Collected Words

Words from Copy Icons 📋

    Special Message Texts ✨

      Arabayı yıka.

      ✨ special word message

      Arabayı yıka.

      Wash the car.

      Words in the English sentence

      • car : araba
      • the : (belirli nesneyi işaret eder)
      • wash : yıkamak

      Explanation

      • - Birine arabayı temizlemesi için verilen bir emir veya talimat.
      Komik miydi?

      ✨ special word message

      Komik miydi?

      Was it funny?

      Words in the English sentence

      • funny : komik
      • it : o, onu
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Geçmişte yaşanan bir durumun veya izlenen bir şeyin eğlenceli olup olmadığını sorar.
      Korkutucu muydu?

      ✨ special word message

      Korkutucu muydu?

      Was it scary?

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • scary : korkutucu
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Bir olayın veya nesnenin korku verip vermediğini anlamaya yönelik soru.
      O görüldü mü?

      ✨ special word message

      O görüldü mü?

      Was she seen?

      Words in the English sentence

      • seen : görülmüş
      • she : o (kadın)
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Üçüncü bir şahsın (kadın) birileri tarafından fark edilip edilmediğini soran edilgen yapı.
      O Tom muydu?

      ✨ special word message

      O Tom muydu?

      Was that Tom?

      Words in the English sentence

      • that : o, şu
      • tom : Tom
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Uzaktaki veya geçmişteki bir kişinin Tom olup olmadığını teyit etmek için kullanılır.
      Tom meşgul müydü?

      ✨ special word message

      Tom meşgul müydü?

      Was Tom busy?

      Words in the English sentence

      • busy : meşgul
      • tom : Tom
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Tom'un geçmiş bir zamandaki uygunluk durumunu sorgular.
      Tom burada mıydı?

      ✨ special word message

      Tom burada mıydı?

      Was Tom here?

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • tom : Tom
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Tom'un daha önce bulunulan konumda olup olmadığını sorar.
      Tom incinmiş miydi? / Tom yaralanmış mıydı?

      ✨ special word message

      Tom incinmiş miydi? / Tom yaralanmış mıydı?

      Was Tom hurt?

      Words in the English sentence

      • hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
      • tom : Tom
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Tom'un fiziksel veya duygusal bir zarar görüp görmediğini sorar.
      Tom kayıp mıydı? / Tom'un yolu mu karışmıştı?

      ✨ special word message

      Tom kayıp mıydı? / Tom'un yolu mu karışmıştı?

      Was Tom lost?

      Words in the English sentence

      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • tom : Tom
      • was : idi, oldu

      Explanation

      • - Tom'un nerede olduğunu bilmediği bir durumda olup olmadığını sorar.
      Şimdi beni izle.

      ✨ special word message

      Şimdi beni izle.

      Watch me now.

      Words in the English sentence

      • me : beni, bana
      • now : şimdi
      • watch : izlemek, kol saati

      Explanation

      • - Bir eyleme başlamadan önce dikkati kendi üzerine çekmek için kullanılır.
      Su ıslaktır.

      ✨ special word message

      Su ıslaktır.

      Water is wet.

      Words in the English sentence

      • is : dır, dir
      • water : su, sulamak
      • wet : ıslak

      Explanation

      • - Tartışılmaz, bariz bir gerçeği ifade eder.
      Hepimiz ağladık.

      ✨ special word message

      Hepimiz ağladık.

      We all cried.

      Words in the English sentence

      • all : tüm, bütün, hepsi
      • cried : ağladı
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir grubun tamamının üzüntü veya duygusallıkla ağladığını belirtir.
      Hepimiz onu yaparız.

      ✨ special word message

      Hepimiz onu yaparız.

      We all do it.

      Words in the English sentence

      • all : tüm, bütün, hepsi
      • do : yapmak
      • it : o, onu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir davranışın genel veya insani bir durum olduğunu vurgular.
      Hepimiz ayağa kalktık. / Hepimiz ayakta durduk.

      ✨ special word message

      Hepimiz ayağa kalktık. / Hepimiz ayakta durduk.

      We all stood.

      Words in the English sentence

      • all : tüm, bütün, hepsi
      • stood : durdu
      • we : biz

      Explanation

      • - Grubun birlikte gerçekleştirdiği fiziksel bir eylemi belirtir.
      Özür dileriz.

      ✨ special word message

      Özür dileriz.

      We apologize.

      Words in the English sentence

      • apologize : özür dilemek
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir grup adına yapılan resmi veya gayri resmi hata kabulü.
      Mutluyuz.

      ✨ special word message

      Mutluyuz.

      We are happy.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • happy : mutlu
      • we : biz

      Explanation

      • - Grubun mevcut memnuniyet durumunu ifade eder.
      Biz insanız.

      ✨ special word message

      Biz insanız.

      We are human.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • human : insan
      • we : biz

      Explanation

      • - Hata yapmanın veya belirli duyguların insani bir özellik olduğunu hatırlatır.
      Hazırız.

      ✨ special word message

      Hazırız.

      We are ready.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • ready : hazır
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir eyleme başlamak için tüm hazırlıkların tamamlandığını bildirir.
      Biz kadınız.

      ✨ special word message

      Biz kadınız.

      We are women.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • we : biz
      • women : kadınlar

      Explanation

      • - Grubun cinsiyet kimliğini belirten ifade.
      Biz genciz.

      ✨ special word message

      Biz genciz.

      We are young.

      Words in the English sentence

      • are : dır/dir (olmak fiili)
      • we : biz
      • young : genç

      Explanation

      • - Grubun yaş grubunu veya hayata bakış açısını ifade eder.
      Onları yendik.

      ✨ special word message

      Onları yendik.

      We beat them.

      Words in the English sentence

      • beat : vurmak, yenmek, ritim
      • them : onları, onlara
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir yarışmada veya mücadelede galip gelindiğini bildirir.
      Gitsek iyi olur.

      ✨ special word message

      Gitsek iyi olur.

      We better go.

      Words in the English sentence

      • better : daha iyi
      • go : gitmek
      • we : biz

      Explanation

      • - Ayrılma vaktinin geldiğine dair güçlü bir tavsiye veya gereklilik.
      İkimiz de şarkı söyleriz.

      ✨ special word message

      İkimiz de şarkı söyleriz.

      We both sing.

      Words in the English sentence

      • both : her ikisi, ikisi de
      • sing : şarkı söylemek
      • we : biz

      Explanation

      • - İki kişinin ortak bir yeteneğini veya hobisini belirtir.
      İkimiz de yüzeriz.

      ✨ special word message

      İkimiz de yüzeriz.

      We both swim.

      Words in the English sentence

      • both : her ikisi, ikisi de
      • swim : yüzmek
      • we : biz

      Explanation

      • - İki kişinin ortak bir fiziksel aktivitesini belirtir.
      Ekmek alırız. / Ekmek satın alırız.

      ✨ special word message

      Ekmek alırız. / Ekmek satın alırız.

      We buy bread.

      Words in the English sentence

      • bread : ekmek
      • buy : satın almak
      • we : biz

      Explanation

      • - Düzenli olarak yapılan bir alışveriş alışkanlığını belirtir.
      Başlayabiliriz.

      ✨ special word message

      Başlayabiliriz.

      We can begin.

      Words in the English sentence

      • begin : başlamak
      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir işe başlamak için iznin veya şartların uygun olduğunu ifade eder.
      Kontrol edebiliriz.

      ✨ special word message

      Kontrol edebiliriz.

      We can check.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • check : kontrol etmek, çek
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir durumu inceleme veya teyit etme imkanının olduğunu belirtir.
      Onu yapabiliriz.

      ✨ special word message

      Onu yapabiliriz.

      We can do it.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • do : yapmak
      • it : o, onu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir görevi başarma yeteneğine veya kararlılığına sahip olunduğunu gösterir.
      Ayrılabiliriz. / Gidebiliriz.

      ✨ special word message

      Ayrılabiliriz. / Gidebiliriz.

      We can leave.

      Words in the English sentence

      • can : yapabilmek, teneke kutu
      • leave : ayrılmak, terk etmek
      • we : biz

      Explanation

      • - Gitmek için bir engel kalmadığını veya gitme seçeneğinin mevcut olduğunu belirtir.
      Dava açamayız.

      ✨ special word message

      Dava açamayız.

      We can't sue.

      Words in the English sentence

      • sue : dava açmak
      • we : biz

      Explanation

      • - Yasal bir işlem başlatmanın mümkün olmadığını ifade eder.
      Kazanamayız.

      ✨ special word message

      Kazanamayız.

      We can't win.

      Words in the English sentence

      • we : biz
      • win : kazanmak

      Explanation

      • - Bir mücadelenin kaybedileceğine dair inancı veya gerçeği belirtir.
      Ölebiliriz.

      ✨ special word message

      Ölebiliriz.

      We could die.

      Words in the English sentence

      • could : yapabilirdi, -ebilirdi
      • die : ölmek, zar
      • we : biz

      Explanation

      • - Hayati bir riskin veya tehlikenin varlığını ifade eder.
      Deneyebiliriz.

      ✨ special word message

      Deneyebiliriz.

      We could try.

      Words in the English sentence

      • could : yapabilirdi, -ebilirdi
      • try : denemek, çabalamak
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir şeyi yapmaya çalışma ihtimalini veya önerisini sunar.
      Onu reddettik. / Onu inkar ettik.

      ✨ special word message

      Onu reddettik. / Onu inkar ettik.

      We denied it.

      Words in the English sentence

      • denied : reddedildi, inkar edildi
      • it : o, onu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir suçlamayı veya teklifi kabul etmediklerini bildirir.
      Harika iş çıkardık.

      ✨ special word message

      Harika iş çıkardık.

      We did great.

      Words in the English sentence

      • did : yaptı
      • great : harika, büyük
      • we : biz

      Explanation

      • - Yapılan bir işte çok başarılı olunduğunu vurgular.
      Yalan söylemeyiz.

      ✨ special word message

      Yalan söylemeyiz.

      We don't lie.

      Words in the English sentence

      • lie : yalan, uzanmak
      • we : biz

      Explanation

      • - Grubun dürüstlük ilkesini veya genel davranışını belirtir.
      Onu hak ettik. / Onu kazandık.

      ✨ special word message

      Onu hak ettik. / Onu kazandık.

      We earned it.

      Words in the English sentence

      • earned : kazandı
      • it : o, onu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir başarının veya kazancın çaba sonucunda elde edildiğini belirtir.
      Ekmek yeriz.

      ✨ special word message

      Ekmek yeriz.

      We eat bread.

      Words in the English sentence

      • bread : ekmek
      • eat : yemek, yemek yemek
      • we : biz

      Explanation

      • - Genel bir beslenme alışkanlığını ifade eder.
      Erken yeriz.

      ✨ special word message

      Erken yeriz.

      We eat early.

      Words in the English sentence

      • early : erken
      • eat : yemek, yemek yemek
      • we : biz

      Explanation

      • - Yemek yeme zamanına dair bir alışkanlığı belirtir.
      Güvende hissediyoruz.

      ✨ special word message

      Güvende hissediyoruz.

      We feel safe.

      Words in the English sentence

      • feel : hissetmek, duymak
      • safe : güvenli, kasa
      • we : biz

      Explanation

      • - Grubun mevcut huzur ve emniyet durumunu ifade eder.
      İyi hissettik.

      ✨ special word message

      İyi hissettik.

      We felt good.

      Words in the English sentence

      • felt : hissetti, keçe
      • good : iyi
      • we : biz

      Explanation

      • - Geçmişte yaşanan bir durumun grupta yarattığı olumlu duyguyu belirtir.
      Onu bulduk.

      ✨ special word message

      Onu bulduk.

      We found him.

      Words in the English sentence

      • found : buldu, kurulmuş
      • him : ona, onu
      • we : biz

      Explanation

      • - Aranan bir erkeğin veya erkek hayvanın bulunduğunu bildirir.
      Bir tane bulduk.

      ✨ special word message

      Bir tane bulduk.

      We found one.

      Words in the English sentence

      • found : buldu, kurulmuş
      • one : bir
      • we : biz

      Explanation

      • - Aranan nesnelerden bir adedinin ele geçirildiğini belirtir.
      Tom'u bulduk.

      ✨ special word message

      Tom'u bulduk.

      We found Tom.

      Words in the English sentence

      • found : buldu, kurulmuş
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Aranan Tom'un yerinin tespit edildiğini veya ona ulaşıldığını bildirir.
      İyi anlaşıyoruz.

      ✨ special word message

      İyi anlaşıyoruz.

      We get on OK.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • ok : tamam
      • on : üzerinde, açık
      • we : biz

      Explanation

      • - Kişiler arasındaki uyumlu ilişkiyi ifade eder.
      Şansımız yaver gitti. / Şanslıydık.

      ✨ special word message

      Şansımız yaver gitti. / Şanslıydık.

      We got lucky.

      Words in the English sentence

      • got : aldı, sahip oldu
      • lucky : şanslı
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir durumun şans eseri olumlu sonuçlandığını belirtir.
      Hazırlandık.

      ✨ special word message

      Hazırlandık.

      We got ready.

      Words in the English sentence

      • got : aldı, sahip oldu
      • ready : hazır
      • we : biz

      Explanation

      • - Hazırlık sürecinin tamamlandığını bildiren geçmiş zaman ifadesi.
      Bir oğlumuz oldu.

      ✨ special word message

      Bir oğlumuz oldu.

      We had a son.

      Words in the English sentence

      • a : bir
      • had : vardı, sahipti
      • son : oğul, erkek evlat
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkek çocuğun dünyaya geldiğini belirten ailevi ifade.
      Öğle yemeği yedik.

      ✨ special word message

      Öğle yemeği yedik.

      We had lunch.

      Words in the English sentence

      • had : vardı, sahipti
      • lunch : öğle yemeği
      • we : biz

      Explanation

      • - Geçmişte tamamlanmış bir yemek eylemini bildirir.
      Onlardan nefret ediyoruz.

      ✨ special word message

      Onlardan nefret ediyoruz.

      We hate them.

      Words in the English sentence

      • hate : nefret etmek, nefret
      • them : onları, onlara
      • we : biz

      Explanation

      • - Belirli bir gruba karşı duyulan güçlü olumsuz duyguyu ifade eder.
      Kedilerimiz var.

      ✨ special word message

      Kedilerimiz var.

      We have cats.

      Words in the English sentence

      • cats : kediler
      • have : sahip olmak, var
      • we : biz

      Explanation

      • - Kedi sahibi olunduğunu belirten ifade.
      Yumurtamız var.

      ✨ special word message

      Yumurtamız var.

      We have eggs.

      Words in the English sentence

      • eggs : yumurtalar
      • have : sahip olmak, var
      • we : biz

      Explanation

      • - Mevcut gıda stokunda yumurta olduğunu belirtir.
      Yiyeceğimiz var.

      ✨ special word message

      Yiyeceğimiz var.

      We have food.

      Words in the English sentence

      • food : yemek, gıda
      • have : sahip olmak, var
      • we : biz

      Explanation

      • - Aç kalma riskinin olmadığını veya gıda bulunduğunu belirtir.
      Umudumuz var.

      ✨ special word message

      Umudumuz var.

      We have hope.

      Words in the English sentence

      • have : sahip olmak, var
      • hope : umut etmek, umut
      • we : biz

      Explanation

      • - Olumlu bir beklenti içinde olunduğunu ifade eder.
      Okuduk.

      ✨ special word message

      Okuduk.

      We have read.

      Words in the English sentence

      • have : sahip olmak, var
      • read : okumak, okudu
      • we : biz

      Explanation

      • - Belirli bir metnin veya kitabın okunduğunu bildiren tamamlanmış eylem.
      Yerimiz var.

      ✨ special word message

      Yerimiz var.

      We have room.

      Words in the English sentence

      • have : sahip olmak, var
      • room : oda, yer
      • we : biz

      Explanation

      • - Hem fiziksel alanın hem de imkanın olduğunu belirtebilir.
      Bizde biraz var.

      ✨ special word message

      Bizde biraz var.

      We have some.

      Words in the English sentence

      • have : sahip olmak, var
      • some : biraz, bazı
      • we : biz

      Explanation

      • - Bahsi geçen şeyden bir miktar bulunduğunu ifade eder.
      Vaktimiz var.

      ✨ special word message

      Vaktimiz var.

      We have time.

      Words in the English sentence

      • have : sahip olmak, var
      • time : zaman, vakit
      • we : biz

      Explanation

      • - Acele etmeye gerek olmadığını, zamanın yeterli olduğunu belirtir.
      Şarabımız var.

      ✨ special word message

      Şarabımız var.

      We have wine.

      Words in the English sentence

      • have : sahip olmak, var
      • we : biz
      • wine : şarap

      Explanation

      • - Mevcut içecek stoğunda şarap olduğunu belirtir.
      Onu duyduk. (Kadın için)

      ✨ special word message

      Onu duyduk. (Kadın için)

      We heard her.

      Words in the English sentence

      • heard : duydu, duyulmuş
      • her : ona, onu, onun
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir kadının sesinin veya söylediklerinin işitildiğini bildirir.
      Onu duyduk. (Erkek için)

      ✨ special word message

      Onu duyduk. (Erkek için)

      We heard him.

      Words in the English sentence

      • heard : duydu, duyulmuş
      • him : ona, onu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkeğin sesinin veya söylediklerinin işitildiğini bildirir.
      Tom'u duyduk.

      ✨ special word message

      Tom'u duyduk.

      We heard Tom.

      Words in the English sentence

      • heard : duydu, duyulmuş
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Tom'un sesinin işitildiğini veya ne dediğinin anlaşıldığını belirtir.
      Seni duyduk. / Sizi duyduk.

      ✨ special word message

      Seni duyduk. / Sizi duyduk.

      We heard you.

      Words in the English sentence

      • heard : duydu, duyulmuş
      • we : biz
      • you : sen, siz

      Explanation

      • - Karşıdaki kişinin sesinin gruptakiler tarafından işitildiğini bildirir.
      Onlara yardım ederiz.

      ✨ special word message

      Onlara yardım ederiz.

      We help them.

      Words in the English sentence

      • help : yardım etmek, yardım
      • them : onları, onlara
      • we : biz

      Explanation

      • - Düzenli olarak veya genel olarak yapılan bir yardım eylemini belirtir.
      Onu işe aldık. (Kadın için)

      ✨ special word message

      Onu işe aldık. (Kadın için)

      We hired her.

      Words in the English sentence

      • her : ona, onu, onun
      • hired : işe alınmış, kiralık
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir kadının istihdam edildiğini bildiren ifade.
      Onu işe aldık. (Erkek için)

      ✨ special word message

      Onu işe aldık. (Erkek için)

      We hired him.

      Words in the English sentence

      • him : ona, onu
      • hired : işe alınmış, kiralık
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir erkeğin istihdam edildiğini bildiren ifade.
      Tom'u işe aldık.

      ✨ special word message

      Tom'u işe aldık.

      We hired Tom.

      Words in the English sentence

      • hired : işe alınmış, kiralık
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Tom'un kadroya dahil edildiğini belirten iş dünyası cümlesi.
      Onları incittik. / Onlara zarar verdik.

      ✨ special word message

      Onları incittik. / Onlara zarar verdik.

      We hurt them.

      Words in the English sentence

      • hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
      • them : onları, onlara
      • we : biz

      Explanation

      • - Geçmişte başkalarına verilen zararı veya üzüntüyü ifade eder.
      Henüz ayrıldık. / Yeni çıktık.

      ✨ special word message

      Henüz ayrıldık. / Yeni çıktık.

      We just left.

      Words in the English sentence

      • just : sadece, henüz
      • left : sol, ayrıldı
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir yerden çok kısa bir süre önce ayrılındığını bildirir.
      Bunu biliyorduk.

      ✨ special word message

      Bunu biliyorduk.

      We knew that.

      Words in the English sentence

      • knew : biliyordu
      • that : o, şu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir bilginin zaten grup tarafından malum olduğunu belirtir.
      Bunu biliyorduk. (Daha güncel veya yakın bir durum için)

      ✨ special word message

      Bunu biliyorduk. (Daha güncel veya yakın bir durum için)

      We knew this.

      Words in the English sentence

      • knew : biliyordu
      • this : bu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir durumun zaten farkında olunduğunu ifade eder.
      Silahlardan anlarız. / Silahları biliriz.

      ✨ special word message

      Silahlardan anlarız. / Silahları biliriz.

      We know guns.

      Words in the English sentence

      • guns : silahlar
      • know : bilmek, tanımak
      • we : biz

      Explanation

      • - Grubun silahlar konusundaki uzmanlığını veya aşinalığını belirtir.
      Mary'yi tanıyoruz.

      ✨ special word message

      Mary'yi tanıyoruz.

      We know Mary.

      Words in the English sentence

      • know : bilmek, tanımak
      • mary : Mary (Özel isim)
      • we : biz

      Explanation

      • - Mary ile tanışıklık olduğunu ifade eder.
      Onu biliyoruz.

      ✨ special word message

      Onu biliyoruz.

      We know that.

      Words in the English sentence

      • know : bilmek, tanımak
      • that : o, şu
      • we : biz

      Explanation

      • - Mevcut bir bilginin farkında olunduğunu belirtir.
      Onları tanıyoruz.

      ✨ special word message

      Onları tanıyoruz.

      We know them.

      Words in the English sentence

      • know : bilmek, tanımak
      • them : onları, onlara
      • we : biz

      Explanation

      • - Belirli bir grup insanla tanışıklık durumunu belirtir.
      Bunu biliyoruz.

      ✨ special word message

      Bunu biliyoruz.

      We know this.

      Words in the English sentence

      • know : bilmek, tanımak
      • this : bu
      • we : biz

      Explanation

      • - Mevcut bir durumun veya gerçeğin bilincinde olunduğunu ifade eder.
      Tekrar hoş geldin.

      ✨ special word message

      Tekrar hoş geldin.

      Welcome back.

      Words in the English sentence

      • back : geri, arka, sırt
      • welcome : hoş geldiniz, rica ederim

      Explanation

      • - Bir süredir uzak olan birine geri döndüğünde söylenen selamlama.
      Eve hoş geldin.

      ✨ special word message

      Eve hoş geldin.

      Welcome home.

      Words in the English sentence

      • home : ev, yuva
      • welcome : hoş geldiniz, rica ederim

      Explanation

      • - Birine evine ulaştığında söylenen sıcak karşılama ifadesi.
      Bunu bıraktık.

      ✨ special word message

      Bunu bıraktık.

      We left this.

      Words in the English sentence

      • left : sol, ayrıldı
      • this : bu
      • we : biz

      Explanation

      • - Bir nesnenin veya durumun geride bırakıldığını belirtir.
      Kedileri severiz.

      ✨ special word message

      Kedileri severiz.

      We like cats.

      Words in the English sentence

      • cats : kediler
      • like : beğenmek, sevmek, gibi
      • we : biz

      Explanation

      • - Grubun kedilere olan ilgisini veya sevgisini belirtir.
      Tom'u sevdik. / Tom'dan hoşlandık.

      ✨ special word message

      Tom'u sevdik. / Tom'dan hoşlandık.

      We liked Tom.

      Words in the English sentence

      • liked : beğendi, sevdi
      • tom : Tom
      • we : biz

      Explanation

      • - Tom hakkında geçmişte edinilen olumlu izlenimi ifade eder.
      Caz severiz.

      ✨ special word message

      Caz severiz.

      We like jazz.

      Words in the English sentence

      • jazz : caz
      • like : beğenmek, sevmek, gibi
      • we : biz

      Explanation

      • - Grubun müzik tercihini belirtir.
      Mary'yi severiz.

      ✨ special word message

      Mary'yi severiz.

      We like Mary.

      Words in the English sentence

      • like : beğenmek, sevmek, gibi
      • mary : Mary (Özel isim)
      • we : biz

      Explanation

      • - Mary hakkındaki ortak olumlu düşünceyi ifade eder.
      Kar severiz.

      ✨ special word message

      Kar severiz.

      We like snow.

      Words in the English sentence

      • like : beğenmek, sevmek, gibi
      • snow : kar, kar yağmak
      • we : biz

      Explanation

      • - Kar yağışına duyulan ilgiyi veya sevgiyi belirtir.
      Burada yaşıyoruz.

      ✨ special word message

      Burada yaşıyoruz.

      We live here.

      Words in the English sentence

      • here : burada, buraya
      • live : yaşamak, canlı
      • we : biz

      Explanation

      • - İkamet edilen konumu belirten ifade.
      Saldıracağız.

      ✨ special word message

      Saldıracağız.

      We'll attack.

      Words in the English sentence

      • attack : saldırı, saldırmak

      Explanation

      • - Gelecekte bir saldırı yapılacağına dair plan veya karar.
      Katılacağız.

      ✨ special word message

      Katılacağız.

      We'll attend.

      Words in the English sentence

      • attend : katılmak

      Explanation

      • - Bir toplantıya veya etkinliğe iştirak edileceğini bildirir.
      Karar vereceğiz.

      ✨ special word message

      Karar vereceğiz.

      We'll decide.

      Words in the English sentence

      • decide : karar vermek

      Explanation

      • - Karar verme sürecinin gelecekte gerçekleşeceğini belirtir.
      Onu tamir edeceğiz. / Onu düzelteceğiz.

      ✨ special word message

      Onu tamir edeceğiz. / Onu düzelteceğiz.

      We'll fix it.

      Words in the English sentence

      • fix : tamir etmek, düzeltmek
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bozulan bir şeyi onarma veya sorunu çözme sözü.
      Takip edeceğiz.

      ✨ special word message

      Takip edeceğiz.

      We'll follow.

      Words in the English sentence

      • follow : takip etmek, izlemek

      Explanation

      • - Birini veya bir şeyi izleme kararlılığını ifade eder.
      Onu alacağız. / Onu yakalayacağız.

      ✨ special word message

      Onu alacağız. / Onu yakalayacağız.

      We'll get it.

      Words in the English sentence

      • get : almak, elde etmek, binmek
      • it : o, onu

      Explanation

      • - Bir şeyi elde etme veya bir durumu anlama niyetini belirtir.
      Dışarı çıkacağız.

      ✨ special word message

      Dışarı çıkacağız.

      We'll go out.

      Words in the English sentence

      • go : gitmek
      • out : dışarı, dışarıda

      Explanation

      • - Gelecekte yapılacak bir dışarı çıkma planını belirtir.
      Şey, yalan söyledim.

      ✨ special word message

      Şey, yalan söyledim.

      Well, I lied.

      Words in the English sentence

      • i : ben
      • lied : yalan söyledi

      Explanation

      • - Yapılan bir itirafı veya önceki bir yanlış beyanı düzeltmeyi belirtir.
      Geri döneceğiz.

      ✨ special word message

      Geri döneceğiz.

      We'll return.

      Words in the English sentence

      • return : dönmek, geri dönmek

      Explanation

      • - Ayrılınan yere tekrar gelineceğine dair söz.
      Çığlık atacağız.

      ✨ special word message

      Çığlık atacağız.

      We'll scream.

      Words in the English sentence

      • scream : çığlık atmak, çığlık

      Explanation

      • - Belirli bir durumda çığlık atma eyleminin gerçekleşeceğini belirtir.
      Onu deneyeceğiz.

      ✨ special word message

      Onu deneyeceğiz.

      We'll try it.

      Words in the English sentence

      • it : o, onu
      • try : denemek, çabalamak

      Explanation

      • - Bir şeyi test etme veya yapmaya çalışma niyetini ifade eder.
      Yukarı baktık.

      ✨ special word message

      Yukarı baktık.

      We looked up.

      Words in the English sentence

      • looked : baktı, göründü
      • up : yukarı
      • we : biz

      Explanation

      • - Gökyüzüne veya yukarıdaki bir noktaya bakma eylemini bildirir.
      Umudumuzu yitirdik.

      ✨ special word message

      Umudumuzu yitirdik.

      We lost hope.

      Words in the English sentence

      • hope : umut etmek, umut
      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • we : biz

      Explanation

      • - Çaresizlik durumunu ve beklentilerin tükendiğini ifade eder.
      Mary'yi kaybettik.

      ✨ special word message

      Mary'yi kaybettik.

      We lost Mary.

      Words in the English sentence

      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • mary : Mary (Özel isim)
      • we : biz

      Explanation

      • - Mary'nin öldüğünü veya bir şekilde gruptan ayrıldığını belirtebilir.
      Onları kaybettik.

      ✨ special word message

      Onları kaybettik.

      We lost them.

      Words in the English sentence

      • lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
      • them : onları, onlara
      • we : biz

      Explanation

      • - Birilerini izini kaybettiklerini veya bir mücadeleyi onlara karşı kaybettiklerini belirtebilir.