Tom çıplaktı.
✨ special word message
Tom çıplaktı.
Tom was naked.
Words in the English sentence
- naked : çıplak
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "Naked" (çıplak) sıfatı ile Tom'un geçmişteki fiziksel durumu bildirilmektedir.
Tom içeride değildi / Tom burada değildi.
✨ special word message
Tom içeride değildi / Tom burada değildi.
Tom wasn't in.
Words in the English sentence
Explanation
- "In" zarfının olumsuz geçmiş zaman (wasn't) kullanımıyla bir yerde bulunmama durumu ifade edilir.
Tom iyi değildi.
✨ special word message
Tom iyi değildi.
Tom wasn't OK.
Words in the English sentence
Explanation
- Öznenin geçmişteki sağlık veya ruhsal durumunun iyi olmadığını belirten olumsuz cümle.
Tom televizyondaydı.
✨ special word message
Tom televizyondaydı.
Tom was on TV.
Words in the English sentence
- on : üzerinde, açık
- tom : Tom
- tv : televizyon
- was : idi, oldu
Explanation
- "On TV" kalıbı ile Tom'un bir yayın içerisinde yer aldığı geçmiş zamanla bildirilir.
Tom gururluydu.
✨ special word message
Tom gururluydu.
Tom was proud.
Words in the English sentence
- proud : gururlu
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "Proud" (gururlu/onurlanmış) sıfatı ile geçmişteki bir duygu durumu nitelenir.
Tom hızlıydı.
✨ special word message
Tom hızlıydı.
Tom was quick.
Words in the English sentence
- quick : hızlı, çabuk
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Hız bildiren "quick" sıfatının geçmiş zaman (was) ile kullanımıdır.
Tom sessizdi.
✨ special word message
Tom sessizdi.
Tom was quiet.
Words in the English sentence
- quiet : sessiz, sakin
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "Quiet" (sessiz/sakin) sıfatı ile Tom'un geçmişteki hali ifade edilir.
Tom hazırdı.
✨ special word message
Tom hazırdı.
Tom was ready.
Words in the English sentence
- ready : hazır
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "Ready" (hazır) sıfatı ile bir eylem için hazırlık durumunun tamamlanmış olduğu bildirilir.
Tom haklıydı.
✨ special word message
Tom haklıydı.
Tom was right.
Words in the English sentence
- right : doğru, hak, sağ
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Bir konuda doğru düşünme veya haklı çıkma durumunu belirten geçmiş zaman cümlesidir.
Tom korkutucuydu.
✨ special word message
Tom korkutucuydu.
Tom was scary.
Words in the English sentence
- scary : korkutucu
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "Scary" (korkutucu) sıfatı ile Tom'un çevresinde uyandırdığı izlenim nitelenir.
Tom zekiydi / Tom keskindi.
✨ special word message
Tom zekiydi / Tom keskindi.
Tom was sharp.
Words in the English sentence
- sharp : keskin
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "Sharp" mecazi olarak zekayı, fiziksel olarak ise keskinliği ifade edebilir.
Tom aptalcaydı / Tom şapşaldı.
✨ special word message
Tom aptalcaydı / Tom şapşaldı.
Tom was silly.
Words in the English sentence
- silly : aptalca, saçma
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "Silly" (şapşal/aptalca) sıfatı ile yapılan hafif bir karakter veya davranış nitelemesidir.
Tom akıllıydı.
✨ special word message
Tom akıllıydı.
Tom was smart.
Words in the English sentence
- smart : akıllı
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Zeka nitelemesi yapan "smart" sıfatının geçmiş zaman çekimidir.
Tom tatlıydı / nazikti.
✨ special word message
Tom tatlıydı / nazikti.
Tom was sweet.
Words in the English sentence
- sweet : tatlı
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "Sweet" kişiliği nitelediğinde sevimli veya nazik anlamlarına gelir.
Tom götürüldü / Tom'un başı bağlıydı.
✨ special word message
Tom götürüldü / Tom'un başı bağlıydı.
Tom was taken.
Words in the English sentence
- taken : alınmış
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Bağlama göre bir yere götürülmeyi veya romantik bir ilişkisi olmayı ifade edebilir.
Tom gergindi.
✨ special word message
Tom gergindi.
Tom was tense.
Words in the English sentence
- tense : gergin
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "Tense" (gergin) sıfatı ile stresli bir ruh hali geçmiş zamanla bildirilir.
Tom oradaydı.
✨ special word message
Tom oradaydı.
Tom was there.
Words in the English sentence
- there : orada
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "There" (orada) yer zarfı ile Tom'un geçmişteki konumu belirtilir.
Tom üçüncüydü.
✨ special word message
Tom üçüncüydü.
Tom was third.
Words in the English sentence
- third : üçüncü
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Sıralama bildiren "third" kelimesi ile kurulan bir durum cümlesidir.
Tom sertti / dayanıklıydı.
✨ special word message
Tom sertti / dayanıklıydı.
Tom was tough.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- tough : zor, sert, dayanıklı
- was : idi, oldu
Explanation
- "Tough" fiziksel dayanıklılığı veya katı bir kişiliği ifade eder.
Tom üzgündü / keyfi kaçmıştı.
✨ special word message
Tom üzgündü / keyfi kaçmıştı.
Tom was upset.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- upset : üzgün, keyfini kaçırmak
- was : idi, oldu
Explanation
- Olumsuz bir gelişme sonrası duyulan moral bozukluğunu ifade eder.
Tom haksızdı / hatalıydı.
✨ special word message
Tom haksızdı / hatalıydı.
Tom was wrong.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- was : idi, oldu
- wrong : yanlış
Explanation
- Bir düşünce veya eylemdeki yanlışlığı belirten temel geçmiş zaman cümlesidir.
Tom gençti.
✨ special word message
Tom gençti.
Tom was young.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- was : idi, oldu
- young : genç
Explanation
- Yaş dönemini niteleyen "young" sıfatı ile kurulan geçmiş zaman cümlesidir.
Tom uzaklaştı / gitti.
✨ special word message
Tom uzaklaştı / gitti.
Tom went away.
Words in the English sentence
- away : uzak, uzakta
- tom : Tom
- went : gitti
Explanation
- "Go away" (uzaklaşmak) öbeğinin geçmiş zaman (went) çekimidir.
Tom geri döndü.
✨ special word message
Tom geri döndü.
Tom went back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- tom : Tom
- went : gitti
Explanation
- "Go back" (geri gitmek/dönmek) eyleminin geçmişte yapıldığını bildirir.
Tom eve gitti.
✨ special word message
Tom eve gitti.
Tom went home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- tom : Tom
- went : gitti
Explanation
- "Go home" kalıbı ile eve dönüş eylemi geçmiş zamanla ifade edilir.
Tom çıldırdı.
✨ special word message
Tom çıldırdı.
Tom went nuts.
Words in the English sentence
- nuts : kuruyemiş, kafayı yemiş
- tom : Tom
- went : gitti
Explanation
- "Go nuts" (delirmek/çıldırmak) deyimsel ifadesinin geçmiş zaman çekimidir.
Tom'un benzi attı / sarardı.
✨ special word message
Tom'un benzi attı / sarardı.
Tom went pale.
Words in the English sentence
- pale : solgun
- tom : Tom
- went : gitti
Explanation
- Korku veya şok etkisiyle yüz renginin değişmesini (pale - solgun) ifade eder.
Tom batıya gitti.
✨ special word message
Tom batıya gitti.
Tom went west.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- went : gitti
- west : batı
Explanation
- Yön bildiren "west" (batı) kelimesi ile kurulan bir hareket cümlesidir.
Tom fısıldadı.
✨ special word message
Tom fısıldadı.
Tom whispered.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- whispered : fısıldadı
Explanation
- "Whisper" (fısıldamak) fiilinin geçmiş zaman (-ed takısı) çekimidir.
Tom arayacak.
✨ special word message
Tom arayacak.
Tom will call.
Words in the English sentence
- call : aramak, çağırmak
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- "Will" yardımcı fiili ile gelecekte yapılacak bir arama eylemi bildirilir.
Tom gelecek.
✨ special word message
Tom gelecek.
Tom will come.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Gelecek zaman (Future Simple) yapısıyla kurulan kesinlik bildiren bir cümledir.
Tom yemek pişirecek.
✨ special word message
Tom yemek pişirecek.
Tom will cook.
Words in the English sentence
- cook : aşçı, yemek pişirmek
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Gelecekteki bir eylemi (yemek yapma) planlayan veya bildiren yapıdır.
Tom başarısız olacak.
✨ special word message
Tom başarısız olacak.
Tom will fail.
Words in the English sentence
- fail : başarısız olmak, kalmak
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- "Fail" (başarısız olmak) eylemine dair bir gelecek tahmini veya bildirimidir.
Tom yardım edecek.
✨ special word message
Tom yardım edecek.
Tom will help.
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Yardım etme niyetini veya sözünü bildiren gelecek zaman cümlesidir.
Tom bilecek.
✨ special word message
Tom bilecek.
Tom will know.
Words in the English sentence
- know : bilmek, tanımak
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Bilginin gelecekte Tom'a ulaşacağını veya onun tarafından öğrenileceğini belirtir.
Tom dayanacak.
✨ special word message
Tom dayanacak.
Tom will last.
Words in the English sentence
- last : son, geçen
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- "Last" fiili burada bir süreci çıkarma veya dayanma anlamında kullanılmıştır.
Tom yaşayacak.
✨ special word message
Tom yaşayacak.
Tom will live.
Words in the English sentence
- live : yaşamak, canlı
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Hayatta kalma veya yaşama durumunu bildiren gelecek zaman cümlesidir.
Tom kaybedecek.
✨ special word message
Tom kaybedecek.
Tom will lose.
Words in the English sentence
- lose : kaybetmek
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Bir yarışma veya durum sonucuna dair gelecek zaman tahmini.
Tom itaat edecek.
✨ special word message
Tom itaat edecek.
Tom will obey.
Words in the English sentence
- obey : itaat etmek
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- "Obey" (söz dinlemek/itaat etmek) fiili ile kurulan gelecek zaman cümlesidir.
Tom geçecek.
✨ special word message
Tom geçecek.
Tom will pass.
Words in the English sentence
- pass : geçmek, geçiş
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Bir sınavı geçmek veya bir yerden geçmek anlamlarında kullanılabilir.
Tom bırakacak / istifa edecek.
✨ special word message
Tom bırakacak / istifa edecek.
Tom will quit.
Words in the English sentence
- quit : bırakmak, çıkmak
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- "Quit" (bırakmak/vazgeçmek) fiili ile gelecekteki bir ayrılış bildirilir.
Tom şarkı söyleyecek.
✨ special word message
Tom şarkı söyleyecek.
Tom will sing.
Words in the English sentence
- sing : şarkı söylemek
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Gelecekte gerçekleştirilecek bir performansı ifade eder.
Tom kalacak.
✨ special word message
Tom kalacak.
Tom will stay.
Words in the English sentence
- stay : kalmak
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Mevcut konumu koruma veya ayrılmama niyetini bildirir.
Tom konuşacak.
✨ special word message
Tom konuşacak.
Tom will talk.
Words in the English sentence
- talk : konuşmak
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Gelecekteki bir konuşma veya itiraf eylemini işaret eder.
Tom bekleyecek.
✨ special word message
Tom bekleyecek.
Tom will wait.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- wait : beklemek
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Bekleme eyleminin gelecekte yapılacağını bildiren kesin ifade.
Tom yürüyecek.
✨ special word message
Tom yürüyecek.
Tom will walk.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- walk : yürümek, yürüyüş
- will : vasiyet, irade, -ecek
Explanation
- Yürüme eylemine dair gelecek zaman bildirimidir.
Tom çalışacak.
✨ special word message
Tom çalışacak.
Tom will work.
Words in the English sentence
- tom : Tom
- will : vasiyet, irade, -ecek
- work : çalışmak, iş
Explanation
- Gelecekteki bir çalışma veya iş durumunu ifade eder.
Tom yine kazandı.
✨ special word message
Tom yine kazandı.
Tom won again.
Words in the English sentence
- again : tekrar, yine
- tom : Tom
- won : kazandı
Explanation
- "Win" fiilinin geçmiş hali "won" ve "again" (tekrar) zarfı kullanımıdır.
Tom ağlamayacak.
✨ special word message
Tom ağlamayacak.
Tom won't cry.
Words in the English sentence
- cry : ağlamak, haykırış
- tom : Tom
Explanation
- "Will not" (won't) ile kurulan olumsuz gelecek zaman cümlesidir.
Tom ölmeyecek.
✨ special word message
Tom ölmeyecek.
Tom won't die.
Words in the English sentence
- die : ölmek, zar
- tom : Tom
Explanation
- Olumsuz bir sonucun gerçekleşmeyeceğine dair güçlü bir ifade.
Tom yemeyecek.
✨ special word message
Tom yemeyecek.
Tom won't eat.
Words in the English sentence
- eat : yemek, yemek yemek
- tom : Tom
Explanation
- Tom'un bir şeyi yemeyi reddettiğini veya yemeyeceğini bildirir.
Tom kazanamayacak.
✨ special word message
Tom kazanamayacak.
Tom won't win.
Words in the English sentence
Explanation
- Geleceğe dair olumsuz bir başarı tahmini veya yargısıdır.
Tom bunu giydi.
✨ special word message
Tom bunu giydi.
Tom wore this.
Words in the English sentence
- this : bu
- tom : Tom
- wore : giydi, taktı
Explanation
- "Wear" (giymek) fiilinin düzensiz geçmiş zaman hali "wore" kullanılmıştır.
Tom ağlardı / ağlayabilirdi.
✨ special word message
Tom ağlardı / ağlayabilirdi.
Tom would cry.
Words in the English sentence
- cry : ağlamak, haykırış
- tom : Tom
- would : -erdi, -ecekti
Explanation
- "Would" geçmişteki alışkanlıkları veya varsayımsal durumları ifade eder.
Tony onu kırdı.
✨ special word message
Tony onu kırdı.
Tony broke it.
Words in the English sentence
- broke : kırdı, parasız
- it : o, onu
- tony : Tony
Explanation
- "Break" fiilinin geçmiş hali "broke" ile kurulan nesneli cümledir.
Çok pahalı!
✨ special word message
Çok pahalı!
Too expensive!
Words in the English sentence
- expensive : pahalı
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- "Too" (aşırı) zarfı ile fiyatın yüksekliğini belirten bir ünlem cümlesidir.
Vücuduma dokun.
✨ special word message
Vücuduma dokun.
Touch my body.
Words in the English sentence
- body : vücut, beden
- my : benim
- touch : dokunmak, temas
Explanation
- "Touch" fiili ile kurulan emir kipi (imperative) yapısında bir cümledir.
Dene ve yap.
✨ special word message
Dene ve yap.
Try and do it.
Words in the English sentence
- and : ve
- do : yapmak
- it : o, onu
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- Bir şeyi yapmaya teşvik eden emir kipi yapılı bir ifadedir.
Biraz daha dene.
✨ special word message
Biraz daha dene.
Try some more.
Words in the English sentence
- more : daha fazla
- some : biraz, bazı
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- Çabanın devam etmesi gerektiğini belirten tavsiye cümlesidir.
Bu keki dene / Bu kekin tadına bak.
✨ special word message
Bu keki dene / Bu kekin tadına bak.
Try this cake.
Words in the English sentence
- cake : kek, pasta
- this : bu
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- Tadına bakmak anlamında kullanılan "try" fiili ile kurulan ikram cümlesidir.
Kaçmaya çalış.
✨ special word message
Kaçmaya çalış.
Try to escape.
Words in the English sentence
- escape : kaçmak, firar
- to : -e, -a (yönelme)
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- "Try to" kalıbı arkasından gelen fiilin yapılması için çabayı ifade eder.
Direnmeye çalış.
✨ special word message
Direnmeye çalış.
Try to resist.
Words in the English sentence
- resist : direnmek, karşı koymak
- to : -e, -a (yönelme)
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- Zor bir duruma karşı koymayı (resist) öğütleyen yapıdır.
Elinden gelenin en iyisini yap.
✨ special word message
Elinden gelenin en iyisini yap.
Try your best.
Words in the English sentence
- best : en iyi
- try : denemek, çabalamak
- your : senin, sizin
Explanation
- Kişiyi en üst düzeyde çaba göstermeye teşvik eden yaygın bir kalıptır.
Şansını dene.
✨ special word message
Şansını dene.
Try your luck.
Words in the English sentence
- luck : şans
- try : denemek, çabalamak
- your : senin, sizin
Explanation
- Belirsiz bir durumda şansı test etmeyi öneren emir yapısıdır.
Onu kapat.
✨ special word message
Onu kapat.
Turn that off.
Words in the English sentence
- off : kapalı
- that : o, şu
- turn : dönmek, çevirmek, sıra
Explanation
- Elektronik bir cihazın kapatılması (turn off) için kullanılan emir cümlesidir.
Sayfayı çevir.
✨ special word message
Sayfayı çevir.
Turn the page.
Words in the English sentence
- page : sayfa
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
- turn : dönmek, çevirmek, sıra
Explanation
- Okuma eylemi sırasında verilen fiziksel bir talimattır.
Bunu kapat.
✨ special word message
Bunu kapat.
Turn this off.
Words in the English sentence
- off : kapalı
- this : bu
- turn : dönmek, çevirmek, sıra
Explanation
- Yakındaki bir cihazın kapatılmasını isteyen "this" nesneli cümle.
Bu tarafa dön.
✨ special word message
Bu tarafa dön.
Turn this way.
Words in the English sentence
- this : bu
- turn : dönmek, çevirmek, sıra
- way : yol, yöntem
Explanation
- Yönlendirme bildiren yer/yön zarflı emir cümlesidir.
İki bir çifttir.
✨ special word message
İki bir çifttir.
Two is a pair.
Words in the English sentence
- a : bir
- is : dır, dir
- pair : çift
- two : iki
Explanation
- Sayılar ve tanımlar üzerine kurulmuş temel bir bilgi cümlesidir.
Maalesef!
✨ special word message
Maalesef!
Unfortunately!
Words in the English sentence
- unfortunately : maalesef, ne yazık ki
Explanation
- Üzüntü veya olumsuz bir durumu bildiren zarf kökenli ünlem.
Ayaklarını kullan.
✨ special word message
Ayaklarını kullan.
Use your feet.
Words in the English sentence
- feet : ayaklar
- use : kullanmak, kullanım
- your : senin, sizin
Explanation
- Bir eylemin ayak yardımıyla yapılmasını isteyen talimat cümlesidir.
Kafanı kullan / Düşün.
✨ special word message
Kafanı kullan / Düşün.
Use your head.
Words in the English sentence
- head : kafa, baş
- use : kullanmak, kullanım
- your : senin, sizin
Explanation
- "Use your head" mecazi olarak akıllıca düşünmeyi öğütler.
Çok romantik!
✨ special word message
Çok romantik!
Very romantic!
Words in the English sentence
- romantic : romantik
- very : çok
Explanation
- Bir durumu niteleyen ve beğeni/alay içerebilen ünlem yapısıdır.
Bir dakika bekle.
✨ special word message
Bir dakika bekle.
Wait a minute.
Words in the English sentence
- a : bir
- minute : dakika
- wait : beklemek
Explanation
- Zaman belirterek duraksama isteyen yaygın bekleme kalıbıdır.
Bir an bekle.
✨ special word message
Bir an bekle.
Wait a moment.
Words in the English sentence
- a : bir
- moment : an, moment
- wait : beklemek
Explanation
- Kısa süreli bir bekleme talep eden nezaket içeren yapı.
Bir saniye bekle.
✨ special word message
Bir saniye bekle.
Wait a second.
Words in the English sentence
- a : bir
- second : saniye, ikinci
- wait : beklemek
Explanation
- Çok kısa bir ara verilmesini isteyen konuşma dili ifadesidir.
Garson aranıyor.
✨ special word message
Garson aranıyor.
Waiter needed.
Words in the English sentence
- needed : gerekiyordu, gerekli
- waiter : garson
Explanation
- İş ilanlarında kullanılan, bir ihtiyacı bildiren kısa yapıdır.
Mary'yi bekle.
✨ special word message
Mary'yi bekle.
Wait for Mary.
Words in the English sentence
- for : için
- mary : Mary (Özel isim)
- wait : beklemek
Explanation
- "Wait for" kalıbı bekleme eyleminin kime yönelik olduğunu belirtir.
Onları bekle.
✨ special word message
Onları bekle.
Wait for them.
Words in the English sentence
- for : için
- them : onları, onlara
- wait : beklemek
Explanation
- Çoğul nesne zamiri "them" ile kurulan bekleme cümlesidir.
Burada dışarıda bekle.
✨ special word message
Burada dışarıda bekle.
Wait out here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- out : dışarı, dışarıda
- wait : beklemek
Explanation
- Hem konum (out here) hem eylem (wait) bildiren talimat.
Altıya kadar bekle.
✨ special word message
Altıya kadar bekle.
Wait till six.
Words in the English sentence
- six : altı
- till : kadar
- wait : beklemek
Explanation
- "Till" edatı ile bekleme eylemine bir zaman sınırı konulmuştur.
Çocukları uyandır.
✨ special word message
Çocukları uyandır.
Wake the kids.
Words in the English sentence
- kids : çocuklar
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
- wake : uyanmak, uyandırmak
Explanation
- "Wake" fiili ile nesneye yönelik gerçekleştirilen emir cümlesidir.
Bu yoldan yürü / Böyle yürü.
✨ special word message
Bu yoldan yürü / Böyle yürü.
Walk this way.
Words in the English sentence
- this : bu
- walk : yürümek, yürüyüş
- way : yol, yöntem
Explanation
- Yol gösterme veya bir yürüme tarzını tarif etme ifadesidir.
Savaş çıktı / patlak verdi.
✨ special word message
Savaş çıktı / patlak verdi.
War broke out.
Words in the English sentence
- broke : kırdı, parasız
- out : dışarı, dışarıda
- war : savaş
Explanation
- "Break out" öbeği aniden başlayan olumsuz durumlar için kullanılır.
Herkesi uyar.
✨ special word message
Herkesi uyar.
Warn everyone.
Words in the English sentence
- everyone : herkes
- warn : uyarmak
Explanation
- Tehlikeye karşı geniş kapsamlı bir uyarı talimatıdır.
O Fransız mıydı?
✨ special word message
O Fransız mıydı?
Was he French?
Words in the English sentence
- french : Fransızca, Fransız
- he : o
- was : idi, oldu
Explanation
- Geçmiş zamana ait bir milliyet sorgulayan soru cümlesidir.
O bir şaka mıydı?
✨ special word message
O bir şaka mıydı?
Was it a joke?
Words in the English sentence
- a : bir
- it : o, onu
- joke : şaka
- was : idi, oldu
Explanation
- Bir durumun ciddiyetini veya niteliğini geçmiş zamanla sorgular.
O Fransızca mıydı? / O Fransız malı mıydı?
✨ special word message
O Fransızca mıydı? / O Fransız malı mıydı?
Was it French?
Words in the English sentence
- french : Fransızca, Fransız
- it : o, onu
- was : idi, oldu
Explanation
- "It" nesnesinin kökenini veya dilini sorgulayan sorudur.
O yararlı mıydı?
✨ special word message
O yararlı mıydı?
Was it useful?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- useful : faydalı, kullanışlı
- was : idi, oldu
Explanation
- Bir şeyin geçmişteki faydasını sorgulayan "was" yapılı soru.
O bir "hayır" mıydı?
✨ special word message
O bir "hayır" mıydı?
Was that a no?
Words in the English sentence
- a : bir
- no : hayır
- that : o, şu
- was : idi, oldu
Explanation
- Alınan bir cevabın veya tepkinin anlamını teyit eden soru cümlesidir.
Tom yalnız mıydı?
✨ special word message
Tom yalnız mıydı?
Was Tom alone?
Words in the English sentence
- alone : yalnız
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Öznenin geçmişteki yanındaki kişi durumunu sorgular.
Tom kızgın mıydı?
✨ special word message
Tom kızgın mıydı?
Was Tom angry?
Words in the English sentence
- angry : kızgın, öfkeli
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Tom'un geçmişteki duygusal halini sorgulayan temel soru yapısı.
Tom uyanık mıydı?
✨ special word message
Tom uyanık mıydı?
Was Tom awake?
Words in the English sentence
- awake : uyanık
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Tom'un o anki bilinç/uyku durumunu sorgulayan sorudur.
Tom kovuldu mu?
✨ special word message
Tom kovuldu mu?
Was Tom fired?
Words in the English sentence
- fired : kovulmuş, ateşlenmiş
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- İşten çıkarılma durumunu edilgen yapıda sorgulayan geçmiş zaman sorusu.
Tom komik miydi?
✨ special word message
Tom komik miydi?
Was Tom funny?
Words in the English sentence
- funny : komik
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Bir kişinin geçmişteki karakterini veya o anki tavrını sorgular.
Tom mutlu muydı?
✨ special word message
Tom mutlu muydı?
Was Tom happy?
Words in the English sentence
- happy : mutlu
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- "Happy" sıfatının geçmişteki mevcudiyetini sorgulayan soru.
Tom haklı mıydı?
✨ special word message
Tom haklı mıydı?
Was Tom right?
Words in the English sentence
- right : doğru, hak, sağ
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Tom'un bir konudaki haklılık payını sorgulayan ifadedir.
Tom orada mıydı?
✨ special word message
Tom orada mıydı?
Was Tom there?
Words in the English sentence
- there : orada
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- Konum sorgulayan "there" kelimesi ile kurulan soru cümlesidir.
Tom hatalı mıydı?
✨ special word message
Tom hatalı mıydı?
Was Tom wrong?
Words in the English sentence
- tom : Tom
- was : idi, oldu
- wrong : yanlış
Explanation
- Tom'un geçmişteki bir hata durumunu sorgulayan soru yapısı.
Yakından izle.
✨ special word message
Yakından izle.
Watch closely.
Words in the English sentence
- closely : yakından, dikkatle
- watch : izlemek, kol saati
Explanation
- "Watch" fiili ve "closely" (dikkatle/yakından) zarfı ile kurulan talimat.