Deneyebilir miyim?
✨ special word message
Deneyebilir miyim?
May I try it?
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- may : Mayıs, olabilir
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Bir şeyi test etmek veya tadına bakmak için izin isteme.
Et mi yoksa balık mı?
✨ special word message
Et mi yoksa balık mı?
Meat or fish?
Words in the English sentence
- fish : balık
- meat : et
- or : veya, ya da
Explanation
- - İki seçenek arasında tercih yapılması istendiğinde kullanılır.
Et, lütfen.
✨ special word message
Et, lütfen.
Meat, please.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Bir sipariş veya tercih sırasında nezaketle belirtilen istek.
Erkekler de ağlar.
✨ special word message
Erkekler de ağlar.
Men cry, too.
Words in the English sentence
- men : adamlar, erkekler
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- - Duygusal bir gerçeği vurgulayan genel ifade.
İneği sağ.
✨ special word message
İneği sağ.
Milk the cow.
Words in the English sentence
- cow : inek
- milk : süt
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- - Tarımsal bir eyleme yönelik talimat.
Kımıldat şunu, Tom. / Acele et, Tom.
✨ special word message
Kımıldat şunu, Tom. / Acele et, Tom.
Move it, Tom.
Words in the English sentence
- move : hareket etmek, taşınmak
- tom : Tom
Explanation
- - Bir nesneyi hareket ettirme veya birini hızlandırma komutu.
Devam et, Tom. / İlerle, Tom.
✨ special word message
Devam et, Tom. / İlerle, Tom.
Move on, Tom.
Words in the English sentence
- move : hareket etmek, taşınmak
- tom : Tom
Explanation
- - Hem fiziksel ilerleme hem de bir konuyu geride bırakma anlamında kullanılabilir.
Sessizce hareket et.
✨ special word message
Sessizce hareket et.
Move quietly.
Words in the English sentence
- move : hareket etmek, taşınmak
- quietly : sessizce
Explanation
- - Gürültü yapmadan ilerleme talimatı.
Devam etmeli miyim?
✨ special word message
Devam etmeli miyim?
Must I go on?
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- must : meli/malı, şart
- on : üzerinde, açık
Explanation
- - Bir eylemi sürdürme gerekliliğini sorgular.
Acele etmeli miyim?
✨ special word message
Acele etmeli miyim?
Must I hurry?
Words in the English sentence
- hurry : acele etmek, acele
- i : ben
- must : meli/malı, şart
Explanation
- - Hızlı hareket etme zorunluluğunu sorgular.
Kolum ağrıyor.
✨ special word message
Kolum ağrıyor.
My arm hurts.
Words in the English sentence
- arm : kol
- hurts : acıyor, incitir
- my : benim
Explanation
- - Fiziksel bir rahatsızlığı belirtir.
Teknem battı.
✨ special word message
Teknem battı.
My boat sank.
Words in the English sentence
- boat : tekne, bot
- my : benim
- sank : battı (sink geçmiş hali)
Explanation
- - Geçmişte gerçekleşen bir kazayı ifade eder.
Kulaklarım ağrıyor.
✨ special word message
Kulaklarım ağrıyor.
My ears hurt.
Words in the English sentence
- ears : kulaklar
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- my : benim
Explanation
- - İşitme organındaki ağrıyı belirtir.
Gözlerim ağrıyor.
✨ special word message
Gözlerim ağrıyor.
My eyes hurt.
Words in the English sentence
- eyes : gözler
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- my : benim
Explanation
- - Görme organındaki ağrıyı belirtir.
Ayaklarım ağrıyor.
✨ special word message
Ayaklarım ağrıyor.
My feet hurt.
Words in the English sentence
- feet : ayaklar
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- my : benim
Explanation
- - Yürümekten veya yorgunluktan kaynaklı ağrıyı ifade eder.
Bacağım ağrıyor.
✨ special word message
Bacağım ağrıyor.
My leg hurts.
Words in the English sentence
- hurts : acıyor, incitir
- leg : bacak
- my : benim
Explanation
- - Tek bir bacakta hissedilen ağrıyı belirtir.
Bacaklarım ağrıyor.
✨ special word message
Bacaklarım ağrıyor.
My legs hurt.
Words in the English sentence
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- legs : bacaklar
- my : benim
Explanation
- - Her iki bacakta birden hissedilen ağrıyı belirtir.
Neredeyse üç.
✨ special word message
Neredeyse üç.
Nearly three.
Words in the English sentence
- nearly : neredeyse
- three : üç
Explanation
- - Saat veya miktar belirtirken kullanılır.
Ateş lazım mı? / Işık ister misin?
✨ special word message
Ateş lazım mı? / Işık ister misin?
Need a light?
Words in the English sentence
- a : bir
- light : ışık, hafif
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- - Sigara yakmak için ateş veya karanlıkta ışık teklif ederken kullanılır.
Devam etmeme gerek var mı?
✨ special word message
Devam etmeme gerek var mı?
Need I go on?
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- on : üzerinde, açık
Explanation
- - Bir şeyin yeterince açıklandığını ima eder.
Hiç değişme.
✨ special word message
Hiç değişme.
Never change.
Words in the English sentence
- change : değişim, değiştirmek
- never : asla, hiçbir zaman
Explanation
- - Birinin mevcut halinin korunması dileği.
Güzel kostüm.
✨ special word message
Güzel kostüm.
Nice costume.
Words in the English sentence
- costume : kostüm
- nice : hoş, güzel
Explanation
- - Bir kıyafeti veya kıyafeti öven ifade.
Kimse sormadı.
✨ special word message
Kimse sormadı.
Nobody asked.
Words in the English sentence
- asked : sordu, istedi
- nobody : hiç kimse
Explanation
- - İstenmeyen bir bilginin verildiğini ima eden sert ifade.
Kimsenin umurunda değil.
✨ special word message
Kimsenin umurunda değil.
Nobody cares.
Words in the English sentence
- cares : önemser, ilgilenir
- nobody : hiç kimse
Explanation
- - Bir durumun önemsenmediğini belirtir.
Kimse uyumadı.
✨ special word message
Kimse uyumadı.
Nobody slept.
Words in the English sentence
- nobody : hiç kimse
- slept : uyudu
Explanation
- - Grup halindeki bir uykusuzluk durumunu belirtir.
Hayır, gitme.
✨ special word message
Hayır, gitme.
No, don't go.
Words in the English sentence
Explanation
- - Birinin ayrılmasını istemeyen bir ricadır.
Hayır, sadece bir tane.
✨ special word message
Hayır, sadece bir tane.
No, just one.
Words in the English sentence
- just : sadece, henüz
- one : bir
Explanation
- - Miktarı kısıtlayan bir yanıt.
İsim vermek yok, tamam mı?
✨ special word message
İsim vermek yok, tamam mı?
No names, OK?
Words in the English sentence
Explanation
- - Gizlilik anlaşması talep ederken kullanılır.
Kimsenin umurunda değildi.
✨ special word message
Kimsenin umurunda değildi.
No one cared.
Words in the English sentence
- cared : önemsedi, ilgilendi
- no : hayır
- one : bir
Explanation
- - Geçmişteki bir ilgisizlik durumunu belirtir.
Kimse önemsemiyor.
✨ special word message
Kimse önemsemiyor.
No one cares.
Words in the English sentence
- cares : önemser, ilgilenir
- no : hayır
- one : bir
Explanation
- - Mevcut ilgisizlik durumunu ifade eder.
Kimse bilmiyor.
✨ special word message
Kimse bilmiyor.
No one knows.
Words in the English sentence
- knows : bilir
- no : hayır
- one : bir
Explanation
- - Tam bir gizlilik veya bilinmezlik durumunu belirtir.
Kimse kımıldamadı.
✨ special word message
Kimse kımıldamadı.
No one moved.
Words in the English sentence
- moved : hareket etti, taşındı
- no : hayır
- one : bir
Explanation
- - Herkesin sabit kaldığı anı belirtir.
Kimse konuşmadı.
✨ special word message
Kimse konuşmadı.
No one spoke.
Words in the English sentence
- no : hayır
- one : bir
- spoke : konuştu
Explanation
- - Sessizliğin hakim olduğu bir anı ifade eder.
Pek bir şey yok. / Önemli değil.
✨ special word message
Pek bir şey yok. / Önemli değil.
Nothing much.
Words in the English sentence
- much : çok
- nothing : hiçbir şey
Explanation
- - "Neler oluyor?" sorusuna verilen yaygın bir yanıttır.
Orada değil. / Oraya girilmez.
✨ special word message
Orada değil. / Oraya girilmez.
Not in there.
Words in the English sentence
- in : içinde
- not : değil, olumsuzluk eki
- there : orada
Explanation
- - Yer belirten bir olumsuzlama.
O kadar yakın değil! / Bu kadar yaklaşma!
✨ special word message
O kadar yakın değil! / Bu kadar yaklaşma!
Not so close!
Words in the English sentence
- close : kapatmak, yakın
- not : değil, olumsuzluk eki
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Mesafenin korunması gerektiğini belirten uyarı.
Pek iyi değil.
✨ special word message
Pek iyi değil.
Not too well.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- too : de, da, çok fazla
- well : iyi, kuyu
Explanation
- - Bir durumun veya sağlığın orta-kötü arası olduğunu belirtir.
Şimdi nazik ol.
✨ special word message
Şimdi nazik ol.
Now, be nice.
Words in the English sentence
- be : olmak
- nice : hoş, güzel
Explanation
- - Davranışların düzeltilmesi yönünde uyarı.
Şimdi dışarı çık.
✨ special word message
Şimdi dışarı çık.
Now come out.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- now : şimdi
- out : dışarı, dışarıda
Explanation
- - Saklanılan veya bulunulan yerden çıkma komutu.
Şimdi iç bakalım.
✨ special word message
Şimdi iç bakalım.
Now drink up.
Words in the English sentence
- drink : içmek, içecek
- now : şimdi
- up : yukarı
Explanation
- - İçkinin veya içeceğin bitirilmesi talimatı.
Şimdi şunu tamir et. / Bunu düzelt.
✨ special word message
Şimdi şunu tamir et. / Bunu düzelt.
Now fix that.
Words in the English sentence
- fix : tamir etmek, düzeltmek
- now : şimdi
- that : o, şu
Explanation
- - Bir hatanın veya nesnenin onarılması komutu.
Şimdi defol. / Şimdi kaybol.
✨ special word message
Şimdi defol. / Şimdi kaybol.
Now get lost.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- now : şimdi
Explanation
- - Birinin uzaklaşması için verilen sert komut.
Şimdi iyi eğlenceler.
✨ special word message
Şimdi iyi eğlenceler.
Now have fun.
Words in the English sentence
- fun : eğlence, eğlenceli
- have : sahip olmak, var
- now : şimdi
Explanation
- - Bir aktiviteye başlarken söylenen iyi dilek.
Şimdi özgürüm. / Şimdi müsaitim.
✨ special word message
Şimdi özgürüm. / Şimdi müsaitim.
Now I'm free.
Words in the English sentence
- free : özgür, bedava
- now : şimdi
Explanation
- - Meşguliyetin veya kısıtlamanın bittiğini belirtir.
Şimdi evdeyim.
✨ special word message
Şimdi evdeyim.
Now I'm home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- now : şimdi
Explanation
- - Eve varış anını belirtir.
Şimdi eminim.
✨ special word message
Şimdi eminim.
Now I'm sure.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- sure : emin, kesin
Explanation
- - Şüphelerin ortadan kalktığını belirtir.
Şimdi beni bırak. / Terk et beni.
✨ special word message
Şimdi beni bırak. / Terk et beni.
Now leave me.
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- me : beni, bana
- now : şimdi
Explanation
Şimdi bizi bırakın. / Bizi terk edin.
✨ special word message
Şimdi bizi bırakın. / Bizi terk edin.
Now leave us.
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- now : şimdi
- us : bize, bizi
Explanation
- - Baş başa kalmak isteyen bir grubun talebi.
Şimdi gidelim.
✨ special word message
Şimdi gidelim.
Now let's go.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hareket vaktinin geldiğini belirtir.
Şimdi uzan.
✨ special word message
Şimdi uzan.
Now lie down.
Words in the English sentence
- down : aşağı
- lie : yalan, uzanmak
- now : şimdi
Explanation
- - Dinlenme veya muayene amaçlı yatma komutu.
Ya şimdi ya hiç.
✨ special word message
Ya şimdi ya hiç.
Now or never.
Words in the English sentence
- never : asla, hiçbir zaman
- now : şimdi
- or : veya, ya da
Explanation
- - Karar anının kritik olduğunu belirten kalıp ifade.
Şimdi otur.
✨ special word message
Şimdi otur.
Now sit down.
Words in the English sentence
- down : aşağı
- now : şimdi
- sit : oturmak
Explanation
- - Oturma eylemi için verilen komut.
Şimdi yerinde kal. / Kımıldama.
✨ special word message
Şimdi yerinde kal. / Kımıldama.
Now stay put.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- put : koymak
- stay : kalmak
Explanation
- - Bulunulan konumun korunması talimatı.
Şimdi bunu dene.
✨ special word message
Şimdi bunu dene.
Now try this.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- this : bu
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Yeni bir yöntem veya nesne önerisi.
Şimdi parti zamanı. / Eğleniyoruz.
✨ special word message
Şimdi parti zamanı. / Eğleniyoruz.
Now we party.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- party : parti, taraf
- we : biz
Explanation
- - Eğlencenin başladığını belirtir.
Şimdi sen anlat.
✨ special word message
Şimdi sen anlat.
Now you tell.
Words in the English sentence
- now : şimdi
- tell : söylemek, anlatmak
- you : sen, siz
Explanation
- - Söz sırasının karşı tarafa geçtiğini belirtir.
Yasalara uyun.
✨ special word message
Yasalara uyun.
Obey the law.
Words in the English sentence
- law : kanun, hukuk
- obey : itaat etmek
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- - Hukuki kurallara riayet etme çağrısı.
Ah, sessiz ol.
✨ special word message
Ah, sessiz ol.
Oh, be quiet.
Words in the English sentence
- be : olmak
- quiet : sessiz, sakin
Explanation
- - Biraz bıkkınlıkla verilen sessizlik ricası.
Ah, anladım. / Ah, kaptım.
✨ special word message
Ah, anladım. / Ah, kaptım.
Oh, I got it.
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- i : ben
- it : o, onu
Explanation
- - Bir durumu kavrama anını belirtir.
Ah, bu benim!
✨ special word message
Ah, bu benim!
Oh, it is me!
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- me : beni, bana
Explanation
- - Kendini tanıma veya fark etme şaşkınlığı.
Ah, senmişsin.
✨ special word message
Ah, senmişsin.
Oh, it's you.
Words in the English sentence
Explanation
- - Birini görme veya tanıma anındaki tepki.
Tamam, yalan söyledim.
✨ special word message
Tamam, yalan söyledim.
Okay, I lied.
Words in the English sentence
- i : ben
- lied : yalan söyledi
Explanation
- - Yapılan bir yanlışın itirafı.
Tamam. Devam et. / Başla.
✨ special word message
Tamam. Devam et. / Başla.
OK. Go ahead.
Words in the English sentence
- ahead : ileride, önünde
- go : gitmek
Explanation
- - Bir eylem için onay verme.
Bisikletine bin! / Hadi oradan! (Argo)
✨ special word message
Bisikletine bin! / Hadi oradan! (Argo)
On your bike!
Words in the English sentence
- bike : bisiklet
- on : üzerinde, açık
- your : senin, sizin
Explanation
- - Hem düz anlamda hem de birini kovmak için kullanılır.
Kutuyu aç.
✨ special word message
Kutuyu aç.
Open the box.
Words in the English sentence
- box : kutu
- open : açık, açmak
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- - Fiziksel bir paket açma talimatı.
Göz göze geldik.
✨ special word message
Göz göze geldik.
Our eyes met.
Words in the English sentence
- eyes : gözler
- met : tanıştı, buluştu
- our : bizim
Explanation
- - Bakışların çakışmasını anlatan ifade.
Takımımız kazandı.
✨ special word message
Takımımız kazandı.
Our team won.
Words in the English sentence
- our : bizim
- team : takım, ekip
- won : kazandı
Explanation
- - Bir zaferi paylaşma cümlesi.
Bir renk seç.
✨ special word message
Bir renk seç.
Pick a color.
Words in the English sentence
- a : bir
- color : renk
- pick : seçmek, toplamak
Explanation
- - Tercih yapılması istenen durumlar için kullanılır.
Şunu yerden al.
✨ special word message
Şunu yerden al.
Pick that up.
Words in the English sentence
- pick : seçmek, toplamak
- that : o, şu
- up : yukarı
Explanation
- - Düşen bir şeyi kaldırma talimatı.
Bir ağaç dik.
✨ special word message
Bir ağaç dik.
Plant a tree.
Words in the English sentence
- a : bir
- plant : bitki, fabrika
- tree : ağaç
Explanation
- - Çevreci bir eylem önerisi.
Sakin davran. / İstifini bozma.
✨ special word message
Sakin davran. / İstifini bozma.
Play it cool.
Words in the English sentence
- cool : serin, havalı
- it : o, onu
- play : oynamak, oyun
Explanation
- - Durumu çaktırmama veya havalı davranma tavsiyesi.
Benimle oyna.
✨ special word message
Benimle oyna.
Play with me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- play : oynamak, oyun
- with : ile, beraber
Explanation
- - Ortak bir oyun veya aktivite talebi.
Lütfen yap.
✨ special word message
Lütfen yap.
Please do it.
Words in the English sentence
- do : yapmak
- it : o, onu
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Nazik bir eylem ricası.
Lütfen öyle yapın.
✨ special word message
Lütfen öyle yapın.
Please do so.
Words in the English sentence
- do : yapmak
- please : lütfen, memnun etmek
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Bir öneriyi veya planı onaylayan nazik ifade.
Lütfen devam edin.
✨ special word message
Lütfen devam edin.
Please go on.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- on : üzerinde, açık
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Konuşmanın veya eylemin kesilmemesi ricası.
Lütfen acele et.
✨ special word message
Lütfen acele et.
Please hurry.
Words in the English sentence
- hurry : acele etmek, acele
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Zaman kısıtı olan durumlarda nazik uyarı.
Lütfen gül!
✨ special word message
Lütfen gül!
Please laugh!
Words in the English sentence
- laugh : gülmek
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Ortamı yumuşatmak için yapılan bir rica.
Lütfen git. / Lütfen terk et.
✨ special word message
Lütfen git. / Lütfen terk et.
Please leave.
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Nazik ama kesin bir ayrılma talebi.
Lütfen rahatla. / Gevşe.
✨ special word message
Lütfen rahatla. / Gevşe.
Please relax.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
- relax : rahatlamak, gevşemek
Explanation
- - Gerginliği azaltmaya yönelik tavsiye.
Lütfen cevap ver.
✨ special word message
Lütfen cevap ver.
Please reply.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
- reply : cevap vermek, yanıt
Explanation
- - İletişim beklenen durumlar için kullanılır.
Lütfen gülümse.
✨ special word message
Lütfen gülümse.
Please smile.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
- smile : gülümsemek, gülümseme
Explanation
- - Fotoğraf çekerken veya neşelenmesi istenirken söylenir.
Lütfen sigara için!
✨ special word message
Lütfen sigara için!
Please smoke!
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
- smoke : sigara içmek, duman
Explanation
- - Birine sigara içmesi için verilen alışılmadık izin veya rica.
Lütfen, kal!
✨ special word message
Lütfen, kal!
Please, stay!
Words in the English sentence
Explanation
- - Ayrılmak üzere olan birine yapılan içten rica.
Onu işaret et. / Onu göster.
✨ special word message
Onu işaret et. / Onu göster.
Point it out.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- out : dışarı, dışarıda
- point : nokta, puan
Explanation
- - Bir şeyin yerini veya önemini belirtme talimatı.
Zavallı yaşlı Tom.
✨ special word message
Zavallı yaşlı Tom.
Poor old Tom.
Words in the English sentence
- old : eski, yaşlı
- poor : fakir, zavallı
- tom : Tom
Explanation
- - Birine duyulan acıma veya sempati ifadesi.
Onun için dua et. (Kadın için)
✨ special word message
Onun için dua et. (Kadın için)
Pray for her.
Words in the English sentence
- for : için
- her : ona, onu, onun
- pray : dua etmek
Explanation
Onun için dua et. (Erkek için)
✨ special word message
Onun için dua et. (Erkek için)
Pray for him.
Words in the English sentence
- for : için
- him : ona, onu
- pray : dua etmek
Explanation
Tom için dua et.
✨ special word message
Tom için dua et.
Pray for Tom.
Words in the English sentence
- for : için
- pray : dua etmek
- tom : Tom
Explanation
- - Belirli bir kişi için manevi destek talebi.
Muhtemelen hayır.
✨ special word message
Muhtemelen hayır.
Probably not.
Words in the English sentence
- not : değil, olumsuzluk eki
- probably : muhtemelen
Explanation
- - Zayıf bir olumsuz ihtimal belirtir.
Onu aşağı çek.
✨ special word message
Onu aşağı çek.
Pull it down.
Words in the English sentence
- down : aşağı
- it : o, onu
- pull : çekmek
Explanation
- - Fiziksel bir çekme eylemi talimatı.
Çekerek aç.
✨ special word message
Çekerek aç.
Pull it open.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- open : açık, açmak
- pull : çekmek
Explanation
- - Bir kapıyı veya çekmeceyi açma yöntemi.
Saçımı çek.
✨ special word message
Saçımı çek.
Pull my hair.
Words in the English sentence
- hair : saç
- my : benim
- pull : çekmek
Explanation
Onu oraya koy.
✨ special word message
Onu oraya koy.
Put it there.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- put : koymak
- there : orada
Explanation
Bunları giy. / Bunları tak.
✨ special word message
Bunları giy. / Bunları tak.
Put these on.
Words in the English sentence
- on : üzerinde, açık
- put : koymak
- these : bunlar
Explanation
- - Kıyafet veya aksesuar takma komutu.
Bana daha fazla oku.
✨ special word message
Bana daha fazla oku.
Read me more.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- more : daha fazla
- read : okumak, okudu
Explanation
- - Okuma eyleminin sürdürülmesi talebi.
Dudaklarımı oku.
✨ special word message
Dudaklarımı oku.
Read my lips.
Words in the English sentence
- lips : dudaklar
- my : benim
- read : okumak, okudu
Explanation
- - Söylenenin çok önemli veya kesin olduğunu vurgular.
Pirinç hayattır.
✨ special word message
Pirinç hayattır.
Rice is life.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- life : hayat, yaşam
- rice : pirinç, pilav
Explanation
- - Bir besinin önemini vurgulayan kültürel veya kişisel ifade.
Benimle sür. / Benimle gel.
✨ special word message
Benimle sür. / Benimle gel.
Ride with me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- ride : binmek, sürmek
- with : ile, beraber
Explanation
- - Bir araçla eşlik etme teklifi.
Koş ve saklan.
✨ special word message
Koş ve saklan.
Run and hide.
Words in the English sentence
- and : ve
- hide : saklanmak, gizlemek
- run : koşmak, çalıştırmak
Explanation
- - Tehlike anında verilen kaçış ve gizlenme komutu.
Tuz, lütfen.
✨ special word message
Tuz, lütfen.
Salt, please.
Words in the English sentence
- please : lütfen, memnun etmek
Explanation
- - Yemek masasında nazik bir istek.