Bakmaya devam et.
✨ special word message
Bakmaya devam et.
Keep looking.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- looking : bakıyor, bakma, arama
Explanation
- - Bir aramayı veya incelemeyi sürdürme talimatı.
Oynamaya devam et. / Çalmaya devam et.
✨ special word message
Oynamaya devam et. / Çalmaya devam et.
Keep playing.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- playing : oynuyor, çalıyor
Explanation
- - Hem oyun hem de bir enstrüman çalma eylemi için kullanılır.
Okumaya devam et.
✨ special word message
Okumaya devam et.
Keep reading.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- reading : okuma, okuyor
Explanation
- - Okuma eyleminin kesilmemesi gerektiğini belirtir.
Koşmaya devam et.
✨ special word message
Koşmaya devam et.
Keep running.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- running : koşuyor, çalışan
Explanation
- - Fiziksel bir eylemin sürdürülmesi komutu.
Şarkı söylemeye devam et.
✨ special word message
Şarkı söylemeye devam et.
Keep singing.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- singing : şarkı söylüyor, şarkı söyleme
Explanation
- - Sesli bir performansın sürdürülmesi isteği.
Gülümsemeye devam et.
✨ special word message
Gülümsemeye devam et.
Keep smiling.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- smiling : gülümsüyor
Explanation
- - Pozitif bir durumu korumaya yönelik teşvik.
Konuşmaya devam et.
✨ special word message
Konuşmaya devam et.
Keep talking.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- talking : konuşuyor, konuşma
Explanation
- - İletişimin veya anlatımın sürmesi talebi.
Ayak uydur, Tom. / Hızını koru, Tom.
✨ special word message
Ayak uydur, Tom. / Hızını koru, Tom.
Keep up, Tom.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- tom : Tom
Explanation
- - Bir hıza veya tempoya yetişilmesi gerektiğini belirtir.
Yürümeye devam et.
✨ special word message
Yürümeye devam et.
Keep walking.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- walking : yürüyor, yürüyüş
Explanation
- - Durmaksızın ilerleme komutu.
Çalışmaya devam et.
✨ special word message
Çalışmaya devam et.
Keep working.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- working : çalışıyor, çalışma
Explanation
- - Bir işin veya görevin sürdürülmesi talimatı.
Yazmaya devam et.
✨ special word message
Yazmaya devam et.
Keep writing.
Words in the English sentence
- keep : tutmak, korumak
- writing : yazıyor, yazı
Explanation
- - Yazma eyleminin devam etmesi teşviki.
Bunu Ken yaptı.
✨ special word message
Bunu Ken yaptı.
Ken did that.
Words in the English sentence
- did : yaptı
- ken : Ken
- that : o, şu
Explanation
- - Bir eylemin sorumlusunu belirten geçmiş zaman cümlesi.
Ken mutlu.
✨ special word message
Ken mutlu.
Ken is happy.
Words in the English sentence
- happy : mutlu
- is : dır, dir
- ken : Ken
Explanation
- - Bir kişinin mevcut duygusal durumunu belirtir.
Ken, Tom'u vurdu.
✨ special word message
Ken, Tom'u vurdu.
Ken shot Tom.
Words in the English sentence
- ken : Ken
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- tom : Tom
Explanation
- - Geçmişte gerçekleşen bir eylemi aktarır.
Öp beni, Tom.
✨ special word message
Öp beni, Tom.
Kiss me, Tom.
Words in the English sentence
- kiss : öpmek, öpücük
- tom : Tom
Explanation
- - Romantik veya samimi bir istek.
Kes şunu. / Bırak artık.
✨ special word message
Kes şunu. / Bırak artık.
Knock it off.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- knock : kapı çalmak, vurmak
- off : kapalı
Explanation
- - Rahatsız edici bir davranışı durdurmak için kullanılan argo ifade.
Öncelik hanımların. / Bayanlar önden.
✨ special word message
Öncelik hanımların. / Bayanlar önden.
Ladies first.
Words in the English sentence
- first : birinci, ilk
- ladies : hanımlar
Explanation
- - Nezaket kurallarını belirten kalıplaşmış ifade.
Yol göster. / Önden buyur.
✨ special word message
Yol göster. / Önden buyur.
Lead the way.
Words in the English sentence
- lead : kurşun, liderlik etmek
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
- way : yol, yöntem
Explanation
- - Birinin rehberlik etmesi veya önden gitmesi isteği.
Fransızca öğren.
✨ special word message
Fransızca öğren.
Learn French.
Words in the English sentence
- french : Fransızca, Fransız
- learn : öğrenmek
Explanation
- - Dil öğrenimine yönelik bir tavsiye veya komut.
Onu bırak. / Onu salıver.
✨ special word message
Onu bırak. / Onu salıver.
Let go of it.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- it : o, onu
- let : izin vermek, bırakmak
- of : aitlik bildiren edat, -ın/-in
Explanation
- - Bir nesneyi tutmayı bırakma talimatı.
Beni bırak. / Beni sal.
✨ special word message
Beni bırak. / Beni sal.
Let go of me.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- of : aitlik bildiren edat, -ın/-in
Explanation
- - Fiziksel bir tutuşu sonlandırma talebi.
Gelsin. / Gelmesine izin ver. (Kadın için)
✨ special word message
Gelsin. / Gelmesine izin ver. (Kadın için)
Let her come.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- her : ona, onu, onun
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Birinin gelmesine müsaade edildiğini belirtir.
Haber ver ona. / Bilmesini sağla. (Kadın için)
✨ special word message
Haber ver ona. / Bilmesini sağla. (Kadın için)
Let her know.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- know : bilmek, tanımak
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Bilgilendirme yapılması talimatı.
Dinlensin. / Dinlenmesine izin ver. (Kadın için)
✨ special word message
Dinlensin. / Dinlenmesine izin ver. (Kadın için)
Let her rest.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- let : izin vermek, bırakmak
- rest : dinlenmek, geri kalan
Explanation
Kalsın. / Kalmasına izin ver. (Kadın için)
✨ special word message
Kalsın. / Kalmasına izin ver. (Kadın için)
Let her stay.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- let : izin vermek, bırakmak
- stay : kalmak
Explanation
Konuşsun. / Konuşmasına izin ver. (Kadın için)
✨ special word message
Konuşsun. / Konuşmasına izin ver. (Kadın için)
Let her talk.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- let : izin vermek, bırakmak
- talk : konuşmak
Explanation
- - Söz hakkı tanınması isteği.
Gelsin. / Gelmesine izin ver. (Erkek için)
✨ special word message
Gelsin. / Gelmesine izin ver. (Erkek için)
Let him come.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- him : ona, onu
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Birinin gelmesine müsaade edildiğini belirtir.
Ona haber ver. / Bilmesini sağla. (Erkek için)
✨ special word message
Ona haber ver. / Bilmesini sağla. (Erkek için)
Let him know.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- know : bilmek, tanımak
- let : izin vermek, bırakmak
Explanation
- - Bilgilendirme yapılması talimatı.
Kalsın. / Kalmasına izin ver. (Erkek için)
✨ special word message
Kalsın. / Kalmasına izin ver. (Erkek için)
Let him stay.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- let : izin vermek, bırakmak
- stay : kalmak
Explanation
Konuşsun. / Konuşmasına izin ver. (Erkek için)
✨ special word message
Konuşsun. / Konuşmasına izin ver. (Erkek için)
Let him talk.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- let : izin vermek, bırakmak
- talk : konuşmak
Explanation
- - Söz hakkı tanınması isteği.
Beni yalnız bırak.
✨ special word message
Beni yalnız bırak.
Let me alone.
Words in the English sentence
- alone : yalnız
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - Rahatsız edilmeme isteği.
Kontrol edeyim. / Bir bakayım.
✨ special word message
Kontrol edeyim. / Bir bakayım.
Let me check.
Words in the English sentence
- check : kontrol etmek, çek
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - İnceleme yapmak için zaman isteme ifadesi.
Bırak ben yapayım.
✨ special word message
Bırak ben yapayım.
Let me do it.
Words in the English sentence
- do : yapmak
- it : o, onu
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - Bir eylemi üstlenme teklifi.
Bırak hayal kurayım.
✨ special word message
Bırak hayal kurayım.
Let me dream.
Words in the English sentence
- dream : rüya, hayal
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - Hayal dünyasında kalma isteği.
Tahmin edeyim. / Dur tahmin edeyim.
✨ special word message
Tahmin edeyim. / Dur tahmin edeyim.
Let me guess.
Words in the English sentence
- guess : tahmin etmek
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - Bir tahminde bulunma isteği.
Bırak güleyim.
✨ special word message
Bırak güleyim.
Let me laugh.
Words in the English sentence
- laugh : gülmek
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - Gülme eylemine müdahale edilmemesi isteği.
Gitmeme izin ver!
✨ special word message
Gitmeme izin ver!
Let me leave!
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
Explanation
- - Ayrılma isteğinin güçlü bir ifadesi.
Bırak uyuyayım.
✨ special word message
Bırak uyuyayım.
Let me sleep.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- sleep : uyumak, uyku
Explanation
- - Uyku için rahatsız edilmeme isteği.
Konuşmama izin ver. / Bırak konuşayım.
✨ special word message
Konuşmama izin ver. / Bırak konuşayım.
Let me speak.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- speak : konuşmak
Explanation
Düşüneyim. / Bir düşüneyim.
✨ special word message
Düşüneyim. / Bir düşüneyim.
Let me think.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- think : düşünmek, sanmak
Explanation
- - Karar vermek için zaman isteme.
Hepimiz gidelim.
✨ special word message
Hepimiz gidelim.
Let's all go.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- go : gitmek
Explanation
- - Topluca hareket etme önerisi.
Saldıralım.
✨ special word message
Saldıralım.
Let's attack.
Words in the English sentence
- attack : saldırı, saldırmak
Explanation
- - Hücum başlatma önerisi.
Onu satın alalım.
✨ special word message
Onu satın alalım.
Let's buy it.
Words in the English sentence
- buy : satın almak
- it : o, onu
Explanation
Kalkalım.
✨ special word message
Kalkalım.
Let's get up.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- up : yukarı
Explanation
- - Oturulan yerden kalkma veya uyanma önerisi.
Hadi yemeğe gidelim.
✨ special word message
Hadi yemeğe gidelim.
Let's go eat.
Words in the English sentence
- eat : yemek, yemek yemek
- go : gitmek
Explanation
- - Yemek yeme planı teklifi.
Şimdi gidelim.
✨ special word message
Şimdi gidelim.
Let's go now.
Words in the English sentence
Explanation
- - Hemen hareket etme önerisi.
Hadi dışarı çıkalım.
✨ special word message
Hadi dışarı çıkalım.
Let's go out.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- out : dışarı, dışarıda
Explanation
- - Dışarıda vakit geçirme teklifi.
Hadi dinleyelim.
✨ special word message
Hadi dinleyelim.
Let's listen.
Words in the English sentence
Explanation
- - Dinleme eylemine başlama önerisi.
Gitmeyelim.
✨ special word message
Gitmeyelim.
Let's not go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- not : değil, olumsuzluk eki
Explanation
- - Gitmeme yönünde fikir beyanı.
Onu görelim. / Hadi bakalım.
✨ special word message
Onu görelim. / Hadi bakalım.
Let's see it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Bir şeyi görme veya inceleme isteği.
Değişelim. / Takas edelim.
✨ special word message
Değişelim. / Takas edelim.
Let's switch.
Words in the English sentence
- switch : düğme, şalter, değiştirmek
Explanation
- - Yer veya nesne değiştirme önerisi.
Deneyelim.
✨ special word message
Deneyelim.
Let's try it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Bir şeyi test etme veya deneme önerisi.
Bırak denesinler.
✨ special word message
Bırak denesinler.
Let them try.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- them : onları, onlara
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Başkalarına deneme fırsatı verilmesi.
Tom gelsin. / Tom'un gelmesine izin ver.
✨ special word message
Tom gelsin. / Tom'un gelmesine izin ver.
Let Tom come.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- let : izin vermek, bırakmak
- tom : Tom
Explanation
- - Belirli bir kişinin gelmesine müsaade edilmesi.
Tom'a haber ver. / Tom bilsin.
✨ special word message
Tom'a haber ver. / Tom bilsin.
Let Tom know.
Words in the English sentence
- know : bilmek, tanımak
- let : izin vermek, bırakmak
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un bilgilendirilmesi talimatı.
Tom yaşasın. / Tom'un yaşamasına izin ver.
✨ special word message
Tom yaşasın. / Tom'un yaşamasına izin ver.
Let Tom live.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- live : yaşamak, canlı
- tom : Tom
Explanation
- - Yaşam hakkı veya hayatta kalması üzerine bir ifade.
Tom dinlensin.
✨ special word message
Tom dinlensin.
Let Tom rest.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- rest : dinlenmek, geri kalan
- tom : Tom
Explanation
Tom şarkı söylesin.
✨ special word message
Tom şarkı söylesin.
Let Tom sing.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- sing : şarkı söylemek
- tom : Tom
Explanation
- - Şarkı söylemesine izin verilmesi isteği.
Tom kalsın.
✨ special word message
Tom kalsın.
Let Tom stay.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- stay : kalmak
- tom : Tom
Explanation
Tom yüzsün.
✨ special word message
Tom yüzsün.
Let Tom swim.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- swim : yüzmek
- tom : Tom
Explanation
- - Yüzmesine müsaade edilmesi.
Tom konuşsun.
✨ special word message
Tom konuşsun.
Let Tom talk.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- talk : konuşmak
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'a söz hakkı verilmesi isteği.
Gitmemize izin verin. / Ayrılalım.
✨ special word message
Gitmemize izin verin. / Ayrılalım.
Let us leave.
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- let : izin vermek, bırakmak
- us : bize, bizi
Explanation
Konuşmamıza izin verin.
✨ special word message
Konuşmamıza izin verin.
Let us speak.
Words in the English sentence
- let : izin vermek, bırakmak
- speak : konuşmak
- us : bize, bizi
Explanation
- - Grup adına söz hakkı talebi.
Hayat devam ediyor.
✨ special word message
Hayat devam ediyor.
Life goes on.
Words in the English sentence
- goes : gider
- life : hayat, yaşam
- on : üzerinde, açık
Explanation
- - Zorluklara rağmen yaşamın sürdüğünü belirten ifade.
Hayat güzel.
✨ special word message
Hayat güzel.
Life is good.
Words in the English sentence
- good : iyi
- is : dır, dir
- life : hayat, yaşam
Explanation
- - Yaşamdan duyulan memnuniyeti belirtir.
Hayat zor.
✨ special word message
Hayat zor.
Life is hard.
Words in the English sentence
- hard : zor, sert, sıkı
- is : dır, dir
- life : hayat, yaşam
Explanation
- - Yaşamın zorluklarına dair tespit.
Hayat kısa.
✨ special word message
Hayat kısa.
Life's short.
Words in the English sentence
Explanation
- - Zamanın kıymetini hatırlatan kalıp ifade.
Beni dinle.
✨ special word message
Beni dinle.
Listen to me.
Words in the English sentence
- listen : dinlemek
- me : beni, bana
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Dikkat çekme ve dinlenilme isteği.
Bizi dinleyin!
✨ special word message
Bizi dinleyin!
Listen to us!
Words in the English sentence
- listen : dinlemek
- to : -e, -a (yönelme)
- us : bize, bizi
Explanation
- - Grupça dikkate alınma talebi.
Arabayı kilitle.
✨ special word message
Arabayı kilitle.
Lock the car.
Words in the English sentence
- car : araba
- lock : kilit, kilitlemek
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
Explanation
- - Güvenlik amaçlı basit komut.
Şuna bak.
✨ special word message
Şuna bak.
Look at that.
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- look : bakmak, bakış, görünmek
- that : o, şu
Explanation
- - Uzaktaki bir şeye dikkat çekme.
Şuna bak! / Şuna baksana!
✨ special word message
Şuna bak! / Şuna baksana!
Look at this!
Words in the English sentence
- at : -de, -da
- look : bakmak, bakış, görünmek
- this : bu
Explanation
- - Yakındaki bir şeye dikkat çekme.
Yakından bak. / Dikkatlice bak.
✨ special word message
Yakından bak. / Dikkatlice bak.
Look closely.
Words in the English sentence
- closely : yakından, dikkatle
- look : bakmak, bakış, görünmek
Explanation
- - Ayrıntılı inceleme talimatı.
İyi görünüyor!
✨ special word message
İyi görünüyor!
Looking good!
Words in the English sentence
- good : iyi
- looking : bakıyor, bakma, arama
Explanation
- - Beğeni ve onay ifadesi.
Bir göz at. / İncele.
✨ special word message
Bir göz at. / İncele.
Look it over.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- look : bakmak, bakış, görünmek
- over : üzerinde, bitti
Explanation
- - Bir dokümanı veya nesneyi kontrol etme isteği.
Aşk aşktır.
✨ special word message
Aşk aşktır.
Love is love.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- love : sevmek, aşk, sevgi
Explanation
- - Sevginin doğasına dair kabullenici ifade.
Bir tahminde bulun.
✨ special word message
Bir tahminde bulun.
Make a guess.
Words in the English sentence
- a : bir
- guess : tahmin etmek
- make : yapmak
Explanation
- - Tahmin yapılması talebi.
Onu gerçekleştir. / Gerçek kıl.
✨ special word message
Onu gerçekleştir. / Gerçek kıl.
Make it real.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- make : yapmak
- real : gerçek
Explanation
- - Bir şeyi somutlaştırma isteği.
Bunu durdur. / Onu durdur.
✨ special word message
Bunu durdur. / Onu durdur.
Make it stop.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- make : yapmak
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Devam eden bir şeyi sonlandırma isteği.
İnsan sudur.
✨ special word message
İnsan sudur.
Man is water.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- man : adam, erkek
- water : su, sulamak
Explanation
- - Metaforik veya biyolojik bir tespit.
Marie oynadı.
✨ special word message
Marie oynadı.
Marie played.
Words in the English sentence
- marie : Marie (Özel isim)
- played : oynadı, çalınmış
Explanation
- - Geçmişte gerçekleşen oyun eylemi.
Mary içeri girdi.
✨ special word message
Mary içeri girdi.
Mary came in.
Words in the English sentence
- came : geldi
- in : içinde
- mary : Mary (Özel isim)
Explanation
- - Birinin mekana girişini belirten cümle.
Mary pes etti. / Mary vazgeçti.
✨ special word message
Mary pes etti. / Mary vazgeçti.
Mary gave up.
Words in the English sentence
- gave : verdi
- mary : Mary (Özel isim)
- up : yukarı
Explanation
- - Çabadan vazgeçme durumunu belirtir.
Mary, Tom'u yakaladı. / Mary, Tom'u ikna etti.
✨ special word message
Mary, Tom'u yakaladı. / Mary, Tom'u ikna etti.
Mary got Tom.
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- mary : Mary (Özel isim)
- tom : Tom
Explanation
- - Bağlama göre yakalama veya elde etme anlamı taşır.
Mary sevimli.
✨ special word message
Mary sevimli.
Mary is cute.
Words in the English sentence
- cute : sevimli, tatlı
- is : dır, dir
- mary : Mary (Özel isim)
Explanation
- - Kişisel bir değerlendirme.
Mary benim.
✨ special word message
Mary benim.
Mary is mine.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- mary : Mary (Özel isim)
- mine : benimki, maden
Explanation
- - Aidiyet veya ilişki belirtir.
Mary fakir.
✨ special word message
Mary fakir.
Mary is poor.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- mary : Mary (Özel isim)
- poor : fakir, zavallı
Explanation
Mary uzun boylu.
✨ special word message
Mary uzun boylu.
Mary is tall.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- mary : Mary (Özel isim)
- tall : uzun
Explanation
- - Fiziksel özellik tespiti.
Mary çirkin.
✨ special word message
Mary çirkin.
Mary is ugly.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- mary : Mary (Özel isim)
- ugly : çirkin
Explanation
- - Kişisel bir değerlendirme.
Mary beni tanıyordu.
✨ special word message
Mary beni tanıyordu.
Mary knew me.
Words in the English sentence
- knew : biliyordu
- mary : Mary (Özel isim)
- me : beni, bana
Explanation
- - Geçmişteki bir tanışıklık durumunu belirtir.
Mary öğrendi.
✨ special word message
Mary öğrendi.
Mary learned.
Words in the English sentence
- learned : öğrendi
- mary : Mary (Özel isim)
Explanation
- - Öğrenme eyleminin tamamlandığını belirtir.
Mary onu kaybetti. / Mary kontrolünü kaybetti.
✨ special word message
Mary onu kaybetti. / Mary kontrolünü kaybetti.
Mary lost it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- mary : Mary (Özel isim)
Explanation
- - Hem bir eşyayı kaybetmek hem de sinirlenmek anlamında kullanılabilir.
Mary hayır dedi.
✨ special word message
Mary hayır dedi.
Mary said no.
Words in the English sentence
- mary : Mary (Özel isim)
- no : hayır
- said : dedi, söylenen
Explanation
- - Bir teklifin reddedildiğini belirtir.
Mary beni vurdu.
✨ special word message
Mary beni vurdu.
Mary shot me.
Words in the English sentence
- mary : Mary (Özel isim)
- me : beni, bana
- shot : atış, vuruş, vuruldu
Explanation
- - Geçmişte gerçekleşen bir eylem.
Mary durdu.
✨ special word message
Mary durdu.
Mary stopped.
Words in the English sentence
- mary : Mary (Özel isim)
- stopped : durdu, durduruldu
Explanation
- - Hareketin veya bir eylemin sonlandığını belirtir.
Matematik zordur.
✨ special word message
Matematik zordur.
Math is hard.
Words in the English sentence
- hard : zor, sert, sıkı
- is : dır, dir
- math : matematik
Explanation
- - Bir ders veya alan hakkındaki genel kanaat.
Katılabilir miyim?
✨ special word message
Katılabilir miyim?
May I attend?
Words in the English sentence
- attend : katılmak
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
Explanation
- - Bir toplantı veya etkinliğe katılım izni.
Araya girebilir miyim? / Söze dalabilir miyim?
✨ special word message
Araya girebilir miyim? / Söze dalabilir miyim?
May I cut in?
Words in the English sentence
- cut : kesmek, kesik
- i : ben
- in : içinde
- may : Mayıs, olabilir
Explanation
- - Genellikle dans ederken veya konuşma sırasında izin istemek için kullanılır.
Şimdi gidebilir miyim?
✨ special word message
Şimdi gidebilir miyim?
May I go now?
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- may : Mayıs, olabilir
- now : şimdi
Explanation
- - Ayrılmak için nazikçe izin isteme.
Öyle olsun! / Umarım öyledir!
✨ special word message
Öyle olsun! / Umarım öyledir!
May it be so!
Words in the English sentence
- be : olmak
- it : o, onu
- may : Mayıs, olabilir
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Bir temenni veya kabulleniş ifadesi.