Tom benim yaşımda.
✨ special word message
Tom benim yaşımda.
Tom is my age.
Words in the English sentence
- age : yaş, çağ
- is : dır, dir
- my : benim
- tom : Tom
Explanation
- "Age" (yaş) ismi ile iyelik sıfatı "my" (benim) kullanılarak kurulan bir durum cümlesidir.
Tom benim oğlum.
✨ special word message
Tom benim oğlum.
Tom is my boy.
Words in the English sentence
- boy : erkek çocuk
- is : dır, dir
- my : benim
- tom : Tom
Explanation
- "Boy" kelimesi burada "oğul" veya "erkek çocuk" anlamında sahiplik bildirmektedir.
Tom benim babam.
✨ special word message
Tom benim babam.
Tom is my dad.
Words in the English sentence
- dad : baba
- is : dır, dir
- my : benim
- tom : Tom
Explanation
- Aile bağlarını tanımlayan temel bir isim cümlesidir.
Tom benim çocuğum.
✨ special word message
Tom benim çocuğum.
Tom is my kid.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- kid : çocuk, dalga geçmek
- my : benim
- tom : Tom
Explanation
- "Kid" (çocuk) kelimesiyle ebeveynlik ilişkisini belirten gayriresmi bir ifadedir.
Tom benim oğlum.
✨ special word message
Tom benim oğlum.
Tom is my son.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- my : benim
- son : oğul, erkek evlat
- tom : Tom
Explanation
- "Son" (erkek evlat) kelimesiyle kurulan resmi ve temel bir tanımlama cümlesidir.
Tom yakınlarda.
✨ special word message
Tom yakınlarda.
Tom is nearby.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- nearby : yakınlarda
- tom : Tom
Explanation
- "Nearby" (yakınlarda) yer zarfı ile Tom'un bulunduğu konum ifade edilmektedir.
Tom hiç eğlenceli değil.
✨ special word message
Tom hiç eğlenceli değil.
Tom is no fun.
Words in the English sentence
- fun : eğlence, eğlenceli
- is : dır, dir
- no : hayır
- tom : Tom
Explanation
- "No fun" kalıbı, bir kişinin veya durumun sıkıcı olduğunu belirtmek için kullanılır.
Tom normal.
✨ special word message
Tom normal.
Tom is normal.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- normal : normal
- tom : Tom
Explanation
- Öznenin durumunun olağan olduğunu belirten basit bir sıfat cümlesidir.
Tom içeride değil / Tom burada değil.
✨ special word message
Tom içeride değil / Tom burada değil.
Tom is not in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- is : dır, dir
- not : değil, olumsuzluk eki
- tom : Tom
Explanation
- "Not in" kalıbı, kişinin o an evde, ofiste veya bulunulan yerde olmadığını belirtir.
Tom şimdi ayakta.
✨ special word message
Tom şimdi ayakta.
Tom is now up.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- now : şimdi
- tom : Tom
- up : yukarı
Explanation
- "Up" kelimesi burada uyanmış ve yataktan kalkmış olma durumunu belirtir.
Tom kötü değil.
✨ special word message
Tom kötü değil.
Tom isn't bad.
Words in the English sentence
Explanation
- "Is not" (isn't) yardımcı fiili ile yapılan olumsuz bir niteleme cümlesidir.
Tom şişman değil.
✨ special word message
Tom şişman değil.
Tom isn't fat.
Words in the English sentence
- fat : şişman, yağ
- tom : Tom
Explanation
- Fiziksel bir özelliği reddeden olumsuz bir sıfat cümlesidir.
Tom kızgın değil.
✨ special word message
Tom kızgın değil.
Tom isn't mad.
Words in the English sentence
- mad : deli, kızgın
- tom : Tom
Explanation
- "Mad" (kızgın/deli) sıfatının olumsuz kullanımıyla Tom'un ruh halini belirtir.
Tom yaşlı değil.
✨ special word message
Tom yaşlı değil.
Tom isn't old.
Words in the English sentence
- old : eski, yaşlı
- tom : Tom
Explanation
- Yaş durumunu niteleyen "old" sıfatının olumsuz halidir.
Tom utangaç değil.
✨ special word message
Tom utangaç değil.
Tom isn't shy.
Words in the English sentence
Explanation
- Kişilik özelliğini niteleyen "shy" (utangaç) sıfatının olumsuzudur.
Tom ıslak değil.
✨ special word message
Tom ıslak değil.
Tom isn't wet.
Words in the English sentence
Explanation
- Fiziksel bir durumu (ıslaklık) reddeden basit olumsuz cümle.
Tom şimdi iyi.
✨ special word message
Tom şimdi iyi.
Tom is OK now.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- now : şimdi
- ok : tamam
- tom : Tom
Explanation
- "OK" (iyi/tamam) durumu ile "now" (şimdi) zaman zarfının birleşimidir.
Tom ödüyor.
✨ special word message
Tom ödüyor.
Tom is paying.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- paying : ödeyen, ödeme
- tom : Tom
Explanation
- "Pay" (ödemek) fiili şimdiki zaman (Present Continuous) yapısıyla kullanılmıştır.
Tom kibardır.
✨ special word message
Tom kibardır.
Tom is polite.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- polite : kibar, nazik
- tom : Tom
Explanation
- Kişinin genel karakter özelliğini belirten geniş zamanlı sıfat cümlesidir.
Tom mahvoldu.
✨ special word message
Tom mahvoldu.
Tom is ruined.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- ruined : mahvolmuş, yıkılmış
- tom : Tom
Explanation
- "Ruined" (mahvolmuş/batmış) sıfatı ile Tom'un durumunu niteler.
Tom korkuyor.
✨ special word message
Tom korkuyor.
Tom is scared.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- scared : korkmuş
- tom : Tom
Explanation
- Öznenin o anki duygusal durumunu (korku) ifade eden sıfat cümlesidir.
Tom sessiz.
✨ special word message
Tom sessiz.
Tom is silent.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- silent : sessiz
- tom : Tom
Explanation
- "Silent" (sessiz/sessizliğini koruyan) sıfatı ile kurulan durum cümlesidir.
Tom basit biridir / Tom saftır.
✨ special word message
Tom basit biridir / Tom saftır.
Tom is simple.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- simple : basit
- tom : Tom
Explanation
- Bağlama göre hem gösterişsiz hem de zeka olarak saf anlamında kullanılabilir.
Tom bekardır.
✨ special word message
Tom bekardır.
Tom is single.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- single : bekar, tek
- tom : Tom
Explanation
- Medeni durumu ifade eden temel bir "is" yapılı cümledir.
Tom kayak yapıyor.
✨ special word message
Tom kayak yapıyor.
Tom is skiing.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- skiing : kayak yapma
- tom : Tom
Explanation
- Şu an devam etmekte olan bir spor faaliyetini (skiing) bildirir.
Tom sıska / çok zayıf.
✨ special word message
Tom sıska / çok zayıf.
Tom is skinny.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- skinny : sıska, zayıf
- tom : Tom
Explanation
- "Skinny" sıfatı ile Tom'un fiziksel yapısı nitelenmektedir.
Tom'un uykusu var.
✨ special word message
Tom'un uykusu var.
Tom is sleepy.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- sleepy : uykulu
- tom : Tom
Explanation
- "Sleepy" (uykulu) sıfatı ile öznenin ihtiyacı olan fiziksel durum belirtilir.
Tom çok çekici / Tom çok sıcaklamış.
✨ special word message
Tom çok çekici / Tom çok sıcaklamış.
Tom is so hot.
Words in the English sentence
- hot : sıcak
- is : dır, dir
- so : bu yüzden, çok, öyle
- tom : Tom
Explanation
- Bağlama göre hem fiziksel sıcaklığı hem de çekiciliği ifade edebilir.
Tom disiplinlidir / serttir.
✨ special word message
Tom disiplinlidir / serttir.
Tom is strict.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- strict : katı, sert, disiplinli
- tom : Tom
Explanation
- "Strict" (katı/disiplinli) sıfatı ile Tom'un kuralcı yapısı belirtilir.
Tom güçlüdür.
✨ special word message
Tom güçlüdür.
Tom is strong.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- strong : güçlü, kuvvetli
- tom : Tom
Explanation
- Fiziksel veya mental gücü ifade eden temel sıfat cümlesidir.
Tom aptaldır.
✨ special word message
Tom aptaldır.
Tom is stupid.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- stupid : aptal
- tom : Tom
Explanation
- Karakter veya zeka nitelemesi yapan ağır bir sıfat cümlesidir.
Tom otuz yaşında.
✨ special word message
Tom otuz yaşında.
Tom is thirty.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- thirty : otuz
- tom : Tom
Explanation
- Yaş bildirirken sayıdan sonra "years old" eklenmese de anlam aynı kalır.
Tom deniyor / çabalıyor.
✨ special word message
Tom deniyor / çabalıyor.
Tom is trying.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- tom : Tom
- trying : deniyor, çabalıyor, yorucu
Explanation
- "Try" (denemek) fiilinin şimdiki zaman (Present Continuous) çekimidir.
Tom adaletsizdir.
✨ special word message
Tom adaletsizdir.
Tom is unfair.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- tom : Tom
- unfair : haksız, adaletsiz
Explanation
- "Unfair" (haksız/adaletsiz) sıfatı ile bir davranış veya karakter eleştirilir.
Tom çok sarhoş / Tom ziyan oldu.
✨ special word message
Tom çok sarhoş / Tom ziyan oldu.
Tom is wasted.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- tom : Tom
- wasted : boşa gitti, israf edildi
Explanation
- Argo dilde "wasted" aşırı sarhoşluk durumunu ifade etmek için kullanılır.
Tom bize katıldı.
✨ special word message
Tom bize katıldı.
Tom joined us.
Words in the English sentence
- joined : katıldı
- tom : Tom
- us : bize, bizi
Explanation
- "Join" (katılmak) fiilinin geçmiş zaman (Past Simple) çekimidir.
Tom az önce geldi.
✨ special word message
Tom az önce geldi.
Tom just came.
Words in the English sentence
- came : geldi
- just : sadece, henüz
- tom : Tom
Explanation
- "Just" (henüz/az önce) zarfı eylemin çok kısa süre önce bittiğini bildirir.
Tom az önce öldü.
✨ special word message
Tom az önce öldü.
Tom just died.
Words in the English sentence
- died : öldü
- just : sadece, henüz
- tom : Tom
Explanation
- "Just" ile vurgulanan ve yeni gerçekleşmiş olan üzücü bir haber cümlesidir.
Tom az önce ayrıldı / çıktı.
✨ special word message
Tom az önce ayrıldı / çıktı.
Tom just left.
Words in the English sentence
- just : sadece, henüz
- left : sol, ayrıldı
- tom : Tom
Explanation
- Ayrılma eyleminin (leave -> left) yeni bittiğini ifade eder.
Tom sıcak kaldı / kendini sıcak tuttu.
✨ special word message
Tom sıcak kaldı / kendini sıcak tuttu.
Tom kept warm.
Words in the English sentence
- kept : sakladı, tuttu
- tom : Tom
- warm : ılık, sıcak
Explanation
- "Keep" fiilinin geçmiş hali "kept" ile durumun sürdürüldüğü bildirilir.
Tom ona tekme attı.
✨ special word message
Tom ona tekme attı.
Tom kicked it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- kicked : tekmeledi
- tom : Tom
Explanation
- "Kick" (tekmelemek) eyleminin geçmişte bir nesneye (it) yapıldığını bildirir.
Tom bana tekme attı.
✨ special word message
Tom bana tekme attı.
Tom kicked me.
Words in the English sentence
- kicked : tekmeledi
- me : beni, bana
- tom : Tom
Explanation
- Nesne zamiri "me" (beni/bana) ile kurulan bir geçmiş zaman cümlesidir.
Tom beni öptü.
✨ special word message
Tom beni öptü.
Tom kissed me.
Words in the English sentence
- kissed : öptü
- me : beni, bana
- tom : Tom
Explanation
- Geçmişte gerçekleşen fiziksel bir sevgi gösterisini ifade eder.
Tom Mary'yi tanıyordu / biliyordu.
✨ special word message
Tom Mary'yi tanıyordu / biliyordu.
Tom knew Mary.
Words in the English sentence
- knew : biliyordu
- mary : Mary (Özel isim)
- tom : Tom
Explanation
- "Know" fiilinin düzensiz geçmiş hali "knew" kullanılmıştır.
Tom bunu biliyordu.
✨ special word message
Tom bunu biliyordu.
Tom knew that.
Words in the English sentence
- knew : biliyordu
- that : o, şu
- tom : Tom
Explanation
- Belirli bir bilginin ("that") geçmişte bilindiğini belirtir.
Tom onları tanıyordu.
✨ special word message
Tom onları tanıyordu.
Tom knew them.
Words in the English sentence
- knew : biliyordu
- them : onları, onlara
- tom : Tom
Explanation
- "Them" (onları) nesne zamiri ile kurulan tanışıklık cümlesidir.
Tom bunu biliyordu.
✨ special word message
Tom bunu biliyordu.
Tom knew this.
Words in the English sentence
- knew : biliyordu
- this : bu
- tom : Tom
Explanation
- Yakın zamandaki veya o anki bir bilginin ("this") geçmişteki durumunu bildirir.
Tom onu tanıyor.
✨ special word message
Tom onu tanıyor.
Tom knows her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- knows : bilir
- tom : Tom
Explanation
- Geniş zamanda (Simple Present) üçüncü tekil şahıs (-s takısı) kullanımıdır.
Tom onu (erkeği) tanıyor.
✨ special word message
Tom onu (erkeği) tanıyor.
Tom knows him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- knows : bilir
- tom : Tom
Explanation
- "Him" nesne zamiri ile kurulan güncel tanışıklık bilgisi.
Tom artık biliyor / şimdi biliyor.
✨ special word message
Tom artık biliyor / şimdi biliyor.
Tom knows now.
Words in the English sentence
- knows : bilir
- now : şimdi
- tom : Tom
Explanation
- "Now" (şimdi) zarfı ile bilginin ulaştığı anı vurgular.
Tom nedenini biliyor.
✨ special word message
Tom nedenini biliyor.
Tom knows why.
Words in the English sentence
- knows : bilir
- tom : Tom
- why : neden, niçin
Explanation
- "Why" (neden) kelimesi burada bir isim öbeği gibi "nedeni" anlamında kullanılmıştır.
Tom seni tanıyor.
✨ special word message
Tom seni tanıyor.
Tom knows you.
Words in the English sentence
- knows : bilir
- tom : Tom
- you : sen, siz
Explanation
- İkinci şahıs nesne zamiri "you" ile kurulan geniş zaman cümlesidir.
Tom evden ayrıldı / çıktı.
✨ special word message
Tom evden ayrıldı / çıktı.
Tom left home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- left : sol, ayrıldı
- tom : Tom
Explanation
- "Leave" fiilinin geçmiş hali "left" ile evden ayrılma bildirilir.
Tom Mary'yi terk etti / bıraktı.
✨ special word message
Tom Mary'yi terk etti / bıraktı.
Tom left Mary.
Words in the English sentence
- left : sol, ayrıldı
- mary : Mary (Özel isim)
- tom : Tom
Explanation
- İlişkisel veya mekansal bir ayrılığı ifade eden geçmiş zaman cümlesidir.
Tom onu bıraktı.
✨ special word message
Tom onu bıraktı.
Tom left that.
Words in the English sentence
- left : sol, ayrıldı
- that : o, şu
- tom : Tom
Explanation
- Belirli bir nesnenin veya durumun geride bırakıldığını bildirir.
Tom bunu bıraktı.
✨ special word message
Tom bunu bıraktı.
Tom left this.
Words in the English sentence
- left : sol, ayrıldı
- this : bu
- tom : Tom
Explanation
- Yakındaki bir nesnenin Tom tarafından bırakıldığını ifade eder.
Tom şehirden ayrıldı.
✨ special word message
Tom şehirden ayrıldı.
Tom left town.
Words in the English sentence
- left : sol, ayrıldı
- tom : Tom
- town : kasaba, şehir
Explanation
- "Leave town" kalıbının geçmiş zaman çekimi ile şehir dışına gidişi belirtir.
Tom gitmeme izin verdi / Tom beni bıraktı.
✨ special word message
Tom gitmeme izin verdi / Tom beni bıraktı.
Tom let me go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- tom : Tom
Explanation
- "Let" fiili izin vermek anlamında, geçmiş zamanda da aynı formdadır.
Tom beni içeri aldı.
✨ special word message
Tom beni içeri aldı.
Tom let me in.
Words in the English sentence
- in : içinde
- let : izin vermek, bırakmak
- me : beni, bana
- tom : Tom
Explanation
- "Let in" (içeri girmesine izin vermek) öbeğinin geçmiş zaman halidir.
Tom gitmemize izin verdi / Tom bizi bıraktı.
✨ special word message
Tom gitmemize izin verdi / Tom bizi bıraktı.
Tom let us go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- let : izin vermek, bırakmak
- tom : Tom
- us : bize, bizi
Explanation
- "Us" (bize/bizi) nesne zamiri kullanılarak kurulan izin cümlesidir.
Tom senden hoşlanmıştı / seni sevmişti.
✨ special word message
Tom senden hoşlanmıştı / seni sevmişti.
Tom liked you.
Words in the English sentence
- liked : beğendi, sevdi
- tom : Tom
- you : sen, siz
Explanation
- "Like" fiilinin geçmiş zaman (Simple Past) çekimidir.
Tom ondan hoşlanıyor / onu seviyor.
✨ special word message
Tom ondan hoşlanıyor / onu seviyor.
Tom likes her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- likes : beğeniler, beğenir, sever
- tom : Tom
Explanation
- Kadın bir üçüncü şahsa duyulan beğeniyi ifade eden geniş zaman cümlesidir.
Tom ondan (erkekten) hoşlanıyor.
✨ special word message
Tom ondan (erkekten) hoşlanıyor.
Tom likes him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- likes : beğeniler, beğenir, sever
- tom : Tom
Explanation
- Üçüncü şahıs tekil öznede fiile "-s" takısı eklenmiştir.
Tom çay sever.
✨ special word message
Tom çay sever.
Tom likes tea.
Words in the English sentence
- likes : beğeniler, beğenir, sever
- tea : çay
- tom : Tom
Explanation
- Kişinin genel zevkini (tea - çay) belirten temel bir geniş zaman cümlesidir.
Tom senden hoşlanıyor.
✨ special word message
Tom senden hoşlanıyor.
Tom likes you.
Words in the English sentence
- likes : beğeniler, beğenir, sever
- tom : Tom
- you : sen, siz
Explanation
- "Like" fiili ile kurulan mevcut bir beğeni durumunu bildirir.
Tom iyi görünüyordu.
✨ special word message
Tom iyi görünüyordu.
Tom looked OK.
Words in the English sentence
- looked : baktı, göründü
- ok : tamam
- tom : Tom
Explanation
- "Look" fiili burada görünmek (seem) anlamında geçmiş zamanla kullanılmıştır.
Tom yukarı baktı / Tom başını kaldırdı.
✨ special word message
Tom yukarı baktı / Tom başını kaldırdı.
Tom looked up.
Words in the English sentence
- looked : baktı, göründü
- tom : Tom
- up : yukarı
Explanation
- "Look up" öbeği fiziksel olarak yukarı bakma eylemini bildirir.
Tom kötü görünüyor.
✨ special word message
Tom kötü görünüyor.
Tom looks bad.
Words in the English sentence
- bad : kötü
- looks : bakar, görünür, bakışlar
- tom : Tom
Explanation
- Şu anki dış görünüşe veya sağlık durumuna dair bir tespittir.
Tom hasta görünüyor.
✨ special word message
Tom hasta görünüyor.
Tom looks ill.
Words in the English sentence
- ill : hasta
- looks : bakar, görünür, bakışlar
- tom : Tom
Explanation
- "Ill" (hasta) sıfatı ile Tom'un sağlıksız görünümü nitelenmektedir.
Tom kızgın görünüyor.
✨ special word message
Tom kızgın görünüyor.
Tom looks mad.
Words in the English sentence
- looks : bakar, görünür, bakışlar
- mad : deli, kızgın
- tom : Tom
Explanation
- Dışarıdan fark edilen duygusal durumu (kızgınlık) ifade eder.
Tom yaşlı görünüyor.
✨ special word message
Tom yaşlı görünüyor.
Tom looks old.
Words in the English sentence
- looks : bakar, görünür, bakışlar
- old : eski, yaşlı
- tom : Tom
Explanation
- Yaş durumuna yönelik dışsal bir değerlendirme cümlesidir.
Tom üzgün görünüyor.
✨ special word message
Tom üzgün görünüyor.
Tom looks sad.
Words in the English sentence
- looks : bakar, görünür, bakışlar
- sad : üzgün
- tom : Tom
Explanation
- Öznenin o anki üzüntülü halini dışarıya yansıttığını bildirir.
Tom umudunu yitirdi.
✨ special word message
Tom umudunu yitirdi.
Tom lost hope.
Words in the English sentence
- hope : umut etmek, umut
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- tom : Tom
Explanation
- "Lose" (kaybetmek) fiilinin düzensiz geçmiş hali "lost" kullanılmıştır.
Tom Mary'yi kaybetti.
✨ special word message
Tom Mary'yi kaybetti.
Tom lost Mary.
Words in the English sentence
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- mary : Mary (Özel isim)
- tom : Tom
Explanation
- Ölüm veya ayrılık gibi durumlar için kullanılan bir geçmiş zaman yapısıdır.
Tom seni seviyordu / sevmişti.
✨ special word message
Tom seni seviyordu / sevmişti.
Tom loved you.
Words in the English sentence
- loved : sevdi, sevilen
- tom : Tom
- you : sen, siz
Explanation
- Geçmişte kalmış bir sevgi durumunu ifade eden "love" fiili çekimidir.
Tom sanatı sever / sanata bayılır.
✨ special word message
Tom sanatı sever / sanata bayılır.
Tom loves art.
Words in the English sentence
- art : sanat
- loves : sever, aşklar
- tom : Tom
Explanation
- Bir ilgi alanına (art - sanat) duyulan tutkuyu geniş zamanla bildirir.
Tom onu (erkeği) seviyor.
✨ special word message
Tom onu (erkeği) seviyor.
Tom loves him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- loves : sever, aşklar
- tom : Tom
Explanation
- Üçüncü şahıslar arasındaki sevgi bağını belirten geniş zaman cümlesidir.
Tom seni seviyor.
✨ special word message
Tom seni seviyor.
Tom loves you.
Words in the English sentence
- loves : sever, aşklar
- tom : Tom
- you : sen, siz
Explanation
- Geniş zamanda kurulan, mevcut bir duyguyu belirten en temel cümlelerden biridir.
Tom pilav yaptı.
✨ special word message
Tom pilav yaptı.
Tom made rice.
Words in the English sentence
- made : yapılmış, yaptı
- rice : pirinç, pilav
- tom : Tom
Explanation
- "Make" (hazırlamak/yapmak) fiilinin geçmiş hali "made" ile bir yemek hazırlığı bildirilir.
"Tom!" "Mary!"
✨ special word message
"Tom!" "Mary!"
“Tom!” “Mary!”
Words in the English sentence
Explanation
- İki karakterin birbirine seslenişini ifade eden ünlem yapısıdır.
Tom iyi olabilir.
✨ special word message
Tom iyi olabilir.
Tom may be OK.
Words in the English sentence
- be : olmak
- may : Mayıs, olabilir
- ok : tamam
- tom : Tom
Explanation
- "May" modalı ile bir ihtimal (olasılık) dile getirilmektedir.
Tom uyanmış olabilir.
✨ special word message
Tom uyanmış olabilir.
Tom may be up.
Words in the English sentence
- be : olmak
- may : Mayıs, olabilir
- tom : Tom
- up : yukarı
Explanation
- Tom'un o an uyanık/ayakta olma ihtimalini bildiren yardımcı fiil yapısı.
Tom ayrılabilir / gidebilir.
✨ special word message
Tom ayrılabilir / gidebilir.
Tom may leave.
Words in the English sentence
- leave : ayrılmak, terk etmek
- may : Mayıs, olabilir
- tom : Tom
Explanation
- Ayrılma eylemine dair bir olasılığı veya izni ifade eder.
Tom ağlayabilir.
✨ special word message
Tom ağlayabilir.
Tom might cry.
Words in the English sentence
- cry : ağlamak, haykırış
- might : olabilir, güç
- tom : Tom
Explanation
- "Might" ile eylemin gerçekleşme ihtimalinin düşük veya nazikçe ifade edildiği durumdur.
Tom ölebilir.
✨ special word message
Tom ölebilir.
Tom might die.
Words in the English sentence
- die : ölmek, zar
- might : olabilir, güç
- tom : Tom
Explanation
- Ciddi bir olasılığı ifade eden ihtimal (modal) cümlesidir.
Tom koşabilir / kaçabilir.
✨ special word message
Tom koşabilir / kaçabilir.
Tom might run.
Words in the English sentence
- might : olabilir, güç
- run : koşmak, çalıştırmak
- tom : Tom
Explanation
- Eylemin gerçekleşme olasılığını belirten yardımcı fiil kullanımıdır.
Tom kazanabilir.
✨ special word message
Tom kazanabilir.
Tom might win.
Words in the English sentence
- might : olabilir, güç
- tom : Tom
- win : kazanmak
Explanation
- Kazanma ihtimalini bildiren, kesinlik içermeyen modal cümle.
Tom onu kaçırdı / Tom onu özledi.
✨ special word message
Tom onu kaçırdı / Tom onu özledi.
Tom missed it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- missed : özledi, kaçırdı
- tom : Tom
Explanation
- Bağlama göre bir fırsatı kaçırmak veya bir şeyi özlemek anlamlarına gelir.
Tom uzaklaştı.
✨ special word message
Tom uzaklaştı.
Tom moved off.
Words in the English sentence
- moved : hareket etti, taşındı
- off : kapalı
- tom : Tom
Explanation
- "Move off" (hareket edip uzaklaşmak) öbeğinin geçmiş zaman çekimidir.
Tom gelmeli.
✨ special word message
Tom gelmeli.
Tom must come.
Words in the English sentence
- come : gelmek
- must : meli/malı, şart
- tom : Tom
Explanation
- "Must" yardımcı fiili ile kurulan güçlü bir zorunluluk bildiren cümledir.
Tom kalmalı.
✨ special word message
Tom kalmalı.
Tom must stay.
Words in the English sentence
- must : meli/malı, şart
- stay : kalmak
- tom : Tom
Explanation
- Kalma eylemine dair kesin bir gerekliliği ifade eder.
Tom çalışmalı.
✨ special word message
Tom çalışmalı.
Tom must work.
Words in the English sentence
- must : meli/malı, şart
- tom : Tom
- work : çalışmak, iş
Explanation
- Çalışma zorunluluğunu vurgulayan modal yapılı bir cümledir.
Tom'un ona ihtiyacı vardı.
✨ special word message
Tom'un ona ihtiyacı vardı.
Tom needed it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- needed : gerekiyordu, gerekli
- tom : Tom
Explanation
- "Need" fiilinin geçmiş zaman (Past Simple) kullanımıdır.
Tom'un bize ihtiyacı vardı.
✨ special word message
Tom'un bize ihtiyacı vardı.
Tom needed us.
Words in the English sentence
- needed : gerekiyordu, gerekli
- tom : Tom
- us : bize, bizi
Explanation
- Birinci çoğul şahıs nesne zamiri "us" ile kurulan gereksinim cümlesidir.
Tom'un sana ihtiyacı var.
✨ special word message
Tom'un sana ihtiyacı var.
Tom needs you.
Words in the English sentence
- needs : ihtiyaçlar, gerekir
- tom : Tom
- you : sen, siz
Explanation
- Güncel bir gereksinimi bildiren geniş zamanlı temel cümle.
Tom başıyla onayladı.
✨ special word message
Tom başıyla onayladı.
Tom nodded OK.
Words in the English sentence
- nodded : başını salladı (onay için)
- ok : tamam
- tom : Tom
Explanation
- "Nod" (baş sallamak) fiili ile sessizce onay verildiği bildirilir.
Tom nakit ödedi.
✨ special word message
Tom nakit ödedi.
Tom paid cash.
Words in the English sentence
- cash : nakit
- paid : ödenmiş, ödedi
- tom : Tom
Explanation
- "Pay" fiilinin düzensiz geçmiş hali "paid" ile ödeme şekli belirtilir.
Tom Mary'ye ödeme yaptı.
✨ special word message
Tom Mary'ye ödeme yaptı.
Tom paid Mary.
Words in the English sentence
- mary : Mary (Özel isim)
- paid : ödenmiş, ödedi
- tom : Tom
Explanation
- Ödemenin kime yapıldığını belirten nesneli geçmiş zaman cümlesidir.
Tom uğradı / yanından geçti.
✨ special word message
Tom uğradı / yanından geçti.
Tom passed by.
Words in the English sentence
- by : tarafından, yanında, ile
- passed : geçti, geçmiş
- tom : Tom
Explanation
- "Pass by" (yanından geçmek/uğramak) öbeğinin geçmiş zaman çekimidir.
Tom beni itti.
✨ special word message
Tom beni itti.
Tom pushed me.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- pushed : itti, itilmiş
- tom : Tom
Explanation
- Fiziksel bir itme eyleminin geçmişte yapıldığını bildirir.