Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Tom'u vurdun.

      ✨ special word message

      Tom'u vurdun.

      You shot Tom.

      Words in the English sentence

      • shot : atış, vuruş, vuruldu
      • tom : Tom
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir kişinin Tom'u silahla vurduğunu belirten ifade.
      Buraya otur.

      ✨ special word message

      Buraya otur.

      You sit here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • sit : oturmak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birine nereye oturması gerektiğini söyleyen komut veya yönlendirme.
      Kıpırdama. / Olduğun yerde kal.

      ✨ special word message

      Kıpırdama. / Olduğun yerde kal.

      You stay put.

      Words in the English sentence

      • put : koymak
      • stay : kalmak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin bulunduğu yerden ayrılmamasını veya hareket etmemesini emreden kalıp.
      Hayatta kaldın.

      ✨ special word message

      Hayatta kaldın.

      You survived.

      Words in the English sentence

      • survived : hayatta kaldı
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Tehlikeli bir durumdan sağ çıkıldığını belirten ifade.
      Ona söyledin.

      ✨ special word message

      Ona söyledin.

      You told him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • told : söyledi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir bilginin karşıdaki erkek şahsa iletildiğini belirten cümle.
      Denedin.

      ✨ special word message

      Denedin.

      You've tried.

      Words in the English sentence

      • tried : denedi, çalıştı

      Explanation

      • - Bir çabanın gösterildiğini ifade eder (genellikle sonuçsuz kalsa bile).
      Onu izle. / Dikkat et.

      ✨ special word message

      Onu izle. / Dikkat et.

      You watch it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • watch : izlemek, kol saati
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir şeyi seyretmek veya "watch out" anlamında dikkatli olmak için kullanılır.
      Beni izle.

      ✨ special word message

      Beni izle.

      You watch me.

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • watch : izlemek, kol saati
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin eylemlerini takip etmesini isteyen komut.
      Utangaçtın.

      ✨ special word message

      Utangaçtın.

      You were shy.

      Words in the English sentence

      • shy : utangaç
      • were : idiler, oldular
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Geçmişteki bir kişilik özelliğini veya durumu betimler.
      Öleceksin.

      ✨ special word message

      Öleceksin.

      You will die.

      Words in the English sentence

      • die : ölmek, zar
      • will : vasiyet, irade, -ecek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Gelecekte gerçekleşecek bir durumu bildiren kesin veya tehditkar ifade.
      Yiyeceksin.

      ✨ special word message

      Yiyeceksin.

      You will eat.

      Words in the English sentence

      • eat : yemek, yemek yemek
      • will : vasiyet, irade, -ecek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin yemek yiyeceğine dair kesinlik veya zorunluluk bildirir.
      Göreceksin.

      ✨ special word message

      Göreceksin.

      You will see.

      Words in the English sentence

      • see : görmek, anlamak
      • will : vasiyet, irade, -ecek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Gelecekte bir durumun kanıtlanacağını veya yaşanacağını belirten kalıp.
      Ziri rahatladı.

      ✨ special word message

      Ziri rahatladı.

      Ziri relaxed.

      Words in the English sentence

      • relaxed : rahat, gevşemiş
      • ziri : Ziri (özel isim/nadir)

      Explanation

      • - Ziri'nin gerginliğinin geçtiğini belirten geçmiş zaman cümlesi.
      Ona (kadına) bir araba çarptı.

      ✨ special word message

      Ona (kadına) bir araba çarptı.

      A car hit her.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • car : araba
      • her : ona, onu, onun
      • hit : vurmak, çarpmak

      Explanation

      • - Bir trafik kazasını tarif eden cümle.
      Ona (erkeğe) bir araba çarptı.

      ✨ special word message

      Ona (erkeğe) bir araba çarptı.

      A car hit him.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • car : araba
      • him : ona, onu
      • hit : vurmak, çarpmak

      Explanation

      • - Bir erkeğin karıştığı trafik kazasını belirtir.
      Tom'a bir araba çarptı.

      ✨ special word message

      Tom'a bir araba çarptı.

      A car hit Tom.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • car : araba
      • hit : vurmak, çarpmak
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un bir araba kazası geçirdiğini ifade eder.
      Bir araba geçti.

      ✨ special word message

      Bir araba geçti.

      A car went by.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • by : tarafından, yanında, ile
      • car : araba
      • went : gitti

      Explanation

      • - Yan taraftan bir aracın geçip gittiğini belirten betimleme.
      Birkaç tane daha!

      ✨ special word message

      Birkaç tane daha!

      A couple more!

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • couple : çift, birkaç
      • more : daha fazla

      Explanation

      • - Mevcut miktara az bir miktar daha eklenmesini isteyen ünlem.
      Aslında, evet.

      ✨ special word message

      Aslında, evet.

      Actually, yes.

      Words in the English sentence

      • yes : evet

      Explanation

      • - Bir durumu onaylarken veya düzeltirken kullanılan giriş ifadesi.
      Cümleler ekle.

      ✨ special word message

      Cümleler ekle.

      Add sentences.

      Words in the English sentence

      • add : eklemek, toplamak
      • sentences : cümleler

      Explanation

      • - Veri setine veya metne yeni cümleler eklenmesi talimatı.
      Biraz tuz ekle.

      ✨ special word message

      Biraz tuz ekle.

      Add some salt.

      Words in the English sentence

      • add : eklemek, toplamak
      • salt : tuz
      • some : biraz, bazı

      Explanation

      • - Yemek tariflerinde veya sofrada kullanılan komut.
      Ali çay içti.

      ✨ special word message

      Ali çay içti.

      Ali drank tea.

      Words in the English sentence

      • ali : Ali
      • drank : içti
      • tea : çay

      Explanation

      • - Ali'nin çay içme eylemini tamamladığını belirten cümle.
      Biraz daha.

      ✨ special word message

      Biraz daha.

      A little more.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • little : küçük, az
      • more : daha fazla

      Explanation

      • - Miktarın az bir oranda artırılmasını talep eden kalıp.
      Herkes eşittir.

      ✨ special word message

      Herkes eşittir.

      All are equal.

      Words in the English sentence

      • all : tüm, bütün, hepsi
      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • equal : eşit

      Explanation

      • - Eşitlik ilkesini belirten genel ifade.
      Herkes mutlu.

      ✨ special word message

      Herkes mutlu.

      All are happy.

      Words in the English sentence

      • all : tüm, bütün, hepsi
      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • happy : mutlu

      Explanation

      • - Bir gruptaki herkesin genel durumunu bildiren cümle.
      Herkes ölecek.

      ✨ special word message

      Herkes ölecek.

      All shall die.

      Words in the English sentence

      • all : tüm, bütün, hepsi
      • die : ölmek, zar
      • shall : ecek/acak (gelecek zaman eki)

      Explanation

      • - Genellikle edebi veya dramatik bir dille her şeyin sonunun geleceğini belirtir.
      Her yer durgundu. / Her şey sessizdi.

      ✨ special word message

      Her yer durgundu. / Her şey sessizdi.

      All was still.

      Words in the English sentence

      • all : tüm, bütün, hepsi
      • still : hala, henüz, durgun
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Ortamdaki mutlak sessizliği ve hareketsizliği betimler.
      Hemen hemen her zaman.

      ✨ special word message

      Hemen hemen her zaman.

      Almost always.

      Words in the English sentence

      • almost : neredeyse, hemen hemen
      • always : her zaman, daima

      Explanation

      • - Bir eylemin sıklığının çok yüksek olduğunu belirtir.
      Çoktan yedin mi?

      ✨ special word message

      Çoktan yedin mi?

      Already eaten?

      Words in the English sentence

      • already : zaten, çoktan
      • eaten : yenmiş

      Explanation

      • - Birinin yemeğini erkenden bitirip bitirmediğini soran soru.
      Onaylandım mı?

      ✨ special word message

      Onaylandım mı?

      Am I approved?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • approved : onaylanmış
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir başvuru veya durum için onay alınıp alınmadığını sorar.
      Rüya mı görüyorum?

      ✨ special word message

      Rüya mı görüyorum?

      Am I dreaming?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • dreaming : rüya görüyor, hayal kuruyor
      • i : ben

      Explanation

      • - Gerçek olamayacak kadar şaşırtıcı durumlarda kullanılan kalıp.
      Yakışıklı mıyım?

      ✨ special word message

      Yakışıklı mıyım?

      Am I handsome?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • handsome : yakışıklı
      • i : ben

      Explanation

      • - Kişinin kendi fiziksel görünüşü hakkında sorduğu soru.
      Hatalı mıyım? / Yanılıyor muyum?

      ✨ special word message

      Hatalı mıyım? / Yanılıyor muyum?

      Am I mistaken?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • mistaken : yanılmış, yanlış anlaşılmış

      Explanation

      • - Kendi düşüncesinden şüphe duyulduğunda sorulan soru.
      Hamile miyim?

      ✨ special word message

      Hamile miyim?

      Am I pregnant?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • pregnant : hamile

      Explanation

      • - Gebelik durumuyla ilgili sorulan soru.
      Şimdi güvende miyim?

      ✨ special word message

      Şimdi güvende miyim?

      Am I safe now?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • now : şimdi
      • safe : güvenli, kasa

      Explanation

      • - Tehlikenin geçip geçmediğini sorgulayan ifade.
      Yetenekli miyim?

      ✨ special word message

      Yetenekli miyim?

      Am I talented?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • talented : yetenekli

      Explanation

      • - Kişinin kendi becerileri hakkında onay aradığı soru.
      Çok mu geç kaldım?

      ✨ special word message

      Çok mu geç kaldım?

      Am I too late?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • late : geç
      • too : de, da, çok fazla

      Explanation

      • - Zamanlama konusundaki endişeyi dile getiren soru.
      İşte bu kadar!

      ✨ special word message

      İşte bu kadar!

      And that's it!

      Words in the English sentence

      • and : ve
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir işin bittiğini veya konunun kapandığını belirten ünlem.
      Yeni şaka var mı?

      ✨ special word message

      Yeni şaka var mı?

      Any new jokes?

      Words in the English sentence

      • any : hiç, herhangi
      • jokes : şakalar
      • new : yeni

      Explanation

      • - Ortamı neşelendirmek için sorulan soru.
      Soru var mı?

      ✨ special word message

      Soru var mı?

      Any questions?

      Words in the English sentence

      • any : hiç, herhangi
      • questions : sorular

      Explanation

      • - Bir sunum veya açıklama sonrası geri bildirim isteyen kalıp.
      Başka bir şey var mı?

      ✨ special word message

      Başka bir şey var mı?

      Anything else?

      Words in the English sentence

      • anything : hiçbir şey, herhangi bir şey
      • else : başka

      Explanation

      • - Ek bir ihtiyaç veya konu olup olmadığını sorgulayan soru.
      Meşguller mi?

      ✨ special word message

      Meşguller mi?

      Are they busy?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • busy : meşgul
      • they : onlar

      Explanation

      • - Üçüncü şahısların uygunluk durumunu sorar.
      Onlar polis mi?

      ✨ special word message

      Onlar polis mi?

      Are they cops?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • cops : polisler
      • they : onlar

      Explanation

      • - Kimlik sorgulama içeren soru.
      Onlar sevimli mi?

      ✨ special word message

      Onlar sevimli mi?

      Are they cute?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • cute : sevimli, tatlı
      • they : onlar

      Explanation

      • - Üçüncü şahısların veya nesnelerin sevimliliği hakkında soru.
      Ölüler mi?

      ✨ special word message

      Ölüler mi?

      Are they dead?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • dead : ölü
      • they : onlar

      Explanation

      • - Hayati durum sorgulayan soru.
      Gittiler mi?

      ✨ special word message

      Gittiler mi?

      Are they gone?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • gone : gitmiş
      • they : onlar

      Explanation

      • - Birilerinin ayrılıp ayrılmadığını sorar.
      Buradalar mı?

      ✨ special word message

      Buradalar mı?

      Are they here?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • here : burada, buraya
      • they : onlar

      Explanation

      • - Mevcudiyet sorgulayan soru.
      Canlı mı yayınlanıyorlar? / Hayattalar mı?

      ✨ special word message

      Canlı mı yayınlanıyorlar? / Hayattalar mı?

      Are they live?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • live : yaşamak, canlı
      • they : onlar

      Explanation

      • - Yayın veya yaşam durumu hakkında soru.
      Onlar uzun boylu mu?

      ✨ special word message

      Onlar uzun boylu mu?

      Are they tall?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • tall : uzun
      • they : onlar

      Explanation

      • - Fiziksel özellik sorgulayan soru.
      Polis misin?

      ✨ special word message

      Polis misin?

      Are you a cop?

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • cop : polis
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdakinin mesleğini (polislik) sorgulayan soru.
      Hayran mısın?

      ✨ special word message

      Hayran mısın?

      Are you a fan?

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • fan : hayran, yelpaze, vantilatör
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir şeye ilgi duyulup duyulmadığını sorar.
      Tanrı mısın?

      ✨ special word message

      Tanrı mısın?

      Are you a god?

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • god : tanrı, Allah
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Olağanüstü durumlarda sorulan fantastik soru.
      Hayatta mısın? / Yaşıyor musun?

      ✨ special word message

      Hayatta mısın? / Yaşıyor musun?

      Are you alive?

      Words in the English sentence

      • alive : hayatta, canlı
      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir kaza sonrası veya uzun süre haber alınamayan birine sorulur.
      Yalnız mısın?

      ✨ special word message

      Yalnız mısın?

      Are you alone?

      Words in the English sentence

      • alone : yalnız
      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Yanında birinin olup olmadığını sorgulayan soru.
      Kızgın mısın?

      ✨ special word message

      Kızgın mısın?

      Are you angry?

      Words in the English sentence

      • angry : kızgın, öfkeli
      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin duygusal öfke durumunu sorar.
      Silahlı mısın?

      ✨ special word message

      Silahlı mısın?

      Are you armed?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • armed : silahlı
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Üzerinde silah olup olmadığını sorgulayan soru.
      Uyanık mısın?

      ✨ special word message

      Uyanık mısın?

      Are you awake?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • awake : uyanık
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin uyuyup uyumadığını kontrol eden soru.
      Kör müsün?

      ✨ special word message

      Kör müsün?

      Are you blind?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • blind : kör, panjur
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Hem gerçek görme engeli hem de dikkatsizlik için kullanılan soru/sitem.
      Sıkıldın mı?

      ✨ special word message

      Sıkıldın mı?

      Are you bored?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • bored : sıkılmış
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - İlgi kaybı veya can sıkıntısı durumunu sorar.
      Cesur musun?

      ✨ special word message

      Cesur musun?

      Are you brave?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • brave : cesur
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Kişinin cesaretini sorgulayan soru.
      Deli misin?

      ✨ special word message

      Deli misin?

      Are you crazy?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • crazy : çılgın, deli
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Mantıksız davranan birine sorulan sitem dolu soru.
      Sarhoş musun?

      ✨ special word message

      Sarhoş musun?

      Are you drunk?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • drunk : sarhoş
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Alkol etkisi altında olunup olunmadığını sorar.
      Ölüyor musun?

      ✨ special word message

      Ölüyor musun?

      Are you dying?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • dying : ölüyor
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Kritik sağlık durumlarında sorulan ciddi soru.
      Komik misin?

      ✨ special word message

      Komik misin?

      Are you funny?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • funny : komik
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Kişinin mizah yeteneğini sorgulayan soru.
      Gidiyor musun?

      ✨ special word message

      Gidiyor musun?

      Are you going?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • going : gidiyor, gidiş
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Ayrılma niyetini sorgulayan soru.
      Mutlu musun?

      ✨ special word message

      Mutlu musun?

      Are you happy?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • happy : mutlu
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Genel ruh halini sorgulayan soru.
      Şanslı mısın?

      ✨ special word message

      Şanslı mısın?

      Are you lucky?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • lucky : şanslı
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Şans faktörünü sorgulayan soru.
      Yalan mı söylüyorsun?

      ✨ special word message

      Yalan mı söylüyorsun?

      Are you lying?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • lying : yalan söylüyor, uzanıyor
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Doğruluğu sorgulayan şüphe dolu soru.
      Hazır mısın?

      ✨ special word message

      Hazır mısın?

      Are you ready?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • ready : hazır
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir eyleme başlamadan önce sorulan standart hazırlık sorusu.
      Kısa boylu musun?

      ✨ special word message

      Kısa boylu musun?

      Are you short?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • short : kısa
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Boy uzunluğunu sorgulayan soru.
      Sıkıştın mı?

      ✨ special word message

      Sıkıştın mı?

      Are you stuck?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • stuck : sıkışmış, saplanmış
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir yerden çıkamama durumunu sorar.
      Orada mısın?

      ✨ special word message

      Orada mısın?

      Are you there?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • there : orada
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Varlık kontrolü veya telefon/mesajda karşı tarafa seslenme.
      Yorgun musun?

      ✨ special word message

      Yorgun musun?

      Are you tired?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • tired : yorgun
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Enerji durumunu sorgulayan soru.
      Dayanıklı mısın? / Sert misin?

      ✨ special word message

      Dayanıklı mısın? / Sert misin?

      Are you tough?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • tough : zor, sert, dayanıklı
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Fiziksel veya zihinsel dayanıklılığı sorar.
      İkiz misiniz?

      ✨ special word message

      İkiz misiniz?

      Are you twins?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • twins : ikizler
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birbirine çok benzeyen iki kişiye sorulan soru.
      Üzgün müsün?

      ✨ special word message

      Üzgün müsün?

      Are you upset?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • upset : üzgün, keyfini kaçırmak
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Moral bozukluğunu sorgulayan soru.
      Genç misin?

      ✨ special word message

      Genç misin?

      Are you young?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • you : sen, siz
      • young : genç

      Explanation

      • - Yaş durumunu sorgulayan soru.
      Bir uzmana sor.

      ✨ special word message

      Bir uzmana sor.

      Ask an expert.

      Words in the English sentence

      • an : bir
      • ask : sormak, istemek
      • expert : uzman, bilirkişi

      Explanation

      • - Bilgi almak için yetkin birine yönlendiren tavsiye.
      Herhangi bir kadına sor.

      ✨ special word message

      Herhangi bir kadına sor.

      Ask any woman.

      Words in the English sentence

      • any : hiç, herhangi
      • ask : sormak, istemek
      • woman : kadın

      Explanation

      • - Bir görüşün kadınlar arasında yaygın olduğunu iddia eden ifade.
      Ona (kadına) tekrar sor.

      ✨ special word message

      Ona (kadına) tekrar sor.

      Ask her again.

      Words in the English sentence

      • again : tekrar, yine
      • ask : sormak, istemek
      • her : ona, onu, onun

      Explanation

      • - Bir sorunun bir kadına ikinci kez yöneltilmesi talimatı.
      Ona (erkeğe) tekrar sor.

      ✨ special word message

      Ona (erkeğe) tekrar sor.

      Ask him again.

      Words in the English sentence

      • again : tekrar, yine
      • ask : sormak, istemek
      • him : ona, onu

      Explanation

      • - Bir sorunun bir erkeğe tekrar sorulması talimatı.
      Sorular sor.

      ✨ special word message

      Sorular sor.

      Ask questions.

      Words in the English sentence

      • ask : sormak, istemek
      • questions : sorular

      Explanation

      • - Merak etmeyi veya sorgulamayı teşvik eden ifade.
      Bir şey sor.

      ✨ special word message

      Bir şey sor.

      Ask something.

      Words in the English sentence

      • ask : sormak, istemek
      • something : bir şey

      Explanation

      • - Sessizliği bozmak veya bilgi almak için verilen komut.
      Tom'a tekrar sor.

      ✨ special word message

      Tom'a tekrar sor.

      Ask Tom again.

      Words in the English sentence

      • again : tekrar, yine
      • ask : sormak, istemek
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'dan bilgi teyidi alınması için verilen yönlendirme.
      İstediğin gibi!

      ✨ special word message

      İstediğin gibi!

      As you wished!

      Words in the English sentence

      • as : gibi, olarak, -dığı için
      • wished : diledi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Bir dileğin yerine getirildiğini belirten ünlem.
      Uslu bir çocuk ol.

      ✨ special word message

      Uslu bir çocuk ol.

      Be a good boy.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • be : olmak
      • boy : erkek çocuk
      • good : iyi

      Explanation

      • - Çocuklara yönelik davranış uyarısı veya tavsiyesi.
      Yıkılın buradan, çocuklar! / Hadi başka yere!

      ✨ special word message

      Yıkılın buradan, çocuklar! / Hadi başka yere!

      Beat it, kids!

      Words in the English sentence

      • beat : vurmak, yenmek, ritim
      • kids : çocuklar

      Explanation

      • - Çocukları bir yerden uzaklaştırmak için kullanılan kaba/sert kalıp.
      Yumurtaları çırp.

      ✨ special word message

      Yumurtaları çırp.

      Beat the eggs.

      Words in the English sentence

      • beat : vurmak, yenmek, ritim
      • eggs : yumurtalar
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • - Yemek hazırlarken kullanılan mutfak terimi.
      İki yumurta çırp.

      ✨ special word message

      İki yumurta çırp.

      Beat two eggs.

      Words in the English sentence

      • beat : vurmak, yenmek, ritim
      • eggs : yumurtalar
      • two : iki

      Explanation

      • - Belirli sayıda yumurtanın çırpılması talimatı.
      Güzel bir gün.

      ✨ special word message

      Güzel bir gün.

      Beautiful day.

      Words in the English sentence

      • beautiful : güzel
      • day : gün

      Explanation

      • - Hava durumu veya günün kalitesi hakkında olumlu yorum.
      Oynamaya başla. / Çalmaya başla.

      ✨ special word message

      Oynamaya başla. / Çalmaya başla.

      Begin playing.

      Words in the English sentence

      • begin : başlamak
      • playing : oynuyor, çalıyor

      Explanation

      • - Oyun veya müzik aleti çalma eylemini başlatma komutu.
      Bana iyi davran.

      ✨ special word message

      Bana iyi davran.

      Be nice to me.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • me : beni, bana
      • nice : hoş, güzel
      • to : -e, -a (yönelme)

      Explanation

      • - Nazik bir tutum sergilenmesi için yapılan rica veya uyarı.
      Bize iyi davranın.

      ✨ special word message

      Bize iyi davranın.

      Be nice to us.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • nice : hoş, güzel
      • to : -e, -a (yönelme)
      • us : bize, bizi

      Explanation

      • - Gruba karşı iyi niyetli olunması talebi.
      Mantıklı ol.

      ✨ special word message

      Mantıklı ol.

      Be reasonable.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • reasonable : makul, mantıklı

      Explanation

      • - Aşırıya kaçan birine sağduyulu olması için yapılan çağrı.
      Çok mutlu ol.

      ✨ special word message

      Çok mutlu ol.

      Be very happy.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • happy : mutlu
      • very : çok

      Explanation

      • - İyi dilek bildiren bir ifade.
      Çok sessiz ol.

      ✨ special word message

      Çok sessiz ol.

      Be very quiet.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • quiet : sessiz, sakin
      • very : çok

      Explanation

      • - Gürültü yapılmaması için verilen sıkı uyarı.
      Bob bana yardım etti.

      ✨ special word message

      Bob bana yardım etti.

      Bob helped me.

      Words in the English sentence

      • bob : Bob
      • helped : yardım etti, yardım edilmiş
      • me : beni, bana

      Explanation

      • - Bob'un sağladığı desteği belirten geçmiş zaman cümlesi.
      İkisi de oturdu.

      ✨ special word message

      İkisi de oturdu.

      Both sat down.

      Words in the English sentence

      • both : her ikisi, ikisi de
      • down : aşağı
      • sat : oturdu (sit geçmiş hali)

      Explanation

      • - İki kişinin aynı anda oturma eylemini gerçekleştirdiğini belirtir.
      Erkekler hızlı koşar.

      ✨ special word message

      Erkekler hızlı koşar.

      Boys run fast.

      Words in the English sentence

      • boys : erkek çocuklar
      • fast : hızlı, çabuk, oruç
      • run : koşmak, çalıştırmak

      Explanation

      • - Genel bir gözlemi ifade eden geniş zaman cümlesi.
      Ekmek hayattır.

      ✨ special word message

      Ekmek hayattır.

      Bread is life.

      Words in the English sentence

      • bread : ekmek
      • is : dır, dir
      • life : hayat, yaşam

      Explanation

      • - Ekmeğin önemini vurgulayan deyimsel ifade.