Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Korku nedir?

      ✨ special word message

      Korku nedir?

      What is fear?

      Words in the English sentence

      • fear : korku, korkmak
      • is : dır, dir
      • what : ne

      Explanation

      • - Korkunun tanımını veya doğasını sorgulayan felsefi veya psikolojik bir soru.
      Hayat nedir?

      ✨ special word message

      Hayat nedir?

      What is life?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • life : hayat, yaşam
      • what : ne

      Explanation

      • - Yaşamın anlamını veya biyolojik tanımını sorgulayan temel bir soru.
      Aşk nedir? / Sevgi nedir?

      ✨ special word message

      Aşk nedir? / Sevgi nedir?

      What is love?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • love : sevmek, aşk, sevgi
      • what : ne

      Explanation

      • - Sevginin veya aşkın ne anlama geldiğini sorgulayan soru.
      Şans nedir?

      ✨ special word message

      Şans nedir?

      What is luck?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • luck : şans
      • what : ne

      Explanation

      • - Şansın veya talihin mahiyetini sorgulayan ifade.
      O nedir?

      ✨ special word message

      O nedir?

      What is that?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • that : o, şu
      • what : ne

      Explanation

      • - Uzaktaki bir nesneyi veya durumu tanımlamak için sorulan soru.
      Bu nedir?

      ✨ special word message

      Bu nedir?

      What is this?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • this : bu
      • what : ne

      Explanation

      • - Yakındaki bir nesneye veya yeni bir duruma yönelik merak ifadesi.
      Ne? Olmaz öyle şey! / Hadi canım!

      ✨ special word message

      Ne? Olmaz öyle şey! / Hadi canım!

      What? No way!

      Words in the English sentence

      • no : hayır
      • way : yol, yöntem

      Explanation

      • - Duyulan bir habere karşı gösterilen büyük şaşkınlık ve inanamama tepkisi.
      Sen ne dersin? / Ne diyorsun bu işe?

      ✨ special word message

      Sen ne dersin? / Ne diyorsun bu işe?

      What say you?

      Words in the English sentence

      • say : söylemek, demek
      • what : ne
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin fikrini veya onayını almak için kullanılan biraz eski moda veya resmi bir kalıp.
      İslam nedir?

      ✨ special word message

      İslam nedir?

      What's Islam?

      Words in the English sentence

      • islam : İslam

      Explanation

      • - İslam dini hakkında bilgi edinmek amacıyla sorulan soru.
      Televizyonda ne var?

      ✨ special word message

      Televizyonda ne var?

      What's on TV?

      Words in the English sentence

      • on : üzerinde, açık
      • tv : televizyon

      Explanation

      • - Yayın akışını veya o anki programı öğrenmek için sorulan soru.
      Korkunç olan ne?

      ✨ special word message

      Korkunç olan ne?

      What's scary?

      Words in the English sentence

      • scary : korkutucu

      Explanation

      • - Bir durumun neden korku uyandırdığını veya neyin korkuttuğunu sorgular.
      Sorun ne? / Ne var?

      ✨ special word message

      Sorun ne? / Ne var?

      What's wrong?

      Words in the English sentence

      • wrong : yanlış

      Explanation

      • - Birinin üzgün göründüğü veya bir işin ters gittiği durumlarda sorulan genel soru.
      Neredeyiz?

      ✨ special word message

      Neredeyiz?

      Where are we?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • we : biz
      • where : nerede

      Explanation

      • - Mevcut konumu veya bulunulan durumu sorgulayan soru.
      Jim nerede?

      ✨ special word message

      Jim nerede?

      Where is Jim?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • jim : Jim
      • where : nerede

      Explanation

      • - Jim isimli kişinin konumunu öğrenmek için sorulur.
      Annem nerede?

      ✨ special word message

      Annem nerede?

      Where is mom?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • mom : anne
      • where : nerede

      Explanation

      • - Annenin nerede olduğunu sorgulayan aile içi soru.
      Tom nerede?

      ✨ special word message

      Tom nerede?

      Where is Tom?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • tom : Tom
      • where : nerede

      Explanation

      • - Tom'un o anki yerini merak eden soru.
      Mary nerede?

      ✨ special word message

      Mary nerede?

      Where's Mary?

      Words in the English sentence

      • mary : Mary (Özel isim)

      Explanation

      • - Mary'nin konumunu soran ifade.
      Tony nerede?

      ✨ special word message

      Tony nerede?

      Where's Tony?

      Words in the English sentence

      • tony : Tony

      Explanation

      • - Tony isimli kişinin nerede olduğunu öğrenmek için sorulur.
      O neredeydi?

      ✨ special word message

      O neredeydi?

      Where was it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • was : idi, oldu
      • where : nerede

      Explanation

      • - Kaybolan veya bahsedilen bir şeyin geçmişteki konumunu sorgular.
      Hangisi yeni?

      ✨ special word message

      Hangisi yeni?

      Which is new?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • new : yeni
      • which : hangi

      Explanation

      • - Bir grup nesne arasından yeni olanı ayırt etmek için sorulur.
      Hangisi eski?

      ✨ special word message

      Hangisi eski?

      Which is old?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • old : eski, yaşlı
      • which : hangi

      Explanation

      • - Nesneler arasından eski olanın hangisi olduğunu sorgulayan soru.
      Onlar kim?

      ✨ special word message

      Onlar kim?

      Who are they?

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • they : onlar
      • who : kim

      Explanation

      • - Tanınmayan bir grubun kimliğini sorgulayan soru.
      Onu kim kırdı?

      ✨ special word message

      Onu kim kırdı?

      Who broke it?

      Words in the English sentence

      • broke : kırdı, parasız
      • it : o, onu
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir hasarın sorumlusunu bulmak için sorulan soru.
      Onu kim inşa etti? / Kim yaptı?

      ✨ special word message

      Onu kim inşa etti? / Kim yaptı?

      Who built it?

      Words in the English sentence

      • built : inşa edilmiş, yapılmış
      • it : o, onu
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir yapının veya nesnenin yapımcısını sorgular.
      Kim iptal etti?

      ✨ special word message

      Kim iptal etti?

      Who canceled?

      Words in the English sentence

      • canceled : iptal edildi, iptal edilmiş
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir etkinliğin veya randevunun kimin tarafından iptal edildiğini sorar.
      Onu kim yaptı?

      ✨ special word message

      Onu kim yaptı?

      Who did that?

      Words in the English sentence

      • did : yaptı
      • that : o, şu
      • who : kim

      Explanation

      • - Gerçekleşen bir eylemin failini sorgulayan soru.
      Bunu kim yaptı?

      ✨ special word message

      Bunu kim yaptı?

      Who did this?

      Words in the English sentence

      • did : yaptı
      • this : bu
      • who : kim

      Explanation

      • - Yakın zamanda olan veya önlerinde duran bir işin sorumlusunu sorar.
      Kim ne yaptı?

      ✨ special word message

      Kim ne yaptı?

      Who did what?

      Words in the English sentence

      • did : yaptı
      • what : ne
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir olaydaki rollerin dağılımını veya detaylarını öğrenmek için kullanılır.
      Kim yaralandı?

      ✨ special word message

      Kim yaralandı?

      Who got hurt?

      Words in the English sentence

      • got : aldı, sahip oldu
      • hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir kaza veya olayda zarar gören kişiyi sorgular.
      Kim vuruldu?

      ✨ special word message

      Kim vuruldu?

      Who got shot?

      Words in the English sentence

      • got : aldı, sahip oldu
      • shot : atış, vuruş, vuruldu
      • who : kim

      Explanation

      • - Silahlı bir olayda hedef olan kişiyi öğrenmek için sorulur.
      Kim geldi?

      ✨ special word message

      Kim geldi?

      Who has come?

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • has : sahip, var
      • who : kim

      Explanation

      • - Gelen kişinin kimliğini öğrenmek için sorulan soru.
      Kimin vakti var?

      ✨ special word message

      Kimin vakti var?

      Who has time?

      Words in the English sentence

      • has : sahip, var
      • time : zaman, vakit
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir iş için müsait olan birini ararken sorulur.
      Bizi kim işe aldı?

      ✨ special word message

      Bizi kim işe aldı?

      Who hired us?

      Words in the English sentence

      • hired : işe alınmış, kiralık
      • us : bize, bizi
      • who : kim

      Explanation

      • - İşverenin kimliğini sorgulayan ifade.
      Seni kim incitti?

      ✨ special word message

      Seni kim incitti?

      Who hurt you?

      Words in the English sentence

      • hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
      • who : kim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Hem fiziksel hem de duygusal olarak zarar veren kişiyi sormak için kullanılır.
      Orada kim var? / Kim o?

      ✨ special word message

      Orada kim var? / Kim o?

      Who is there?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • there : orada
      • who : kim

      Explanation

      • - Genellikle bir kapı çaldığında veya bir ses duyulduğunda sorulur.
      Kim dinledi?

      ✨ special word message

      Kim dinledi?

      Who listened?

      Words in the English sentence

      • listened : dinledi
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir konuşmayı veya sunumu kimlerin takip ettiğini sorgular.
      Kim sürecek?

      ✨ special word message

      Kim sürecek?

      Who'll drive?

      Words in the English sentence

      • drive : sürmek, araç sürmek

      Explanation

      • - Arabayı kimin kullanacağını belirlemek için sorulan soru.
      Kim dövüşecek? / Kim savaşacak?

      ✨ special word message

      Kim dövüşecek? / Kim savaşacak?

      Who'll fight?

      Words in the English sentence

      • fight : dövüşmek, kavga etmek

      Explanation

      • - Bir mücadeleye kimin katılacağını sorgular.
      Kim başlayacak?

      ✨ special word message

      Kim başlayacak?

      Who'll start?

      Words in the English sentence

      • start : başlamak, başlangıç

      Explanation

      • - Bir oyuna veya işe ilk kimin başlayacağını sorar.
      Beni kim seviyor?

      ✨ special word message

      Beni kim seviyor?

      Who loves me?

      Words in the English sentence

      • loves : sever, aşklar
      • me : beni, bana
      • who : kim

      Explanation

      • - Kendisine duyulan sevgiyi sorgulayan bazen duygusal bazen şaka yollu soru.
      Kime lazım? / Kimin ona ihtiyacı var?

      ✨ special word message

      Kime lazım? / Kimin ona ihtiyacı var?

      Who needs it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • needs : ihtiyaçlar, gerekir
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir şeyin gerekliliğini sorgulayan veya birine teklif eden soru.
      Sana ödemeyi kim yaptı? / Paranı kim verdi?

      ✨ special word message

      Sana ödemeyi kim yaptı? / Paranı kim verdi?

      Who paid you?

      Words in the English sentence

      • paid : ödenmiş, ödedi
      • who : kim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Ödemeyi yapan kaynağı sorgular.
      Maaşını kim ödüyor? / Sana parayı kim veriyor?

      ✨ special word message

      Maaşını kim ödüyor? / Sana parayı kim veriyor?

      Who pays you?

      Words in the English sentence

      • pays : öder
      • who : kim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Düzenli ödemeyi yapan otoriteyi veya kişiyi sorar.
      Kim kaçtı?

      ✨ special word message

      Kim kaçtı?

      Who ran away?

      Words in the English sentence

      • away : uzak, uzakta
      • ran : koştu
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir olay yerinden ayrılan veya kaçan kişiyi sorgular.
      Kim istifa etti?

      ✨ special word message

      Kim istifa etti?

      Who resigned?

      Words in the English sentence

      • resigned : istifa etti
      • who : kim

      Explanation

      • - İşten ayrılan kişinin kim olduğunu öğrenmek için sorulur.
      Kim ne gördü?

      ✨ special word message

      Kim ne gördü?

      Who saw what?

      Words in the English sentence

      • saw : gördü (see geçmiş hali), testere
      • what : ne
      • who : kim

      Explanation

      • - Görgü tanıklarının ifadelerini ve detayları öğrenmek için kullanılır.
      Kim alıyor? / Kim ısmarlıyor?

      ✨ special word message

      Kim alıyor? / Kim ısmarlıyor?

      Who's buying?

      Words in the English sentence

      • buying : satın alıyor, satın almak

      Explanation

      • - Satın alma işlemini veya ödemeyi kimin yapacağını sorar.
      Kim geliyor?

      ✨ special word message

      Kim geliyor?

      Who's coming?

      Words in the English sentence

      • coming : geliyor, gelen

      Explanation

      • - Gelecek olan kişilerin listesini veya kimliğini öğrenmek için sorulur.
      Onu (kadını) kim gönderdi?

      ✨ special word message

      Onu (kadını) kim gönderdi?

      Who sent her?

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • sent : gönderildi
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir kadının gelişinden kimin sorumlu olduğunu sorgular.
      Onu (erkeği) kim gönderdi?

      ✨ special word message

      Onu (erkeği) kim gönderdi?

      Who sent him?

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • sent : gönderildi
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir erkeğin gelişindeki aracı kişiyi sorar.
      Tom'u kim gönderdi?

      ✨ special word message

      Tom'u kim gönderdi?

      Who sent Tom?

      Words in the English sentence

      • sent : gönderildi
      • tom : Tom
      • who : kim

      Explanation

      • - Tom'un oraya gelmesine kimin vesile olduğunu sorgular.
      Seni kim gönderdi?

      ✨ special word message

      Seni kim gönderdi?

      Who sent you?

      Words in the English sentence

      • sent : gönderildi
      • who : kim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin kimin adına orada bulunduğunu sorgular.
      Onu (kadını) kim vurdu?

      ✨ special word message

      Onu (kadını) kim vurdu?

      Who shot her?

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • shot : atış, vuruş, vuruldu
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir kadına yönelik silahlı saldırının failini sorar.
      Onu (erkeği) kim vurdu?

      ✨ special word message

      Onu (erkeği) kim vurdu?

      Who shot him?

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • shot : atış, vuruş, vuruldu
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir erkeği vuran kişinin kimliğini sorgular.
      Tom'u kim vurdu?

      ✨ special word message

      Tom'u kim vurdu?

      Who shot Tom?

      Words in the English sentence

      • shot : atış, vuruş, vuruldu
      • tom : Tom
      • who : kim

      Explanation

      • - Tom'un vurulmasından sorumlu olan kişiyi sorar.
      Seni kim vurdu?

      ✨ special word message

      Seni kim vurdu?

      Who shot you?

      Words in the English sentence

      • shot : atış, vuruş, vuruldu
      • who : kim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Mağdura kendisine kimin ateş ettiğini soran soru.
      Kim aç?

      ✨ special word message

      Kim aç?

      Who's hungry?

      Words in the English sentence

      • hungry : aç

      Explanation

      • - Yemek servisi öncesi gruptakilerin açlık durumunu kontrol etmek için sorulur.
      O kimin için?

      ✨ special word message

      O kimin için?

      Who's it for?

      Words in the English sentence

      • for : için
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir hediye veya nesnenin kime yönelik olduğunu sorgular.
      Kim şaka yapıyor?

      ✨ special word message

      Kim şaka yapıyor?

      Who's joking?

      Words in the English sentence

      • joking : şaka yapıyor

      Explanation

      • - Bir ciddiyetsizliğin kaynağını veya söylenenin şaka olup olmadığını sorar.
      Hesabı kim ödüyor? / Kim ödeme yapıyor?

      ✨ special word message

      Hesabı kim ödüyor? / Kim ödeme yapıyor?

      Who's paying?

      Words in the English sentence

      • paying : ödeyen, ödeme

      Explanation

      • - Maddi sorumluluğun kimde olduğunu belirleyen soru.
      Hangisi daha uzun? / Kim daha uzun?

      ✨ special word message

      Hangisi daha uzun? / Kim daha uzun?

      Who's taller?

      Words in the English sentence

      • taller : daha uzun

      Explanation

      • - İki kişi veya nesne arasındaki boy karşılaştırması.
      Onu kim çaldı?

      ✨ special word message

      Onu kim çaldı?

      Who stole it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • stole : çaldı
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir hırsızlık olayının failini sorgular.
      Kimler kurtuldu? / Kim hayatta kaldı?

      ✨ special word message

      Kimler kurtuldu? / Kim hayatta kaldı?

      Who survived?

      Words in the English sentence

      • survived : hayatta kaldı
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir felaket veya kaza sonrası sağ kalanları öğrenmek için sorulur.
      Ona (kadına) kim söyledi?

      ✨ special word message

      Ona (kadına) kim söyledi?

      Who told her?

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • told : söyledi
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir bilginin bir kadına kimin tarafından ulaştırıldığını sorgular.
      Ona (erkeğe) kim söyledi?

      ✨ special word message

      Ona (erkeğe) kim söyledi?

      Who told him?

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • told : söyledi
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir erkeğe haberi kimin verdiğini öğrenmek için sorulur.
      Tom'a kim söyledi?

      ✨ special word message

      Tom'a kim söyledi?

      Who told Tom?

      Words in the English sentence

      • told : söyledi
      • tom : Tom
      • who : kim

      Explanation

      • - Tom'un haberi kimden aldığını sorgulayan soru.
      Sana kim söyledi?

      ✨ special word message

      Sana kim söyledi?

      Who told you?

      Words in the English sentence

      • told : söyledi
      • who : kim
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin bilgi kaynağını sorgulayan soru.
      Onu kim istiyor?

      ✨ special word message

      Onu kim istiyor?

      Who wants it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • wants : ister, istekler
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir şeyi birine vermek için talip arandığında sorulur.
      Burada kim vardı?

      ✨ special word message

      Burada kim vardı?

      Who was here?

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • was : idi, oldu
      • who : kim

      Explanation

      • - Bir yerin geçmişteki ziyaretçilerini sorgular.
      O kimdi?

      ✨ special word message

      O kimdi?

      Who was that?

      Words in the English sentence

      • that : o, şu
      • was : idi, oldu
      • who : kim

      Explanation

      • - Biraz önce görülen veya bahsi geçen kişiyi sorgulayan soru.
      Kim ödeyecek?

      ✨ special word message

      Kim ödeyecek?

      Who will pay?

      Words in the English sentence

      • pay : ödemek, maaş
      • who : kim
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Gelecekte yapılacak bir ödemenin sorumlusunu sorar.
      Kim kazanacak?

      ✨ special word message

      Kim kazanacak?

      Who will win?

      Words in the English sentence

      • who : kim
      • will : vasiyet, irade, -ecek
      • win : kazanmak

      Explanation

      • - Bir yarışma veya mücadele öncesi tahmini sorgular.
      Onu kim yazdı?

      ✨ special word message

      Onu kim yazdı?

      Who wrote it?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • who : kim
      • wrote : yazdı

      Explanation

      • - Bir metnin veya kitabın yazarını sorgulayan soru.
      Ben neden üzgünüm?

      ✨ special word message

      Ben neden üzgünüm?

      Why am I sad?

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • sad : üzgün
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - Kişinin kendi duygusal durumunu sorguladığı içsel bir soru.
      Neden beni suçluyorsun?

      ✨ special word message

      Neden beni suçluyorsun?

      Why blame me?

      Words in the English sentence

      • blame : suçlamak, suç
      • me : beni, bana
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - Haksız yere suçlandığını düşünen kişinin gösterdiği tepki.
      Neden bizi suçluyorsunuz?

      ✨ special word message

      Neden bizi suçluyorsunuz?

      Why blame us?

      Words in the English sentence

      • blame : suçlamak, suç
      • us : bize, bizi
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - Grubun ortaklaşa gösterdiği savunma tepkisi.
      Neden öyle?

      ✨ special word message

      Neden öyle?

      Why is it so?

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • it : o, onu
      • so : bu yüzden, çok, öyle
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - Bir durumun neden o şekilde geliştiğini sorgular.
      Neden her ikisi de olmasın?

      ✨ special word message

      Neden her ikisi de olmasın?

      Why not both?

      Words in the English sentence

      • both : her ikisi, ikisi de
      • not : değil, olumsuzluk eki
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - İki seçenek arasında seçim yapmak yerine ikisini de almayı öneren kalıp.
      Neden şimdi bırakıyorsun?

      ✨ special word message

      Neden şimdi bırakıyorsun?

      Why quit now?

      Words in the English sentence

      • now : şimdi
      • quit : bırakmak, çıkmak
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - Vazgeçmek için yanlış bir zaman olduğunu düşündüren soru.
      Bana neden teşekkür ediyorsun?

      ✨ special word message

      Bana neden teşekkür ediyorsun?

      Why thank me?

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • thank : teşekkür etmek
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - Teşekkür edilecek bir şey yapmadığını düşünen kişinin şaşkınlığı.
      O neden öyleydi?

      ✨ special word message

      O neden öyleydi?

      Why was that?

      Words in the English sentence

      • that : o, şu
      • was : idi, oldu
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - Geçmişteki bir durumun sebebini sorgular.
      Yaşayacak mı?

      ✨ special word message

      Yaşayacak mı?

      Will he live?

      Words in the English sentence

      • he : o
      • live : yaşamak, canlı
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Bir hastanın veya yaralının hayatta kalıp kalmayacağını sorar.
      Tom ölecek mi?

      ✨ special word message

      Tom ölecek mi?

      Will Tom die?

      Words in the English sentence

      • die : ölmek, zar
      • tom : Tom
      • will : vasiyet, irade, -ecek

      Explanation

      • - Tom'un hayati tehlikesi hakkında bilgi isteyen soru.
      Bana şans dile.

      ✨ special word message

      Bana şans dile.

      Wish me luck.

      Words in the English sentence

      • luck : şans
      • me : beni, bana
      • wish : dilemek, dilek

      Explanation

      • - Önemli bir iş öncesi başkalarından iyi dilek isteme kalıbı.
      Gitmez misin? / Gitmeyecek misin?

      ✨ special word message

      Gitmez misin? / Gitmeyecek misin?

      Won't you go?

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin gitme konusundaki isteksizliğini veya planını sorgular.
      Ona (kadına) yaz.

      ✨ special word message

      Ona (kadına) yaz.

      Write to her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • to : -e, -a (yönelme)
      • write : yazmak

      Explanation

      • - Bir kadına mesaj veya mektup yazılmasını tavsiye eden emir kipi.
      Ona (erkeğe) yaz.

      ✨ special word message

      Ona (erkeğe) yaz.

      Write to him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • to : -e, -a (yönelme)
      • write : yazmak

      Explanation

      • - Bir erkeğe yazılı olarak ulaşılmasını önerir.
      Tom'a yaz.

      ✨ special word message

      Tom'a yaz.

      Write to Tom.

      Words in the English sentence

      • to : -e, -a (yönelme)
      • tom : Tom
      • write : yazmak

      Explanation

      • - Tom'a bir not veya e-posta gönderilmesi gerektiğini belirtir.
      Yanni bağırdı.

      ✨ special word message

      Yanni bağırdı.

      Yanni yelled.

      Words in the English sentence

      • yanni : Yanni (özel isim)
      • yelled : bağırdı

      Explanation

      • - Yanni isimli kişinin yüksek sesle bağırdığını bildiren cümle.
      Yıllar geçti.

      ✨ special word message

      Yıllar geçti.

      Years passed.

      Words in the English sentence

      • passed : geçti, geçmiş
      • years : yıllar

      Explanation

      • - Zamanın akışını ve aradan uzun yıllar geçtiğini anlatan ifade.
      Evet, sonunda.

      ✨ special word message

      Evet, sonunda.

      Yes, at last.

      Words in the English sentence

      • at : -de, -da
      • last : son, geçen

      Explanation

      • - Uzun bekleyişin ardından gerçekleşen bir duruma duyulan memnuniyet.
      Evet! Katılıyorum.

      ✨ special word message

      Evet! Katılıyorum.

      Yes! I agree.

      Words in the English sentence

      • agree : katılmak, aynı fikirde olmak
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir fikre veya öneriye verilen güçlü onay.
      Evet, neden olmasın?

      ✨ special word message

      Evet, neden olmasın?

      Yes, why not?

      Words in the English sentence

      • not : değil, olumsuzluk eki
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • - Bir teklifi kabul ederken kullanılan olumlu ve açık fikirli yaklaşım.
      Evet, yapabilirsin. / Evet, edebilirsin.

      ✨ special word message

      Evet, yapabilirsin. / Evet, edebilirsin.

      Yes, you can.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birine izin verildiğini veya bir şeyi yapabileceğine dair güven verildiğini belirtir.
      Bizi kızdırıyorsun.

      ✨ special word message

      Bizi kızdırıyorsun.

      You anger us.

      Words in the English sentence

      • anger : öfke, kızgınlık
      • us : bize, bizi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin davranışının grupta öfke yarattığını belirtir.
      Üşümüşsün. / Soğuksun.

      ✨ special word message

      Üşümüşsün. / Soğuksun.

      You are cold.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • cold : soğuk
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Kişinin fiziksel olarak üşüdüğünü veya tavırlarının mesafeli olduğunu belirtir.
      Özgürsün. / Serbestsin.

      ✨ special word message

      Özgürsün. / Serbestsin.

      You are free.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • free : özgür, bedava
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin artık kısıtlanmadığını veya serbest bırakıldığını bildirir.
      İyisin.

      ✨ special word message

      İyisin.

      You are good.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • good : iyi
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Hem yetenek hem de karakter olarak olumlu bir değerlendirme.
      Evdesin.

      ✨ special word message

      Evdesin.

      You are home.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • home : ev, yuva
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin güvenli veya ait olduğu yerde bulunduğunu belirtir.
      Sen John'sun.

      ✨ special word message

      Sen John'sun.

      You are John.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • john : John
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Birinin kimliğini teyit eden veya tanıyan ifade.