Çok zayıfım.
✨ special word message
Çok zayıfım.
I'm very thin.
Words in the English sentence
- thin : ince, zayıf
- very : çok
Explanation
- "Thin" (zayıf) sıfatı miktar belirten "very" zarfı ile kullanılmıştır.
Çok güçsüzüm / zayıfım.
✨ special word message
Çok güçsüzüm / zayıfım.
I'm very weak.
Words in the English sentence
- very : çok
- weak : zayıf, güçsüz
Explanation
- "Weak" fiziksel güçsüzlük veya halsizlik durumunu belirtir.
Senin patronun benim.
✨ special word message
Senin patronun benim.
I'm your boss.
Words in the English sentence
- boss : patron
- your : senin, sizin
Explanation
- "Your boss" (senin patronun) tamlaması ek-fiil alarak yüklem olmuştur.
Ben senin geçmişinim.
✨ special word message
Ben senin geçmişinim.
I'm your past.
Words in the English sentence
- past : geçmiş
- your : senin, sizin
Explanation
- "Past" (geçmiş) kelimesi iyelik ve şahıs ekleri almıştır.
Neredeyse ölüyordum.
✨ special word message
Neredeyse ölüyordum.
I nearly died.
Words in the English sentence
- died : öldü
- i : ben
- nearly : neredeyse
Explanation
- "Nearly" (neredeyse) zarfı eylemin gerçekleşmeye çok yaklaştığını bildirir.
Banyo yapmaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Banyo yapmaya ihtiyacım var.
I need a bath.
Words in the English sentence
- a : bir
- bath : banyo
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- "Need" (ihtiyaç duymak) fiili isim nesne alarak kullanılmıştır.
Bir paltoya ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir paltoya ihtiyacım var.
I need a coat.
Words in the English sentence
- a : bir
- coat : palto, mont
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- "Need" fiili geniş zamanda çekimlenmiş ve nesne yönelme eki almıştır.
Tavsiyeye ihtiyacım var.
✨ special word message
Tavsiyeye ihtiyacım var.
I need advice.
Words in the English sentence
- advice : tavsiye, öğüt
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- "Advice" (tavsiye) sayılamayan bir isim olduğu için "a" artikeli almaz.
Bir balığa ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir balığa ihtiyacım var.
I need a fish.
Words in the English sentence
- a : bir
- fish : balık
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- Belirsiz bir nesneye ("a fish") olan ihtiyaç belirtilir.
Yardıma ihtiyacım var.
✨ special word message
Yardıma ihtiyacım var.
I need a hand.
Words in the English sentence
- a : bir
- hand : el
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- "Need a hand" birinden yardım istemek için kullanılan bir deyimdir.
Bir lambaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir lambaya ihtiyacım var.
I need a lamp.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- lamp : lamba
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- İhtiyaç duyulan nesne belirtilmiştir.
Borç almaya ihtiyacım var / Kredi lazım.
✨ special word message
Borç almaya ihtiyacım var / Kredi lazım.
I need a loan.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- loan : borç, kredi
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- "Loan" (borç/kredi) ismi "need" fiiliyle kullanılmıştır.
Bir plana ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir plana ihtiyacım var.
I need a plan.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- plan : plan, planlamak
Explanation
- Geniş zamanlı bir temel ihtiyaç cümlesidir.
Dinlenmeye ihtiyacım var.
✨ special word message
Dinlenmeye ihtiyacım var.
I need a rest.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- rest : dinlenmek, geri kalan
Explanation
- "Rest" burada isim (dinlenme) olarak kullanılmıştır.
Beni bir yere bırakacak birine ihtiyacım var / Arabaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Beni bir yere bırakacak birine ihtiyacım var / Arabaya ihtiyacım var.
I need a ride.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- ride : binmek, sürmek
Explanation
- "Ride" bir araçla bırakılma eylemini ifade eder.
Bir odaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir odaya ihtiyacım var.
I need a room.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- room : oda, yer
Explanation
- Konaklama veya alan talebi bildiren cümledir.
Bir taksiye ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir taksiye ihtiyacım var.
I need a taxi.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- taxi : taksi
Explanation
- Ulaşım talebi "need" fiili ile ifade edilmiştir.
Bir haftaya ihtiyacım var.
✨ special word message
Bir haftaya ihtiyacım var.
I need a week.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- week : hafta
Explanation
- Süreç bildiren "week" (hafta) nesnesi kullanılmıştır.
Kahveye ihtiyacım var.
✨ special word message
Kahveye ihtiyacım var.
I need coffee.
Words in the English sentence
- coffee : kahve
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- "Coffee" sayılamayan isim olduğu için artikel almadan kullanılmıştır.
Nakit paraya ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Nakit paraya ihtiyacım vardı.
I needed cash.
Words in the English sentence
- cash : nakit
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
Explanation
- "Need" fiili geçmiş zaman eki (-ed) almıştır.
Yemeğe ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Yemeğe ihtiyacım vardı.
I needed food.
Words in the English sentence
- food : yemek, gıda
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
Explanation
- Geçmişteki bir temel ihtiyaç belirtilmektedir.
Yardıma ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Yardıma ihtiyacım vardı.
I needed help.
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
Explanation
- Yardım (help) kelimesi geçmiş zamanlı fiil ile kullanılmıştır.
Umuda ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Umuda ihtiyacım vardı.
I needed hope.
Words in the English sentence
- hope : umut etmek, umut
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
Explanation
- Soyut bir kavram olan "hope" (umut) nesne konumundadır.
Dinlenmeye ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Dinlenmeye ihtiyacım vardı.
I needed rest.
Words in the English sentence
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
- rest : dinlenmek, geri kalan
Explanation
- Geçmişteki yorgunluk durumunu ifade eder.
Buna ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Buna ihtiyacım vardı.
I needed that.
Words in the English sentence
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
- that : o, şu
Explanation
- "That" zamiri daha önce bahsedilen veya yaşanan bir şeyi temsil eder.
Onlara ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Onlara ihtiyacım vardı.
I needed them.
Words in the English sentence
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
- them : onları, onlara
Explanation
- "Them" (onlar) çoğul nesne zamiri yönelme eki alarak çevrilir.
Buna ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Buna ihtiyacım vardı.
I needed this.
Words in the English sentence
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
- this : bu
Explanation
- "This" (bu) işaret zamiri nesne olarak kullanılmıştır.
Zamana ihtiyacım vardı.
✨ special word message
Zamana ihtiyacım vardı.
I needed time.
Words in the English sentence
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
- time : zaman, vakit
Explanation
- Geçmişteki bir zaman gereksinimi belirtilir.
İşe ihtiyacım vardı.
✨ special word message
İşe ihtiyacım vardı.
I needed work.
Words in the English sentence
- i : ben
- needed : gerekiyordu, gerekli
- work : çalışmak, iş
Explanation
- "Work" (iş) kelimesi geçmiş zaman çekimiyle nesneleşmiştir.
Ona şimdi ihtiyacım var.
✨ special word message
Ona şimdi ihtiyacım var.
I need it now.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- now : şimdi
Explanation
- "It" zamiri ve "now" zaman zarfı kullanılmıştır.
Çantama ihtiyacım var.
✨ special word message
Çantama ihtiyacım var.
I need my bag.
Words in the English sentence
- bag : çanta
- i : ben
- my : benim
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- "My bag" (benim çantam) iyelik yapısı nesne konumundadır.
Anahtarıma ihtiyacım var.
✨ special word message
Anahtarıma ihtiyacım var.
I need my key.
Words in the English sentence
- i : ben
- key : anahtar
- my : benim
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
Explanation
- Tekil bir nesneye olan iyelik ve ihtiyaç bildiren cümledir.
Pullara ihtiyacım var.
✨ special word message
Pullara ihtiyacım var.
I need stamps.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- stamps : pullar
Explanation
- "Stamps" çoğul nesne genel anlamda kullanılmıştır.
Yemek yemeliyim / Yemek yemeye ihtiyacım var.
✨ special word message
Yemek yemeliyim / Yemek yemeye ihtiyacım var.
I need to eat.
Words in the English sentence
- eat : yemek, yemek yemek
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- "Need to" yapısı bir eylemin yapılmasının gerekliliğini bildirir.
Ödeme yapmam gerekiyor.
✨ special word message
Ödeme yapmam gerekiyor.
I need to pay.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- pay : ödemek, maaş
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- "Pay" (ödemek) fiili "need to" yapısıyla birleşmiştir.
Denemeye ihtiyacım var / Denemeliyim.
✨ special word message
Denemeye ihtiyacım var / Denemeliyim.
I need to try.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- to : -e, -a (yönelme)
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- Eylem bazlı bir gereklilik ifadesidir.
Kazanmaya ihtiyacım var / Kazanmalıyım.
✨ special word message
Kazanmaya ihtiyacım var / Kazanmalıyım.
I need to win.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- to : -e, -a (yönelme)
- win : kazanmak
Explanation
- "Win" (kazanmak) fiili mastar halinde gereklilik bildirir.
Asla içki içmem.
✨ special word message
Asla içki içmem.
I never drink.
Words in the English sentence
- drink : içmek, içecek
- i : ben
- never : asla, hiçbir zaman
Explanation
- "Never" (asla) sıklık zarfı cümleyi anlamca olumsuz yapar.
Asla uyumam.
✨ special word message
Asla uyumam.
I never sleep.
Words in the English sentence
- i : ben
- never : asla, hiçbir zaman
- sleep : uyumak, uyku
Explanation
- Geniş zamanlı bir alışkanlığın yokluğunu belirtir.
Asla gülümsemem.
✨ special word message
Asla gülümsemem.
I never smile.
Words in the English sentence
- i : ben
- never : asla, hiçbir zaman
- smile : gülümsemek, gülümseme
Explanation
- "Smile" (gülümsemek) fiili "never" ile kullanılmıştır.
Asla sigara içmem.
✨ special word message
Asla sigara içmem.
I never smoke.
Words in the English sentence
- i : ben
- never : asla, hiçbir zaman
- smoke : sigara içmek, duman
Explanation
- Kişisel bir alışkanlığın genel reddini ifade eder.
Asla endişelenmem.
✨ special word message
Asla endişelenmem.
I never worry.
Words in the English sentence
- i : ben
- never : asla, hiçbir zaman
- worry : endişe, meraklanmak
Explanation
- "Worry" (endişelenmek) fiili geniş zamanda çekimlenmiştir.
Ben de başımla onayladım.
✨ special word message
Ben de başımla onayladım.
I nodded back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- i : ben
- nodded : başını salladı (onay için)
Explanation
- "Nod back" birinin selamını veya onayını kafa sallayarak iade etmektir.
Bir kez kafa salladım.
✨ special word message
Bir kez kafa salladım.
I nodded once.
Words in the English sentence
- i : ben
- nodded : başını salladı (onay için)
- once : bir kez
Explanation
- "Once" (bir kez) zarfı eylemin miktarını belirtir.
Gitmem lazım / Gitmeliyim.
✨ special word message
Gitmem lazım / Gitmeliyim.
I ought to go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- ought : -meli, -malı
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- "Ought to" tavsiye veya hafif zorunluluk bildiren bir kiptir.
Ona bir can borcum var / Ona borçluyum.
✨ special word message
Ona bir can borcum var / Ona borçluyum.
I owe her one.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- one : bir
- owe : borçlu olmak
Explanation
- "Owe someone one" bir iyiliğe karşılık borçlu olmayı ifade eden bir deyimdir.
Ona bir iyilik borcum var.
✨ special word message
Ona bir iyilik borcum var.
I owe him one.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- one : bir
- owe : borçlu olmak
Explanation
- "Him" erkek için kullanılan nesne zamiridir.
Tom'a bir iyilik borçluyum.
✨ special word message
Tom'a bir iyilik borçluyum.
I owe Tom one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- owe : borçlu olmak
- tom : Tom
Explanation
- "Owe" (borçlu olmak) fiili doğrudan isimle kullanılmıştır.
Sana bir iyilik borcum var.
✨ special word message
Sana bir iyilik borcum var.
I owe you one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- owe : borçlu olmak
- you : sen, siz
Explanation
- Günlük dilde minnettarlık belirtmek için sık kullanılır.
Bir atım var / Bir ata sahibim.
✨ special word message
Bir atım var / Bir ata sahibim.
I own a horse.
Words in the English sentence
- a : bir
- horse : at
- i : ben
- own : kendi, sahip olmak
Explanation
- "Own" (sahip olmak) fiili mülkiyet bildirir.
Bir evim var.
✨ special word message
Bir evim var.
I own a house.
Words in the English sentence
- a : bir
- house : ev
- i : ben
- own : kendi, sahip olmak
Explanation
- "House" (ev) nesnesi mülkiyet fiiliyle kullanılmıştır.
Bir kedim var.
✨ special word message
Bir kedim var.
I own one cat.
Words in the English sentence
- cat : kedi
- i : ben
- one : bir
- own : kendi, sahip olmak
Explanation
- "One" vurgusuyla miktar belirtilmiştir.
Para cezası ödedim.
✨ special word message
Para cezası ödedim.
I paid a fine.
Words in the English sentence
- a : bir
- fine : iyi, güzel, ceza
- i : ben
- paid : ödenmiş, ödedi
Explanation
- "Fine" burada isim (ceza) anlamındadır. "Pay" fiili düzensizdir (paid).
Onun için ödeme yaptım / Bedelini ödedim.
✨ special word message
Onun için ödeme yaptım / Bedelini ödedim.
I paid for it.
Words in the English sentence
- for : için
- i : ben
- it : o, onu
- paid : ödenmiş, ödedi
Explanation
- "Pay for" bir şeyin karşılığını maddi veya manevi olarak ödemektir.
Nakit öderim.
✨ special word message
Nakit öderim.
I pay in cash.
Words in the English sentence
- cash : nakit
- i : ben
- in : içinde
- pay : ödemek, maaş
Explanation
- Ödeme yöntemini bildiren geniş zamanlı bir cümledir.
Bir tane diktim.
✨ special word message
Bir tane diktim.
I planted one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- planted : dikilmiş
Explanation
- "Plant" (dikmek/ekmek) fiili geçmiş zamanda çekimlenmiştir.
Aptala yattım / Bilmemezlikten geldim.
✨ special word message
Aptala yattım / Bilmemezlikten geldim.
I played dumb.
Words in the English sentence
- dumb : aptal, dilsiz
- i : ben
- played : oynadı, çalınmış
Explanation
- "Play dumb" bilerek anlamıyormuş gibi davranmak anlamında bir deyimdir.
Golf oynadım.
✨ special word message
Golf oynadım.
I played golf.
Words in the English sentence
- golf : golf
- i : ben
- played : oynadı, çalınmış
Explanation
- "Play" fiili oyun ve spor dallarıyla doğrudan nesne alarak kullanılır.
Hokey oynarım.
✨ special word message
Hokey oynarım.
I play hockey.
Words in the English sentence
- hockey : hokey
- i : ben
- play : oynamak, oyun
Explanation
- Geniş zamanda çekimlenmiş bir hobi ifadesidir.
Futbol oynarım.
✨ special word message
Futbol oynarım.
I play soccer.
Words in the English sentence
- i : ben
- play : oynamak, oyun
- soccer : futbol
Explanation
- Düzenli yapılan bir sporu ifade eder.
Tenis oynarım.
✨ special word message
Tenis oynarım.
I play tennis.
Words in the English sentence
- i : ben
- play : oynamak, oyun
- tennis : tenis
Explanation
- Özne ve fiil geniş zaman kuralına göre çekimlenmiştir.
Keman çalarım.
✨ special word message
Keman çalarım.
I play violin.
Words in the English sentence
- i : ben
- play : oynamak, oyun
- violin : keman
Explanation
- Müzik aletleri çalmak için "play" fiili kullanılır.
Köpekleri tercih ederim.
✨ special word message
Köpekleri tercih ederim.
I prefer dogs.
Words in the English sentence
- dogs : köpekler
- i : ben
- prefer : tercih etmek
Explanation
- "Prefer" (tercih etmek) fiili çoğul nesne almıştır.
Cazı tercih ederim.
✨ special word message
Cazı tercih ederim.
I prefer jazz.
Words in the English sentence
- i : ben
- jazz : caz
- prefer : tercih etmek
Explanation
- Müzik türü tercihi bildiren geniş zamanlı cümledir.
Birine bastım.
✨ special word message
Birine bastım.
I pressed one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- pressed : basılı, baskılanmış
Explanation
- "Press" (basmak) fiili geçmiş zaman eki almıştır.
Sana söz veriyorum.
✨ special word message
Sana söz veriyorum.
I promise you.
Words in the English sentence
- i : ben
- promise : söz vermek, vaat
- you : sen, siz
Explanation
- "Promise" (söz vermek) fiili nesne zamiriyle kullanılmıştır.
Onu geri koydum.
✨ special word message
Onu geri koydum.
I put it back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- i : ben
- it : o, onu
- put : koymak
Explanation
- "Put" fiilinin 1. ve 2. hali aynıdır, burada geçmiş zamanı ifade eder.
Tamamen katılıyorum.
✨ special word message
Tamamen katılıyorum.
I quite agree.
Words in the English sentence
- agree : katılmak, aynı fikirde olmak
- i : ben
- quite : oldukça, epey
Explanation
- "Quite" (tamamen/epey) zarfı fiili kuvvetlendirir.
İşimden ayrıldım / İstifa ettim.
✨ special word message
İşimden ayrıldım / İstifa ettim.
I quit my job.
Words in the English sentence
- i : ben
- job : iş
- my : benim
- quit : bırakmak, çıkmak
Explanation
- "Quit" (bırakmak/ayrılmak) fiili geçmiş zamanlıdır.
Okulu bıraktım.
✨ special word message
Okulu bıraktım.
I quit school.
Words in the English sentence
- i : ben
- quit : bırakmak, çıkmak
- school : okul
Explanation
- Öğrenimi yarıda bırakma durumunu ifade eder.
Dışarı koştum.
✨ special word message
Dışarı koştum.
I ran outside.
Words in the English sentence
- i : ben
- outside : dışarı, dışarısı
- ran : koştu
Explanation
- "Run" fiili düzensizdir, geçmiş zaman hali "ran" olur.
Nadiren şarkı söylerim.
✨ special word message
Nadiren şarkı söylerim.
I rarely sing.
Words in the English sentence
- i : ben
- rarely : nadiren, seyrek
- sing : şarkı söylemek
Explanation
- "Rarely" (nadiren) sıklık zarfı fiilden önce gelir.
Bir kitap okudum / okurum.
✨ special word message
Bir kitap okudum / okurum.
I read a book.
Words in the English sentence
- a : bir
- book : kitap
- i : ben
- read : okumak, okudu
Explanation
- "Read" fiilinin yazılışı 1. ve 2. halde aynıdır ama okunuşları farklıdır.
Gerçekten önemsiyorum.
✨ special word message
Gerçekten önemsiyorum.
I really care.
Words in the English sentence
- care : bakım, önemsemek
- i : ben
- really : gerçekten
Explanation
- "Really" vurgu zarfıdır, "care" önemsemek anlamına gelir.
Ken'e güvenirim.
✨ special word message
Ken'e güvenirim.
I rely on Ken.
Words in the English sentence
- i : ben
- ken : Ken
- on : üzerinde, açık
- rely : güvenmek, bel bağlamak
Explanation
- "Rely on" (birine dayanmak/güvenmek) bir edatlı fiildir.
Tom'a güvenirim.
✨ special word message
Tom'a güvenirim.
I rely on Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- on : üzerinde, açık
- rely : güvenmek, bel bağlamak
- tom : Tom
Explanation
- Başkasına olan güven geniş zamanda ifade edilmiştir.
Onu hatırlıyorum!
✨ special word message
Onu hatırlıyorum!
I remember it!
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- remember : hatırlamak
Explanation
- "Remember" (hatırlamak) fiili nesne zamiriyle kullanılmıştır.
Bir tanesini çıkardım.
✨ special word message
Bir tanesini çıkardım.
I removed one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- removed : kaldırıldı, çıkarıldı
Explanation
- "Remove" (çıkarmak/kaldırmak) fiili geçmiş zaman çekimlidir.
Onu kurtardım.
✨ special word message
Onu kurtardım.
I rescued her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- rescued : kurtarıldı
Explanation
- "Rescue" (kurtarmak) fiili dişi nesne zamiriyle kullanılmıştır.
Onu kurtardım.
✨ special word message
Onu kurtardım.
I rescued him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- rescued : kurtarıldı
Explanation
- Erkek şahıs için kullanılan nesne zamiriyle kurulmuş cümledir.
Tom'u kurtardım.
✨ special word message
Tom'u kurtardım.
I rescued Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- rescued : kurtarıldı
- tom : Tom
Explanation
- Geçmişte gerçekleşen bir kurtarma eylemini bildirir.
Seni kurtardım.
✨ special word message
Seni kurtardım.
I rescued you.
Words in the English sentence
- i : ben
- rescued : kurtarıldı
- you : sen, siz
Explanation
- İkinci tekil şahıs nesne zamiri kullanılmıştır.
Ona saygı duyuyorum.
✨ special word message
Ona saygı duyuyorum.
I respect her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- respect : saygı, saygı duymak
Explanation
- "Respect" (saygı duymak) geniş zamanlı bir duyguyu ifade eder.
Ona saygı duyuyorum.
✨ special word message
Ona saygı duyuyorum.
I respect him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- i : ben
- respect : saygı, saygı duymak
Explanation
- Kişiye olan saygıyı belirten temel bir cümledir.
Tom'a saygı duyuyorum.
✨ special word message
Tom'a saygı duyuyorum.
I respect Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- respect : saygı, saygı duymak
- tom : Tom
Explanation
- Özel isme gelen belirtme ekiyle Türkçeye çevrilir.
Sana saygı duyuyorum.
✨ special word message
Sana saygı duyuyorum.
I respect you.
Words in the English sentence
- i : ben
- respect : saygı, saygı duymak
- you : sen, siz
Explanation
- Şahıs zamiri "you" nesne konumundadır.
Yeterince söyledim.
✨ special word message
Yeterince söyledim.
I said enough.
Words in the English sentence
- enough : yeterli
- i : ben
- said : dedi, söylenen
Explanation
- "Say" (demek) fiilinin geçmiş zaman halidir. "Enough" miktar bildirir.
Kalk dedim!
✨ special word message
Kalk dedim!
I said get up!
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- i : ben
- said : dedi, söylenen
- up : yukarı
Explanation
- Bir emrin veya isteğin geçmişte söylendiğini belirtir.
Gideceğimi söyledim.
✨ special word message
Gideceğimi söyledim.
I said I'd go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- said : dedi, söylenen
Explanation
- Dolaylı anlatım yapısı (I would go) kısaltılmış haldedir.
Teşekkür ettim.
✨ special word message
Teşekkür ettim.
I said thanks.
Words in the English sentence
- i : ben
- said : dedi, söylenen
- thanks : teşekkürler
Explanation
- "Say thanks" teşekkür etmek ifadesinin geçmiş zaman çekimidir.
Bir şarkı söyledim.
✨ special word message
Bir şarkı söyledim.
I sang a song.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- sang : şarkı söyledi (sing geçmiş hali)
- song : şarkı
Explanation
- "Sing" fiili düzensizdir (sang).
Bir kavga gördüm.
✨ special word message
Bir kavga gördüm.
I saw a fight.
Words in the English sentence
- a : bir
- fight : dövüşmek, kavga etmek
- i : ben
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
Explanation
- "See" (görmek) fiili geçmiş zamanda "saw" olur.
Bir hayalet gördüm.
✨ special word message
Bir hayalet gördüm.
I saw a ghost.
Words in the English sentence
- a : bir
- ghost : hayalet
- i : ben
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
Explanation
- Geçmişte görülen bir nesne/varlık bildirilmiştir.
Bir fare gördüm.
✨ special word message
Bir fare gördüm.
I saw a mouse.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- mouse : fare
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
Explanation
- "Mouse" (fare) nesnesi artikel ile kullanılmıştır.
Bir uçak gördüm.
✨ special word message
Bir uçak gördüm.
I saw a plane.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- plane : uçak
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
Explanation
- Geçmiş zamanlı bir gözlem cümlesidir.
Bir yılan gördüm.
✨ special word message
Bir yılan gördüm.
I saw a snake.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
- snake : yılan
Explanation
- "Snake" (yılan) nesne konumunda yalın haldedir.
Onun öldüğünü gördüm.
✨ special word message
Onun öldüğünü gördüm.
I saw her die.
Words in the English sentence
- die : ölmek, zar
- her : ona, onu, onun
- i : ben
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
Explanation
- "See someone do something" yapısı bir eylemin tamamını görmeyi anlatır.
Onun öldüğünü gördüm.
✨ special word message
Onun öldüğünü gördüm.
I saw him die.
Words in the English sentence
- die : ölmek, zar
- him : ona, onu
- i : ben
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
Explanation
- Eylemi gerçekleştiren kişi erkek olarak belirtilmiştir.
Ben de gördüm.
✨ special word message
Ben de gördüm.
I saw it, too.
Words in the English sentence
- i : ben
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
- too : de, da, çok fazla
Explanation
- "Too" (da/de) zarfı cümlenin sonuna eklenmiştir.
Hiçbir şey görmedim.
✨ special word message
Hiçbir şey görmedim.
I saw nothing.
Words in the English sentence
- i : ben
- nothing : hiçbir şey
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
Explanation
- "Nothing" kelimesi cümleyi yapıca olumlu anlamca olumsuz yapar.