Tom'u vurdun.
✨ special word message
Tom'u vurdun.
You shot Tom.
Words in the English sentence
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- tom : Tom
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir kişinin Tom'u silahla vurduğunu belirten ifade.
Buraya otur.
✨ special word message
Buraya otur.
You sit here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- sit : oturmak
- you : sen, siz
Explanation
- - Birine nereye oturması gerektiğini söyleyen komut veya yönlendirme.
Kıpırdama. / Olduğun yerde kal.
✨ special word message
Kıpırdama. / Olduğun yerde kal.
You stay put.
Words in the English sentence
- put : koymak
- stay : kalmak
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin bulunduğu yerden ayrılmamasını veya hareket etmemesini emreden kalıp.
Hayatta kaldın.
✨ special word message
Hayatta kaldın.
You survived.
Words in the English sentence
- survived : hayatta kaldı
- you : sen, siz
Explanation
- - Tehlikeli bir durumdan sağ çıkıldığını belirten ifade.
Ona söyledin.
✨ special word message
Ona söyledin.
You told him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- told : söyledi
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir bilginin karşıdaki erkek şahsa iletildiğini belirten cümle.
Denedin.
✨ special word message
Denedin.
You've tried.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir çabanın gösterildiğini ifade eder (genellikle sonuçsuz kalsa bile).
Onu izle. / Dikkat et.
✨ special word message
Onu izle. / Dikkat et.
You watch it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- watch : izlemek, kol saati
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir şeyi seyretmek veya "watch out" anlamında dikkatli olmak için kullanılır.
Beni izle.
✨ special word message
Beni izle.
You watch me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- watch : izlemek, kol saati
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin eylemlerini takip etmesini isteyen komut.
Utangaçtın.
✨ special word message
Utangaçtın.
You were shy.
Words in the English sentence
- shy : utangaç
- were : idiler, oldular
- you : sen, siz
Explanation
- - Geçmişteki bir kişilik özelliğini veya durumu betimler.
Öleceksin.
✨ special word message
Öleceksin.
You will die.
Words in the English sentence
- die : ölmek, zar
- will : vasiyet, irade, -ecek
- you : sen, siz
Explanation
- - Gelecekte gerçekleşecek bir durumu bildiren kesin veya tehditkar ifade.
Yiyeceksin.
✨ special word message
Yiyeceksin.
You will eat.
Words in the English sentence
- eat : yemek, yemek yemek
- will : vasiyet, irade, -ecek
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin yemek yiyeceğine dair kesinlik veya zorunluluk bildirir.
Göreceksin.
✨ special word message
Göreceksin.
You will see.
Words in the English sentence
- see : görmek, anlamak
- will : vasiyet, irade, -ecek
- you : sen, siz
Explanation
- - Gelecekte bir durumun kanıtlanacağını veya yaşanacağını belirten kalıp.
Ziri rahatladı.
✨ special word message
Ziri rahatladı.
Ziri relaxed.
Words in the English sentence
- relaxed : rahat, gevşemiş
- ziri : Ziri (özel isim/nadir)
Explanation
- - Ziri'nin gerginliğinin geçtiğini belirten geçmiş zaman cümlesi.
Ona (kadına) bir araba çarptı.
✨ special word message
Ona (kadına) bir araba çarptı.
A car hit her.
Words in the English sentence
- a : bir
- car : araba
- her : ona, onu, onun
- hit : vurmak, çarpmak
Explanation
- - Bir trafik kazasını tarif eden cümle.
Ona (erkeğe) bir araba çarptı.
✨ special word message
Ona (erkeğe) bir araba çarptı.
A car hit him.
Words in the English sentence
- a : bir
- car : araba
- him : ona, onu
- hit : vurmak, çarpmak
Explanation
- - Bir erkeğin karıştığı trafik kazasını belirtir.
Tom'a bir araba çarptı.
✨ special word message
Tom'a bir araba çarptı.
A car hit Tom.
Words in the English sentence
- a : bir
- car : araba
- hit : vurmak, çarpmak
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un bir araba kazası geçirdiğini ifade eder.
Bir araba geçti.
✨ special word message
Bir araba geçti.
A car went by.
Words in the English sentence
- a : bir
- by : tarafından, yanında, ile
- car : araba
- went : gitti
Explanation
- - Yan taraftan bir aracın geçip gittiğini belirten betimleme.
Birkaç tane daha!
✨ special word message
Birkaç tane daha!
A couple more!
Words in the English sentence
- a : bir
- couple : çift, birkaç
- more : daha fazla
Explanation
- - Mevcut miktara az bir miktar daha eklenmesini isteyen ünlem.
Aslında, evet.
✨ special word message
Aslında, evet.
Actually, yes.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumu onaylarken veya düzeltirken kullanılan giriş ifadesi.
Cümleler ekle.
✨ special word message
Cümleler ekle.
Add sentences.
Words in the English sentence
- add : eklemek, toplamak
- sentences : cümleler
Explanation
- - Veri setine veya metne yeni cümleler eklenmesi talimatı.
Biraz tuz ekle.
✨ special word message
Biraz tuz ekle.
Add some salt.
Words in the English sentence
- add : eklemek, toplamak
- salt : tuz
- some : biraz, bazı
Explanation
- - Yemek tariflerinde veya sofrada kullanılan komut.
Ali çay içti.
✨ special word message
Ali çay içti.
Ali drank tea.
Words in the English sentence
- ali : Ali
- drank : içti
- tea : çay
Explanation
- - Ali'nin çay içme eylemini tamamladığını belirten cümle.
Biraz daha.
✨ special word message
Biraz daha.
A little more.
Words in the English sentence
- a : bir
- little : küçük, az
- more : daha fazla
Explanation
- - Miktarın az bir oranda artırılmasını talep eden kalıp.
Herkes eşittir.
✨ special word message
Herkes eşittir.
All are equal.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- are : dır/dir (olmak fiili)
- equal : eşit
Explanation
- - Eşitlik ilkesini belirten genel ifade.
Herkes mutlu.
✨ special word message
Herkes mutlu.
All are happy.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- are : dır/dir (olmak fiili)
- happy : mutlu
Explanation
- - Bir gruptaki herkesin genel durumunu bildiren cümle.
Herkes ölecek.
✨ special word message
Herkes ölecek.
All shall die.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- die : ölmek, zar
- shall : ecek/acak (gelecek zaman eki)
Explanation
- - Genellikle edebi veya dramatik bir dille her şeyin sonunun geleceğini belirtir.
Her yer durgundu. / Her şey sessizdi.
✨ special word message
Her yer durgundu. / Her şey sessizdi.
All was still.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- still : hala, henüz, durgun
- was : idi, oldu
Explanation
- - Ortamdaki mutlak sessizliği ve hareketsizliği betimler.
Hemen hemen her zaman.
✨ special word message
Hemen hemen her zaman.
Almost always.
Words in the English sentence
- almost : neredeyse, hemen hemen
- always : her zaman, daima
Explanation
- - Bir eylemin sıklığının çok yüksek olduğunu belirtir.
Çoktan yedin mi?
✨ special word message
Çoktan yedin mi?
Already eaten?
Words in the English sentence
- already : zaten, çoktan
- eaten : yenmiş
Explanation
- - Birinin yemeğini erkenden bitirip bitirmediğini soran soru.
Onaylandım mı?
✨ special word message
Onaylandım mı?
Am I approved?
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- approved : onaylanmış
- i : ben
Explanation
- - Bir başvuru veya durum için onay alınıp alınmadığını sorar.
Rüya mı görüyorum?
✨ special word message
Rüya mı görüyorum?
Am I dreaming?
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- dreaming : rüya görüyor, hayal kuruyor
- i : ben
Explanation
- - Gerçek olamayacak kadar şaşırtıcı durumlarda kullanılan kalıp.
Yakışıklı mıyım?
✨ special word message
Yakışıklı mıyım?
Am I handsome?
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- handsome : yakışıklı
- i : ben
Explanation
- - Kişinin kendi fiziksel görünüşü hakkında sorduğu soru.
Hatalı mıyım? / Yanılıyor muyum?
✨ special word message
Hatalı mıyım? / Yanılıyor muyum?
Am I mistaken?
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- mistaken : yanılmış, yanlış anlaşılmış
Explanation
- - Kendi düşüncesinden şüphe duyulduğunda sorulan soru.
Hamile miyim?
✨ special word message
Hamile miyim?
Am I pregnant?
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- pregnant : hamile
Explanation
- - Gebelik durumuyla ilgili sorulan soru.
Şimdi güvende miyim?
✨ special word message
Şimdi güvende miyim?
Am I safe now?
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- now : şimdi
- safe : güvenli, kasa
Explanation
- - Tehlikenin geçip geçmediğini sorgulayan ifade.
Yetenekli miyim?
✨ special word message
Yetenekli miyim?
Am I talented?
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- talented : yetenekli
Explanation
- - Kişinin kendi becerileri hakkında onay aradığı soru.
Çok mu geç kaldım?
✨ special word message
Çok mu geç kaldım?
Am I too late?
Words in the English sentence
- am : ım/im (olmak fiili)
- i : ben
- late : geç
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- - Zamanlama konusundaki endişeyi dile getiren soru.
İşte bu kadar!
✨ special word message
İşte bu kadar!
And that's it!
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir işin bittiğini veya konunun kapandığını belirten ünlem.
Yeni şaka var mı?
✨ special word message
Yeni şaka var mı?
Any new jokes?
Words in the English sentence
- any : hiç, herhangi
- jokes : şakalar
- new : yeni
Explanation
- - Ortamı neşelendirmek için sorulan soru.
Soru var mı?
✨ special word message
Soru var mı?
Any questions?
Words in the English sentence
- any : hiç, herhangi
- questions : sorular
Explanation
- - Bir sunum veya açıklama sonrası geri bildirim isteyen kalıp.
Başka bir şey var mı?
✨ special word message
Başka bir şey var mı?
Anything else?
Words in the English sentence
- anything : hiçbir şey, herhangi bir şey
- else : başka
Explanation
- - Ek bir ihtiyaç veya konu olup olmadığını sorgulayan soru.
Meşguller mi?
✨ special word message
Meşguller mi?
Are they busy?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- busy : meşgul
- they : onlar
Explanation
- - Üçüncü şahısların uygunluk durumunu sorar.
Onlar polis mi?
✨ special word message
Onlar polis mi?
Are they cops?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- cops : polisler
- they : onlar
Explanation
- - Kimlik sorgulama içeren soru.
Onlar sevimli mi?
✨ special word message
Onlar sevimli mi?
Are they cute?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- cute : sevimli, tatlı
- they : onlar
Explanation
- - Üçüncü şahısların veya nesnelerin sevimliliği hakkında soru.
Ölüler mi?
✨ special word message
Ölüler mi?
Are they dead?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- dead : ölü
- they : onlar
Explanation
- - Hayati durum sorgulayan soru.
Gittiler mi?
✨ special word message
Gittiler mi?
Are they gone?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- gone : gitmiş
- they : onlar
Explanation
- - Birilerinin ayrılıp ayrılmadığını sorar.
Buradalar mı?
✨ special word message
Buradalar mı?
Are they here?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- here : burada, buraya
- they : onlar
Explanation
- - Mevcudiyet sorgulayan soru.
Canlı mı yayınlanıyorlar? / Hayattalar mı?
✨ special word message
Canlı mı yayınlanıyorlar? / Hayattalar mı?
Are they live?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- live : yaşamak, canlı
- they : onlar
Explanation
- - Yayın veya yaşam durumu hakkında soru.
Onlar uzun boylu mu?
✨ special word message
Onlar uzun boylu mu?
Are they tall?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- tall : uzun
- they : onlar
Explanation
- - Fiziksel özellik sorgulayan soru.
Polis misin?
✨ special word message
Polis misin?
Are you a cop?
Words in the English sentence
- a : bir
- are : dır/dir (olmak fiili)
- cop : polis
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdakinin mesleğini (polislik) sorgulayan soru.
Hayran mısın?
✨ special word message
Hayran mısın?
Are you a fan?
Words in the English sentence
- a : bir
- are : dır/dir (olmak fiili)
- fan : hayran, yelpaze, vantilatör
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir şeye ilgi duyulup duyulmadığını sorar.
Tanrı mısın?
✨ special word message
Tanrı mısın?
Are you a god?
Words in the English sentence
- a : bir
- are : dır/dir (olmak fiili)
- god : tanrı, Allah
- you : sen, siz
Explanation
- - Olağanüstü durumlarda sorulan fantastik soru.
Hayatta mısın? / Yaşıyor musun?
✨ special word message
Hayatta mısın? / Yaşıyor musun?
Are you alive?
Words in the English sentence
- alive : hayatta, canlı
- are : dır/dir (olmak fiili)
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir kaza sonrası veya uzun süre haber alınamayan birine sorulur.
Yalnız mısın?
✨ special word message
Yalnız mısın?
Are you alone?
Words in the English sentence
- alone : yalnız
- are : dır/dir (olmak fiili)
- you : sen, siz
Explanation
- - Yanında birinin olup olmadığını sorgulayan soru.
Kızgın mısın?
✨ special word message
Kızgın mısın?
Are you angry?
Words in the English sentence
- angry : kızgın, öfkeli
- are : dır/dir (olmak fiili)
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin duygusal öfke durumunu sorar.
Silahlı mısın?
✨ special word message
Silahlı mısın?
Are you armed?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- armed : silahlı
- you : sen, siz
Explanation
- - Üzerinde silah olup olmadığını sorgulayan soru.
Uyanık mısın?
✨ special word message
Uyanık mısın?
Are you awake?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- awake : uyanık
- you : sen, siz
Explanation
- - Birinin uyuyup uyumadığını kontrol eden soru.
Kör müsün?
✨ special word message
Kör müsün?
Are you blind?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- blind : kör, panjur
- you : sen, siz
Explanation
- - Hem gerçek görme engeli hem de dikkatsizlik için kullanılan soru/sitem.
Sıkıldın mı?
✨ special word message
Sıkıldın mı?
Are you bored?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- bored : sıkılmış
- you : sen, siz
Explanation
- - İlgi kaybı veya can sıkıntısı durumunu sorar.
Cesur musun?
✨ special word message
Cesur musun?
Are you brave?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- brave : cesur
- you : sen, siz
Explanation
- - Kişinin cesaretini sorgulayan soru.
Deli misin?
✨ special word message
Deli misin?
Are you crazy?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- crazy : çılgın, deli
- you : sen, siz
Explanation
- - Mantıksız davranan birine sorulan sitem dolu soru.
Sarhoş musun?
✨ special word message
Sarhoş musun?
Are you drunk?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- drunk : sarhoş
- you : sen, siz
Explanation
- - Alkol etkisi altında olunup olunmadığını sorar.
Ölüyor musun?
✨ special word message
Ölüyor musun?
Are you dying?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- dying : ölüyor
- you : sen, siz
Explanation
- - Kritik sağlık durumlarında sorulan ciddi soru.
Komik misin?
✨ special word message
Komik misin?
Are you funny?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- funny : komik
- you : sen, siz
Explanation
- - Kişinin mizah yeteneğini sorgulayan soru.
Gidiyor musun?
✨ special word message
Gidiyor musun?
Are you going?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- going : gidiyor, gidiş
- you : sen, siz
Explanation
- - Ayrılma niyetini sorgulayan soru.
Mutlu musun?
✨ special word message
Mutlu musun?
Are you happy?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- happy : mutlu
- you : sen, siz
Explanation
- - Genel ruh halini sorgulayan soru.
Şanslı mısın?
✨ special word message
Şanslı mısın?
Are you lucky?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- lucky : şanslı
- you : sen, siz
Explanation
- - Şans faktörünü sorgulayan soru.
Yalan mı söylüyorsun?
✨ special word message
Yalan mı söylüyorsun?
Are you lying?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- lying : yalan söylüyor, uzanıyor
- you : sen, siz
Explanation
- - Doğruluğu sorgulayan şüphe dolu soru.
Hazır mısın?
✨ special word message
Hazır mısın?
Are you ready?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- ready : hazır
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir eyleme başlamadan önce sorulan standart hazırlık sorusu.
Kısa boylu musun?
✨ special word message
Kısa boylu musun?
Are you short?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- short : kısa
- you : sen, siz
Explanation
- - Boy uzunluğunu sorgulayan soru.
Sıkıştın mı?
✨ special word message
Sıkıştın mı?
Are you stuck?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- stuck : sıkışmış, saplanmış
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir yerden çıkamama durumunu sorar.
Orada mısın?
✨ special word message
Orada mısın?
Are you there?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- there : orada
- you : sen, siz
Explanation
- - Varlık kontrolü veya telefon/mesajda karşı tarafa seslenme.
Yorgun musun?
✨ special word message
Yorgun musun?
Are you tired?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- tired : yorgun
- you : sen, siz
Explanation
- - Enerji durumunu sorgulayan soru.
Dayanıklı mısın? / Sert misin?
✨ special word message
Dayanıklı mısın? / Sert misin?
Are you tough?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- tough : zor, sert, dayanıklı
- you : sen, siz
Explanation
- - Fiziksel veya zihinsel dayanıklılığı sorar.
İkiz misiniz?
✨ special word message
İkiz misiniz?
Are you twins?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- twins : ikizler
- you : sen, siz
Explanation
- - Birbirine çok benzeyen iki kişiye sorulan soru.
Üzgün müsün?
✨ special word message
Üzgün müsün?
Are you upset?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- upset : üzgün, keyfini kaçırmak
- you : sen, siz
Explanation
- - Moral bozukluğunu sorgulayan soru.
Genç misin?
✨ special word message
Genç misin?
Are you young?
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- you : sen, siz
- young : genç
Explanation
- - Yaş durumunu sorgulayan soru.
Bir uzmana sor.
✨ special word message
Bir uzmana sor.
Ask an expert.
Words in the English sentence
- an : bir
- ask : sormak, istemek
- expert : uzman, bilirkişi
Explanation
- - Bilgi almak için yetkin birine yönlendiren tavsiye.
Herhangi bir kadına sor.
✨ special word message
Herhangi bir kadına sor.
Ask any woman.
Words in the English sentence
- any : hiç, herhangi
- ask : sormak, istemek
- woman : kadın
Explanation
- - Bir görüşün kadınlar arasında yaygın olduğunu iddia eden ifade.
Ona (kadına) tekrar sor.
✨ special word message
Ona (kadına) tekrar sor.
Ask her again.
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- ask : sormak, istemek
- her : ona, onu, onun
Explanation
- - Bir sorunun bir kadına ikinci kez yöneltilmesi talimatı.
Ona (erkeğe) tekrar sor.
✨ special word message
Ona (erkeğe) tekrar sor.
Ask him again.
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- ask : sormak, istemek
- him : ona, onu
Explanation
- - Bir sorunun bir erkeğe tekrar sorulması talimatı.
Sorular sor.
✨ special word message
Sorular sor.
Ask questions.
Words in the English sentence
- ask : sormak, istemek
- questions : sorular
Explanation
- - Merak etmeyi veya sorgulamayı teşvik eden ifade.
Bir şey sor.
✨ special word message
Bir şey sor.
Ask something.
Words in the English sentence
- ask : sormak, istemek
- something : bir şey
Explanation
- - Sessizliği bozmak veya bilgi almak için verilen komut.
Tom'a tekrar sor.
✨ special word message
Tom'a tekrar sor.
Ask Tom again.
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- ask : sormak, istemek
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'dan bilgi teyidi alınması için verilen yönlendirme.
İstediğin gibi!
✨ special word message
İstediğin gibi!
As you wished!
Words in the English sentence
- as : gibi, olarak, -dığı için
- wished : diledi
- you : sen, siz
Explanation
- - Bir dileğin yerine getirildiğini belirten ünlem.
Uslu bir çocuk ol.
✨ special word message
Uslu bir çocuk ol.
Be a good boy.
Words in the English sentence
- a : bir
- be : olmak
- boy : erkek çocuk
- good : iyi
Explanation
- - Çocuklara yönelik davranış uyarısı veya tavsiyesi.
Yıkılın buradan, çocuklar! / Hadi başka yere!
✨ special word message
Yıkılın buradan, çocuklar! / Hadi başka yere!
Beat it, kids!
Words in the English sentence
- beat : vurmak, yenmek, ritim
- kids : çocuklar
Explanation
- - Çocukları bir yerden uzaklaştırmak için kullanılan kaba/sert kalıp.
Yumurtaları çırp.
✨ special word message
Yumurtaları çırp.
Beat the eggs.
Words in the English sentence
- beat : vurmak, yenmek, ritim
- eggs : yumurtalar
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- - Yemek hazırlarken kullanılan mutfak terimi.
İki yumurta çırp.
✨ special word message
İki yumurta çırp.
Beat two eggs.
Words in the English sentence
- beat : vurmak, yenmek, ritim
- eggs : yumurtalar
- two : iki
Explanation
- - Belirli sayıda yumurtanın çırpılması talimatı.
Güzel bir gün.
✨ special word message
Güzel bir gün.
Beautiful day.
Words in the English sentence
- beautiful : güzel
- day : gün
Explanation
- - Hava durumu veya günün kalitesi hakkında olumlu yorum.
Oynamaya başla. / Çalmaya başla.
✨ special word message
Oynamaya başla. / Çalmaya başla.
Begin playing.
Words in the English sentence
- begin : başlamak
- playing : oynuyor, çalıyor
Explanation
- - Oyun veya müzik aleti çalma eylemini başlatma komutu.
Bana iyi davran.
✨ special word message
Bana iyi davran.
Be nice to me.
Words in the English sentence
- be : olmak
- me : beni, bana
- nice : hoş, güzel
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Nazik bir tutum sergilenmesi için yapılan rica veya uyarı.
Bize iyi davranın.
✨ special word message
Bize iyi davranın.
Be nice to us.
Words in the English sentence
- be : olmak
- nice : hoş, güzel
- to : -e, -a (yönelme)
- us : bize, bizi
Explanation
- - Gruba karşı iyi niyetli olunması talebi.
Mantıklı ol.
✨ special word message
Mantıklı ol.
Be reasonable.
Words in the English sentence
- be : olmak
- reasonable : makul, mantıklı
Explanation
- - Aşırıya kaçan birine sağduyulu olması için yapılan çağrı.
Çok mutlu ol.
✨ special word message
Çok mutlu ol.
Be very happy.
Words in the English sentence
- be : olmak
- happy : mutlu
- very : çok
Explanation
- - İyi dilek bildiren bir ifade.
Çok sessiz ol.
✨ special word message
Çok sessiz ol.
Be very quiet.
Words in the English sentence
- be : olmak
- quiet : sessiz, sakin
- very : çok
Explanation
- - Gürültü yapılmaması için verilen sıkı uyarı.
Bob bana yardım etti.
✨ special word message
Bob bana yardım etti.
Bob helped me.
Words in the English sentence
- bob : Bob
- helped : yardım etti, yardım edilmiş
- me : beni, bana
Explanation
- - Bob'un sağladığı desteği belirten geçmiş zaman cümlesi.
İkisi de oturdu.
✨ special word message
İkisi de oturdu.
Both sat down.
Words in the English sentence
- both : her ikisi, ikisi de
- down : aşağı
- sat : oturdu (sit geçmiş hali)
Explanation
- - İki kişinin aynı anda oturma eylemini gerçekleştirdiğini belirtir.
Erkekler hızlı koşar.
✨ special word message
Erkekler hızlı koşar.
Boys run fast.
Words in the English sentence
- boys : erkek çocuklar
- fast : hızlı, çabuk, oruç
- run : koşmak, çalıştırmak
Explanation
- - Genel bir gözlemi ifade eden geniş zaman cümlesi.
Ekmek hayattır.
✨ special word message
Ekmek hayattır.
Bread is life.
Words in the English sentence
- bread : ekmek
- is : dır, dir
- life : hayat, yaşam
Explanation
- - Ekmeğin önemini vurgulayan deyimsel ifade.