special word message
İşimi seviyorum.
I love my job.
Words in the English sentence
- i : ben
- job : iş
- love : sevmek, aşk, sevgi
- my : benim
Explanation
- "Job" (iş) kelimesi belirtme eki almıştır.
Annemi seviyorum.
✨ special word message
Annemi seviyorum.
I love my mom.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- mom : anne
- my : benim
Explanation
- "Mom" (anne) kelimesi iyelik eki almıştır.
Kendimi seviyorum.
✨ special word message
Kendimi seviyorum.
I love myself.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- myself : kendim
Explanation
- "Myself" (kendimi) dönüşlülük zamiridir.
Oğlumu seviyorum.
✨ special word message
Oğlumu seviyorum.
I love my son.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- my : benim
- son : oğul, erkek evlat
Explanation
- "Son" (oğul) kelimesindeki 'u' harfi iyelik eki gelince düşmez ancak belirtme eki almıştır.
Doğayı seviyorum.
✨ special word message
Doğayı seviyorum.
I love nature.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- nature : doğa
Explanation
- "Nature" (doğa) nesnesi belirtme eki almıştır.
Lehçeyi seviyorum!
✨ special word message
Lehçeyi seviyorum!
I love Polish!
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- polish : parlatmak, cila
Explanation
- "Polish" (Lehçe/Polonya dili) nesne konumundadır.
Rusya'yı seviyorum.
✨ special word message
Rusya'yı seviyorum.
I love Russia.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- russia : Rusya
Explanation
- Özel isim yönelme/belirtme eki almıştır.
Kayak yapmayı seviyorum.
✨ special word message
Kayak yapmayı seviyorum.
I love skiing.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- skiing : kayak yapma
Explanation
- "Skiing" (kayak yapma) eylemi isimleşerek nesne olmuştur.
Futbolu seviyorum.
✨ special word message
Futbolu seviyorum.
I love soccer.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- soccer : futbol
Explanation
- "Soccer" spor dalı nesne durumundadır.
Sporu seviyorum.
✨ special word message
Sporu seviyorum.
I love sports.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- sports : spor dalları
Explanation
- "Sports" genel anlamda "spor" olarak tekil çevrilir.
İlkbaharı seviyorum.
✨ special word message
İlkbaharı seviyorum.
I love spring.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- spring : ilkbahar, yay
Explanation
- Mevsim ismi nesneleşmiştir.
Yazı seviyorum.
✨ special word message
Yazı seviyorum.
I love summer.
Words in the English sentence
- i : ben
- love : sevmek, aşk, sevgi
- summer : yaz
Explanation
- "Summer" (yaz) kelimesi belirtme eki almıştır.