Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Tom benim yaşımda.

      ✨ special word message

      Tom benim yaşımda.

      Tom is my age.

      Words in the English sentence

      • age : yaş, çağ
      • is : dır, dir
      • my : benim
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Age" (yaş) ismi ile iyelik sıfatı "my" (benim) kullanılarak kurulan bir durum cümlesidir.
      Tom benim oğlum.

      ✨ special word message

      Tom benim oğlum.

      Tom is my boy.

      Words in the English sentence

      • boy : erkek çocuk
      • is : dır, dir
      • my : benim
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Boy" kelimesi burada "oğul" veya "erkek çocuk" anlamında sahiplik bildirmektedir.
      Tom benim babam.

      ✨ special word message

      Tom benim babam.

      Tom is my dad.

      Words in the English sentence

      • dad : baba
      • is : dır, dir
      • my : benim
      • tom : Tom

      Explanation

      • Aile bağlarını tanımlayan temel bir isim cümlesidir.
      Tom benim çocuğum.

      ✨ special word message

      Tom benim çocuğum.

      Tom is my kid.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • kid : çocuk, dalga geçmek
      • my : benim
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Kid" (çocuk) kelimesiyle ebeveynlik ilişkisini belirten gayriresmi bir ifadedir.
      Tom benim oğlum.

      ✨ special word message

      Tom benim oğlum.

      Tom is my son.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • my : benim
      • son : oğul, erkek evlat
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Son" (erkek evlat) kelimesiyle kurulan resmi ve temel bir tanımlama cümlesidir.
      Tom yakınlarda.

      ✨ special word message

      Tom yakınlarda.

      Tom is nearby.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • nearby : yakınlarda
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Nearby" (yakınlarda) yer zarfı ile Tom'un bulunduğu konum ifade edilmektedir.
      Tom hiç eğlenceli değil.

      ✨ special word message

      Tom hiç eğlenceli değil.

      Tom is no fun.

      Words in the English sentence

      • fun : eğlence, eğlenceli
      • is : dır, dir
      • no : hayır
      • tom : Tom

      Explanation

      • "No fun" kalıbı, bir kişinin veya durumun sıkıcı olduğunu belirtmek için kullanılır.
      Tom normal.

      ✨ special word message

      Tom normal.

      Tom is normal.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • normal : normal
      • tom : Tom

      Explanation

      • Öznenin durumunun olağan olduğunu belirten basit bir sıfat cümlesidir.
      Tom içeride değil / Tom burada değil.

      ✨ special word message

      Tom içeride değil / Tom burada değil.

      Tom is not in.

      Words in the English sentence

      • in : içinde
      • is : dır, dir
      • not : değil, olumsuzluk eki
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Not in" kalıbı, kişinin o an evde, ofiste veya bulunulan yerde olmadığını belirtir.
      Tom şimdi ayakta.

      ✨ special word message

      Tom şimdi ayakta.

      Tom is now up.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • now : şimdi
      • tom : Tom
      • up : yukarı

      Explanation

      • "Up" kelimesi burada uyanmış ve yataktan kalkmış olma durumunu belirtir.
      Tom kötü değil.

      ✨ special word message

      Tom kötü değil.

      Tom isn't bad.

      Words in the English sentence

      • bad : kötü
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Is not" (isn't) yardımcı fiili ile yapılan olumsuz bir niteleme cümlesidir.
      Tom şişman değil.

      ✨ special word message

      Tom şişman değil.

      Tom isn't fat.

      Words in the English sentence

      • fat : şişman, yağ
      • tom : Tom

      Explanation

      • Fiziksel bir özelliği reddeden olumsuz bir sıfat cümlesidir.
      Tom kızgın değil.

      ✨ special word message

      Tom kızgın değil.

      Tom isn't mad.

      Words in the English sentence

      • mad : deli, kızgın
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Mad" (kızgın/deli) sıfatının olumsuz kullanımıyla Tom'un ruh halini belirtir.
      Tom yaşlı değil.

      ✨ special word message

      Tom yaşlı değil.

      Tom isn't old.

      Words in the English sentence

      • old : eski, yaşlı
      • tom : Tom

      Explanation

      • Yaş durumunu niteleyen "old" sıfatının olumsuz halidir.
      Tom utangaç değil.

      ✨ special word message

      Tom utangaç değil.

      Tom isn't shy.

      Words in the English sentence

      • shy : utangaç
      • tom : Tom

      Explanation

      • Kişilik özelliğini niteleyen "shy" (utangaç) sıfatının olumsuzudur.
      Tom ıslak değil.

      ✨ special word message

      Tom ıslak değil.

      Tom isn't wet.

      Words in the English sentence

      • tom : Tom
      • wet : ıslak

      Explanation

      • Fiziksel bir durumu (ıslaklık) reddeden basit olumsuz cümle.
      Tom şimdi iyi.

      ✨ special word message

      Tom şimdi iyi.

      Tom is OK now.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • now : şimdi
      • ok : tamam
      • tom : Tom

      Explanation

      • "OK" (iyi/tamam) durumu ile "now" (şimdi) zaman zarfının birleşimidir.
      Tom ödüyor.

      ✨ special word message

      Tom ödüyor.

      Tom is paying.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • paying : ödeyen, ödeme
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Pay" (ödemek) fiili şimdiki zaman (Present Continuous) yapısıyla kullanılmıştır.
      Tom kibardır.

      ✨ special word message

      Tom kibardır.

      Tom is polite.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • polite : kibar, nazik
      • tom : Tom

      Explanation

      • Kişinin genel karakter özelliğini belirten geniş zamanlı sıfat cümlesidir.
      Tom mahvoldu.

      ✨ special word message

      Tom mahvoldu.

      Tom is ruined.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • ruined : mahvolmuş, yıkılmış
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Ruined" (mahvolmuş/batmış) sıfatı ile Tom'un durumunu niteler.
      Tom korkuyor.

      ✨ special word message

      Tom korkuyor.

      Tom is scared.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • scared : korkmuş
      • tom : Tom

      Explanation

      • Öznenin o anki duygusal durumunu (korku) ifade eden sıfat cümlesidir.
      Tom sessiz.

      ✨ special word message

      Tom sessiz.

      Tom is silent.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • silent : sessiz
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Silent" (sessiz/sessizliğini koruyan) sıfatı ile kurulan durum cümlesidir.
      Tom basit biridir / Tom saftır.

      ✨ special word message

      Tom basit biridir / Tom saftır.

      Tom is simple.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • simple : basit
      • tom : Tom

      Explanation

      • Bağlama göre hem gösterişsiz hem de zeka olarak saf anlamında kullanılabilir.
      Tom bekardır.

      ✨ special word message

      Tom bekardır.

      Tom is single.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • single : bekar, tek
      • tom : Tom

      Explanation

      • Medeni durumu ifade eden temel bir "is" yapılı cümledir.
      Tom kayak yapıyor.

      ✨ special word message

      Tom kayak yapıyor.

      Tom is skiing.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • skiing : kayak yapma
      • tom : Tom

      Explanation

      • Şu an devam etmekte olan bir spor faaliyetini (skiing) bildirir.
      Tom sıska / çok zayıf.

      ✨ special word message

      Tom sıska / çok zayıf.

      Tom is skinny.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • skinny : sıska, zayıf
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Skinny" sıfatı ile Tom'un fiziksel yapısı nitelenmektedir.
      Tom'un uykusu var.

      ✨ special word message

      Tom'un uykusu var.

      Tom is sleepy.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • sleepy : uykulu
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Sleepy" (uykulu) sıfatı ile öznenin ihtiyacı olan fiziksel durum belirtilir.
      Tom çok çekici / Tom çok sıcaklamış.

      ✨ special word message

      Tom çok çekici / Tom çok sıcaklamış.

      Tom is so hot.

      Words in the English sentence

      • hot : sıcak
      • is : dır, dir
      • so : bu yüzden, çok, öyle
      • tom : Tom

      Explanation

      • Bağlama göre hem fiziksel sıcaklığı hem de çekiciliği ifade edebilir.
      Tom disiplinlidir / serttir.

      ✨ special word message

      Tom disiplinlidir / serttir.

      Tom is strict.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • strict : katı, sert, disiplinli
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Strict" (katı/disiplinli) sıfatı ile Tom'un kuralcı yapısı belirtilir.
      Tom güçlüdür.

      ✨ special word message

      Tom güçlüdür.

      Tom is strong.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • strong : güçlü, kuvvetli
      • tom : Tom

      Explanation

      • Fiziksel veya mental gücü ifade eden temel sıfat cümlesidir.
      Tom aptaldır.

      ✨ special word message

      Tom aptaldır.

      Tom is stupid.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • stupid : aptal
      • tom : Tom

      Explanation

      • Karakter veya zeka nitelemesi yapan ağır bir sıfat cümlesidir.
      Tom otuz yaşında.

      ✨ special word message

      Tom otuz yaşında.

      Tom is thirty.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • thirty : otuz
      • tom : Tom

      Explanation

      • Yaş bildirirken sayıdan sonra "years old" eklenmese de anlam aynı kalır.
      Tom deniyor / çabalıyor.

      ✨ special word message

      Tom deniyor / çabalıyor.

      Tom is trying.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • tom : Tom
      • trying : deniyor, çabalıyor, yorucu

      Explanation

      • "Try" (denemek) fiilinin şimdiki zaman (Present Continuous) çekimidir.
      Tom adaletsizdir.

      ✨ special word message

      Tom adaletsizdir.

      Tom is unfair.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • tom : Tom
      • unfair : haksız, adaletsiz

      Explanation

      • "Unfair" (haksız/adaletsiz) sıfatı ile bir davranış veya karakter eleştirilir.
      Tom çok sarhoş / Tom ziyan oldu.

      ✨ special word message

      Tom çok sarhoş / Tom ziyan oldu.

      Tom is wasted.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • tom : Tom
      • wasted : boşa gitti, israf edildi

      Explanation

      • Argo dilde "wasted" aşırı sarhoşluk durumunu ifade etmek için kullanılır.
      Tom bize katıldı.

      ✨ special word message

      Tom bize katıldı.

      Tom joined us.

      Words in the English sentence

      • joined : katıldı
      • tom : Tom
      • us : bize, bizi

      Explanation

      • "Join" (katılmak) fiilinin geçmiş zaman (Past Simple) çekimidir.
      Tom az önce geldi.

      ✨ special word message

      Tom az önce geldi.

      Tom just came.

      Words in the English sentence

      • came : geldi
      • just : sadece, henüz
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Just" (henüz/az önce) zarfı eylemin çok kısa süre önce bittiğini bildirir.
      Tom az önce öldü.

      ✨ special word message

      Tom az önce öldü.

      Tom just died.

      Words in the English sentence

      • died : öldü
      • just : sadece, henüz
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Just" ile vurgulanan ve yeni gerçekleşmiş olan üzücü bir haber cümlesidir.
      Tom az önce ayrıldı / çıktı.

      ✨ special word message

      Tom az önce ayrıldı / çıktı.

      Tom just left.

      Words in the English sentence

      • just : sadece, henüz
      • left : sol, ayrıldı
      • tom : Tom

      Explanation

      • Ayrılma eyleminin (leave -> left) yeni bittiğini ifade eder.
      Tom sıcak kaldı / kendini sıcak tuttu.

      ✨ special word message

      Tom sıcak kaldı / kendini sıcak tuttu.

      Tom kept warm.

      Words in the English sentence

      • kept : sakladı, tuttu
      • tom : Tom
      • warm : ılık, sıcak

      Explanation

      • "Keep" fiilinin geçmiş hali "kept" ile durumun sürdürüldüğü bildirilir.
      Tom ona tekme attı.

      ✨ special word message

      Tom ona tekme attı.

      Tom kicked it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • kicked : tekmeledi
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Kick" (tekmelemek) eyleminin geçmişte bir nesneye (it) yapıldığını bildirir.
      Tom bana tekme attı.

      ✨ special word message

      Tom bana tekme attı.

      Tom kicked me.

      Words in the English sentence

      • kicked : tekmeledi
      • me : beni, bana
      • tom : Tom

      Explanation

      • Nesne zamiri "me" (beni/bana) ile kurulan bir geçmiş zaman cümlesidir.
      Tom beni öptü.

      ✨ special word message

      Tom beni öptü.

      Tom kissed me.

      Words in the English sentence

      • kissed : öptü
      • me : beni, bana
      • tom : Tom

      Explanation

      • Geçmişte gerçekleşen fiziksel bir sevgi gösterisini ifade eder.
      Tom Mary'yi tanıyordu / biliyordu.

      ✨ special word message

      Tom Mary'yi tanıyordu / biliyordu.

      Tom knew Mary.

      Words in the English sentence

      • knew : biliyordu
      • mary : Mary (Özel isim)
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Know" fiilinin düzensiz geçmiş hali "knew" kullanılmıştır.
      Tom bunu biliyordu.

      ✨ special word message

      Tom bunu biliyordu.

      Tom knew that.

      Words in the English sentence

      • knew : biliyordu
      • that : o, şu
      • tom : Tom

      Explanation

      • Belirli bir bilginin ("that") geçmişte bilindiğini belirtir.
      Tom onları tanıyordu.

      ✨ special word message

      Tom onları tanıyordu.

      Tom knew them.

      Words in the English sentence

      • knew : biliyordu
      • them : onları, onlara
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Them" (onları) nesne zamiri ile kurulan tanışıklık cümlesidir.
      Tom bunu biliyordu.

      ✨ special word message

      Tom bunu biliyordu.

      Tom knew this.

      Words in the English sentence

      • knew : biliyordu
      • this : bu
      • tom : Tom

      Explanation

      • Yakın zamandaki veya o anki bir bilginin ("this") geçmişteki durumunu bildirir.
      Tom onu tanıyor.

      ✨ special word message

      Tom onu tanıyor.

      Tom knows her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • knows : bilir
      • tom : Tom

      Explanation

      • Geniş zamanda (Simple Present) üçüncü tekil şahıs (-s takısı) kullanımıdır.
      Tom onu (erkeği) tanıyor.

      ✨ special word message

      Tom onu (erkeği) tanıyor.

      Tom knows him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • knows : bilir
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Him" nesne zamiri ile kurulan güncel tanışıklık bilgisi.
      Tom artık biliyor / şimdi biliyor.

      ✨ special word message

      Tom artık biliyor / şimdi biliyor.

      Tom knows now.

      Words in the English sentence

      • knows : bilir
      • now : şimdi
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Now" (şimdi) zarfı ile bilginin ulaştığı anı vurgular.
      Tom nedenini biliyor.

      ✨ special word message

      Tom nedenini biliyor.

      Tom knows why.

      Words in the English sentence

      • knows : bilir
      • tom : Tom
      • why : neden, niçin

      Explanation

      • "Why" (neden) kelimesi burada bir isim öbeği gibi "nedeni" anlamında kullanılmıştır.
      Tom seni tanıyor.

      ✨ special word message

      Tom seni tanıyor.

      Tom knows you.

      Words in the English sentence

      • knows : bilir
      • tom : Tom
      • you : sen, siz

      Explanation

      • İkinci şahıs nesne zamiri "you" ile kurulan geniş zaman cümlesidir.
      Tom evden ayrıldı / çıktı.

      ✨ special word message

      Tom evden ayrıldı / çıktı.

      Tom left home.

      Words in the English sentence

      • home : ev, yuva
      • left : sol, ayrıldı
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Leave" fiilinin geçmiş hali "left" ile evden ayrılma bildirilir.
      Tom Mary'yi terk etti / bıraktı.

      ✨ special word message

      Tom Mary'yi terk etti / bıraktı.

      Tom left Mary.

      Words in the English sentence

      • left : sol, ayrıldı
      • mary : Mary (Özel isim)
      • tom : Tom

      Explanation

      • İlişkisel veya mekansal bir ayrılığı ifade eden geçmiş zaman cümlesidir.
      Tom onu bıraktı.

      ✨ special word message

      Tom onu bıraktı.

      Tom left that.

      Words in the English sentence

      • left : sol, ayrıldı
      • that : o, şu
      • tom : Tom

      Explanation

      • Belirli bir nesnenin veya durumun geride bırakıldığını bildirir.
      Tom bunu bıraktı.

      ✨ special word message

      Tom bunu bıraktı.

      Tom left this.

      Words in the English sentence

      • left : sol, ayrıldı
      • this : bu
      • tom : Tom

      Explanation

      • Yakındaki bir nesnenin Tom tarafından bırakıldığını ifade eder.
      Tom şehirden ayrıldı.

      ✨ special word message

      Tom şehirden ayrıldı.

      Tom left town.

      Words in the English sentence

      • left : sol, ayrıldı
      • tom : Tom
      • town : kasaba, şehir

      Explanation

      • "Leave town" kalıbının geçmiş zaman çekimi ile şehir dışına gidişi belirtir.
      Tom gitmeme izin verdi / Tom beni bıraktı.

      ✨ special word message

      Tom gitmeme izin verdi / Tom beni bıraktı.

      Tom let me go.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • let : izin vermek, bırakmak
      • me : beni, bana
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Let" fiili izin vermek anlamında, geçmiş zamanda da aynı formdadır.
      Tom beni içeri aldı.

      ✨ special word message

      Tom beni içeri aldı.

      Tom let me in.

      Words in the English sentence

      • in : içinde
      • let : izin vermek, bırakmak
      • me : beni, bana
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Let in" (içeri girmesine izin vermek) öbeğinin geçmiş zaman halidir.
      Tom gitmemize izin verdi / Tom bizi bıraktı.

      ✨ special word message

      Tom gitmemize izin verdi / Tom bizi bıraktı.

      Tom let us go.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • let : izin vermek, bırakmak
      • tom : Tom
      • us : bize, bizi

      Explanation

      • "Us" (bize/bizi) nesne zamiri kullanılarak kurulan izin cümlesidir.
      Tom senden hoşlanmıştı / seni sevmişti.

      ✨ special word message

      Tom senden hoşlanmıştı / seni sevmişti.

      Tom liked you.

      Words in the English sentence

      • liked : beğendi, sevdi
      • tom : Tom
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "Like" fiilinin geçmiş zaman (Simple Past) çekimidir.
      Tom ondan hoşlanıyor / onu seviyor.

      ✨ special word message

      Tom ondan hoşlanıyor / onu seviyor.

      Tom likes her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • likes : beğeniler, beğenir, sever
      • tom : Tom

      Explanation

      • Kadın bir üçüncü şahsa duyulan beğeniyi ifade eden geniş zaman cümlesidir.
      Tom ondan (erkekten) hoşlanıyor.

      ✨ special word message

      Tom ondan (erkekten) hoşlanıyor.

      Tom likes him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • likes : beğeniler, beğenir, sever
      • tom : Tom

      Explanation

      • Üçüncü şahıs tekil öznede fiile "-s" takısı eklenmiştir.
      Tom çay sever.

      ✨ special word message

      Tom çay sever.

      Tom likes tea.

      Words in the English sentence

      • likes : beğeniler, beğenir, sever
      • tea : çay
      • tom : Tom

      Explanation

      • Kişinin genel zevkini (tea - çay) belirten temel bir geniş zaman cümlesidir.
      Tom senden hoşlanıyor.

      ✨ special word message

      Tom senden hoşlanıyor.

      Tom likes you.

      Words in the English sentence

      • likes : beğeniler, beğenir, sever
      • tom : Tom
      • you : sen, siz

      Explanation

      • "Like" fiili ile kurulan mevcut bir beğeni durumunu bildirir.
      Tom iyi görünüyordu.

      ✨ special word message

      Tom iyi görünüyordu.

      Tom looked OK.

      Words in the English sentence

      • looked : baktı, göründü
      • ok : tamam
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Look" fiili burada görünmek (seem) anlamında geçmiş zamanla kullanılmıştır.
      Tom yukarı baktı / Tom başını kaldırdı.

      ✨ special word message

      Tom yukarı baktı / Tom başını kaldırdı.

      Tom looked up.

      Words in the English sentence

      • looked : baktı, göründü
      • tom : Tom
      • up : yukarı

      Explanation

      • "Look up" öbeği fiziksel olarak yukarı bakma eylemini bildirir.
      Tom kötü görünüyor.

      ✨ special word message

      Tom kötü görünüyor.

      Tom looks bad.

      Words in the English sentence

      • bad : kötü
      • looks : bakar, görünür, bakışlar
      • tom : Tom

      Explanation

      • Şu anki dış görünüşe veya sağlık durumuna dair bir tespittir.
      Tom hasta görünüyor.

      ✨ special word message

      Tom hasta görünüyor.

      Tom looks ill.

      Words in the English sentence

      • ill : hasta
      • looks : bakar, görünür, bakışlar
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Ill" (hasta) sıfatı ile Tom'un sağlıksız görünümü nitelenmektedir.
      Tom kızgın görünüyor.

      ✨ special word message

      Tom kızgın görünüyor.

      Tom looks mad.

      Words in the English sentence

      • looks : bakar, görünür, bakışlar
      • mad : deli, kızgın
      • tom : Tom

      Explanation

      • Dışarıdan fark edilen duygusal durumu (kızgınlık) ifade eder.
      Tom yaşlı görünüyor.

      ✨ special word message

      Tom yaşlı görünüyor.

      Tom looks old.

      Words in the English sentence

      • looks : bakar, görünür, bakışlar
      • old : eski, yaşlı
      • tom : Tom

      Explanation

      • Yaş durumuna yönelik dışsal bir değerlendirme cümlesidir.
      Tom üzgün görünüyor.

      ✨ special word message

      Tom üzgün görünüyor.

      Tom looks sad.

      Words in the English sentence

      • looks : bakar, görünür, bakışlar
      • sad : üzgün
      • tom : Tom

      Explanation

      • Öznenin o anki üzüntülü halini dışarıya yansıttığını bildirir.
      Tom umudunu yitirdi.

      ✨ special word message

      Tom umudunu yitirdi.

      Tom lost hope.

      Words in the English sentence

      • hope : umut etmek, umut
      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Lose" (kaybetmek) fiilinin düzensiz geçmiş hali "lost" kullanılmıştır.
      Tom Mary'yi kaybetti.

      ✨ special word message

      Tom Mary'yi kaybetti.

      Tom lost Mary.

      Words in the English sentence

      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • mary : Mary (Özel isim)
      • tom : Tom

      Explanation

      • Ölüm veya ayrılık gibi durumlar için kullanılan bir geçmiş zaman yapısıdır.
      Tom seni seviyordu / sevmişti.

      ✨ special word message

      Tom seni seviyordu / sevmişti.

      Tom loved you.

      Words in the English sentence

      • loved : sevdi, sevilen
      • tom : Tom
      • you : sen, siz

      Explanation

      • Geçmişte kalmış bir sevgi durumunu ifade eden "love" fiili çekimidir.
      Tom sanatı sever / sanata bayılır.

      ✨ special word message

      Tom sanatı sever / sanata bayılır.

      Tom loves art.

      Words in the English sentence

      • art : sanat
      • loves : sever, aşklar
      • tom : Tom

      Explanation

      • Bir ilgi alanına (art - sanat) duyulan tutkuyu geniş zamanla bildirir.
      Tom onu (erkeği) seviyor.

      ✨ special word message

      Tom onu (erkeği) seviyor.

      Tom loves him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • loves : sever, aşklar
      • tom : Tom

      Explanation

      • Üçüncü şahıslar arasındaki sevgi bağını belirten geniş zaman cümlesidir.
      Tom seni seviyor.

      ✨ special word message

      Tom seni seviyor.

      Tom loves you.

      Words in the English sentence

      • loves : sever, aşklar
      • tom : Tom
      • you : sen, siz

      Explanation

      • Geniş zamanda kurulan, mevcut bir duyguyu belirten en temel cümlelerden biridir.
      Tom pilav yaptı.

      ✨ special word message

      Tom pilav yaptı.

      Tom made rice.

      Words in the English sentence

      • made : yapılmış, yaptı
      • rice : pirinç, pilav
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Make" (hazırlamak/yapmak) fiilinin geçmiş hali "made" ile bir yemek hazırlığı bildirilir.
      "Tom!" "Mary!"

      ✨ special word message

      "Tom!" "Mary!"

      “Tom!” “Mary!”

      Words in the English sentence

      Explanation

      • İki karakterin birbirine seslenişini ifade eden ünlem yapısıdır.
      Tom iyi olabilir.

      ✨ special word message

      Tom iyi olabilir.

      Tom may be OK.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • may : Mayıs, olabilir
      • ok : tamam
      • tom : Tom

      Explanation

      • "May" modalı ile bir ihtimal (olasılık) dile getirilmektedir.
      Tom uyanmış olabilir.

      ✨ special word message

      Tom uyanmış olabilir.

      Tom may be up.

      Words in the English sentence

      • be : olmak
      • may : Mayıs, olabilir
      • tom : Tom
      • up : yukarı

      Explanation

      • Tom'un o an uyanık/ayakta olma ihtimalini bildiren yardımcı fiil yapısı.
      Tom ayrılabilir / gidebilir.

      ✨ special word message

      Tom ayrılabilir / gidebilir.

      Tom may leave.

      Words in the English sentence

      • leave : ayrılmak, terk etmek
      • may : Mayıs, olabilir
      • tom : Tom

      Explanation

      • Ayrılma eylemine dair bir olasılığı veya izni ifade eder.
      Tom ağlayabilir.

      ✨ special word message

      Tom ağlayabilir.

      Tom might cry.

      Words in the English sentence

      • cry : ağlamak, haykırış
      • might : olabilir, güç
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Might" ile eylemin gerçekleşme ihtimalinin düşük veya nazikçe ifade edildiği durumdur.
      Tom ölebilir.

      ✨ special word message

      Tom ölebilir.

      Tom might die.

      Words in the English sentence

      • die : ölmek, zar
      • might : olabilir, güç
      • tom : Tom

      Explanation

      • Ciddi bir olasılığı ifade eden ihtimal (modal) cümlesidir.
      Tom koşabilir / kaçabilir.

      ✨ special word message

      Tom koşabilir / kaçabilir.

      Tom might run.

      Words in the English sentence

      • might : olabilir, güç
      • run : koşmak, çalıştırmak
      • tom : Tom

      Explanation

      • Eylemin gerçekleşme olasılığını belirten yardımcı fiil kullanımıdır.
      Tom kazanabilir.

      ✨ special word message

      Tom kazanabilir.

      Tom might win.

      Words in the English sentence

      • might : olabilir, güç
      • tom : Tom
      • win : kazanmak

      Explanation

      • Kazanma ihtimalini bildiren, kesinlik içermeyen modal cümle.
      Tom onu kaçırdı / Tom onu özledi.

      ✨ special word message

      Tom onu kaçırdı / Tom onu özledi.

      Tom missed it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • missed : özledi, kaçırdı
      • tom : Tom

      Explanation

      • Bağlama göre bir fırsatı kaçırmak veya bir şeyi özlemek anlamlarına gelir.
      Tom uzaklaştı.

      ✨ special word message

      Tom uzaklaştı.

      Tom moved off.

      Words in the English sentence

      • moved : hareket etti, taşındı
      • off : kapalı
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Move off" (hareket edip uzaklaşmak) öbeğinin geçmiş zaman çekimidir.
      Tom gelmeli.

      ✨ special word message

      Tom gelmeli.

      Tom must come.

      Words in the English sentence

      • come : gelmek
      • must : meli/malı, şart
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Must" yardımcı fiili ile kurulan güçlü bir zorunluluk bildiren cümledir.
      Tom kalmalı.

      ✨ special word message

      Tom kalmalı.

      Tom must stay.

      Words in the English sentence

      • must : meli/malı, şart
      • stay : kalmak
      • tom : Tom

      Explanation

      • Kalma eylemine dair kesin bir gerekliliği ifade eder.
      Tom çalışmalı.

      ✨ special word message

      Tom çalışmalı.

      Tom must work.

      Words in the English sentence

      • must : meli/malı, şart
      • tom : Tom
      • work : çalışmak, iş

      Explanation

      • Çalışma zorunluluğunu vurgulayan modal yapılı bir cümledir.
      Tom'un ona ihtiyacı vardı.

      ✨ special word message

      Tom'un ona ihtiyacı vardı.

      Tom needed it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • needed : gerekiyordu, gerekli
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Need" fiilinin geçmiş zaman (Past Simple) kullanımıdır.
      Tom'un bize ihtiyacı vardı.

      ✨ special word message

      Tom'un bize ihtiyacı vardı.

      Tom needed us.

      Words in the English sentence

      • needed : gerekiyordu, gerekli
      • tom : Tom
      • us : bize, bizi

      Explanation

      • Birinci çoğul şahıs nesne zamiri "us" ile kurulan gereksinim cümlesidir.
      Tom'un sana ihtiyacı var.

      ✨ special word message

      Tom'un sana ihtiyacı var.

      Tom needs you.

      Words in the English sentence

      • needs : ihtiyaçlar, gerekir
      • tom : Tom
      • you : sen, siz

      Explanation

      • Güncel bir gereksinimi bildiren geniş zamanlı temel cümle.
      Tom başıyla onayladı.

      ✨ special word message

      Tom başıyla onayladı.

      Tom nodded OK.

      Words in the English sentence

      • nodded : başını salladı (onay için)
      • ok : tamam
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Nod" (baş sallamak) fiili ile sessizce onay verildiği bildirilir.
      Tom nakit ödedi.

      ✨ special word message

      Tom nakit ödedi.

      Tom paid cash.

      Words in the English sentence

      • cash : nakit
      • paid : ödenmiş, ödedi
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Pay" fiilinin düzensiz geçmiş hali "paid" ile ödeme şekli belirtilir.
      Tom Mary'ye ödeme yaptı.

      ✨ special word message

      Tom Mary'ye ödeme yaptı.

      Tom paid Mary.

      Words in the English sentence

      • mary : Mary (Özel isim)
      • paid : ödenmiş, ödedi
      • tom : Tom

      Explanation

      • Ödemenin kime yapıldığını belirten nesneli geçmiş zaman cümlesidir.
      Tom uğradı / yanından geçti.

      ✨ special word message

      Tom uğradı / yanından geçti.

      Tom passed by.

      Words in the English sentence

      • by : tarafından, yanında, ile
      • passed : geçti, geçmiş
      • tom : Tom

      Explanation

      • "Pass by" (yanından geçmek/uğramak) öbeğinin geçmiş zaman çekimidir.
      Tom beni itti.

      ✨ special word message

      Tom beni itti.

      Tom pushed me.

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • pushed : itti, itilmiş
      • tom : Tom

      Explanation

      • Fiziksel bir itme eyleminin geçmişte yapıldığını bildirir.