Biraz ihtiyacım var.
✨ special word message
Biraz ihtiyacım var.
I need some.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- some : biraz, bazı
Explanation
- - Miktarı belirsiz bir şeye duyulan gereksinimi ifade eder.
Ona ihtiyacım var.
✨ special word message
Ona ihtiyacım var.
I need that.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- that : o, şu
Explanation
- - Uzaktaki veya daha önce bahsedilen bir nesneye olan gereksinimi belirtir.
Onlara ihtiyacım var.
✨ special word message
Onlara ihtiyacım var.
I need them.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- them : onları, onlara
Explanation
- - Çoğul nesnelere veya kişilere duyulan gereksinimi bildirir.
Buna ihtiyacım var.
✨ special word message
Buna ihtiyacım var.
I need this.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- this : bu
Explanation
- - Yakındaki veya o anki bir nesneye/duruma duyulan gereksinimi ifade eder.
Zamana ihtiyacım var.
✨ special word message
Zamana ihtiyacım var.
I need time.
Words in the English sentence
- i : ben
- need : ihtiyaç duymak, gereksinim
- time : zaman, vakit
Explanation
- - Bir işi bitirmek veya düşünmek için süre gerektiğini belirtir.
Asla bahis oynamam.
✨ special word message
Asla bahis oynamam.
I never bet.
Words in the English sentence
- bet : bahis, iddiaya girmek
- i : ben
- never : asla, hiçbir zaman
Explanation
- - Kumar veya iddiaya girme alışkanlığının olmadığını belirtir.
Asla ağlamam.
✨ special word message
Asla ağlamam.
I never cry.
Words in the English sentence
- cry : ağlamak, haykırış
- i : ben
- never : asla, hiçbir zaman
Explanation
- - Kişisel bir duruşu veya duygusal dayanıklılığı ifade eder.
Asla yalan söylemem.
✨ special word message
Asla yalan söylemem.
I never lie.
Words in the English sentence
- i : ben
- lie : yalan, uzanmak
- never : asla, hiçbir zaman
Explanation
- - Kişinin dürüstlük ilkesini vurgulayan cümle.
Hiç kazanamam. / Asla kazanamıyorum.
✨ special word message
Hiç kazanamam. / Asla kazanamıyorum.
I never win.
Words in the English sentence
- i : ben
- never : asla, hiçbir zaman
- win : kazanmak
Explanation
- - Sürekli bir başarısızlık durumunu veya talihsizliği belirtir.
Tamam anlamında başımı salladım.
✨ special word message
Tamam anlamında başımı salladım.
I nodded OK.
Words in the English sentence
- i : ben
- nodded : başını salladı (onay için)
- ok : tamam
Explanation
- - Sözsüz bir onaylama eylemini tarif eder.
İlginç.
✨ special word message
İlginç.
Interesting.
Words in the English sentence
Explanation
- - Bir durumun merak uyandırıcı veya şaşırtıcı olduğunu belirtir.
Sık sık kayak yaparım.
✨ special word message
Sık sık kayak yaparım.
I often ski.
Words in the English sentence
- i : ben
- often : sık sık
- ski : kayak, kayak yapmak
Explanation
- - Bir hobinin düzenli olarak yapıldığını bildirir.
Bir arabam var. / Bir araba sahibiyim.
✨ special word message
Bir arabam var. / Bir araba sahibiyim.
I own a car.
Words in the English sentence
- a : bir
- car : araba
- i : ben
- own : kendi, sahip olmak
Explanation
- - Mülkiyet belirten temel bir cümle.
Nakit ödedim.
✨ special word message
Nakit ödedim.
I paid cash.
Words in the English sentence
- cash : nakit
- i : ben
- paid : ödenmiş, ödedi
Explanation
- - Ödemenin peşin ve nakit olarak yapıldığını belirtir.
Vergi öderim.
✨ special word message
Vergi öderim.
I pay taxes.
Words in the English sentence
- i : ben
- pay : ödemek, maaş
- taxes : vergiler
Explanation
- - Vatandaşlık sorumluluğu olan vergi ödeme eylemini belirtir.
Dudak okurum.
✨ special word message
Dudak okurum.
I read lips.
Words in the English sentence
- i : ben
- lips : dudaklar
- read : okumak, okudu
Explanation
- - Dudak hareketlerinden konuşulanı anlama yeteneğini ifade eder.
İyileştim. / Kendime geldim.
✨ special word message
İyileştim. / Kendime geldim.
I recovered.
Words in the English sentence
- i : ben
- recovered : iyileşti
Explanation
- - Bir hastalık veya zor bir durum sonrası sağlığına kavuştuğunu bildirir.
Pişmanım.
✨ special word message
Pişmanım.
I regret it.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- regret : pişmanlık, pişman olmak
Explanation
- - Yapılan bir eylemden dolayı duyulan üzüntüyü ifade eder.
Onu mahvettim.
✨ special word message
Onu mahvettim.
I ruined it.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- ruined : mahvolmuş, yıkılmış
Explanation
- - Bir şeyi bozduğunu veya bir durumu berbat ettiğini itiraf eder.
Çok koşarım.
✨ special word message
Çok koşarım.
I run a lot.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- lot : çok, arazi
- run : koşmak, çalıştırmak
Explanation
- - Koşu eyleminin sıklığını veya miktarını belirtir.
Dur dedim.
✨ special word message
Dur dedim.
I said stop.
Words in the English sentence
- i : ben
- said : dedi, söylenen
- stop : durmak, durak
Explanation
- - Daha önce verilmiş olan bir komutu veya uyarıyı hatırlatır.
Onu söyledim. / Onu ben demiştim.
✨ special word message
Onu söyledim. / Onu ben demiştim.
I said that.
Words in the English sentence
- i : ben
- said : dedi, söylenen
- that : o, şu
Explanation
- - Belirli bir sözü kendisinin sarf ettiğini onaylar.
Bir tanesini kurtardım / sakladım.
✨ special word message
Bir tanesini kurtardım / sakladım.
I saved one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- saved : kaydedildi, kurtarıldı
Explanation
- - Bir nesneyi veya kişiyi kurtarma veya muhafaza etme eylemi.
Tom'u kurtardım.
✨ special word message
Tom'u kurtardım.
I saved Tom.
Words in the English sentence
- i : ben
- saved : kaydedildi, kurtarıldı
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'u bir tehlikeden çekip çıkardığını belirtir.
Seni kurtardım.
✨ special word message
Seni kurtardım.
I saved you.
Words in the English sentence
- i : ben
- saved : kaydedildi, kurtarıldı
- you : sen, siz
Explanation
- - Karşıdaki kişiyi bir riskten kurtardığını ifade eder.
Bir köpek gördüm.
✨ special word message
Bir köpek gördüm.
I saw a dog.
Words in the English sentence
- a : bir
- dog : köpek
- i : ben
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
Explanation
- - Geçmişte bir köpekle karşılaştığını bildiren gözlem cümlesi.
Onu hallettim. / Gerekeni yaptım.
✨ special word message
Onu hallettim. / Gerekeni yaptım.
I saw to it.
Words in the English sentence
- i : ben
- it : o, onu
- saw : gördü (see geçmiş hali), testere
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Bir işin yapılmasıyla bizzat ilgilenip tamamladığını belirten deyimsel ifade.
Bir erkek çocuk görüyorum.
✨ special word message
Bir erkek çocuk görüyorum.
I see a boy.
Words in the English sentence
- a : bir
- boy : erkek çocuk
- i : ben
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Şu anki görüş alanında olan birini tanımlar.
Bir köpek görüyorum.
✨ special word message
Bir köpek görüyorum.
I see a dog.
Words in the English sentence
- a : bir
- dog : köpek
- i : ben
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - O anda bir köpek gördüğünü belirtir.
Bir adam görüyorum.
✨ special word message
Bir adam görüyorum.
I see a man.
Words in the English sentence
- a : bir
- i : ben
- man : adam, erkek
- see : görmek, anlamak
Explanation
- - Görüş alanında bir yetişkin erkek olduğunu bildirir.
Duman görüyorum.
✨ special word message
Duman görüyorum.
I see smoke.
Words in the English sentence
- i : ben
- see : görmek, anlamak
- smoke : sigara içmek, duman
Explanation
- - Potansiyel bir yangın veya durumu haber veren gözlem.
Araba satarım.
✨ special word message
Araba satarım.
I sell cars.
Words in the English sentence
- cars : arabalar
- i : ben
- sell : satmak
Explanation
- - Kişinin mesleğini veya yaptığı işi belirtir.
O haklı mı?
✨ special word message
O haklı mı?
Is he right?
Words in the English sentence
- he : o
- is : dır, dir
- right : doğru, hak, sağ
Explanation
- - Bir erkeğin düşüncesinin doğruluğunu sorgulayan soru.
Onları vurdum.
✨ special word message
Onları vurdum.
I shot them.
Words in the English sentence
- i : ben
- shot : atış, vuruş, vuruldu
- them : onları, onlara
Explanation
- - Ateşli silahla vurma veya fotoğraf çekme eylemini (bağlama göre) ifade eder.
Gitmeliyim.
✨ special word message
Gitmeliyim.
I should go.
Words in the English sentence
- go : gitmek
- i : ben
- should : meli/malı (gereklilik)
Explanation
- - Ayrılma vaktinin geldiğini veya bir gerekliliği belirtir.
İyi şarkı söylerim.
✨ special word message
İyi şarkı söylerim.
I sing well.
Words in the English sentence
- i : ben
- sing : şarkı söylemek
- well : iyi, kuyu
Explanation
- - Şarkı söyleme yeteneğine duyulan güveni ifade eder.
O bir inek mi?
✨ special word message
O bir inek mi?
Is it a cow?
Words in the English sentence
- a : bir
- cow : inek
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir hayvanın türünü teyit etmek için sorulan soru.
O siyah mı?
✨ special word message
O siyah mı?
Is it black?
Words in the English sentence
- black : siyah, kara
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Renk sorgulayan soru cümlesi.
O ucuz mu?
✨ special word message
O ucuz mu?
Is it cheap?
Words in the English sentence
- cheap : ucuz
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir şeyin fiyatının düşüklüğünü sorgulayan soru.
O temiz mi?
✨ special word message
O temiz mi?
Is it clean?
Words in the English sentence
- clean : temiz, temizlemek
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Hijyen veya temizlik durumunu soran cümle.
Anlaşıldı mı? / Net mi?
✨ special word message
Anlaşıldı mı? / Net mi?
Is it clear?
Words in the English sentence
- clear : açık, net, temizlemek
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Hem bir bilginin anlaşılırlığını hem de bir nesnenin berraklığını sorabilir.
O kirli mi?
✨ special word message
O kirli mi?
Is it dirty?
Words in the English sentence
- dirty : kirli
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir nesnenin temiz olmadığını teyit etmek için sorulur.
O yasal mı?
✨ special word message
O yasal mı?
Is it legal?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- legal : yasal
Explanation
- - Bir eylemin veya durumun hukuka uygunluğunu sorgular.
Hava yağmurlu mu?
✨ special word message
Hava yağmurlu mu?
Is it rainy?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- rainy : yağmurlu
Explanation
- - Mevcut hava durumunu sorgulayan soru.
O hazır mı?
✨ special word message
O hazır mı?
Is it ready?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- ready : hazır
Explanation
- - Bir hazırlık sürecinin bitip bitmediğini sorar.
O küçük mü?
✨ special word message
O küçük mü?
Is it small?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- small : küçük
Explanation
- - Bir nesnenin boyutunu sorgulayan soru.
O baharatlı mı? / Acı mı?
✨ special word message
O baharatlı mı? / Acı mı?
Is it spicy?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- spicy : baharatlı, acı
Explanation
- - Yiyeceğin tadını ve baharat oranını sorar.
O orada mı?
✨ special word message
O orada mı?
Is it there?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- there : orada
Explanation
- - Bir nesnenin belirli bir konumda olup olmadığını sorgular.
Paket mi olsun?
✨ special word message
Paket mi olsun?
Is it to go?
Words in the English sentence
- go : gitmek
- is : dır, dir
- it : o, onu
- to : -e, -a (yönelme)
Explanation
- - Restoranlarda yemeğin orada mı yenileceğini yoksa götürüleceğini soran kalıp.
O Tom'un mu?
✨ special word message
O Tom'un mu?
Is it Tom's?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
Explanation
- - Bir eşyanın mülkiyetinin Tom'a ait olup olmadığını sorar.
O beyaz mı?
✨ special word message
O beyaz mı?
Is it white?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- white : beyaz
Explanation
- - Renk sorgulayan soru cümlesi.
Hava rüzgarlı mı?
✨ special word message
Hava rüzgarlı mı?
Is it windy?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- windy : rüzgarlı
Explanation
- - Hava durumunu (rüzgar varlığını) sorgular.
O senin mi?
✨ special word message
O senin mi?
Is it yours?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- it : o, onu
- yours : seninki, sizinki
Explanation
- - Karşıdaki kişinin mülkiyetini sorgulayan temel soru.
Kötü kokuyorum.
✨ special word message
Kötü kokuyorum.
I smell bad.
Words in the English sentence
- bad : kötü
- i : ben
- smell : koklamak, koku
Explanation
- - Kişinin kendi vücut kokusundan duyduğu rahatsızlığı belirtir.
Gaz kokusu alıyorum.
✨ special word message
Gaz kokusu alıyorum.
I smell gas.
Words in the English sentence
- gas : gaz, benzin
- i : ben
- smell : koklamak, koku
Explanation
- - Tehlikeli olabilecek bir sızıntıyı haber veren uyarı cümlesi.
Ot (esrar) içerim.
✨ special word message
Ot (esrar) içerim.
I smoke pot.
Words in the English sentence
- i : ben
- pot : tencere, kap
- smoke : sigara içmek, duman
Explanation
- - Kişisel bir alışkanlığı belirten ifade.
Öyle değil mi?
✨ special word message
Öyle değil mi?
Isn't it so?
Words in the English sentence
- it : o, onu
- so : bu yüzden, çok, öyle
Explanation
- - Bir düşünceye onay aramak için kullanılan soru kalıbı.
O öldü mü? (Kadın)
✨ special word message
O öldü mü? (Kadın)
Is she dead?
Words in the English sentence
- dead : ölü
- is : dır, dir
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının hayati durumunu sorgular.
O gitti mi? (Kadın)
✨ special word message
O gitti mi? (Kadın)
Is she gone?
Words in the English sentence
- gone : gitmiş
- is : dır, dir
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının mekandan ayrılıp ayrılmadığını sorar.
O burada mı? (Kadın)
✨ special word message
O burada mı? (Kadın)
Is she here?
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- is : dır, dir
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının mevcut konumda olup olmadığını sorgular.
O hoş/iyi biri mi? (Kadın)
✨ special word message
O hoş/iyi biri mi? (Kadın)
Is she nice?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- nice : hoş, güzel
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının karakteri veya dış görünüşü hakkında fikir sorar.
O iyi mi? (Kadın)
✨ special word message
O iyi mi? (Kadın)
Is she okay?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- okay : tamam
- she : o (kadın)
Explanation
- - Bir kadının sağlık veya ruhsal durumunu sorgular.
O emin mi? (Kadın)
✨ special word message
O emin mi? (Kadın)
Is she sure?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- she : o (kadın)
- sure : emin, kesin
Explanation
- - Bir kadının verdiği karardan veya bilgiden şüphe duyup duymadığını sorar.
Evde kalırım. / Evde duruyorum.
✨ special word message
Evde kalırım. / Evde duruyorum.
I stay home.
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- i : ben
- stay : kalmak
Explanation
- - Genellikle evde vakit geçirdiğini belirten geniş zaman cümlesi.
Hepsi bu mu?
✨ special word message
Hepsi bu mu?
Is that all?
Words in the English sentence
- all : tüm, bütün, hepsi
- is : dır, dir
- that : o, şu
Explanation
- - Daha fazlası olup olmadığını veya bir şeyin bittiğini teyit etmek için sorulur.
O eğlenceli mi?
✨ special word message
O eğlenceli mi?
Is that fun?
Words in the English sentence
- fun : eğlence, eğlenceli
- is : dır, dir
- that : o, şu
Explanation
- - Bir aktivitenin zevkli olup olmadığını sorgular.
O yeni mi?
✨ special word message
O yeni mi?
Is that new?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- new : yeni
- that : o, şu
Explanation
- - Bir eşyanın veya durumun yeniliğini sorar.
O Tom mu?
✨ special word message
O Tom mu?
Is that Tom?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- that : o, şu
- tom : Tom
Explanation
- - Uzaktaki bir kişinin Tom olup olmadığını teyit etmek için sorulur.
O sen misin?
✨ special word message
O sen misin?
Is that you?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- that : o, şu
- you : sen, siz
Explanation
- - Tanıyamadığı veya sesini duyduğu kişinin karşıdaki olup olmadığını sorar.
Bu sanat mı?
✨ special word message
Bu sanat mı?
Is this art?
Words in the English sentence
- art : sanat
- is : dır, dir
- this : bu
Explanation
- - Bir nesnenin sanatsal değerini sorgulayan felsefi veya eleştirel soru.
Bu yeni mi?
✨ special word message
Bu yeni mi?
Is this new?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- new : yeni
- this : bu
Explanation
- - Eldeki veya yakındaki bir şeyin yeniliğini sorar.
Bu Tom mu?
✨ special word message
Bu Tom mu?
Is this Tom?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- this : bu
- tom : Tom
Explanation
- - Bir fotoğraftaki veya yakındaki kişinin Tom olup olmadığını sorar.
Bu sen misin?
✨ special word message
Bu sen misin?
Is this you?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- this : bu
- you : sen, siz
Explanation
- - Fotoğraftaki veya karşısındaki kişiye yönelik kimlik teyidi.
Bir tanesini çaldım.
✨ special word message
Bir tanesini çaldım.
I stole one.
Words in the English sentence
- i : ben
- one : bir
- stole : çaldı
Explanation
- - Hırsızlık eylemini itiraf eden cümle.
Tom döndü mü?
✨ special word message
Tom döndü mü?
Is Tom back?
Words in the English sentence
- back : geri, arka, sırt
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un gittiği yerden gelip gelmediğini sorar.
Tom meşgul mü?
✨ special word message
Tom meşgul mü?
Is Tom busy?
Words in the English sentence
- busy : meşgul
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un müsaitlik durumunu sorgular.
Tom havalı mı? / Tom sakin mi?
✨ special word message
Tom havalı mı? / Tom sakin mi?
Is Tom cool?
Words in the English sentence
- cool : serin, havalı
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un tarzını veya o anki ruh halini sorabilir.
Tom sevimli/yakışıklı mı?
✨ special word message
Tom sevimli/yakışıklı mı?
Is Tom cute?
Words in the English sentence
- cute : sevimli, tatlı
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un fiziksel çekiciliğini soran cümle.
Tom öldü mü?
✨ special word message
Tom öldü mü?
Is Tom dead?
Words in the English sentence
- dead : ölü
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un hayatta olup olmadığını sorgulayan ciddi bir soru.
Tom bitirdi mi? / Tom tamam mı?
✨ special word message
Tom bitirdi mi? / Tom tamam mı?
Is Tom done?
Words in the English sentence
- done : yapılmış, tamam
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un bir işi tamamlayıp tamamlamadığını sorar.
Tom iyi mi?
✨ special word message
Tom iyi mi?
Is Tom good?
Words in the English sentence
- good : iyi
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un genel durumunu veya bir alandaki başarısını sorgular.
Tom burada mı?
✨ special word message
Tom burada mı?
Is Tom here?
Words in the English sentence
- here : burada, buraya
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un o an mekanda olup olmadığını sorar.
Tom evde mi?
✨ special word message
Tom evde mi?
Is Tom home?
Words in the English sentence
- home : ev, yuva
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un konutunda olup olmadığını sorgulayan soru.
Tom yaralandı mı? / Tom'un canı yandı mı?
✨ special word message
Tom yaralandı mı? / Tom'un canı yandı mı?
Is Tom hurt?
Words in the English sentence
- hurt : incitmek, acıtmak, yaralı
- is : dır, dir
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un fiziksel veya ruhsal bir zarar görüp görmediğini sorar.
Tom tembel mi?
✨ special word message
Tom tembel mi?
Is Tom lazy?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- lazy : tembel
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un karakter özelliği olarak tembelliğini sorgular.
Tom kayıp mı? / Tom kayboldu mu?
✨ special word message
Tom kayıp mı? / Tom kayboldu mu?
Is Tom lost?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- lost : kayıp, kaybolmuş, kaybetti
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un nerede olduğunun bilinmemesi durumunu sorgular.
Sıradaki Tom mu?
✨ special word message
Sıradaki Tom mu?
Is Tom next?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- next : sonraki, bitişik
- tom : Tom
Explanation
- - Bir sıralamada Tom'un yerini sorgular.
Tom deli mi? / Tom kafayı mı yedi?
✨ special word message
Tom deli mi? / Tom kafayı mı yedi?
Is Tom nuts?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- nuts : kuruyemiş, kafayı yemiş
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un mantıksız davranışlarını sorgulayan argo ifade.
Tom güvende mi?
✨ special word message
Tom güvende mi?
Is Tom safe?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- safe : güvenli, kasa
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un tehlikeden uzak olup olmadığını sorar.
Tom hasta mı?
✨ special word message
Tom hasta mı?
Is Tom sick?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- sick : hasta
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un sağlık durumunu sorgulayan temel soru.
Tom emin mi?
✨ special word message
Tom emin mi?
Is Tom sure?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- sure : emin, kesin
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un kesin kararlılığını veya bilgisini sorgular.
Tom uzun boylu mu?
✨ special word message
Tom uzun boylu mu?
Is Tom tall?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- tall : uzun
- tom : Tom
Explanation
- - Tom'un boyunu sorgulayan fiziksel betimleme sorusu.
Tom iyi mi? / Tom sağlıklı mı?
✨ special word message
Tom iyi mi? / Tom sağlıklı mı?
Is Tom well?
Words in the English sentence
- is : dır, dir
- tom : Tom
- well : iyi, kuyu
Explanation
- - Tom'un iyilik ve sağlık halini sorar.
Çabaladım. / Zorlandım.
✨ special word message
Çabaladım. / Zorlandım.
I struggled.
Words in the English sentence
- i : ben
- struggled : mücadele etti
Explanation
- - Bir şeyi başarmak için büyük gayret gösterdiğini belirtir.
Hukuk okuyorum.
✨ special word message
Hukuk okuyorum.
I study law.
Words in the English sentence
- i : ben
- law : kanun, hukuk
- study : çalışmak, ders çalışmak
Explanation
- - Eğitim alanını veya bölümünü belirtir.
Başardım.
✨ special word message
Başardım.
I succeeded.
Words in the English sentence
- i : ben
- succeeded : başardı
Explanation
- - Bir hedefe ulaşıldığını bildiren zafer ifadesi.
Teslim oluyorum.
✨ special word message
Teslim oluyorum.
I surrender.
Words in the English sentence
- i : ben
- surrender : teslim olmak
Explanation
- - Mücadeleyi bıraktığını ve teslim olduğunu bildiren ifade.
Hızlı konuşurum.
✨ special word message
Hızlı konuşurum.
I talk fast.
Words in the English sentence
- fast : hızlı, çabuk, oruç
- i : ben
- talk : konuşmak
Explanation
- - Konuşma hızına dair kişisel bir özellik belirtimi.
O konuşabiliyor.
✨ special word message
O konuşabiliyor.
It can talk.
Words in the English sentence
- can : yapabilmek, teneke kutu
- it : o, onu
- talk : konuşmak
Explanation
- - Bir hayvanın veya makinenin konuşma yeteneğine olan şaşkınlık ifadesi.
Olamaz!
✨ special word message
Olamaz!
It can't be!
Words in the English sentence
Explanation
- - Büyük bir şaşkınlık veya inanmama durumunu belirten ünlem.