Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Kayboldum.

      ✨ special word message

      Kayboldum.

      I'm lost.

      Words in the English sentence

      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti

      Explanation

      • - Bir kişinin yolunu bulamadığını veya bir durumda kafasının karıştığını belirtir.
      Ben Mary.

      ✨ special word message

      Ben Mary.

      I'm Mary.

      Words in the English sentence

      • mary : Mary (Özel isim)

      Explanation

      • - Kişinin kendisini ismen tanıttığı temel cümledir.
      Ben kötüyüm. / Huysuzum.

      ✨ special word message

      Ben kötüyüm. / Huysuzum.

      I'm mean.

      Words in the English sentence

      • mean : anlamına gelmek, kaba

      Explanation

      • - Kişinin kaba, cimri veya kötü niyetli karakter özelliğini ifade eder.
      Sıradaki benim.

      ✨ special word message

      Sıradaki benim.

      I'm next.

      Words in the English sentence

      • next : sonraki, bitişik

      Explanation

      • - Bir kuyrukta veya eylem sırasında sıranın kendisine geldiğini bildirir.
      İyiyim. / Sorun yok.

      ✨ special word message

      İyiyim. / Sorun yok.

      I'm okay.

      Words in the English sentence

      • okay : tamam

      Explanation

      • - Durumunun iyi olduğunu veya bir teklifi reddederken her şeyin yolunda olduğunu belirtir.
      Fakirim.

      ✨ special word message

      Fakirim.

      I'm poor.

      Words in the English sentence

      • poor : fakir, zavallı

      Explanation

      • - Maddi imkansızlık durumunu ifade eden cümledir.
      Zenginim.

      ✨ special word message

      Zenginim.

      I'm rich.

      Words in the English sentence

      • rich : zengin

      Explanation

      • - Maddi varlığın yüksek olduğunu belirten durum cümlesidir.
      Güvendeyim.

      ✨ special word message

      Güvendeyim.

      I'm safe.

      Words in the English sentence

      • safe : güvenli, kasa

      Explanation

      • - Tehlikenin geçtiğini veya emniyetli bir yerde olunduğunu bildirir.
      Hastayım.

      ✨ special word message

      Hastayım.

      I'm sick.

      Words in the English sentence

      • sick : hasta

      Explanation

      • - Fiziksel veya ruhsal bir rahatsızlık durumunu beyan eder.
      Yavaşım.

      ✨ special word message

      Yavaşım.

      I'm slow.

      Words in the English sentence

      • slow : yavaş

      Explanation

      • - Hızın düşük olduğunu veya bir şeyi kavramakta gecikildiğini ifade eder.
      Eminim.

      ✨ special word message

      Eminim.

      I'm sure.

      Words in the English sentence

      • sure : emin, kesin

      Explanation

      • - Bir konuda kesin bilgiye veya inanca sahip olunduğunu vurgular.
      Uzunum. / Boyum uzun.

      ✨ special word message

      Uzunum. / Boyum uzun.

      I'm tall.

      Words in the English sentence

      • tall : uzun

      Explanation

      • - Fiziksel boy uzunluğunu niteleyen cümledir.
      Zayıfım.

      ✨ special word message

      Zayıfım.

      I'm thin.

      Words in the English sentence

      • thin : ince, zayıf

      Explanation

      • - Vücut yapısının ince olduğunu belirten fiziksel tanımdır.
      Çirkinim.

      ✨ special word message

      Çirkinim.

      I'm ugly.

      Words in the English sentence

      • ugly : çirkin

      Explanation

      • - Kişinin kendi dış görünüşü hakkındaki olumsuz yargısıdır.
      Sıcağım. / Isındım.

      ✨ special word message

      Sıcağım. / Isındım.

      I'm warm.

      Words in the English sentence

      • warm : ılık, sıcak

      Explanation

      • - Vücut ısısının yüksek olduğunu veya ortamdan dolayı ısındığını belirtir.
      Güçsüzüm. / Zayıfım.

      ✨ special word message

      Güçsüzüm. / Zayıfım.

      I'm weak.

      Words in the English sentence

      • weak : zayıf, güçsüz

      Explanation

      • - Fiziksel kuvvet eksikliğini veya karakterce iradesizliği ifade edebilir.
      İyiyim. / Sağlığım yerinde.

      ✨ special word message

      İyiyim. / Sağlığım yerinde.

      I'm well.

      Words in the English sentence

      • well : iyi, kuyu

      Explanation

      • - Sağlık durumunun ve genel halin iyi olduğunu bildiren nazik ifadedir.
      Bilgeyim. / Akıllıyım.

      ✨ special word message

      Bilgeyim. / Akıllıyım.

      I'm wise.

      Words in the English sentence

      • wise : bilge, akıllı

      Explanation

      • - Deneyimli ve sağduyulu olunduğuna dair kişisel tespittir.
      Başımı salladım. (Onayladım)

      ✨ special word message

      Başımı salladım. (Onayladım)

      I nodded.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • nodded : başını salladı (onay için)

      Explanation

      • - Bir şeyi onaylamak için başını aşağı yukarı hareket ettirme eylemidir.
      Açtım.

      ✨ special word message

      Açtım.

      I opened.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • opened : açtı, açıldı

      Explanation

      • - Bir kapıyı, kutuyu veya konuyu açma eyleminin geçmişte yapıldığını bildirir.
      Oynadım.

      ✨ special word message

      Oynadım.

      I played.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • played : oynadı, çalınmış

      Explanation

      • - Oyun oynama veya bir enstrüman çalma eyleminin tamamlandığını belirtir.
      Dua ettim.

      ✨ special word message

      Dua ettim.

      I prayed.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • prayed : dua etti

      Explanation

      • - İbadet veya yakarış eyleminin gerçekleştirildiğini ifade eder.
      Reddediyorum.

      ✨ special word message

      Reddediyorum.

      I refuse.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • refuse : reddetmek

      Explanation

      • - Sunulan bir teklifi veya durumu kabul etmediğini kesin olarak bildirir.
      İstifa ediyorum.

      ✨ special word message

      İstifa ediyorum.

      I resign.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • resign : istifa etmek

      Explanation

      • - Bir görevden veya işten ayrılma kararını bildiren resmi ifadedir.
      Onu gördüm.

      ✨ special word message

      Onu gördüm.

      I saw it.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • it : o, onu
      • saw : gördü (see geçmiş hali), testere

      Explanation

      • - Belirli bir nesneyi veya olayı gördüğüne dair tanıklık beyanıdır.
      Gülümsedim.

      ✨ special word message

      Gülümsedim.

      I smiled.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • smiled : gülümsedi

      Explanation

      • - "Smile" fiilinin geçmiş zaman (V2) çekimidir.
      Kaldım.

      ✨ special word message

      Kaldım.

      I stayed.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • stayed : kaldı

      Explanation

      • - Bir yerde beklemeye veya konaklamaya devam edildiğini belirtir.
      Konuştum.

      ✨ special word message

      Konuştum.

      I talked.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • talked : konuştu

      Explanation

      • - Bir konuşma eyleminin yapıldığını bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
      İşe yarar. / Yardımcı olur.

      ✨ special word message

      İşe yarar. / Yardımcı olur.

      It helps.

      Words in the English sentence

      • helps : yardım eder
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir nesnenin veya durumun fayda sağladığını ifade eder.
      Acıyor.

      ✨ special word message

      Acıyor.

      It hurts.

      Words in the English sentence

      • hurts : acıyor, incitir
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Fiziksel veya duygusal bir ağrı/acı hissedildiğini belirtir.
      Yağmur yağar.

      ✨ special word message

      Yağmur yağar.

      It rains.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • rains : yağmurlar, yağmur yağar

      Explanation

      • - Yağış eyleminin genel bir hava durumu özelliği olduğunu belirtir.
      Eğlenceli.

      ✨ special word message

      Eğlenceli.

      It's fun.

      Words in the English sentence

      • fun : eğlence, eğlenceli

      Explanation

      • - Bir aktivitenin keyifli olduğunu niteleyen ifadedir.
      O onun. (Eril)

      ✨ special word message

      O onun. (Eril)

      It's his.

      Words in the English sentence

      • his : onun

      Explanation

      • - Bir nesnenin bir erkeğe ait olduğunu belirten iyelik cümlesidir.
      Yeni.

      ✨ special word message

      Yeni.

      It's new.

      Words in the English sentence

      • new : yeni

      Explanation

      • - Bir nesnenin kullanılmamış veya güncel olduğunu belirtir.
      Tuhaf.

      ✨ special word message

      Tuhaf.

      It's odd.

      Words in the English sentence

      • odd : tuhaf, tek (sayı)

      Explanation

      • - Garip veya alışılmadık durumları niteler.
      Eski.

      ✨ special word message

      Eski.

      It's old.

      Words in the English sentence

      • old : eski, yaşlı

      Explanation

      • - Bir nesnenin uzun süredir var olduğunu veya yıprandığını belirtir.
      Kırmızı.

      ✨ special word message

      Kırmızı.

      It's red.

      Words in the English sentence

      • red : kırmızı

      Explanation

      • - Bir nesnenin rengini tanımlayan cümledir.
      Üzücü.

      ✨ special word message

      Üzücü.

      It's sad.

      Words in the English sentence

      • sad : üzgün

      Explanation

      • - Bir durumun hüzün verici olduğunu ifade eder.
      Gelen Tom. / O Tom.

      ✨ special word message

      Gelen Tom. / O Tom.

      It's Tom.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom

      Explanation

      • - Kişinin Tom olduğunu belirten tanımlama cümlesidir.
      Onu kullanırım.

      ✨ special word message

      Onu kullanırım.

      I use it.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • it : o, onu
      • use : kullanmak, kullanım

      Explanation

      • - Bir nesneyi düzenli olarak kullandığını ifade eden geniş zaman cümlesidir.
      Kazandım.

      ✨ special word message

      Kazandım.

      I've won.

      Words in the English sentence

      • won : kazandı

      Explanation

      • - Present Perfect Tense ile başarının yeni tamamlandığını vurgular.
      Bekledim.

      ✨ special word message

      Bekledim.

      I waited.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • waited : bekledi

      Explanation

      • - Bekleme eyleminin geçmişte yapıldığını bildirir.
      Yürüdüm.

      ✨ special word message

      Yürüdüm.

      I walked.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • walked : yürüdü

      Explanation

      • - Fiziksel ilerleme eyleminin geçmiş zaman halidir.
      İstedim.

      ✨ special word message

      İstedim.

      I wanted.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • wanted : istedi, aranan

      Explanation

      • - Bir şeye karşı duyulan isteğin geçmişte var olduğunu belirtir.
      İyiydim.

      ✨ special word message

      İyiydim.

      I was OK.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • ok : tamam
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Geçmişteki durumunun sorunsuz olduğunu ifade eder.
      Çalıştım.

      ✨ special word message

      Çalıştım.

      I worked.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • worked : çalıştı

      Explanation

      • - Bir iş veya ders üzerinde çaba harcandığını bildirir.
      Bağırdım.

      ✨ special word message

      Bağırdım.

      I yelled.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • yelled : bağırdı

      Explanation

      • - Yüksek sesle haykırma eylemini ifade eden geçmiş zaman cümlesidir.
      Uzak durun. / Girmek yasaktır.

      ✨ special word message

      Uzak durun. / Girmek yasaktır.

      Keep out.

      Words in the English sentence

      • keep : tutmak, korumak
      • out : dışarı, dışarıda

      Explanation

      • - Bir bölgeye girilmemesi gerektiğini belirten uyarı ifadesidir.
      Onu öldür. (Dişil)

      ✨ special word message

      Onu öldür. (Dişil)

      Kill her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • kill : öldürmek

      Explanation

      • - Bir kadına yönelik şiddet içeren korkunç bir emirdir.
      Onu öldür. (Eril)

      ✨ special word message

      Onu öldür. (Eril)

      Kill him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • kill : öldürmek

      Explanation

      • - Bir erkeğe yönelik şiddet içeren korkunç bir emirdir.
      Onu öp. (Dişil)

      ✨ special word message

      Onu öp. (Dişil)

      Kiss her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • kiss : öpmek, öpücük

      Explanation

      • - Bir kadını öpmesi için verilen talimattır.
      Onu öp. (Eril)

      ✨ special word message

      Onu öp. (Eril)

      Kiss him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • kiss : öpmek, öpücük

      Explanation

      • - Bir erkeği öpmesi için verilen talimattır.
      Tom'u öp.

      ✨ special word message

      Tom'u öp.

      Kiss Tom.

      Words in the English sentence

      • kiss : öpmek, öpücük
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom isimli kişiyi öpmesi için verilen emirdir.
      Bırak onu!

      ✨ special word message

      Bırak onu!

      Leave it!

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • leave : ayrılmak, terk etmek

      Explanation

      • - Bir nesnenin tutulmamasını veya bir konunun kurcalanmamasını ister.
      Beni bırak. / Terk et.

      ✨ special word message

      Beni bırak. / Terk et.

      Leave me.

      Words in the English sentence

      • leave : ayrılmak, terk etmek
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Yalnız kalma isteğini veya bir ilişkinin bitişini ifade edebilir.
      Bizi bırakın. / Bizi terk edin.

      ✨ special word message

      Bizi bırakın. / Bizi terk edin.

      Leave us.

      Words in the English sentence

      • leave : ayrılmak, terk etmek
      • us : bize, bizi

      Explanation

      • - Bir grubun yalnız bırakılma talebidir.
      Hadi gidelim.

      ✨ special word message

      Hadi gidelim.

      Let's go.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek

      Explanation

      • - Bir yere gitmek için yapılan ortak çağrı ve teşviktir.
      Dinle...

      ✨ special word message

      Dinle...

      Listen...

      Words in the English sentence

      Explanation

      • - Karşı tarafın dikkatini çekmek için kullanılan başlangıç ünlemidir.
      Uzun bir gün müydü? / Yorucu mu geçti?

      ✨ special word message

      Uzun bir gün müydü? / Yorucu mu geçti?

      Long day?

      Words in the English sentence

      • day : gün
      • long : uzun

      Explanation

      • - Genellikle yorgun görünen birine sorulan hal hatır sorusudur.
      Dikkat et!

      ✨ special word message

      Dikkat et!

      Look out!

      Words in the English sentence

      • look : bakmak, bakış, görünmek
      • out : dışarı, dışarıda

      Explanation

      • - Ani bir tehlikeye karşı yapılan uyarı ünlemidir.
      Benimle evlen.

      ✨ special word message

      Benimle evlen.

      Marry me.

      Words in the English sentence

      • marry : evlenmek
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Evlilik teklifi cümlesidir.
      Mary koştu.

      ✨ special word message

      Mary koştu.

      Mary ran.

      Words in the English sentence

      • mary : Mary (Özel isim)
      • ran : koştu

      Explanation

      • - Mary'nin koşma eylemini tamamladığını bildirir.
      Mary kazandı.

      ✨ special word message

      Mary kazandı.

      Mary won.

      Words in the English sentence

      • mary : Mary (Özel isim)
      • won : kazandı

      Explanation

      • - Bir başarının veya yarışın galibinin Mary olduğunu ifade eder.
      Gidebilir miyim?

      ✨ special word message

      Gidebilir miyim?

      May I go?

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • i : ben
      • may : Mayıs, olabilir

      Explanation

      • - Ayrılmak için izin isteyen kibar soru kalıbıdır.
      Biraz daha çay?

      ✨ special word message

      Biraz daha çay?

      More tea?

      Words in the English sentence

      • more : daha fazla
      • tea : çay

      Explanation

      • - Çay ikramını yenilemek için sorulan sorudur.
      Katil!

      ✨ special word message

      Katil!

      Murderer!

      Words in the English sentence

      • murderer : katil

      Explanation

      • - Birini cinayetle suçlayan ağır bir hitaptır.
      Uçmam (çok hızlı gitmem) lazım!

      ✨ special word message

      Uçmam (çok hızlı gitmem) lazım!

      Must fly!

      Words in the English sentence

      • fly : uçmak, sinek
      • must : meli/malı, şart

      Explanation

      • - Çok acelesi olduğunu belirten mecazi bir ifadedir.
      Benim hatam.

      ✨ special word message

      Benim hatam.

      My fault.

      Words in the English sentence

      • fault : hata, kusur
      • my : benim

      Explanation

      • - Bir yanlışı üstlenmek için kullanılan dürüstlük ifadesidir.
      İyi iş! / Aferin!

      ✨ special word message

      İyi iş! / Aferin!

      Nice job!

      Words in the English sentence

      • job : iş
      • nice : hoş, güzel

      Explanation

      • - Başarılı bir çalışmayı takdir eden ünlemdir.
      Güzel kravat.

      ✨ special word message

      Güzel kravat.

      Nice tie.

      Words in the English sentence

      • nice : hoş, güzel
      • tie : bağlamak, kravat

      Explanation

      • - Birinin giyimine yapılan küçük bir iltifattır.
      Şüphe yok.

      ✨ special word message

      Şüphe yok.

      No doubt.

      Words in the English sentence

      • doubt : şüphe, şüphelenmek
      • no : hayır

      Explanation

      • - Bir durumun kesinliğini onaylayan ifadedir.
      Saçma. / Anlamsız.

      ✨ special word message

      Saçma. / Anlamsız.

      Nonsense.

      Words in the English sentence

      • nonsense : saçma

      Explanation

      • - Bir fikri veya sözü ciddiye almadığını belirten tepkidir.
      Burada değil!

      ✨ special word message

      Burada değil!

      Not here!

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Aranan şeyin veya kişinin o konumda olmadığını bildirir.
      Doğru değil mi?

      ✨ special word message

      Doğru değil mi?

      Not true?

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • true : doğru, gerçek

      Explanation

      • - Bir bilginin doğruluğunu teyit etmek için sorulan sorudur.
      Şimdi ne olacak?

      ✨ special word message

      Şimdi ne olacak?

      Now what?

      Words in the English sentence

      • now : şimdi
      • what : ne

      Explanation

      • - Bir olaydan sonra sıradaki adımı veya sorunu soran bıkkınlık/merak sorusudur.
      Hay aksi... / Vay be...

      ✨ special word message

      Hay aksi... / Vay be...

      Oh boy...

      Words in the English sentence

      • oh : oh, ya

      Explanation

      • - Şaşkınlık, hayal kırıklığı veya hayranlık belirten bir ünlemdir.
      Parola?

      ✨ special word message

      Parola?

      Password?

      Words in the English sentence

      • password : şifre, parola

      Explanation

      • - Giriş yetkisi için gizli kelimeyi soran sorgudur.
      Sabır!

      ✨ special word message

      Sabır!

      Patience!

      Words in the English sentence

      • patience : sabır

      Explanation

      • - Aceleci davranan birine sakin olmasını telkin eden ünlemdir.
      Şimdi oyna.

      ✨ special word message

      Şimdi oyna.

      Play now.

      Words in the English sentence

      • now : şimdi
      • play : oynamak, oyun

      Explanation

      • - Oyun veya performans sırasının geldiğini bildiren talimattır.
      Lütfen...

      ✨ special word message

      Lütfen...

      Please...

      Words in the English sentence

      Explanation

      • - Bir rica veya yalvarma ifadesidir.
      Zavallı Tom!

      ✨ special word message

      Zavallı Tom!

      Poor Tom!

      Words in the English sentence

      • poor : fakir, zavallı
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un düştüğü kötü duruma duyulan üzüntüyü belirtir.
      Muhtemelen.

      ✨ special word message

      Muhtemelen.

      Probably.

      Words in the English sentence

      • probably : muhtemelen

      Explanation

      • - Bir olayın gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtir.
      Hatırla.

      ✨ special word message

      Hatırla.

      Remember.

      Words in the English sentence

      • remember : hatırlamak

      Explanation

      • - Unutulmaması gereken bir şeyi anımsatma emridir.
      Tam üstüne bastın. / Kesinlikle doğru.

      ✨ special word message

      Tam üstüne bastın. / Kesinlikle doğru.

      Right on.

      Words in the English sentence

      • on : üzerinde, açık
      • right : doğru, hak, sağ

      Explanation

      • - Bir fikre tam katılımı ifade eden onaylama kalıbıdır.
      Kaç! / Uzaklaş!

      ✨ special word message

      Kaç! / Uzaklaş!

      Run away!

      Words in the English sentence

      • away : uzak, uzakta
      • run : koşmak, çalıştırmak

      Explanation

      • - Bir tehlikeden hızla kaçılması gerektiğini bildiren ünlemdir.
      Hızlı koş!

      ✨ special word message

      Hızlı koş!

      Run fast!

      Words in the English sentence

      • fast : hızlı, çabuk, oruç
      • run : koşmak, çalıştırmak

      Explanation

      • - Koşma eyleminin süratli yapılması talimatıdır.
      Sami saklandı.

      ✨ special word message

      Sami saklandı.

      Sami hid.

      Words in the English sentence

      • hid : sakladı, gizledi
      • sami : Sami (isim)

      Explanation

      • - Sami'nin gizlendiğini bildiren geçmiş zaman cümlesidir.
      Onu kurtar. (Dişil)

      ✨ special word message

      Onu kurtar. (Dişil)

      Save her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek

      Explanation

      • - Bir kadının tehlikeden çıkarılması için verilen emirdir.
      Onu kurtar. (Eril)

      ✨ special word message

      Onu kurtar. (Eril)

      Save him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek

      Explanation

      • - Bir erkeğin kurtarılması talimatıdır.
      Tom'u kurtar.

      ✨ special word message

      Tom'u kurtar.

      Save Tom.

      Words in the English sentence

      • save : kaydetmek, kurtarmak, biriktirmek
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un yardıma ihtiyacı olduğunu bildiren çağrıdır.
      Kim diyor bunu?

      ✨ special word message

      Kim diyor bunu?

      Says who?

      Words in the English sentence

      • says : söyler, diyor
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir iddianın kaynağını meydan okuyarak soran kalıptır.
      Yeterli olduğunda söyle.

      ✨ special word message

      Yeterli olduğunda söyle.

      Say when.

      Words in the English sentence

      • say : söylemek, demek
      • when : ne zaman

      Explanation

      • - Genellikle içecek doldururken karşı tarafın durmasını beklediği andır.
      O geldi. (Dişil)

      ✨ special word message

      O geldi. (Dişil)

      She came.

      Words in the English sentence

      • came : geldi
      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - Üçüncü şahıs bir kadının vardığını bildirir.
      O öldü. (Dişil)

      ✨ special word message

      O öldü. (Dişil)

      She died.

      Words in the English sentence

      • died : öldü
      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - Bir kadının vefat ettiğini bildiren cümledir.
      O ayrıldı/gitti. (Dişil)

      ✨ special word message

      O ayrıldı/gitti. (Dişil)

      She left.

      Words in the English sentence

      • left : sol, ayrıldı
      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - Bir kadının bir mekandan ayrıldığını ifade eder.
      O yalan söyledi. (Dişil)

      ✨ special word message

      O yalan söyledi. (Dişil)

      She lied.

      Words in the English sentence

      • lied : yalan söyledi
      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - Bir kadının dürüst davranmadığını bildiren geçmiş zaman ifadesidir.
      O yalan söyler. (Dişil)

      ✨ special word message

      O yalan söyler. (Dişil)

      She lies.

      Words in the English sentence

      • lies : yalanlar, yalan söyler, uzanır
      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - Bir kadının genel bir huyu olarak yalan söylediğini belirtir.
      O koşar. (Dişil)

      ✨ special word message

      O koşar. (Dişil)

      She runs.

      Words in the English sentence

      • runs : koşar, çalışır
      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - Bir kadının koşma alışkanlığını veya o anki eylemini bildirir.
      O şarkı söyledi. (Dişil)

      ✨ special word message

      O şarkı söyledi. (Dişil)

      She sang.

      Words in the English sentence

      • sang : şarkı söyledi (sing geçmiş hali)
      • she : o (kadın)

      Explanation

      • - "Sing" fiilinin geçmiş zaman (V2) çekimidir.
      O yüzdü. (Dişil)

      ✨ special word message

      O yüzdü. (Dişil)

      She swam.

      Words in the English sentence

      • she : o (kadın)
      • swam : yüzdü

      Explanation

      • - Bir kadının yüzme eylemini tamamladığını ifade eder.