Korku nedir?
✨ special word message
Korku nedir?
What is fear?
Words in the English sentence
- fear : korku, korkmak
- is : dır, dir
- what : ne
Explanation
- - Korkunun tanımını veya doğasını sorgulayan felsefi veya psikolojik bir soru.
Hayat nedir?
✨ special word message
Hayat nedir?
What is life?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- life : hayat, yaşam
- what : ne
Explanation
- - Yaşamın anlamını veya biyolojik tanımını sorgulayan temel bir soru.
Aşk nedir? / Sevgi nedir?
✨ special word message
Aşk nedir? / Sevgi nedir?
What is love?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- love : sevmek, aşk, sevgi
- what : ne
Explanation
- - Sevginin veya aşkın ne anlama geldiğini sorgulayan soru.
Şans nedir?
✨ special word message
Şans nedir?
What is luck?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- luck : şans
- what : ne
Explanation
- - Şansın veya talihin mahiyetini sorgulayan ifade.
O nedir?
✨ special word message
O nedir?
What is that?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- that : o, şu
- what : ne
Explanation
- - Uzaktaki bir nesneyi veya durumu tanımlamak için sorulan soru.
Bu nedir?
✨ special word message
Bu nedir?
What is this?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- this : bu
- what : ne
Explanation
- - Yakındaki bir nesneye veya yeni bir duruma yönelik merak ifadesi.
Ne? Olmaz öyle şey! / Hadi canım!
✨ special word message
Ne? Olmaz öyle şey! / Hadi canım!
What? No way!
Words in the English sentence
- no : hayır
- way : yol, yöntem
Explanation
- - Duyulan bir habere karşı gösterilen büyük şaşkınlık ve inanamama tepkisi.
Sen ne dersin? / Ne diyorsun bu işe?
✨ special word message
Sen ne dersin? / Ne diyorsun bu işe?
What say you?
Words in the English sentence
- say : söylemek, demek
- what : ne
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin fikrini veya onayını almak için kullanılan biraz eski moda veya resmi bir kalıp.
İslam nedir?
✨ special word message
İslam nedir?
What's Islam?
Words in the English sentence
Explanation
- - İslam dini hakkında bilgi edinmek amacıyla sorulan soru.
Televizyonda ne var?
✨ special word message
Televizyonda ne var?
What's on TV?
Words in the English sentence
- on : üzerinde, açık
- tv : televizyon
Explanation
- - Yayın akışını veya o anki programı öğrenmek için sorulan soru.
Korkunç olan ne?
✨ special word message
Korkunç olan ne?
What's scary?
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumun neden korku uyandırdığını veya neyin korkuttuğunu sorgular.
Sorun ne? / Ne var?
✨ special word message
Sorun ne? / Ne var?
What's wrong?
Words in the English sentence
Explanation
- - Birinin üzgün göründüğü veya bir işin ters gittiği durumlarda sorulan genel soru.
Neredeyiz?
✨ special word message
Neredeyiz?
Where are we?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- we : biz
- where : nerede
Explanation
- - Mevcut konumu veya bulunulan durumu sorgulayan soru.
Jim nerede?
✨ special word message
Jim nerede?
Where is Jim?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- jim : Jim
- where : nerede
Explanation
- - Jim isimli kişinin konumunu öğrenmek için sorulur.
Annem nerede?
✨ special word message
Annem nerede?
Where is mom?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- mom : anne
- where : nerede
Explanation
- - Annenin nerede olduğunu sorgulayan aile içi soru.
Tom nerede?
✨ special word message
Tom nerede?
Where is Tom?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- tom : Tom
- where : nerede
Explanation
- - Tom'un o anki yerini merak eden soru.
Mary nerede?
✨ special word message
Mary nerede?
Where's Mary?
Words in the English sentence
Explanation
- - Mary'nin konumunu soran ifade.
Tony nerede?
✨ special word message
Tony nerede?
Where's Tony?
Words in the English sentence
Explanation
- - Tony isimli kişinin nerede olduğunu öğrenmek için sorulur.
O neredeydi?
✨ special word message
O neredeydi?
Where was it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- was : idi, oldu
- where : nerede
Explanation
- - Kaybolan veya bahsedilen bir şeyin geçmişteki konumunu sorgular.
Hangisi yeni?
✨ special word message
Hangisi yeni?
Which is new?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- new : yeni
- which : hangi
Explanation
- - Bir grup nesne arasından yeni olanı ayırt etmek için sorulur.
Hangisi eski?
✨ special word message
Hangisi eski?
Which is old?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- old : eski, yaşlı
- which : hangi
Explanation
- - Nesneler arasından eski olanın hangisi olduğunu sorgulayan soru.
Onlar kim?
✨ special word message
Onlar kim?
Who are they?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- they : onlar
- who : kim
Explanation
- - Tanınmayan bir grubun kimliğini sorgulayan soru.
Onu kim kırdı?
✨ special word message
Onu kim kırdı?
Who broke it?
Words in the English sentence
- broke : kırdı, parasız
- it : o, onu
- who : kim
Explanation
- - Bir hasarın sorumlusunu bulmak için sorulan soru.
Onu kim inşa etti? / Kim yaptı?
✨ special word message
Onu kim inşa etti? / Kim yaptı?
Who built it?
Words in the English sentence
- built : inşa edilmiş, yapılmış
- it : o, onu
- who : kim
Explanation
- - Bir yapının veya nesnenin yapımcısını sorgular.
Kim iptal etti?
✨ special word message
Kim iptal etti?
Who canceled?
Words in the English sentence
- canceled : iptal edildi, iptal edilmiş
- who : kim
Explanation
- - Bir etkinliğin veya randevunun kimin tarafından iptal edildiğini sorar.
Onu kim yaptı?
✨ special word message
Onu kim yaptı?
Who did that?
Words in the English sentence
- did : yaptı
- that : o, şu
- who : kim
Explanation
- - Gerçekleşen bir eylemin failini sorgulayan soru.
Bunu kim yaptı?
✨ special word message
Bunu kim yaptı?
Who did this?
Words in the English sentence
- did : yaptı
- this : bu
- who : kim
Explanation
- - Yakın zamanda olan veya önlerinde duran bir işin sorumlusunu sorar.
Kim ne yaptı?
✨ special word message
Kim ne yaptı?
Who did what?
Words in the English sentence
- did : yaptı
- what : ne
- who : kim
Explanation
- - Bir olaydaki rollerin dağılımını veya detaylarını öğrenmek için kullanılır.
Kim yaralandı?
✨ special word message
Kim yaralandı?
Who got hurt?
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- who : kim
Explanation
- - Bir kaza veya olayda zarar gören kişiyi sorgular.
Kim vuruldu?
✨ special word message
Kim vuruldu?
Who got shot?
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- who : kim
Explanation
- - Silahlı bir olayda hedef olan kişiyi öğrenmek için sorulur.
Kim geldi?
✨ special word message
Kim geldi?
Who has come?
Words in the English sentence
- come : gelmek
- has : sahip, var
- who : kim
Explanation
- - Gelen kişinin kimliğini öğrenmek için sorulan soru.
Kimin vakti var?
✨ special word message
Kimin vakti var?
Who has time?
Words in the English sentence
- has : sahip, var
- time : zaman, vakit
- who : kim
Explanation
- - Bir iş için müsait olan birini ararken sorulur.
Bizi kim işe aldı?
✨ special word message
Bizi kim işe aldı?
Who hired us?
Words in the English sentence
- hired : işe alınmış, kiralık
- us : bize, bizi
- who : kim
Explanation
- - İşverenin kimliğini sorgulayan ifade.
Seni kim incitti?
✨ special word message
Seni kim incitti?
Who hurt you?
Words in the English sentence
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- who : kim
- you : sen, siz
Explanation
- - Hem fiziksel hem de duygusal olarak zarar veren kişiyi sormak için kullanılır.
Orada kim var? / Kim o?
✨ special word message
Orada kim var? / Kim o?
Who is there?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- there : orada
- who : kim
Explanation
- - Genellikle bir kapı çaldığında veya bir ses duyulduğunda sorulur.
Kim dinledi?
✨ special word message
Kim dinledi?
Who listened?
Words in the English sentence
- listened : dinledi
- who : kim
Explanation
- - Bir konuşmayı veya sunumu kimlerin takip ettiğini sorgular.
Kim sürecek?
✨ special word message
Kim sürecek?
Who'll drive?
Words in the English sentence
- drive : sürmek, araç sürmek
Explanation
- - Arabayı kimin kullanacağını belirlemek için sorulan soru.
Kim dövüşecek? / Kim savaşacak?
✨ special word message
Kim dövüşecek? / Kim savaşacak?
Who'll fight?
Words in the English sentence
- fight : dövüşmek, kavga etmek
Explanation
- - Bir mücadeleye kimin katılacağını sorgular.
Kim başlayacak?
✨ special word message
Kim başlayacak?
Who'll start?
Words in the English sentence
- start : başlamak, başlangıç
Explanation
- - Bir oyuna veya işe ilk kimin başlayacağını sorar.
Beni kim seviyor?
✨ special word message
Beni kim seviyor?
Who loves me?
Words in the English sentence
- loves : sever, aşklar
- me : beni, bana
- who : kim
Explanation
- - Kendisine duyulan sevgiyi sorgulayan bazen duygusal bazen şaka yollu soru.
Kime lazım? / Kimin ona ihtiyacı var?
✨ special word message
Kime lazım? / Kimin ona ihtiyacı var?
Who needs it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- needs : ihtiyaçlar, gerekir
- who : kim
Explanation
- - Bir şeyin gerekliliğini sorgulayan veya birine teklif eden soru.
Sana ödemeyi kim yaptı? / Paranı kim verdi?
✨ special word message
Sana ödemeyi kim yaptı? / Paranı kim verdi?
Who paid you?
Words in the English sentence
- paid : ödenmiş, ödedi
- who : kim
- you : sen, siz
Explanation
- - Ödemeyi yapan kaynağı sorgular.
Maaşını kim ödüyor? / Sana parayı kim veriyor?
✨ special word message
Maaşını kim ödüyor? / Sana parayı kim veriyor?
Who pays you?
Words in the English sentence
- pays : öder
- who : kim
- you : sen, siz
Explanation
- - Düzenli ödemeyi yapan otoriteyi veya kişiyi sorar.
Kim kaçtı?
✨ special word message
Kim kaçtı?
Who ran away?
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- ran : koştu
- who : kim
Explanation
- - Bir olay yerinden ayrılan veya kaçan kişiyi sorgular.
Kim istifa etti?
✨ special word message
Kim istifa etti?
Who resigned?
Words in the English sentence
- resigned : istifa etti
- who : kim
Explanation
- - İşten ayrılan kişinin kim olduğunu öğrenmek için sorulur.
Kim ne gördü?
✨ special word message
Kim ne gördü?
Who saw what?
Words in the English sentence
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
- what : ne
- who : kim
Explanation
- - Görgü tanıklarının ifadelerini ve detayları öğrenmek için kullanılır.
Kim alıyor? / Kim ısmarlıyor?
✨ special word message
Kim alıyor? / Kim ısmarlıyor?
Who's buying?
Words in the English sentence
- buying : satın alıyor, satın almak
Explanation
- - Satın alma işlemini veya ödemeyi kimin yapacağını sorar.
Kim geliyor?
✨ special word message
Kim geliyor?
Who's coming?
Words in the English sentence
Explanation
- - Gelecek olan kişilerin listesini veya kimliğini öğrenmek için sorulur.
Onu (kadını) kim gönderdi?
✨ special word message
Onu (kadını) kim gönderdi?
Who sent her?
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- sent : gönderildi
- who : kim
Explanation
- - Bir kadının gelişinden kimin sorumlu olduğunu sorgular.
Onu (erkeği) kim gönderdi?
✨ special word message
Onu (erkeği) kim gönderdi?
Who sent him?
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- sent : gönderildi
- who : kim
Explanation
- - Bir erkeğin gelişindeki aracı kişiyi sorar.
Tom'u kim gönderdi?
✨ special word message
Tom'u kim gönderdi?
Who sent Tom?
Words in the English sentence
- sent : gönderildi
- tom : Tom
- who : kim
Explanation
- - Tom'un oraya gelmesine kimin vesile olduğunu sorgular.
Seni kim gönderdi?
✨ special word message
Seni kim gönderdi?
Who sent you?
Words in the English sentence
- sent : gönderildi
- who : kim
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin kimin adına orada bulunduğunu sorgular.
Onu (kadını) kim vurdu?
✨ special word message
Onu (kadını) kim vurdu?
Who shot her?
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- who : kim
Explanation
- - Bir kadına yönelik silahlı saldırının failini sorar.
Onu (erkeği) kim vurdu?
✨ special word message
Onu (erkeği) kim vurdu?
Who shot him?
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- who : kim
Explanation
- - Bir erkeği vuran kişinin kimliğini sorgular.
Tom'u kim vurdu?
✨ special word message
Tom'u kim vurdu?
Who shot Tom?
Words in the English sentence
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- tom : Tom
- who : kim
Explanation
- - Tom'un vurulmasından sorumlu olan kişiyi sorar.
Seni kim vurdu?
✨ special word message
Seni kim vurdu?
Who shot you?
Words in the English sentence
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- who : kim
- you : sen, siz
Explanation
- - Mağdura kendisine kimin ateş ettiğini soran soru.
Kim aç?
✨ special word message
Kim aç?
Who's hungry?
Words in the English sentence
Explanation
- - Yemek servisi öncesi gruptakilerin açlık durumunu kontrol etmek için sorulur.
O kimin için?
✨ special word message
O kimin için?
Who's it for?
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir hediye veya nesnenin kime yönelik olduğunu sorgular.
Kim şaka yapıyor?
✨ special word message
Kim şaka yapıyor?
Who's joking?
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir ciddiyetsizliğin kaynağını veya söylenenin şaka olup olmadığını sorar.
Hesabı kim ödüyor? / Kim ödeme yapıyor?
✨ special word message
Hesabı kim ödüyor? / Kim ödeme yapıyor?
Who's paying?
Words in the English sentence
Explanation
- - Maddi sorumluluğun kimde olduğunu belirleyen soru.
Hangisi daha uzun? / Kim daha uzun?
✨ special word message
Hangisi daha uzun? / Kim daha uzun?
Who's taller?
Words in the English sentence
Explanation
- - İki kişi veya nesne arasındaki boy karşılaştırması.
Onu kim çaldı?
✨ special word message
Onu kim çaldı?
Who stole it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- stole : çaldı
- who : kim
Explanation
- - Bir hırsızlık olayının failini sorgular.
Kimler kurtuldu? / Kim hayatta kaldı?
✨ special word message
Kimler kurtuldu? / Kim hayatta kaldı?
Who survived?
Words in the English sentence
- survived : hayatta kaldı
- who : kim
Explanation
- - Bir felaket veya kaza sonrası sağ kalanları öğrenmek için sorulur.
Ona (kadına) kim söyledi?
✨ special word message
Ona (kadına) kim söyledi?
Who told her?
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- told : söyledi
- who : kim
Explanation
- - Bir bilginin bir kadına kimin tarafından ulaştırıldığını sorgular.
Ona (erkeğe) kim söyledi?
✨ special word message
Ona (erkeğe) kim söyledi?
Who told him?
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- told : söyledi
- who : kim
Explanation
- - Bir erkeğe haberi kimin verdiğini öğrenmek için sorulur.
Tom'a kim söyledi?
✨ special word message
Tom'a kim söyledi?
Who told Tom?
Words in the English sentence
- told : söyledi
- tom : Tom
- who : kim
Explanation
- - Tom'un haberi kimden aldığını sorgulayan soru.
Sana kim söyledi?
✨ special word message
Sana kim söyledi?
Who told you?
Words in the English sentence
- told : söyledi
- who : kim
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin bilgi kaynağını sorgulayan soru.
Onu kim istiyor?
✨ special word message
Onu kim istiyor?
Who wants it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- wants : ister, istekler
- who : kim
Explanation
- - Bir şeyi birine vermek için talip arandığında sorulur.
Burada kim vardı?
✨ special word message
Burada kim vardı?
Who was here?
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- was : idi, oldu
- who : kim
Explanation
- - Bir yerin geçmişteki ziyaretçilerini sorgular.
O kimdi?
✨ special word message
O kimdi?
Who was that?
Words in the English sentence
- that : o, şu
- was : idi, oldu
- who : kim
Explanation
- - Biraz önce görülen veya bahsi geçen kişiyi sorgulayan soru.
Kim ödeyecek?
✨ special word message
Kim ödeyecek?
Who will pay?
Words in the English sentence
- pay : ödemek, maaş
- who : kim
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- - Gelecekte yapılacak bir ödemenin sorumlusunu sorar.
Kim kazanacak?
✨ special word message
Kim kazanacak?
Who will win?
Words in the English sentence
- who : kim
- will : vasiyet, irade, -ecek
- win : kazanmak
Explanation
- - Bir yarışma veya mücadele öncesi tahmini sorgular.
Onu kim yazdı?
✨ special word message
Onu kim yazdı?
Who wrote it?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- who : kim
- wrote : yazdı
Explanation
- - Bir metnin veya kitabın yazarını sorgulayan soru.
Ben neden üzgünüm?
✨ special word message
Ben neden üzgünüm?
Why am I sad?
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- sad : üzgün
- why : neden, niçin
Explanation
- - Kişinin kendi duygusal durumunu sorguladığı içsel bir soru.
Neden beni suçluyorsun?
✨ special word message
Neden beni suçluyorsun?
Why blame me?
Words in the English sentence
- blame : suçlamak, suç
- me : beni, bana
- why : neden, niçin
Explanation
- - Haksız yere suçlandığını düşünen kişinin gösterdiği tepki.
Neden bizi suçluyorsunuz?
✨ special word message
Neden bizi suçluyorsunuz?
Why blame us?
Words in the English sentence
- blame : suçlamak, suç
- us : bize, bizi
- why : neden, niçin
Explanation
- - Grubun ortaklaşa gösterdiği savunma tepkisi.
Neden öyle?
✨ special word message
Neden öyle?
Why is it so?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- so : bu yüzden, çok, öyle
- why : neden, niçin
Explanation
- - Bir durumun neden o şekilde geliştiğini sorgular.
Neden her ikisi de olmasın?
✨ special word message
Neden her ikisi de olmasın?
Why not both?
Words in the English sentence
- both : her ikisi, ikisi de
- not : değil, olumsuzluk eki
- why : neden, niçin
Explanation
- - İki seçenek arasında seçim yapmak yerine ikisini de almayı öneren kalıp.
Neden şimdi bırakıyorsun?
✨ special word message
Neden şimdi bırakıyorsun?
Why quit now?
Words in the English sentence
- now : şimdi
- quit : bırakmak, çıkmak
- why : neden, niçin
Explanation
- - Vazgeçmek için yanlış bir zaman olduğunu düşündüren soru.
Bana neden teşekkür ediyorsun?
✨ special word message
Bana neden teşekkür ediyorsun?
Why thank me?
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- thank : teşekkür etmek
- why : neden, niçin
Explanation
- - Teşekkür edilecek bir şey yapmadığını düşünen kişinin şaşkınlığı.
O neden öyleydi?
✨ special word message
O neden öyleydi?
Why was that?
Words in the English sentence
- that : o, şu
- was : idi, oldu
- why : neden, niçin
Explanation
- - Geçmişteki bir durumun sebebini sorgular.
Yaşayacak mı?
✨ special word message
Yaşayacak mı?
Will he live?
Words in the English sentence
- he : o
- live : yaşamak, canlı
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- - Bir hastanın veya yaralının hayatta kalıp kalmayacağını sorar.
Tom ölecek mi?
✨ special word message
Tom ölecek mi?
Will Tom die?
Words in the English sentence
- die : ölmek, zar
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- - Tom'un hayati tehlikesi hakkında bilgi isteyen soru.
Bana şans dile.
✨ special word message
Bana şans dile.
Wish me luck.
Words in the English sentence
- luck : şans
- me : beni, bana
- wish : dilemek, dilek
Explanation
- - Önemli bir iş öncesi başkalarından iyi dilek isteme kalıbı.
Gitmez misin? / Gitmeyecek misin?
✨ special word message
Gitmez misin? / Gitmeyecek misin?
Won't you go?
Words in the English sentence
- go : gitmek
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin gitme konusundaki isteksizliğini veya planını sorgular.
Ona (kadına) yaz.
✨ special word message
Ona (kadına) yaz.
Write to her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- to : -e, -a (yönelme)
- write : yazmak
Explanation
- - Bir kadına mesaj veya mektup yazılmasını tavsiye eden emir kipi.
Ona (erkeğe) yaz.
✨ special word message
Ona (erkeğe) yaz.
Write to him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- to : -e, -a (yönelme)
- write : yazmak
Explanation
- - Bir erkeğe yazılı olarak ulaşılmasını önerir.
Tom'a yaz.
✨ special word message
Tom'a yaz.
Write to Tom.
Words in the English sentence
- to : -e, -a (yönelme)
- tom : Tom
- write : yazmak
Explanation
- - Tom'a bir not veya e-posta gönderilmesi gerektiğini belirtir.
Yanni bağırdı.
✨ special word message
Yanni bağırdı.
Yanni yelled.
Words in the English sentence
- yanni : Yanni (özel isim)
- yelled : bağırdı
Explanation
- - Yanni isimli kişinin yüksek sesle bağırdığını bildiren cümle.
Yıllar geçti.
✨ special word message
Yıllar geçti.
Years passed.
Words in the English sentence
- passed : geçti, geçmiş
- years : yıllar
Explanation
- - Zamanın akışını ve aradan uzun yıllar geçtiğini anlatan ifade.
Evet, sonunda.
✨ special word message
Evet, sonunda.
Yes, at last.
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- last : son, geçen
Explanation
- - Uzun bekleyişin ardından gerçekleşen bir duruma duyulan memnuniyet.
Evet! Katılıyorum.
✨ special word message
Evet! Katılıyorum.
Yes! I agree.
Words in the English sentence
- agree : katılmak, aynı fikirde olmak
- i : ben
Explanation
- - Bir fikre veya öneriye verilen güçlü onay.
Evet, neden olmasın?
✨ special word message
Evet, neden olmasın?
Yes, why not?
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- why : neden, niçin
Explanation
- - Bir teklifi kabul ederken kullanılan olumlu ve açık fikirli yaklaşım.
Evet, yapabilirsin. / Evet, edebilirsin.
✨ special word message
Evet, yapabilirsin. / Evet, edebilirsin.
Yes, you can.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- you : sen, siz
Explanation
- - Birine izin verildiğini veya bir şeyi yapabileceğine dair güven verildiğini belirtir.
Bizi kızdırıyorsun.
✨ special word message
Bizi kızdırıyorsun.
You anger us.
Words in the English sentence
- anger : öfke, kızgınlık
- us : bize, bizi
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin davranışının grupta öfke yarattığını belirtir.
Üşümüşsün. / Soğuksun.
✨ special word message
Üşümüşsün. / Soğuksun.
You are cold.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- cold : soğuk
- you : sen, siz
Explanation
- - Kişinin fiziksel olarak üşüdüğünü veya tavırlarının mesafeli olduğunu belirtir.
Özgürsün. / Serbestsin.
✨ special word message
Özgürsün. / Serbestsin.
You are free.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- free : özgür, bedava
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin artık kısıtlanmadığını veya serbest bırakıldığını bildirir.
İyisin.
✨ special word message
İyisin.
You are good.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- good : iyi
- you : sen, siz
Explanation
- - Hem yetenek hem de karakter olarak olumlu bir değerlendirme.
Evdesin.
✨ special word message
Evdesin.
You are home.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- home : ev, yuva
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin güvenli veya ait olduğu yerde bulunduğunu belirtir.
Sen John'sun.
✨ special word message
Sen John'sun.
You are John.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- john : John
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin kimliğini teyit eden veya tanıyan ifade.