Arabayı yıka.
✨ special word message
Arabayı yıka.
Wash the car.
Words in the English sentence
- car : araba
- the : (belirli nesneyi işaret eder)
- wash : yıkamak
Explanation
- - Birine arabayı temizlemesi için verilen bir emir veya talimat.
Komik miydi?
✨ special word message
Komik miydi?
Was it funny?
Words in the English sentence
- funny : komik
- it : o, onu
- was : idi, oldu
Explanation
- - Geçmişte yaşanan bir durumun veya izlenen bir şeyin eğlenceli olup olmadığını sorar.
Korkutucu muydu?
✨ special word message
Korkutucu muydu?
Was it scary?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- scary : korkutucu
- was : idi, oldu
Explanation
- - Bir olayın veya nesnenin korku verip vermediğini anlamaya yönelik soru.
O görüldü mü?
✨ special word message
O görüldü mü?
Was she seen?
Words in the English sentence
- seen : görülmüş
- she : o (kadın)
- was : idi, oldu
Explanation
- - Üçüncü bir şahsın (kadın) birileri tarafından fark edilip edilmediğini soran edilgen yapı.
O Tom muydu?
✨ special word message
O Tom muydu?
Was that Tom?
Words in the English sentence
- that : o, şu
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Uzaktaki veya geçmişteki bir kişinin Tom olup olmadığını teyit etmek için kullanılır.
Tom meşgul müydü?
✨ special word message
Tom meşgul müydü?
Was Tom busy?
Words in the English sentence
- busy : meşgul
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un geçmiş bir zamandaki uygunluk durumunu sorgular.
Tom burada mıydı?
✨ special word message
Tom burada mıydı?
Was Tom here?
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un daha önce bulunulan konumda olup olmadığını sorar.
Tom incinmiş miydi? / Tom yaralanmış mıydı?
✨ special word message
Tom incinmiş miydi? / Tom yaralanmış mıydı?
Was Tom hurt?
Words in the English sentence
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un fiziksel veya duygusal bir zarar görüp görmediğini sorar.
Tom kayıp mıydı? / Tom'un yolu mu karışmıştı?
✨ special word message
Tom kayıp mıydı? / Tom'un yolu mu karışmıştı?
Was Tom lost?
Words in the English sentence
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- tom : Tom
- was : idi, oldu
Explanation
- - Tom'un nerede olduğunu bilmediği bir durumda olup olmadığını sorar.
Şimdi beni izle.
✨ special word message
Şimdi beni izle.
Watch me now.
Words in the English sentence
- me : beni, bana
- now : şimdi
- watch : izlemek, kol saati
Explanation
- - Bir eyleme başlamadan önce dikkati kendi üzerine çekmek için kullanılır.
Su ıslaktır.
✨ special word message
Su ıslaktır.
Water is wet.
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- water : su, sulamak
- wet : ıslak
Explanation
- - Tartışılmaz, bariz bir gerçeği ifade eder.
Hepimiz ağladık.
✨ special word message
Hepimiz ağladık.
We all cried.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- cried : ağladı
- we : biz
Explanation
- - Bir grubun tamamının üzüntü veya duygusallıkla ağladığını belirtir.
Hepimiz onu yaparız.
✨ special word message
Hepimiz onu yaparız.
We all do it.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- do : yapmak
- it : o, onu
- we : biz
Explanation
- - Bir davranışın genel veya insani bir durum olduğunu vurgular.
Hepimiz ayağa kalktık. / Hepimiz ayakta durduk.
✨ special word message
Hepimiz ayağa kalktık. / Hepimiz ayakta durduk.
We all stood.
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- stood : durdu
- we : biz
Explanation
- - Grubun birlikte gerçekleştirdiği fiziksel bir eylemi belirtir.
Özür dileriz.
✨ special word message
Özür dileriz.
We apologize.
Words in the English sentence
- apologize : özür dilemek
- we : biz
Explanation
- - Bir grup adına yapılan resmi veya gayri resmi hata kabulü.
Mutluyuz.
✨ special word message
Mutluyuz.
We are happy.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- happy : mutlu
- we : biz
Explanation
- - Grubun mevcut memnuniyet durumunu ifade eder.
Biz insanız.
✨ special word message
Biz insanız.
We are human.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- human : insan
- we : biz
Explanation
- - Hata yapmanın veya belirli duyguların insani bir özellik olduğunu hatırlatır.
Hazırız.
✨ special word message
Hazırız.
We are ready.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- ready : hazır
- we : biz
Explanation
- - Bir eyleme başlamak için tüm hazırlıkların tamamlandığını bildirir.
Biz kadınız.
✨ special word message
Biz kadınız.
We are women.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- we : biz
- women : kadınlar
Explanation
- - Grubun cinsiyet kimliğini belirten ifade.
Biz genciz.
✨ special word message
Biz genciz.
We are young.
Words in the English sentence
- are : dır/dir (olmak fiili)
- we : biz
- young : genç
Explanation
- - Grubun yaş grubunu veya hayata bakış açısını ifade eder.
Onları yendik.
✨ special word message
Onları yendik.
We beat them.
Words in the English sentence
- beat : vurmak, yenmek, ritim
- them : onları, onlara
- we : biz
Explanation
- - Bir yarışmada veya mücadelede galip gelindiğini bildirir.
Gitsek iyi olur.
✨ special word message
Gitsek iyi olur.
We better go.
Words in the English sentence
- better : daha iyi
- go : gitmek
- we : biz
Explanation
- - Ayrılma vaktinin geldiğine dair güçlü bir tavsiye veya gereklilik.
İkimiz de şarkı söyleriz.
✨ special word message
İkimiz de şarkı söyleriz.
We both sing.
Words in the English sentence
- both : her ikisi, ikisi de
- sing : şarkı söylemek
- we : biz
Explanation
- - İki kişinin ortak bir yeteneğini veya hobisini belirtir.
İkimiz de yüzeriz.
✨ special word message
İkimiz de yüzeriz.
We both swim.
Words in the English sentence
- both : her ikisi, ikisi de
- swim : yüzmek
- we : biz
Explanation
- - İki kişinin ortak bir fiziksel aktivitesini belirtir.
Ekmek alırız. / Ekmek satın alırız.
✨ special word message
Ekmek alırız. / Ekmek satın alırız.
We buy bread.
Words in the English sentence
- bread : ekmek
- buy : satın almak
- we : biz
Explanation
- - Düzenli olarak yapılan bir alışveriş alışkanlığını belirtir.
Başlayabiliriz.
✨ special word message
Başlayabiliriz.
We can begin.
Words in the English sentence
- begin : başlamak
- can : yapabilmek, teneke kutu
- we : biz
Explanation
- - Bir işe başlamak için iznin veya şartların uygun olduğunu ifade eder.
Kontrol edebiliriz.
✨ special word message
Kontrol edebiliriz.
We can check.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- check : kontrol etmek, çek
- we : biz
Explanation
- - Bir durumu inceleme veya teyit etme imkanının olduğunu belirtir.
Onu yapabiliriz.
✨ special word message
Onu yapabiliriz.
We can do it.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- do : yapmak
- it : o, onu
- we : biz
Explanation
- - Bir görevi başarma yeteneğine veya kararlılığına sahip olunduğunu gösterir.
Ayrılabiliriz. / Gidebiliriz.
✨ special word message
Ayrılabiliriz. / Gidebiliriz.
We can leave.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- leave : ayrılmak, terk etmek
- we : biz
Explanation
- - Gitmek için bir engel kalmadığını veya gitme seçeneğinin mevcut olduğunu belirtir.
Dava açamayız.
✨ special word message
Dava açamayız.
We can't sue.
Words in the English sentence
- sue : dava açmak
- we : biz
Explanation
- - Yasal bir işlem başlatmanın mümkün olmadığını ifade eder.
Kazanamayız.
✨ special word message
Kazanamayız.
We can't win.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir mücadelenin kaybedileceğine dair inancı veya gerçeği belirtir.
Ölebiliriz.
✨ special word message
Ölebiliriz.
We could die.
Words in the English sentence
- could : yapabilirdi, -ebilirdi
- die : ölmek, zar
- we : biz
Explanation
- - Hayati bir riskin veya tehlikenin varlığını ifade eder.
Deneyebiliriz.
✨ special word message
Deneyebiliriz.
We could try.
Words in the English sentence
- could : yapabilirdi, -ebilirdi
- try : denemek, çabalamak
- we : biz
Explanation
- - Bir şeyi yapmaya çalışma ihtimalini veya önerisini sunar.
Onu reddettik. / Onu inkar ettik.
✨ special word message
Onu reddettik. / Onu inkar ettik.
We denied it.
Words in the English sentence
- denied : reddedildi, inkar edildi
- it : o, onu
- we : biz
Explanation
- - Bir suçlamayı veya teklifi kabul etmediklerini bildirir.
Harika iş çıkardık.
✨ special word message
Harika iş çıkardık.
We did great.
Words in the English sentence
- did : yaptı
- great : harika, büyük
- we : biz
Explanation
- - Yapılan bir işte çok başarılı olunduğunu vurgular.
Yalan söylemeyiz.
✨ special word message
Yalan söylemeyiz.
We don't lie.
Words in the English sentence
- lie : yalan, uzanmak
- we : biz
Explanation
- - Grubun dürüstlük ilkesini veya genel davranışını belirtir.
Onu hak ettik. / Onu kazandık.
✨ special word message
Onu hak ettik. / Onu kazandık.
We earned it.
Words in the English sentence
- earned : kazandı
- it : o, onu
- we : biz
Explanation
- - Bir başarının veya kazancın çaba sonucunda elde edildiğini belirtir.
Ekmek yeriz.
✨ special word message
Ekmek yeriz.
We eat bread.
Words in the English sentence
- bread : ekmek
- eat : yemek, yemek yemek
- we : biz
Explanation
- - Genel bir beslenme alışkanlığını ifade eder.
Erken yeriz.
✨ special word message
Erken yeriz.
We eat early.
Words in the English sentence
- early : erken
- eat : yemek, yemek yemek
- we : biz
Explanation
- - Yemek yeme zamanına dair bir alışkanlığı belirtir.
Güvende hissediyoruz.
✨ special word message
Güvende hissediyoruz.
We feel safe.
Words in the English sentence
- feel : hissetmek, duymak
- safe : güvenli, kasa
- we : biz
Explanation
- - Grubun mevcut huzur ve emniyet durumunu ifade eder.
İyi hissettik.
✨ special word message
İyi hissettik.
We felt good.
Words in the English sentence
- felt : hissetti, keçe
- good : iyi
- we : biz
Explanation
- - Geçmişte yaşanan bir durumun grupta yarattığı olumlu duyguyu belirtir.
Onu bulduk.
✨ special word message
Onu bulduk.
We found him.
Words in the English sentence
- found : buldu, kurulmuş
- him : ona, onu
- we : biz
Explanation
- - Aranan bir erkeğin veya erkek hayvanın bulunduğunu bildirir.
Bir tane bulduk.
✨ special word message
Bir tane bulduk.
We found one.
Words in the English sentence
- found : buldu, kurulmuş
- one : bir
- we : biz
Explanation
- - Aranan nesnelerden bir adedinin ele geçirildiğini belirtir.
Tom'u bulduk.
✨ special word message
Tom'u bulduk.
We found Tom.
Words in the English sentence
- found : buldu, kurulmuş
- tom : Tom
- we : biz
Explanation
- - Aranan Tom'un yerinin tespit edildiğini veya ona ulaşıldığını bildirir.
İyi anlaşıyoruz.
✨ special word message
İyi anlaşıyoruz.
We get on OK.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- ok : tamam
- on : üzerinde, açık
- we : biz
Explanation
- - Kişiler arasındaki uyumlu ilişkiyi ifade eder.
Şansımız yaver gitti. / Şanslıydık.
✨ special word message
Şansımız yaver gitti. / Şanslıydık.
We got lucky.
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- lucky : şanslı
- we : biz
Explanation
- - Bir durumun şans eseri olumlu sonuçlandığını belirtir.
Hazırlandık.
✨ special word message
Hazırlandık.
We got ready.
Words in the English sentence
- got : aldı, sahip oldu
- ready : hazır
- we : biz
Explanation
- - Hazırlık sürecinin tamamlandığını bildiren geçmiş zaman ifadesi.
Bir oğlumuz oldu.
✨ special word message
Bir oğlumuz oldu.
We had a son.
Words in the English sentence
- a : bir
- had : vardı, sahipti
- son : oğul, erkek evlat
- we : biz
Explanation
- - Bir erkek çocuğun dünyaya geldiğini belirten ailevi ifade.
Öğle yemeği yedik.
✨ special word message
Öğle yemeği yedik.
We had lunch.
Words in the English sentence
- had : vardı, sahipti
- lunch : öğle yemeği
- we : biz
Explanation
- - Geçmişte tamamlanmış bir yemek eylemini bildirir.
Onlardan nefret ediyoruz.
✨ special word message
Onlardan nefret ediyoruz.
We hate them.
Words in the English sentence
- hate : nefret etmek, nefret
- them : onları, onlara
- we : biz
Explanation
- - Belirli bir gruba karşı duyulan güçlü olumsuz duyguyu ifade eder.
Kedilerimiz var.
✨ special word message
Kedilerimiz var.
We have cats.
Words in the English sentence
- cats : kediler
- have : sahip olmak, var
- we : biz
Explanation
- - Kedi sahibi olunduğunu belirten ifade.
Yumurtamız var.
✨ special word message
Yumurtamız var.
We have eggs.
Words in the English sentence
- eggs : yumurtalar
- have : sahip olmak, var
- we : biz
Explanation
- - Mevcut gıda stokunda yumurta olduğunu belirtir.
Yiyeceğimiz var.
✨ special word message
Yiyeceğimiz var.
We have food.
Words in the English sentence
- food : yemek, gıda
- have : sahip olmak, var
- we : biz
Explanation
- - Aç kalma riskinin olmadığını veya gıda bulunduğunu belirtir.
Umudumuz var.
✨ special word message
Umudumuz var.
We have hope.
Words in the English sentence
- have : sahip olmak, var
- hope : umut etmek, umut
- we : biz
Explanation
- - Olumlu bir beklenti içinde olunduğunu ifade eder.
Okuduk.
✨ special word message
Okuduk.
We have read.
Words in the English sentence
- have : sahip olmak, var
- read : okumak, okudu
- we : biz
Explanation
- - Belirli bir metnin veya kitabın okunduğunu bildiren tamamlanmış eylem.
Yerimiz var.
✨ special word message
Yerimiz var.
We have room.
Words in the English sentence
- have : sahip olmak, var
- room : oda, yer
- we : biz
Explanation
- - Hem fiziksel alanın hem de imkanın olduğunu belirtebilir.
Bizde biraz var.
✨ special word message
Bizde biraz var.
We have some.
Words in the English sentence
- have : sahip olmak, var
- some : biraz, bazı
- we : biz
Explanation
- - Bahsi geçen şeyden bir miktar bulunduğunu ifade eder.
Vaktimiz var.
✨ special word message
Vaktimiz var.
We have time.
Words in the English sentence
- have : sahip olmak, var
- time : zaman, vakit
- we : biz
Explanation
- - Acele etmeye gerek olmadığını, zamanın yeterli olduğunu belirtir.
Şarabımız var.
✨ special word message
Şarabımız var.
We have wine.
Words in the English sentence
- have : sahip olmak, var
- we : biz
- wine : şarap
Explanation
- - Mevcut içecek stoğunda şarap olduğunu belirtir.
Onu duyduk. (Kadın için)
✨ special word message
Onu duyduk. (Kadın için)
We heard her.
Words in the English sentence
- heard : duydu, duyulmuş
- her : ona, onu, onun
- we : biz
Explanation
- - Bir kadının sesinin veya söylediklerinin işitildiğini bildirir.
Onu duyduk. (Erkek için)
✨ special word message
Onu duyduk. (Erkek için)
We heard him.
Words in the English sentence
- heard : duydu, duyulmuş
- him : ona, onu
- we : biz
Explanation
- - Bir erkeğin sesinin veya söylediklerinin işitildiğini bildirir.
Tom'u duyduk.
✨ special word message
Tom'u duyduk.
We heard Tom.
Words in the English sentence
- heard : duydu, duyulmuş
- tom : Tom
- we : biz
Explanation
- - Tom'un sesinin işitildiğini veya ne dediğinin anlaşıldığını belirtir.
Seni duyduk. / Sizi duyduk.
✨ special word message
Seni duyduk. / Sizi duyduk.
We heard you.
Words in the English sentence
- heard : duydu, duyulmuş
- we : biz
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişinin sesinin gruptakiler tarafından işitildiğini bildirir.
Onlara yardım ederiz.
✨ special word message
Onlara yardım ederiz.
We help them.
Words in the English sentence
- help : yardım etmek, yardım
- them : onları, onlara
- we : biz
Explanation
- - Düzenli olarak veya genel olarak yapılan bir yardım eylemini belirtir.
Onu işe aldık. (Kadın için)
✨ special word message
Onu işe aldık. (Kadın için)
We hired her.
Words in the English sentence
- her : ona, onu, onun
- hired : işe alınmış, kiralık
- we : biz
Explanation
- - Bir kadının istihdam edildiğini bildiren ifade.
Onu işe aldık. (Erkek için)
✨ special word message
Onu işe aldık. (Erkek için)
We hired him.
Words in the English sentence
- him : ona, onu
- hired : işe alınmış, kiralık
- we : biz
Explanation
- - Bir erkeğin istihdam edildiğini bildiren ifade.
Tom'u işe aldık.
✨ special word message
Tom'u işe aldık.
We hired Tom.
Words in the English sentence
- hired : işe alınmış, kiralık
- tom : Tom
- we : biz
Explanation
- - Tom'un kadroya dahil edildiğini belirten iş dünyası cümlesi.
Onları incittik. / Onlara zarar verdik.
✨ special word message
Onları incittik. / Onlara zarar verdik.
We hurt them.
Words in the English sentence
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- them : onları, onlara
- we : biz
Explanation
- - Geçmişte başkalarına verilen zararı veya üzüntüyü ifade eder.
Henüz ayrıldık. / Yeni çıktık.
✨ special word message
Henüz ayrıldık. / Yeni çıktık.
We just left.
Words in the English sentence
- just : sadece, henüz
- left : sol, ayrıldı
- we : biz
Explanation
- - Bir yerden çok kısa bir süre önce ayrılındığını bildirir.
Bunu biliyorduk.
✨ special word message
Bunu biliyorduk.
We knew that.
Words in the English sentence
- knew : biliyordu
- that : o, şu
- we : biz
Explanation
- - Bir bilginin zaten grup tarafından malum olduğunu belirtir.
Bunu biliyorduk. (Daha güncel veya yakın bir durum için)
✨ special word message
Bunu biliyorduk. (Daha güncel veya yakın bir durum için)
We knew this.
Words in the English sentence
- knew : biliyordu
- this : bu
- we : biz
Explanation
- - Bir durumun zaten farkında olunduğunu ifade eder.
Silahlardan anlarız. / Silahları biliriz.
✨ special word message
Silahlardan anlarız. / Silahları biliriz.
We know guns.
Words in the English sentence
- guns : silahlar
- know : bilmek, tanımak
- we : biz
Explanation
- - Grubun silahlar konusundaki uzmanlığını veya aşinalığını belirtir.
Mary'yi tanıyoruz.
✨ special word message
Mary'yi tanıyoruz.
We know Mary.
Words in the English sentence
- know : bilmek, tanımak
- mary : Mary (Özel isim)
- we : biz
Explanation
- - Mary ile tanışıklık olduğunu ifade eder.
Onu biliyoruz.
✨ special word message
Onu biliyoruz.
We know that.
Words in the English sentence
- know : bilmek, tanımak
- that : o, şu
- we : biz
Explanation
- - Mevcut bir bilginin farkında olunduğunu belirtir.
Onları tanıyoruz.
✨ special word message
Onları tanıyoruz.
We know them.
Words in the English sentence
- know : bilmek, tanımak
- them : onları, onlara
- we : biz
Explanation
- - Belirli bir grup insanla tanışıklık durumunu belirtir.
Bunu biliyoruz.
✨ special word message
Bunu biliyoruz.
We know this.
Words in the English sentence
- know : bilmek, tanımak
- this : bu
- we : biz
Explanation
- - Mevcut bir durumun veya gerçeğin bilincinde olunduğunu ifade eder.
Tekrar hoş geldin.
✨ special word message
Tekrar hoş geldin.
Welcome back.
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- welcome : hoş geldiniz, rica ederim
Explanation
- - Bir süredir uzak olan birine geri döndüğünde söylenen selamlama.
Eve hoş geldin.
✨ special word message
Eve hoş geldin.
Welcome home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- welcome : hoş geldiniz, rica ederim
Explanation
- - Birine evine ulaştığında söylenen sıcak karşılama ifadesi.
Bunu bıraktık.
✨ special word message
Bunu bıraktık.
We left this.
Words in the English sentence
- left : sol, ayrıldı
- this : bu
- we : biz
Explanation
- - Bir nesnenin veya durumun geride bırakıldığını belirtir.
Kedileri severiz.
✨ special word message
Kedileri severiz.
We like cats.
Words in the English sentence
- cats : kediler
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- we : biz
Explanation
- - Grubun kedilere olan ilgisini veya sevgisini belirtir.
Tom'u sevdik. / Tom'dan hoşlandık.
✨ special word message
Tom'u sevdik. / Tom'dan hoşlandık.
We liked Tom.
Words in the English sentence
- liked : beğendi, sevdi
- tom : Tom
- we : biz
Explanation
- - Tom hakkında geçmişte edinilen olumlu izlenimi ifade eder.
Caz severiz.
✨ special word message
Caz severiz.
We like jazz.
Words in the English sentence
- jazz : caz
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- we : biz
Explanation
- - Grubun müzik tercihini belirtir.
Mary'yi severiz.
✨ special word message
Mary'yi severiz.
We like Mary.
Words in the English sentence
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- mary : Mary (Özel isim)
- we : biz
Explanation
- - Mary hakkındaki ortak olumlu düşünceyi ifade eder.
Kar severiz.
✨ special word message
Kar severiz.
We like snow.
Words in the English sentence
- like : beğenmek, sevmek, gibi
- snow : kar, kar yağmak
- we : biz
Explanation
- - Kar yağışına duyulan ilgiyi veya sevgiyi belirtir.
Burada yaşıyoruz.
✨ special word message
Burada yaşıyoruz.
We live here.
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- live : yaşamak, canlı
- we : biz
Explanation
- - İkamet edilen konumu belirten ifade.
Saldıracağız.
✨ special word message
Saldıracağız.
We'll attack.
Words in the English sentence
- attack : saldırı, saldırmak
Explanation
- - Gelecekte bir saldırı yapılacağına dair plan veya karar.
Katılacağız.
✨ special word message
Katılacağız.
We'll attend.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir toplantıya veya etkinliğe iştirak edileceğini bildirir.
Karar vereceğiz.
✨ special word message
Karar vereceğiz.
We'll decide.
Words in the English sentence
Explanation
- - Karar verme sürecinin gelecekte gerçekleşeceğini belirtir.
Onu tamir edeceğiz. / Onu düzelteceğiz.
✨ special word message
Onu tamir edeceğiz. / Onu düzelteceğiz.
We'll fix it.
Words in the English sentence
- fix : tamir etmek, düzeltmek
- it : o, onu
Explanation
- - Bozulan bir şeyi onarma veya sorunu çözme sözü.
Takip edeceğiz.
✨ special word message
Takip edeceğiz.
We'll follow.
Words in the English sentence
- follow : takip etmek, izlemek
Explanation
- - Birini veya bir şeyi izleme kararlılığını ifade eder.
Onu alacağız. / Onu yakalayacağız.
✨ special word message
Onu alacağız. / Onu yakalayacağız.
We'll get it.
Words in the English sentence
- get : almak, elde etmek, binmek
- it : o, onu
Explanation
- - Bir şeyi elde etme veya bir durumu anlama niyetini belirtir.
Dışarı çıkacağız.
✨ special word message
Dışarı çıkacağız.
We'll go out.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- out : dışarı, dışarıda
Explanation
- - Gelecekte yapılacak bir dışarı çıkma planını belirtir.
Şey, yalan söyledim.
✨ special word message
Şey, yalan söyledim.
Well, I lied.
Words in the English sentence
- i : ben
- lied : yalan söyledi
Explanation
- - Yapılan bir itirafı veya önceki bir yanlış beyanı düzeltmeyi belirtir.
Geri döneceğiz.
✨ special word message
Geri döneceğiz.
We'll return.
Words in the English sentence
- return : dönmek, geri dönmek
Explanation
- - Ayrılınan yere tekrar gelineceğine dair söz.
Çığlık atacağız.
✨ special word message
Çığlık atacağız.
We'll scream.
Words in the English sentence
- scream : çığlık atmak, çığlık
Explanation
- - Belirli bir durumda çığlık atma eyleminin gerçekleşeceğini belirtir.
Onu deneyeceğiz.
✨ special word message
Onu deneyeceğiz.
We'll try it.
Words in the English sentence
- it : o, onu
- try : denemek, çabalamak
Explanation
- - Bir şeyi test etme veya yapmaya çalışma niyetini ifade eder.
Yukarı baktık.
✨ special word message
Yukarı baktık.
We looked up.
Words in the English sentence
- looked : baktı, göründü
- up : yukarı
- we : biz
Explanation
- - Gökyüzüne veya yukarıdaki bir noktaya bakma eylemini bildirir.
Umudumuzu yitirdik.
✨ special word message
Umudumuzu yitirdik.
We lost hope.
Words in the English sentence
- hope : umut etmek, umut
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- we : biz
Explanation
- - Çaresizlik durumunu ve beklentilerin tükendiğini ifade eder.
Mary'yi kaybettik.
✨ special word message
Mary'yi kaybettik.
We lost Mary.
Words in the English sentence
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- mary : Mary (Özel isim)
- we : biz
Explanation
- - Mary'nin öldüğünü veya bir şekilde gruptan ayrıldığını belirtebilir.
Onları kaybettik.
✨ special word message
Onları kaybettik.
We lost them.
Words in the English sentence
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- them : onları, onlara
- we : biz
Explanation
- - Birilerini izini kaybettiklerini veya bir mücadeleyi onlara karşı kaybettiklerini belirtebilir.