Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Nasıldı?

      ✨ special word message

      Nasıldı?

      How was that?

      Words in the English sentence

      • how : nasıl
      • that : o, şu
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Bir olay veya durumun nasıl geçtiğini sorgulayan soru kalıbı.
      Bana sıkıca sarıl.

      ✨ special word message

      Bana sıkıca sarıl.

      Hug me tight.

      Words in the English sentence

      • hug : sarılmak, kucaklamak
      • me : beni, bana
      • tight : sıkı, dar

      Explanation

      • - Birinden güçlü ve samimi bir şekilde sarılmasını istemek.
      Yavaşça acele et.

      ✨ special word message

      Yavaşça acele et.

      Hurry slowly.

      Words in the English sentence

      • hurry : acele etmek, acele
      • slowly : yavaşça

      Explanation

      • - "Acele işe şeytan karışır" mantığıyla, hızlı ama dikkatli olmayı öğütleyen ifade.
      Ona (kadın) hayranım.

      ✨ special word message

      Ona (kadın) hayranım.

      I admire her.

      Words in the English sentence

      • admire : hayran olmak, beğenmek
      • her : ona, onu, onun
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir kadına karşı duyulan takdir ve hayranlığı belirtir.
      Ona (erkek) hayranım.

      ✨ special word message

      Ona (erkek) hayranım.

      I admire him.

      Words in the English sentence

      • admire : hayran olmak, beğenmek
      • him : ona, onu
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir erkeğe karşı duyulan takdir ve hayranlığı ifade eder.
      Tom'a hayranım.

      ✨ special word message

      Tom'a hayranım.

      I admire Tom.

      Words in the English sentence

      • admire : hayran olmak, beğenmek
      • i : ben
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un kişilik veya başarılarına duyulan beğeniyi belirtir.
      Sana hayranım.

      ✨ special word message

      Sana hayranım.

      I admire you.

      Words in the English sentence

      • admire : hayran olmak, beğenmek
      • i : ben
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiye yönelik doğrudan hayranlık ifadesi.
      Neredeyse kazanıyordum.

      ✨ special word message

      Neredeyse kazanıyordum.

      I almost won.

      Words in the English sentence

      • almost : neredeyse, hemen hemen
      • i : ben
      • won : kazandı

      Explanation

      • - Kazanmaya çok yaklaşıldığını ancak sonucun olumsuz olduğunu belirtir.
      Ben de ağladım.

      ✨ special word message

      Ben de ağladım.

      I also cried.

      Words in the English sentence

      • also : ayrıca, de/da
      • cried : ağladı
      • i : ben

      Explanation

      • - Başkalarıyla beraber veya benzer bir durumda ağlama eylemine katılımı belirtir.
      Her zaman denerim.

      ✨ special word message

      Her zaman denerim.

      I always try.

      Words in the English sentence

      • always : her zaman, daima
      • i : ben
      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • - Bir işi başarmak için sürekli çaba gösterildiğini ifade eden genel zaman cümlesi.
      Her zaman kazanırım.

      ✨ special word message

      Her zaman kazanırım.

      I always win.

      Words in the English sentence

      • always : her zaman, daima
      • i : ben
      • win : kazanmak

      Explanation

      • - Sürekli başarı veya galibiyet durumunu belirten ifade.
      Ben bir çocuğum.

      ✨ special word message

      Ben bir çocuğum.

      I am a child.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • am : ım/im (olmak fiili)
      • child : çocuk
      • i : ben

      Explanation

      • - Yaş veya ruh hali olarak çocuk olduğunu tanımlar.
      Ben bir rehberim.

      ✨ special word message

      Ben bir rehberim.

      I am a guide.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • am : ım/im (olmak fiili)
      • guide : rehber, rehberlik etmek
      • i : ben

      Explanation

      • - Mesleki bir tanımlama veya yol göstericilik rolünü belirtir.
      Ben bir hemşireyim.

      ✨ special word message

      Ben bir hemşireyim.

      I am a nurse.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • nurse : hemşire

      Explanation

      • - Hemşirelik mesleğine sahip olunduğunu belirtir.
      Utanıyorum. / Mahcubum.

      ✨ special word message

      Utanıyorum. / Mahcubum.

      I am ashamed.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • ashamed : utanmış
      • i : ben

      Explanation

      • - Yapılan bir şeyden dolayı duyulan utanç duygusunu ifade eder.
      Evdeyim.

      ✨ special word message

      Evdeyim.

      I am at home.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • at : -de, -da
      • home : ev, yuva
      • i : ben

      Explanation

      • - Mevcut konumu (ev) belirten ifade.
      Ben bir kadınım.

      ✨ special word message

      Ben bir kadınım.

      I am a woman.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • woman : kadın

      Explanation

      • - Cinsiyet kimliğini belirten temel ifade.
      İngilizim (Britanyalıyım).

      ✨ special word message

      İngilizim (Britanyalıyım).

      I am British.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • british : İngiliz
      • i : ben

      Explanation

      • - Milliyet veya vatandaşlık bildiren tanım.
      Çinliyim.

      ✨ special word message

      Çinliyim.

      I am Chinese.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • chinese : Çince, Çinli
      • i : ben

      Explanation

      • - Çin kökenli veya vatandaşı olduğunu belirtir.
      Meraklıyım.

      ✨ special word message

      Meraklıyım.

      I am curious.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • curious : meraklı
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir şeyi öğrenme isteğini veya karakter özelliğini tanımlar.
      İngilizim.

      ✨ special word message

      İngilizim.

      I am English.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • english : İngilizce, İngiliz
      • i : ben

      Explanation

      • - İngiliz milliyetine mensup olduğunu belirtir.
      Yaralıyım.

      ✨ special word message

      Yaralıyım.

      I am injured.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • injured : yaralı

      Explanation

      • - Fiziksel bir hasar veya yaralanma durumunu bildiren acil ifade.
      Aşığım.

      ✨ special word message

      Aşığım.

      I am in love.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • in : içinde
      • love : sevmek, aşk, sevgi

      Explanation

      • - Romantik bir aşk duygusu içinde olunduğunu belirtir.
      Acı çekiyorum.

      ✨ special word message

      Acı çekiyorum.

      I am in pain.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • in : içinde
      • pain : acı, ağrı

      Explanation

      • - Fiziksel bir ağrı veya şiddetli acı durumunu ifade eder.
      İtalyanım.

      ✨ special word message

      İtalyanım.

      I am Italian.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • italian : İtalyan, İtalyanca

      Explanation

      • - İtalyan milliyetini belirten ifade.
      Evliyim.

      ✨ special word message

      Evliyim.

      I am married.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • married : evli, evlendi

      Explanation

      • - Medeni durum bildiren tanım.
      Şişman değilim!

      ✨ special word message

      Şişman değilim!

      I am not fat!

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • fat : şişman, yağ
      • i : ben
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Kilolu olunduğuna dair bir iddiayı reddeden ifade.
      Ben bir hiçim.

      ✨ special word message

      Ben bir hiçim.

      I am nothing.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • nothing : hiçbir şey

      Explanation

      • - Kişinin kendisini önemsiz veya etkisiz hissettiğini belirten ifade.
      Hasta değilim.

      ✨ special word message

      Hasta değilim.

      I am not ill.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • ill : hasta
      • not : değil, olumsuzluk eki

      Explanation

      • - Sağlık durumunun iyi olduğunu ve hastalık bulunmadığını belirtir.
      Utangaç değilim.

      ✨ special word message

      Utangaç değilim.

      I am not shy.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • not : değil, olumsuzluk eki
      • shy : utangaç

      Explanation

      • - Kişilik özelliği olarak çekingen olmadığını ifade eder.
      Mükemmelim.

      ✨ special word message

      Mükemmelim.

      I am perfect.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • perfect : mükemmel

      Explanation

      • - Özgüven bildiren veya kusursuzluk iddiası taşıyan ifade.
      Oynuyorum.

      ✨ special word message

      Oynuyorum.

      I am playing.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • playing : oynuyor, çalıyor

      Explanation

      • - Şimdiki zamanda yapılan oyun veya enstrüman çalma eylemini belirtir.
      Şarkı söylüyorum.

      ✨ special word message

      Şarkı söylüyorum.

      I am singing.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • singing : şarkı söylüyor, şarkı söyleme

      Explanation

      • - O andaki şarkı söyleme eylemini tanımlar.
      Çok hastayım.

      ✨ special word message

      Çok hastayım.

      I am so sick.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • sick : hasta
      • so : bu yüzden, çok, öyle

      Explanation

      • - Hastalık durumunun şiddetli olduğunu belirten ifade.
      Kalıyorum.

      ✨ special word message

      Kalıyorum.

      I am staying.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • staying : kalıyor, kalma

      Explanation

      • - Bir yerde konaklamaya veya durmaya devam edileceğini belirtir.
      Kanun benim!

      ✨ special word message

      Kanun benim!

      I am the law!

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • law : kanun, hukuk
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • - Mutlak otorite ve güç beyan eden sert ifade.
      O kişi benim. / Tek olan benim.

      ✨ special word message

      O kişi benim. / Tek olan benim.

      I am the one.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • one : bir
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)

      Explanation

      • - Aranan veya beklenen kişinin kendisi olduğunu vurgular.
      Susadım.

      ✨ special word message

      Susadım.

      I am thirsty.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • thirsty : susuz, susamış

      Explanation

      • - Su içme ihtiyacı bildiren fiziksel durum.
      Çok şişmanım.

      ✨ special word message

      Çok şişmanım.

      I am too fat.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • fat : şişman, yağ
      • i : ben
      • too : de, da, çok fazla

      Explanation

      • - Kendi kilosu hakkındaki olumsuz gözlem.
      Türküm.

      ✨ special word message

      Türküm.

      I am Turkish.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • turkish : Türkçe, Türk

      Explanation

      • - Türk milliyetini belirten tanım.
      Mutsuzum.

      ✨ special word message

      Mutsuzum.

      I am unhappy.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • unhappy : mutsuz

      Explanation

      • - Duygusal olarak kötü hissetme halini ifade eder.
      Çalışıyorum.

      ✨ special word message

      Çalışıyorum.

      I am working.

      Words in the English sentence

      • am : ım/im (olmak fiili)
      • i : ben
      • working : çalışıyor, çalışma

      Explanation

      • - O andaki iş eylemiyle meşgul olunduğunu belirtir.
      Özür diledim.

      ✨ special word message

      Özür diledim.

      I apologized.

      Words in the English sentence

      • apologized : özür diledi
      • i : ben

      Explanation

      • - Yapılan bir hata için af dilendiğini belirten geçmiş zaman cümlesi.
      Onlara sordum.

      ✨ special word message

      Onlara sordum.

      I asked them.

      Words in the English sentence

      • asked : sordu, istedi
      • i : ben
      • them : onları, onlara

      Explanation

      • - Bir grup insana soru yöneltildiğini ifade eder.
      Elma yedim.

      ✨ special word message

      Elma yedim.

      I ate apples.

      Words in the English sentence

      • apples : elmalar
      • ate : yedi
      • i : ben

      Explanation

      • - Geçmişte elma yeme eylemini belirtir.
      Buna inanıyorum.

      ✨ special word message

      Buna inanıyorum.

      I believe it.

      Words in the English sentence

      • believe : inanmak
      • i : ben
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir şeyin doğruluğuna olan inancı ifade eder.
      Öyle olduğuna inanıyorum. / Öyle sanıyorum.

      ✨ special word message

      Öyle olduğuna inanıyorum. / Öyle sanıyorum.

      I believe so.

      Words in the English sentence

      • believe : inanmak
      • i : ben
      • so : bu yüzden, çok, öyle

      Explanation

      • - Bir durumun doğruluğu hakkındaki kişisel kanaat.
      Onları suçluyorum.

      ✨ special word message

      Onları suçluyorum.

      I blame them.

      Words in the English sentence

      • blame : suçlamak, suç
      • i : ben
      • them : onları, onlara

      Explanation

      • - Bir hatadan dolayı başkalarını sorumlu tutma durumu.
      Bir tane aldım (satın aldım).

      ✨ special word message

      Bir tane aldım (satın aldım).

      I bought one.

      Words in the English sentence

      • bought : satın aldı, satın alınmış
      • i : ben
      • one : bir

      Explanation

      • - Bir eşyadan bir adet satın alındığını belirtir.
      Onu ben kırdım.

      ✨ special word message

      Onu ben kırdım.

      I broke that.

      Words in the English sentence

      • broke : kırdı, parasız
      • i : ben
      • that : o, şu

      Explanation

      • - Bir nesnenin kırılmasıyla ilgili sorumluluğu üstlenme.
      Onu aradım (veya çağırdım).

      ✨ special word message

      Onu aradım (veya çağırdım).

      I called him.

      Words in the English sentence

      • called : aradı, denilen
      • him : ona, onu
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir erkeği telefonla arama veya yanına çağırma eylemi.
      Tom'u aradım (veya çağırdım).

      ✨ special word message

      Tom'u aradım (veya çağırdım).

      I called Tom.

      Words in the English sentence

      • called : aradı, denilen
      • i : ben
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom ile iletişim kurma çabasını belirtir.
      Seni aradım (veya çağırdım).

      ✨ special word message

      Seni aradım (veya çağırdım).

      I called you.

      Words in the English sentence

      • called : aradı, denilen
      • i : ben
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiye seslenildiğini veya telefonla ulaşıldığını belirtir.
      Yalnız geldim.

      ✨ special word message

      Yalnız geldim.

      I came alone.

      Words in the English sentence

      • alone : yalnız
      • came : geldi
      • i : ben

      Explanation

      • - Yanında kimse olmadan bir yere vardığını ifade eder.
      Erken geldim.

      ✨ special word message

      Erken geldim.

      I came early.

      Words in the English sentence

      • came : geldi
      • early : erken
      • i : ben

      Explanation

      • - Belirlenen saatten önce varış durumunu belirtir.
      Değişebilirim.

      ✨ special word message

      Değişebilirim.

      I can change.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • change : değişim, değiştirmek
      • i : ben

      Explanation

      • - Karakter veya davranışlarda gelişim gösterebilme yetisi.
      Onu tamir edebilirim. / Bunu çözebilirim.

      ✨ special word message

      Onu tamir edebilirim. / Bunu çözebilirim.

      I can fix it.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • fix : tamir etmek, düzeltmek
      • i : ben
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir sorunu giderme veya bir şeyi onarma kabiliyeti.
      Onu alabilirim. / Onu getirebilim.

      ✨ special word message

      Onu alabilirim. / Onu getirebilim.

      I can get it.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • get : almak, elde etmek, binmek
      • i : ben
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir şeyi almaya gücü yetmek veya gidip getirmek.
      İdare edebilirim. / Baş edebilirim.

      ✨ special word message

      İdare edebilirim. / Baş edebilirim.

      I can manage.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • i : ben
      • manage : yönetmek, başarmak

      Explanation

      • - Bir durumun üstesinden kendi başına gelebileceğini belirtir.
      Gelemiyorum. / Gelemem.

      ✨ special word message

      Gelemiyorum. / Gelemem.

      I can't come.

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir yere gitme imkanının olmadığını belirten ifade.
      Yemek pişiremem. / Yemek yapmayı bilmem.

      ✨ special word message

      Yemek pişiremem. / Yemek yapmayı bilmem.

      I can't cook.

      Words in the English sentence

      • cook : aşçı, yemek pişirmek
      • i : ben

      Explanation

      • - Yemek yapma becerisinin eksikliğini belirtir.
      Başa çıkamıyorum.

      ✨ special word message

      Başa çıkamıyorum.

      I can't cope.

      Words in the English sentence

      • cope : başa çıkmak
      • i : ben

      Explanation

      • - Zor bir durumun ağırlığı altında ezilme ve idare edememe hali.
      Çizim yapamam. / Resim yapmayı beceremem.

      ✨ special word message

      Çizim yapamam. / Resim yapmayı beceremem.

      I can't draw.

      Words in the English sentence

      • draw : çizmek, çekmek
      • i : ben

      Explanation

      • - Çizim yapma yeteneğinin olmadığını belirtir.
      Yardım edemem.

      ✨ special word message

      Yardım edemem.

      I can't help.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • i : ben

      Explanation

      • - Eldeki imkanlar nedeniyle destek olamama durumu.
      Bilemem.

      ✨ special word message

      Bilemem.

      I can't know.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • know : bilmek, tanımak

      Explanation

      • - Bir şeyi bilmenin mümkün olmadığını ifade eder.
      Bakamam.

      ✨ special word message

      Bakamam.

      I can't look.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • look : bakmak, bakış, görünmek

      Explanation

      • - Bakmaya korkmak veya bakma imkanı olmaması.
      Kaybedemem!

      ✨ special word message

      Kaybedemem!

      I can't lose!

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • lose : kaybetmek

      Explanation

      • - Kaybetme ihtimaline karşı duyulan güçlü direnç veya kararlılık.
      Hareket edemiyorum.

      ✨ special word message

      Hareket edemiyorum.

      I can't move.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • move : hareket etmek, taşınmak

      Explanation

      • - Fiziksel bir engel veya sıkışma nedeniyle kımıldayamama.
      Okuyamıyorum. / Okumam yok.

      ✨ special word message

      Okuyamıyorum. / Okumam yok.

      I can't read.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • read : okumak, okudu

      Explanation

      • - Okuma eylemini gerçekleştirememe durumunu belirtir.
      Onu deneyebilirim.

      ✨ special word message

      Onu deneyebilirim.

      I can try it.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • i : ben
      • it : o, onu
      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • - Bir şeyi deneme isteği veya imkanını ifade eder.
      Şarkı söyleyemem.

      ✨ special word message

      Şarkı söyleyemem.

      I can't sing.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • sing : şarkı söylemek

      Explanation

      • - Şarkı söyleme yeteneğinin olmadığını belirtir.
      Kalamam.

      ✨ special word message

      Kalamam.

      I can't stay.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • stay : kalmak

      Explanation

      • - Bir yerde daha fazla vakit geçiremeyeceğini belirtir.
      Duramıyorum. / Duramam.

      ✨ special word message

      Duramıyorum. / Duramam.

      I can't stop.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • stop : durmak, durak

      Explanation

      • - Başlayan bir eylemi durdurma imkanının olmadığını ifade eder.
      Yüzemem. / Yüzme bilmem.

      ✨ special word message

      Yüzemem. / Yüzme bilmem.

      I can't swim.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • swim : yüzmek

      Explanation

      • - Yüzme yeteneğinin olmadığını belirten ifade.
      Konuşamam. / Konuşamıyorum.

      ✨ special word message

      Konuşamam. / Konuşamıyorum.

      I can't talk.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • talk : konuşmak

      Explanation

      • - O an konuşmaya müsait olmama veya konuşma yetisinin kaybı.
      Sabırsızlanıyorum. / Bekleyemem.

      ✨ special word message

      Sabırsızlanıyorum. / Bekleyemem.

      I can't wait.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • wait : beklemek

      Explanation

      • - Bir şeyi büyük bir heyecanla bekleme halini anlatır.
      Yürüyemiyorum.

      ✨ special word message

      Yürüyemiyorum.

      I can't walk.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • walk : yürümek, yürüyüş

      Explanation

      • - Fiziksel bir sorun nedeniyle yürüme eylemini yapamama.
      Onu (kadın) yakaladım.

      ✨ special word message

      Onu (kadın) yakaladım.

      I caught her.

      Words in the English sentence

      • caught : yakaladı, yakalanmış
      • her : ona, onu, onun
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir kadını yakalama veya bir suç üstü yapma durumu.
      Onu (erkek) yakaladım.

      ✨ special word message

      Onu (erkek) yakaladım.

      I caught him.

      Words in the English sentence

      • caught : yakaladı, yakalanmış
      • him : ona, onu
      • i : ben

      Explanation

      • - Bir erkeği kaçarken veya bir eylem sırasında yakalama.
      Tom'u yakaladım.

      ✨ special word message

      Tom'u yakaladım.

      I caught Tom.

      Words in the English sentence

      • caught : yakaladı, yakalanmış
      • i : ben
      • tom : Tom

      Explanation

      • - Tom'un yakalandığını belirten geçmiş zaman cümlesi.
      Seni yakaladım!

      ✨ special word message

      Seni yakaladım!

      I caught you!

      Words in the English sentence

      • caught : yakaladı, yakalanmış
      • i : ben
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişiyi yakaladığında söylenen ünlem.
      Seni seçiyorum!

      ✨ special word message

      Seni seçiyorum!

      I choose you!

      Words in the English sentence

      • choose : seçmek
      • i : ben
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Seçenekler arasından birine karar verildiğinde kullanılan ifade.
      İyi seçim yapmışım.

      ✨ special word message

      İyi seçim yapmışım.

      I chose well.

      Words in the English sentence

      • chose : seçti
      • i : ben
      • well : iyi, kuyu

      Explanation

      • - Yapılan seçimin kalitesinden duyulan memnuniyeti belirtir.
      Bir tanesini kapattım.

      ✨ special word message

      Bir tanesini kapattım.

      I closed one.

      Words in the English sentence

      • closed : kapalı, kapattı
      • i : ben
      • one : bir

      Explanation

      • - Birden fazla şeyden birinin kapatıldığını ifade eder.
      Yardım edebilirdim. / Yardımcı olabilirim.

      ✨ special word message

      Yardım edebilirdim. / Yardımcı olabilirim.

      I could help.

      Words in the English sentence

      • could : yapabilirdi, -ebilirdi
      • help : yardım etmek, yardım
      • i : ben

      Explanation

      • - Yardım etme ihtimalini veya teklifini belirtir.
      Yürüyebilirdim. / Yürüyebiliyordum.

      ✨ special word message

      Yürüyebilirdim. / Yürüyebiliyordum.

      I could walk.

      Words in the English sentence

      • could : yapabilirdi, -ebilirdi
      • i : ben
      • walk : yürümek, yürüyüş

      Explanation

      • - Geçmişteki bir yeteneği veya imkanı ifade eder.
      Ben de ağladım.

      ✨ special word message

      Ben de ağladım.

      I cried, too.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • too : de, da, çok fazla

      Explanation

      • - Başkası ağladığında veya benzer bir sebeple ağladığını belirtir.
      Kolayca ağlarım.

      ✨ special word message

      Kolayca ağlarım.

      I cry easily.

      Words in the English sentence

      • cry : ağlamak, haykırış
      • easily : kolayca
      • i : ben

      Explanation

      • - Hassas bir yapıya sahip olunduğunu tanımlayan ifade.
      Bir yerimi kestim.

      ✨ special word message

      Bir yerimi kestim.

      I cut myself.

      Words in the English sentence

      • cut : kesmek, kesik
      • i : ben
      • myself : kendim

      Explanation

      • - Kazara kendini yaralama durumunu bildiren ifade.
      Onlara sorardım.

      ✨ special word message

      Onlara sorardım.

      I'd ask them.

      Words in the English sentence

      • ask : sormak, istemek
      • them : onları, onlara

      Explanation

      • - Bir durumda ne yapacağına dair varsayımsal cevap.
      Onu satın alırdım. / Buna katılıyorum.

      ✨ special word message

      Onu satın alırdım. / Buna katılıyorum.

      I'd buy that.

      Words in the English sentence

      • buy : satın almak
      • that : o, şu

      Explanation

      • - Hem alışveriş tercihi hem de bir fikre katılmak anlamında kullanılabilir.
      Bunu hak ediyorum.

      ✨ special word message

      Bunu hak ediyorum.

      I deserve it.

      Words in the English sentence

      • deserve : hak etmek
      • i : ben
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir ödül veya cezanın kendisine layık olduğunu belirtir.
      Hepsini ben yaptım.

      ✨ special word message

      Hepsini ben yaptım.

      I did it all.

      Words in the English sentence

      • all : tüm, bütün, hepsi
      • did : yaptı
      • i : ben
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Tüm işin veya eylemin sorumluluğunu üstlenme.
      İşimi yaptım.

      ✨ special word message

      İşimi yaptım.

      I did my job.

      Words in the English sentence

      • did : yaptı
      • i : ben
      • job : iş
      • my : benim

      Explanation

      • - Görevinin tamamlandığını belirten ifade.
      Sormadım.

      ✨ special word message

      Sormadım.

      I didn't ask.

      Words in the English sentence

      • ask : sormak, istemek
      • i : ben

      Explanation

      • - Soru sorma eyleminin gerçekleşmediğini belirtir.
      Ağlamadım.

      ✨ special word message

      Ağlamadım.

      I didn't cry.

      Words in the English sentence

      • cry : ağlamak, haykırış
      • i : ben

      Explanation

      • - Güçlü durduğunu veya o eylemi yapmadığını ifade eder.
      Yalan söylemedim.

      ✨ special word message

      Yalan söylemedim.

      I didn't lie.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • lie : yalan, uzanmak

      Explanation

      • - Dürüstlük iddiası taşıyan geçmiş zaman cümlesi.
      Ödeme yapmadım.

      ✨ special word message

      Ödeme yapmadım.

      I didn't pay.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • pay : ödemek, maaş

      Explanation

      • - Ödeme işleminin gerçekleşmediğini belirtir.
      Koşmadım.

      ✨ special word message

      Koşmadım.

      I didn't run.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • run : koşmak, çalıştırmak

      Explanation

      • - Koşma eyleminin yapılmadığını ifade eder.
      Görmedim.

      ✨ special word message

      Görmedim.

      I didn't see.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • see : görmek, anlamak

      Explanation

      • - Bir şeyi fark etmediğini veya görmediğini belirtir.